
Tiyatro sezonunu başlatan Atlas 1948, Sevgili Arsız Ölüm Dirmit, Doğal Afet ve Istırap Korosu gibi sevilen oyunları kasım ayında tiyatroseverlerle buluşturacak.
Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm romanından uyarlanan Sevgili Arsız Ölüm Dirmit isimli tek kişilik tiyatro oyunu, 4 Kasım saat 20:30’da Atlas 1948’te sahnelenecek. Tiyatro HemHal imzalı, Nezaket Erden’in tek kişilik sahnelediği oyun, köyden şehre göç eden kalabalık bir ailenin şehirle mücadelesini ailenin en küçük kızı Dirmit’in gözünden anlatıyor. Germinal Tiyatro yapımı, Nilperi Şahinkaya’nın tek kişilik oyunu Doğal Afet, 11 Kasım saat 20:30’da Atlas 1948’te izleyiciyle buluşacak. BAM İstanbul’un Istırap Korosu oyunu, ilk gösterimini 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yaptı. Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği, Seda Türkmen ve Deniz Karaoğlu’nun rol aldığı iki kişilik oyun Istırap Korosu, 17 Kasım saat 20:30’da sahnelenecek.
Ayrıca Atlas 1948, Başka Sinema seçkisi de açıklandı. Bu senenin ilgiyle beklenen filmleri Atlas 1948’te izleyici karşısına çıkacak. Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda’nın yeni filmi Bebek Servisi, 3 Kasım Perşembe ve 5 Kasım Cumartesi günleri 15:30, 21:15 seanslarında gösterilecek. Sex Education’ın yıldızı Emma Mackey’in dünyanın en ünlü klasiklerinden Uğultulu Tepeler’in yazarı Emily Brontë’yi canlandırdığı Emily, 3 Kasım Perşembe ve 5 Kasım Cumartesi 18:30 seansında izleyicilerle buluşacak.
2002’de “Kadınlar Sinema Yapıyor” diyerek yola çıkan ve bu yıl 20’nci yaşını kutlayan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 23 ülkeden 38 filmin yer alacağı programıyla 5 Kasım-18 Aralık tarihleri arasında çevrim içi olarak sinemaseverlerle buluşacak.
Filmmor, 5 Kasım’da düşüncelerinden dolayı cezaevinde tutulan sinemacı kadınlara ithaf edilen “Damdaki Sinemacılar” bölümüyle başlayacak. Festival, ahlak polisi tarafından öldürülen Jina Masha Amini’nin ardından sokaklarda saçlarını savurarak molla rejimine direnen İranlı kadınları iki kadın yönetmen, Füruğ Feruhzad ve Rahşan Beni-İtimad’ın filmlerinin gösterileceği “Jin Zendegî Özgürlük” bölümüyle selamlayacak.
20. Filmmor, iki kez infazı yakılarak cezaevinde tutulan oyuncu, yapımcı, yönetmen Sabite Kaya’nın Bedensiz Ruhlar filmi ile 5 Kasım Cumartesi 16.00’da başlayacak. Aynı davada yargılanıp 18 yıl ceza verilen Mine Özerden’in Osmanlı’dan günümüze, İstanbul’un ünlü zilcileri ve zillerinin hikâyesini anlattığı Zilname de 16.00 seansında gösterilecek. Gösterimin ardından filmle ilgili bir söyleşi yapılacak. Saat 18.00’de, yönetmenliğini Ahu Öztürk’ün, yapımcılığını Gezi Davası’nda çekmediği Gezi Direnişi filmi için 18 yıl hapis cezası aldığı için cezaevinde olan Çiğdem Mater’in üstlendiği Toz Bezi filmi gösterilecek.
Festivalin ikinci günü, 6 Kasım Pazar günü 16.00’da, şair, yazar, ressam, sinemacı, modern İran şiirinin ve Yeni Dalga sinemasının ilham veren temsilcilerinden Füruğ Ferruhzad’ın cüzzamlıların kapatıldıkları yıllardaki gündelik hayatını anlatan Ev Karadır filmiyle başlayacak. Yine 16.00’da filmin ardından Rahşan Beni-İtimad’ın Bizim Zamanlar filmi gösterilecek. Belgesel, İran 2001 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde reformcu adaya destek vermek için kampanya başlatan sinemacı kadınları, kadın hakları için cumhurbaşkanlığına aday olan Arzu’yu izliyor. 18.00’de İranlı yönetmen ve kadın hakları aktivisti, pek çok ödüllü filmin yönetmeni Mahnaz Mohammadi’nin Oğul-Ana adlı filmi gösterime girecek. Saat 20.00’de filmle ilgili söyleşi olacak.
5 Kasım - 18 Aralık tarihleri arasında www.filmmoronline.org üzerinden erişilebilecek 20. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali gösterimleri ve söyleşilerine kayıt ve rezervasyon yaptırarak Türkçe altyazı ile ücretsiz izleyebilirsiniz.
Galeri Siyah Beyaz, Ali Şentürk’ün “Basitleştirilmiş Ağır Yükler” başlıklı kişisel sergisini 4 Kasım - 3 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
“Basitleştirilmiş Ağır Yükler” sergisinde yaşam içinde yüklendiğimiz / bize yüklenen ağır yüklerin ifadesini arayan Ali Şentürk, yaklaşık üç yıllık kişisel bir sürecin sonucunda ortaya çıkan bu işleri, bir hissin denemesi olarak tanımlıyor ve hâlen devam eden bu sürece izleyiciyi de dahil ediyor. Bu ağır yüklerin ne zaman ve nasıl basitleştirildiği ise başka bir soru olarak izleyicinin karşısına çıkıyor.
Gündelik hayatın akışında karşımıza çıkan / çıkarılan durum, olay ve oluşları zıtlıklar üzerinden kurulan bir metafor ile sunan sergide; kurşun, kâğıt, yapay koyun postu, polyester gibi birçok farklı malzeme ve dolayısıyla birbirinden farklı sergileme biçimleri bir arada yer alıyor. Hem üretim süreci hem de sergileme pratiğinin bir parçası olan malzemeler, doğaları gereği serginin içeriğine doğrudan dahil oluyor.
Ali Şentürk’ün “Basitleştirilmiş Ağır Yükler” başlıklı kişisel sergisini 4 Kasım - 3 Aralık tarihleri arasında pazar hariç her gün 11.00 - 19.00 saatlerinde Ankara’da yer alan Galeri Siyah Beyaz’da ziyaret edebilirsiniz.
Adres: Kavaklıdere sokak 3/1-2 Şili Meydanı Ankara
Künye: Ali Şentürk, Becerebilirsem ufalanıyorum, kurşun döküm heykel, 37 x 29 cm, 2022
David Mitchell'in 1960’ların sonlarında Londra’da bir araya gelen, her biri geçmişine bir şekilde saplanıp kalmış dört genç müzisyenin hikâyesini anlattığı romanı Ütopya Yolu, Ayşen Anadol’un çevirisiyle Alfa Yayınları'ndan çıktı.
Ütopya Yolu, 1960’ların sonlarında kahrolası Londra’da, bir menajerin akıl almaz çabaları ve planları sonucu bir araya gelip Ütopya Yolu adlı bir grup kuran, her biri yakın ya da uzak geçmişine bir şekilde saplanıp kalmış dört genç müzisyenin hikâyesini anlatıyor.
Öte yandan ortak hikâyesini de kendine has bir tarzla sunan Ütopya Yolu, okuru Beatles, Rolling Stones, Janis Joplin, Cohen, ressam Francis Bacon, Beckett gibi kurguya bir şekilde dahil olan gerçek kişi ve gruplarla da buluşturuyor.
“Bir şarkı bir fikir veya bir duygu aşılamışsa, zaten dünyayı değiştirmiştir.”
Yeni sezona hızlı bir başlangıç yapan Salon İKSV, kasım ayında da alternatif ve güncel müziğin dikkat çeken isimlerini dinleyicilerle bir araya getirmeye devam ediyor.
3 Kasım Perşembe akşamı Güncel Gürsel Artıktay atmosferik vokali ile dinleyicilere yer yer psychedelic ve neşe ile üzüntüyü harmanlayan müzikal bir şölen sunacak. 4 Kasım Cuma ve 5 Kasım Cumartesi akşamları +1 Sunar: Emir Taha konseri müzikseverlerle buluşacak. Türkçe alternatif/R&B sahnesinin yeni sesi KARDELEN, dans ettiren şarkıları ile 12 Kasım Cumartesi akşamı sahnede olacak. Salon’a ilk defa konuk olacak müzisyen, söz yazarı, yapımcı ve multienstrümantalist +1 Sunar: Vlad Holiday, 19 Kasım Cumartesi günü dinleyicilerle buluşacak.
Salon İKSV etkinlikleri hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
“Birlikte nasıl çalışırız?” başlığı altında topluluk, çalışma, birliktelik kavramları ve deneyimlerine odaklanan 8. Çanakkale Bienali, 5 Kasım Cumartesi günü sona eriyor.
2008 yılından bu yana CABININ - Çanakkale Bienali İnisiyatifi tarafından düzenlenen Çanakkale Bienali bu yıl Dardanel’in ana destekçiliğinde gerçekleştiriliyor. 8. Çanakkale Bienali, 40’tan fazla sanatçı ve davet ettiği 6 sanat inisiyatifiyle “Birlikte nasıl üretiriz?”, “Birlikte nasıl yaşarız?”, “Birlikte nasıl çalışırız?” gibi temel ve kapsayıcı sorular üzerinden insan-insan, insan-doğa, insan-hayvan, hayvan-hayvan ve tüm canlı-canlı olmayan yapılar arasındaki karmaşık ilişkilerin bağlantılarını/düğüm noktalarını araştırmayı amaçlıyor. Konukseverlik, dostluk, iş birliği, emek, sorumluluk, adalet, bağışlama, hafıza, yas, neşe gibi farklı kavramları ele alırken, insanın “birlikte yaşama” zorunluluğunun peşini bırakmayan paradokslar, imkansızlıklar ve tekil şansları da soru işaretleri ve ünlemlerle vurguluyor. 1 Ekim’de başlayan 8. Çanakkale Bienali, ana sergilerinin yanı sıra panel, atölye, film gösterimlerinden oluşan programı ve OPET’in ana destekçisi olduğu Troya Köylerinde gerçekleştirilecek Sanat Günleri’yle 5 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. 8. Çanakkale Bienali; Troya Müzesi, The FeHan 1, The FeHan 2, MAHAL, StudioMAHAL, DardanelSpor Tesisleri, Korfmann Kütüphanesi, Bordo Bina, ÇTSO Çanakkale Evi, Mekor Hayim Sinagogu ve Kabuk Bienal Store olmak üzere 11 mekânda gerçekleşiyor.
Alparslan Baloğlu’nun Troya Müzesi’ndeki iki ayaklı sergisi ve iki özgün performansla başlayan bienalde Murat Meriç, Can Altay’ın bienal için ürettiği “Reçel Çemberi”ne misafir olduğu kasetten/plaktan “canlı” performansında, müzik dünyamızın “sürprizli birlikte”lik tarihinin tozlu rafları arasında “Birlikte çalışabiliyor muyuz?” sorusuna cevap aradı. Özlem Günyol ve Mustafa Kunt’un Frankfurt, İstanbul ve Çanakkale’den kamusal alan heykel ve anıtlarından elde ettikleri kalıplarla ürettikleri “Free Solo” tırmanma duvarı ise profesyonel tırmanıcıların performansıyla dünya prömiyerini yaptı.
Birlikte çalışma meselesine odaklanan bienale; özgün bir aradalık modelleri sunan AVTO (İstanbul), Monitor (İzmir), Are Projects (Antalya), Ka Atölye (Ankara) ve Çanakkale’den Garp Sessions inisiyatifleri ve İtalya Lucca’dan bağımsız Giungla Festivali davet edildi.
8. Çanakkale Bienali’nde yer alan sanatçılar: Adrian Melis, Alparslan Baloğlu, Aslı Işıksal, Başak Altın, Berfin Erdoğan & Yağmur Uyanık, Can Altay, Cevdet Erek, Eda Şarman, Eren Sulamacı, Forensic Architecture, Funda Susamoğlu, Furkan Öztekin, Goshka Macuga, Guido van der Werve, H. Esra Oskay, Havva Altun, İhsan Oturmak, İrem Aksu, İrem Tok, Jasmina Cibic, Johanna Billing, Liliya Lifanova, Maider López, Mariana Vassileva, Maury Vaughan & Melike Taşçıoğlu Vaughan, Merve Şendil, Mircea Cantor, Oğuz Karayemiş, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, Pilvi Takala, Pravdoliub Ivanov, Robert Montgomery, Serge Najjar, Tatiana Villani, Umut Kambak, Zeren Göktan.
8. Çanakkale Bienali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Salt’ın Perşembe Sineması’nın beş filmden oluşan “Normal dediğin nedir ki?” temalı güz dönemi programı, 3 Kasım - 1 Aralık tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda ve saltonline.org’da izleyiciyle buluşacak.
Pandemi sonrası dünyada normallik kavramını ele alan program, kurgusal ve yarı-kurgusal beş filmden oluşuyor. Seçki bir yandan günümüzün ortak kaygılarını yansıtırken, bir yandan da dünyayla ilişkilenme biçimlerimize dair farklı olasılıklara işaret ediyor. Programda yer alan filmler; düşlerin, hislerin, hikâyelerin veya zihnin yaratabileceği alternatif “gerçeklik”lere odaklanıyor. Programın ilk filmi Archipel [Takımada], 3 Kasım Perşembe günü saat 19.00’da Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da gösterilecek. Film, yönetmen Félix Dufour-Laperrière'in doğup büyüdüğü Québec eyaletinde geçen, belgesel ve animasyon arasındaki sınırların muğlaklaştığı yarı-kurgusal bir macerayı ele alıyor.
Herkesin katılımına açık ve ücretsiz olan gösterimler 3 Kasım’dan 1 Aralık’a her Perşembe saat 19.00’da Salt Beyoğlu’nda gerçekleşecek. Ayrıca her hafta bir film cuma gününden pazara saltonline.org üzerinden çevrim içi olarak izlenebilecek. Yalnızca Türkiye’den erişime açık olan filmler, orijinal dilinde Türkçe altyazılı olarak gösterilecek.
Perşembe Sineması “Normal dediğin nedir ki?” Programı:
Archipel [Takımada], Félix Dufour-Laperrière, 2021
3 Kasım, 19.00, Salt Beyoğlu, Açık Sinema
4 - 6 Kasım, saltonline.org
La contemplation du mystère [Kral], Alberic Aurteneche, 2021
10 Kasım, 19.00, Salt Beyoğlu, Açık Sinema
11 - 13 Kasım, saltonline.org
Space Dogs [Uzay Köpekleri], Elsa Kremser ve Levin Peter, 2019
17 Kasım, 19.00, Salt Beyoğlu, Açık Sinema
18 - 20 Kasım, saltonline.org
Le rêve et la radio [Düşler ve Radyo], Ana Tapia Rousiouk ve Renaud Després-Larose, 2022
24 Kasım, 19.00, Salt Beyoğlu, Açık Sinema
25 - 27 Kasım, saltonline.org
Climax, Gaspar Noé, 2018
1 Aralık, 19.00, Salt Beyoğlu, Açık Sinema
Guido Barbujani’nin tarihsel-eleştirel yolculukla, ırksal sınıflandırmaya yönelik ilk girişimlerden modern DNA çalışmalarına kadar insan çeşitliliğinin biyolojik temeline ilişkin tartışmanın aşamalarının izini sürdüğü çalışması Irkların İcadı - Irkçılığa Karşı Bilim, Volkan Çandar’ın çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıktı.
Genetiğin, Afrika kökenlerimizden beş kıtanın kolonileştirilmesine kadar insanlığın yolculuğunun en uzak aşamalarını yeniden inşa etmeyi nasıl başardığını gösteriyor. Bu bilginin, insanlığın biyolojik olarak farklı gruplara, diğer türlerde ırk olarak adlandırılan gruplara bölündüğü yönündeki 19. yüzyıl fikrini nasıl çürüttüğünü anlatıyor. Irk kavramının beslediği ırkçılıkla mücadele için değerli bilgiler sunuyor.
“Aramızdaki farklılıkların biyolojik temellerini anlamak istiyorsak, ırk kavramının gereksiz ve zarar verici olduğu giderek daha aşikâr hale geliyor. Bunun nedeni, insanın başka türlerde ırk olarak adlandırdığımız biyolojik gruplardan oluşmamış olmasıdır. Bizi hiçbir yere vardırmamış olan, bir önem taşımayan ırk sınıflandırması gayretimizi terk ederek, araştırmamızı gerçekten önemli olan konuya yönlendirebilirdik: bireyler ve toplumlar arasındaki farklılıklar. Bu toplumları, atalarımızdan aralıksız olarak bize kadar aktarılan farklı DNA’ya sahip birçok insan oluşturdu. Bugün DNA’ya baktığımızda, göçlerin ve binlerce yıl içinde birbiriyle kaynaşma sonucunda genomlarımızın birbirine karışmasının, gözlerimizin önüne serilen rengarenk elbiseyi hepimize giydirmiş olmasının izlerini takip ediyoruz.”
Çağdaş Japon edebiyatının gelecek vaat eden yazarlarından Hiroko Oyamada’nın hem Franz Kafka hem Komşum Totoro esintileri taşıyan, aynı zamanda Akutagawa ödülü sahibi romanı Çukur, H. Can Erkin’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.
Türkçede ilk kez bir kitabı yayımlanan Oyamada, gündelik hayatın kanıksanmış fakat rahatsız edici ayrıntılarıyla ince ince örülü bir roman sunuyor okura. Çukur, çocukluktan yaşlılığa, evden işe uzanan zorunlu rotalarda, özgünlüğe pek değer vermeyen bir dünyada sınırlarda bir kadının portresini çiziyor.
Çukur, geçici işini bırakarak tayini çıkan eşiyle taşraya taşınan Asa’nın hikâyesini anlatıyor. İşsizliğin hayatında açtığı boşluğu keşfederken bir tavşan deliğinden aşağıya yuvarlanan Asa, kendi yaşamını, yaşamında oynadığı rolü irdeliyor ve bir seçim yapmak zorunda kalıyor.
Zengin bir programla yeni sezona başlayan Babylon, kasım ayında da farklı tarzlardan pek çok sanatçıyı müzikseverlerle bir araya getirecek.
Babylon, kasım ayı boyunca Ecstatic Dance, Beats By Girlz Türkiye Festivali Açılış Gecesi: SHEB, Jilet Sebahat, Tanerman, Beats By Girlz Türkiye Festivali Kapanış Gecesi: Zeynep Ocak, Şevval Kılıç, Dudakların Cengi: Rönesans, Gökçe Coşkun, Seda Erciyes, Go Ons Sunar: Islandman, Öncesi: IKARU, Jenny Hval, Tuğçe Şenoğul, The Comet Is Coming, CUPRA Sunar: Radyo Eksen Partisi, Sera Savaş, Vans Music Night: Second, Öncesi: 3pillie, Jakuzi, Selectist presents: DJ Assault, Arooj Aftab ve Kezzo & Joker’i müzikseverlerle buluşturacak. Babylon’da gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Babylon Kasım Programı:
2 Kasım Çarşamba 20:30 / Ecstatic Dance
4 Kasım Cuma 22:30 / Beats By Girlz Türkiye Festivali Açılış Gecesi: SHEB, Jilet Sebahat
5 Kasım Cumartesi 22:00 / Tanerman
6 Kasım Pazar 22:30 / Beats By Girlz Türkiye Festivali Kapanış Gecesi: Zeynep Ocak, Şevval Kılıç
9 Kasım Çarşamba 22:00 / Dudakların Cengi: Rönesans
10 Kasım Perşembe 21:30 / Gökçe Coşkun
11 Kasım Cuma 22:30 / Seda Erciyes
12 Kasım Cumartesi 22:00 / Go Ons Sunar: Islandman, Öncesi: IKARU
16 Kasım Çarşamba 21:30 / Jenny Hval
17 Kasım Perşembe 20:30 / Tuğçe Şenoğul
18 Kasım Cuma 22:00 / The Comet Is Coming
19 Kasım Cumartesi 21:00 / CUPRA Sunar: Radyo Eksen Partisi
22 Kasım Pazartesi 21:30 / Sera Savaş
23 Kasım Salı 21:30 / Vans Music Night: Second, Öncesi: 3pillie
24 Kasım Çarşamba 21:30 / Jakuzi
25 Kasım Perşembe / 22:00 Selectist presents: DJ Assault
26 Kasım Cuma 22:00 / Arooj Aftab
30 Kasım Salı 21:30 / Kezzo & Joker