GÜNDEM
  • 02-11-2022

    Fatih Aydoğdu’nun “Score | Partisyon | On İki Perdelik Sergi” başlıklı kişisel sergisi 18 Kasım tarihine kadar Karşı Sanat Çalışmaları’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Fatih Aydoğdu, yeni sergisinde akustik ve görsel (tarihî) malzemeleri çeşitli katmanlarda araştırarak çok kanallı görsel-işitsel bir yerleştirme üzerinden bir nota/anlatı alanı yaratıyor. Sergide analog ve dijital kolajlar, çizimler, nesneler ve sesler bir tür çoksesli rastlantısal anlatı (veya anti-anlatı) için kurgulanmış bir partisyon mekânına dönüşüyor. Ses, obje ve imajların arka planında sosyal, kültürel ve ekolojik yaşamın temellerine odaklanan sergi, çağdaş kentsel yaşam, sosyal ve politik davranış kalıpları, tüketim kültürü ve çağımız üzerine sorular soruyor.

    ​Fatih Aydoğdu’nun “Score | Partisyon | On İki Perdelik Sergi” başlıklı sergisini 18 Kasım’a kadar Karşı Sanat Çalışmaları’nda ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1873
  • 02-11-2022

    Jean-Jacques Sempé'nin Fransa'nın Saint-Céron kasabasında yaşayan bir bisiklet tamircisinin akıllara durgunluk veren hikâyesini anlattığı kitabı Raoul Taburin, Damla Kellecioğlu’nun çevirisiyle Desen Yayınları’ndan çıktı.

    Sempé, okurunun yüzünde tebessüm bırakan yüreklendirici bir cesaret öyküsü anlatıyor. Adı bisikletle anılmasına rağmen iki teker üstünde durmayı maalesef beceremeyen bir ustanın çocukluktan erişkinliğine uzanan yaşamını film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiren kitap, başarının anahtarını özgüvende arıyor.

    “Yüzme bilmeyen dalgıç ya da yükseklikten korkan pilot olur mu? Eğer bunlara itirazınız varsa, bisiklet sürmeyi bilmeyen bir bisiklet tamircisi de olmamalı asla. Ama oldu!

    Raoul Taburin ''gerçek'' bir bisiklet üstadı. Yaşadığı yörede şöhreti almış yürümüş olsa da o bunun keyfini çıkaramıyor. Çünkü kimsenin hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir sırrı var: Bisiklet süremiyor! Olanca direngenliğine karşın, çocukluğundan bu yana bisiklet üstünde dengede durmayı öğrenebilmiş değil. Varoluşsal dertleri ve metafizik kaygıları nedeniyle iki tekerli bisiklet kullanmayı hiç beceremiyor. Üstüne üstlük, kendine bile itiraf etmekte zorlandığı bu gerçeğin açığa çıkmasından acayip çekiniyor. Fakat günün birinde tüm planları altüst oluyor, zira karşısına, onu müthiş bir cesaret öyküsünün başkahramanına dönüştürecek fotoğrafçı Figougne çıkıyor...”

    0
    0
    1176
  • 01-11-2022

    Amerikalı oyun yazarı David Memet’in kaleme aldığı Oleanna oyunuKayhan Berkin rejisiyle Sınırlar adıyla 27 Kasım’da Alan Kadıköy’de prömiyer yapacak.

    Başrollerini Kenan Ece ve Ecem Uzun’un paylaştığı Sınırlar’ın uyarlama ve rejisini Kayhan Berkin üstleniyor. Oyunun yapımcılığını ise Versus Tiyatro ve 484 Urban Garden yapıyor. Türkiye’ye adapte edilen oyun; otorite, hiyerarşi, statü, kadın erkek ilişkileri gibi pek çok kavramı sorguluyor.

    Üniversitede profesörlüğe atanmak üzere olan Can’ın dersinde başarısız olan Ecrin, yardım istemek için gittiği öğretmeninin odasından çıktıktan sonra Can hakkında yazdığı cinsel taciz şikâyet dilekçesini atama komisyonuna iletir. Bu dilekçe sonrasında profesörlük atamasının gerçekleşemeyeceğini bilen Can, dilekçeyi geri çekmesi konusunda ikna etmek için Ecrin’i tekrar odasına çağırır. İkili; politik doğruculuk, güç, ayrıcalık ve iletişimsizlik gibi kavramları merkezinde barındıran duygusal ve fiziksel yıkımla sonuçlanan bir görüşme geçirirler.

    Sınırlar’ın 27 Kasım’da Alan Kadıköy’de gerçekleşecek gösteriminin biletlerine buradan, 28 Kasım’da Fişekhane’deki gösteriminin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Yazan: David Mamet
    Çeviren: Cansu Kurgun & Kayhan Berkin
    Uyarlayan & Yöneten: Kayhan Berkin
    Yapım: Versus Tiyatro & 484 Urban Garden
    Uygulayıcı Yapımcı: Elif Özge Maltepe
    Dekor Tasarım: Merve Yörük
    Işık Tasarım: Ayşe Sedef Ayter
    Reji Asistanları: Alessa Dilara Demircan, Şevval Öztay, Sercan Şekerci
    Prova mekân sponsoru: Müfit Aytekin Atölye

    0
    0
    1292
  • 01-11-2022

    Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergilenen Agnes Denes’in “Yaşayan Piramit” sergisi kapsamında sanatçının pratiğine ışık tutan bir konferans serisi gerçekleştirilecek. Seri “Yeryüzünü Yeryüzüne Vermek. Agnes Denes’in Yaşayan Piramit Heykeli Eşliğinde Ekoloji, Biyosanat ve Biyoetik” başlıklı konuşma ile 2 Kasım’da başlayacak.

    Sabancı Holding’in ana sponsorluğunda ve Çimsa’nın iletişim sponsorluğunda sanatseverlerle buluşan Agnes Denes’in “Yaşayan Piramit” sergisi kapsamında Sakıp Sabancı Müzesi’nde ücretsiz olarak düzenlenecek “Yaşayan Piramit Konuşmaları”nın ilki sanat tarihçi ve küratör Nazlı Pektaş moderatörlüğünde Ekin Kano, Kerem Ozan Bayraktar ve Nergiz Yeşil’in katılımıyla 2 Kasım Çarşamba günü gerçekleşecek. “Yeryüzünü Yeryüzüne Vermek. Agnes Denes’in Yaşayan Piramit Heykeli Eşliğinde Ekoloji, Biyosanat ve Biyoetik” başlıklı konuşmada ekoloji, biyosanat ve biyoetik ana başlıkları altında tüketim, atıklar, bitkiler, azalan su kaynakları, çevresel kirlilik konuları tartışılacak. Yeryüzünü sanat ile tercüme etmeye çalışan üç sanatçı, doğayı temsil etmek yerine onu sanatsal üretime katmanın olanaklarını ele alacak. Konuşmada Denes’in yeryüzünü yeryüzüne verdiği “Yaşayan Piramit” sergisi eşliğinde müzenin bahçesinde büyüyen, yeşeren, çoğalan ve başka bahçelere de dağılan tohumlara odaklanılacak. Sanatçılar Agnes Denes’in yeryüzü ile kurduğu bağa odaklanarak kendi üretimleri üzerine konuşacaklar. 

    Agnes Denes’in sanatsal pratiğine odaklanan “Yaşayan Piramit Konuşmaları” 16 Kasım Çarşamba günü eserdeki bitki ve çiçeklerin ekimini yapan Nadir Bitkiler Fidanlığı’nın kurucusu Fatih Koçak “Yaşayan Piramit: Bitkilendirme Tasarımı ve Evreleri”; 30 Kasım Çarşamba günü ise “20. Yüzyıl Sanatı”, “Sanat Eleştirisi ve Kuramı”, “Çağdaş Sanat Pratiği” ve “Çağdaş Türk Sanatı” konularında dersler veren Prof. Dr. Ahu Antmen’in “Agnes Denes’in İzinde Sanat İçin Yeni Bir Gelecek” başlıklı konuşmalarıyla devam edecek.

    ​“Yaşayan Piramit” isimli yerleştirmeyi, sanatçının 1969’da kaleme aldığı manifesto ile birlikte SSM’nin bahçesinde 29 Ocak 2023’e kadar SSM’de görebilirsiniz.

    0
    0
    1609
  • 01-11-2022

    Latin Amerika ve Şili tiyatrosunun yükselen ismi Manuela Infantenin “Taşın oyunu olsaydı nasıl olurdu?” sorusundan yola çıktığı son oyunu Taşa Nasıl Dönülür? / How to Turn to Stone, 4, 5 ve 6 Kasım tarihlerinde Kundura Sahne’de İstanbullu izleyiciyle buluşacak.

    Manuela Infante; insanmerkezcilikten uzak tiyatro kavramıyla geliştirdiği çalışmalarıyla son yıllarda uluslararası sahnelerin çok konuşulan ve tartışılan isimlerinden. Taşa Nasıl Dönülür? ile bir taşın gözünden dünyanın nasıl görüneceğini ve ‘hiç doğmayan, asla büyümeyecek ve asla ölmeyecek’ de olan taş’ı taklit etmeye çalıştığımızda olacakları anlatırken, feminizmden ekolojiye, mistisizmden postkolonyalizme, birçok teorik konuyu da masaya yatırıyor.

    “Taş doğmaz. Büyümez. Ölmez. Dirençlidir ve neredeyse yok edilemez. Peki, bir taşın oyunu nasıl olur? Bir taşın gözünden dünya nasıl görünür? Onu taklit etmeye çalıştığımızda neler olur?

    Çökelmiş malzeme katmanları gibi iç içe sıkıştırılmış olan, aşınmış anlatı parçaları ile çalışan “Nasıl Taşa Dönülür” ekibi, taşlara kazınmış olarak bulabileceklerimizi ve içimize kazınmış olarak bulabileceğimiz taşları anlatan bir maden oyunu inşa etmek için çalışıyor. Aşınmış hikâye parçaları, sert bir… şey oluşturan jeolojik kaya katmanları olarak, konuşma ekleme ve ses peyzajı yardımıyla üst üste yığılacak manzaralar olarak ele alınıyor.”

    Kundura Sahne’nin ilk uluslararası oyunu da olacak Taşa Nasıl Dönülür?, 4, 5 ve 6 Kasım tarihlerinde Türkçe üst yazıyla gösterilecek. Öğrencilere özel avantajlar ve %20 indirim fırsatı sunan sınırlı sayıda biletlere ve ayrıntılı bilgiye beykozkundura.com’dan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1754
  • 01-11-2022

    Akbank Sanat’ın akademisyen konuşmacıların katılımıyla düzenlediği Felsefe Seminerleri’nin Kasım 2022 - Mayıs 2023 dönemi “Kriz ve Kritik II” başlığıyla Emre Şan’ın koordinatörlüğünde Akbank Sanat Beyoğlu’nda gerçekleşecek. 

    “Felsefe Seminerleri”nin kasım ayı programı Besim F. Dellaloğlu’nun “Kriz, Kritik, Kriter: Kültür ile Medeniyet Arasında Geçişler” başlıklı semineri ile başlayacak. 3 Kasım Perşembe günü gerçekleşecek seminerin içeriği hakkında Besim F. Dellaloğlu şunları söyledi: “Kadim bir dilde eleme işlemine ‘kritik’ denirmiş. ‘Kriter’ ise eleme yapmak için kullanılan aletin adıymış. ‘Kriz’ ise ‘kriter’in, yani eleme aletinin bozulmasıyla ‘kritik’ yapamama durumunu tarif etmek için kullanılırmış. Ayrıca Japoncada ‘kriz’ ile ‘fırsat’ın aynı kelime ile karşılandığı yönünde yoğun bir rivayet vardır. Son yıllarda düşünce dünyasında, üniversitede hatta siyasette ‘medeniyet’ kavramının çok yoğun bir biçimde kullanıldığına şahit oluyoruz. Bununla birlikte ‘Kültürel İktidar’ terimi de kültürel kamusal alanda en çok kullanılan terimlerden biri hâline geldi. Sadece bu küçük ayrıntılar bile son zamanlarda içinden geçmekte olduğumuz krizin alametleri olarak okunabilir mi? Örneğin ‘medeniyet’ kavramının bu kadar çok kullanılması bizatihi bir krizin işareti olabilir mi? ‘Kültürel İktidar’ kavgası kriterli bir kritik uygulaması olarak değerlendirilebilir mi? Kültür ile medeniyet kavramları arasındaki ilişkiler, geçişler kriz, kritik ve kriter üçlemesiyle birlikte daha anlaşılabilir kılınabilir mi?”

    Felsefe Seminerleri’nin koordinatörlüğünü üstlenen Emre Şan etkinlikler hakkında şunları söyledi: “2019-2020 döneminde ‘Kriz ve Kritik’ üst başlıklı felsefe seminerleri dizisi COVID-19 pandemisi nedeniyle yarıda kalmıştı. Bu zaman aralığında küresel olarak yaşanan dönüşümler 21. yüzyılın krizlerini anlamak için yeni yol gösterici argümanlara ihtiyacımız olduğunu gösterdi. Şu hâlde hem yarım kalan diziyi tamamlamak hem de yeni düşünce alanları açmak için ‘Kriz ve Kritik II’ üst başlığı altında felsefe seminerlerine devam etmek istiyoruz. Seminerlerde felsefedeki kritik geleneğinin çağdaş örneklerine odaklanıp, bunların ne tür düşünsel ve toplumsal krizlere cevap vermeye çalıştığını araştıracağız.”

    Felsefe Seminerleri Seminer Programı:
    Kriz ve Kritik II
    Moderatör: Emre Şan

    3 Kasım Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Besim Dellaloğlu
    Kriz, Kritik, Kriter: Kültür ile Medeniyet Arasında Geçişler

    8 Aralık Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Ferda Keskin
    Tarihsel Ontoloji Olarak Kritik

    12 Ocak Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Zeynep Gambetti
    Zamansallık ve Kriz: Şimdiciliğin Eleştirisi

    23 Şubat Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Ateş Uslu
    Max Horkheimer ve Eleştirel Teorinin Temelleri: Metafiziğin, Bilimin ve Toplumun Krizini Sorunsallaştırmak

    16 Mart Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Kaan H. Ökten
    Heidegger ve Düşünmenin Krizi

    27 Nisan 2023 Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Oğuz Haşlakoğlu
    Mimesis ve Muamma: ‘Görünmeyenin görünende ‘görünmeyen görünmesi’

    25 Mayıs Perşembe, 18:30
    Konuşmacı: Emre Şan
    Antroposenden Çıkmak: Bernard Stiegler’in Çağdaş Kriz Analizi

    0
    0
    9336
  • 01-11-2022

    İş Sanat’ın edebiyatımızın usta yazar ve şairlerinin eserlerini sahnesine taşıdığı klasikleşen dinletilerine 7 Kasım’da Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirlerinden hazırlanan “Önce Aşk Vardı” başlıklı dinleti konuk olacak.

    Atilla Birkiye’nin düzenlediği, Mehmet Birkiye’nin sahneye uyarladığı dinletide şiir ile müzik iç içe geçecek. Serdar Yalçın’ın müzik yönetmenliğini yaptığı dinletide Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek şiirleri seslendirecek. Tematik olarak seçilmiş şiirlere, Vedat Sakman kendi şarkılarının yanı sıra Oğuzcan’ın şiirlerinden (İstanbul, Acılar Denizi) bestelediği şarkılarla eşlik edecek.

    ​“Önce Aşk Vardı” başlıklı dinletiye 7 Kasım Pazartesi, saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda buradan rezervasyon yaparak ücretsiz olarak katılabilirsiniz.

    0
    0
    2081
  • 31-10-2022

    Yerli alternatif rock grubu mor ve ötesi, ikonikleşmiş şarkılarını 30 Aralık Cuma günü Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde seslendirecek.

    Türkiye rock müziğinin en güçlü temsilcilerinden biri olan mor ve ötesi, Vodafone Park'taki son konserinin ardından ilk büyük konserini Zorlu PSM’de gerçekleştirecek. Türkiye’nin müzik tarihine 20 yılı aşkın süredir unutulmaz eserler bırakan grup, “Bir Derdim Var”, “Cambaz”, “Oyunbozan”, “Uyan” gibi ikonikleşmiş şarkılarıyla 30 Aralık’ta müzikseverlerle buluşacak.

    ​30 Aralık 2022’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek mor ve ötesi konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3122
  • 31-10-2022

    İGART Sanat Projeleri Yarışmaları’nın birinci fazı kapsamında finale kalan 13 eserden oluşan “Viyadük Altındaki Rüyalar” sergisi 2023 Ocak ayı sonuna kadar İGA İstanbul Havalimanı Dış Hatlar A-B Knuckle’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Küratörlüğünü İGART Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Marcus Graf’ın yaptığı “Visions Under the Viaduct | Viyadük Altındaki Rüyalar” başlıklı İGART galerinin ilk sergisi İGART Sanat Projeleri Yarışmaları’nın birinci fazı kapsamında finale kalan 13 eserin projelerini bir araya getiriyor. Galeri mekânı, havalimanın dokusuna uygun kendine has bir yapı olarak mimar Murat Tabanlıoğlu tarafından tasarlandı. Sergi, İGART Sanat Projeleri Yarışmasının şeffaf ve disiplinler arası yaklaşımının bir göstergesi niteliğini de taşıyor. İnsanları buluşturmayı, kavuşturmayı ve yeni hikâyelere olanak sunmayı hedefleyen İGA İstanbul Havalimanı, bu sergi ile Türk kültürünün ve sanatının dünya vatandaşlarına tanıtılması görevini de üstleniyor.

    İGART bünyesinde, 35 yaş altı Türk ve yabancı genç sanatçı ve gruplara yönelik başlatılan 2021 Eylül ayında duyurulan İGART Sanat Projeleri Yarışmaları serisinin ilkine, 221 proje başvuru yaptı. İGART Yürütme Kurulu Başkanı Hüsamettin Koçan, İGART Yürütme Kurulu üyelerinden Deniz Odabaş, Prof. Dr. Gülveli Kaya, Prof. Dr. Marcus Graf, Mehmet Ali Güveli, Murat Tabanlıoğlu ve Nazlı Pektaş’ın yanı sıra heykeltıraş Seyhun Topuz ve heykeltıraş Seçkin Pirim’in yer aldığı jürinin değerlendirmesinin ardından finalistler açıklandı. Türkiye’de kültür sanat alanında bugüne kadar verilen en büyük meblağ olan 1 milyon TL’lik büyük ödül, Saya’nın Sesi adlı eserle yarışmanın birincisi olan Betül Kotil’e takdim edildi.

    “Viyadük Altındaki Rüyalar” sergisini 2023 Ocak ayı sonuna kadar İGA İstanbul Havalimanı Dış Hatlar A-B Knuckle’da ziyaret edebilirsiniz.

    Künye: Betül Kotil, Saya’nın Sesi 

    0
    0
    1237
  • 31-10-2022

    Portekizli yazar José Saramago’nun doğumunun 100. yılı, 9-27 Kasım tarihleri arasında İstanbul Schneidertempel Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek “Atılan Adımların İzini Sürmek” adlı sergi ile kutlanacak.

    José Saramago Vakfı’nın hazırladığı ve Camoes Enstitüsü ile Portekiz Büyükelçiliği tarafından desteklenen Saramago’nun hayatından kesitler sunan sergi, dünyanın birçok ülkesinde eşzamanlı olarak gerçekleştirilecek.

    Sergi, Saramago’nun çocukluğundan başlayıp hayatındaki önemli kırılma noktalarını ve eserleri üzerinden yazınında nasıl ustalaştığını, çocukluğundan onu Nobel Edebiyat Ödülü’ne götüren dönüm noktalarını gözler önüne serecek.

    ​“Atılan Adımların İzini Sürmek” adlı sergiyi 9-27 Kasım tarihleri arasında pazartesi günleri hariç her gün 11.00-18.00 saatleri arasında İstanbul Schneidertempel Sanat Merkezi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2124
DAHA FAZLA
Geldanlage