GÜNDEM
  • 13-10-2022

    Bösendorfer sanatçısı Emre Yavuz ile Andante Klasik Müzik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni ve müzik yazarı Serhan Bali, konser ve söyleşiyi bir araya getiren etkinlik “Noble & Sentimental” kapsamında 19 Ekim Çarşamba akşamı Arter’in Sevgi Gönül Oditoryumu’nda müzikseverlerle buluşacak.

    Etkinlikte Emre Yavuz tarih boyunca klasik müzik üretiminin başlıca merkezleri arasında yer alan Viyana ile önemli temaslarda bulunmuş bestecilerin yapıtlarını dinleyicilere sunacak. Serhan Bali de eser aralarında kısa söyleşiler ve konser repertuvarı üzerine vereceği bilgiler ile etkinlikte Emre Yavuz’a eşlik edecek. Kronolojik bir müzikal yaklaşım benimsemek yerine, bestecilerin bireysel üretimlerine ve eserlerin otonom niteliklerine odaklanan “Noble & Sentimental” başlıklı etkinliğin farklı müzikal üretimlere yer veren repertuvarı, neoklasisist-empresyonist besteci Maurice Ravel’in (1875–1937) hayallerindeki Viyana’yı temel alıyor.

    2017 yılında 15. Kissingen Piyano Olimpiyatları’nda (Kissinger KlavierOlymp) birinci olan Emre Yavuz, ömrünün tamamını Viyana’da geçirmiş ya da klasik müzik alanında yeniliğin başkenti sayılan bu şehirle önemli temaslarda bulunmuş Beethoven, Haydn, Brahms, Schönberg ve Schubert gibi isimlerin yapıtlarını dinleyicilerle buluşturacak. Program bu bestecilerin eserlerindeki tını ortaklığı, estetik değerler ve tematik bütünlük üzerinden Ravel’in hayallerindeki Viyana’yı tasvir ediyor.

    19 Ekim Çarşamba saat 19:30’da Arter Sevgi Gönül Oditoryumu’nda gerçekleşecek olan “Noble & Sentimental” etkinliğinin biletleri için 0212 708 58 01 numaralı telefondan veya biletler@arter.org.tr adresi üzerinden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Ayrıca etkinliğin biletleri fiziksel olarak Arter’den de temin edilebilir.

    ​Arter’in güncel programlarına hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1364
  • 13-10-2022

    Küratörlüğünü Naz Kocadere’nin üstlendiği “Su Akar Dilini Bulur” başlıklı grup sergisi 19 Kasım tarihine kadar Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    Ağırlıklı olarak Hollanda ve Türkiye’de yaşayan ve üreten sanatçıların yapıtları vesilesiyle dil, iletişim ve ifade biçimlerinin su, akışkanlık ve işitsellik üzerinden çeşitli aktarımlarını araştıran sergi, Özgür Atlagan, Annabelle Binnerts, Ulufer Çelik, Eser Epözdemir, Giovanni Giaretta, Itamar Gov, Fatoş İrwen, Şafak Şule Kemancı, Merve Kılıçer, Marina Papazyan, Merve Ünsal ve Müge Yılmaz’ın eserlerini bir araya getiriyor.

    17. İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak düzenlenen, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu tarafından desteklenen “Su Akar Dilini Bulur”, sanatçıların sergiye özel olarak ürettikleri ya da yakın dönemde gerçekleştirdikleri mekâna özgü yerleştirme, ses enstalasyonu, fotoğraf kitabı, video, heykel, resim ve performans belgelerinden oluşuyor.

    Murathan Mungan’ın Hamamname romanında, yüzyıllardır yaşayan bir su cininin anlatımı üzerinden İstanbul’un hamam tarihini yansıttığı yeni dil arayışı ile Beyoğlu-Pera bölgesinin tanık olduğu politik ve ekonomik değişim süreçlerinin etkisiyle yaşanan demografik dönüşümün izini süren Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nin mesken edindiği bina, serginin çerçevesini besliyor. Bu binanın birinci katında düzenlenen sergide yer alan yapıtların arasındaki diyalogda suyun hafızasında saklanan dilin arayışı gözlenebiliyor. Cinsiyet normları, geleneksel kodlar ve kültürel dayatmaların kısıtladığı bir düzeni reddeden muzip heykeller, absürt video ve imgeler, mekânın kulağı olmaya meyilli yerleştirmeler ve sessizliği yankılanan fotoğraflar yeni olasılıkların yolunu çiziyor.

    “Su Akar Dilini Bulur” sergisi kapsamında Türkçe ve İngilizce olarak basılacak, sergide yer alan sanatçıların eserlerine dair detaylı bilgiler, davet edilen yazar ile birlikte küratör Naz Kocadere’nin metinlerin yer aldığı bir kitapçık Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nin desteğiyle yayımlanacak. Bu kitapçık, serginin kamusal programı kapsamında 20 Ekim Çarşamba günü düzenlenecek söyleşi etkinliğinde sanatseverlere sunulacak.

    “Su Akar Dilini Bulur” başlıklı grup sergisini 19 Kasım tarihine kadar Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1760
  • 13-10-2022

    Tina Vallès’in evden çalışmaya, kitaplara ve kuşaklar arası arkadaşlığa dair gizemli ve muzip hikâyesi Bay Evdeyokum'un Post-it'leri, Christian Inaraja’nın resimleriyle ve Emrah İmre’nin çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.

    8 yaş ve üstü genç okurlara hitap eden kitap, merdiven sahanlığında gidip gelen notlarla başlayan bir arkadaşlığı anlatıyor.

    Clàudia'nın yaşadığı binanın önüne bir nakliye aracı yanaşır. Görünen o ki yeni bir komşuları vardır artık! Peki acaba nasıl biridir bu yeni komşu? Ne işle meşguldür? Yalnız mı yaşayacaktır? Gizemli komşu koliler dolusu kitabı da beraberinde getirmiştir. Clàudia onun kim olduğunu öğrenmekte kararlıdır. Fakat bu gizemi çözmek sandığı kadar kolay olmayacaktır çünkü yeni komşu evde hiç yok gibidir. Bir haftanın sonunda, Clàudia'nın onunla ilgili öğrendiği tek şey post-it'lerle iletişim kurduğudur. Dijital çağda hâlâ not kâğıtları gönderen biri, biraz tuhaf değil mi?

    “Clàudia eve dönerken evden çalışma konusuna kafa yoruyor. Ne demek ki bu? Evden yapılabilen işler hangileri acaba? Annesiyle babası hep evde yapılacak sürüyle iş olduğunu söyleyip Clàudia'nın yardım etmesini isterler. Tabii onların kastettiği sofra kurmak, çamaşırları katlamak, yerleri süpürmek gibi işlerdir. Şehirden kitaplarını yüklenip gelen bu adamın işi ev temizlemek değildir herhalde. Ne zor bir bilmece! Clàudia, Jordi Enişte'yle konuşmak için ertesi güne kadar bekleyebileceğinden emin değil.

    Akşam yemeğinde Clàudia yine annesiyle babasına komşunun mesleğiyle ilgili sorular yağdırıyor. ‘En azından ismini biliyor musunuz?’”

    0
    0
    1298
  • 12-10-2022

    Antalya-Muratpaşa Belediyesi tarafından bu yıl yedinci kez 13 - 16 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Kaleiçi Old Town Festivali kapsamında beş yıldır Ebru Nalan Sülün’ün küratörlüğünde/koordinatörlüğünde gerçekleşmeye devam eden “5. Açık Hava Sanat Alanı/ 5 th Open Air Art Space” bu yıl Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu’na odaklanıyor.

    Sanat ve tıp tarihi alanlarında akademik çalışmalarını yürüten iki isim olan Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün ve Prof. Dr. Elif Vatanoğlu Lutz disiplinlerarası bir birliktelik ve çalışma disiplini geliştirerek Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu’nun öğrettiklerini ve tartıştıklarını kamusal alanda izleyicilere sunacak. Teorik bağlamda konuyu çok boyutlu olarak tartışmaya açmak amacıyla sanat çalışmalarına paralel workshop ve Kök Tartışma Alanı gerçekleştirilecek.

    Kamusal alanda ve The Soul’da Ateş Alpar, Ayça Ceylan, Aysun Bolten, Canan, Çağrı Saray, Eser Epözdemir, Ferhat Özgür, Mehmet Çimen, Mürsel Argunağa, Nezaket Ekici, Nurdan Aydınoğlu, Serina Haratoka Tara ve Silvia Bener eserleri ile sanatseverlerle buluşacak. Ayrıca Serina Haratoka Tara, Gülben Aykaç workshop uygulamaları ve söyleşiler, Prof. Dr. Elif Vatanoğlu, Silvia Bener, Selçuk Çelik, Ahmet Ergenç, Prof. Dr. Altınay Perendeci, Ayça Ceylan, Prof. Dr. Tuncay Neyişçi disiplinlerarası içeriklerde konferanslar gerçekleştirecek.

    “Açık Hava Sanat Alanı/ Open Air Art Space” bu yıl, insan bedenini çevreleyen doğa elementleri, paydası ve bu elementlerin yaşadığımız dünyada evrimi, ruh durumlarının değişkenlik faktörleri, insanın merkeze alındığı ama aynı zamanda insanı çevreleyen değerlerin, elementlerin de mercek altına alındığı bir söylev içerisinde ve çok mecralı bir perspektif ile sanatı sokağa taşımayı amaçlıyor.

    Bu yıl “KÖK/ THE ROOT” workshoplar, konferanslar eşliğinde deneyimler ve teorik tartışma alanları ile gelişecek disiplinlerarası bir keşif süreciyle Antalya-Kaleiçi sokaklarında olacak.

    Künye:
    1. Ayça Ceylan
    2. Ateş Alpar, “Tüm Sular Çatlağını Bulana Kadar”, video 3”45 , 2022
    3. Ferhat Özgür, "Belki de Mutlu Son - Maybe Happy Ending", 40.14 min., 2020.
    4. Mehmet Çimen, ALG, Video animasyon 5 dak. Metin yerleştirme, 2020
    5. Nezaket Ekici, “El hareketi”, Handgestus, Videoperformance 2020, A co-production with the Tarabya Cultural Academy

    0
    0
    1640
  • 12-10-2022

    SAHA, Türkiye’deki bağımsız sanat inisiyatiflerinin yanı sıra bağımsız sanat yayınlarının sürdürülebilirliği için genişleterek devam ettirdiği SAHA Sürdürülebilirlik Fonu için açık çağrı yayımladı.

    SAHA Sürdürülebilirlik Fonu kâr amacı gütmeyen bağımsız sanat inisiyatiflerinin gelişimine katkıda bulunmayı, kamuya açık program ve etkinliklerinin sürekliliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu fon ile inisiyatiflere ihtiyaçları doğrultusunda yeni projeler geliştirmeleri için yardımcı olunuyor. SAHA tarafından bağımsız sanat inisiyatiflerine veya yayın projelerine sağlanacak 50.000 - 60.000 TL arasındaki fondan 15 farklı inisiyatif veya yayın projesinin yararlanması planlanıyor.

    Fona başvurmak için, görsel sanatlar alanında bağımsız ve kâr amacı gütmeyen inisiyatiflerin en az bir yıldır faaliyette olması ve 2023 yılı boyunca sanat projeleri için kullandığı sürekli bir mekân ya da mecranın bulunması ve kamuya açık ücretsiz sanat programları yürütmesi gerekiyor. Güncel sanat alanındaki bağımsız yayın projelerin başvurabilmesi için ise 2023 yılı sonuna dek tamamlanıp yayımlanabilecek durumda olması gerekiyor. SAHA Sürdürülebilirlik Fonu’na 8 Kasım tarihine kadar application@saha.org.tr adresine e-mail atarak başvurabilirsiniz. Sonuçların 15 Aralık’ta açıklanması planlanıyor. SAHA Sürdürülebilirlik Fonu hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Başvuru şartları:
    - Türkiye içinde güncel görsel sanatlar alanında kâr amacı gütmeyen, ticari faaliyet göstermeyen, bağımsız ve kolektif bir yapı olması
    - İnisiyatifler için; sergi veya programlarını yürütmek için en az bir yıldır sürekli bir mekâna ya da basılı/çevrimiçi mecraya sahip olması ve 2023 yılı boyunca düzenli olarak halka açık ve ücretsiz etkinlik, sergi veya programlar sunması
    - Yayınlar için; yayınevlerinden bağımsız ve ticari amaç gütmeyen kolektif bir güncel sanat yayını, sanatçı kitabı veya yazı dizisi projesi olması ve 2023 yılı sonuna dek tamamlanıp yayımlanacak durumda olması

    Başvuru belgeleri: 
    - Başvuru içerik ve amacını açıklayan niyet mektubu (300 kelime)
    - İnisiyatif veya yayın projesi hakkında Türkçe ve İngilizce bilgi (her biri 250 kelime) ve 2 adet görsel (SAHA tarafından tüm duyuru ve mecralarda kullanılacaktır)
    - 2023 için planlanan yıllık program içeriği
    - 2023 için planlanan bütçe, takvim ve uygulama planı, proje ekibi ve proje bir yayın ise baskı adeti ve dağıtım planı
    - Varsa inisiyatif ve yayın projelerinin yararlandığı diğer kaynak ve fonlar
    ​- İletişim bilgileri: Adres, e-mail, telefon, varsa web sitesi ve sosyal medya kanalları

    0
    0
    1745
  • 12-10-2022

    Bu yıl altıncı kez müzikseverleri bir araya getirecek Kadıköy Plak Günleri, 15 ve 16 Ekim tarihlerinde Kadıköy Belediye bahçesinde düzenlenecek.

    Kadıköy Plak Günleri’nde plaklar asırlık bestelerin üstadı Kemanî Tatyos Efendi anısına dönecek. Araştırmacı İncila Bertuğ ve Koleksiyoner İbrahim Can Çavşak’ın hazırladığı söyleşi programıyla, besteleri sayısız sanatçı tarafından icra edilen Tatyos Efendi’nin müzik geçmişinin gün yüzüne çıkacağı bir sohbet gerçekleşecek.

    İki gün boyunca sürecek programda yine İstanbul’un birçok noktasından plak dükkânı stantlarını açacak. Programda ayrıca söyleşi, imza günü ve dj performansları da yer alacak.

    Programın ilk günü 15 Temmuz günü saat 12.00’de başlayacak. 6. Kadıköy Plak Günleri’nin kapanışı ise Gaye Su Akyol konseri ile yapılacak.

    PROGRAM

    15 EKİM CUMARTESİ 2022
    12.00 Açılış
    14.00 Dj Performans / Volkan Judocu
    16.00 Söyleşi “Asırlık Bestelerin Üstadı Kemani Tatyos Efendi Anısına”
    Konuşmacılar; Araştırmacı İncila Bertuğ ve Koleksiyoner İbrahim Can Çavşak
    17.30 Dj Performans Salih Karagöz / Rainbow45 Records
    18.00 İmza Günü “Kana Kana”
    18.30 Dj Performans / Eren Şenkardeş
    20.00 Dj Performans /Londra’dan My Analog Journal
    22.00 Yarın görüşmek üzere

    16 EKİM PAZAR 2022
    12.00 Dj Talk; Agos Çekmen’le Plak Hikayeleri
    14.00 Dj Performans  / Kenan Kocaaslan
    16.00 Dj Performans  / Zozo
    18.00 Dj Performans  / Debora İpekel
    20.00 Konser / Gaye Su Akyol “Sayfiye Havası”
    ​​23.00 Seneye görüşmek üzere

    0
    0
    1929
  • 12-10-2022

    Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 3 - 11 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 33. Ankara Film Festivali’nde yarışacak filmler belli oldu.

    33. Ankara Film Festivali’nin Ulusal Uzun Film Yarışması’nda, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol, akademisyen ve sinema yazarı Murat Tırpan, yapımcı Zeynep Ünal’ın ön jüriliğinde yapılan değerlendirme sonucu belirlenen 12 film yarışacak. Ulusal Kısa Film Yarışması kapsamında akademisyen Aslı Gön, akademisyen ve Ankara Film Festivali Onursal Başkanı Oğuz Onaran, psikiyatrist ve yazar Selçuk Candansayar’ın ön jüriliğinde yapılan değerlendirme sonucu belirlenen 11 kısa film sinemaseverlerle buluşacak. Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda ise akademisyen Önder Özdem, belgesel sinemacı Mihriban Tanık ve Dünya İletişimi Araştırma Vakfı yönetim kurulu üyesi Füsun Okutan’dan oluşan ön jüri tarafından 10 belgesel belirlendi. 33. Ankara Film Festivali Proje Geliştirme Desteği’nde ise festival yönetmeni Azize Tan, yapımcı Ali Bayraktar ve sinema yazarı, yönetmen, senarist Burcu Aykar’dan oluşan ön jüri 10 film projesini finalist olarak belirledi.

    2022 yılında ulusal ve uluslararası festivallerden pek çok ödülle dönen yapımları izleyiciyle buluşturacak olan Ulusal Uzun Film Yarışması’nda Gizem Kızıl’ın Bana Karanlığını Anlat, Onur Ünlü’nün Bomboş, Ali Kemal Güven’in Çilingir Sofrası, Ziya Demirel’in Ela ile Hilmi ve Ali, Ümran Safter’in Kabahat, Selcen Ergun’un Kar ve Ayı, Maryna Er Gorbach’ın Klondike, Özcan Alper’in Karanlık Gece, Emin Alper’in Kurak Günler, İsmet Kurtuluş ve Kaan Arıcı’nın LCV (Lütfen Cevap Veriniz), Soner Caner’in Mukavemet ve Çiğdem Sezgin’in Suna filmleri yarışacak. Festivalde ayrıca yarışma dışı olarak yönetmenliğini Tareq Daoud’un yapımcılığını ise Çiğdem Mater’in üstlendiği Yaban ve İffet Eren Danışman Boz yönettiği Turna Misali filmleri gösterilecek.

    Ulusal Kısa Film Yarışması’nda Emre Sefer’in Babamın Öldüğü Gün, Kasım Ördek’in Birlikte, Yalnız, Yağmur Mısırlıoğlu’nun Bugün Değil, F. Nur Özkaya’nın Ev Diye Bir Şey Yok, Zahid Çetinkaya’nın Fraktal: Para Adam, Alkım Özmen’in Gece Babamızı Ararken, Ercan Selim Öngöz’ün İnsan Ne Zaman Ölür, Benhür Bolhava’nın Koyun, Oğuzhan Kaya’nın Megalopolis, Tanju Özdemir’in Niyetler ve Alican Durbaş’ın Uzak Ayna filmleri yarışacak.

    Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda da Mahmut Fazıl Coşkun’un Crossroads, Sezer Ağgez’in Fatma’dan Sonra 40 Yıl, Berfi Dicle Öğüt’ün İki Nehir Arasında, Berna Gençalp’in Kim Mihri, Pelin Asal’ın Kuru Pasta Gazoz, Deniz Yüksel Abalıoğlu’nun Maffy’s Jazz, Ayça Çiftçi’nin O Sırada Henüz, Deniz Telek’in Suyu Bulandıran Kız, Kadir Can Arabacı’nın Üç Ordu ve Zeynep Demirhan’ın Yüzler filmleri yarışacak.

    33. Ankara Film Festivali Proje Geliştirme Desteği’nde Melik Kuru’nun Aşk Hakkında Bildikleri Her Şey, Banu Sıvacı’nın Günyüzü, Aslı Akdağ’ın Güve, Barış Fert’in Her Şeyi Hatırlarmış Gibi, Eray Demir’in Kayıp Zamanın Peşinde, Münir Alper Doğan’ın Norgunk, Elif Eda Karagöz’ün Süt Çiftliği, Elif Sözen’in Veha, Batıkan Köse’nin Yaratıcı İntiharlar Departmanı, Mustafa Efelti’nin Zero-Sarı adlı projeleri yarışacak.

    ​33. Ankara Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2345
  • 12-10-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, 2007-2036 Bienal Sponsoru Koç Holding'in desteğiyle düzenlenen 17. İstanbul Bienali kapsamında ses alanındaki yenilikçi ve deneysel çalışmalarıyla tanınan Tarek Atoui’nin eserleri Balat’ta yer alan Küçük Mustafa Paşa Hamamı’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Mekâna özgü yerleştirmeler ve farklı sergileme yöntemleri ile izleyicileri yeni deneyimler yaşamaya davet eden 17. İstanbul Bienali, bu kapsamda rıhtımların, gemilerin, denizlerin seslerini İstanbul’un eşsiz mekânlarından, Balat’ta yer alan Küçük Mustafa Paşa Hamamı’na taşıyor. Sesin kulak dışındaki duyu organları tarafından nasıl algılandığı üzerine çalışmalar yapan Tarek Atoui’nin eserleri 17. İstanbul Bienali kapsamında sergileniyor.

    Institut français’in desteğiyle üretilerek sergilenen yerleştirme, Tarek Atoui’nin sürece dayalı iki çalışmasını bir araya getiriyor. Suların Tanığı’nda, Tarek Atoui’nin Éric La Casa ve bir grup yerel ses mühendisiyle İstanbul’un farklı bölgelerindeki rıhtımlardan aldığı deniz altı ses kayıtları yer alıyor. Fısıldayan Oyun Alanı başlıklı diğer eseri ise Atouii, pandemi döneminde çocuklarının devam ettiği kreşte, eğitim pratiklerine, ses algılarına ve ses oyunlarına başvurarak yürüttüğü çalışmalardan yola çıkarak geliştirdi. Atoui’nin yerleştirmesinde sanatçının rıhtım seslerinden derleyerek hazırladığı besteler, 15. yüzyıldan kalma Küçük Mustafa Paşa Hamamı’nda, çocuk yuvalarından gelen eğitim nesneleri ve kaplar kullanılarak çalınıyor. Tarek Atoui’nin müzisyenler, enstrüman imalatçıları ve farklı alanlardan araştırmacılarla bir dizi iş birliğine dayanan eseri, ziyaretçileri sesleri tüm bedenleriyle dinlemeye davet eden özel bir alan olarak tasarlandı. Tarek Atoui’nin Küçük Mustafa Paşa Hamamı’ndaki mekâna özgü yerleştirmesini 20 Kasım’a kadar pazartesi günleri hariç her gün 10.00 - 18.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edebilirsiniz.

    ​Tarek Atoui’nin bienaldeki diğer projesi olan “Cankulağıyla Dinleme” başlıklı atölye serisi, Vuslat Vakfı iş birliğiyle İKSV Alt Kat tarafından hayata geçirildi. Kendini, birbirini ve doğayı can kulağıyla dinlemeyi ilişkilerin olmazsa olmazı hâline getirmeyi amaçlayan bu atölyeler, 7-14 yaş aralığındaki çocuk ve gençlerin sanatla olan ilişkilerini kuvvetlendirmeyi amaçlıyor. Atoui’nin ses ve dinleme odaklı sanat pratiğinin temel yapıtaşlarından biri olan atölye çalışmaları, farklı yaş gruplarındaki çocukların ve gençlerin katılımıyla her tekrarında gelişip dönüşerek, İstanbul’un en eski hamamlarından birine kulak verme ve tarihi dinleme fırsatı sunacak. Atölyeler sırasında çocuklar ve gençler, özel yapım elektronik enstrümanlarla beraber özgür ifadenin ve yaratıcılığın gücünü kullanarak müziği ve yeni teknolojileri yeniden keşfedecekler. Atölye Pikolo’nun yürütücülüğünde düzenlenen atölyeler, çocuklara ve gençlere hem can kulağıyla dinlemek konusunda farkındalık kazandırmayı hem de duymak ve dinlemek arasındaki farkı tecrübe etmelerini sağlamayı hedefliyor. Ücretsiz ve rezervasyonlu olarak gerçekleşecek atölyeler; 9 Kasım’a kadar çarşamba günleri okul gruplarına, 5 Kasım Cumartesi ve 12 Kasım Cumartesi günleri de bireysel katılımlara açık olacak. Atölyelere ait grup rezervasyonlarını buradan yapabilirsiniz. Bireysel rezervasyonlar içinse 17 Ekim’den itibaren aynı sayfadan yapılabilecek.

    0
    0
    5367
  • 12-10-2022

    Newberry Ödüllü yazar Neil Gaiman’ın en küçük çocukların bile büyük şeylere sebep olabileceğini anlattığı, Adam Rex’in resimlediği kitabı Şu’nun Bir Günü, Alican Saygı Ortanca’nın çevirisiyle İthaki Çocuk’tan çıktı.

    ​“Şu, kocaman bir hapşırığı olan minicik bir pandaydı. Ve o hapşırdığında, bazı kötü şeyler yaşanırdı. Bir gün, annesi ve babasıyla birlikte kütüphaneye, lokantaya ve sirke gittiğinde küçük burnunda yine bir gıdıklanma hissetti! Bakalım Şu ve çevresindekileri neler bekliyordu.”

    0
    0
    1215
  • 11-10-2022

    Onaranlar Kulübü, Akkök Holding iş birliği ve Beşiktaş Belediyesi desteğiyle Alman Deresi yürüyüş parkurundaki basketbol sahası ve çevresini “diyalog” teması altında yeniledi.

    Onaranlar Kulübü insanların düşünce, hayal, doğa, kent, çevre ve kendileriyle olan diyaloğuna dikkat çekmek amacıyla “İyi bir dünya için iyi bir diyalog” önermesini kamusal alanda çevre, hareket, ilham ve umut kavramları etrafında bir araya getirdi. Parkların kent ile kurulan diyalog için önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Onaranlar Kulübü, Alman Deresi yürüyüş parkurundaki basketbol sahasını onararak, insanların kendisiyle olduğu kadar çevresiyle de diyaloğunu ve sosyal aktivitesini geliştirecek topluluk alanları oluşturdu. Alandaki basketbol saha zemin tasarımında illüstrasyon sanatçısı Uğur Acil, topluluk alanındaki mobilya tasarımlarında ise kulübün tasarım ekibinden Kemal Atlıoğlu görev aldı. Alman Deresi Topluluk ve Hareket Alanı 2 aylık tasarım, 20 gün uygulama süresinin ardından 1 Ekim’de kullanıma açıldı.

    Kulübün kurucularından Ufuk Emin Akengin proje hakkında şunları söyledi: “İstanbul’a ikinci kez kamusal alan projesi kazandırdığımız için çok mutluyuz. Özellikle yerel yönetim ve köklü bir holdingin projenin gerçekleşmesindeki özverisi bizleri süreç boyunca çok motive etti. Alman Deresi Topluluk ve Hareket Alanı projesinin Türkiye’de bu tarz iş birlikleri kurarak kolektif bilinçle hareket etme adına önemli bir ilham olacağını düşünüyoruz.”

    Projesi Künyesi:
    Proje İsmi: Alman Deresi Topluluk ve Hareket Alanı
    Tarih: Eylül 2022
    İş birliği: Akkök Holding
    Proje Desteği: Beşiktaş Belediyesi
    Proje Yeri: Beşiktaş - Alman Deresi Yürüyüş Parkuru
    Kategori: Kamusal Alan Müdahalesi
    Proje Yürütücüsü: Onaranlar Kulübü
    Proje Yöneticisi: Ufuk Emin Akengin, Aytekin Gezici
    Üretim ve Şantiye Yöneticisi: Cansu Gaytancıoğlu
    Proje Asistanları: Hera Akçay, Mervan Önen
    Kurumsal İletişim: Doğukan Güngör, Mervenaz Çiçekdiken
    Mobilya Tasarımları: Kemal Atlıoğlu
    Zemin Grafik Tasarımı ve Görsel İletişim: Uğur Acil
    Mobilya Üretimleri: Karakalem Design
    Saha Zemin Boyama: Bilgili İnşaat
    ​Fotoğraflar: Flashbang Productions

    0
    0
    2617
DAHA FAZLA
Geldanlage