GÜNDEM
  • 15-10-2022

    Nilüfer Yanya, yeni albümü Painless turnesi kapsamında Kendine Has destekleriyle 19 Ekim’de İstanbul Babylon’da, 20 Ekim’de de Ankara Milyon Performance Hall’da konser verecek.

    ​Indie pop/rock, gitar ağırlıklı sound’unu soul, jazz ve psychedelia ile harmanlayan Nilüfer Yanya, Miss Universe isimli ilk albümü ile dünyanın en büyük festivalleri arasında yer alan Glastonbury, Coachella, Primavera gibi etkinliklerde sahne aldı, Pitchfork tarafından “En İyi Yeni Müzik” olarak tanımlandı. Nilüfer Yanya’nın mart ayında Türkiye’de GRGDN Müzik’in temsil ettiği ATO Records etiketiyle yayımladığı yeni albümü Painless, izolasyon, yalnızlık, bireysellik, kent yaşamının güncel ruh hâlleri temalarından oluşuyor. Nilüfer Yanya, “The Dealer”, “Midnight Sun” ve “Stabilise” şarkılarının ön plana çıktığı Painless albümünde yer alan şarkıları, Kendine Has desteğiyle gerçekleşecek küçük Türkiye turnesinde seslendirecek. Konser biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1465
  • 15-10-2022

    İstanbul Modern'in yetişkinlere yönelik seminer programı Atölye Modern’in “Yaratıcı Yazarlık Atölyesi”, “Hikâye ve Roman Atölyesi”, “Günümüz Sanatı ve NFT”, “Çağdaş Sanatı Anlamak” seminerlerinden oluşan sonbahar programı 19 Ekim’de başlayacak.

    Atölye Modern’in sonbahar programında yer alan katılımcıların yazın alanındaki sınırlarını geliştirebilecekleri “Yaratıcı Yazarlık Atölyesi” ve ardından ileri seviye yazarlık konularını ele alan “Hikâye ve Roman Atölyesi”, Mario Levi ile gerçekleşecek.

    Çağdaş sanatçı ve eğitimci Bager Akbay tarafından yürütülen “Günümüz Sanatı ve NFT” semineri, güncel teknolojilerle çalışan sanatçıları, sanat koleksiyonu oluşturma süreçlerinin nasıl değiştiğini ve dijital sanat koleksiyonu oluşturma pratiklerini ele alıyor.

    Sanatı anlamaya ve yorumlamaya odaklanan “Çağdaş Sanatı Anlamak” seminerinde temel kavramlar ele alınarak tarihsel bir perspektif oluşturuluyor. Sanatın güncel konularını yorumlamaya dair yöntemler sunarken katılımcıların çağdaş sanatla bağını güçlendiriyor. Program, Dr. Nusret Polat, Dr. Öğr. Üyesi Osman Erden ve Dr. Öğr. Üyesi Fırat Arapoğlu tarafından veriliyor. 

    ​Programda yer alan dersler video konferans sistemi aracılığıyla canlı olarak gerçekleşiyor. Katılımcılar, derslerin her birine ayrı ayrı veya bir bütün olarak hepsine kayıt yaptırabiliyor. Tüm derslere katılanlar Atölye Modern Çevrim İçi Katılım Belgesi almaya hak kazanıyor. Çevrim içi gerçekleşecek bu seminerler hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1152
  • 15-10-2022

    Şeniz Baş’ın öteki olmak, farklı çocuk olmak, toplumsal ve bireysel zorbalıklara uğramak gibi konulara değindiği, Eda Ertekin Toksöz’ün resimlediği kitabı Canavar Olmanın Zorlukları, Timaş Çocuk’tan çıktı.

    Yazar, aklımızda "korkunç" olarak şekillenen canavar kavramına farklı bir boyut getiriyor ve güzel-çirkin, iyi-kötü, normal-anormal kavramlarının herkesteki farklı karşılıklarının sorgulanması amaçlıyor. Canavar Olmanın Zorlukları; içerisinde akran zorbalığı, yetişkin zorbalığı, arkadaşlık, farklılıklara saygı, toplum içerisinde var olabilmek gibi çeşitli konular barındırıyor.

    ​“Canavarlar dünyasında yaşamak hiç de kolay değil. Her birinin kendisine verilen beş canavarlık görevini tamamlayıp “canavar” unvanını alması gerekiyor. Fakat tüm bunlar Modivar için heyecan verici değil. O kimseyi korkutmak ya da “Böööö” diye bağırmak istemiyor. İstediği gibi bir canavar olmak istiyor. Ancak bu isteğinin ise ne canavarlar dünyasında ne de insanlar dünyasında yeri yok. Neyse ki onu olduğu gibi seven dostları var. İnsan yavrusu Bige ve canavar yavrusu Selivar zorlu görevlerde onun hep yanında. Peki bu görevleri başarabilecekler mi? Merak edenler maceraya hemen katılabilir…”

    0
    0
    3001
  • 14-10-2022

    Salt, Anemon Productions ve Goethe-Institut iş birliğiyle düzenlenen “Foodprint [Gıda İzinin Peşinden]: Akdeniz Beslenmesine Yeni Bir Bakış” başlıklı sergisini 14 Ekim - 4 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Farklı mecralardaki üretimleri bir araya getiren Foodprint projesi, altı fotoğraf sanatçısının tasarruf, yaratıcılık, paylaşım ve mevsimsellik kavramları etrafında bu asırlık yemek geleneğini canlandıran çalışmalarını temel alıyor. Sergi kapsamında, altı fotoğrafçı Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz, Fas, Kıbrıs, Hırvatistan ve Türkiye'yi gezerek ücra balıkçı köylerinden dağlık mezralara ve modern aşçılık okullarına kadar çarpıcı tezatlıklar içeren görüntüleri belgeledi. Sürdürülebilirlik, kimlik, aile, topluluk, yemek pişirme, çiftçilik, sağlık ve yaratıcılık gibi çeşitli konuları irdeleyen sanatçılar, bu süreçte çektikleri fotoğraflar ile yoksulluk ve açlığın izlerini taşımasına rağmen dünyanın en sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme biçimini oluşturan Akdeniz coğrafyasının geçmişiyle bugünü arasında bağlantılar kurmayı amaçladı. Sergide; Elena Heatherwick, Johann Clausen, Myrto Papadopoulos, Chris de Bode, Maria Contreras Coll ve Cansu Yıldıran’ın fotoğrafları yer alıyor.

    UNESCO tarafından “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası” olarak kabul edilen Akdeniz beslenmesi; çoğunlukla sebze, tahıl, fındık, baklagil ve meyve gibi bitkisel gıdalardan oluşuyor. Yoksulluktan doğan bu beslenme biçimi aynı zamanda biyoçeşitlilik kaybı, gıda israfı ve iklim değişikliği gibi kritik önem taşıyan bazı meselelere yönelik de çözüm önerileri sunuyor.

    Anemon Productions ve Goethe Institut ile Museum of Cycladic Art (Yunanistan), Fondazione Brescia Musei (İtalya), Bank of Cyprus Cultural Foundation, Cyprus Food Museum ve Salt iş birliğiyle gerçekleştirilen proje, Yunanistan Kültür Bakanlığı ve Avrupa Birliği’nin Creative Europe programı tarafından destekleniyor.

    Foodprint [Gıda İzinin Peşinden]: Akdeniz Beslenmesine Yeni Bir Bakış” sergisini 14 Ekim - 4 Aralık tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nun 1. katı ve Mutfak alanında ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Chirs de Bode, Jacopo, Cooking Student [Jacopo, Aşçılık Öğrencisi], İtalya
    2. Elena Heatherwick, Still Life [Natürmort], Yunanistan
    3. Cansu Yıldıran, Ödemiş, Türkiye
    ​4. Johann Clausen, Time [Zaman], Kıbrıs

    0
    0
    1551
  • 14-10-2022

    Andrey Platonov’un dokuz öykü ve iki denemesinden derlenen Saklı İnsan adlı kitap, Günay Çetao Kızılırmak’ın çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.

    "Sonbaharın son demlerinde ihtiyar her zamanki gibi ötede duran keman kutusunun üzerine bir serçenin konduğunu gördü. Müzisyen, küçük kuşun henüz uyumamış, üstelik şu akşam vakti geçim derdine düşmüş olmasına şaştı. Gerçi sırf gündüz çalışarak karın doyurmak zordu artık: Tüm ağaçlar kış uykusuna çekilmiş, haşereler ölmüş, şehir toprağı çıplak ve aç kalakalmıştı çünkü atlar nadiren geçiyor ve kapıcılar peşlerinden derhal temizliyordu bıraktıkları gübreyi. Sahiden de bir serçe güzün yahut bir kış günü nasıl doyurmalıydı karnını?

    "Serçe kutunun ötesini berisini bir güzel teftiş etti ve işine yarayacak hiçbir şey bulamadı. O zaman ayacıklarıyla bozuklukları kıpırdattı, gagasıyla en küçük bronz kapiği aldı ve kim bilir nereye uçtu. Demek ki boşuna gelmemişti – ne olursa olsun bir şey almış sayılırdı! Varsın yaşasın, didinsin, onun da bir şekilde geçinmesi gerek."

    0
    0
    1336
  • 14-10-2022

    Evdeki Saat, “Kalkmam Gerek” isimli yeni teklisini bugün (14 Ekim) müzikseverlerle buluşturdu.

    Haziran ayında Huzursuzluğun Meyvesi isimli albümünü çıkaran Evdeki Saat, dört aylık bir aradan sonra yeni şarkısını yayımladı. Evdeki Saat “Kalkmam Gerek” ile diskografisinde bulunan mutsuz dans şarkılarının arasına bir yenisini daha ekledi. Melankolik sözler ile hareketli altyapıyı harmanlayan şarkıyı sanatçı geçtiğimiz günlerde çıktığı Avrupa turnesinde ilk kez seslendirmişti. Sözleri ve bestesi Eren Alıcı’ya ait olan şarkının prodüksiyon ve aranjesini ise Eren Alıcı ve Yüce Akın üstlendi.

    ​Evdeki Saat’in yeni şarkısı “Kalkmam Gerek”i buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1497
  • 14-10-2022

    İlk bienal maceralarına 15. İstanbul Bienali’nde başlayan sanatsever martılar “Opti ile Pesi” serisinin üçüncü kitabı Opti ile Pesi: Şiirli Yollar, 17. İstanbul Bienali kapsamında yayımlandı.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2007-2036 Bienal Sponsoru Koç Holding desteğiyle düzenlenen 17. İstanbul Bienali, çocuklara yönelik özel etkinlikler ve yayınlarla minik sanatseverleri güncel sanatla buluşturmaya devam ediyor. İsviçre merkezli Jan Mischalski Vakfı’nın desteğiyle hazırlanan Opti ile Pesi: Şiirli Yollar, Yekta Kopan tarafından kaleme alındı, Gökçe Akgül tarafından resimlendi ve Burcu Ural Kopan’ın yayın yönetmenliğinde hazırlandı. Kitap, sürpriz konuk karakterleri, eğlenceli çizimleri ve maceralı hikâyesiyle çocukların bienal ve projelerle daha yakından ilişki kurması için bir fırsat sunuyor.

    Opti ile Pesi, bu kitapla İstanbul semalarındaki uçuşlarına 17. İstanbul Bienali’nde devam ediyor. Bu macerada çocuklar, Opti ve Pesi ile birlikte Radyo Bienal’den Manda Festivali’ne, Şiir Hattı’ndan Mantı Postası’na çeşitli bienal projeleriyle tanışıyorlar.

    Opti ile Pesi: Şiirli Yollar ile bağlantılı özel etkinlikler, bienal boyunca okul, dernek ya da sivil toplum kuruluşları adına yapılacak grup rezervasyonlarıyla ve kasım ayında bireysel rezervasyonlarla İKSV Alt Kat’ta ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Tasarımını ve yürütücülüğünü İKSV Alt Kat ekibinden sanat tarihçisi Irmak Erdurak’ın üstlendiği 6-8 yaş gruplarına yönelik etkinliklerde çocuklar, Opti ile Pesi’nin üçüncü macerasına eşlik edecek ve bienal projelerinin izini sürerek kendi üretimlerini yapacaklar. Opti ile Pesi: Şiirli Yollar kitabı bienal mekânlarından Pera Müzesi, Barın Han ve Müze Gazhane ile İKSV Alt Kat’tan ücretsiz olarak temin edilebilir. Etkinliklerle ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Fotoğraf: Fatih Yılmaz

    0
    0
    1400
  • 13-10-2022

    Puruli Kültür Sanat tarafından bu yıl 10’uncu kez gerçekleştirilecek olan Engelsiz Filmler Festivali, fiziksel olarak 14 - 16 Ekim tarihleri arasında Eskişehir’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nde ve 17 - 23 Ekim tarihleri arasında Ankara’da Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda, çevrim içi olarak da tüm Türkiye’de sinemaseverlerle buluşacak.

    Sinemaya eşit koşullarda erişim anlayışıyla yola çıkan Engelsiz Filmler Festivali, Türkiye ve dünya sinemasının öne çıkan, ödüllü uzun ve kısa metraj filmleri göremeyenler için sesli betimleme, duyamayanlar için ayrıntılı altyazı seçenekleri ile erişilebilir olarak seyircilerle bir araya getirecek. Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra programda yer alan film ekipleri ile yapılacak söyleşiler de YouTube kanalı üzerinden yayımlanacak. Toplamda 39 filmin erişilebilir olarak gösterileceği festivalin bu yılki programında Ulusal Uzun Film Yarışması, Kısa Film Yarışması, Çocuklar İçin, Oditoryum, Kaleydoskop ve Onlar seçkileri yer alıyor.

    Ulusal Uzun Film Yarışması’nda bu yıl; Emre Erdoğdu’nun Beni Sevenler Listesi, Bahman Ghobadi’nin Dört Duvar, Tayfun Pirselimoğlu’nun Kerr, Ferit Karahan’ın Okul Tıraşı ve Nazlı Elif Durlu’nun Zuhal olmak üzere 5 film yer alıyor. Ulusal Uzun Film Yarışması’nın bu yılki jürisinde yapımcı Selin Vatansever Tezcan, yönetmen Kıvanç Sezer, senarist ve yönetmen Çağla Zencirci bulunuyor. Yarışmada En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo ödülleri jüri tarafından belirlenirken; Seyirci Özel Ödülü ise izleyicilerin oylarıyla verilecek. Ödüllerin sahipleri 22 Ekim Cumartesi akşamı açıklanacak.

    Engelsiz Filmler Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Kısa Film Yarışması için bu yıl 19 farklı ülkeden 90 kısa film başvuru yaparken; 3 yerli, 10 yabancı yapım olmak üzere toplam 7 farklı ülkeden 13 kısa film finalistler arasında bulunuyor. Yarışmanın finalistleri arasında Ali Kıvanç Güldürür’ün Komşu Sesler (Neighbouring Sounds); Elshad Elsever’in Anahtar (The Key); Farnoosh Abedi’nin Gazcılar (The Sprayer); Hilke Rönnfeldt’in Çit (Fence); Jamilia Azizova’nın Gölgeler (Shadows); Jane Ashmore’un Aşk (Love); Jane Devoy’ın Sohbet (Chatter); Majid Mirhashemi’nin Karantina (Quarantine); Margarethe Baillou’nun Ve Böylece Başlıyorum (And So I Begin); Mehdi Mahaei’nin Galip (A Winner); Muaz Güneş’in Yasemin (Jasmine); Önder Menken’in Oyun (Game); Ziba Karamali ve Emad Arad’ın Takas (Barter) filmleri yer alıyor. Kısa Film Yarışması’nın jürisi bu yıl İzmir Sefarad Kültür Festivali Yönetmeni Nesim Bencoya, yönetmen Jale İncekol ve KLAPPE AUF! Kısa Film Festivali Direktörü Andreas Grützner’den oluşuyor. Yarışmada En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo’ya 500’er USD, En İyi Film’e ise 1000 USD ödül verilirken; izleyiciler de verdikleri oylarla Seyirci Özel Ödülü’nü belirleyecek. Kazananlar 22 Ekim Cumartesi akşamı duyurulacak.

    Festivalin Çocuklar İçin seçkisinde bu yıl Magnus Fredriksson’un Büyük Sel (The Great Overflow); Jade Chastan, Alice Failla, Jérôme Ginesta, Justine Hermetz, Sophie Lafleur ve Vincent Lenne’nin Çocuk ve Kaz (The Child and the Goose); Asma Ghanem, Christopher Marianetti ve Alexia Webster’in Duvar Piyanosu (Wall Piano); Pauline Kortmann’ın Edgar İçin Tilki (Fox for Edgar); Ursula Ulmi’nin IDODO; Milen Vitanov, Vera Trajanova ve Metodi Litzev’in Mishou; Ezequiel Torres ve Pablo Roldan’ın Penguen ve Balina (Penguin and Whale); Alžbeta Mačáková Mišejková’nın Sakın Şişirme (Don’t Blow It Up); Leo Bruges ve David Payne’in Sanatın Esasları (Fundamentals of Art); Eva Matejovičová’nın Sığınak (Sanctuary); Lucie Sunková’nın Suzie Bahçede (Suzie in the Garden) ve Marina Rosset’in Tilkilerin Kraliçesi (Queen of the Foxes) filmleri olmak üzere 12 film bulunuyor.

    Engelsiz Filmler Festivali’nin sinemaseverleri müzikal bir yolculuğa çıkaracak olan Oditoryum seçkisinde bu yıl Cem Kaya’nın Aşk, Mark ve Ölüm (Love, Deutschmarks and Death); Mariano Biasin’in Olağanüstü (Sublime) ve Mirissa Neff’in Ulusal Uyanış (This is National Wake) filmleri olmak üzere 3 film yer alıyor.

    Festivalin Kaleydoskop seçkisinde bu yıl Tea Lindeburg’un Cennet Gibi (As in Heaven); Marie Kreutzer’in Korse (Corsage) ve Laura Bispuri’nin Tavuskuşu’nun Cenneti (The Peacock’s Paradise) filmleri olmak üzere 3 film yer alıyor.

    Bu yıl Engelsiz Filmler Festivali’nde ilk kez yer alacak Onlar seçkisinde Andreas Dresen’in Rabia Kurnaz, George W. Bush’a Karşı (Rabia Kurnaz vs. George Bush), Julie Bezerra Madsen’in Görülmeyi Bekleyenler (All that Remains to be Seen) ve Ali Asgari’nin Yarına Kadar (Until Tommorrow) filmleri olmak üzere 3 film izleyicilerle buluşacak.

    Türkiye’nin ilk ve tek erişilebilir film festivali olan Engelsiz Filmler Festivali’nde bugüne kadar Türkiye ve dünyadan 316 film gösterimi ve 118 yan etkinlik erişilebilir olarak çevrim içi ve fizikselde 180 binden fazla izleyiciye ulaşıldı.

    ​10. Engelsiz Filmler Festivali; fiziksel gösterimlerle 14 - 16 Ekim tarihleri arasında Eskişehir’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 17 - 23 Ekim tarihleri arasında Ankara’da Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda ve çevrim içi olarak buradan tüm Türkiye’den sinemaseverlerle bir araya gelecek. Festival hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1803
  • 13-10-2022

    Pelin Çağlar’ın 13 yağlı boya resminden oluşan “Kim Unutacak Bizi?” başlıklı ilk kişisel sergisi 15 Ekim - 15 Kasım tarihleri arasında Beyoğlu’nda bir depoda sanatseverlerle buluşacak.

    Küratörlüğünü Melis Bektaş’ın üstlendiği, Çağlar’ın birçoğu ilk defa sergilenecek eserlerinin yer aldığı sergi, muğlaklık ve belirsizlik üzerinden jest ve hareketi portrede inceliyor. Sergide eserler tekinsiz, arafta, gizlenmişlik ile birleşen muğlaklığı bir insanlık durumu olarak ele alıyor. Anlamda kesinlikten görüntüde keskinlikten uzak bir ifadeyle, yerli yerinde hissettirmeyen zamanın biraz ilerisine gidip “Kim Unutacak Bizi?” diye soruyor. Çünkü muğlaklık ölümü, ölüm de unutuşu hatırlatıyor. Sanatçı portrenin sanat tarihindeki anlamları ve tarihselliğini de göz önüne alarak, kendi sanat pratiğinde bir yorumlama sunuyor.

    Pelin Çağlar’ın “Kim Unutacak Bizi?” başlıklı ilk kişisel sergisini 15 Ekim - 15 Kasım tarihleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

    Adres: Firuzağa Mahallesi, Çukurcuma Cad. No:18, Beyoğlu-İstanbul

    Künye:
    1. Rarri, tuval üzerine yağlı boya, 120x145 cm, 2022
    2. Eray, tuval üzerine yağlı boya, 150x170 cm, 2021
    3. Can II, tuval üzerine yağlı boya, 140x170 cm, 2022

    0
    0
    2150
  • 13-10-2022

    Alice Miller’ın Sigmund Freud’un dürtü teorisine yönelik temel bir eleştiri sunan, insan doğasının gelişimine dair çok yönlü bir çalışması Toplumun Çocuğa İhaneti, Gökçe Bâlâ Bulut Aslan’ın çevirisiyle Profil Kitap’tan çıktı.

    Miller, çocuk istismarının acımasız gerçekliğini tüm dünyanın dikkatine sunarak “geleneksel” çocuk yetiştirme yöntemleri hakkındaki düşüncelerimizi tamamen değiştiriyor. Vaka öykülerini, edebiyat eserlerini, rüyaları ve Franz Kafka, Virginia Woolf, Gustave Flaubert ve Samuel Beckett gibi kişilerin hayatlarını inceleyerek çocukların “fantezilerinin” ardındaki acı gerçekleri ortaya koyuyor.

    “Geleneksel terapinin çocukluğa bakışının kışkırtıcı bir eleştirisi… Bu patlamaya hazır bir kitap. Bu kitaptan, kendisi ve ebeveynleriyle ilişkisi hakkında yeni keşifler yapmadan çıkacak birini hayal bile edemiyorum.” - Nancy Evans, “Glamour”

    0
    0
    1114
DAHA FAZLA
Geldanlage