GÜNDEM
  • 31-03-2023

    Çağla Ulusoy’un “SANDYMANSIONAL” başlıklı sergisi 30 Nisan’a kadar Dirimart Pera’da sanatseverlerle buluşuyor.

    “SANDYMANSIONAL” sergisinde, Çağla Ulusoy’un hem tuval hem de jüt üzerine akrilik, yağlı boya ve kum kullanarak yaptığı leziz, büyük boyutlu soyut resimleri yer alıyor. Birçok ülkede yaşamış ve eğitim almış olan Ulusoy’un resimleri, sayısız kültürü barındırıyor. Sanatçı, resim pratiğinde zengin bir renk anlayışını tuval yüzeyini vurgulayan özgün bir üslupla iç içe geçiriyor.

    Duygulu ve boyutsal, yani Sandy Mansional, Ulusoy’un eserlerini anlatan iki kelimeden yalnızca ikisini oluşturuyor. Gelişmiş bir renk duyarlılığı, onu ortaya çıkan çerçeve içinde dengeyi sağlamak için her tonu zorlamaya itiyor. Sanatçının The Parfumerie’de Meksika’da geçirdiği yıllar, LAVENDAR SOAP başlıklı eserde şeker dükkanlarının pastel tonları ile hayat buluyor. Londra’daki şehir hayatı, çocuklar için İngilizce çizgi romanlarının benzeri bir yeniden canlandırma olan HBD başlıklı eserde tek bir muma dönüşüyor. Sanatçının İstanbul’da geçen çocukluğu ve Ege’nin dorik sütunları, birbirini tamamlayan geniş renk alanlarının yapı taşları olarak resimlerine ekleniyor. Tuvale bir kamera merceğinden bakarmış gibi yaklaşan sanatçı, iletmek istediği görüntüleri bulanıklaştırıyor ve keskinleştiriyor. Bazen, çok katmanlı formlar yakın görünüyor veya izleyici ile iş arasında iletişim için güvenli ve dengeli bir sınır oluşturan doğal bir ferahlık hissini ima ediyor.

    0
    0
    1811
  • 31-03-2023

    Kısa filmlerin yapımına özendirmek, bu alanda yeni yapımları teşvik etmek ve ülke sinemasına katkıda bulunan yeni sinemacıları destelemek amacıyla başlatılan ve bu yıl 19’uncu kez gerçekleşecek Akbank Kısa Film Festivali’nin yeni tarihleri 2-12 Mayıs 2023 olarak belirlendi ve jüri üyeleri açıklandı.

    Akbank Kısa Film Festivali, bu yıl izleyicisiyle yeniden Akbank Sanat’ta fiziksel olarak buluşacak ve aynı zamanda çevrim içi olarak da takip edilebilecek. Dünyanın çeşitli bölgelerinden ve Türkiye’den toplam 2237 kısa filmin başvuru yaptığı; Selim Evci direktörlüğünde gerçekleştirilecek 19. Akbank Kısa Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası yarışmalarının jüri üyeleri de açıklandı. 

    Ulusal Yarışma “Festival Kısaları” ana jüri üyeleri; oyuncu Beren Saat, yönetmen Umut Aral, oyuncu Ekin Koç, kurgucu Ali Aga ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı.

    Uluslararası yarışma “Dünyadan Kısalar” ana jüri üyeleri; oyuncu Mina Kavani, yönetmen Jonas Matzow Gulbrandsen, oyuncu Nik Xhelilaj, Mubi Türkiye direktörü Cem Altınsaray ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı.

    “Forum Senaryo Yarışması” ana jüri üyeleri; oyuncu Merve Dizdar, yönetmen Emre Kayiş ve oyuncu, oyun yazarı Berkay Ateş olarak belirlendi.

    20 yaş ve altı gençlerin kısa filme olan ilgilerini festival bünyesinde toplama ve bu alandaki üretimleri teşvik etme amacıyla ikinci kez düzenlenen “Genç Bakışlar” yarışmasının jürisi ise oyuncu Pınar Deniz, yönetmen Ziya Demirel ve müzisyen Saki Çimen’den oluşuyor.

    “Festival Kısaları”, “Dünyadan Kısalar”, “Genç Bakışlar”, “Kısadan Uzuna”, “Deneyimler”, “Belgesel Sinema”, “Perspektif”, “Özel Gösterim” ve “Forum” bölümleriyle takip edilebilecek olan 19. Akbank Kısa Film Festivali’nin geniş katılımlı atölye çalışmaları ve söyleşilerinin yer aldığı programı 2-12 Mayıs 2023 tarihleri arasında takip edilebilecek.

    ​19. Akbank Kısa Film Festivali’ne dair detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1758
  • 31-03-2023

    Silke Rose West ve Joseph Sarosy’nin birlikte hazırladığı, çocuklara hikâye kurma yöntemlerini ve pratiklerini gösteren Bana Bir Hikaye Anlat adlı kitap, Duygu Asena Şahin’in çevirisiyle Düşbaz Kitap’tan çıktı.

    Kitabın yazarlarından Silke Rose West, Taos Waldorf Okulu’nu 1995 yılında kurmuştur ve günümüzde de Taos Earth Children isimli, ormanda yer alan bağımsız bir anaokulunu işletmekte. Joseph Sarosy de açık havada eğitim veren bir okul olan The Juniper School’un kurucusu. Fatherly dergisinde serbest zamanlı yazarlık yapmakta, bölgesindeki erkeklerle ve babalarla çalışmakta ve dikkati ülkedeki takdire şayan babalara çekmek için #greatdad kampanyasını başlatmıştır. The Storytelling Loop [Hikâye Anlatma Döngüsü] adlı bloğu dünya çapında 70 binden fazla insan tarafından okundu.

    “Hikâye anlatımı hiç şüphesiz dinleyicinin zihninde bilgi veya fikirlerin izini bırakmanın en iyi yoludur. Bu kitap, hikâye anlatımının anahtar bir eğitim aracı olarak kullanımının teşvikine yardımcı olacaktır.” —Dr. Jane Goodall, DBE, Jane Goodall Enstitüsü’nün kurucusu ve BM barış elçisi

    “İlişkilerde yoksulluk, günlük hayatta stres ve travmanın olduğu bugünlerde hikâye anlatımı bağ kurmayı, ümidi, iyileşmeyi ve direnci destekleyen her ebeveyn, öğretmen veya danışman için erişilebilir bir yöntem olarak kabul ediliyor. Silke ile Joe bu önemli hediyeyi kendilerine ait hikâyeler, atalarından kalma masallar ve öğretilerle sunuyor.” —Fr. Richard Rohr, Lisanslı Klinik Sosyal Hizmetler Uzmanı ve Çocuk Terapisti

    0
    0
    1790
  • 30-03-2023

    Netflix, Yağmur Taylan ve Durul Taylan imzası taşıyan, başrolünde Çağatay Ulusoy’un yer aldığı yeni dizi Kübra’nın setinden ilk görseli yayımladı.

    Afşin Kum’un aynı isimli romanından uyarlanan Kübra’nın senaryosunu Murat Uyurkulak, Rana Mamatlıoğlu ve Bekir Baran Sıtkı yazdı. Dizide Çağatay Ulusoy’a Aslıhan Malbora, Nazan Kesal, Ahmet Mümtaz Taylan, Ahsen Eroğlu, Cihan Talay ve Aytek Şayan eşlik ediyor. Dizi, mahallesinin sevilen, saygılı ve inançlı bir genci olarak bilinen Gökhan’ın, bir süredir parçası olduğu sanal arkadaşlık grubunda, Kübra adlı kullanıcıdan aldığı mesajlar ile hiç ummadığı bir yola girmesini anlatıyor.

    “İstanbul’un arka sokaklarında yaşayan Gökhan, hayatının aşkıyla evlenmek için yaşamını yoluna koymaya çalışmaktadır. Gökhan’ın sıradan hayatı, parçası olduğu sanal arkadaşlık grubundan, Kübra isimli bir hesaptan gelmeye başlayan mesajlarla alt üst olur. Kübra, ona kimsenin bilmediği, beklenmedik olaylar hakkında birtakım bilgi ve uyarılar vermektedir. Bu mesajlaşma zamanla, Gökhan’ın seçilmiş kişi olduğuna inandığı bir yolculuğa dönüşür. Bu yolculukta Gökhan’ın destekçileri kadar düşmanları da olacaktır.”

    0
    0
    5579
  • 30-03-2023

    Bilal Hakan Karakaya’nın “Görünmez Kentler” başlıklı kişisel sergisi, Anna Laudel Istanbul’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Geleneksel döküm tekniğini kullanarak ortaya çıkardığı güncel tasarımlarla tanınan Bilal Hakan Karakaya, “Görünmez Kentler” sergisinde Italo Calvino’nun aynı adlı romanından ilham alıyor. Sanatçı, çoğunlukla insanı merkezine alan işlerinden farklı olarak yeni sergisinde tarihi anıtlar gibi yükselen mega yapılara ve metropol hayatına odaklanıyor. Karakaya’nın üretimlerinde ustaca kullandığı binlerce yıllık geçmişi olan döküm tekniği ile yenilikçi ve cesur tasarımlar ortaya çıkardığı, heykel sanatının sınırlarını zorlayan eserleri metropollerin sıkışıklık ve yığılmışlık duygularını, kendine has hikâyeleri ile birlikte anlatarak izleyicileri farklı bir evrene davet ediyor.

    Karakaya, son dönemde ürettiği eserlerin yer aldığı seçkide Glenn Albrecht’in Latince rahatlık ile keder sözcüklerinin birleşiminden oluşan “Solastalji” kavramına gönderme yaparak, sakinleri için ev olarak kabul edilen, parlaklıkları ile kendine hayran bırakan ama yabancılaştıkları, içine hapsoldukları, sıkışıp kaldıkları, masalsı şehirleri bir distopya olarak betimliyor. Sanatçının “orta çağ karanlığının günümüzdeki karşılığı” olarak nitelendirdiği pandemi döneminde ıssızlaşarak tanınmaz hale gelmiş metropoller sanatçının bu seçkisine ilham kaynağı oluyor. Sanatçının şehir hayatından yola çıkarak yarattığı heykeller, yasaklı, tehlikeli, ölümcül hâlleriyle izleyiciye sular altında kalmış, karanlık bir gelecek sunuyor. Sanatçı sergide devingen ya da durağan, geçmiş ile gelecek arasında asılı kalmış ve Platon’un “Yukarısı nasılsa aşağısı öyledir” sözünü hatırlatan heykelleri ile zamansız mekânlar yaratıyor.

    ​Bilal Hakan Karakaya’nın kapsamlı kişisel sergisi “Görünmez Kentler”, 21 Mayıs tarihine kadar Anna Laudel Istanbul’da ziyaret edilebilir.

    Adres: Kazancı Yokuşu 45, Gümüşsuyu, Beyoğlu / İstanbul

    Künye: Bilal Hakan Karakaya, "Görünmez Kentler", Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz, 2023, Anna Laudel Istanbul

    0
    0
    2373
  • 30-03-2023

    23 yıldır tiyatro ve teknolojiyi buluşturan tartışmalı ve ödüllü işleriyle Avrupa sahnelerinin öncü grubuna dönüşen Berlin merkezli Rimini Protokoll, “Namevcut Konferans” (Conference Of The Absent) ile 31 Mart akşamı Kundura Sahne’de Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek.

    Tiyatronun tüm performatif araçlarını kullanarak her gösteride yeni keşifler ve deneyimler sunan “Namevcut Konferans”, 1 ve 2 Nisan tarihlerinde tekrarlanacak ve gösterimlerden elde edilecek tüm bilet geliri, deprem bölgesindeki yardım çalışmalarına bağışlanacak. Seyirciyi oyunun bir parçasına ve oyuncularına dönüştürecek performans, iklim krizi endişesinin tartışılacağı bir konferansı sahneye taşıyor. Konuşmacıların karbon ayak izini azaltmak adına fiziksel olarak bulunmadığı bu konferansta tüm sunumlar, seyirciler tarafından canlandırılacak.

    Helgard Haug, Stefan Kaegi ile Daniel Wetzel’in birlikte tasarladığı, yazdığı ve yönettiği, Venedik Mimarlık Bienali’nin yanı sıra, Brüksel, Lizbon, Lüksemburg, Madrid, Paris ve Roma gibi birçok Avrupa başkentinde sahnelenen “Namevcut Konferans”, sarsıcı hikâyeler eşliğinde iklim değişikliğinin yarattığı endişeyi yansıtırken, bu konuda çözümler de öneriyor.

    Ayrıca Rimini Protokoll’un kurucularından ve “Namevcut Konferans”ın yönetmenlerinden yönetmen ve sanatçı Stefan Kaegi, 1 Nisan Cumartesi günü İstanbul’da olacak ve performans sanatına yönelik geliştirdiği yenilikçi formatları paylaşacağı bir atölye verecek.

    ​“Namevcut Konferans” (Conference Of The Absent) adlı performans, Türkiye’de ilk kez yarın akşam (31 Mart) saat 21.00’de Kundura Sahne’de gerçekleşecek. 1 ve 2 Nisan tarihlerinde saat 17.00’de tekrar gösterimleri yapılacak. Performansın biletlerini beykozkundura.com adresinden alabilirsiniz.

    0
    0
    1502
  • 30-03-2023

    ENKA Sanat’ın Ortak Yapım projesi kapsamında yapımını üstlendiği Nuh’un Gemisini Aramak oyunu, 3 Nisan Pazartesi saat 20.30’da ENKA Oditoryumu’nda tiyatroseverlerle buluşacak.

    Ayşe Draz’ın yönetmenliğini üstlendiği, Gökhan Erarslan’ın kaleme aldığı Nuh’un Gemisini Aramak, babadan kalma eski bir kamyonetle doğdukları kasabaya doğru bir seyahate çıkmak mecburiyetinde kalan iki kardeşin, yolculukları sırasında havalandırdıkları tozlu anıların birer birer ortalığa saçılmasını anlatıyor. İzleyiciyi “bellek”, “izleme”, “izlenme” ve “tanıklık” temaları üstünden yanılsama ve temsil üzerine düşünmeye davet eden oyunda; Kutay Kunt, Tutku Erten ve Yılmaz Sütçü rol alıyor. 3 Nisan Pazartesi saat 20.30’da ENKA Oditoryumu’nda sahnelenecek Nuh’un Gemisini Aramak oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Yazan: Gökhan Erarslan 
    Yönetmen: Ayşe Draz  
    Oyuncular: Kutay Kunt, Tutku Erten, Yılmaz Sütçü 
    Kamera Oyuncu: Mert Yılmaz
    ​Haber Spikeri: Tilbe Saran 

    0
    0
    1186
  • 30-03-2023

    Karşı Sanat Çalışmaları’nın yerel ve küresel ölçekte büyük bir kırılmaya denk düşen 90’lar dönemini odaklanan tartışmalar dizisi “90’lar Kapı-Duvar”, 1 Nisan Cumartesi günü 19.00’da başlıyor.

    Feyyaz Yaman’ın moderatörlüğünde sanatçı ve akademisyen Burak Delier’in katılımıyla gerçekleşecek etkinlikte, 90’lar döneminde kurumsallaşmaya başlayan çağdaş sanat alanını, ortaya çıkan yeni temsil pratikleri tartışılacak. Dönemin kültür politikalarına ve sanat-siyaset ilişkisine etkilerini nesnel ve tarihsel bir şekilde analiz etmeyi hedefleyen “90’lar Kapı-Duvar” tartışma serisi, 90’lara dair yeni sorular ve cevaplara ulaşmayı amaçlıyor.

    ​Hatırlama-unutma-unutturma biçimleri, eleştiri, yerellik ve evrensellik, faillik ve tarihsellik gibi kavramlar etrafında şekillenecek olan “90’lar Kapı-Duvar”, Şubat - Haziran 2023 tarihleri arasında “Güncelin siyahlığına” ve “gözleri tamamen açık” tartışmaları ile devam edecek.

    0
    0
    1453
  • 30-03-2023

    Katerina Gorelik’in yazdığı ve resimlediği, çocukların içindeki gizli dedektifi uyandıran, araştırma yapmaya ve iz sürmeye heveslendiren oyunbaz hikâyesi Dedektif Samson, Ümit Mutlu’nun çevirisiyle Uçanbalık’tan çıktı.

    Okuru kendiliğinden anlatısına katıp eğlencenin katsayısını artıran kitap; sorunların üstesinden gelmeye çalışırken, çözüm odaklı düşünmenin ve hızlı karar almanın önemini vurguluyor.

    “İmdaat, hırsız var!
    Kurbağa'nın asla solmayan çiçekleri, Kırkayak'ın pabuçları derken... kasaba ahalisini bir telaş sarıyor ki hiç sormayın.
    Kimisi gözlüğünü kaybetmiş, kimisi yumurtalarını. Hatta başkasından itinayla araklanan, pardon, ''biriktirilen'' mücevherler bile sırra kadem basmış durumda!
    Eyvah, kasabaya açgözlü bir hırsız dadanmış gibi görünüyor. Ama telaşa gerek yok! Çünkü ünlü Dedektif Samson var! Ve onun olduğu yerde hiçbir şey uzun süreli kaybol(a)maz.
    ​Anlaşılan o ki, tecrübeli dedektifimizi yine yorucu bir görev bekliyor. O hâlde, vakit kaybetmeden taze ipuçlarının ve kanıtların peşine düşmeli! Of of, bulunması gereken bir dolu şey var ve tabii sizin yardımınız olmadan bu çok zor.”

    0
    0
    1976
  • 29-03-2023

    Paribu ana sponsorluğunda, Kendine Has, Volkswagen, Jack Lives Here, CarrefourSA, The ORGANICS by Red Bull ve Kale Grubu’nun katkılarıyla düzenlenen Bozcaada Caz Festivali, bu sene 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek.

    Farklı jenerasyonlardan uluslararası müzisyenleri dinleyicilerle bir araya getiren Bozcaada Caz Festivali’nde katılımcılar dünyanın farklı köşelerinden, zamanın farklı dilimlerinden çıkıp gelen cazın tanınan isimleriyle adanın atmosferinde buluşurken, sanattan gastronomiye dek pek çok farklı disiplinle temas kuran etkinlikleri deneyimleme fırsatı bulacak. 2017 yılından beri Bozcaada’yla özdeşleşen festivalde bu sene de konserlere disiplinlerarası etkinliklerden oluşan BCF KEŞİF programını eşlik edecek.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) desteğiyle, 2017 yılından bu yana 3dots ve fermente tarafından düzenlenen festival, müzikseverleri bir araya getirmenin yanı sıra heyecan verici bir üretim alanı da yaratıyor. Farklı disiplinlerin, farklı seslerin birlikte sorular sorduğu ve bu sorulara yine birlikte cevaplar aradığı yaratıcı bir alan açan KEŞİF, “keşif” enerjisiyle yüklü sürdürülebilir topluluklar ile program ve projeler geliştirmeyi amaçlıyor. KEŞİF programı, içinden geçtiğimiz bu zorlu dönemde, iyileşmenin bir arada olmaktan, birbirimizle temas kurmaktan ve üretmekten geçtiğine inançla disiplinlerarası diyalogla zenginleşen enerjisini, sürdürülebilir bir dayanışma ve üretim modeli olarak geliştireceği uzun vadeli program ve projelere yoğunlaştırıyor.

    ​Bozcaada Caz Festivali’nin programı ilerleyen günlerde açıklanacak.

    0
    0
    2348
DAHA FAZLA
Geldanlage