
Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) tarafından hayata geçirilen “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” başlıklı sergi, 1 - 15 Aralık tarihleri arasında The Marmara Pera Otel’de sanatseverlerle buluşuyor.
Boğaziçi Üniversitesi mezunlarından Meral Kurdaş, Leyla Sürmeli ve Leyla Derya’nın öncülüğünde düzenlenen “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” sergisi ile Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin düşlerine giden yolda onlara destek olmak amaçlanıyor. 47 sanatçının farklı mecralardaki eserlerinden oluşan s ergi kapsamında elde edilecek gelirin önemli bir kısmı “Boğaziçi Değerler Burs Fonu”na bağışlanacak. Sergideki eserler için 30 Kasım’a kadar ön satış imkânı da sunuluyor.
Sergide; Ali Yaycıoğlu, Artin Demirci, Atalay Mansuroğlu, Aydemir Ökmen, Ayşenur Köksal, Aytaç Armağan, Beyza Boynudelik, Can Göknil, Cemal Erez, Cumhur Özer, Çağla Saydağ Karter, Devrim Erbil, Dilek Demirci, Doğu Çankaya, Elvan Erdin, Emre Senan, Esra Carus, Fatih Alkan, Hanefi Yeter, Işıl Güleçyüz, Jennifer Sertel Schneller, Joel Menemşe, Leyla Hancı, Leyla Sakpınar, Maria Sezer, Mehmet Güleryüz, Meryem Eroğan, Mustafa Özay, Muzaffer Akyol, Nedret Sekban, Nilgün Tüzüntürk, Nur Koçak, Nurcan Çağlar, Okan Dedeoğlu, Onur Hastürk, Pınar Tınç, Rasin Arsebük (Rasin), Ruhiye Onurel (Roş), Serap Başol, Serap Murathanoğlu Eyrenci, Shahnaz Aghayeva, Sonat Çavuşoğlu, Süleyman Çağlayan, Tuba İnal, Uğural Gafuroğlu, Yasemin Erdin Tavukçu ve Züleyha Altıntaş’ın eserleri yer alıyor.
Dünyayı ve insanlık hâllerini anlatan “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” sergisi, izleyiciyi düşünmeye, yeni sorular sordurmaya, anlamaya, düş kurmaya ve paylaşmaya yönlendiriyor. Sergide yer alan eserler, ekolojiden sağlığa, eğitimden yaşam hakkına uzanan pek çok alanda baş gösteren küresel ve yerel sorunlara karşı insanın direngen doğasını ön plana çıkarıyor. Giderek artan burs başvurularına kaynak yaratmak için Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) tarafından hayata geçirilen sergi, daha fazla gence destek vermeye, yaşanan gerçeklere karşı düş kurmaya, paylaşarak düşleri çoğaltmaya davet ediyor. 2021 yılında 118 öğrenciye burs veren BÜMED, sergi ile umudu ve dayanışmayı sanatla çoğaltarak daha fazla öğrenciye ulaşmayı amaçlıyor.
The Marmara Pera ev sahipliğinde düzenlenen “Hâller | Hayaller: Uyumsuz Zamanlarda Dirençlilik” başlıklı sergiyi 1 - 15 Aralık tarihleri arasında 10.30 – 19.30 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Beyza Boynudelik, 2010, Nefes Almak İçin, 89x116
2. Artin Demirci, Isimsiz
3. Nedret Sekban
4. Devrim Erbil, ISTANBUL AYASOFYA
5. Can Göknil, Ağaç Kutları, 60x60, 2021
Birnur Temel Birtane’nin doğadan gelen doğal mürekkep yapımını coğrafya, bitki örtüsü, mevsimler ve iklim üzerinden incelediği kitabı Bir Çiftçinin Renkleri - Doğal Mürekkep Yapımı, Yeni İnsan Yayınevi’nden çıktı.
Bir Çiftçinin Renkleri, bugünün doğasındaki insanı ve gündelik insan hayatındaki doğanın pozisyonunu kültürel miras üzerinden incelerken, doğadan renk elde etme pratiklerinin daha da unutulmadan nasıl muhafaza edilebileceğine dair yaratıcı örnekler sunuyor. Sebzeler ve meyveler ile yemişler ve çiçekler olmak üzere iki ana bölüme ayrılan kitapta toplam 26 boyar maddenin hem tarımsal hem zanaat özelindeki bilgileri yer alıyor. Kitaba açıklayıcı illüstrasyonlar eşlik ederken, evde yapılabilecek pratik ve sade tariflerle mürekkep yapımını paylaşıyor. Bugün çiftçinin ekip biçtiğinin, tarlasında kendiliğinden yetişen ot ve çiçeklerin birer mürekkep hammaddesi olabileceğini savunan kitap, tarımın ve toprağın sadece gıdamızı değil, renklerimizi ve kültürümüzü de zanaat üzerinden besleyebileceğini gösteriyor.
Bu kitap, MILKist Atölye olarak Türkiye'nin 15 şehrinde 154 atölye gerçekleştiren sosyal girişim projesinin bugüne kadar gittiği uzak köy ve ilçelerde gerçekleşen atölye fotoğraflarını paylaşıyor. Rengin herkese eşit ve açık olduğunu savunan bu sosyal hareket, Birleşmiş Milletler, Milli Eğitim Müdürlükleri, kültür kurumları ve yerel STK iş birlikleriyle Türkiye'nin farklı bölgelerinde ve farklı gruplarıyla kültür sanat üzerine gerçekleştirilmiş kapsamlı bir saha çalışmasıdır ve Bir Çiftçinin Renkleri bu saha çalışmasının ilk yayınıdır.
İstanbul çıkışlı rock grubu Eskiz, yeni ve son albümü Ateşle Beni’yi Tamar Records ve GRGDN Müzik iş birliğiyle yayımladı.
Deniz Ağan, Uygar Çetiner ve Can Tunaboylu’dan oluşan Eskiz’in son işi olma özelliği taşıyan Ateşle Beni albümünde geri vokal ve çeşitli enstrümanlarda Batınhan Altın ve Yasemin Özler’in yanı sıra Ati Yıldıztozu, Lale Kardeş ve Tarkan Mertoğlu da yer alıyor. Albümde grubun 2022 yılı boyunca yayımladığı teklilere ek olarak altı yeni parça daha yer alıyor. Şarkıların her biri grubun müzikal ufkunun farklı yönlerinden esintiler barındırıyor. Grubun son albümü Ateşle Beni’nin prodüksiyonu ise Ozan Çanak’a ait.
Ekip, 15 senelik birlikteliğini sonlandırdığını albüm çıkışından 10 gün önce bir Instagram paylaşımıyla duyurdu. Eskiz, 2023’ün bahar aylarında dinleyicilerine veda etmek ve gecikmiş albüm kutlaması gerçekleştirebilmek için bir geceliğine bir araya geleceğini de belirtti.
Eskiz’in yeni ve son albümü Ateşle Beni’yi buradan dinleyebilirsiniz.
Contemporary Istanbul ve Amerikan Türk Cemiyeti; Miami Sanat Haftası kapsamında The Bass Çağdaş Sanat Müzesi’nde, 28 Kasım akşamı (bugün) düzenleyeceği özel etkinlikte koleksiyonerleri, sanatçıları, galerileri ve sanat profesyonellerini bir araya getirecek. Gecede, Hande Şekerciler ve Arda Yalkın’dan oluşan sanatçı ikilisi ha:ar’ın Mindflow eseri sergilenecek.
Amerika ve Türkiye’deki çağdaş sanat arasında köprü kurmaya devam etmek amacıyla düzenlenen özel gece Amerikan Türk Cemiyeti Eş Başkanı Suzan Sabancı Dinçer ve Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek. Miami Sanat Haftası nedeniyle dünyanın her yerinden Miami’ye gelen uluslararası sanat profesyonelleri gecenin davetlileri olacak.
2023 yılının çağdaş sanat gelişmelerinin konu edileceği bu gecede, 26 Eylül - 1 Ekim 2023 tarihleri arasında Tersane Istanbul’da gerçekleşecek Contemporary Istanbul’un 18. edisyonu ile kültür ve sanat merkezi olan İstanbul’un önemi ele alınacak.
Contemporary Istanbul, Türkiye’deki yeni medya sanatına dikkat çekmek amacı ile bu yıl The Bass Çağdaş Sanat Müzesi’ne ha:ar’ın Mindflow adlı eserini getiriyor. Mimari, performans, yapay zekâ ve CGI teknolojisini harmanlayarak dokuz video, dokuz ses kanalından oluşan eser, klasik müziğin kurallara bağlı, geleneksel yapısını doğaçlama ile dönüştürerek “Yeni Müzik” parçası üretmeyi ve üretim sürecinde yaşananları jeneratif yapılarla görselleştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ bir kaynak olarak ele alınarak üretilen bu eser, performans sanatçısı Ekin Bernay’ın bedeninden gelen verileri, Lidar tarayıcılarla kaydedilerek bir CGI video üretildi. Bu videoda hem performans sanatçısının hem de Anadolu’ya ait İznik çinileri, ortodoks ikonografisi ve tekstil desenlerinin görsel temsili, motion capture verileri ile jeneratif olarak manipüle edildi. Borusan Filarmoni Orkestrası üyesi olan Berlin, Londra ve Prag’ın büyük orkestralarda solist olarak yer almış sekiz klasik müzik sanatçısı, bu videoyu izleyerek bağımsız doğaçlama performanslar gerçekleştirdi. Bu videoya bakarak doğaçlama yapan her müzisyen ise 360 derece ses veren birer hoparlör ve birer ekran ile temsil ediliyor.
Contemporary Istanbul ve American Turkish Society organizasyonunda gerçekleşen bu etkinlik Türk Hava Yolları, LG OLED evo ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliği ile gerçekleşiyor.
The Bass Müzesi’ni ziyaret eden davetliler aynı zamanda müzenin güncel sergilerinden Adrián Villar Rojas with Mariana Telleria, El fin de la imaginación, Phraseology sergisi ve Chroma in Situ (Duvara Asılı Seri) sergisini VIP olarak gezebilecekler.
Dr. Uğur Kılınç’ın ana akım sinemada korku türünün günümüze kadar geçirdiği dönüşümleri önemli gelişmeler ve eleştiriler çerçevesinde güncel kaynaklar aracılığıyla aktardığı çalışması 50 Maddede Korku Sineması, Karakarga Yayınları’ndan çıktı.
Kılınç, bu kitabında “En temel duygularımızdan biri olmasına rağmen mümkün olduğunca kaçındığımız korku nasıl oldu da sinemada kendine bir tür olarak yer edinebildi?”, “Sinemaseverleri korkacağını bile bile beyaz perdenin karşısına geçiren güdü nedir?”, “Korku olgusu sinemada nasıl ortaya çıktı, günümüzde nereye geldi?” gibi sorulara cevap buluyor. Yazar hem bir akademisyen hem de bir izleyici olarak korku sinemasının çok yönlü yapısını okura sunuyor.
Türe ilgi duyan herkes için arşivlik bir çalışma niteliğindeki 50 Maddede Korku Sineması, korkunun sinemada ortaya çıkışı, bir tür olarak konumlanması, türün geçmişten bugüne dek geçirdiği dönüşüm ve güncel tartışmalar üzerine yazılmış oldukça kapsamlı bir kaynak olarak sinema külliyatındaki yerini alıyor.
Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan Emin Alper’in yeni filmi Kurak Günler’in fragmanı yayımlandı.
Dünya prömiyerini 75. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” (Un Certain Regard) bölümünde, Türkiye prömiyerini ise 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapan Kurak Günler, Antalya’dan En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik başta olmak üzere toplam dokuz ödül, 33. Ankara Film Festivali’nde de En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Kurgu ödüllerini aldı. Suç ve Ceza Film Festivali’nde de Jüri Özel Ödülü ve Seyirci Ödülü alan filmin başrollerinde Selahattin Paşalı ve Ekin Koç yer alırken, filmde onlara Erol Babaoğlu, Erdem Şenocak, Selin Yeninci, Sinan Demirer, Nizam Namidar, Ali Seçkiner Alıcı ve Eylül Ersöz eşlik ediyor.
Emin Alper’in dördüncü uzun metrajlı filmi olan Kurak Günler, bir süredir kuraklık sorunuyla boğuşan Yanıklar kasabasına yeni atanan genç savcı Emre ile belediye başkanı Selim ve avukat oğlu Şahin, yerel gazeteci Murat ve kasabanın eşrafı arasında yaşanan çekişmelere odaklanıyor.
Ay Yapım ve Liman Film’in yapımcısı olduğu ve Bir Film dağıtımıyla 9 Aralık’ta vizyona girecek olan Kurak Günler’in fragmanını buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=-JKXZKQOKD4
Gamze Taşdan’ın “Cumhuriyet Kızları” başlıklı kişisel sergisi 20 Aralık 2022 - 4 Şubat 2023 tarihleri arasında Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda sanatseverlerle buluşacak.
Gamze Taşdan, resimlerinde Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte bilinçli bir modernleşme -ülküsünün simgesi hâline gelen genç kızları konu edinerek, kolektif hafızamızda yer eden ulusal bir imgeye odaklanıyor. Toplumsal cinsiyet ve popüler kültür arasındaki ilişkiyi özellikle Yeşilçam bağlamında irdelediği resimleriyle tanınan sanatçı, yeni serisinde kadınların kamusal bir görünürlük kazanma süreci, özel ile kamusal ayrımının mekânları, genç kızların kendi bireysel özlemleriyle toplumsal modernleşme ideolojisi arasında kendi kimliklerini, kendi benliklerini arayışları süreçleri, kendine has üslubu ile ele alıyor.
Taşdan’ın resimlerinin temel kaynağını; kadınsılıktan uzak, “masum ve romantik” bir beden diliyle yeni ulusun inşa sürecinde önemli bir konumda yer alan genç kızlar oluşturuyor. Kız Enstitüleri’nden biçki dikiş kurslarına, Köy Enstitüleri’nden dans salonlarına her alanda eğitim gören ve modernleşen bir Türkiye imgesinin başlıca simgesi hâline gelen kızlar, zaman zaman da kolektif hafızalarımızdaki bayram ritüelleriyle izleyicinin karşısına çıkıyor. Cumhuriyet rejiminin ilk evresinden başlayarak genç kızların stereotipik özelliklerini ön plana çıkaran sanatçının amacı nostaljik bir özlemi yansıtmak değil, nostaljinin ulusal bağlamdaki anlamını sorgulamak: Cumhuriyet ülküsünün gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş hayallerine bakarken, geçmişin umutlarını günümüzün penceresinden yeniden değerlendirmek. Resimlerinde film afişleri, film kareleri, plak kapakları, reklam imgeleri ve belgesel fotoğraflardan yola çıkarak tüm bu tarihsel verilerin kurgusal boyutlarını irdeleyen sanatçı, yeni sergisinde, yüzyıllık Cumhuriyet tarihinde kadın imgesinin neden ve nasıl başat bir rol oynadığını sorguluyor.
Gamze Taşdan’ın “Cumhuriyet Kızları” başlıklı kişisel sergisi 20 Aralık 2022 - 4 Şubat 2023 tarihleri arasında Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Gamze Taşdan, Renkli Bir Sabah, 2022, tuval üzerine akrilik, 80 x 120 cm
2. Gamze Taşdan, Ulviye Biçki Dikiş, 2022, kağıt üzerine akrilik, 35 x 50 cm
3. Gamze Taşdan, Dişi Kurtlar, 2022, kağıt üzerine akrilik, 35 x 50 cm
4. Gamze Taşdan, Florya Plajı, 2022, kağıt üzerine akrilik, 19 x 34 cm
5. Gamze Taşdan, Emprime Mutluluk, 2022, tuval üzerine akrilik, 115 x 85 cm
6. Gamze Taşdan, Mavi Otomobil, 2022, kağıt üzerine akrilik, 31 x 21 cm
Pei-Yu Chang’ın Walter Benjamin hakkında gerçek bir hikâyeden esinle yazdığı ve resimlediği kitabı Bay Benjamin’in Gizemli Bavulu, Çağla Vera Kılıçarslan’ın çevirisiyle Meav Yayıncılık’tan çıktı.
5 yaş ve üzeri okura hitap eden kitap, Pei-Yu Chang’ın bitirme projesi ve ilk çocuk kitabı.
Bay Benjamin, sıra dışı fikirlere sahip bir filozoftu. Bir gün kaçmak zorunda kaldı ve yola çıkarken yanına ağır bir bavul aldı. Kimse içinde ne olduğunu bilmiyordu...
Atlas 1948 aralık programı kapsamında; ilk gösterimini 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yapan Istırap Korosu, ilgi gören bir distopya hikâyesi Hakikat, Elbet Bir Gün ve özgün metniyle dikkat çeken tek kişilik oyun Kalabalık Duası tiyatroseverlerle buluşacak.
Berkay Ateş’in yazdığı ve Serkan Salihoğlu’nun yönettiği Hakikat, Elbet Bir Gün oyununda Gizem Erdem, Seda Türkmen, Emir Çubukçu, Can Kulan ve Berkay Ateş rol alıyor. Tiyatro D22’nin, Berkay Ateş’e Cevdet Kudret Edebiyat ödülü kazandıran oyunu, 1 Aralık saat 20.30’da Atlas 1948 Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. BAM İstanbul yapımı Istırap Korosu, ilk gösterimini 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yaptı. Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği, Seda Türkmen ve Deniz Karaoğlu’nun rol aldığı iki kişilik oyun Istırap Korosu, 9 Aralık saat 20.30’da sahnelenecek. Fiziksel Tiyatro Araştırmaları’nın ödüllü oyunu Kalabalık Duası, güncel ve gelenekseli, akılcıl ve mistik olanı, delilik ve bilgeligi İstanbul fonunda merkeze alıyor. Özgün bir metni sahneye taşıyan, Tolga İskit’in rol aldığı tek kişilik oyun Kalabalık Duası, 21 Aralık saat 20.30’da Atlas 1948 Sahnesi’nde izleyici ile buluşacak.
Atlas 1948’in güncel programına internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
Gallery 11.17, Türk sanatının usta isimlerini bir araya getirdiği “Zamansızlar” başlıklı yeni sergisini 20 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
“Zamansızlar” sergisi; Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nuri İyem, Selim Turan, Avni Arbaş, Nejad Melih Devrim, Adnan Turani, Fikret Otyam, Orhan Peker, Burhan Doğançay, Mehmet Güleryüz, Mustafa Pilevneli, Yalçın Gökçebağ, Muzaffer Akyol, İbrahim Örs, Fevzi Karakoç, Bubi, Mehmet Gün, Nejdet Vergili ve Selma Gürbüz gibi pek çok önemli sanatçının eserleri yer alıyor.
“Seçkide yer alan sanatçılar, Türkiye’nin kültür ve sanat tarihinin oluşumunun birer tanıkları olmakla bilirlikte, aynı zamanda üreten özneleridirler. ‘Zamansızlar’ sergisinde yer alan sanatçılar, dünyanın sayısız ülkesinde eserlerini üretme ve sergileme koşullarını oluşturmuş, bir yüzyıla yayılan deneyimli kuşaklardır. Gallery 11.17 bu deneyimli usta isimlerden, tarihe adlarını Yeniler Grubu ve D Grubu olarak yazdıranları, sanat eğitimi ve tarihini bütün yönleriyle bir sonraki nesillere bilgelikle aktarmış olanları ve bugün o ustalardan aldıkları eğitimleri daha öteye taşımış sanatçılara ev sahipliği yapmaktadır. Seçkinin bütününe baktığınızda Türk resim tarihiyle ilgilenen sanat sever ve koleksiyonerlere bir öneri sunmaktadır. Usta isimlerin, iz bırakan yaşam deneyimleri ve eserlerinin yan yana getirildiği bu özel seçki, bizlere yüzyıllık resim tarihimizi duyumsamamıza fırsat sağlamaktadır. Geniş zamana yayılan sanatçı deneyimlerini, farklı perspektiflerden incelediğimizde zenginliğimize tanık oluyoruz. Türkiye’nin genç bir cumhuriyet olarak sağladığı aydınlanma zemini, Köy Enstitüleri ve yurtdışı eğitim destekleri bugünlerin özgünlüğünün temellerini atar. Sergide yer alan eserlere baktığımızda büyük bir özet görmekteyiz. Bir inşa ve yaratım hafızası, tanıklıklar, olaylar ve sanatçıların öznel izleri. Dünyanın sayılı müzelerinin koleksiyonlarına girmiş olanlar, dünya sanat piyasasında Art Prize listelerine girmişler ve rekor rakamlara müzayedelerde değerleme alan sanatçılarımız. Özgürleşmenin ve özgünleşmenin deneyimi, aldığı zamanı ve detaylarını bu kapsamlı sergide izleyebilirsiniz.”
Haydar Akdağ