
Okan Çil’in birbiri ardına akan kuşakların, girdaplarıyla sürükleyen dönemlerin, değişen bir yerleşimin, Karabağlar’ın öyküsünü anlattığı kitabı Üvey, Oğlak Yayınları’ndan çıktı.
Geçmişinin izleri, geleceğin beklentileri arasında bir şimdinin aranışı Üvey. Karabağlar, zaman ve insanlarla birlikte değişip dönüşürken, okur konuk olduğu öykülerin yaşamını da kuşattığına tanık olacak.
“Hasılı, hepsi yaşadıkları semte, Karabağlar’a benzerdi; Karabağlar gibi tekinsiz, Karabağlar gibi içten pazarlıklı... Kalbine yaşama sevinci düşen birinin üç vakte kadar ölüp gitmesi de, haksızlığa uğramış her gencin bir duvardaki çifteye, bir dağlara bakıp Çakırcalı’ya özenmesi de hep bundandı.
Yalnızlığın bir sınırı var sanılıyordu. Yoktu.”
Tiyatro Alesta’nın 1970’ler Türkiye’sinde fotoroman kralı olmayı kafasına koyan Cem’in hikâyesini anlatan yeni müzikli komedi türündeki oyunu Fotoroman Kralı, aralık ayı boyunca tiyatroseverlerle buluşacak.
26 Kasım’da prömiyerini gerçekleştiren, Ali Cüneyd Kılcıoğlu tarafından yazılan ve Ahmet Şeninak tarafından yönetilen Fotoroman Kralı’na Orçun Ucal hayat veriyor.
Fotoroman Kralı; 1970’ler Türkiye’sinde fotoroman kralı olmaya giden yolda Cem’in, İrfan, Esengül ve Ayı Bayram ile ailesini yaratma hikâyesini anlatıyor. Cem ile İrfan, para kazanmak için düğünlerde Aşuk-Maşuk oyunu oynarken aşka düşerler. Seyirciler sokağa çıkma yasakları, seks filmleri furyası, polis işkencesi, faili meçhuller, kapatılan sinemalar ve sendikalaş(a)mama faaliyetlerinin gölgesinde, sınanan zorlu aşklarına, seçilmiş ailenin sıcaklığına ve dayanışmaya tanık olurlar. Toplumsal ve siyasal güçlükler içinde, hayata dansla ve şarkıyla tutunan aşuk ile maşuk, sendikalaşma mücadelelerini kültürel yolla destek olma fikrini bulurlar, bunda ısrarcıdırlar. Seçilmiş ailenin sıcaklığını ve dayanışmaya ruhunu yaşarlarken aşkları toplumsal ahlak normları ile sınanır.
Fotoroman Kralı’nı 2 Aralık’ta Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde, 5 Aralık’ta Bahçe Galata’da, 13 Aralık’ta Kadıköy Boa Sahne’de, 20 Aralık’ta Altkat Sanat’ta ve 24 Ocak’ta yine Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde izleyebilirsiniz. Kadıköy Boa Sahne’nin biletlerine buradan, diğer oyunların biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Oyunun fotoğrafları Majid Sakhidel tarafından çekilmiştir.
Hatice Karadağ’ın insanın öyküsünü nesnelerle yazdığı, İstanbul’daki üçüncü kişisel sergisi “Dönemeyeceğimiz Bir Yer” Karşı Sanat’ta 10 Aralık'a kadar sanatseverlerle buluşuyor.
Karadağ; yağlı boya ve akrilik resimler, enstalasyonlar ve video çalışmalarından oluşan bu sergisinde nesneleri kayıtsızca kendi ömürlerini süren, insanı asla ev sahibi olarak içine almayan bellek mekânları olarak resmediyor. Eşyalar bu eserlerde hiçbir yere yerleşemeyeceğini bilerek bir yuva hayali kurmanın anıtları gibi üst üste yığılıyor.
Geçmişi ancak nesneler aracılığıyla gelecekle ilişkilendiriyor. Ama yine o nesneler bu ilişkinin her zaman kesintili, eksik, kusurlu olacağına tanıklık ediyorlar. Kullanılmış nesnelerin hüzünlü bilgeliği gelmekte olanları buyur ederken, gidenleri sırtlamaktan kaynaklanıyor. Sandalyeler, koltuklar, sandıklar, kutular, valizler hayaletli birer ev gibi çağırıyor insanı. Gidenlerin bıraktığı boşlukla tıka basa dolular ama yeni gelenlere musallat oluyorlar. Hatice Karadağ’ın kurduğu bu nesneler evreninde biriken zaman tüm hiyerarşileri alt üst ediyor. Sanatçı çocukluğundan kalan biricik objelere, çöpe atılmışlara, sanat nesnelerine ve gündelik eşyalara aynı değeri veriyor. Çünkü her birinin içinde birikmiş yaşam artık “dönemeyeceğimiz bir yer” olarak açılma ihtimali taşıyor. Ömürlerini tamamlamış, gözden düşmüş, unutulmuş nesnelerin içinde saklı geleceği açığa çıkaran müdahaleleriyle, geçici, kısacık ve unutkan yaşamlarımızda değerli ve kalıcı olan tek şeyi, boşluğu nesneleştiriyor.
“Dönemeyeceğimiz Bir Yer”, Karşı Sanat’ta 10 Aralık'a kadar 12.00 - 18:00 arasında ziyaret edilebilir.
Sharon M. Draper’ın milyonlarca okurun kalbinde taht kuran romanı İçimdeki Müzik’in devam romanı, Melody’nin tutkusunun peşinden gidebilmek adına korkularıyla yüzleştiği İçimdeki Melodi, Genç Timaş’tan çıktı.
Draper, bu kitaplarını gerçek bir yaşam öyküsünden ilham alarak yazıyor. 11 yaşındaki Melody'nin hastalığı: Spastik ikili kuadripleji, yani beyin felci. Yürüyemiyor, konuşamıyor, tekerlekli sandalyeye mahkum. Hiçbir uzvuna komut veremeyen bu küçük kızın beyni ise mükemmel işliyor. Hikâye Melody'nin öğretmenlerine, arkadaşlarına, komşularına kısaca dış dünyaya kendini kanıtlama çabasını anlatıyor.
Melody, artık daha büyük ve daha cesur bir genç kızdır. Onun gibi farklı yeteneklere sahip çocuklara yönelik kamplar olduğunu keşfettikten sonra, bir kampa gidebilmek için can atar. Ormanda yürüyebileceği, çelik halatla uçabileceği ve hatta ata binebileceği bir yer! Belki de sonunda gerçek bir arkadaş edinebileceği, kendi kararlarını verebileceği hatta kendi başına bir şeyler yapabileceği bir yer - rüya gibi! Melody, titreyen kamp ateşinin ışığında ve fırtınaların gücüyle gerçekten ne kadar cesur ve güçlü bir genç kız olduğunu keşfetmek üzere.
“Dünya kadar şey biliyorum ama sanki bir vadide kalmış gibiyim. Beynim neden tüm bunları yapabiliyor da vücuduma nasıl hareket edeceğini anlatamıyor? Ya da konuşmayı beceremiyor?”
Elektronik indie pop ikilisi uyurgezer, “dert babası” isimli ilk teklisini yayımladı.
Solist ve söz yazarı Gönenç Güngör ile Wapi olarak da tanınan yapımcı Cem Erkmen’den oluşan uyurgezer’in ilk teklisi “dert babası”, Gönenç’in sözleri ve melodileri ile Wapi’nin groove yüklü elektronik prodüksiyonunu bir araya getiriyor.
uyurgezer’in ilk teklisi “dert babası”nı buradan dinleyebilir, şarkı ile birlikte yayımlanan canlı performans klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
Türk caz müziği sahnesinde tanınan dört müzisyen Elif Çağlar (vokal), Çağrı Sertel (tuşlular), Alp Ersönmez (bas) ve Volkan Öktem (davul) tarafından 2019 yılında kurulan SONIC BOOM yeni parçası "Got It"i 1 Aralık akşamı Zorlu PSM, %100 Studio sahnesinde vereceği konserde kutlayacak.
2020 yılının başında seyirciyle buluşan SONIC BOOM, r&b, hip-hop ve elektronik müzik hitlerini bestelerinin yanı sıra özgün tarzlarında yeniden yorumlayarak sahnede çalıyor.
Grup, “Got It” isimli üçüncü single’ını, nu-Dc Records etiketiyle yayımladı. Şarkı, sözleriyle zorluklara yenilmeyen, yolundan vazgeçmeyen ve yaptıkları ile gurur duyan herkese öz güven patlaması aşılamak niyetinde. Minimal ama katmanlı sesleri, elektronik dokunuşları ve yine usta çalımlarıyla, "Got It" alternatif bir dans müziği arayanları mutlu ediyor.
1 Aralık akşamı saat 21.00'de Zorlu PSM, %100 Studio sahnede gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz. “Got It”i buradan dinleyebilirsiniz.
British Council ve BBC tarafından düzenlenen, dünyanın her yerinden oyun yazarlarına hikâyelerini uluslararası izleyiciye anlatma fırsatı sunan Uluslararası Oyun Yazarlığı Yarışması’na başvurular başladı.
Birleşik Krallık'ın kültürel ilişkiler ve eğitim fırsatlarından sorumlu uluslararası kuruluşu British Council ve Birleşik Krallık'ın kamu hizmeti yayıncısı British Broadcasting Corporation (BBC), Uluslararası Radyo Drama Yarışması'nın yeni yarışmasıyla dünyanın farklı ülkelerinden oyun yazarlarına çalışmalarını BBC'de sergileme şansı veriyor.
Yarışmaya bireysel veya grup olarak başvurulabilecek. Katılımcılardan yaklaşık 50 dakika uzunluğunda, İngilizce dilinde ve kendi seçtikleri bir konuda radyo metni sunmaları isteniyor. Hikâyelerini uluslararası platformda duyurma ayrıcalığının yanı sıra bu yıl “Birinci dil olarak İngilizce” ve “İkinci dil olarak İngilizce” kategorilerinin kazananları, 2500 sterlin’in sahibi olacak ve ödül törenine katılmak için Londra'ya seyahat edecekler. Ayrıca kazananların, çalışmaları kaydedilecek ve BBC’de yayımlanacak.
Yarışmaya katılmak için tüm kurallar, BBC web sitesinde yer almakta ve başvurular çevrim içi olarak veya 12 Şubat 2023 tarihine kadar giriş formu gönderilerek yapılabilmektedir.
On beş yıldan uzun süredir birlikte çalan ve kıtalar arası performans sergileyen evrensel bestelerin üçlüsü Rembrandt Trio, 3 Aralık’ta Borusan Müzik Evi’nde müzikseverlerle buluşacak.
Dinleyenlerini müziğin sınırlarının ötesinde yolculuğa çıkaran Rembrandt Trio, pandemi döneminde kaydettikleri ve çok yakında çıkacak yedinci albümlerinden besteleri de konserde çalacak.
Hollandalı Rembrandt Trio; Rembrandt Frerichs (piyano), Tony Overwater (kontrbas) ve Vinsent Planjer (davul)’den oluşuyor. 2014 yılından bu yana müzikteki arayışları, tüm sınırların ötesine geçebilmekle ilgili. Müzikal sınırları aramalarında caz eğitimlerinin büyük önemi olsa da; Rembrandt Trio, evrensel müzik yapan ve bu müziği bulmanın peşinden koşan bir üçlü. Bu arayışta bir piyano üreticisi olan Chris Maene şirketi Rembrandt Frerichs için A. Mozart’ın evinde bulunan 1790 yapımı “Walter” enstrümanına çok benzeyen bir fortepiano üretmiş. Tony Overwater ise bir luthierle birlikte onun hayalindeki sesi verecek bir viyolon arayışına girmişler. Overwater’ın artık, 16. yüzyıldan günümüze taşınarak yeniden üretilmiş bir viyolonu var. Vinsent Planjer ise dünyanın farklı kültürlerine ait vurmalıları bir araya getirerek kendi davul setini yapmış.
North Sea Jazz Festivali’nden İngiltere’nin ünlü caz barı “Ronnie Scott’s”a dünyanın önemli caz mekânları ve festivallerinde konser veren üçlü Paulo Fresu’dan, Michael Brecker’a pek çok isimle aynı sahneyi paylaştı. Evrensel müzik arayışında dünyanın dört bir yanında 60’dan fazla konsere ve ortak projelere imza atan Rembrandt Trio’nun Türkiye ile de güçlü bağları oluşmuş. Üçlü ilk olarak 2012 Akbank Caz Festivali’nde sahne alarak ardından Ankara ve Eskişehir’de müzikseverlerle buluşmuş. 2019’da ise Ankara Piyano Festivali’nde sahne alan üçlü bu yaz Kaş Caz Festivali’nde bir kez daha Türk müzikseverlerle bir araya geldi. Kutsi Erguner ile daha önce aynı sahneyi paylaşan Rembrandt Trio’nun, Türk dinleyicilerinin çok yakından tanıdığı Kayhan Kalhor ile de projeleri bulunuyor.
Rembrandt Trio’nun 3 Aralık Cumartesi akşamı, Borusan Müzik Evi’nde gerçekleşecek konserlerinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz. Yakında çıkacak albümlerinin ilk teklisi "Melodie Antique"i buradan dinleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=872OuY7R7Zw
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ’nin kamusal sergi alanı Taksim Sanat, renksizliğin fiziksel somutluğunu oluşturan sonsuz-sınırsız algısını yansıtan eserlerden oluşan, küratörlüğünü Begüm Güney’in üstlendiği “Bir Işık Hüzmesi Üzerine” başlıklı sergiyi 30 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Boşluğu ve sınırsızlığı düşünsel bir yapıda buluşturan “Bir Işık Hüzmesi Üzerine” başlıklı sergiyi, 17 sanatçının kendi kavramsallıklarını yansıttığı sürreal çalışmalar oluşturuyor. Sergide; Sümer Sayın, Serkan Demir, Gözde Mulla, Bilal Yılmaz, Ahmet Öğüt, Ece Kibaroğlu, Nergiz Yeşil, Esin Aykanat Avcı, Ali Şentürk, Fulya Çetin/Sine Ergün, Sergen Şehitoğlu, Mehmet Dere, Özge Yağcı, Osman Dinç, Berkay Tuncay ve Özden Demir’i eserleri yer alıyor.
“Tek bir rengin hâkimiyetinde renksizliğin yarattığı fiziksel bir “görülecek hiçbir şey yok” izlenimi dolayısıyla, yapıtların izleyiciyi daha yakın temasa davet edişi, yaratılan merak unsurunu mu yoksa izleme güdüsünü mü baskın çıkarıyor? Ya da renksizliğin fiziksel somutluğunu oluşturan sonsuz-sınırsız algısını hatta bir boşluk deneyimini yahut bugünün tüketim nesnesi olan görüntünün bir anda tanımlanmış imgeden yoksun psikolojik arayışlarını mı? Bu sergi aracılığıyla diyaloğa açtığımız renkten sıyrılan değil; onu bir başka “şeye”, bir biçime, hisse, dürtüye dönüştüren dille ilgili bir düş-düşünce. Seçki yapıtları yalnızca renksizliği odak alan bir yaklaşımın çok uzağında; ışığı, boşluğu, sınırı ve sınırsızlığı düşünsel ya da fiziksel araştıran bir yapıda buluşturuyor.”
Kamusal kültür sanat durağı olan Taksim Sanat, 2022 yılı içinde “Farazi”, “Cryptomarbles”, “Genç Buluşmalar”, “Boşlukta Mevcut” ve “Bir Zamanlar İstanbul” sergilerine ev sahipliği yaptı. Sanatçıların izleyicileriyle buluşmalarına olanak sağlayan ve sanatçıları sektöre taşımayı kolaylaştıran bir alan yaratmayı hedefleyen Taksim Sanat, sektörün önde gelen sanatçıların sergilerine de ev sahipliği yaparak çağdaş, dijital ve geleneksel sanat ile kamuyu bir araya getirmeyi amaçlıyor.
“Bir Işık Hüzmesi Üzerine” başlıklı sergiyi 29 Kasım - 30 Aralık tarihleri arasında Taksim metro girişinde yer alan Taksim Sanat’ta ziyaret edebilirsiniz.
Taksim Sanat hakkında ayrıntılara buradan, İBB Kültür AŞ’nin haberlerine ve etkinliklerine buradan ulaşabilirsiniz.
Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) tarafından hayata geçirilen “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” başlıklı sergi, 1 - 15 Aralık tarihleri arasında The Marmara Pera Otel’de sanatseverlerle buluşuyor.
Boğaziçi Üniversitesi mezunlarından Meral Kurdaş, Leyla Sürmeli ve Leyla Derya’nın öncülüğünde düzenlenen “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” sergisi ile Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin düşlerine giden yolda onlara destek olmak amaçlanıyor. 47 sanatçının farklı mecralardaki eserlerinden oluşan s ergi kapsamında elde edilecek gelirin önemli bir kısmı “Boğaziçi Değerler Burs Fonu”na bağışlanacak. Sergideki eserler için 30 Kasım’a kadar ön satış imkânı da sunuluyor.
Sergide; Ali Yaycıoğlu, Artin Demirci, Atalay Mansuroğlu, Aydemir Ökmen, Ayşenur Köksal, Aytaç Armağan, Beyza Boynudelik, Can Göknil, Cemal Erez, Cumhur Özer, Çağla Saydağ Karter, Devrim Erbil, Dilek Demirci, Doğu Çankaya, Elvan Erdin, Emre Senan, Esra Carus, Fatih Alkan, Hanefi Yeter, Işıl Güleçyüz, Jennifer Sertel Schneller, Joel Menemşe, Leyla Hancı, Leyla Sakpınar, Maria Sezer, Mehmet Güleryüz, Meryem Eroğan, Mustafa Özay, Muzaffer Akyol, Nedret Sekban, Nilgün Tüzüntürk, Nur Koçak, Nurcan Çağlar, Okan Dedeoğlu, Onur Hastürk, Pınar Tınç, Rasin Arsebük (Rasin), Ruhiye Onurel (Roş), Serap Başol, Serap Murathanoğlu Eyrenci, Shahnaz Aghayeva, Sonat Çavuşoğlu, Süleyman Çağlayan, Tuba İnal, Uğural Gafuroğlu, Yasemin Erdin Tavukçu ve Züleyha Altıntaş’ın eserleri yer alıyor.
Dünyayı ve insanlık hâllerini anlatan “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” sergisi, izleyiciyi düşünmeye, yeni sorular sordurmaya, anlamaya, düş kurmaya ve paylaşmaya yönlendiriyor. Sergide yer alan eserler, ekolojiden sağlığa, eğitimden yaşam hakkına uzanan pek çok alanda baş gösteren küresel ve yerel sorunlara karşı insanın direngen doğasını ön plana çıkarıyor. Giderek artan burs başvurularına kaynak yaratmak için Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) tarafından hayata geçirilen sergi, daha fazla gence destek vermeye, yaşanan gerçeklere karşı düş kurmaya, paylaşarak düşleri çoğaltmaya davet ediyor. 2021 yılında 118 öğrenciye burs veren BÜMED, sergi ile umudu ve dayanışmayı sanatla çoğaltarak daha fazla öğrenciye ulaşmayı amaçlıyor.
The Marmara Pera ev sahipliğinde düzenlenen “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” başlıklı sergiyi 1 - 15 Aralık tarihleri arasında 10.30 – 19.30 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Beyza Boynudelik, 2010, Nefes Almak İçin, 89x116
2. Artin Demirci, Isimsiz
3. Nedret Sekban
4. Devrim Erbil, ISTANBUL AYASOFYA
5. Can Göknil, Ağaç Kutları, 60x60, 2021