
Brek’in dördüncü albümünün habercisi olan “Tasmam Ellerinde” isimli yeni teklisi yayımlandı.
Geçtiğimiz sene yayımladığı Mutsuzlar albümüyle büyük beğeni toplayan Brek, yeni teklisinde denizin hüzünlü ve sonsuzluğunda ıssızlığı saklayan havasını, aşka inancını kaybeden bir gence aktararak anlatıyor. Sözü ve müziği Brek’e ait olan “Tasmam Ellerinde”, Brek’in bedroom pop türünden pop & rock eksenine kaymaya başladığını gösteriyor. Gitarlarında Bora Yavrucuk yer aldığı şarkının altyapısı gitarlar, davullar, piyano ve vibrafon ile destekleniyor. Wiseslang tarafından hazırlanan bir video kliple birlikte yayımlanan şarkının mastering’i Görkem Karabudak’a ait. Kapak görseli ise Hakan Öktem imzası taşıyor.
Brek’in “Tasmam Ellerinde” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilir, klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=GaT2FlQoYq0
Ara Güler’in Türkiye ve dünyanın önde gelen edebi figürlerine ait portrelerinden oluşan “Bir Avuç Güzel İnsan” başlıklı sergi, Ara Güler Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Ara Güler’in erken yaşlarda başlayan edebiyat merakından yola çıkarak çektiği portrelerin yer aldığı “Bir Avuç Güzel İnsan” başlıklı sergi, Güler’in yaşamının çeşitli dönemlerinde “Onlar benim için yalnızca fotoğrafı çekilen kişiler değil, dünyamı kuran insanlardır” dediği edebiyatçılarla tanışmasını ve portrelerini çekmesinin yanı sıra onlarla buluşup edebiyat sohbetleri yaparak kurduğu dostlukları da izleyiciye sunuyor.
Ara Güler; Sabahattin Eyüboğlu’nun Bronz Apartmanı’ndaki dairesinde, Fikret Adil’in evinde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Narmanlı Han’daki atölyesinde, Yeditepe dergisinin Cağaloğlu’ndaki idarehanesinde, Samim Kocagöz’ün İzmir’deki evinde bir araya gelerek bu buluşmaları ölümsüzleştirdi. Sanatçı yıllar içinde bir nevi edebiyatın ve edebiyatçıların kaydedicisi hâline geldi. Ara Güler, gittiği ülkelerde de edebiyatçıların portrelerini çekti. Çektiği isimler arasında James Baldwin, Arthur Miller, Antonio Tabucchi, John Updike, Philip Roth, Alberto Manguel gibi isimler yer alıyor. Sanatçı ayrıca Tennessee Williams’la, William Saroyan’la buluşarak, onların gezilerine eşlik etti ve portrelerini çekti.
Sergide Nâzım Hikmet’in bugüne dek sergilenmemiş portreleri, karanlık oda baskıları, Ara Güler’in edebiyatçı dostlarıyla yıllar içindeki mektuplaşmaları gibi pek çok belge ile onlardan gelen ve evinin duvarlarını süsleyen sanat eserleri de sanatseverlerle buluşuyor. Sergideki eserlere Fazıl Say müziği ile eşlik ediyor. Sanatçının Nâzım Hikmet Oratoryosu ve Yaşar Kemal eserlerinin yanı sıra; Can Yücel ve Cemal Süreya’nın şiirlerini bestelediği eserlerden oluşan müzik seçkisi QR kodlar üzerinden sergideki ziyaretçilere sunuluyor.
Doğuş Grubu’nun Ara Güler ile iş birliğiyle hayata geçirdiği Ara Güler Müzesi’nin “Bir Avuç Güzel İnsan” başlıklı yeni sergisi, pazartesi günleri hariç salı ve cumartesi günleri arasında 10.00 - 18.00 saatlerinde, pazar günü ise 12.00 - 18.00 saatlerinde Bomontiada’da görülebilir.
Künye:
1. Halide Edib Adıvar, 1962
2. Yaşar Kemal, James Baldwin ve Ara Güler, Paris, 1976
3. Nazım Hikmet, İstanbul, 1950
4. Orhan Kemal, 1970
5. Karin Karakaşlı, 1999
6. Tennessee Williams, 1954
7. Firuzan, 1981
Patrice Karst'ın her yaştan çocuğa evcil hayvanlarını kaybetseler bile onlarla aralarındaki ilişkinin asla yok olmayacağını anlatan öyküsü Görünmez Tasma, Sevinç Sanem Erzurumlu’nun çevirisiyle Mundi’den çıktı.
Joanne Lew-Vriethoff’un resimlediği Görünmez Tasma, çocuklara ayrılık ve kaybın üstesinden gelmek için basit bir yaklaşım sunuyor.
Zach'ın köpeği Jojo hayatını kaybettiğinde, Zach'ın yakın arkadaşı Emily onun acısını hafifletmek için dünyaya başka bir gözle bakmasını sağlamaya çalışır. Zach sadece görebildiği şeylere inandığını söyleyerek şüpheci davranır, ancak Emily onu ikna eder. Bugüne kadar duyduğu en iyi haberlerden birini verir Emily: Kalplerimizin etrafındaki görünmez bir tasma, nerede olurlarsa olsunlar, bu dünyada veya ötesinde bir yerde, bizi bir şekilde evcil hayvanlarımıza bağlar.
"Görünmez Tasma, zarif bir hikâye ve güçlü imgeler aracılığıyla bize evcil hayvanların koşulsuz sevgisini, neşesini ve onların yokluğuyla nasıl baş edebileceğimizi anlatan hem çocukların hem de yetişkinlerin mutlaka okuması gereken bir kitap." - Dr. Paul L. Hokemeyer, psikoterapist ve klinik psikolog
New York’ta bulunan Fremin Gallery, Galeri Siyah Beyaz’ın temsil ettiği sanatçı Ardan Özmenoğlu’nun “İşimi beğendin mi?” başlıklı kişisel sergisini 31 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
New York’taki 4. kişisel sergisini açan Ardan Özmenoğlu, eserlerinin çoğunda kendi biyografisinden beslenirken, aynı zamanda kültürel kimlik, kolektif hafıza gibi kavramları da sorguluyor. Sanatçının meydan okuyan, kışkırtan ve davet eden çağdaş eserleri hem kültürel ve tarihsel eğilimleri hem de sosyo-politik yaklaşımları ile ironik bir dile sahip. Tekrar fikrine odaklanan sanatçı, cam, neon, post-it gibi malzemeler ve farklı sergileme biçimleri kullanarak bu tekrarı vurguluyor. İmgenin tüketim sürecini, seri üretim, kalıcılık, ritüel ve beraberindeki psikolojik durumlarla ilişkili olarak araştırıyor. Çalışmalarında kullandığı tekrar, kimi zaman bir ritüel duygusu yaratırken kimi zaman da izleyici ile eser arasında gelişen bir yorumun önünü açıyor.
Gündelik yaşamda her yerde bulunabilen, üzerine not almak, hatırlatıcı olarak kullanmak gibi işlevlerde kullanılan post-itler, Ardan Özmenoğlu’nun görüntüleri çoğalttığı eserlerinde temel bir malzemeye dönüşüyor. Bir görüntünün tarihsel dayanıklılığı ya da geçiciliğini bu post-itler aracılığıyla kuran sanatçı, modern toplumun katmanlarını başka bağlamlardan aldığı ikonik görüntüler ve illüstrasyonlar kullanarak görselleştiriyor.
Ardan Özmenoğlu’nun “İşimi beğendin mi?” sergisi 31 Aralık’a kadar New York’ta Fremin Gallery’de ziyaret edilebilir. Özmenoğlu’nun bir sonraki kişisel sergisi ise 17 Şubat - 18 Mart 2023 tarihleri arasında Galeri Siyah Beyaz Ankara’da sanatseverlerin karşısına çıkacak.
Künye: Ardan Özmenoğlu, Fremin Gallery, New York, 2022
Çağdaş Güney Kore edebiyatının sevilen yazarlarından Jeong You Jeong’un psikolojik gerilim türündeki romanı Yedi Yıllık Karanlık, Derya Çelik’in çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.
“Güney Kore’nin taşrasındaki bir baraj gölünde genç bir kızın ölü bedeni bulununca polis hemen bir soruşturma başlatır. Kızın babası ile barajda çalışan iki güvenlik görevlisi şüpheliler arasındadır ve üçünün de cinayetin işlendiği geceye dair sırları vardır. Soruşturma devam ederken kendilerini bir kedi-fare oyunu içinde bulurlar. Oyunun sonunda da korkunç bir trajedi yaşanır ve bir güvenlik görevlisi tutuklanıp hapse atılır.
Ancak kızın öldüğü gece yaşananlar hâlâ aydınlatılmamıştır. Gizemli bir güç, hapse atılan güvenlik görevlisinin oğlu Sovon’u her yerde izlemekte ve ona hayatı dar etmektedir. Sovon yedi yıl boyunca geçmişinden kaçtıktan sonra beklenmedik bir paketin gelmesiyle o geceye dair sır perdesini aralamaya başlar ve kendi hayatının da tehlikede olduğunu öğrenir.”
Monitor, bilinçdışına ulaşma hâlleri üzerinden Deniz Gül, Gözde Mimiko Türkkan, Monica Papi, Volkan Aslan ve Tolga Balcı’nın çalışmalarını bir araya getiren “Büyüdüğümüz Ev ('i geride bırakmak)” başlıklı sergiyi 17 Aralık’a kadar BAYETAV Sanat’ın Bornova’daki Mainetti Köşkü’nde sanatseverlerle buluşturuyor.
SAHA Derneği’nin bağımsız sanat inisiyatiflerinin sürdürülebilirliğine yönelik fonu ve BAYETAV Sanat’ın mekân desteğiyle gerçekleşen sergi; Gözde Mimiko Türkkan, Deniz Gül, Monica Papi, Volkan Aslan ve Tolga Balcı’nın eserlerinden oluşuyor. Mainetti Köşkü’nün odalarına yayılan sergi; uyuma, rüya görme ve bilinçdışına ulaşma hâlleri üzerinden kendimiz ve içine doğduğumuz dünya hakkında bildiklerimiz ve henüz karşılaşmadıklarımız için buluşma alanı yaratmayı amaçlıyor. Sergi, zamanın doğrusal olmadığı bir düzende hikâyeyi sıraya sokan algımızın ulaşabileceği derinlikleri araştırıyor.
“Büyüdüğümüz Ev ('i geride bırakmak)” başlıklı sergiyi 19 Kasım - 17 Aralık tarihleri arasında BAYETAV Sanat’ın İzmir Bornova’daki Mainetti Köşkü’nde ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Monica Papi, Anapnoi, 2021, 02’21’’, Full HD Video, sound
2. Deniz Gül, Altın Toz / Stardust, 2016, Video, 4’35”
3. Gözde Mimiko Türkkan, Innergy / Watery Incantations, 2021, 12’23, 3-channel 4K video, sound
4. Volkan Aslan, Aşk / Lovebirds, 2022 HD Video, sessiz, sonsuz döngü
Melis Karaduman’ın “Zamanın durduğu ve sadece gözümün tek bir şeyi gördüğü bir anda kendimi teslim edişimin hikâyesi” olarak nitelendirdiği yeni teklisi "bizdenbaşka." Garaj Müzik etiketi ve BBI Music Co. iş birliğiyle yayımlandı.
Müziği, Karaduman’a ait şarkının ikili romantik ilişkilerin öznel ve eşsiz anlarına dair sözlerini şarkının prödüktörü de olan Kaan Arslan ile birlikte yazdı. “bizdenbaşka.”, sanatçının son teklilerinde konu edindiği toplumsal olayların ekseninden biraz kayıp özel ve modern bir serenat olarak karşımıza çıkıyor.
“bizdenbaşka.”nın görsel dünyası Merjek Kreatif tarafından SumoHub stüdyolarında yaratılırken, promo fotoğrafları ise Berkay Öktem ve Ahmet Emre Saka imzası taşıyor.
Melis Karaduman’ın yeni teklisi “bizdenbaşka.”yı buradan dinleyebilirsiniz.
Borusan Contemporary’nin mimarinin perspektifinden yola çıkarak hazırladığı, Dr. Emin Mahir Balcıoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği “Mimarlar Ne Düşünüyor?” başlıklı serinin ilk oturumu Melike Altınışık, Hakan Demirel ve Kerem Piker’in katılımıyla 19 Kasım’da gerçekleşecek.
Borusan Contemporary, “Hibrit Mekanlar” başlıklı güncel koleksiyon sergisi paralelinde bir etkinlik serisi başlatıyor. “Peki Mimarlar Ne Düşünüyor?” isimli seri, mimarinin perspektifinden yola çıkarak çağdaş sanatın ve mimarlığın evrildiği yeni süreçte mimarlarla sanatçılar arasındaki yakınlaşmada beliren ve daha önce gündeme gelmeyen, keşfedilmemiş alanlara odaklanıyor. Dört kısımdan oluşacak olan etkinlik serisinin ilk oturumu 19 Kasım Cumartesi saat 14.00’da Borusan Contemporary’nin Perili Köşk, Rumelihisarı adresinde gerçekleştirilecek. Etkinlik serisi Aralık 2022 ve Şubat 2023 tarihlerinde programlanan fiziki oturumlarla devam edecek. Nisan 2023’te düzenlenecek olan oturum ise çevrim içi olarak düzenlenecek.
Mimari ile çağdaş sanat arasında gelişen neredeyse yüz yıllık ortak eylem geliştirme yöntemleri, günümüzde mimarlık söyleminin sanat için alan tasarlamanın ötesine geçen dönüşümüyle birlikte çağdaş sanat eseri için çerçeve çizip eserin izleyici üzerindeki algısını da tersyüz edebiliyor. Etkinlik serisi kapsamında, yaratıcı mimarların çağdaş sanatla kendi üretimleri arasında nasıl bir bağlantı kurduğu, sanatsal içerik ile mekân ilişkilerini ele alırken verdikleri kararlarda sanatçılarla olan diyaloglarının nasıl geliştiği; sanatçı ile mimar perspektiflerinin nasıl iç içe geçtiği, akışkan, hibrit ve yeni bir görsel dil oluşturmanın gerekliliği gibi soru ve önermelerin cevapları aranacak.
“Peki Mimarlar Ne Düşünüyor?” etkinlik serisinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen İKSV Galaları, özel gösterimlerine dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan Resmi Yarışma filmi ile devam ediyor. Penélope Cruz, Antonio Banderas ve Oscar Martinez’in başrollerinde yer aldığı film, vizyona girmeden önce 29 Kasım saat 21.30’da City’s Nişantaşı-CineWAM’da sinemaseverlerle buluşacak.
Arjantinli yönetmen ikili Gastón Duprat ile Mariano Cohn imzalı Resmi Yarışma, sinema dünyasının perde arkasını acımasız bir dille alaya alıyor. Penélope Cruz ile Antonio Banderas’ın üçüncü kez bir araya geldiği ve idari yapımcıları arasında da yer aldıkları filmde Cruz komplocu, heyheyli auteur yönetmen Lola Cuevas karakterine hayat veriyor.
“Lola son filmindeki iki düşman kardeşi birbirine gerçekten zıt iki oyuncuya teslim ediyor: tiyatro kökenli eğitimci Iván ile Hollywood aksiyon yıldızı Félix. Lola’nın giderek daha da çığırından çıkan girişimleri sonucu egoları yeteneklerinden de büyük Félix ve Iván sadece birbirleriyle değil, kendileriyle de yüzleşmek zorunda kalıyor.”
Resmi Yarışma filminin biletleri Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 19 Kasım saat 10.30’da genel satışa açılacak. Filmin biletlerini Passo üzerinden satın alabilirsiniz.
Meg McKinlay’ın kaleme aldığı ve sanatçı Matt Ottley’nin resmettiği, çocuklara merak duygusu, sağlam bir kalp ile en ufak şeylerin mucizeye dönüşebileceğini gösteren Bir Kuş Yapacak Olsan, hep kitap tarafından yayımlandı.
McKinlay’ın şiirsel dili ile görsel sanatlar, müzik ve edebiyat alanlarında çalışan çok yönlü sanatçı Matt Ottley’in resimlerini bir araya getiren Bir Kuş Yapacak Olsan, 6 yaş ve üzeri okurlarını hayal gücüne doğru nefes kesen bir uçuşa dahil ediyor.
“Derin nefes al
ve acele etme.
Kuş yapmak
aceleye getirilecek bir iş değildir.”
Tüyler ve kemikler mi?
Deniz kabukları mı? Taşlar mı?
Gerçekten gökyüzünde süzülecek
bir şey yapmak için ne gerekir?