GÜNDEM
  • 26-10-2025

    Barbaros Altuğ’un Berlin ile İstanbul arasında sıkışmış bir yazarın gözünden ihmali, sessizliği ve takipsizliği anlattığı yeni romanı Uzun Bir Kışın En Karanlık Gecesi, Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Altuğ, dördüncü romanı olan Uzun Bir Kışın En Karanlık Gecesi’nde ihmaller ve takipsizliği, alınmayan önlemler ve yakalanmayan katilleri, şiddet ve homofobinin hüküm sürdüğü coğrafyalarda yitirilen ümitleri bir gazete kupüründen yola çıkarak gün yüzüne çıkarıyor.

    “Deniz kenarına konmuş sarayları, gerçek sahipleri sürgünde ölen hanları, o hanların servetiyle yapılan kaçak gökdelenleri, kimsenin gitmediği camileri, gidecek kimsenin kalmadığı kiliseleri, kuşların, tilkilerin ve erguvanların yuvası olması gereken yere kondurulan pahalı evleri ve şehrin dört bir yanına uzanan gri apartman bloklarını toprağına ve denizine gömüyordu. Parçalanan toprağındansa, şehre bir zamanlar evim diyenlerin, başka başka alfabelerde yazılan isimleri kazılı mezar taşları fışkırıyordu. İstanbul binyıllardır toprak altına gizlenmiş olsa da büyük ve mutsuz bir mezarlık olduğunu hatırlıyordu.”

    0
    0
    1298
  • 25-10-2025

    Garanti BBVA Genç Konserleri, kasım ayında da İstanbul’un önemli sahnelerinde dünya çapında sanatçıları müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

    Ayın ilk konseri, 2 Kasım’da Blind sahnesinde gerçekleşecek. Soul, funk ve psychedelic tınıları harmanlayan güçlü sahne performanslarıyla tanınan Monophonics, izleyicilere duygusal yoğunluğu yüksek, enerjik bir gece yaşatacak. Kasım ayının bir diğer konserinde, 13 Kasım’da Nardis Jazz Club’da sahne alacak Yahya Dai Quartet, “Remembering Ben Webster” projesiyle caz tarihinin ikonik isimlerinden Ben Webster’a saygı duruşunda bulunacak. Quartet, nostaljik caz tınılarını modern yorumlarla harmanlayarak izleyicilere duygusal ve zarif bir performans sunacak. 19-20 Kasım tarihlerinde ise Nardis Jazz Club’da sahne alacak olan Brian Charette Trio, org, davul ve gitar üçlüsünün güçlü uyumunu sahneye taşıyacak. Modern cazın özgün dokularını dinamik doğaçlamalarla birleştiren trio, iki gece üst üste caz severlerle buluşacak.

    Kasım Programı:
    Monophonics – 2 Kasım, Blind
    Yahya Dai Quartet – “Remembering Ben Webster” – 13 Kasım, Nardis Jazz Club
    ​Brian Charette Trio – 19-20 Kasım, Nardis Jazz Club

    0
    0
    1368
  • 25-10-2025

    Resim, gravür, heykel ve metal dekupe gibi farklı disiplinlerde 170’ten fazla eserle Prof. Hayati Misman’ın altmış yıllık sanatsal birikimine ışık tutan “Hayati Misman Retrospektif” sergisi, 19 Ocak tarihine kadar İş Sanat Kibele Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    Kibele Sanat Galerisi, Prof. Hayati Misman’ın altmış yıllık sanat kariyerine odaklanan “Hayati Misman Retrospektif” sergisine ev sahipliği yapıyor. Eserlerinin birer günce olduğunu, geçmişe dönüp baktığında anımsadıkları ile geleceğe ilişkin hayallerini, kaygılarını ve beklentilerini yansıttığını söyleyen Misman, retrospektif sergilerin öneminin altını çiziyor.

    Prof. Misman, kendisi için temel ifade aracı olan gravürlerle birlikte, tuval çalışmalarında da gravürden gelen çizgisel disiplin ile renk katmanlarını birleştirerek özgün bir dil geliştiriyor; heykellerinde ise gravürle ördüğü anlatıyı üç boyuta taşıyor. Eserlerinin merkezinde kadın figürü bulunan Misman, kadını sadece bir betimleme ögesi olarak değil, varoluşun ve toplumsal kimliğin simgesi olarak ele alıyor. Geleneksel Anadolu kültüründen beslenip, evrensel bir dile ulaşan yaklaşımı, Misman’ın sanatına güç katıyor.

    ​Sanat kariyeri boyunca hem binlerce öğrenci yetiştiren hem de sürekli geliştirdiği sanatsal diliyle Türk sanat ortamına kalıcı katkılarda bulunan Prof. Misman, gelenekle modernizmi buluşturan, malzeme ve teknik sınırları zorlayan eserlerini üretmeye, Ankara’daki atölyesinde devam ediyor.

    0
    0
    1584
  • 25-10-2025

    İsmail Gezgin’in Homeros, Vergilius, Ârdâviraf’ın rehberliğinde milyon yıl öncesine tersine bir yolculuğa çıktığı kitabı Kharon'un Kayığı – Taş Devri Mezarlarından Antikçağın Kutsal Metinlerine İnancın Siyasallaşması ya da Cehennemin Arkeolojisi, Pinhan Yayıncılık’tan çıktı.

    Gezgin’in bu kitabı ölümden sonra sonsuz bir yaşam düşüyle başlayan inancın, antikçağlardan itibaren ayrıcalıklı sınıf aracılığıyla nasıl yasaya dönüştürülerek dünyayı cehenneme çevirdiğinin dile getirilmeyen anlatısı. Kharon'un Kayığı, milyonlarca yıllık izleri takip ederek inancın rüyalarla ilişkisini irdeliyor ve zamanın ruhuna uygun olarak sürekli yeni unsurlar eklenen öteki dünya algısının hangi dünyevi ihtiyaçlar neticesinde ortaya çıktığını sorguluyor. Başlangıçta küçük bir gruba sonsuz yaşam imkânı sunan, ödül ve ceza gibi içerikler taşımayan öteki dünya inancının, zaman içinde nasıl kurumsallaştığını ve insan yaşamını dinselleştirip siyasal iktidarın hizmetine girdiğini gözler önüne seriyor.

    ​“Bu kitabın yazarı, geçmişin karanlığına ışık tutmak için pek çok kutsal alanın arkeolojik kazısında çalıştı, tapınak ve inançların enkazından kutsalların temsillerini çıkardı. Yüzbinlerce inanırın inanç ve ritüellerinin izlerini taşıyan yıkıntılardan tanrıların ölülerini topladı ve onların kırılmış taştan heykellerini tümlemeye uğraştı. Zamanla yitmiş ve hayatla aşınmış olanda, enkazlarda ve kalıntılarda bugünün can alıcı meselelerine ışık tutan okunaklı bir metinle karşılaştı.  Bu yüzden bu kitap şu soruyla başlar: “Hayvan değil, bitki değil, insan değil bir tanrı niçin ölür?”

    0
    0
    1263
  • 24-10-2025

    Pera Müzesi, bağımsız kültür inisiyatifi Görültü’nün hazırladığı “Nostaljik Olmayan Gelecek” programını 25 Ekim Cumartesi günü sinemaseverlerle buluşturacak.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları’nın ev sahipliği yaptığı, bağımsız kültür inisiyatifi Görültü’nün hazırladığı “Nostaljik Olmayan Gelecek” programı mekân, kent ve değişim kavramlarına odaklanan dört filmlik seçkiyi izleyicilerle bir araya getiriyor. Gösterimlerin ardından ise, “Nostaljik Olmayan Gelecek” başlıklı panelde sanattan hayata uzanan birçok soru odağa alınacak. Seçki, geçmişe ve geleceğe nostaljinin dışından bakmanın yollarını ararken izleyiciyi yeni bir kültürel fütürizm üzerine düşünmeye davet ediyor.

    Program kapsamında gösterilecek filmler arasında, Brezilyalı yönetmen Kleber Mendonça Filho’nun kişisel belgeseli Hayalet Resimler bulunuyor. Programda ayrıca üç kısa film yer alıyor. Bunlar; Çağla Gillis imzalı E Blok, Daire 5, Özgür Demirci’nin yönettiği Beyaz Perdeden Yeşil Sahaya, sürgünde yaşayan Rus kolektif Ataka51 tarafından çekilen Veba Ağıtı. Gösterimlerin ardından, saat 16.45’te gerçekleşecek Nostaljik Olmayan Gelecek Paneli, filmlerde ele alınan temalardan yola çıkarak geçmişe ve geleceğe nostaljinin dışından nasıl bakılabileceğini tartışmaya açacak.

    ​“Nostaljik Olmayan Gelecek” programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1338
  • 24-10-2025

    SAHA ile ARTWORKS (Atina)’nın 2021 yılında başlattığı misafir küratör programı bu sene Brüksel merkezli çalışan bağımsız küratör Nikolaos Akritidis’i konuk edecek.

    Altı haftalık programın ilk dört haftası boyunca gerçekleştirdiği atölye ziyaretleri ve buluşmalar sonucunda Nikolaos Akritidis, ilk edisyonunu Paris Cité des Arts’da gerçekleştirdiği “Periodical Observations” projesini bu cumartesi, 25 Ekim saat 17.00’da İMÇ üzerinden yeniden kurguluyor. Mekâna özgü metinler ve performanslar sunan bir yayın projesi olan “Dönsemsel İzlenimler | Periodical Observations” bu edisyonunda, İMÇ'de bir büfede gerçekleşiyor; çay kültürü, binanın modernist mirası ve kentin daha geniş bağlamı üzerine düşünmeyi amaçlıyor.

    ​Bu etkinlik, 18. İstanbul Bienali’nin paralel programında yer alıyor. Bu proje, SAHA ile ARTWORKS arasındaki küratöryel misafir programı kapsamında gerçekleştiriliyor. Program, Stavros Niarchos Vakfı’nın (SNF) desteğiyle SAHA ve ARTWORKS tarafından ortaklaşa yürütülüyor.

    0
    0
    958
  • 24-10-2025

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin gelenekselleşen “Türk Müziği Konserleri” programı, yeni sezona “Cumhuriyet Döneminde Yetişen Bestekârlar” başlıklı konserle başlıyor. Koordinatörlüğünü Sinan Sipahi’nin, sunuculuğunu Osman Nuri Özpekel’in üstlendiği konser 26 Ekim Pazar saat 15.30’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek.

    Günümüzün usta yorumcuları ve sâzendelerinin, büyük bestekârların seçme eserlerini seslendirdikleri serinin yeni konserinde, misafir solistler Münip Utandı ve Güzin Değişmez müzikseverlerle buluşacak. Klasik Türk Mûsikisi’nin duayen ismi, Devlet Sanatçısı Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca’nın anısına saygıyla düzenlenen Pera Müzesi Türk Müziği Konserleri; Türk müziğinin tarihsel, kültürel, geleneksel, sosyolojik, antropolojik, felsefi, edebi yönlerine ilişkin sunuş ve sohbetler de içeriyor. Konser hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Saz Sanatçıları
    Osman Nuri Özpekel – Ud
    Kemal Caba – Keman
    Emrullah Şengüller - Viyolonsel
    Yasemin Şehnaz Ayan - Kemençe
    Ayşe Ayan - Kanun
    ​Gamze Ege Yıldız -Tanbur

    0
    0
    1355
  • 24-10-2025

    Ekofeminizmin öncüleri Maria Mies ve Vandana Shiva’nın doğa ile kadın arasındaki derin bağı yeniden tanımladıkları kitabı Ekofeminizm, İlknur Urkun Kelso’nun çevirisiyle Kolektif Kitap tarafından yeniden yayımlandı.

    Ekofeminizm, felsefi derinliği pratik iç görülerle buluşturan, kadim bilgeliği yeniden keşfetmeye davet eden bir kitap. Cinsiyet, ekoloji ve küresel eşitsizlik arasındaki görünmez bağları anlamak ve yeni olasılıkların izini sürmek isteyen herkes için bir rehber.

    ​Ekofeminizm kuramları bize, doğanın talanıyla kadın bedeninin sömürüsünün aynı sistemlerin ürünü olduğunu; ekolojik krizlerin buzulların erimesinden çok, kadınların mutfaklarında, tarlalarında ve yaşamlarının yükünde yankılandığını hatırlatıyor. Ekofeminizm’de bu bakışı derinleştiren ve temellendiren güçlü bir analiz sunuyor, ekolojik yıkımı yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda ataerki ve kapitalizmin iç içe geçmiş tahakküm biçimlerinin bir sonucu olarak ele alıyor. Küresel Güney’den kadınların gündelik hayatta yaşadığı deneyimlerle, Kuzey’in endüstriyel felaketleri ve militarist politikaları yan yana geliyor, ortaya hem yerel hem de evrensel bir direniş panoraması çıkıyor. Yazarlar, temel insani ihtiyaçların metalaştırılmasından militarizmin kadınların bedenleri üzerindeki yüküne kadar uzanan bir yelpazede, yaşamın sürekliliğinin kadınlara nasıl dayatıldığını çarpıcı bir dille tartışıyor.

    0
    0
    1098
  • 24-10-2025

    Ali Emre’nin “Sarnıç” başlıklı kişisel sergisi, İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla 18 Ocak’a kadar Gülhane Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Ali Emre, “Sarnıç” sergisinde kendi hafızasıyla İstanbul’un tarih boyunca biriken çok katmanlı belleğini buluşturuyor. Buluşmanın merkezinde ise sanatçının çocukluğunun kimi anılarından süzülen mekândaki balık imgeleri yer alıyor. Çocuk aklında balıklara ait bir mekân olarak yer eden sahneler, yıllar içinde dönüşerek hem bireysel hem de kentsel hafızanın bir parçasına dönüşüyor. Yüzyıllar boyunca suya ev sahipliği yapmış olan tarihî sarnıcın taş duvarları arasında sergilenen resimler, mekânın belleğiyle sanatçının balıklar dünyasıyla kurduğu bağ arasında güçlü bir yankı oluşturuyor.

    ​İBB Kültür ve İBB Miras’ın katkılarıyla gerçekleşen “Sarnıç” sergisini, 18 Ocak’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Gülhane Sanat’ta ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1045
  • 24-10-2025

    Mizuki Tsujimura’nın Japon edebiyatının melankolik duygusallığı ile polisiye gerilimini aynı zeminde buluşturduğu romanı Onu Ayışığında Aramak, Eda Karakol’un çevirisiyle Athica Yayınları’ndan çıktı.

    Onu Ayışığında Aramak, insanın en derin arzusu olan “son bir kez görüşebilme” ihtimalini konu alıyor. Roman, “ölülerle yaşayanları tek bir buluşmada bir araya getiren” Tsunagu adlı elçi figürü üzerinden ilerlerken; yas, suçluluk, pişmanlık, sessizlik, yüzleşme ve vedanın gecikmiş ağırlığını katman katman açığa çıkarıyor.

    “Öteki dünyadan görmek istediğin biri var mı? Diye sorar genç ve bilge Ayumi, hayatlarını bir zamanlar derinden etkilemiş insanlarla yeniden buluşmak isteyenlere. Ama buluşmanın katı kuralları vardır. Ölen kişinin daha önce kimse tarafından çağırılmamış olması gerekir; çağrıya kulak vermeyi reddedebilir; kavuşma yalnızca dolunay ışığı altında gerçekleşebilir. Hirase, yaşamının en kırılgan anında kendisine incelikle yaklaşan o ünlüyle görüşmek ister. Kibirli bir adam, çok sevdiği annesinden aile ocağına dair saklı gerçeği öğrenmeyi arzular. Ölümcül bir kazadan sonra bir genç kız, eski dostuna son bir soru yöneltmek ister. Her buluşmada okurun önüne serilen büyüleyici ipuçlarıyla şefkatin, merhametin ve bağ kurmanın dokusundan örülmüş duygusal hakikate ulaşmak için yol gösterilir. Peki sen kimi görmek isterdin?”

    0
    0
    1237
DAHA FAZLA
Geldanlage