
Okan Çil’in birbiri ardına akan kuşakların, girdaplarıyla sürükleyen dönemlerin, değişen bir yerleşimin, Karabağlar’ın öyküsünü anlattığı kitabı Üvey, Oğlak Yayınları’ndan çıktı.
Geçmişinin izleri, geleceğin beklentileri arasında bir şimdinin aranışı Üvey. Karabağlar, zaman ve insanlarla birlikte değişip dönüşürken, okur konuk olduğu öykülerin yaşamını da kuşattığına tanık olacak.
“Hasılı, hepsi yaşadıkları semte, Karabağlar’a benzerdi; Karabağlar gibi tekinsiz, Karabağlar gibi içten pazarlıklı... Kalbine yaşama sevinci düşen birinin üç vakte kadar ölüp gitmesi de, haksızlığa uğramış her gencin bir duvardaki çifteye, bir dağlara bakıp Çakırcalı’ya özenmesi de hep bundandı.
Yalnızlığın bir sınırı var sanılıyordu. Yoktu.”