
Jennifer Clement’in seksenlerin başındaki sınır tanımaz ve yaratıcı sanat ortamıyla New York şehrinin tüm renkleriyle Jean-Michel Basquait’nın Suzanne Mallouk ile ilişkisi özelinde yeni bir portresini çizdiği kitabı Dul Bayan Basquiat, Avi Pardo’nun çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.
Bağımlılık, saplantı, deha. Amerikan sanatına damgasını vuracak Jean-Michel Basquiat, New York’ta, karanlık ve izbe bir barda Suzanne Mallouk ile tanışır. Bu tanışma, bu iki örselenmiş çocuğun unutulmayacak bağlılık, yaratıcılık ve aşk hikâyesinin başlangıcı olur.
Andy Warhol’dan Francesco Clemente’ye, Madonna’dan Julian Schnabel’e, Keith Haring’e ve Rammellzee’ye varan karakterler eşliğinde isyanın her rengine boyanan bu inişli çıkışlı ilişkide duvar yazıları sanata, sanat aşka, aşk küle dönüşür.
Bu yıl ilk kez düzenlenen Lov' Caz Günleri, IZZ Global katkılarıyla 30 Eylül - 2 Ekim tarihleri arasında Fethiye Faralya’da müzikseverlerle buluşacak.
Lov' Caz Günleri, caz müziğinin en önemli isimlerini Lov' Faralya’da konuk edecek. Etkinlik kapsamında 30 Eylül’de yeni nesil klasik caz stilini temsil eden Şenay Ocak Quartet feat. Yahya Dai, 1 Ekim’de meşhur Fransız caz sanatçısı Django Reinhardt ve New Orleans kökenli Sidney Bechet’nin izinden giden akustik bir gypsy jazz grubu Flapper Swing, 2 Ekim’de ise yorumculuğunun yanında şarkı yazarı kimliği ve özgün tarzıyla da dikkat çeken Şenay Lambaoğlu sahne alacak.
30 Eylül - 2 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek Lov' Caz Günleri’nin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Zilberman, küratörlüğünü Başak Şenova’nın üstlendiği, şehirdeki üç mekânına yayılan “Sarmaşık” başlıklı karma sergisini 1 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Zilberman İstanbul, Zilberman-Project Space ve Zilberman Selected olmak üzere üç mekâna yayılan “Sarmaşık” sergisinde; Heba Y. Amin, Omar Barquet, Burçak Bingöl, Yane Calovski, Ramesch Daha, Memed Erdener, Didem Erk, Fatoş İrwen, Zeynep Kayan, Azade Köker, Bronwyn Lace, Marcus Neustetter, Cristiana de Marchi, Larry Muñoz, Maarit Mustonen, Egle Oddo, Erkan Özgen, Bochra Taboubi, Cengiz Tekin, Simon Wachsmuth ile Verena Miedl-Faißt/Nirual Kenabru’nun eserleri yer alıyor. Sergi, bir sarmaşığın eş zamanda ve mekânda var olan çoklu anlatılara, bakış açılarına, varlıklara ve gerçekliklere ayrılan dallarını, esrarengiz ve paradoksal çağrışımlarını takip ediyor. Sergide yer alan işler, mekânsal, zamansal, bölgesel ve zihinsel paylaşımlar aracılığıyla birbirine bağlanıyor. Bu bağlantılar aracılığıyla, mekânlar şehrin farklı bölgelerinde birbirlerine çapraz referanslar veriyor.
Serginin kavramsal çerçevesinin çıkış noktasını Alexís O. van Tlön tarafından kaleme alındığı düşünülen bir el yazmasında “sarmaşık” üzerine geçen bir pasaj oluşturuyor. Viyana merkezli enstitü Institut für außergewöhnliches Archivwissen Wien tarafından yakın zamanda keşfedilen el yazmasındaki pasaj, sarmaşık kelimesinin Arapçadaki “asheka” telaffuzunun, Türkçedeki “aşk” (aşırı ve şiddetli aşk) kelimesinin köküne dönüşümünü detaylandırıyor. Metine van Tlön “Sarmaşık çevrelediği ağacın suyunu emer, kurutur, zayıflatır. Bazen aşırı sevgi aşığın hayatla bağlantısını kesmesine, aşığı solmuş bir bitki gibi yorup kurutmasına sebep olur.” diyerek başlıyor. Ardından, kurduğumuz güçlü bağların hayatta kalmak için nasıl hayati öneme sahip olabileceğine, bir “bitkinin” yaşam için nasıl bir direnç sembolü olabileceğine dair satırlarla devam ediyor. Bu düşünceyi “harabeler” üzerine kurduğu bağlantılarla zenginleştiriyor. Tlön’e göre bir zamanlar yaşananların en güçlü göstergelerinden biri olan harabeler, geçicilik duygusunu sabitliyor. Harabelerin yaşamı geride kalana bağlayan tek yoldaşı ise sarmaşık oluyor.
17. İstanbul Bienali ile eşzamanlı düzenlenen sergiler arasında yer alan “Sarmaşık” sergisini 1 Aralık’a kadar Zilberman İstanbul, Zilberman-Project Space, Zilberman Selected mekânlarında ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Erkan Özgen, From the series “Silencing the Past”, 2022
2. Nirual Kenabru & Verena Miedl-Faißt, One Meter Above the Ground. Drafts for Our Space Capsule, 2022
3. Didem Erk, Divan-ı Şemsi Tebrizi (Şemseddin'in Hayali), 2022
4. Bronwyn Lace, Of Hands, 2022
5. Cristiana de Marchi, Building a falling wall, 2021-2022
Orhan Veli’nin 38 şiirine, sanatçı Memed Erdener’in çizimlerinin eşlik ettiği ve Cihat Duman tarafından derlenen Ablamı Tanımazsın, Tabiat Kitap tarafından yayımlandı.
Veli’nin “muktediri fırçalama, ontolojik sıkıntıyı anlatma, İstanbul’u övme, sevda meselelerini irdeleme ve şiirle poetika yapma” temaları çerçevesinde yazdığı şiirlerden oluşan kitapta Erdener’in “İnsanın Sınırı Hayvan” adlı, 2022 tarihli portreler serisinden 25 çizim yer alıyor.
Ablamı Tanımazsın, Cihat Duman’ın derleme gerekçesi ve şiirlere yazdığı şerhler kitabın sonunda okuyucuyu uğurluyor. Kitabın derlenme gerekçesinden bir parça:
“Derlemeye çalışırken bütün şiirlerini tekrar tekrar okuduğum Veli’nin beş tema üzerinde gezindiğini fark ettim: Muktediri fırçalama, ontolojik sıkıntıyı anlatma, İstanbul’u övme, sevda meselelerini irdeleme ve şiirle poetika yapma. Bu saptamalardan sonra da birbirinin devamı niteliğindeki şiirleri dizmekte tereddüt etmedim. Orhan Veli yepyeni, gıcır gıcır bir kitaba sahip olsun, sevinsin istedim. 38 yaşında bir şair olarak, 36 yaşında kaybettiğimiz bu şairle benden iki yaş küçük bir arkadaşımla dertleşir gibi özgüvenli, yaşıyor olmanın avantajını kullanarak da yer yer buyurgan konuştum. Orhan Veli’yi yeni okura kendimce sunmak istedim. Bunu yaparken şiir kamuoyu nezdinde pot kırmamış olmayı diliyorum.”
Çizer söyleşilerinden canlı çizimlere, sergilerden mezatlara kadar pek çok etkinliğin yer aldığı Kadıköy Çizgi Festivali, 23 - 25 Eylül tarihleri arasında Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirilecek.
Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği ve 30’a yakın yayınevi ve kurumun yer alacağı Çizgi Festivali’nde stantlar üç gün boyunca 13.00 - 21.00 saatleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak.
Festival, 23 Eylül Cuma günü “İllüstratörün Hayatta Kalma Rehberi - Modül 5: Sözleşme Şart Ama Nasıl?” başlıklı söyleşiyle başlayacak. Saat 18.00’deki etkinlikte Av. Haluk İnanıcı, Av. Ceren Küpeli ve Nurgül Şenefe’nin yapacağı konuşmanın ardından, saat 21.00’de Dune: Çöl Gezegeni filmi gösterilecek.
24 Eylül Cumartesi saat 14.00’te Maltepe Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Öğrenci Filmleri’nin animasyon seçkisi katılımcılarla buluşacak. Program kapsamında gün boyunca pek çok canlı çizim etkinliği de gerçekleştirilecek. Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği’nin organize ettiği Ayşe Türemiş, Oytun İdil, Zeynep Alparslan’nın konuşmacı olacağı “Hayatımız Çizgi Roman” başlıklı söyleşi saat 18.00’de Ümit Kireççi moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Saat 19.30’da Devrim Kunter ve Suat Duman’ın katılımıyla “Çizgi Roman ve Polisiye” başlıklı söyleşi yapılacak. Saat 21.00’de Senin Adın filmi izleyicilerle buluşacak.
Festivalin son günü olan 25 Eylül’de, Maltepe Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencilerinin filmlerinden oluşan animasyon seçki saat 14.00’te katılımcıların beğenisine sunulacak. Saat 15.00’te Özgür Yıldırım’ın canlı çizim etkinliği olacak. Çok sayıda çizerin imza gününe ev sahipliği yapacak olan festivalde bir de mezat olacak. Çizgi Roman Okurları Derneği’nin 15.00 - 18.00 saatleri arasında yapacağı mezatta sunumları Altan Biçen, Güngör Uzun ve Hüsnü Çoruk yapacak, moderatörlüğü de Emre Demirkol üstlenecek. Çizgi Roman Okurları Derneği’nin saat 16.00’da yapacağı “Bir Otakunun (anime/mangaya özel ilgi duyan insanlar için kullanılan Japonca terim) Koleksiyonu” başlıklı söyleşiyi Önder Çakı yönetecek, Dr. Ahsen Özakkaş konuşmacı olarak katılacak. Saat 17.00’de Burak Şentürk ve Emrah Ablak katılımıyla “Çizer Sohbeti” düzenlenecek. Animasyonun dünü, bugünü ve geleceğinin ele alındığı, Maltepe Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün organize ettiği söyleşi saat 18.00’de gerçekleştirilecek. Söyleşinin konuşmacıları Ateş Benice (Animatör - Yönetmen), Dr. Öğr. Üyesi Emre Zengineken (MAU ÇFA), Hüseyin Bulut (Animatör - Yönetmen), Doç. Dr. Müjgan Yıldırım (MAU ÇFA Böl. Bşk.) ve Prof. Dr. Selçuk Hünerli (İstanbul Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü) olacak. Günün son söyleşisinde dövme ve illüstrasyon ilişkisi ele alınacak. İllüstratörler Platformu’nun Nurgül Şenefe’nin moderatörlüğünde saat 19.30’da düzenleyeceği “Sanatın Bedende Akışı” temalı söyleşide, Esra Kürtür, Venüs Ezgi Kurtoğlu, İlyas Algın konuşmacı olacak. Festival saat 21.00’de Doktor Strange: Çoklu Evren Çılgınlığında filminin gösterimiyle sona erecek.
Festival boyunca yetişkinler ve çocuklar için yaratıcı çizim, kolaj ve geri dönüşüm gibi konularda 10 kişilik atölyeler düzenlenecek. Ayrıca Çizgi Roman Okurları Derneği’nin düzenlediği “Çizgi Romanı Yaşatanlar” sergisi, İllüstratörler Platformu’nun düzenlediği “Genç Yeteneklerin Gözünden: Kent, Yaşam, İstanbul” sergisi ve Karikatürcüler Derneği tarafından üç ay önce yaşamını kaybeden usta karikatürist Latif Demirci anısına düzenlenen “Latif Sergi” festival boyunca ziyaret edilebilecek.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un teşviki ve Koç Holding’in desteğiyle düzenlenen, Brigitte Pitarakis ve Selen Ansen’in küratörlüğünü üstlendiği “İsmi Lâzım Değil” sergisi, 11 Aralık’a kadar Abdülmecid Efendi Köşkü’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Bilinmezin büyüleyiciliğine ve tekinsizliğine odaklanan “İsmi Lâzım Değil” sergisi, Bizans döneminin doğaüstü ve bilinmez olana ilişkin sembolik dünyasından hareketle, güncel sanatta bilinmez olanın temsilini sorguluyor. Koç Holding desteğiyle bu sergi için üretilen eserlerin yanı sıra Ömer M. Koç’un koleksiyonuna ait yapıtlar ile Türkiye ve yurt dışındaki kurum, sanatçı ve koleksiyonerlerden ödünç alınan eserler de sergi kapsamında izleyiciye sunuluyor. Serginin günlük hayatta kullanılan bir deyimden aldığı başlığı “İsmi Lâzım Değil”, bilinmezin anlaşılmazlığını ve isimlendirilemez boyutunu yansıtmakla beraber, hiçbir şey açıklamıyor, hiçbir şey tanımlamıyor. Sergi, Bizans’tan günümüze uzanan tarihsel ve kültürel mirastan esinlenerek, biçimlerin, inançların ve temsillerin tarih boyunca nasıl varlığını sürdürdüğünün, göç ettiğinin ve dönüşüm geçirdiğinin izini sürüyor. Gösterme ile gizleme, söyleme ile söylememe arasındaki hassas dengeyi korumayı amaçlayan “İsmi Lâzım Değil”, adı ile serginin nasıl tasarlandığına dair ipuçları veriyor.
Köşkün zemin katında, birinci katında ve bahçesinde, 45’ten fazla sanatçının çeşitli mecralarda ürettiği yaklaşık 100 eser sergileniyor. Bodrum katta yer alan etkileşimli mekânsal deneyim ise izleyicilere Bizans kozmolojisi ve ikonografisine ait kurucu imgeler arasında içine çekilecekleri bir tecrübe sunuyor.
“İsmi Lâzım Değil” sergisini pazartesi günleri hariç 11.00 - 19.00 saatleri arasında 11 Aralık 2022’ye kadar Abdülmecid Efendi Köşkü’nde ziyaret edebilirsiniz.
İKSV tarafından, 2007-2036 Bienal Sponsoru Koç Holding'in desteğiyle düzenlenen 17. İstanbul Bienali, 15 şairin “Şiir Hattı” programı kapsamında yazdığı şiirler ile kamusal alana yayılıyor.
Mevcut sergi mekânlarının yanı sıra farklı formatları bienale dâhil etmeyi amaçlayan 17. İstanbul Bienali için kurgulanan, şair ve yazar Süreyyya Evren'in danışmanlığında hayata geçirilen “Şiir Hattı”, bugüne dair başka türlü haberlere ulaşabilmek için şairlerin zihin dünyasına ve sözcüklerine başvuruyor. Bienalin davet ettiği 15 şair, 2021 yılı boyunca her ay yeni bir şiir kaleme aldı. “Şiir Hattı” başlıklı bu program, şairler Mehmet Said Aydın, Donat Bayer, Zeliha B. Cenkci, Sevinç Çalhanoğlu, Cevat Çapan, Ersun Çıplak, Devrim Dirlikyapan, Haydar Ergülen, Mehmet Erte, Cem Kurtuluş, Bejan Matur, Mustafa Erdem Özler, Gonca Özmen, Anita Sezgener ve Neşe Yaşın’ın katılımıyla gerçekleşti.
İstanbul’un dört bir yanına dağıtılan 200’e yakın şiire, bienalin sona ereceği 20 Kasım tarihine kadar çeşitli dijital ve fiziksel kanallar üzerinden erişilebilecek. Şiir Posterleri Bakırköy’den Beyoğlu’na, Adalar’dan Üsküdar’a, Kadıköy’den Sarıyer’e, kentin farklı noktalarında, sahafların, kitabevlerinin, restoranların, hastanelerin, kafelerin camlarında ve duvarlarında okunabilecek. Şiir Hattı’nın ana mekânı ise İstanbul’un Kurtuluş semtinde bulunan Nostalji Kitap & Kahve. Program kapsamında kaleme alınan tüm şiirlerin elle yazıldığı Şiir Defterleri, Nostalji Kitap & Kafe’de bienal süresince okurlarla buluşacak. Programın tüm şiirlerini elle Şiir Defterlerine Hazal Birincioğlu, Damla Hüsnaltaşdemir, Beyzanur Yoldaş ve Süreyyya Evren geçirdiler.
Kamusal alana yayılacak program kapsamında, kentin birçok farklı noktasında Performistanbul iş birliğiyle “Şiir Hattı” okuma performansları gerçekleştirilecek. Performanslar 20 Kasım’a kadar Gülhane Parkı’ndan Ortaköy Meydanı’na, Moda Sahili’nden İstiklal Caddesi’ne, Sarayburnu ve Beşiktaş kayalıklarından Bebek Parkı’na, Kadıköy-Beşiktaş Vapur Hattı’ndan Gezi Parkı’na birçok farklı noktada gerçekleştirilecek. “Şiir Hattı”nda yer alan tüm mekânların listesine ve “Şiir Hattı” çerçevesinde şiir çevirisi üzerine gerçekleştirilen kapalı bir oturumun kayıtlarına, şiir ve baskı, şiir ve deney, şiir ve kuşku gibi konularda Nostalji Kitap & Kafe’de veya çevrim içi düzenlenen panellere dair güncel bilgilere buradan ulaşılabilir.
Fotoğraf: Hasan Özdağ
Bu sene dokuzuncusu düzenlenecek olan Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BIFED), “Yeşil Barış ve Adalet” sloganı ile 12 - 16 Ekim tarihleri arasında Bozcaada’da gerçekleştirilecek.
Pandemi sebebiyle son iki senedir çevrim içi olarak hayata geçirilen festival, bu sene pandemi öncesinde olduğu gibi Bozcaada’da fiziksel olarak gerçekleştirilecek. Bozcaada Belediyesi organizasyonuyla gerçekleşen festivale seçilen filmler bu yıl da Fethi Kayaalp Büyük Ödülü için yarışacak.
Festival yönetmenliğini Petra Holzer’in, festival koordinatörlüğünü de Ethem Özgüven’in üstlendiği Green Film Network (GFN) üyesi olan BIFED’e, 2022 senesinde 101 ülkeden toplamda 1000’in üzerinde film başvurdu. Başvurular arasında yerel halkların direniş öyküleri, iklim krizi, organik tarımdan Afrika’da kapana sıkışan mültecilere kadar geniş temalardaki filmler yer alıyor. Festivalin Ana Yarışma kategorisinde 15, Panorama kategorisinde 20 ve Türkiye Panorama kategorisinde ise 10 film bu sene izleyiciyle buluşacak. Dünyanın dört bir yanından doğanın ve insanlığın ortak soru ve sorunlarını kendi dillerinde, kendi üslupları ile anlatan ve çözüm arayan filmler festival kapsamında izleyicilerle buluşacak. Yalnızca öğrenci filmlerine açık olan kategori de bu sene yine festival kapsamında yer alacak. Festivalin büyük ödülü Fethi Kayaalp (15.000 TL) ve ikincilik ödülü Madam Melpo (10.000 TL) adına veriliyor. Gaia Öğrenci Ödülü kategorisinin birincisi de 5.000 TL ile ödüllendirilecek. 2022 yılında da iklim krizinin merkezinde yer alan yerli halklar, kadınlar, göç ve mülteciler, festival filmlerinin seçiminde odaklanılan konular arasında yer alıyor.
BIFED, 2020 yılından beri festivalin ana sloganı olan “Savunanları Savun” temasıyla bu yıl da çevre haklarını savunacak ve iklim aktivistlerinin sesi olmaya devam edecek. Festivalin bu seneki sloganı “Yeşil Barış ve Adalet” olarak belirlendi. Ekoloji gerçeklerini belgesel aracılığıyla yaymaya çalışan BIFED, her sene yönetmenleri, kamuoyu ve çevre için mücadele edenleri bir araya getirerek yerel ihtiyaçları ilgilendiren önemli konularda izleyicileri dünyadaki tartışmaya davet ediyor.
BIFED bu yıl belgesellerin yanı sıra atölyeler, paneller ve soru-cevap etkinlikleriyle iklim krizi mücadelesinin kahramanlarını, iklim krizinin önemine ve aciliyetine inanan herkesle Bozcaada’da bir araya getirecek.
BIFED’in Ana Yarışma ve Gaia Öğrenci kategorisinde yarışacak belgeselleri seçecek jüriler ve bu kategorilerdeki belgeseller yakında BIFED’in internet sitesinden yayımlanacak.
İstanbul merkezli bağımsız radyo kanalı Açık Radyo, 17. İstanbul Bienali’ne Radyo Bienal programı ile dahil oluyor.
Açık Radyo, 17. İstanbul Bienali’ne, 2021 yılının mayıs ve ekim ayları arasında her hafta pazartesi günleri yayımlanan, ardından 2022’de İngilizce kayıtları da internete konan 26 haftalık Radyo Bienal programıyla katkıda bulunmaya başladı. Açık Radyo’nun bienal katılımcıları ve dinleyicilerle diyalogu Çemberlitaş semtinde bulunan Barın Han’da kurduğu açık bir stüdyoda devam ediyor. Burada hem canlı yayınlar, radyo performansları ve tartışmalar gerçekleştirilecek hem de radyonun yaklaşık 27 yıllık zengin işitsel ve görsel arşivinden derlenerek hazırlanmış bir yerleştirme çalışması yer alacak. Bu kapsamda, ünlü uluslararası sanatçı ve akademisyen Antoni Muntadas’ın Açık Radyo hakkında 2010 yılında çektiği belgeselin de özel gösterimi yapılıyor. “Açık Radyo - Şimdi ve Burada” başlıklı multi-medya yerleştirmeyle istasyon geçmiş ile –şimdiden gelmiş görünen– gelecek arasındaki uzun ince yolun tam ortasında bir yere konuşlandırılıyor.
13 Kasım’a kadar gerçekleştirilecek canlı yayınlar, dinleyicilerin ve programcıların katılımıyla yapılacak paneller, podcast dinlemeleri, film gösterimi, dans gösterileri ve daha pek çok etkinlik herkesin katılımına açık olarak düzenlenecek.
Orhan Pamuk'un günce tutan ressam yanını, günlük hayatını, şaşırtıcı hayallerini ve deneyimlerini okura ulaştıracak, resimli ve özel hatıra defterlerinden seçilerek hazırlanan Uzak Dağlar ve Hatıralar, Yapı Kredi Yayınları tarafından 22 Eylül’de yayımlanacak.
“Pamuk, on dört yıldır her gün küçük not defterlerine notlar alıyor ve resimler yapıyor. Sayfalarda günlük hayatını, güncel gelişmeleri, duygularını, yazmakta olduğu romanların sorunlarını anlatıyor ve tartışıyor. Bazan roman kahramanlarıyla konuşuyor, bazan bir rüyasını ya da bir yolculuğu anlatıyor, bazan da manzara resmi ya da mutluluk hakkında fikir yürütüyor. Bir sayfadaki resme ya da yazıya üzerinden aylar hatta yıllar geçtikten sonra yeni renkler ve kelimeler de ekliyor. Böylece defter sayfaları yazılarla renklerin ve şekillerin iç içe geçtiği ve yeni mânâların araştırıldığı yoğun, zengin ve benzersiz resimli sayfalara dönüşüyor. Pamuk defterindeki binlerce sayfadan Uzak Dağlar ve Hatıralar adını verdiği bu seçkiyi düzenlerken, özel bir hatırası olan bir rüya üzerinden hayatını bütün açıklığıyla hem kelime hem de resim olarak ortaya koyuyor.”
“Burası bana ait bir dünya. Gizli olduğu için değil, burada en özgür olduğum, bu duyguyla yazı ile resmi birleştirdiğim için.” - Orhan Pamuk