
British Council’ın, Türkiye ve Birleşik Krallık’taki kültür-sanat kuruluşlarının yaratıcı iş birlikleri geliştirmelerine destek olmak ve yenilikçi ve sanatsal iş birliklerini teşvik etmek üzere hayata geçirdiği hibe programı için başvurular 18 Eylül tarihine kadar devam ediyor.
Birleşik Krallık’taki yaratıcı oluşumlar ile Türkiye’deki kültür ve sanat kuruluşları arasında yaratıcı iş birliği projelerini geliştirmek üzere bir hibe çağrısı başlatan British Council, bu program ile kurum başına 150.000 TL’ye kadar hibe desteği sağlayacak. Tüm Türkiye’den başvurulara açık olan hibe çağrısında, iklim değişikliğinden küresel sorunlara kadar çağdaş temaları ele alan özgün ve yaratıcı proje iş birlikleri desteklenecek.
Film, yaratıcı teknolojiler, edebiyat, sanat, görsel sanatlar, tiyatro ve dans, müzik, mimarlık, tasarım ve moda alanlarındaki yenilikçi başvuruların dikkate alınacağı programda, Türkiye’deki sanat kuruluşlarının Birleşik Krallık’taki sanatçı ve kurumlarla iş birliği içinde yaratıcı projeler geliştirmeleri hedefleniyor.
Hibe programı çevrim içi veya yüz yüze sergilenecek çeşitli, kapsayıcı ve yenilikçi programlarla, Birleşik Krallık ve Türkiye’deki kültür ve sanat anlayışını paylaşmayı ve yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Başvurular arasından seçilen her projeye 150.000 TL’ye kadar destek sunacak. Sunulan projelerde belli bir tema şartı istenmemekle birlikte, özellikle cinsiyet, ırk, etnik köken, engellilik, kapsayıcılık, yaş ve diğer çeşitlilik alanlarına odaklanan iş birlikleri teşvik ediliyor. Başvurulan projenin 15 Ekim 2022 - 31 Mart 2023 tarihleri arasında hayata geçirilmesi bekleniyor. Programa 18 Eylül saat 23.59’a kadar British Council Türkiye’nin internet sitesi üzerinden başvuru yapılabilecek. Hibe programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Versus Art Project, Cem A.’nın “Pleased to announce… / Sunmaktan mutluluk duyar” başlıklı Türkiye’deki ilk sergisini 15 Eylül - 23 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Sanat meme’leri yayımladığı @freeze_magazine adlı Instagram hesabıyla tanınan Cem A., sergisinde günümüzün tek tipleşen sergi metinlerine odaklanıyor. Metinlerin benzerliğinden yakınan sanatçı, acaba her sergiye ve sanat eserine uyacak bir jenerik sergi metni yazılabilir mi sorusundan yola çıkıyor. Sanatçı sergide dünyanın farklı köşelerinden topladığı metinleri ve meme’leri bir araya getirerek farklı coğrafyalardan küratör, eleştirmen ve iletişim danışmanı arkadaşlarını serginin parçası hâline getiriyor.
Sergi çerçevesinde jenerik sergi metinleri ve basın bildirilerine odaklanan sanatçı, bu metinlerin benzerliği ve tekrara düşmeleri, sanat jargonunun anlaşılmazlığı üzerine eleştirel bir bakış sunuyor. Sanatçı gerçek ve kurgu sergi metinleri ve konu ile alakalı meme’leri bir araya getirerek galeriyi bir okuma odasına dönüştürüyor. Sergi ilhamını metinlerin kasten veya kazara anlaşılması zor bir şekilde yazılması anlamına gelen “International Art English” ve “artspeak” terimlerinden alıyor.
Cem A.’nın “Pleased to announce…” başlıklı kişisel sergisini 15 Eylül - 23 Ekim tarihleri arasında Versus Art Project’te ziyaret edebilirsiniz.
Künye: Cem A., Buluntu
Alman yazar Mirjam Pressler'in felsefe yapmayı seven ev kedisi Kitty’nin mizah dolu yolculuğunu anlattığı kitabı Selam, Ben Kitty – Bir Kedinin Hayatından, Rotraut Susanne Berner’ın illüstrasyonları ve Ebrar Karadeniz’in çevirisiyle Genç Timaş’tan çıktı.
Pressler, yardımseverlik, dayanışma, hoşgörü, olgunlaşma ve aile bağları gibi birçok değeri okura sunuyor. Ayrıca bir kedinin yaşamıyla hayat dersi veriyor. Başlarda Kitty'nin bir ev kedisi olarak sorunlarını okurken, Emma'dan sonraki hayatında ölüm, arkadaşlık, mültecilik, anne olmak gibi konularda düşünceleriyle metnin konusunu zenginleştiriyor.
Bir ev kedisi olan Kitty, sahibi Emma ile mutlu bir yaşam sürer. Fakat Emma’nın başına gelenlerden sonra tek başına sürdüreceği hayatta kalma mücadelesi başlar, ki çoğu kişi bunun bir ev kedisi için o kadar da kolay olmadığını bilir. Kitty kendi başına sokaklarda yaşamayı ve kendini beslemeyi öğrenmelidir. Eski bir fırının bahçesinde yeni arkadaşlar edinmeye başlar: Flecki, Anusch ve dünyadaki iyilik ve kötülüğün felsefesiyle ilgilenen bilge kedi Bruno. Sokakta kaldığı süre boyunca Kitty dünyaya dair pek çok şey öğrenir. Evlerini terk etmek zorunda kalan kedilerle tanışır. Sokaktaki yaşama uyum sağlamaya başlasa da Kitty kendisine yeniden bir ev bulmalıdır.
Dünyaca ünlü Brit-rock grubu Travis, “The Invisible Band In Concert plus The Classic Hits” turnesi kapsamında 19 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek.
90’lı yılların başında Glasgow'dan çıkarak Britpop sonrası dönemin ilk büyük rock gruplarından birine dönüşen Travis; “Sing”, “Side” ve “Flowers in the Window” gibi hitlerinin bulundupu The Invisible Band albümlerinin 20. yılı anısına kült şarkılarının demoları ile Grammy® Ödüllü müzisyen Emily Lazar’ın düzenlediği yepyeni versiyonlarının yer aldığı yeni albümlerinin turnesi kapsamında Türkiye’de sahneye çıkacak. Grup, bu konser ile Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dört yıllık bir aradan sonra yeniden sahne alacak.
Good Feeling isimli ilk albümlerini 1997 yılında yayımlayan Travis, bu albüm ile Birleşik Krallık Albüm Listesi’nde dokuz numaraya yerleşti. 1999 yılında çıkardıkları The Man Who albümü grubun hayran kitlesini genişletti. Bu albümle yaklaşık dokuz hafta boyunca müzik listelerinin birinci sırasına yerleşerek toplamda 134 hafta boyunca En İyi 100 Albüm listesinde kalmayı başaran Travis, yalnızca Birleşik Krallık genelinde 2.68 milyon albüm sattı. 2001 yılında yayımladıkları The Invisible Band albümleri de dört hafta boyunca İngiltere müzik listelerinin ilk sırasında kaldı. 2004 yılında en ünlü hit parçalarını bir araya getirerek çıkardıkları Singles on dokuz hafta boyunca listelerin birinci sırasında kaldı. BRIT Ödülleri’nde iki “En İyi Albüm” ödülü, 2000 yılında NME Yılın Sanatçısı ödülü bulunan ve 2016 yılında İskoçya Müzik Ödülleri’nde ülke müziğine yaptıkları katkıdan dolayı onurlandırılan dünyaca ünlü Brit-rock grubu Travis, kariyeri boyunca onlarca ödülün sahibi oldu.
Garanti BBVA’nın sponsorluğunda 19 Ekim günü saat 21.30’da Zorlu PSM Turkcell sahnesinde gerçekleşecek Travis konserinin biletleri 26 Ağustos 12.00’den itibaren Passo’da satışa çıkacak.
Nevhiz Tanyeli’nin sanat hayatına dair izler taşıyan “Varlığımın Garip Şarkısı” başlıklı sergisi Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi içerisinde yer alan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde 4 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.
Resimleriyle yaşamın çok boyutluluğunu anlatan, figüratif resmin sıra dışı isimlerinden Nevhiz Tanyeli, yaşamı farklı açılardan ele alarak kendine özgü kurguladığı görsel diliyle bireyin ve toplumun içinden geçtiği evreleri tuvallerinde yansıtıyor. Neşet Günal, Cemal Tollu ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan resim dersleri alan ve 30 yaşında Paris’e eğitim almaya giden sanatçı, burada dönemin usta ressamlarının çalışmalarını gözlemleme fırsatı buldu. Eserlerinde insanı dünyanın güncel sorunlarıyla buluşturan özgür bir yaklaşım sergileyen Nevhiz Tanyeli, “Sanat trajik, komik, umarsız, bir o kadar da umut verici, güzel ve çirkin olan yaşamdan doğuyor. Resim yaparak yaşamın çelişkilerine, çok boyutluluğuna, dinginliğine akıl erdirmeye çalışıyorum” diyor.
Nevhiz Tanyeli’nin eserlerinden oluşan taşıyan “Varlığımın Garip Şarkısı” başlıklı sergiyi 4 Aralık’a kadar Ankara Ulus’taki Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin 3. katında yer alan İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.
2005 Man Booker International ödüllü, ismi Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında anılan Arnavut yazar İsmail Kadare’nin hem bir tarihî roman hem de her çağda, her coğrafyada farklı yorumlarla okunabilecek karanlık bir hikâye anlattığı romanı Piramit, Ece Dillioğlu’nun çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.
Kendine piramit yaptırmak istemeyen bir Firavun. Güç, entrika, komplo, yönetim sanatı, toplum mühendisliği ve terde, kanda, gözyaşında ve üst üste konan devasa taşlarda vücut bulan hayat ve ölüm romanı Piramit.
“Dışarıda, rüzgârın havalandırdığı kum taneleri sonsuz sarmallar oluşturuyordu. Adamlar da döne döne yükseklere çıkan o sarmallara bakıyordu. Hiç konuşmuyorlardı ama boş boş bakan gözleri ‘Hükümdarımız hangi merdivenle yükselecek gökyüzüne? O gün geldiğinde diğer firavunlar gibi yıldızlar arasına nasıl ulaşacak? Nasıl ışık olacak?’ der gibiydi.”
Türkiye’nin opera alanındaki köklü yarışmalarından biri olan ve bu sene 22’nci kez gerçekleştirilecek Siemens Türkiye Opera Yarışması için başvurular 5 Eylül’de başlayacak.
Türkiye’deki opera sanatçılarını dünya sahneleri ile tanıştırmak amacıyla 1998 yılından bu yana düzenlenen Siemens Türkiye Opera Yarışması, pandemi nedeniyle verilen aranın ardından bu sene hibrit olarak sanatseverlerle buluşacak. İlk kez hibrit olarak gerçekleşecek yarışmanın çevrim içi başvuru süreci 5 Eylül’de başlayacak, 14 Eylül’e kadar devam edecek. Başvuruların ardından çevrim içi ön elemeler sonrasında, 26 - 27 Eylül tarihleri arasında yarı final ve final gerçekleştirilecek. Son beşe kalan yarışmacılar arasından seçilecek ilk üç isim ise 28 Eylül akşamı yarışmanın galasında açıklanacak.
Siemens Türkiye’nin sosyal sorumluluk vizyonunda sanat önemli bir yer tutuyor. Türkiye’de 1998 yılından bu yana düzenlenen Siemens Türkiye Opera Yarışması, Siemens'in faaliyet gösterdiği diğer ülkelere de örnek teşkil etti. Türkiye'de düzenlenmeye başladıktan sonra Fransa ve Amerika’da da benzer yarışmalar hayata geçirildi. Bu kapsamda yarışma hem gençlerin potansiyellerini geliştirmelerine destek oluyor hem de Türkiye'nin sesini yurt dışında duyurmaya katkıda bulunuyor.
Kairos Gallery, “Reimage: Morning After Dark” sergisi ile 14 Eylül’de kapılarını açacak.
Kairos Gallery’nin açılış sergisi olan “Reimage: Morning After Dark”, 18 sanatçının yapıtlarını 1977 yılında Robert Mapplethorpe’un New York’ta açtığı, büyük tepki uyandıran iki ayaklı sergisine şapka çıkaran bir konseptle bir araya getiriyor. Kairos Gallery’nin kimyasına dair ipuçları taşıyan sergi konsepti aynı zamanda galerinin temsil ettiği sanatçıların üretim pratiklerini izleyebilmek adına da sağlam bir zemin oluşturuyor. Sergide Can Akgümüş, Can İncekara, Ecem Yüksel, Erdal Duman, Gurur Birsin, Gülnihal Yıldız, Irmak Canevi, Metehan Törer, Murat Balcı, Murat Kahya, Murat Önen, Kazım Şimşek, Robert Mapplethorpe, Sezer Arıcı, Sebahattin Yüce, ŞANT, Uğur Ulusoy ve Ümmühan Yörük’ün eserleri yer alıyor.
Aynı gün, iki farklı mekânda, iki ayrı davetiye ve konsept ile açılan “Mapplethorpe” sergisi dönemin tipik fotoğraf anlayışını gösteren “normal” yapıtların olduğu bir gündüz kuşağı ile beraber şehrin ve sanatçının tamamen underground yaşamını odağına alan, izlenmesi zor ve kışkırtıcı imajların bulunduğu bir gece kuşağını bir araya getiriyordu.
“Reimage: Morning After Dark” sergisi sanatçının ve sanat üretiminin bu iki kutuplu üretim pratiğini gün yüzüne çıkararak temsil ve davet ettiği sanatçıların yüzeyde ve derinde bulunan iki zıt kutbunu bir arada izleyiciye sunmayı amaçlıyor. Zıtlıkların tamamlayıcı ilişkisi, uslu ve yaramaz imgelerin bir aradalığı ile sanat üretim pratiklerinin karanlıktan ışığa doğru aldıkları yolculuk bu iki aşamalı sergi ile izleyiciyi bir hesaplaşmaya davet ediyor.
“Reimage: Morning After Dark” sergisini 14 Eylül - 16 Ekim tarihleri arasında pazartesi ve salı hariç her gün 12.00 - 19.00 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. ÜmmühanYörük, Ağaç - The Tree, Dikiş - Sewing, 300cm, 2021
2. Uğur Ulusoy, rage of Istanbul, kumaş üzerine akrilik, pastel, yağlıboya, sprey boya, mürekkep 160x200cm 2022
3. Can Akgümüş, Great Dream, Arşivsel Pigment Baskı 2022
4. ŞANT, Queen, 61x79cm, oil on canvas 2022
Moderatörlüğünü şair ve akademisyen Cenk Gündoğdu’nun üstlendiği, her perşembe İstanbul Kitapçısı Kadıköy’de bir şairi konuk eden “Yazda Şiir Buluşmaları” etkinliği bugün (25 Ağustos) saat 19.00’da Lâle Müldür’ü ağırlayacak.
Cenk Gündoğdu’nun moderatörlüğünde, aktör İlter Kapıcı’nın okumalarıyla gerçekleşecek buluşmaya şair Lâle Müldür konuk olacak ve şiirler okuyacak.
“Tatil ve sıcakla kendine çağıran yaz; diğer yandan bir durma, düşünme, bakma, gözden geçirme hâlidir. İşte geçip gitmekte olan yazda şairlerimizden şiirler dinleyerek duralım ve zamanı şiirlerle hatırlayacağımız bir yaz yapalım istedik. Çünkü yaz; aşk, umut, gelecek, güzellik ve yaşama sevinci dolu şiirlerle bize durmadan kendini hatırlatır.” diye seslenilen “Yazda Şiir Buluşmaları”nda önümüzdeki haftalarda da şairler şiirleriyle İstanbullularla buluşmaya devam edecek.
Bugün (25 Ağustos) saat 19.00’da İstanbul Kitapçısı Kadıköy’de gerçekleşecek etkinliğin ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.
Institut français Ankara, Solo Çağdaş Dans Festivali kapsamında hem dansçı, performans sanatçısı hem de fotoğrafçı, kameraman, görsel sanatçı ve dijital estetik alanlarında etkin çok yönlü bir sanatçı olan Mathieu Forget’nin İstanbul, Ankara, İzmir, Bodrum ve Anadolu’da çektiği fotoğraflarından oluşan “Yolculuğa Davet” başlıklı sergisini CerModern’de sanatseverlerle buluşturuyor.
Institut français Türkiye davetlisi olarak geçtiğimiz kasım ayında Türkiye’ye gelen, sanat camiası ve medya tarafından “uçan adam” olarak tanınan Mathieu Forget nam-ı diğer Forgetmat, birçok site ve kültürel miras alanlarında yaptığı performanslarıyla farklı görseller yarattı. İstanbul’un ardından Ankara’da izleyiciyle buluşacak olan sergi, fotoğraf ve videoyu bir araya getirerek izleyiciye benzersiz bir deneyim sunuyor. Sergi kapsamında sanatçı ile bir atölye çalışması da gerçekleştirilecek. “Mathieu Forget İle Havaya Yükselme Fotoğrafçılığı Atölyesi”nin amacı, uzayda bir cismi nasıl yakalayacağınızı ve fotoğrafını veya hareketini nasıl yükselteceğinizi öğrenmek olacak. Forgetmat, kamera ve vücut ipuçları aracılığıyla, nerede olursanız olun gerçeküstü ve şiirsel havaya yükselme fotoğrafları oluşturmanın yollarını gösterecek. 16 ila 50 yaş arası her seviyeden dansçı ve fotoğrafçıya açık olan atölyeye kayıt olmak için solodancefestival@cermodern.org adresine e-mail gönderebilirsiniz.
Mathieu Forget’nin “Yolculuğa Davet” başlıklı fotoğraf sergisini 27 Ağustos - 2 Ekim tarihleri arasında CerModern Fuaye alanında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.