GÜNDEM
  • 04-09-2022

    Eldem Sanat Alanı; Berkin Gülten ve Deniz Zaide Korkmaz’ın eserlerinden oluşan “Biçimsiz / Formless” başlıklı sergiyi 10 Ekim’e kadar Eldem Sanat Alanı | Fırın’da, “BRAWE” başlıklı sergiyi ise 19 Eylül’e kadar Eldem Sanat Alanı | Mahzen-Bahçe ve OPUS XI’de sanatseverlerle buluşturuyor.

    Berkin Gülten ve Deniz Zaide Korkmaz üretimlerinde ayrı çalışan sanatçılar olarak “Biçimsiz / Formless” projesinde birlikte üreten bir sanatçı ikilisi olarak izleyici karşısına çıkıyor. İkilinin VR oyun deneyimi ve heykeller ile birlikte kurguladıkları sergi, oyundaki ses, imgeler ve müzik ile izleyiciye çarpıcı bir izlenim sunuyor. Mekâna özgü olarak hazırlanan sergide, VR gözlük ile birlikte deneyimlenen bireysel bir oyun deneyimi, heykellerin yerleştirilmesi, mekâna nüfuz eden kırmızı yoğun ışık huzmeleri ile çoğulcu katmanlar yaratılıyor. Sergide, dünyevi duygular, yetersizlik ve eksiklikler ile birlikte pragmatik olan tüm insancıl homojenliği ters yüz ederek, heterojen bir bütünlük içinde aktarılıyor. Sergi kaçınılan, yasaklanan, kısıtlanan ve sözde bertaraf edilen bir insanlık anlatısına dair bıçak sırtı konuları olağan çıplaklığıyla keskin biçimde izleyiciye sunuyor.

    ​EKSAV | Eldem Sanat Alanı, Yort Kitap, Aurora Modularis, Bankito Fesztival ve AZVLM ortaklığında yürütülen BRAWE projesi kapsamında feminist ve aktivist pratikler, teoriler ve kültürel katmanlar ile yeni sanat ve kültür dinamiklerini ortaya koyan, güncel dünyanın ataerkil toplum baskısını irdeleyen kolektif bir çalışma olan “BRAWE” sergisi Eldem Sanat Alanı’nda izleyiciyle buluşuyor. Sergide, açık çağrı sonucunda Türkiye’den seçilen Aylin Sabi, Berrak Güloğlu, Deniz Varlı, Elif Atılır, Elif İlayda Bekdemir ve Hediye Usta’nın eserleri yer alıyor. Eskişehir Eldem Sanat Alanı’nı ve OPUS XI’i değişimin ve aktivist bir çağrının kalbi gibi konumlandıran “BRAWE” sergisi, sanatçıların Macaristan ve Türkiye arasındaki uzun soluklu süreçte müşterek araştırma, çalıştay, üretim ve paylaşımları ile şekillenerek deneysel, heterojen ve kolektif bir pluralizm sağlıyor. Sanatçıların bu süreçteki kuramsal seminerlerle edindikleri deneyimler ve ortaklaşa inşa ettikleri çalışma süreçleri akabinde, yapıtları Eldem Sanat Alanı ve OPUS XI’in mekânlarına ve kamusal alana yerleşiyor.

    ​“Biçimsiz” başlıklı sergi 10 Ekim’e kadar Eldem Sanat Alanı | Fırın’da, “BRAWE” başlıklı sergi ise 19 Eylül’e kadar Eldem Sanat Alanı | Mahzen-Bahçe ve OPUS XI’de ziyaret edilebilir.

    0
    0
    1749
  • 04-09-2022

    Kemal Varol’un sinemaya da uyarlanan Âşıklar Bayramı romanının devamı olan, okuru unutamayacağı bir yolculuğa çıkaran Babamın Bağlaması, Everest Yayınları tarafından yayımlandı.

    Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port bagajında tabutuyla bu kez toprağına, evine, kendine doğru yol alıyor... Babamın Bağlaması’yla Âşıklar Bayramı’nın ikinci perdesi açılıyor, Yusuf o derin kuyudan çıkıyor: Upuzun bir yolda, geçmişin sırlarıyla, geleceğin belirsizliğiyle ve hevesinden arta kalanlarla yüzleşen Yusuf, aşka, ayrılığa, ölüme ve yalnızlığa yakılmış yepyeni bir türküye kulak veriyor.

    “Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde olmadığımız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.”

    0
    0
    1529
  • 03-09-2022

    Yerli rock grubu Prenslerin Öcü, “Özel Güçler” isimli yeni teklisini Tamar Records ve GRGDN Müzik iş birliği ile yayımladı.

    İlkay Sarpay, Umut Aydın, Evren Akyürek, Altuğ Yeşilbaş ve Doruk Ordu tarafından 2016’da kurulan Prenslerin Öcü’nün yeni şarkısı “Özel Güçler” karşılığı alınamayan yoğun bir sevgi bağını ele alıyor. Grubun diğer bestelerinde olduğu gibi “Özel Güçler”de de sözlerine kanılıp hayal kırıklığına yol açan kişi yoruma açık bırakılarak bir sevgili de olabiliyor, bir siyasetçi veya başka bir lider figürü de.

    Grubun ismi “halkın entelektüel ve hor görülen kısmına” hitap eden, bu kesimi temsil eden hatta bu kesim için öç alacak mecazi prensler olmak istemelerinden geliyor. Prenslerin Öcü, ilk albümü Rock Meydanı’nı 2021’de Tamar Records ve GRGDN Müzik iş birliğiyle yayımladı.

    ​Prenslerin Öcü’nün yeni şarkısı “Özel Güçler”i buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1515
  • 03-09-2022

    Arter’in Yetişkin Atölyeleri kapsamında düzenlediği “Gizli Zevkler Yazı Atölyesi” Gizem Karakaş yürütücülüğünde 10 Eylül’de, “Uyku Çizimleri” atölye çalışması ise Ahu Akgün yürütücülüğünde 24 Eylül’de gerçekleştirilecek.

    Gizem Karakaş’ın “Gizli Zevkler Yazı Atölyesi”, sanatçının “Koyun Koyuna” başlıklı grup sergisi kapsamında Arter’de sergilenen, karakterlerin içlerini döktüğü Gizli Zevkler V.II (2018 [2022]) başlıklı ses yerleştirmesinden yola çıkıyor. İlişkiler, duygular ve hayaller üzerinden insan olma hâlinin yakın ölçekli bir tasvirini yapan Karakaş, baskılanan iç hesaplaşmalar, kırılganlıklar ve zaafları dışa vurarak yakınlıklara ve iyileşmeye vesile yaratıyor. 10 Eylül Cumartesi günü saat 14:00’de Arter’in Atölye alanında gerçekleşecek atölye kapsamında Gizem Karakaş katılımcıları dillendirmeye çekindikleri zevkler üzerine düşünmeye yönlendirecek. Katılımcılar ilk olarak “Koyun Koyuna” sergisini gezerek Gizem Karakaş’ın serginin dört farklı noktasına yayılan ses yerleştirmesinde karakterlerin söylediklerine kulak verecek, ardından kâğıtlara kendi içlerini dökecekler.

    “Uyku Çizimleri” başlıklı atölye çalışması 24 Eylül 2022 Cumartesi günü 14:00’de Ahu Akgün yürütücülüğünde Atölye alanında gerçekleştirilecek. Eda Berkmen küratörlüğünde düzenlenen “Koyun Koyuna” başlıklı grup sergisinin uyku teması üzerinden ele aldığı “mahrem” ve “teslimiyet” kavramlarına odaklanan “Uyku Çizimleri” atölyesi, katılımcıları uykuya dalarken en rahat ettikleri pozisyonları paylaşmaya davet ediyor. Katılımcılar beden hareketlerinden yola çıkarak görseller, renkler ve/veya nesneler belirleyecek, çizimler yapacaklar. Katılımcıların ürettikleri çizimleri bir araya getirerek ortak bir tek beden yaratma yolunda denemeler gerçekleştirecekler.

    ​Atölyelerin biletlerini Arter’den temin edebilir, 0212 708 58 01 numaralı telefondan veya biletler@arter.org.tr adresi üzerinden rezervasyon yaptırılabilirsiniz.

    0
    0
    1345
  • 03-09-2022

    Şair İlhan Berk, vefatının 14. yılında, Bodrum’daki meRQezart Alternatif Sanat Mekânı’nda ziyarete açılan “Berkhane” sergisiyle anılıyor.

    Bu yıl 50’nci yaşını kutlayan Milliyet Sanat dergisinin iş birliğiyle düzenlenen sergide şairin yaşam izlerini taşıyan eşyaları, resimleri ve şiirleri yer alıyor.

    Bodrum Marina Yacht Club bünyesinde yer alan alternatif sanat mekânı meRQezart’ta Milliyet Sanat iş birliğiyle düzenlenen sergilerin üçüncüsü olan “Berkhane” şair İlhan Berk’in yaşamda bıraktığı izlere ev sahipliği yapıyor. 2008’de Bodrum’da hayatını kaybeden şairin eşyalarını ve eserlerini, sanatın farklı dallarını bir araya getiren disiplinlerarası bir yaklaşımla sergiliyor.

    ​“Berkhane” sergisi, 25 Eylül 2022 tarihine kadar Bodrum’daki meRQezart Alternatif Sanat Mekânı’nda ziyaret edilebilir.

    0
    0
    1875
  • 02-09-2022

    2009’dan bu yana Beyoğlu Kumbaracı Yokuşu’nda izleyiciyle buluşan Kumbaracı50, yeni sezonda sekiz farklı oyunu tiyatroseverlerle buluşturacak.

    Kumbaracı50, sezon boyunca 444, Nihayet Makamı, Muamma, Cyrano de Bergerac, Demiryolu Hikayecileri, Biraz eksik Yaz Gecesi, Biraz fazla Rüyası, Tek Kullanımlık Hikaye ve Çemberin Anası oyunlarına ev sahipliği yapacak. Cyrano de Bergerac dışındaki tüm oyunlar bu sezon sadece Kumbaracı50’de izleyici karşısına çıkacak.

    Volkan Çıkıntoğlu’nun yazdığı, Gülhan Kadim’in yönettiği Tek Kullanımlık Hikaye’de İsmail Sağır, Murat Kapu ve Meriç Rakalar rol alıyor. Geçtiğimiz sezon seyirciyle buluşan ve kapalı gişe oynayan, Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi oyununun eğlenceli ve kışkırtıcı bir uyarlaması olan, İsmail Sağır’ın yönettiği Biraz eksik Yaz Gecesi, Biraz fazla Rüyası yine Kumbaracı50’de sahnelenmeye devam edecek. Rejide Yiğit Sertdemir’in imzasını taşıyan Cyrano de Bergerac oyunu, Kumbaracı50, haricinde başka sahnelerde de izleyiciyle buluşacak. Oğuz Atay’ın hikâyelerinden Yiğit Sertdemir’in uyarlayıp yönettiği Demiryolu Hikayecileri ve Gaye Boralıoğlu’nun hikâyelerinden İsmail Sağır’ın uyarlayıp yönettiği Muamma sezon boyunca sahnelenecek. Burçak Çöllü’nün yazıp yönettiği ve ilk kez 2018 yılında sahnelenen Nihayet Makamı oyunu, bu sezon da Kumbaracı50 sahnesinde olacak. 15. sezonunu kutlayan 444 oyunu yeni sezonda da izleyiciyle buluşacak. Burçak Çöllü’nün yazdığı ve yöneteceği Çemberin Anası oyununun provaları ise eylül itibariyle başlıyor.

    2022-2023 sezonu 22 Eylül’de Tek Kullanımlık Hikaye oyunuyla açılacak. 13 Ağustos’ta SSM Fıstıklı Teras’ta Müzede Sahne festivali kapsamında dünya prömiyerini gerçekleştiren oyunun Kumbaracı50 prömiyeri sezonun açılışında yapılacak. Eylül, ekim takvimine ve biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Kumbaracı50 pandemi döneminde ara verdiği KumbaraKartlar satışına yeniden başladı. Kartlar; “Sezonluk Tam”, “Sezonluk Öğrenci” ve “Aylık Öğrenci” olarak üç farklı seçenekte ve sınırlı sayıda satışa sunuluyor. KumbaraKartlar’ı buradan satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1580
  • 02-09-2022

    x-ist, Ansen’in “Allegory of The Cave” başlıklı 11. kişisel sergisini 9 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Adını Yunan filozof Platon’un Devlet adlı eserinin yedinci kitabında Sokrates’in ağzından ortaya atılan en önemli alegorilerinden birine öykünmeyle alan “Allegory of The Cave”, sanatçının bu öykünmesini kendi sanatsal pratiği ile yorumladığı eserlerden oluşuyor. Ansen bu sergide, alegoride kendi algı mağaralarında yaşayan insanlar için kullanılan “mağara duvarına yansıyan imajlar” betimlemesi ile sanatçının “galeri duvarında sergilediği yapıtlar” arasındaki metaforik benzeşmeyi gözler önüne seriyor. Eserlerinde ele aldığı konunun kavramsal çerçevesi doğrultusunda malzeme seçimini belirleyen ve nesne dünyasının çeşitliliğiyle anıştırılan anlamlar üzerinde çalışan Ansen, bu sergisinde metaforik anlatımla görünenin ardındaki asıl hikâyeye dair bir yol sunuyor.

    Hikâyelerin ardında yatan ana hikâyenin keşfinde izleyici rolünü önemsemesini “Allegory of The Cave” sergisinin yaklaşımı olarak belirleyen Ansen; “mağara” olgusunu “galeri” ortamı ile benzeştiği iddiasını özgürleşmenin ancak bireyin, yani izleyicinin kendini zorladıkça imkân bulabildiği gerçeğine dayanarak izleyicinin karşılaştığı tüm imajlara rağmen kendince hikâyedeki gerçeği okuyabilmesini ve bundan bahsedebilmesinin önemine vurgu yaparak sürdürüyor.

    Sanatçının 2004 yılında x-ist’te sanatseverlerle buluşturduğu ilk kişisel sergisinden bu zamana, dijital sanatın çerçevesini genişletmek üzere kendine has bir harman oluşturan üslubu, yer yer anlatımsal yer yer emprovize bir netice ile serginin yapıtlarında tekrar izleyici karşısına çıkıyor.

    ​Ansen’in “Allegory of The Cave” başlıklı sergisini 9 Eylül - 8 Ekim tarihleri arasında x-ist’te ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1893
  • 02-09-2022

    Madame de La Fayette’in yaşarken adıyla basılmamış, ilk psikolojik roman addedilen ve modern kadın yazınının da ilk klasiklerinden olan Clèves Prensesi, Yusuf Tavat’ın çevirisiyle Telemak Kitap’tan çıktı.

    Sezen Ünlüönen ve Anatole France’ın sunuşları ile Albert Camus’nün bir incelemesiyle birlikte yayımlanan Clèves Prensesi, karşılıksız kalan bir aşkın yarattığı yıkımın, modern bir tavırla, kadın bakış açısından ilk anlatısı.

    Kocasına sadık bir kadının başkalarından ve en önemlisi de kendisinden duygularını saklayarak, bastırarak kaçındığı başka bir aşkın eşiğinde yaşadığı kırılmaları, aydınlanmaları, şüpheyi ve ufalanmayı ele alan 1678’de yayımlanmış Clèves Prensesi, roman tarihi için bir dönüm noktasıdır. Prensesin macerası şövalye romansları çağının sonunda, yeni türde psikolojik bir bakışa ve gerçekçiliğe kapıyı aralar.

    “Madame de la Fayette, aslında Goethe’den çok daha önce içler acısı bir durumun adaletsizliği ile tutkuların düzensizliğini karşılaştırmış ve yine Goethe’den çok önce, hayret veren bir karamsarlıkla, hiçbir tedirginlik yaratmayan, her şeyi olduğu gibi bırakan adaletsizliği seçmişti.” Albert Camus

    0
    0
    2282
  • 02-09-2022

    Damla Sari’nin “Son 10 Yılın Çıkmış Soruları” başlıklı ilk kişisel sergisi, 10 Eylül - 11 Ekim tarihleri arasında Art On Pera’da sanatseverlerle buluşacak.

    İlayda Abdik’in küratörlüğünü üstlendiği sergi; fotoğraf, video enstelasyon ve kinetik yerleştirmelerin bir araya geliyor. Sergi fiziksel olarak iki boyutun içine sıkışmış bir beden olarak sanatçı ve sessizliklerini bozmuş nesnelerin bedenlerine yerleşmiş ruh formları olarak ikiye ayrılabilir. Sanatçı çalışmalarını psikolojik durumlarını ortaya çıkarmaya her zaman hazır olan dışa dönük karakterler üzerine yaptığı gözlemlerin etrafında toplayıp, bu karakterlerin davranışlarının sanatçının üzerinde doğurduğu izlenimlerden hareketle; kinetik sanat, yeni medya ve enstalasyon işler üretiyor. Sanatçı, kimi zaman karşılaştığı kişilerin ruhlarının peşine düşüyor, kimi zaman ise bulduğu bir nesnenin üzerinden sahibinin ruhuna ulaşmaya çalışıyor. Bunu hicivli bir yaklaşım ile gerçekleştiren sanatçı, ortaya çıkan kişinin geçmişi üzerinden geleceğini inşa ediyor.

    Bir eskicide, sokak ortasında ya da bir rüyada yakalıyor sanatçıyı nesneler. Sanatçı da onlara kendi öykülerini anlatma, karakterlere bürünme, oyun oynama kabiliyeti veriyor. Tekniğin olanaklarını nesnelere kullanım değerleri dışında nitelikler kazandırma için seferber ediyor. İşlerine koyduğu karşıt anlamlı, çok anlamlı isimlerle sözcükleri de nesnelerin emrine veriyor.

    Serginin omurgasını ‘nesnenin bakışı’ ve ‘nesne olarak bakış’ kavramlarının oluşturduğunu düşünmek mümkün. Nesnelerin bakış taşıyıcısı olmaları ve bakışın bizzat bir nesne olarak gözden bağımsızlaşması Lacan’cı psikanalizin temel tartışmaları arasında yer alır. Nesne belli bir görüş noktasına konumlanmış özne için görüntüye dönüşür ama özne de nesnenin nazarı altındadır. Hatta o henüz bakmadan önce, çoktan görülmüştür. Damla Sari’nin işlerinde kullandığı nesneler de görürler, izler ve takip ederler. Hatta onlar bizzat gözden kurtulmuş bakışın gövdeleridir. Sanatçı özne bu bakışı teninde hisseder. Ve nazardan korunmak için iki zıt yöntem geliştirir; ya kendini örter, perdeler ya da soyunur, gözün tam bebeğine yerleşir.”

    Damla Sari’nin “Son 10 Yılın Çıkmış Soruları” başlıklı sergisini 10 Eylül - 11 Ekim tarihleri arasında Art On Pera’da ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2203
  • 02-09-2022

    Tuba Kumaş’ın küçük okurlara kendi korkularıyla barışmasını sağlayacak bir hikâye anlattığı, Ahmet Uzun’un resimlediği Kaplumbağanın Kabuğunda, İthaki Çocuk’tan çıktı.

    Masalsı kitap, küçük bir kızın okula başlama korkusunu, evinden ve ailesinden uzaklaşma kaygısını, denizdeki fantastik bir yolculukla anlatıyor.

    Kaplumbağanın Kabuğunda; her okuruna, bir gün evlerini kendi kabuklarına sığdırabileceklerini anımsatacak.

    0
    0
    1722
DAHA FAZLA
Geldanlage