GÜNDEM
  • 18-11-2022

    GalataPerform’un hayata geçirdiği ve Türkiye’nin oyun yazarlığı odaklı tek tiyatro festivali olan Yeni Metin Festivali, bu yıl 11. kez “Korku” teması ile 26 Kasım - 4 Aralık tarihleri arasında DasDas Açık Sahne ve Alternatif Sahne’de düzenlenecek.

    Yeni Metin Festivali 11, Danimarka’nın önde gelen oyun yazarlarından Christian Lollike’nin Kozmik Korku oyununun okumasıyla başlayacak. Bu sene festival uluslararası yapısının altını çizerek “Sınırlar Ötesi Tiyatro” kapsamında Türk yazar ve yönetmenlerle yurt dışından gelen yazar ve yönetmenleri buluşturduğu bir alan yaratıyor. Yeni Metin Atölyelerinde korku teması kapsamında yazılan altı yeni oyun okuma tiyatrosunun yanı sıra dört kısa oyundan oluşan bir Yönetmenlik Projesi programda yer alacak. Festival programında bu sene ayrıca iki prodüksiyon da yer alıyor. 2019 festival programında Senenin Oyunu olarak seçilen Kalanlar ve bu sene bir yenilik olarak Açık Çağrı ile başvurular arasından seçilen yeni tiyatro Reka Kolektif’in Aşalım Bunları isimli oyunları tiyatroseverlerle buluşacak. Program kapsamında yazar ve yönetmenlerle oyun sonrası söyleşileri ve yurt dışından gelen yazarlarla atölyeler gerçekleştirilecek. Festivalin bu seneki programında yer alan yeni yazar ve yönetmenleri destekleyen ve okuma ve projelerde yer alan profesyonel yönetmen ve yazarlar arasında Eyüp Emre Uçaray, Murat Mahmutyazıcıoğlu, Yeşim Özsoy, Özen Yula, Ahmet Sami Özbudak, Mert Öner, Özgün Çoban, Başak Kıvılcım, Aslıhan Evrensel gibi isimler bulunuyor. Yerli ve yabancı 15 oyun izleyicilerle buluşacak. Oyun okumaları ve prodüksiyonlarda sahne alacak oyuncular arasında Suna Keskin, Pervin Bağdat, Yeşim Özsoy, Nazlı Tosunoğlu, Levent Tülek, Emre Yetim, Nilay Erdönmez, Kübra Balcan, Ümit Erlim, Melis Öz, Utku Ateş, Toprak Can Adıgüzel, Görkem Doğan, Ceren Kaçar, Kerem Pilavcı, Filiz Bozkuş Al, Sezgi Deniz, Nükhet Akkaya, Merve Selbasan, Lütfü Ufuk Gönüllü, Yağmur Özbasmacı Mermer ve Ammar Özçelik yer alıyor.

    Festivalin genel alt başlığı olan Sınırlar Ötesi Tiyatro, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Telif Hakları Müdürlüğü’nün desteklediği yerli yazarların oyun okumalarının ve Senenin Oyunu Ödülü töreninin gerçekleşmesine imkân veriyor. Aynı zamanda festivalin yurt dışı katılımcılarıyla Türkiye’den yazar ve yönetmenlerin buluşma alanı olarak kurgulanmasını sağlıyor.

    Yeni Metin Festivali 11 kapsamında ilk ayağı yapılacak olan Nordic Focus (İskandinav Odağı) Danimarka’dan Christian Lollike, Norveç’ten Fredrik Brattberg ve İsveç’ten Alexander Salzberger’in katılımı ile gerçekleşecek. Bu etkinlik Danimarka Büyükelçiliği, Danimarka Kültürel Enstitüsü, Danimarka Dışişleri Bakanlığı, Danimarka Kültür Bakanlığı, Danimarka Konsolosluğu ve İsveç Başkonsolosluğu, İsveç Araştırma Enstitüsü ve İsveç Sanat Konseyi tarafından destekleniyor.

    ​Festivalde okuma tiyatrosu olarak sahnelenecek altı yeni oyun ve yazarları şöyle; Günsu Özkarar Fil Rüyası, Mehmet Salih Sezgin Unutuluşlar, Sena Işıldar Bir Gün Eksik Bir Gün Fazla, Sibel Albayrak Übü Ölümü de Yut, Yasemin Çetin Aslında Yoksun ve Gizem Kurtulmuş Arzu Edilen Düşüşler. 2018 yılından beri Yeni Metin Festivali kapsamında o sene seçkide bulunan oyunlardan birine Senenin Oyunu Ödülü veriliyor. Bu seneki ödül Bir Gün Eksik Bir Gün Fazla oyunuyla Sena Işıldar’a oyun okumasından sonra takdim edilecek. Festival hakkında ayrıntılı bilgiye GalataPerform’un internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2706
  • 18-11-2022

    Antalya’da yer alan den art, Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin’in eserlerinden oluşan “Pillow Talk” başlıklı sergiyi 10 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin “Pillow Talk” başlıklı sergide içinde bulundukları yatak odası sohbetlerini, anılarına ve kullandıkları malzemenin geçmişine bakıp günümüze yönelik tasarım ögelerini kullanarak yeni bir dil arayışına girerek tek bir pencereden baktıkları odanın penceresinden izleyiciye sunuyor.

    Yaşadığımız mekân ideal anlamda sığınağımızdır. Birey kendini güvende hissettiği mekânlarda üretimini ve yaratım sürecini gerçekleştirir. Farkında olmadan zamanımızı en çok geçirdiğimiz bu kapalı alan duygularımızı ve anılarımızı muhafaza eder. Dört duvarı, kapısı, penceresi olan mekân olarak düşünülmemelidir. İçinde beden ve bireyin ruhsal tamlamaları, hatta bilinçaltı sonu gelmeyen derin düşünceler kısada olsa anlamlı sohbetler ve uyku durumu, bireyin en savunmasız olduğu durum.”

    Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin’in bir araya geldiği “Pillow Talk” başlıklı sergiyi 10 Aralık’a kadar pazar ve pazartesi hariç her gün 11.00 - 18.00 saatleri arasında Antalya’da bulunan den art’ta ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Cuffed,  Underglaze Paint on Ceramic, 195x150cm, 2022
    2. Bir Olur Garip Olur, İki Olur Rakip Olur, Üç Olur Denge Olur 02 Underglaze Paint on Ceramic 45x45cm 2022
    3. Pillow Talk, Ceramic and Mixed Media, 50x70cm, 2022
    4. Day Light, Paint on Cermaic & Mixed Media, 125x85cm Underglaze, 2022

    0
    0
    2605
  • 17-11-2022

    Sibel Kırık’ın “Yeni Bir Uzam İnşası: Vahşi Siz” başlıklı kişisel sergisi 30 Aralık’a kadar Simbart Projects’te sanatseverlerle buluşuyor.

    “Yeni Bir Uzam İnşası: Vahşi Siz” sergisi, Sibel Kırık’ın ilgilendiği konular arasında yer alan eş zamanlılık, tuhaf karşılaşmalar ve ilişkilerin etrafında oluşturulan mekân formlarının yan yana ve üst üste gelişleriyle yeni bir mekânla birlikte bir zaman meydana getirmesi üzerine kuruluyor. Süreklilik olarak algılanan zamanın parçalanması ve katmanlar hâlinde bir anda var olması, bunun sonucu olarak bir bakışta tüm anların yüzeyde belirmesi sanatçının işlerinde ön plana çıkıyor. Eserlerde, distopik uzamlarda üst üste bindirilmiş veya iç içe geçmiş zaman ve mekândaki değişimler ve çatışkılar görünüyor; var olan her şey aynı anda yıkımını da içinde yaşıyor. Bu da izleyiciyi modernin kültür ve doğa arasında bir ayrım oluşturan görüşlerini aşan yeni bir bakış açısı oluşturmaya zorluyor.

    Gustav Jung’un görüşlerinden hareketle tüm canlıların aktif ve etken olduğu ve yaşamın iç içe geçtiği bir bakış açısı ile ilgilenen sanatçı, günlük akış içinde sosyo-kültürel ve ekonomik olaylara değil canlıların kolektif bilincine ve güdülerine odaklanıyor. Canlı yaşamının tüm bu çatışkıları ötesinde, kaosun insan algısını aşan eylemliliğinin yarattığı bozulmalara ve döngülere bakarak üretimini distopik bir imge üzerinden kuruyor. Sanatçı sergideki eserlerinde bu düşünsel zemin ile kurduğu imgeleri tuval yüzeyine aktarırken, klasik pentür işleyişi dışında karışık teknik çalışmaları da izleyiciyle buluşturuyor. Sanatçı ele aldığı çatışkıları net yansıtmak için yer yer rengi şiddetli ve saldırgan bir yapıda kullanmayı tercih ediyor. Aynı şekilde çalışmalarda kaosun etkisini belirgin kılmak için renk yanında formlarda da bozulmalar ve yadırgatıcı tuşeler ön plana çıkıyor. Kırık, kâğıt ve tuval yüzeylerde oluşturduğu uzamlara ek olarak sergi için yaptığı yerleştirmesinde uzun süredir üzerinde düşündüğü imgeleri üç boyutlu bir düzleme taşıyor.

    ​Sibel Kırık’ın “Yeni Bir Uzam İnşası: Vahşi Siz” başlıklı kişisel sergisini 17 Kasım - 30 Aralık tarihleri arasında Simbart Projects’te ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1524
  • 17-11-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda düzenlenen 26. İstanbul Tiyatro Festivali, İtalyan sinemasının efsane yönetmeni Pier Paolo Pasolini’nin doğumunun 100. yılını Pasolini: Gizli Yangınlar ile kutluyor.

    Usta koreograf Monica Casadei’nin koreografisiyle Pasolini’nin benzersiz dünyasını dansla yorumlayan Pasolini: Gizli Yangınlar, 21 ve 22 Kasım saat 20.00’de İş Kuleleri Salonu’nda İstanbullu izleyicilerle buluşacak.

    ENKA Vakfı’nın yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru olarak desteklediği; Pasolini’nin sinema dilinin temel taşlarından olan kadın-anne rolünden özgürlük kavramına, şiirden sanatsal bir ortaklık kurduğu Bach'ın müziğine kadar geniş bir yelpazeyi kucaklayan gösteri, izleyenleri yönetmenin dünyasında bir yolculuğa çıkaracak. İtalyan Artemis Danza topluluğunun dansla bedeni ve ruhu birleştireceği Pasolini: Gizli Yangınlar, İş Sanat ve İstanbul İtalyan Kültür Merkezi’nin desteğiyle sahnelenecek.

    26 Kasım’a kadar sürecek 26. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programına buradanfestival biletlerine ise passo.com.tr, Passo perakende satış noktaları ve İKSV ana gişesinden ulaşabilirsiniz. Festival, izleyicilerine gösterilerin yanı sıra çeşitli ücretsiz etkinlikler de sunuyor. Festivalin ücretsiz yan etkinlik takvimi hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1296
  • 17-11-2022

    Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Finlandiyalı efsane şef Leif Segerstam ile Güney Koreli keman virtüözü Soyoung Yoon’u CSO Ada Ankara’da 18 Kasım’da gerçekleşecek konserde konuk edecek.

    18 Kasım’da gerçekleşecek konserde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası dünyaca ünlü Finlandiyalı şef Leif Segerstam ilk kez konuk şef olarak ağırlayacak. Konserde şef Leif Segerstam yönetimindeki Orkestra, konserin ilk bölümünde Güney Koreli keman sanatçısı Soyoung Yoon’a Peter İlyiç Çaykovski’nin Re Majör tonundaki Keman Konçertosu’nda eşlik edecek. Konserin ikinci bölümünde Fransız besteci Hector Berlioz’un en bilinen eseri Fantastik Senfonisi seslendirilecek. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Oda müziği icrasıyla klasik müzik dünyasında tanınan nadir keman virtüözlerden biri olan Soyoung Yoon, Yehudi Menuhin (1.lik ödülü), Henryk Wieniawski (1.lik ödülü) ve Indianapolis (gümüş madalya) keman yarışmaları dahil olmak üzere büyük yarışmalarda birçok ödül kazandı. Sanatçı, Çek Ulusal Senfoni, Prag Filarmoni, Bilbao Orkestrası Sinfonikoa, Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, NDR Elbphilharmonie Orkestrası, Rus Ulusal Orkestrası, Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Cenevre Oda Orkestrası, Belçika Ulusal Orkestrası, Polonya Ulusal Radyo Senfoni, Bern Senfoni, Trondheim Senfoni, Trondheim Solistleri ve Zürih Oda Orkestrası gibi tanınan orkestralarla solist olarak sahne alıyor. Beraber sahneyi paylaştığı sanatçılar arasında Krzyszstof Penderecki, Ivor Bolton, Krzysztof Urbanski, Muhai Tang, Maxim Vengerov, Eiji Oue ve Michal Nesterowicz yer alıyor.

    0
    0
    1473
  • 17-11-2022

    Anadolu Kültür’ün çalıştığı alanlar ve ürettiği projelerden yola çıkarak Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelere odaklanan “Kültür ve Sanatı Paylaşarak 20 Yıl: Anadolu Kültür Söyleşileri” 17 Kasım - 6 Aralık tarihleri arasında Depo’da gerçekleştirilecek.

    Önyargılardan arınmış, farklılıklarla beslenen ve zenginleşen bir toplum hayaliyle 2002’den beri faaliyet gösteren Anadolu Kültür, bu süreç boyunca sivil toplum alanını genişletmek, bu yolla kültür ve sanatın birleştirici, dönüştürücü gücünü çoğaltmak ve yaygınlaştırmak için Türkiye’den ve dünyadan 120 kurumla iş birliği yaptı. Kurum bugüne dek bağımsız sanatçılara ve kültür kurumlarına 442 hibe desteği verdi. Anadolu Kültür, bağımsız sanat çalışmalarına alan açan Depo’yu ve Diyarbakır Sanat Merkezi’ni, kuruluşundan birkaç yıl sonra kapatılan Kars Sanat Merkezi’ni hayata geçirdi. Bu süreçte, 104 farklı şehirde gerçekleşen 2.000’i aşkın sergi, söyleşi, konser ve filmi sanatseverlerle bir araya getirdi.

    Anadolu Kültür, 20. yıl çerçevesinde tüm bu çalışmaları dijital bir yayında bir araya getirerek kapsamlı bir envanter oluşturdu. Bu envantere ve kurumun temel çalışma alanlarına paralel hazırlanan “Kültür ve Sanatı Paylaşarak 20 Yıl: Anadolu Kültür Söyleşileri” ise sivil toplum, siyaset, akademi ve yayın dünyasından önemli isimleri 17 Kasım - 6 Aralık tarihleri arasında Depo’da bir araya getirecek. Bu söyleşiler, birlikte yaşam pratiklerinden kültürel diyaloğa, hafızadan yerel kültür politikalarına, kültürel çeşitlilikten ulus ötesi iş birliklerine, kurumun 20 yıldır çalıştığı alanlar ve ürettiği projelerden yola çıkarak Türkiye’de bu alanlarda son 20 yılda yaşanan gelişmeleri ele alacak.  

    “Kültür ve Sanatı Paylaşarak 20 Yıl: Anadolu Kültür Söyleşileri” Programı:

    17 Kasım Perşembe, 18.30
    Toplumsal Barış için Geçmişle Yüzleşme
    Moderatör: Asena Günal
    Konuşmacılar: Murat Çelikkan (Hafıza Merkezi Eş Direktörü), Zafer Kıraç (İnsan Hakları Aktivisti), Doç. Dr. Ferda Keskin (İstanbul Bilgi Üniversitesi, Karşılaştırmalı Edebiyat), Dr. Öğr. Üyesi Nora Tataryan (Bahçeşehir Üniversitesi, İletişim ve Tasarımı)

    24 Kasım Perşembe, 18.30 
    Yerel Kültür Politikaları ve Ulusötesi İşbirlikleri
    Moderatör: Aysu Arıcan
    Konuşmacılar: Hüseyin Eryurt (Proje Koordinatörü, Kültür Rotaları Derneği), Dr. Zümray Kutlu (Smith College, Department of Government), Burcu Yılmaz Deniz (Kurucu Ortak, A Corner in the World), Barış Işık (Kurucu Sanat Yönetmeni, Mordem Sanat)

    29 Kasım Salı, 18.30  
    Türkiye'de Çeşitlilik ve Ermenistan’la Kültürel İş Birliği
    Moderatör: Tamar Nalcı
    Konuşmacılar: Doç. Dr. Burcu Yıldız (İTÜ, Müzikoloji), İsmail Yavuz Özkaya (Yüksek Mimar, KMKD Yönetim Kurulu Başkanı), Kirkor Sahakoğlu (Sanatçı), Dr. Salim Aykut Öztürk (Danish Institute of Study Abroad)

    1 Aralık Perşembe, 18.30  
    Kapsayıcı Ortak Zeminlerde Sanatla Öğrenme ve Kolektif Üretim
    Moderatörler: Beril Sönmez, Ekin Su Birinci
    Konuşmacılar: Nil Delahaye (BoMoVu), Kemal Vural Tarlan (Kırkayak Kültür Derneği), Dr. Müge Ayan (Talebeyiz.biz), Doç. Dr. Didem Danış (Galatasaray Üniversitesi, Sosyoloji)

    6 Aralık Salı, 18.30 
    Hatırlamak için Bakmak, Kaydetmek ve Anlatmak
    Moderatör: Övgü Gökçe Yaşa
    Konuşmacılar: Serra Akcan (Fotoğrafçı), Can Candan (Belgesel Sinemacı, Akademisyen, Boğaziçi Üniversitesi), Serdar Darendeliler (Editör, Küratör, GAPO), Fatma Çelik (Fotoğrafçı, Belgesel Sinemacı)

    0
    0
    1496
  • 17-11-2022

    İngiliz yayıncı ve editör Amanda Wood’un, New York’ta yaşayan tasarımcı ve illustratör Vikki Chu’nun ve Avustralyalı sanatçı Bec Winnel’ın ortak çalışmasıyla ortaya çıkan “Mini Hayvan Masalları” serisinin üçüncü kitabı İyi Geceler Minik Penguen, Dr. Elif K. Küçükoğlu’nun çevirisiyle Meraklı Tilki Kitaplığı’ndan çıktı.

    Serideki kitaplar çocuk gelişimini destekleyen ve doğal yaşamın içinden gelen konularıyla 2 yaş ve üstü çocukların dil ve kişilik gelişimi ile bilişsel ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunuyor.

    “Anaokulundaki ilk gününde Minik Penguen’le tanışın. Anne babasından ayrılmak fikrinden hoşlanmadı; hem de hiç! Ama anaokulunda minik penguenlerle geçirdiği bir günün sonunda, arkadaşlarla birlikte olmanın eğlenceli olabileceğini fark etti…”

    0
    0
    2046
  • 16-11-2022

    Burçak Çöllü’nün yazıp yönettiği, Kumbaracı50’nin yeni oyunu Çember’in Anası, 17 ve 24 Kasım ile 1, 2, 8 ve 9 Aralık’ta Kumbaracı50’de sahnelenecek.

    Kumbaracı50 Sezon14’ün yeni oyunlarından biri olan Çember’in Anası’nın oyuncu kadrosunda Ayşegül Uraz, Ceyda Akel, Gülhan Kadim, İbrahim Arıcı, Meriç Rakalar, Murat Kapu, Sevil Akı ve Tolga İskit yer alıyor. Yenilmişlere ve susturulmuşlara adanmış tuhaf bir hikâye olan Çember’in Anası’nın ışık tasarımını İsmail Sağır, dekor tasarımını Cihan Aşar, kostüm tasarımını Sinem Öcalır, hareket düzenini ise Ayşegül Erkutay yaptı.

    Babil’de kendini kraliçe ilan eden ve Çember adını verdiği yeraltı gettosunda neşeyle hüküm süren Semiramis, Babil Kulesi’in yıkıldığı gece Çember’de saklanarak halkını ve ailesini koruyabileceğini düşünmektedir. Fakat Semiramis için esas tehlike yıkılan Babil Kulesi değil, yüzleşilmemiş günahlardır.

    Yeni sezonu #beyoğlundayız etiketiyle paylaşan Kumbaracı50, turne dışındaki tüm oyunlarını İstanbul’da sadece Beyoğlu’nda Kumbaracı Yokuşu 50 numaradaki sahnelerinde tiyatroseverlerle bir araya getiriyor.

    Yazan / Yöneten: Burçak Çöllü
    Yönetmen Yardımcısı: Yeşim Sarı
    Dekor Tasarım: Cihan Aşar
    Kostüm Tasarım: Sinem Öcalır
    Işık Tasarımı: İsmail Sağır
    Müzik: Burçak Çöllü
    Hareket Tasarımı: Ayşegül Erkutay
    Asistanlar: M. Burak Dikilitaş, Selin Erdoğan
    Dekor Realizasyon: Zekeriya Ece, Efe Arslan
    Kostüm Realizasyon: Cansu Etli, Şirin Keskin İndere, Riyana Tufanova, Cansu Arslan, Latif Yılmaz

    0
    0
    2089
  • 16-11-2022

    Belgesel tiyatronun öncü Alman grubu Rimini Protokoll’ün dünya metropollerine özel tasarladığı Remote X’in İstanbul uyarlaması olan Remote İstanbul performansı 17 Kasım’dan 11 Aralık’a kadar perşembeden pazara dört gün boyunca Kadıköy’de izleyiciyle buluşacak.

    Yapay zekâ İpek’in sesi ve komutuyla Kadıköy’de sıra dışı bir şehir yolculuğuna çıkaracak Remote İstanbul, Kundura Sahne ve Lita Yapım Evi yapımcılığında üçüncü kez İstanbul’da izleyici karşısına çıkacak. Berlin, Milano, Moskova, Taipei gibi 50’den fazla şehirde sahnelenen Remote X’in İstanbul uyarlaması olan Remote İstanbul, şehri sahneye ve oyunun başrol oyuncusuna dönüştürüyor. Rimini Protokoll’ün kurucularından Stefan Kaegi’nin tasarladığı ve Jörg Karrenbauer’in yazıp yönettiği oyun, şehirle kurduğumuz bağı görsel olduğu kadar işitsel olarak da güçlendiriyor. Oyun, İstanbul ile ilişkimize yeni gözlerle bakmaya ve onu anlayarak yeni bir momentum yaratmaya davet ediyor.

    Remote İstanbul, 17 Kasım’da başlayacak ve 11 Aralık’a dek perşembeden pazara, dört gün boyunca düzenlenecek. Katılımcıları saat 15:30’da Kadıköy Koşuyolu’ndaki başlangıç noktası Manolya Parkı’nda karşılayacak oyun, Türkçe gerçekleşecek. Kundura Sahne ile Lita YapımEvi ortak yapımı olan Remote İstanbul, Kadıköy Belediyesi iş birliğinde ve Tepe Nautilus AVM’nin katkılarıyla düzenleniyor. Ayrıntılı bilgiye ve biletlere buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1841
  • 16-11-2022

    Nikos Kazancakis'in ölümünden yıllar sonra keşfedilen ve ilk kez 2022'de Yunanistan’da yayımlanan romanı Yokuş, Hârun Ömer Tarhan’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Kazancakis'in kendi deneyimlerinden ve görüşlerinden izler de barındıran melankolik bir eser Yokuş. Genç ve ihtiraslı yazar Kosmas, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra eşi Noemi'yle birlikte Girit'e döndüğünde bir cennet gibi hatırladığı memleketinin yerinde yıllar süren savaşın tanınmaz hâle getirdiği bir ada bulur. Her zaman ters düştüğü babası ölmüştür ve adanın büyük reislerinden dedesi de ölüm döşeğindedir. Kosmas yaşadığı kayıplardan ve karşılaştığı manzaralardan sonra dünyada yeni bir kardeşliği egemen kılacak kişilerin kendisi gibi aydınlar olduğuna karar verir.

    “Kötülüğün tırnakları arasında çırpınan bütün dünyayı düşünüyordu; açgözlülük, inançsızlık, kin salıverilmişti; halklar açlık çekiyor ve üşüyordu, bitip tükenmişlerdi ve artık ölüm istemiyorlardı ancak onları yeni kıyımlar için hazırlıyorlardı yine, yabanlaşsınlar diye korkunç yalanlarla doldurup kızıştırıyorlardı; üstlerinde çıldırmışlığın ve yıkımın yelleri esiyordu... "Yok mu?" diye haykırıyordu içinden Kosmas. ‘Sevgiyi getirecek yalın ve güzel bir söz yok mu?’”

    0
    0
    1379
DAHA FAZLA
Geldanlage