GÜNDEM
  • 22-11-2022

    Dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapan Park Chan-wook imzalı Ayrılma Kararı, 9 Aralık’ta MUBI’de gösterime girecek.

    2004 Cannes Film Festivali Jüri Özel Ödülü (Grand Prix) sahibi İhtiyar Delikanlı (Oldboy, 2003), Kan Arzusu (Thirst, 2009) ve Hizmetçi (The Handmaiden, 2016) gibi filmleri ile tanınan Park Chan-wook’a Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren Ayrılma Kararı (Decision To Leave, 2022) aşk, şiddet ve ihanet duygularının karmaşık ilişkisini yönetmenin kendine özgü yorumuyla izleyicinin beğenisine sunuyor.

    ​Güney Kore’de geçen film, bir dağın zirvesinden düşerek hayatını kaybeden bir adamın ölümü ile başlıyor. Söz konusu ölümün intihar mı, yoksa cinayet mi olduğu sorusu ise filmdeki gerilimin belkemiğini oluşturuyor. Bu çok katmanlı suç dramasında, soruşturmadan sorumlu dedektif Hae-joon (Park Hae-il) ile ölen adamın eşi Seo-rae (Tang Wei) karşılaştığı anda filmin seyri değişiyor. Seo-rae’nin katil olabileceğine dair şüpheler gitgide yoğunlaşırken, evli dedektifin maktulün eşine olan ilgisi de filme ayrı bir boyut katıyor. Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=G1Dygmj1H9M

    0
    0
    17
  • 22-11-2022

    Dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nde yapan Park Chan-wook imzalı Ayrılma Kararı, 9 Aralık’ta MUBI’de gösterime girecek.

    2004 Cannes Film Festivali Jüri Özel Ödülü (Grand Prix) sahibi İhtiyar Delikanlı (Oldboy, 2003), Kan Arzusu (Thirst, 2009) ve Hizmetçi (The Handmaiden, 2016) gibi filmleri ile tanınan Park Chan-wook’a Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren Ayrılma Kararı (Decision To Leave, 2022) aşk, şiddet ve ihanet duygularının karmaşık ilişkisini yönetmenin kendine özgü yorumuyla izleyicinin beğenisine sunuyor.

    ​Güney Kore’de geçen film, bir dağın zirvesinden düşerek hayatını kaybeden bir adamın ölümü ile başlıyor. Söz konusu ölümün intihar mı, yoksa cinayet mi olduğu sorusu ise filmdeki gerilimin belkemiğini oluşturuyor. Bu çok katmanlı suç dramasında, soruşturmadan sorumlu dedektif Hae-joon (Park Hae-il) ile ölen adamın eşi Seo-rae (Tang Wei) karşılaştığı anda filmin seyri değişiyor. Seo-rae’nin katil olabileceğine dair şüpheler gitgide yoğunlaşırken, evli dedektifin maktulün eşine olan ilgisi de filme ayrı bir boyut katıyor. Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=G1Dygmj1H9M

    0
    0
    4837
  • 22-11-2022

    Emine Şenses, Melike Kılıç, Ömer Koçağ, Pelin Bayçelebi, Sayat Uşaklıgil ve Yağmur Yılan’ın eserlerinden oluşan “Promesse” başlıklı sergi, 9 Ocak 2023 tarihine kadar Decollage Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Serap Atala sergi danışmanlığı ve koordinatörlüğünde hayata geçirilen “Promesse” (Vadetmek) başlıklı sergi, umut temasına odaklanıyor. Sergideki sanatçılardan Emine Şenses’in uzaktan bakıldığında yağlı boya resim etkisi gösteren kolajları, Melike Kılıç’ın çok katmanlı geleneksel kat’ı sanatından yola çıkarak yaptığı görsel hikâyeler, Ömer Koçağ’ın Rembrandt ve Goya gibi büyük ustalara çağdaş bir saygı niteliğindeki resimleri, Sayat Uşaklıgil’in zamansız ve mekânsız zıtlıkları, o anda donmuş kalmış gibi görünen nostaljik figürleri, Pelin Bayçelebi’nin doğanın mükemmel dengesinden aldığı ilhamla yaptığı resimler ve Yağmur Yılan’ın kadına ait duyguları dramatik bir yaklaşımla yeni bir gerçeklik yaratarak tuvaline aktarması bizi sanatçıları tanımaya, anlamaya ve araştırmaya davet ediyor.

    Sergi biçimsel ve kavramsal yaklaşımla izleyiciyi düşündürmeyi ve sorgulamaya alan açmayı amaçlıyor. Farklı medyumlar kullanan, sanat üretimine farklı açılardan bakan sanatçıların; çeşitli üslupların ve farklı eser boyutlarının beraberliği ile ritmi getiren gelenekten moderne, kâğıt malzemeden tuvale uzanan eserleri yer alıyor.

    Künye:
    1. Sayat Uşaklıgil, Telefon, 120x120cm, Tuval üzerine akrilik, 2015
    ​2.  Pelin Bayçelebi, Hope Umut, Tuval üzeri yağlı boya, 2022, 60x70 cm

    0
    0
    1825
  • 22-11-2022

    Bu yıl 8’inci kez polisiye tutkunlarını bir araya getirecek Kara Hafta İstanbul Festivali, 24-25 Kasım tarihlerinde Pera Palace Hotel'de gerçekleşecek.

    "Norveç Polisiyesi" temasıyla düzenlenecek Kara Hafta İstanbul Festivali’nde “Polisiye Edebiyatına Katkı Ödülü" bu yıl yazar Sevil Atasoy’a verilecek. Adli tıp ve polisiyeyi bir araya getiren kurgularla bu türe önemli katkılarda bulunan Atasoy’un, 25 Kasım'daki ödül töreni sonrasında Adnan Özer moderasyonunda bir söyleşisi de olacak.

    Festivalin ilk söyleşisi 24 Kasım saat 16.00’da Armağan Tunaboylu, Aras Gençtürk ve Nazlı Berivan Ak’ın bir araya geleceği “Yeni Nesil Polisiye” söyleşisiyle başlayacak.

    8. Kara Hafta İstanbul Festivali, herkesin katılımına açık ve ücretsiz olacak. Bilgi ve rezervasyon için 02123774000 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

    8. Kara Hafta İstanbul Festivali Programı

    24 Kasım Perşembe

    16.00 – “Yeni Nesil Polisiye”
    Armağan Tunaboylu - Aras Gençtürk - Nazlı Berivan Ak

    17.00 – “Bibliyoterapi Özel Oturum - Yeni Polisiyeler”
    Aslı Perker - Tuna Kiremitçi

    18.00 – “Masaldan Polisiyeye”
    Ahmet Ümit

    25 Kasım Cuma

    15.00 – “Kavgaz, Bir Karakter Yaratmak”
    Algan Sezgintüredi - Mesut Demirbilek - Metin Celâl

    16.00 – “Norveç Polisiyesi”
    Silje Ulstein - Ayşe Erbulak

    17.00 – “Dijital Dünyada Polisiye”
    Banu Akeloğlu - Deniz Altunay - Hülya Balcı

    18.00 – “Polisiye Edebiyat Katkı Ödülü - Tören ve Söyleşi”
    ​Sevil Atasoy - Adnan Özer

    0
    0
    2188
  • 22-11-2022

    İngiliz indie rock grubu Editors, %100 Müzik katkılarıyla 5 Şubat 2023’te Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverle buluşacak.

    2000’li yılların başında çıkardıkları The Back Room albümleriyle ünlenen Editors, “Smokers Outside the Hospital Doors”, “Munich”, “Papillon” gibi şarkılarıyla milyonlarca dinlenmeyi aştı ve An End Has a StartIn This Light and On This EveningThe Weight of Your LoveIn Dream, Violence gibi kültleşen albümlere de imza atarak bir post-punk sembolüne dönüştü. Editors, 2022 yılı boyunca EBMVibe ve Kiss albümlerini yayımladı.

    ​5 Şubat 2023’te Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek Editors presented by %100 Müzik konserinin biletleri 23 Kasım Çarşamba günü Passo üzerinden satışa çıkacak.

    0
    0
    1543
  • 22-11-2022

    Artopol Art Gallery, Begüm Eyilik’in “Phoenix” başlıklı ilk kişisel sergisini 24 Kasım - 18 Aralık tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Dilara Orhan’ın küratörlüğünü yaptığı “Phoenix” sergisinde Begüm Eyilik’in Eye ve Galaxy serilerinin yanı sıra yarı değerli taşlarla hazırladığı Geode serisinden çalışmaları da yer alıyor. Birçok gelenekte yer alan efsanevi, ölümsüz bir kuşun adı olan “Phoenix” diğer adı ile “Anka” ruhun yücelmesi ve yaşarken yeniden doğuş gücünü, saf olmayı, erdemliliği, sadakati, zarafeti ve hakkaniyeti temsil ediyor.

    Sergide bulunan Eye serisinde Phoenix’in değerlerini tanımlayan, duru iç görüyü anlatan ve bu kavramların her birine değinen çalışmalar yer alıyor. Mitolojide, Kaf dağına gitmek için “Yedi Dipsiz Vadi”yi aşılması gerektiği söylenir. Aşk, Tevhid, İstisna, İstek, Marifet, Yokluk ve Hayret adlı vadileri bütün kuşlar göç sırasında kapıldıkları hevesler yüzünden geçemezken, sadece Phoenix (Anka) kuşunun tüm sabır ve emekleriyle geçtiği söylenir. Sanatçı, burada anlatılan yedi dipsiz vadiyi yedi farklı boyutta Galaxy serisi ile imgeliyor.

    Begüm Eyilik, pandemi sürecinde yoğunlaştığı sanat üretimlerine, ilk olarak hocası Nur Aydın’ın atölyesinde aldığı eğitim ile başladı. Eyilik, birçok farklı tekniği “reçine ve epoksi” ile bir araya getiriyor. Begüm Eyilik bu sene dördüncüsü düzenlenen London Contemporary’de, komite tarafından seçilerek, ilk kez uluslararası platformda yer aldı. 2 - 23 Aralık tarihleri arasında Venice Art Fair kapsamında Palazzo Bembo’da sergilenecek.

    Begüm Eyilik’ın “Phoenix” başlıklı kişisel sergisini, 24 Kasım - 18 Aralık tarihleri arasında 10:00 – 22:00 saatlerinde 42 Maslak’ta yer alan Artopol Art Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:

    1. Begüm Eyilik, Green Eye, 76 cm
    ​2. Begüm Eyilik, Love, 70 cm

    0
    0
    1814
  • 22-11-2022

    Gazeteci-yazar Johann Hari’nin odaklanma probleminin nedenlerini ele aldığı, dikkatimizi geri kazanmanın yollarına kafa yorduğu kitabı Çalınan Dikkat - Neden Odaklanamıyoruz?, Barış Engin Aksoy’un çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.

    Kaybolan Bağlar kitabıyla tanıdığımız Hari, son yıllarda bir şeylere odaklanmakta ne kadar zorlandığını fark ettiğinde suçu önce kendisinde aramış. Ama sonra aslında çoğu insanın aynı sorundan mustarip olduğunu görmüş. Böylece meseleyi araştırmaya, uzmanlarla görüşmeye başladığında çok daha derin ve kapsamlı nedenlerin söz konusu olduğunu keşfetmiş. Bireysel çabaların, yani sırf kendi hayatlarımızda birtakım değişiklikler yaparak sorunu çözmeye çalışmanın ancak bir yere kadar etkili olabileceğini vurgulayan Hari, “dikkatimizi bizden çalan kuvvetlerle kolektif olarak yüzleşip onları değişime zorlamamız gerektiğini” belirtiyor. Bunun ise acil bir mesele olduğunu, çünkü dikkati dağılmış bir toplumun, önündeki en önemli sorunlara bile odaklanamayacağını ve çözüm üretemeyeceğini söylüyor.

    “Böyle az uyuyup çok çalışan, üç dakikada bir faaliyet değiştiren, zaaflarımızı öğrenip manipüle etmek için tasarlanmış sosyal medya siteleri tarafından takip edilip gözlemlenen, stres fazlalığından aşırı tetikte yaşayan, enerjinin sıçrayıp çakılmasına yol açan bir şekilde beslenen, her gün beyne zarar veren toksinlerle dolu bir kimyasal çorbası soluyan bir toplum olmaya devam ettiğimiz takdirde – ciddi dikkat sorunları yaşayan bir toplum olmaya da devam edeceğiz, evet. Ama bunun bir alternatifi var. Örgütlenip karşı koymak – dikkatimizi ateşe veren kuvvetlerle mücadele edip yerlerine iyileşmemize yardımcı olacak kuvvetler geçirmek.”

    0
    0
    8252
  • 21-11-2022

    Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen 27. Gezici Festival, 2 - 8 Aralık’ta Ankara’da, 9 - 11 Aralık’ta Sinop’ta ve 12 - 14 Aralık’ta Kastamonu’da gerçekleştirilecek.

    27. Gezici Festival, yılın heyecan uyandıran yerli ve yabancı yapımlarını Dünya Sineması, Kısa İyidir, Türkiye 2022 gibi klasikleşen bölümleri ile sinemaseverlerle buluşturacak. Bugüne kadar Ankara, Artvin, Bursa, Çanakkale, Diyarbakır, Edremit, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kars, Kastamonu, Kayseri, Malatya, Mersin, Ordu, Samsun, Sinop ve Van gibi ülkenin dört bir yanındaki kentlerde izleyicilerle buluşan festival, Türkiye’yi aşarak Saraybosna, Tiflis, Bakü, Drama ve Üsküp’te de düzenlendi. Gezici Festival’in afişini ilk yılından bu yana olduğu gibi usta çizer Behiç Ak hazırladı.

    27. Gezici Festival’in programında; Belmin Söylemez’in ilk uzun metraj filmi Şimdiki Zaman’ın ardından 10 yıl sonra çektiği ikinci uzun metraj filmi Ayna Ayna, Ümran Safter’in ilk uzun metraj filmi Kabahat, Selcen Ergun’un Toronto Film Festivali’nde dünya ilk gösterimini yapan filmi Kar ve Ayı, Özcan Alper’in yeni filmi Karanlık Gece, Emin Alper’in Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünde dünya ilk gösterimini yapan Kurak Günler ve Çiğdem Sezgin’in kendi istediği gibi, kimseye hesap vermeden yaşamak isteyen bir kadını merkezine koyduğu filmi Suna yer alıyor.

    Dünya Sineması bölümünde; Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Park Chan-wook’un yeni filmi Ayrılma Kararı / Decision To Leave, San Sebastian Film Festivali’nden En İyi Avrupa Film İzleyici Ödülü, Tokyo Film Festivali’nden Büyük Ödül ve En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan Rodrigo Sorogoyen imzalı Canavarlar The Beasts, Anna Jadowska’nın gerçek bir olaydan esinlenen duygusal filmi Çatıdaki Kadın / Woman On The Roof, Sophie Linnenbaum’un, Münih Film Festivali’nde En İyi Yönetmen seçilerek Alman Sineması Yeni Yetenek Ödülü’nü aldığı filmi Figüranlar / The Ordinaries, Kudüs Film Festivali’nden En İyi Belgesel Ödülü’nü kazanan Patricio Guzmán imzalı Hayali Ülkem / My Imaginary Country, Jake Paltrow’un soykırım faillerinden Adolf Eichmann’ın yargılandığı davayı üç farklı karakterin gözünden ele alan filmi Haziran, Sıfır Günü / June Zero, 95. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film dalında İrlanda’nın adayı olan Sessiz Kız The Quiet Girl, Cannes Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Yakın / Close ve Martín Boulocq’un Tribeca Film Festivali’nde En İyi Senaryo ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kazanan filmi Ziyaretçi The Visitor bulunuyor.

    Festivalin Ankara gösterimleri Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla 2 - 8 Aralık tarihleri arasında Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, Sinop gösterimleri 9 - 11 Aralık tarihleri arasında Sinop Belediyesi’nin ev sahipliğinde Halk Eğitim Merkezi’nde, Kastamonu gösterimleri ise 12 - 14 Aralık tarihleri arasında Kastamonu Üniversitesi Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda İletişim Fakültesi Medya ve İletişim Topluluğu’nun ev sahipliğinde gerçekleşecek.

    ​​27. Gezici Festival’in programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1976
  • 21-11-2022

    KUN Art Space, Derya Yücel’in küratörlüğünü üstlendiği “Normalliğin Deliliği” başlıklı karma sergiyi 18 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Adını Arno Gruen'in insandaki yıkıcılık üzerine geliştirdiği kuramından alan “Normalliğin Deliliği” sergisi, günümüzde insani değerlerin kaybolmasına katlanamayanların “deli”, insani köklerinden kopmuş olanların “normal” kabul edilerek onaylandıkları bir dünyada sanatın bir özgürleşme alanı olduğuna işaret ediyor. Sergide Çınar Eslek, Enes Debran, Gökhan Deniz, Gönül Nuhoğlu, Gül Ilgaz, Hacer Kıroğlu, İsmet Doğan, Kazım Şimşek, Kerim Kılıçarslan, Nejat Satı, Neriman Polat ve Yasin Uysallar’ın resim, heykel, fotoğraf ve video üretimleri yer alıyor. Sergi; kaygı, sıkıntı, korku, hayal ve imgelem kavramlarının ele alındığı çalışmaları izleyicinin beğenisine sunuyor.

    ​“Normalliğin Deliliği” başlıklı sergiyi 18 Aralık tarihine kadar pazar hariç her gün 10.00 - 18.30 saatleri arasında Adana’da yer alan KUN Art Space’te ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1333
  • 21-11-2022

    12 yıldır sektörü bir araya getiren yıllık yayıncılık konferansı Zeynep Cemali Edebiyat Günü, bu yıl 19 Kasım Cumartesi günü çevrim içi gerçekleşti ve kitap dünyasının dikkatini iklim krizine çekti.

    Günışığı Kitaplığı’nın düzenlediği konferans, UNDP (United Nations Development Programme) Türkiye, İklim Araştırmaları Derneği ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin katkılarıyla düzenlendi. Konferans gezegenin acil gündemi olan “iklim krizi” odağında, ilk kez tematik kurgulandı. Konuşmacılar, kitaplara emek veren tüm iş kollarına hemen ve hep birlikte harekete geçmek için çağrı yaptılar.

    Konferans küratörü, iklim değişikliği uzmanı Naz Beykan açılış sunumunda, “Sera gazı emisyonlarının 2030’da azalım eğilimine girmesini sağlamamız ve 2050’ye kadar karbon nötr ekonomiye geçmemiz gerek. Tüm sistemlerimizi karbonsuzlaştırmak zorundayız,” dedi. Behiç Ak, iklim kriziyle mücadelede paradigma değişiminin altını çizerken “üretim kültürü”ne dikkati çekti. “Doğada aşırı üretim yoktur, aşırı tüketim de yoktur o yüzden. Aşırı derecede beslenmiş ve obeziteden ölmüş bir kaplanla karşılaşmazsınız. Doğada doğal bir denge vardır,” diyen Ak, “geri dönüşüm” ve “sürdürülebilirlik”ten çok daha yeni kavramlara ihtiyacımız olduğunun altını çizdi.

    Konferansın kapanışında konuşan Latife Tekin, edebiyatçının dili düşünmesinin önemi ve dilin sınırlarının imgeye doğru nasıl zorlanabileceği üzerinde durdu. Sesten söze, sözden yazıya geçerken dünya üzerindeki varlıklardan kopmaya başladık. Dil olmasaydı dünya bu kadar değişmeyecekti,” diyen Tekin sözlerini, Edebiyatçının katkısı, dünyayı gürültüye boğan insan sesini ahenkli bir forma kavuşturmak ve onu doğaya geri ulaştırmak olabilir,” diyerek noktaladı.

    Kâğıt sektöründen Beyza Bozkurt Elbingil, sektörün iklim krizine etkisini azaltmanın, sürdürülebilir FSC onaylı ormanlardan ağaç temini, geri dönüşmüş hammadde kullanımı, su ve enerji tüketimlerinin azalması, sıfır atık yönetimi ve düşük karbon salımı için alınan tedbirler ve denetimlerle mümkün olabileceğini anlattı. Deneyimli matbaacı Sermet Tolan, Matbaalar, çıkardıkları tüm sarf malzeme atığının hepsi ekonomik değer olduğundan zaten dönüşümün, sürdürülebilirliğin içinde olmak zorundalar,” diyerek çok yakında üretim planlamasını karbon ayak izine göre yapmak durumunda kalacaklarını vurguladı. İklim, ekoloji ve çevre konularında yayıncılık yapan Aytaç Timur, sular bastığında ya da açlık baş gösterdiğinde yayıncılığın da faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacağını hatırlattı ve, “Dünyada yaratıcılık büyük şehirlerde toplanıyor; Türkiye’de de yayıncılık İstanbul’a sıkıştığı için ‘kenar etkisi’ni kaybediyoruz,” ifadesini kullandı. Hollanda’nın önemli akademik yayıncılarından Elsevier adına konferansa video konuşmayla katılan Rachel Martin, bu konudaki kurumsal yaklaşımlarını ve deneyimlerini paylaştı. Türkiye Yayıncılar Birliği’nden Zeynep Atiker ise, “İklim değişikliği, herkes tarafından yaşanılan bir sorun, ancak boyutu, üretim ve tedarik zinciri bakımından herkes için farklı. Herkesin mücadele imkânı aynı değil,” diyerek, iklim krizinin özünde bir eşitlik ve haklar krizi olduğunu hatırlattı.

    Sürdürülebilirlik uzmanı Dr. Emrah Alkaya, yayıncılıkta kaynak verimliliğine odaklandı. Yayıncılığın değer zincirinin yaratıcılarla başladığının, yayınevi ve matbaa süreçleriyle devam ettiğinin, döngüsel bilinci, yayınevi süreçlerinde yaygınlaştırmak gerektiğinin altını çizdi. UNDP Türkiye’den Nuri Özbağdatlı’nın moderasyonunda, “İklim krizini nasıl anlatacağız?” sorusunu cevaplamak için yayıncılara ilham verecek bakış açılarını dillendirdiler. Myra Ajans’tan Damla Özlüer, Felaket iletişimi insanları durduruyor. Diğer tarafta da abartılı bir doğa güzellemesi var. Hakikatin iletişimini yapmalıyız. Biz iklimdaşız, dilimizi iklimce kurgulamak zorundayız,” dedi. EkoIQ ve İklim Haber’den Barış Doğru, KONDA ile yaptıkları araştırmaya referans vererek, Türkiye’nin entelektüel camiasının iklim krizi konusuna yeterince ilgi göstermediğini, oysa anlamak için çaba sarf etmesi gerektiğini, korku dilinin görmezden gelmekten başka bir işe yaramadığını belirtti.

    Dünya’yı iklim krizinin yıkıcı etkilerinden kurtarmak için çalışan üç genç aktivist; Melisa Akkuş, Rüveyda Eser ve Üveys Kasım Çoban yayıncılara, kitap dünyasına seslendiler. Naz Beykan’ın moderasyonunda konuşan gençler, yetişkinlerin “Dünyayı sen mi değiştireceksin?” söylemine karşı değişimin kendisi olduklarını vurguladılar. Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2022 Ödül Töreni’nde konuşan proje başkanı, editör Müren Beykan, “uzay” temasının gençlerin yüzlerce öyküsüne nasıl yansıdığını özetlerken, “Bu yıl gençlerimizin hayal gücü tam anlamıyla serbest kalmış. İlk defa, gerçekçi öykülerden daha çok fantazya, distopya, bilimkurgu türlerinde yazdılar. Doğrusu, gençlerin kolları sıvadığı bir yarışma için bu sonuç, sevindirici,” dedi.

    ​Konferansın tamamı önümüzdeki günlerde Günışığı Kitaplığı YouTube kanalında ve aralık ayında keciedebiyat.com adresinde yayımlanacak.

    0
    0
    1349
DAHA FAZLA
Geldanlage