GÜNDEM
  • 19-09-2022

    95. Akademi Ödülleri En İyi Uluslararası Film kategorisinde Türkiye’yi temsil edecek olan, 58. Antalya Altın Portakal ve 41. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanan, Tayfun Pirselimoğlu imzalı KERR filmi, 24 Eylül’de MUBI’de gösterime girecek.

    KERR filmi için 24 Eylül Cumartesi akşamı saat 20.00’de MUBI YouTube kanalında Muammer Brav’ın sunumuyla çevrim içi gala gerçekleştirilecek. Çevrim içi galaya filmin yönetmeni Tayfun Pirselimoğlu’nun yanı sıra filmin oyuncuları Erdem Şenocak, Jale Arıkan, Rıza Akın, Ali Seçkiner, Melih Düzenli ve Sinan Bengier, filmin yapımcısı Vildan Erşen, sanat yönetmeni Natali Yeres, görüntü yönetmeni Andreas Sinanos ve kurgucusu Ali Ağa katılacak.

    KERR, 24 Eylül’den itibaren MUBI’de sinemaseverlerle buluşacak

    0
    0
    2019
  • 19-09-2022

    Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer M. Koç koleksiyonlarındaki mektup ve evrak çantalarından oluşan, küratörlüğünü Hülya Bilgi’nin üstlendiği “Arkadaşım İçin” başlıklı sergi ile cam sanatçısı Felekşan Onar’ın yazar ve küratör Arie Amaya-Akkermans ile çok disiplinli bir iş birliği içinde gerçekleştireceği “Ütopyadan Sonra: Kuşlar” başlıklı sergi Sadberk Hanım Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    Osmanlı dericiliğinin ve işlemeciliğinin geldiği doruk noktayı gözler önüne seren “Arkadaşım İçin” sergisinde, on yedinci yüzyıl sonlarından itibaren özellikle rotasını Osmanlı topraklarına çevirmiş Batılı diplomatlar ve tüccarlar için üretilen işlemeli mektup ve evrak çantaları yer alıyor. Sergide Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer M. Koç koleksiyonlarından zaman içinde birbirinden bağımsız olarak gelişen iki eser grubu bir araya geliyor.

    Osmanlı deri işçiliğinin ulaştığı doruğun bir manifestosu olan, günümüze kadar bozulmadan ulaşıp sergilenen 91 çantadan 76’sı mektup, 15’i ise evrak çantasından oluşuyor. Zamanın tanıklığını yapan çantaların en erken tarihlisi 1669’da en geç olanı ise 1835’te üretildi. Dünya koleksiyonlarında da kendilerine yer bulan, Avrupalı kullanıcılarının prestij göstergesi olarak gördüğü işlemeli deri mektup ve evrak çantaları, Osmanlı el işlemeciliğinin önemli grubunu oluşturuyor.

    Özellikle İstanbul ve İzmir gibi önemli diplomasi ve ticaret merkezlerine gelen seyyahlar, tüccarlar ve diplomatlar bu şehirlerdeki çarşı esnafının hediyelik eşya türünde ürettiği, üzerleri Osmanlı motifleriyle süslenmiş bu çantalara çok rağbet göstermişlerdir. Üzerleri işlemeli olarak satışa hazır bekleyen bu çantalara sipariş üzerine yapıldığı yerin, tarihin ve ısmarlayanın adı yazılır, mektup ve kıymetli evrakları muhafaza etmek veya hatıra eşyası olarak ülkelerine götürmek üzere sahiplerine teslim edilirdi. Kimi zamansa istek üzerine bir ithaf yazısı da işlenirdi. Sergi adını çantalara işlenmiş ithaflar arasındaki en dokunaklı mesaj olan “Arkadaşım için”den alıyor. Serginin küratörü Hülya Bilgi tarafından sergi kapsamında, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan yayın ise bu tür çantaların toplu olarak etraflıca tanıtıldığı, şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olma niteliğini taşıyor.

    Zaman içinde farklı ülkelerden toplanarak oluşturulan ve her geçen gün genişleyen bu iki koleksiyonu bir sergi projesiyle bir araya getiren Sadberk Hanım Müzesi, bu çantaları yüzyıllar sonra üretildikleri en önemli merkez olan İstanbul’a geri getirerek sanatseverlerle buluşturuyor.

    Sadberk Hanım Müze’sinde yer alacak ilk çağdaş sanat girişimi olan “Ütopyadan Sonra: Kuşlar” sergisinde heykel, tiyatro, video, arkeolojik eser ve saha araştırmaları yer alıyor. Türkiye’de türünün ilk örneği olan ve müzenin arkeoloji bölümünün en üst katında konumlanan sergi, müze koleksiyonundan seçilmiş eserlerle diyaloğa giren bir dizi yeni cam heykel, kısa filme dönüştürülmüş çağdaş bir oyun ve sanatçı ile küratör tarafından iki yıl boyunca yürütülen araştırma süreci hakkında bir monografi olmak üzere üç ana bileşen etrafında tasarlandı.

    Berlin’deki Bergama Müzesi’nde yolculuğuna başlayan ünlü projesi “Kanatsız Kuşlar”ın ardından Felekşan Onar’ın sergiyle aynı ismi taşıyan son dönem çalışması olan “Ütopyadan Sonra: Kuşlar” geleneksel cam yapımında kuşların diline geri dönen, kalıpla şekillendirme ve alçı kalıba üfleme tekniklerini kullanan ve bölgede Geç Tunç Çağına kadar uzanan binlerce yıllık cam yapım pratiğine atıfta bulunan bir heykel serisi olarak dikkat çekiyor. “Ütopyadan Sonra: Kuşlar” sergisi, tanımlı bir zaman veya mekâna sahip olmaksızın ilk defa MÖ 414 yılında anlatılan bir hikâyeyi anlatıyor. Amaya-Akkermans tarafından Aristofanes’in Kuşlar’ına nazire olarak kaleme alınan dramatik bir piyesin ana kahramanı olan kuşlar, arkeolojik eserlerin teşhir edildiği vitrinlerin içinde, arkeoloji ile çok zamanlılık, derin geçmişin anlamı ve insanların bu anlamı nasıl şekillendirdiğini sorgulayan bir dizi karmaşık sohbet başlatıyorlar. Hem Türkçe hem de İngilizce olarak erişilebilen sergi monografisinde müzedeki küratörlük sürecinin kapsamlı arşiv belgeleri, oyun metni ve çağdaş sanat, klasik dünya, modern arkeoloji ile edebiyat teorisinin kesişimi üzerine giriş niteliğinde metinler yer alıyor.

    ​“Arkadaşım İçin” başlıklı koleksiyon sergisini 31 Mayıs 2023’e kadar, “Ütopyadan Sonra: Kuşlar” sergisini ise 28 Şubat 2023’e kadar çarşamba günleri hariç her gün 10:00 - 17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    4094
  • 19-09-2022

    Ahmet Doğu İpek’in 2020–2022 yılları arasında farklı mecraları kullanarak ürettiği eserlerini bir araya getiren ve Arter’de sanatseverlerle buluşan “Başımızda Siyahtan Bir Hâle” başlıklı kişisel sergisine eşlik eden kitap Arter Yayınları tarafından yayımlandı.

    Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, ışıksızlık durumundan yola çıkarken bireysel ve kolektif, fiziksel ve duyumsal boyutları buluşturuyor. Ahmet Doğu İpek: Başımızda Siyahtan Bir Hâle başlıklı yayın, sanatçının doğa olaylarından yola çıkan yapıtlarını, serginin küratörü Selen Ansen’in kaleme aldığı metin ile Cana Bostan, Gökçen Erkılıç ve Nevzat Sayın’ın bu yayın için ürettikleri ve sergiye yayılan düşünme alanlarını İpek’in yapıtlarıyla okuyan denemeleri ışığında ele alıyor.

    Tasarımını Ali Emre Doğramacı’nın üstlendiği kitapta, Hadiye Cangökçe, flufoto (Barış Aras ve Elif Çakırlar) ile Sena Nur Taştekne tarafından çekilen sergiden görünüm ve röprodüksiyon fotoğrafları da yer alıyor.

    Ahmet Doğu İpek: Başımızda Siyahtan Bir Hâle başlıklı kitap, Arter Kitabevi’nden satın alınabilir veya kitabevi@arter.org.tr e-posta adresi üzerinden sipariş edilebilir. Salı-pazar günleri 11:00-19:00, perşembe günleri ise 11:00-20:00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilen Arter Kütüphanesi’nde kitabın sayfaları karıştırılabilir.

    ​“Başımızda Siyahtan Bir Hâle” başlıklı sergi ise Arter’in -1 katındaki sergi alanında 29 Ocak 2023 tarihine kadar ziyaret edilebilir. Arter’in güncel programlarına ilişkin daha detaylı bilgiye www.arter.org.tr adresinden erişebilirsiniz.

    0
    0
    1426
  • 19-09-2022

    Bozlu Art Project, Ercan Akın’ın “Umutsuz Bekleyiş” başlıklı kişisel sergisini 27 Eylül - 5 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Ercan Akın’ın “Umutsuz Bekleyiş” sergisi sanatçının 2015 ve 2022 yılları arasında Japonya ve Türkiye’de yaşadığı yolculuk deneyimlerinin duygusal izlerini taşıyor. Sergi, insani olarak yaşamına tanıklık eden hayali mekânlar ve bu mekânlardaki yalnızlık olgusunun ortaya koyduğu gerilime odaklanıyor. Kişisel yalnızlığı, yalnızlığın görünürlüğünü ve sosyal yaşam içerisinde bir gözlemci olma durumunu ele alan sergi; izolasyon, aidiyetsizlik, kısıtlı kaynaklar ve ruh sağlığı üzerine çarpıcı bir envanter ortaya koyuyor. Sanatçının sergide yer alan eserleri izleyiciyi, sanatın yaratım anlamında sanatçıya güvenli bir sığınak mı sunduğu, yoksa yalnızlığa mı mahkûm ettiği üzerine düşünmeye davet ediyor.

    Sanatçının resimlerindeki portreler, çevresindeki boşlukla birlikte izleyiciye fiziksel olarak yalnız hissettiren bir konumda var olurken, hayvan imgeleri ise bir nevi tecrit “sembolü” olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. Ölü bir kırlangıç, fırtınalı havanın önünde eğilen bir ağaç veya ölü bir tavşan imgesi sanatçının kendini arama serüvenini ortaya koymak için izleyiciye ışık tutuyor. Sergi, izleyiciye sanatçının varoluşun olumsuzluklarıyla nasıl yüzleştiğini içeren öznel bir deneyim sunarken, mekâna özgü enstalasyonlardan, resim ve fotoğrafa uzanan çok boyutlu plastik bir dil ve dramatik bir mekân ortaya koyuyor.

    Ercan Akın’ın “Umutsuz Bekleyiş” başlıklı kişisel sergisini 27 Eylül - 5 Kasım tarihleri arasında Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Ercan Akın, İsimsiz, 2020, Kağıt üzerine mürekkep, 24,5 x 34,5 cm 
    2. Ercan Akın, İsimsiz, 2015, Ahşap panel üzerine yağlıboya, 45,5 x 60,6 cm
    3. Ercan Akın, İsimsiz, 2015, Ahşap panel üzerine yağlıboya, 116,5 x 116,5 cm 
    ​4. Ercan Akın, İsimsiz, 2015, Ahşap panel üzerine yağlıboya, 60,6 x 45,5 cm

    0
    0
    2397
  • 19-09-2022

    Füsun Çetinel’in hayal gücünün ve sanatın kapılarını araladığı, yaratıcılığın keşfi ve iyiliğin ödüllendirilmesi için uğraşan sıra dışı bir Kraliçe'nin neşeli üç öyküsünü anlattığı kitabı Kraliçe’nin Maceraları, Merve Atılgan’ın resimleriyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Kabarık kırmızı saçlı, çilli, ufak tefek Kraliçe, her öyküde farklı bir çocukla buluşuyor. Birbirinden ilginç karakterlerle bezeli öyküler, sanata, doğaya ve pandeminin toplumsal etkilerine ilişkin farklı bakış açıları sunuyor.

    “Bu kraliçe, klasik masallardakine hiç benzemiyor. Özel koleksiyonunun sergisine ailesiyle birlikte davet ettiği Örnekcan, vazosunu kırdığında neden sevinmişti? Büyük salgın sonrası insanları yeniden kavuşturmak için düzenlediği yarışmada, onca marifetli yarışmacı arasında neden Güneşsu'nun sıradan yün bebeğini önemsemişti? Dilek fenerini gökyüzüne salarken, yalnızlık çeken babasına yeni bir eş, kendine de yeni bir anne dileyen Vega'ya neden destek olmuştu?..”

    0
    0
    1573
  • 18-09-2022

    Başyapıtların yaratıcısı olarak bilinen ünlü yönetmen Stanley Kubrick hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı sergi 1 Ekim’de İstanbul Sinema Müzesi’nde izleyiciyle buluşacak.

    Stanley Kubrick’in (1928-1999) tüm çalışmalarına kronolojik bir bakış sunacak olan sergi, Kubrick’in çoğu yayımlanmamış belge, obje, senaryo, kamera, lens ve orijinal kostümleriyle sanatçının sinema kariyerini izleyiciye sunacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Sinema Müzesi tarafından düzenlenen serginin küratörlüğünü İstanbul Sinema Müzesi Küratörü Zihni Tümer ve Alman Film Müzesi Küratörleri Hans-Peter Reichmann & Tim Heptner üstleniyor. İstanbul Sinema Müzesi’nin sergiye özel tasarlanmış 3. ve 4. katlarında özel efektler, modeller ve etkileşimli alanlar ile sanatçının mekân ve sinema bağlamında yaratıcılığı izleyiciye sunulacak.

    Kubrick’in 1940’larda Look dergisiyle başlayan ilk sanatsal adımlarından son filmi olan Eyes Wide Shut’a kadar 16 filmini kronolojik bir sunumla izleyiciyle buluşturacak olan sergi, sanatçının hiç çekilmemiş veya başka yönetmenler tarafından çekilen Yapay ZekaNapoleon ve Savaş Zamanı Yalanları projelerini de ilk kez İstanbul izleyicisiyle bir araya getirecek. Sergide Kubrick’in başyapıtı sayılan 2001:Space Odyseey filminin özgün tasarımından esinlenilmiş deneyim alanında orijinal aygıt, giysi ve modeller de yer alıyor.

    ​Stanley Kubrick sergisi, Alman Sinema Müzesi (Deutsches Filmmuseum) tarafından Christiane Kubrick, Jan Harlan ve Londra Sanat Üniversitesi Stanley Kubrick Arşivi iş birliğiyle, Warner Bros. Entertainment Inc., Sony-Columbia Pictures Industries Inc., Metro Goldwyn Mayer Studios Inc., Universal Studios Inc., and SK Film Archives LLC. destekleriyle gerçekleştiriliyor.

    0
    0
    6777
  • 18-09-2022

    Başak Kaptan, Evrim Kavcar, Nalan Yırtmaç ve Şive Neşe Baydar’ın eserlerinden oluşan “Sempatik Sistem” başlıklı sergi, 15 Ekim’e kadar Karşı Sanat’ta izleyiciyle buluşuyor.

    Kevser Güler’in küratörlüğünü üstlendiği “Sempatik Sistem” sergisi adını insan bedeninde tehlike ve stres anlarında aktive olan sempatik sinir sisteminden alıyor. Bedeni algıladığı tehdide karşı “savaş ya da kaç tepkisi” için hazırlayan sempatik sistem hayatta kalmaya yönelik biyolojik ve psikolojik yanıtların karmaşık bileşiminden oluşuyor. Başak Kaptan, Evrim Kavcar, Nalan Yırtmaç ve Şive Neşe Baydar “Sempatik Sistem” sergisi kapsamında pandemi döneminin yoğun deneyiminde ürettikleri yapıtlardan bir seçkiyi izleyiciye sunuyor.

    Toplumun politik, ekonomik, sınıfsal ve cinsiyet politikalarına dayalı fay hatlarını kesen pek çok adaletsizlik ve kırılganlığın tüm şiddetiyle deneyimlendiği pandemi döneminde uzun süren endişe, belirsizlik ve takip eden yoksullaşma, sürekli algılanan bir tehditle mücadele ederek yaşamayı mecbur kıldı. “Sempatik Sistem” bu toplumsal deneyimin yarattığı duygu durumunu ve mekân kavrayışını insan vücudunun hayatta kalmaya yönelik cevaplarıyla yakınlaştırarak ele alıyor.

    Çevre ve mekân ile ilişki kurma biçimlerine ve kurulan ilişkilerin toplumsal ve politik yanlarına bakmaya davet eden sergi, aynı zamanda mekânın hafıza bağlamında yeniden düşünülmesiyle, mekânı oluşturan canlı ve cansız öğelerin etki etme ve etkilenme tarzlarıyla, insanın müdahalesinin doğurduğu etik ve estetik sorularla ilgileniyor. Sergi, dönüşen mekân deneyiminin tekil ve çoğul, bireysel ve toplumsal etkilerine eğilerek kamusal alanın ve paylaşılan ortaklıkların güncel olanaklarını tartışmaya açıyor.

    ​“Sempatik Sistem” sergisine, editörlüğü Kevser Güler ve tasarımı Başak Kaptan tarafından yapılan bir katalog da eşlik ediyor. Ayrıca sergi süresi boyunca Karşı Sanat sosyal medya platformlarında ve sergi mekânında buluşma ve etkinlikler de gerçekleştiriliyor. Detaylı bilgiye Karşı Sanat’ın internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2436
  • 18-09-2022

    Orhan Murat Bahtiyar’ın değişim, kayıp, ölüm gibi kavramları irdelediği, yakın tarihimizin yönünü değiştiren toplumsal meselelerin içinden geçen hikâyeler anlattığı ilk öykü kitabı Etini Acıtmak, Doğan Kitap’tan çıktı.

    Yazar; kurgusu, sinematografik dili ve çok katmanlı yapısıyla anlatım biçimini de en az öykülerin içeriği kadar önemsiyor. Öykülerde tekdüze hayatların dikkatli bakıldığında ne kadar büyülü olabileceğini yalın bir dil ve kusursuz bir gerçeklikle, hayatın gündelik bir parçası gibi ele alıyor.

    Çöp poşetinde kemikler, havanda parçalanan tek taş bir yüzük, rakı kadehinde balık, memeden zorla ayrılan süt kuzusu, musalla taşında çilingir sofrası ve hayatı anlamaya, insanoğlunun varoluşsal tutarsızlığını çözmeye çalışan insanlar…

    “İnsanlar ikiye değil, üçe ayrılıyor bence:
    Yaşayanlar, yaşamayanlar ve bir de kendine ait bir yaşam kuramayanlar.”

    0
    0
    1547
  • 17-09-2022

    Borusan Contemporary, Britanyalı sanatçı kolektifi United Visual Artists’in (UVA) sergisi “UVA: Kaosun Eşiği” ile Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Hibrit Mekanlar”ı, 27 Ağustos 2023 tarihine kadar Perili Köşk’te sanatseverlerle buluşturuyor.

    Borusan Contemporary, geçici sergi mekânında yaklaşık yirmi yıldır algının ve bilişselliğin doğasını araştıran sanatçı kolektifi UVA’yı konuk ediyor. Aynı zamanda Borusan Holding’in yönetim merkezi olan Perili Köşk’ün ofis katlarına yayılan Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi ise izleyicileri mimari ve çağdaş sanat arasındaki kesişim noktalarını keşfetmeye davet ediyor.

    Britanyalı sanatçı kolektifi UVA’nın eserleriyle Julia Kaganskiy küratörlüğünde hazırlanan “UVA: Kaosun Eşiği” sergisi sanatseverleri deneyimin evrenselliği ve sübjektifliği üzerine düşünmeye davet ediyor. Çoğunlukla Borusan Contemporary’nin siparişi üzerine üretilen eserlerden oluşan sergi; ışık, form ve hareketin iç içe geçtiği heykel, performans ve mekâna özgü yerleştirmeler ile merak uyandıran, şaşırtan ya da hoşnut eden şekillerde izleyenlerin duyularını harekete geçirerek ziyaretçilerini kozmikten dünyeviye doğru bir yolculuğa çıkarıyor. UVA, İstanbul’daki ilk büyük solo sergisi ile astronomi, kuramsal fizik, doğa olayları, sayısal kültür ve insan psikolojisi gibi çeşitli konuları baştan başa kat ederek, insanın bilişsel kapasitesinin yapay zekâ yoluyla git gide daha çok artırıldığı bir çağda, bilgi ve anlam üretiminin sınırlarını araştırıyor.

    Küratörlüğünü Dr. Necmi Sönmez’in üstlendiği yeni Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi, “Hibrit Mekanlar”, çağdaş sanat ile güncel mimarlık arasındaki diyaloğun merkezine çok katmanlı kimliği ile Perili Köşk’ü yerleştirerek mimarinin perspektifinden “var olmayan”, sürekli değiştiği için melez bir karaktere sahip olan “müze mekânını” büyüteç altına alıyor. Mimariyi mekânsal tasarımdan öteye geçiren sergi, politik ve ekolojik duruş açılarıyla yeni kavramları tartışmaya açıyor ve çağdaş sanat ile güncel mimarlık arasındaki diyaloğu yoğunlaştırmayı amaçlıyor.

    “Hibrit Mekanlar” sergisi kapsamında düzenlenen “Hibrit Mekanlar – Mimari İçerik ve Çağdaş İmge Üretimi” başlıklı etkinlik serisi, Dr. Emin Mahir Balcıoğlu moderatörlüğünde Ekim ve Aralık 2022 ile Şubat ve Nisan 2023’te toplam dört oturumda gerçekleştirilecek. Etkinlik serisi önde gelen mimarları bir araya getirerek çağdaş görsel sanatlar ve mimarlık arasındaki geçişmeleri araştıracak. Etkinlik serisi kapsamında davet edilen mimarların, çalışmalarında sanatsal ve mimari perspektif arasında nasıl bir ayrıma gittiklerine, çağdaş sanat ile hangi bağlamlarda bir araya geldiklerine, mekân ilişkilerini ve sanatsal pratikleri yakınlaştırırken sanatçılarla geliştirdikleri iş birliklerine odaklanılacak.

    Sanatçı kolektifi United Visual Artists’in (UVA) sergisi “UVA: Kaosun Eşiği” ile Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Hibrit Mekanlar”ı, 17 Eylül 2022 - 27 Ağustos 2023 tarihleri arasında Perili Köşk’te ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. UVA, Evreler, 2022, 158 x 36 x 32 cm (5 parça) Sesli, sonsuz döngü, 12’ Alüminyum, çelik, özel yapım elektronik aksam, kod, Ses, Dave Meckin iş birliğiyle, Borusan Contemporary’nin siparişiyle
    2. Ola Kolehmainen, İsimsiz (MiN5+6) 2010, 146 x 386 cm (bütünü) Kromojenik baskı, diasec-monteli, 2 panel, Ed. 2/6, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu
    ​3. UVA, Akış Resimleri, 2017, 118 x 90 x 5 cm, Kod, özel yapım elektronik aksam, termokromik boya, alüminyum, bitforms galeri’nin izniyle

    0
    0
    3258
  • 17-09-2022

    Sanne Blauw’un tarihsel örnekler üzerinden, sayılarla olan ilişkimizi masaya yatırarak yönlendirilmiş algılarımıza ayna tuttuğu kitabı Tarafgir Sayılar: Sayılar Bizi Doğru Yanlış Nasıl Yönlendirir, Çiçek Öztek’in çevirisiyle Alef Yayınevi’nden çıktı.

    Blauw; Eski çağ tacirinin arpa hesabından İngiltere’deki her bireyin mülkünü kayıt altına almak isteyen Fatih William’a, Kırım Savaşı zamanı Üsküdar sırtlarındaki hastanede asker ölümlerini dert edinip ilk grafikleri keşfeden ve bilmeden belki de tarihin ilk büyük veri dalgasını başlatan başhemşire Florence Nightingale’e uzanan ilginç ve düşündürücü bir yolculuk sunuyor bu kitapla.

    “Hayatımızın hemen her alanını kontrol eden nedir? Bu sorunun ilk akla gelen cevabı muhtemelen sayılar olmayacaktır, halbuki okulda nasıl bir öğrenci olduğumuzdan işyerindeki satış rakamlarımızın değerlendirilmesine, seçim tahminlerinden ekonomik krizin etkilerine uzanan çok çeşitli konularda bir şeyler söyler sayılar. Peki bu değerlendirme ve gerçeklikler ne kadar doğrudur? Sahi sayılar her zaman nesnel midir? Sayıların temsil ettiği hikâyelere, enteresan bir şekilde bu durumun medya, politikacılar ve iş insanları tarafından sıkça unutulmasına veya kendi çıkarları için kullanmalarına bakarsak pek de öyle olmadığını görürüz.”

    0
    0
    1305
DAHA FAZLA
Geldanlage