GÜNDEM
  • 03-10-2022

    Kalem Kültür Derneği tarafından düzenlenen Beyoğlu Edebiyat Buluşmaları, 4 - 22 Ekim tarihleri arasında, yediden yetmişe her yaştan edebiyatseveri birbirinden farklı etkinliklerde bir araya getirecek.

    Beyoğlu Edebiyat Buluşmaları; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Fransız Kültür Merkezi, Saint Benoît Fransız Lisesi, Yeditepe Üniversitesi, Beyoğlu Anadolu Lisesi, Neve Şalom Kültür Merkezi’nin katkılarıyla hayata geçen Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleşecek. Beyoğlu Edebiyat Buluşmaları’na; Saint Benoît Fransız Lisesi, Beyoğlu Anadolu Lisesi, Neve Şalom Kültür Merkezi ev sahipliği yapacak.

    Birbirinden farklı etkinliklerinde; Ayça Çakmak, Ayşegül Özkan, Başak Sayan, Defne Suman, Duygu Dalgakıran, Furkan Çalışkan, Gökçe Akgül, Mario Levi, Maryam Madjidi, Mehmet Demirtaş, Murat S. Dural, Özlem Ertan, Rakesh Jobanputra, Selçuk Orhan, Seyhan Bozkurt Jobanputra ve Ümit Türe yer alacak. Katılımcılar, bir yandan atölyelerde eğitim alırken bir yandan da söyleşilere katılıp Beyoğlu’nu gezerek İstanbul’un edebiyat tarihini öğrenecekler. Atölye etkinliklerinin yoğunluklu olduğu bu festivalde, çeviriden öyküye, çizimden edebiyat tarihine birçok şeye dair eğitimler verilecek.

    Beyoğlu Edebiyat Buluşmaları’nın etkinliklerinin tamamı ücretsiz olacak. Salonlar kapasitesi ile sınırlı olacağı için lcv ve detaylı bilgi için info@itef.com.tr adresine mail atabilirsiniz.

    Beyoğlu Edebiyat Buluşmaları Etkinlik Programı

    4 Ekim 2022, Salı
    Saat: 10.00 – 12.00
    Yer: Saint Benoît Fransız Lisesi – Konferans Salonu
    Yazar: Maryam Madjidi
    Program: Maryam Madjidi ile Yazı Atölyesi
    Yazar Maryam Madjidi, öğrencilerle, göç ve göç etme konularını yazmak üzerine bir atölye çalışması yapacak.
    Not: Etkinlik Fransızca olacaktır.

    4 Ekim 2022, Salı
    Saat: 18.30 – 20.00
    Yer: Beyoğlu Anadolu Lisesi -  Konferans Salonu
    Yazar: Selçuk Orhan
    Moderatör: Ayça Çakmak
    Program: Doğu Batı, İstanbul: Müderris ve Vitüöz

    Selçuk Orhan, ünlü Macar besteci ve piyanist Franz Liszt’in 1847’deki İstanbul ziyareti üstüne kurguladığı Müderris ve Virtüöz romanını merkeze alarak tarihe kurmaca üstünden bakmanın yollarını tartışacak. Batı müziği, Osmanlı İstanbul’u, kölelik, gizli örgütler, iktidar-kitle ilişkileri, geçmişle geleceğin savaşı, finans-kapital çekişmeleri ve bitmeyen Doğu-Batı sorunu gibi konuları roman yazarı gözüyle inceleyip, kurmacanın sunduğu sonsuz imkânlar içinde bir araya getirmenin yollarını yazarın kendisinden dinleyeceğiz.

    6 Ekim 2022, Perşembe
    Saat: 16.00 – 18.00
    Yer: Neve Şalom Kültür Merkezi
    Program: İstanbul Bir Masaldı – Mario Levi ile Söyleşi
    Yazar: Mario Levi
    Yazar Mario Levi, Neve Şalom Kültür Merkezi’nde yapacağı konuşmada, Sefarad Yahudilerinin İstanbul’daki beş yüz otuz yıllık varlığına dair bilgiler verecek ve hikâyeler anlatacak. Mario Levi, günümüzde halen varlığını sürdüren Ladino diline dair bilgilerini de dinleyicilerle paylaşacak.

    8 Ekim 2022, Cumartesi
    Saat: 10.00 – 15.00
    Yer: Saint Benoît Fransız Lisesi
    Eğitmenler: Seyhan Bozkurt Jobanputra ve Ümit Türe Pekel
    Konuk Çevirmen: Rakesh Jobanputra
    Program: Gençler ile Çeviri Atölyesi (Türkçe-İngilizce Çeviri)
    10.00 – 12.00 Metin Analizi ve Taslak Çevirilerin Değerlendirilmesi
    12.00 – 13.00 Öğle arası
    13.00 – 15.00 Çevirilerin Tartışılması ve Öğrenci Sunumları

    Yeditepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Çeviribilimi Bölümü öğretim üyeleri Seyhan Bozkurt Jobantura ve Ümit Türe Pekel tarafından seçilen Türkçe edebi metinler, uzmanlar eşliğinde 5 kişilik gruplar halinde İngilizceye çevrilecek. Etkinlik sonunda çeviriler tartışılıp değerlendirilecek.

    9 Ekim 2022, Pazar
    Saat: 17.00 – 18.30
    Yer: Beyoğlu Anadolu Lisesi - Konferans Salonu
    Arkeolog-Yazar: Özlem Turan
    Moderatör: Murat S. Dural
    Program: Antik Dönem ve Mitolojide İstanbul – Özlem Turan ile Söyleşi

    Antik dönemde, tarihi yarımada ve Kadıköy dâhil olmak üzere, İstanbul’un geniş bir kesimi sütunlu ve görkemli yapılarla doluydu. Topkapı Sarayı’nın denize bakan yamaçlarında büyük bir antik tiyatro vardı. Tüm bunları, aralarında Dionysos Byzantios, Strabon ve Herodot’un da olduğu antik çağ yazarlarından kalan metinlerden öğreniyoruz. Konuşmamızda, İstanbul’un antik dönemini, antik yazarların verdiği bilgilerden, mitolojiden, efsanelerden ve arkeolojik verilerden örnekler vererek anlatacağız.

    9 Ekim 2022, Pazar
    Saat: 19.00 – 21.00
    Yer: İstiklal Caddesi ve yan sokaklar
    Rehber: Ayşegül Özkan
    Program: Literary Tour in Beyoğlu – İngilizce Edebiyat Turu
    Ayşegül Özkan’ın İngilizce olarak aktaracağı rehberliğiyle, Beyoğlu sokaklarını gezip, sayısız esere ilham veren Beyoğlu’nun edebiyattaki izlerini süreceğiz.

    10-13 Ekim 2022, Pazartesi-Perşembe
    Saat: 18.30 – 21.00
    Yer: Beyoğlu Anadolu Lisesi - Konferans Salonu
    Yazar: Defne Suman 

    Program: Defne Suman ile Öykü Atölyesi
    10 Ekim Pazartesi: İlham Nereden Gelir?
    11 Ekim Salı: Bellek-Mekân İlişkisi ve Yaratıcılık
    12 Ekim Çarşamba: Olay Örgüsü ve İlk Taslak
    13 Ekim Perşembe: Sunumlar ve İkinci Taslak Çalışmaları

    Öykü yazmak biraz da atmosfer yaratmaktır. Öykü dünyamızı hayal etmeye onu soluyarak başlarız. Nasıl bir mekân? Neden o mekân? Dışarıda hava serin mi, tipi mi var, bahar alerjisini artıran bir rüzgâr mı esiyor? İçerisini ısıtan bir soba mı yoksa perdeleri solduran güneş mi? Mekâna giren karakterin aklına neler üşüşüyor? Belleğin koku ve mekânla ilişkisi var mıdır? Nasıldır? Bu soruları okurken bile ilhamınız kabarmaya başladı mı? O zaman sizi mekân-bellek-ilham atölyemize, içinizden geçenleri kâğıda dökmeye çağırıyoruz.

    15 Ekim 2022, Cumartesi
    Saat: 10.00 – 15.00
    Yer: Saint Benoît Fransız Lisesi
    Eğitmen: Seyhan Bozkurt Jobanputra ve Ümit Türe Pekel
    Konuk Çevirmen: Duygu Dalgakıran
    Program: Gençler ile Çeviri Atölyesi (İngilizce-Türkçe Çeviri)
    10.00 – 12.00 Metin Analizi ve Taslak Çevirilerin Değerlendirilmesi
    12.00 – 13.00 Öğle arası
    13.00 – 15.00 Çevirilerin Tartışılması ve Öğrenci Sunumları

    Yeditepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Çeviribilimi Bölümü öğretim üyeleri Seyhan Bozkurt Jobantura ve Ümit Türe Pekel tarafından seçilen İngilizce edebi metinler, uzmanlar eşliğinde 5 kişilik gruplar halinde Türkçeye çevrilecek. Etkinlik sonunda çeviriler tartışılıp değerlendirilecek.

    16 Ekim 2022, Pazar
    Saat: 17.00 – 18.30
    Yer: Beyoğlu Anadolu Lisesi - Konferans Salonu
    Yazar: Furkan Çalışkan
    Program: Şehirlerde Edebiyat Yolu – Furkan Çalışkan ile Söyleşi
    Şair ve yazar Furkan Çalışkan, sanatçının şehir ile olan ilişkisini irdeleyerek, mekân deneyiminin sanatsal üretimdeki izlerini sürecek.

    16 Ekim 2022, Pazar
    Saat: 19.00 – 21.00
    Yer: İstiklal Caddesi ve yan sokaklar
    Rehber: Ayşegül Özkan
    Program: Literary Tour in Beyoğlu – İngilizce Edebiyat Turu
    Ayşegül Özkan’ın İngilizce olarak aktaracağı rehberliğiyle, Beyoğlu sokaklarını gezip, sayısız esere ilham veren Beyoğlu’nun edebiyattaki izlerini süreceğiz.

    18 Ekim 2022, Salı
    Saat: 10.00 – 12.00
    Yer: Saint Benoît Fransız Lisesi
    Çizer: Gökçe Akgül
    Program: Gökçe Akgül ile Karakter Tasarımı Atölyesi
    Bir karakter tasarımı nasıl yapılır? Karakteri tasarlarken hangi aşamalardan geçeriz? Nelere dikkat etmeliyiz? Gökçe Akgül ile birlikte, eskiz aşamasından çizgi ve renk aşamasına kadar çizim yapacağınız Karakter Tasarımı Atölyesi’nde ihtiyacınız olan üç şey var: Kağıt, kalem ve ateş parçası bir çizer. 

    22 Ekim 2022, Cumartesi
    Saat: 15.00 – 16.30
    Yer: Beyoğlu Anadolu Lisesi - Konferans Salonu
    Yazar: Başak Sayan
    Moderatör: Mehmet Demirtaş
    Program: Tasavvuf ve Kuantum - Başak Sayan ile Söyleşi
    ​1911 yılında “Atomun büyük kısmı boşluktur,” diyerek hem fizik dünyasında hem de hayatlarımızda çığır açan Nobel ödüllü fizikçi Ernest Rutherford, bu büyük buluşundan tam 411 sene evvel, henüz dünyanın yuvarlaklığı dahi kabul edilmemişken, İmam Rabbani adında bir sufinin “Maddenin için dolu gözüktüğü kadar boştur,” dediğini duysaydı ne yapardı? Bilim ve din asla bir araya gelmeyecek iki kavram gibi gözükse de sandığımızdan daha yakın olabilir mi?  

    0
    0
    2729
  • 03-10-2022

    Anadolu saykedelik müziğinin öncülerini, İngiliz müzik sahnesinin genç sanatçılarıyla bir araya getiren Air Anatolia, 14 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde, 18 Kasım tarihinde ise Londra’da EFG Londra Caz Festivali kapsamında Royal Festival Hall’de müzikseverlerle buluşacak. 

    Zorlu PSM, EFG Londra Caz Festivali ve Gülbaba Records’ın iş birliği ve British Council’ın desteği ile hayata geçirilen Air Anatolia projesi, Türk ve İngiliz müzisyenlerin aranjmanlarıyla etkileyici performanslara ev sahipliği yapacak. Anadolu Pop müziğinin ritmik, melodik ve doğaçlama özelliklerini İngiltere cazının dinamizmi ve yaratıcılığıyla birleştirerek Anadolu saykedelik müziğine yeni bir bakış sunacak projede, ikonik şarkıların füzyon düzenlemeleri yer alacak. Zorlu PSM, geçtiğimiz mayıs ayında EFG Londra Caz Festivali ile yaptığı iş birliği kapsamında gerçekleşen konserlerinin ardından, Air Anatolia projesi ile bu iş birliğine farklı bir boyut kazandırıyor. Air Anatolia projesi hem İstanbul’daki hem de Londra’daki müzikseverlere kültürlerarası bir deneyim yaşatarak kültürel benzerlikler ve farklılıklar üzerinden bir bağ kurmayı amaçlıyor.

    Müzik direktörlüğünü Türkiye'den VEYasin (ModeXL, Hey! Douglas) ile Tolga Böyük’ün (Islandman) ve İngiltere’den Al MacSween’in (Maisha, Kefaya) yürüttüğü Air Anatolia projesi kapsamında İngiltere ve Türkiye’den önemli müzisyenler bir araya gelerek sahne alacak. Projede, Anadolu saykedelik müziğin efsanevi grubu Moğollar’dan Cahit Berkay; Cem Karaca’nın kurduğu Kardaşlar ve Barış Manço’nun kurduğu Kurtalan Ekspres ile yaptığı çalışmalarla tanınan Ahmet Güvenç; Türkiye’nin ve dünyanın sayılı perküsyon ustalarından Okay Temiz; modern Türk müziğinin yükselen isimlerinden Melike Şahin; Türkiye müzik sahnesini bir diğer ikonik grubu Baba Zula’nın kurucu üyesi Murat Ertel; İngiliz müzik sahnesinin yenilikçi müzisyenleri Jake Long ve Chelsea Carmichael, Yunan asıllı İngiliz kontrbas sanatçısı ve besteci Thodoris Ziarkas, Tamar Osborn, Yazz Ahmed, Dunja Botic, Eralp Güven, Erdem Başer ve Ekin Eti ile Anadolu geleneklerini yeni nesle aktaran Derya Yıldırım, Tolgahan Çoğulu ve Muhlis Berberoğlu, 14 Ekim’de Zorlu PSM’de aynı sahneyi paylaşacaklar. 

    ​Air Anatolia konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2257
  • 03-10-2022

    Bilge Alkor’un “sahneleme” olarak tanımladığı foto-resimlerden oluşan “Hoffmann’ın Masalları & Tango de la Rose” başlıklı sergisi 5 Ekim - 12 Kasım tarihleri arasında Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.

    “Hoffmann’ın Masalları & Tango de la Rose” sergisinde Bilge Alkor, Alman romantik yazar E.T.A. Hoffmann’ın 200. ölüm yıl dönümü anısına beş masalını bir araya getirerek, onlara imgelerle yanıt veriyor. Disiplinlerarası diyalogdan beslenen sanatçı; sinema, edebiyat, müzik ve görsel sanatları iç içe geçmiş bir şekilde üretimlerine yansıtıyor. Tekinsizlik, bilinçaltı/bilinçüstü, rüya, dualite, ruh ikizleri gibi temaların ağırlıkta olduğu “Hoffmann’ın Masalları & Tango de la Rose” sergisi, metinlerle görsellerin, kelimelerle renklerin, seslerle çizgilerin birbirine karıştığı, sanatçının üretim dünyasının kapılarını aralayan, adeta atölyesini galeri salonuna taşıyan bir sergilemeyle izleyiciyle buluşuyor.

    Sigmund Freud’un “edebiyattaki tekinsizliği yaratmanın rakipsiz ustası” olarak bahsettiği Hoffmann, masallarını düş ile gerçek arasında kurgularken, korku ve gizem ögelerini biçemine yerleştiriyor. Bilge Alkor, Hoffman’dan ilham alarak hazırladığı “Hoffmann’ın Masalları & Tango de la Rose” sergisinde beden, hareket ve ölümün dansını imgelerle kurulu bir koreografi olarak izleyiciye sunuyor. Sergide Hoffmann’ın “Doge ve Dogaressa”, “Altın Çanak”, “Kum Adam”, “Prenses Brambilla”, “Matmazel Scuderi” masallarını kendi özgün diliyle resmeden sanatçı, “Tango de la Rose” başlıklı altıncı öyküyü de kendisi yazıyor.

    Bilge Alkor’un “Hoffmann’ın Masalları & Tango de la Rose” başlıklı sergisini 5 Ekim - 12 Kasım tarihleri arasında Ekavart Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.

    Adres: Askerocağı Cad. Ritz Carlton Otel, Süzer Plaza No:15 Gümüşsuyu/İstanbul

    Künye:
    1. Anselmus serisinden (Altın Çanak), 2022, arşivsel pigment baskı, 69x80 cm
    2. Tango de la Rose serisinden, 2022, arşivsel pigment baskı, 40x62 cm
    3. Rene Cardillac serisinden (Matmazel Scuderi), 2022, arşivsel pigment baskı, 75x65 cm

    0
    0
    2110
  • 03-10-2022

    Shaun Tan'in sanatseverin belleğinde iz bırakan Uzak kitabının eskizlerinden oluşan Uzak Bir Diyardan Eskizler, Damla Kellecioğlu’nun çevirisiyle Desen Yayınları’ndan çıktı.

    Sözsüz bir anlatının yıllar içerisindeki evrimini gözler önüne seren Uzak Bir Diyardan Eskizler; bir sanatçının yaratım serüvenine ve nihai bir eserin ortaya çıkışına tanıklık ettiriyor. Tan, tasarladığı görüntülerin sessiz dilini çözmemize kılavuzluk ettiği bu çalışmasında ayrıca, resimlediği büyülü evrenin arkasındaki gizleri de birer birer açıklığa kavuşturuyor.

    Değişik göçmen öykülerinden damıtılarak evrensel bir anlatıya dönüşen Uzak kitabına bambaşka gözlerle ''yeniden'' bakılmasını sağlayan Uzak Bir Diyardan Eskizler, her detayı karakalemle çizilmiş kült bir eserin ortaya çıkış hikâyesini ortaya çıkarıyor. Küçük motiflerden tamamlanmış sanat eserlerine pek çok etkileyici çalışmaya sayfalarında yer veren kitap, uzun soluklu bir projenin adım adım izini sürüyor.

    ''Uzak'ı yaratım sürecinin tüm aşamalarını görmenin başkaları için de büyüleyici olabileceğini hayal ediyorum.''

    0
    0
    2215
  • 02-10-2022

    Almanya’nın en ünlü festivallerinden Oktoberfest, 8 - 9 Ekim tarihlerinde Volkswagen Arena’da müzikseverlerle buluşacak.

    Türk pop müziğinin önemli isimlerinden Göksel, 70’li yılların saykodelik, funk ve soul şarkılarını güncel alt yapı ile tekrar düzenleyen Hey! Douglas, Türk rock müziğin önemli gruplarından Redd ve Türk alternatif rock grubu Yaşlı Amca bu yılki festivalde sahne alacak. Konserler öncesinde Metehan Mert Çakır, sonrasında ise Dj Subbass ile Oldies partileri festival katılımcıları ile buluşacak.

    Oktoberfest’te iki gün boyunca canlı müzik, yaratıcı atölyeler ve daha birçok sürpriz etkinlikler katılımcılarla buluşacak. Oktoberfest biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4956
  • 02-10-2022

    MUBI, ekim ayında sinemaseverleri merakla beklenen filmler ile buluşturmaya devam ediyor. Dünya prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde FIPRESCI Ödülü’nü kazanan Okul Tıraşı, Deniz Tortum’un 41. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Kısa Film seçilen Our Ark, Rıdvan Karaman’ın belgeseli Kimsesizler Oteli, Rahul Jain’den Görünmez Şeytanlar, Ramon Zürcher ve Silvan Zürcher’den Örümcek ve Kız, Julie Ha’nın Sundance’te dikkat çeken gerçek suç belgeseli Chol Soo Lee'yi Serbest Bırakın MUBI’nin ekim programında yer alıyor.

    Ekim programında; usta yönetmen Aleksey German Jr. imzalı Ev Hapsi, çağdaş sanat dünyasının yıldızlarından Martine Syms’in yönettiği The African Desperate, Carlos Saura’nın 30’dan fazla çizim ve fotoğrafı bir animasyona dönüştürdüğü Rosa Rosae: İspanyol İç Savaşı, 50’li yıllardan Altın Küre ödüllü bu Fin klasiği Beyaz Ren Geyiği, George A. Romero imzalı beyazperdede zombi sevdasını başlatan film Yaşayan Ölülerin Gecesi, Fax Bahr, Eleanor Coppola ve George Hickenlooper imzalı Hearts Of Darkness: A Filmmaker’s Apocalypse, Arjantinli futbol efsanesi Diego Maradona hakkında daha önce hiç görülmemiş arşiv görüntülerini içeren bu Asif Kapadia belgeseli Diego Maradona bulunuyor.

    Sinemada ihtirasın, renklerin, kontrolden çıkarak hayatların yönünü değiştiren duyguların şairi Pedro Almodóvar, 15 filmlik bir seçki ile MUBI’de izleyiciyle buluşacak. Antonio Banderas, Penélope Cruz ve Gael García Bernal gibi pek çok yıldızın yer aldığı bu özel Almodóvar seçkisi, izleyiciye çağımızın en tutkulu hikâye anlatıcılarından birinin tuvalinde katman katman duyguları keşfetme fırsatı sunuyor.

    “Yeni Sinemacılar” oluşumunun önemli yönetmenlerinden Seren Yüce’nin ilk filmi Çoğunluk ve altı yıl sonra çektiği ikinci filmi Rüzgarda Salınan Nilüfer ekim ayında MUBI’de gösterime girecek.

    MUBI Ekim Programı:
    1 Ekim - Ev Hapsi (House Arrest, 2021)
    2 Ekim - Yankesici (Pickpocket, 1959)
    3 Ekim - Dalida (2016)
    4 Ekim - Görünmez Şeytanlar (Invisible Demons, 2021)
    5 Ekim - Kötü Alışkanlıklar (Entre tinieblas, 1981)
    6 Ekim - Caravaggio (1986)
    7 Ekim - Chol Soo Lee'yi̇ Serbest Bırakın (Free Chol Soo Lee, 2022)
    8  Ekim - Çoğunluk (2010)
    9  Ekim - Van Gogh: Sonsuzluğun Kapısında (At Eternity's Gate, 2018)
    10 Ekim - Bunu Hak Edecek Ne Yaptım? (¿Qué he hecho yo para merecer esto?, 1984)
    11 Ekim - Yuli (2018)
    12 Ekim - Rosa Rosae: İspanyol İç Savaşı (Rosa Rosae. La guerra civil,​​2021)
    13 Ekim - Our Ark (2021)
    14 Ekim - Arzunun Kanunu (La ley del deseo, 1987)
    15 Ekim​​- Beyaz Bant (Das weisse Bant, 2009)
    16 Ekim - Kimsesizler Oteli (2018)
    17 Ekim - Teyze (2013)
    18 Ekim - Dehşet Odası (Green Room, 2015)
    19 Ekim - Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar (Mujeres al borde de un ataque de nervios, 1988)
    20 Ekim - Nehir (Ozen, 2018)
    21 Ekim - The African Desperate (2022)
    22 Ekim - Okul Tıraşı (2021)
    23 Ekim - Hearts of Darkness: A Filmmaker's Apocalypse (1991)
    24 Ekim - Yuva Öğretmeni (Haganenet, 2014)
    25 Ekim - Beyaz Ren Geyiği (Valkoinen Peura, 1952)
    26 Ekim - Yüksek Topuklar (Tacones Lejanos, 1991)
    27 Ekim - Kan ve Siyah Dantel (Sei donne per l'assassino, 1964)
    28 Ekim - Rüzgarda Salınan Nilüfer (2016)
    29 Ekim - Örümcek ve Kız (Das Mädchen und die Spinne, 2021)
    30 Ekim - Diego Maradona (2019)
    31 Ekim - Yaşayan Ölülerin Gecesi (Night of the Living Dead, 1968)

    Tag: MUBI
    0
    0
    1952
  • 02-10-2022

    Barbaros Altuğ’un biz burada iyiyiz’le başlayan üçlemesinin son kitabı ve sekiz sene aradan sonra Türkçe yayımlanacak ilk kitabı yabancı, İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    yabancı; askeri darbe teşebbüsünün ardından birkaç günlüğüne gitmeye karar verdikleri yurt dışından dönemeyen üç kadın arkadaşın hikâyesini anlatıyor.

    Dunya, Tuba ve Suna’nın Cihangir’de başlayan yolculuğu, önce Portekiz’e, oradan Hindistan’a ve Berlin’e uzanıyor. Tuba ve Dunya’nın birlikte hazırladıkları bir haber dosyasına, evleri basılarak el konulduktan sonra bir daha evlerine dönemeyeceklerini anlayan üç kadının her biri kendine yeni bir yaşam yolu çiziyor. Roman boyunca sesini daha çok duyduğumuz Dunya’nın Berlin günleri, 1980 Darbesi’nin ardından annesiyle birlikte bu şehre göç ettiği zamanlara ait anıların yeniden ve farklı bir biçimde ortaya çıkmasına sebep oluyor. Altuğ; gazeteci ve yazarların içine düştüğü durumları, sürgün yaşamını, ırkçı tavrın yıkımını, queer kimliğin maruz kaldığı şiddeti ve dostluğun gücünü tarih için bir günlük kaydederek anlatıyor romanında.

    “Bir dilin anıları, koku anısına benziyor; bir sözcük duyunca çocukluğuna, güvende hissettiğin yerlere dönüyorsun. Çocuklukta konuştuğun dilde konuşacak biri yoksa? Ya kendi kendine konuşursun ya da benim yaptığım gibi kendi kendine yazarsın. Benim dedem de muhtemelen kendi kendine konuşuyordu, ben şimdi kimseye söyleyemediklerimi yazıyorum. İçimizdeki karanlık ve aydınlık tarihi hatlar kendi içimize yaptığımız kazıyla çıkıyor ortaya, öyle umuyorum, varlığının farkında bile olmadığım hücrelerden, kendi varoluşumu anlamlandırmaya çalışmak. Belki de beyhude bir çaba, belki asla bulamayacağım bir yanıt.” 

    0
    0
    2963
  • 01-10-2022

    İsviçreli sanatçı Ursula Solterman Katipoğlu’nun “Maviden Kırmızı Dalgaya” başlıklı resim sergisi 1 Ekim - 22 Ekim tarihleri arasında Galeri Diani’de sanatseverlerle buluşacak.

    Sergide Ursula Solterman Katipoğlu edindiği deneyimleri yalınlaştırıp, son zamanlarda tüm dünya ve Türkiye’de insan kaynaklı yaşanan faciaların etkilerini dinginleştirerek, yaşama sevinciyle birleştiriyor. Sanatçı paletindeki renkleri ana renklere yaklaştırıp zaman ve mekân öğelerini birbiri içinde eriterek izleyiciye aktarıyor. “Renk benim için her şeydir” diyen sanatçı, sanatsal dilinin tuvale aktarımında her zaman için öncelikle renklerle düşünüp, sonrasında renklerin uyum ahenk ve zıtlığını, açık koyu dengelerini kurup formlarını ona göre yerleştirdiğini belirtiyor.

    Kendini bir anlamda peyzaj ressamı olarak adlandıran sanatçı eserlerinin çoğunun soyut ve somut arasında ince bir çizgide dururken daha çok soyut olarak adlandırabileceğini söylüyor.

    Sanatçı “Maviden Kırmızı Dalgaya” sergisinde İstanbul’da ve Türkiye’de yaşadığı otuz yılı aşan zaman diliminden ve özellikle son dört yılda eşi ressam Yusuf Katipoğlu’nu kaybedip pandemiyi yaşadıktan sonra, içindekileri akıtarak yaşama bağlanmasının, umut etmesinin göstergesi olarak, yumuşak bir dalga formunda karşımıza çıkan kırmızı bandı yoğunlukla kullandığını belirtiyor.

    Ursula Solterman Katipoğlu sergi hakkında şunları söylüyor: “Türkiye’nin bana verdiği renkleri yaşam sevinci ve doğasının zenginliği, dağlar ovalar tektonik oluşumları, eski çağların yerleşimleri (örneğin Göbeklitepe), eski kent yerleşimleri, kalıntılar ve hâlâ toprak altında kalan medeniyetler ve tabii ki İstanbul’da yaşamak sanatımın üzerinde derin izler bıraktı ve ben bunları soyutlaştırarak yapıtlarıma aktardım.”

    Ursula Solterman Katipoğlu’nun “Maviden Kırmızı Dalgaya” sergisini 1 Ekim - 22 Ekim tarihleri arasında Galeri Diani’de ziyaret edebilirsiniz.

    ​Adres: Bostanbaşı Caddesi No 3/D Beyoğlu/İstanbul

    0
    0
    1644
  • 01-10-2022

    Northrop Frye’ın ilk olarak 1980 Larkin-Stuart Konferansları olarak sunduğu, sanatta yaratma kavramı üzerine zihin açıcı ve düşündürücü bir bakış açısı kazandırdığı kitabı Yaratma Yeniden Yaratma, Kemal Atakay’ın çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

    ​Edebiyat teorisine yaptığı dahiyane katkılarla, yaşadığı yüzyılın öncü kuramcılarından olan Northrop Frye, bu kitapta “yaratma” kelimesini kuşatan düşünceler ve imgeler bütününün, edebiyatın yapısını ve imge düzenini nasıl etkilediğini irdeliyor. Geleneksel varsayıma göre doğa, gerçeklik, kurulu düzen, olağan gidiş ve varoluşun kabul etmemiz gereken verileri ile bağlantılı gördüğümüz her şey, yaratmaya, başlangıçta evreni var etmeye yönelik tanrısal edime geri gitmelidir. “Yaratıcı” kelimesi insani faaliyetlere uygulandığında, insani olarak yaratıcı olan, “yaratma” kavrayışımızı derinden sarsan her ne ise odur; yaratmanın tersine çevrilmesi veya etkisiz kılınmasıdır. Bu bizi şöyle bir sonuca götürür: İnsan başarısının az sayıdaki olağanüstü biçimlerinden biri gibi görünen şey -sanatlara özgü yaratma- aslında bir tür yaratmamadır.

    0
    0
    1406
  • 30-09-2022

    MUBI, usta yönetmen Metin Erksan’ın ölümünün 10. yılında Sevmek Zamanı filmini 4K kalitesinde restore etti.

    Hiçbir zaman dağıtım imkânı bulamamış ve geniş kitlelerle buluşamamış 1965 yapımı Sevmek Zamanı filmi, MUBI tarafından Ahmet Hızarcı’nın danışmanlığında Post Prodüksiyon iş birliğiyle, son teknoloji yazılım ve teknikler eşliğinde restore edildi. Çok yakında MUBI’de 190’dan fazla ülkede yayımlanacak olan Sevmek Zamanı, dünya prömiyerini ise 20 Ekim Perşembe günü Lumiere Film Festivali’nde yapacak.

    ​Restorasyon kapsamında öncelikle yıkama, baskı ve saklama koşullarından kaynaklanan fiziksel hasarlar belirlendi. Zaman içinde kırılgan hâle gelen negatifler tarama öncesinde özel kimyasallar ile geçici olarak yumuşatıldı. 35mm negatif film 4K tam çerçeve olarak tarandı. Renk ve parlaklık ayarları gerekli sınırlara getirildi, gölgeler düzeltildi. Filmin stabilizasyon sorunları özel yazılımlarla giderildi. Ses, renk ve manuel restorasyon toplamda beş aylık bir süreç içinde tamamlandı. Filmin orijinal negatifinde olmayan giriş jeneriği de Metin Erksan’ın öngördüğü şekilde özel olarak hazırlanarak filme eklendi. Zeynep Özlem Havuzlu’nun yardımları ve Ahmet Hızarcı’nın danışmanlığıyla yürütülen restorasyon projesi, Metin Erksan’ın vasiyetine ve Sevmek Zamanı’nın çekildiği 1965 yılının geleneksel dokusuna sadık kalınarak gerçekleştirildi.

    0
    0
    7469
DAHA FAZLA
Geldanlage