GÜNDEM
  • 17-05-2023

    Geçtiğimiz yıl “Marmaris’i sanatla yeşerteceğiz” sloganıyla yola çıkan Marmaris Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’nin ikincisi 2 - 26 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek.

    Marmaris Kültür ve Sanat Derneği (MAKSAD) tarafından Marmaris Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen festival, bu yıl Amos Antik Kenti’nden ilham alarak “Toprağın Gücünden Sanatın Büyüsüne” temasıyla düzenleniyor. Nitelikli etkinliklerle Marmaris’in kent kimliğine sanatla değer katmayı hedefleyen festivale; Antakya Medeniyetler Korosu, Berlin Filarmoni Piyano Dörtlüsü, Cihat Aşkın, Hatay Akademi Orkestrası, Selen Beytekin ve İstanbul Superband, GeoTrain Jazz, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Muğla Büyükşehir Belediyesi Orkestrası gibi pek çok sanatçı ve ekip konuk olacak. Konserlerin yanı sıra sergiler, söyleşiler, çocuk tiyatrosu ve sokak konserleri gibi ücretli ve ücretsiz birçok farklı etkinlik de düzenlenecek.

    Geçen sene ilk kez düzenlenen Marmaris Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali (MKSF), toplam 32 etkinlikte 200’e yakın sanatçıyı, 20.000’nin üzerinde sanatseverle bir araya getirdi. Hazırlıkları pandemi öncesinde başlayan, 2021 yazında Marmaris’te yaşanan ve büyük yıkıma neden olan trajik yangın felaketinin ardından ise “Marmaris’i sanatla yeşerteceğiz” sloganıyla yola çıkan festival; Marmaris’e kültür-sanat ağırlıklı, uluslararası, kaliteli ve kalıcı bir kimlik kazandırmayı, dünya çapındaki sanatçıları Marmarisli sanatseverlerle buluşturmayı ve yerel değerleri uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçlıyor.

    Marmaris Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali 2023, klasik batı müziği, caz ve blues konserlerinin yanı sıra koro ve sokak konserlerinden, panel, söyleşi, sergi, atölye çalışması ve çocuk tiyatrosu gibi ücretli ve ücretsiz birçok etkinlikten oluşan geniş bir programı sanatseverlerle buluşturacak. Festival, 2 Haziran Cuma günü Armutalan Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleşecek açılış töreni ve söyleşinin ardından, şef Eray İnal yönetimindeki Muğla Büyükşehir Belediyesi Orkestrası’nın Marmaris Açıkhava Tiyatrosu’nda ücretsiz olarak vereceği açılış konseriyle başlayacak.

    Antakya Medeniyetler Korosu, 8 Haziran Perşembe akşamı, Selen Beytekin ve orkestra şefi Aycan Teztel yönetimindeki 20 kişilik caz orkestrası İstanbul Superband, 10 Haziran Cumartesi akşamı festival kapsamında sahne alacak. 14 Haziran Çarşamba akşamı gerçekleşecek Türk Valsleri konseri Cihat Aşkın’ı, MAKSAD Festival Orkestrası’nı ve Hatay Akademi Orkestrası üyelerini aynı sahnede bir araya getirecek. Berlin Filarmoni Piyano Dörtlüsü 19 Haziran Pazartesi, Beka Buchukuri, Natia Todua, Raymond Kaczynski Zurab J. Gagnidze ve Mamuka Ghaghanidze’den oluşan GeoTRAIN Jazz grubu ise 24 Haziran Cumartesi dinleyicilerle buluşacak. Festivalin kapanışını 26 Haziran Pazartesi akşamı Rengim Gökmen yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) yapacak. Bu konserin biletleri Biletix üzerinden ve yerel satış noktalarından satın alabilir.

    ​Ayrıca festival kapsamında Golden Horn Brass, Moe Joe, Datcazz gibi ekiplerin vereceği caz, blues ve klasik müzik konserlerinden Eti Çocuk Tiyatrosu’nun sahneleyeceği oyuna; Pınar Baklan’la seramik heykel atölyesinden “Frida ile Diyaloglar” sergisine ve alanında başarılı isimlerle söyleşilere kadar pek çok etkinlik de ücretsiz olarak katılımcılarla buluşacak. 21 Haziran Çarşamba akşamı ise İş Sanat Çarşamba Sahnesi Atatürk Meydanı’nda sürpriz bir konuk ile geniş çaplı bir buluşma gerçekleştirecek.

    0
    0
    2334
  • 17-05-2023

    Begüm Yamanlar’ın “Khora” başlıklı sergisi 3 Haziran tarihine kadar Öktem Aykut’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Begüm Yamanlar, Öktem Aykut’ta izleyici karşısına çıkan “Eşik” başlıklı bir önceki sergisinde olduğu gibi; üzerinde çalıştığı fotoğrafik görüntüleri dönüştürerek resim ve hareketli görüntü arasında, üç mecranın da sınırlarını tartışmaya açan eserler üretiyor. Sanatçı fotoğraf ve video mecralarının imkanlarına sadık kalarak “mekân” ve “dönüşüm” kavramlarının soyut anlamlarına yönelik güncel bir somutlaştırma arayışını sunuyor. Sanatçı doğanın yaratma, yok etme ve dönüştürme gücünü bir peyzaj ressamı disipliniyle gözlemeye çalışıyor. Doğanın yüceliğini ve bu yücelik karşısında uyandırdığı heyecan ve dehşet hislerini, suyun ele avuca sığmaz akışkan hareketliliği üzerinden tasvir ediyor.

    ​“Varlık ve yokluk arasında gidip gelen, her şeyin oluşmasına, hareket etmesine olanak veren, içinde var olan ve dönüşen elementlere alan sağlayan ve onlarla şekillenen bir matris, başlangıç noktası olan ‘khora’, yine her şeyin başlangıç noktası olarak görülen, sonsuz bir akıl ve hareket hâlinde olan su ile nasıl benzerlikler gösterir? Güzel olanla çürümüş olanın, varlıkla yokluğun birbirine karıştığı, organik ve tarihi kalıntıları bir zaman kapsülü misali içinde barındıran sular, kabardığında ve çekildiklerinde bizi nelerle karşılaştırır?” Sanatçı, bilgisayar müdahaleleri ile oluşturduğu fotoğraf dizileri ve video eserlerinde bu sorulara “el yordamıyla”, bir ressamın tuval yüzeyini zımparalamasında ya da bir heykeltıraşın bitmek bilmeyen törpü mesaisinde olduğu gibi ısrarlı bir sezgisellik ve meraklı bir arayışa sadık kalıyor.

    0
    0
    1514
  • 16-05-2023

    19. Akbank Kısa Film Festivali yarışma sonuçları sunuculuğunu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği ödül töreni ile sahiplerini buldu.

    Kısa filmlerin yapımını özendirmek, bu alanda yeni yapımları teşvik etmek ve ülke sinemasına katkıda bulunan yeni sinemacıları desteklemek amacıyla 19 yıldır gerçekleştirilen Akbank Kısa Film Festivali’nin yarışma bölümüne bu yıl 71 ülkeden toplam 2237 kısa film başvurdu.

    Oyuncu Beren Saat, yönetmen Umut Aral, oyuncu Ekin Koç, kurgucu Ali Aga ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşan ana jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucu, Ulusal Yarışma “Festival Kısaları” bölümü En İyi Kısa Film Ödülü’nün sahibi Kasım Ördek’in yönetmenliğini yaptığı Birlikte, Yalnız oldu. Aynı kategoride Mansiyon Ödülü’nü Sis Gürdal’ın yönettiği Yazın Sonu ve Turan Haste imzalı Rutubet aldı.

    Oyuncu Mina Kavani, yönetmen Jonas Matzow Gulbrandsen, oyuncu Nik Xhelilaj, Mubi Türkiye direktörü Cem Altınsaray ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluşan ana jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucu Uluslararası Yarışma “Dünyadan Kısalar” bölümü En İyi Kısa Film Ödülü’nün sahibi, Mo Harawe’nin yönetmenliğini üstlendiği Anne Babam Beni Görmeye Gelecek Mi? (Will My Parents Come to See Me?) filmi oldu. Aynı kategoride Mansiyon Ödülü’nü Valerio Ferrara’nın yönettiği Bir Komplo Adamı (A Conspiracy Man) ve Abinash Bikram Shah’ın yönettiği Annemin Hüzünlü Ninnileri (Lori) filmleri kazandı.

    Oyuncu Pınar Deniz, yönetmen Ziya Demirel ve müzisyen Saki Çimen’den oluşan ana jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucu “Genç Bakışlar” bölümü En İyi Kısa Film Ödülü’nü İpek Karan imzalı E-Duygu aldı. Aynı kategoride Mansiyon Ödülü’nü yönetmenliğini Andaç Bertuğ Şimşek’in üstlendiği İtiraf kazandı.

    Oyuncu Merve Dizdar, yönetmen Emre Kayiş ve oyuncu, oyun yazarı Berkay Ateş’ten oluşan ana jüri üyelerinin değerlendirmeleri sonucu “Forum” bölümü En İyi Kısa Film Senaryo Ödülü’nü Cansu Baydar Neredeyse Kesinlikle Yanlış isimli senaryosuyla kazandı. Aynı kategoride Koray Arıgümüş’ün Rüyası Ömrümüzün Çünkü Eşyaya Siner isimli senaryosu Mansiyon Ödülü’ne layık görüldü.

    19. Akbank Kısa Film Festivali Ödülleri:

    Ulusal Yarışma En İyi Kısa Film Ödülü
    Birlikte, Yalnız
    Yönetmen: Kasım Ördek

    Ulusal Yarışma Mansiyon
    Yazın Sonu
    Yönetmen: Sis Gürdal

    Ulusal Yarışma Mansiyon
    Rutubet
    Yönetmen: Turan Haste

    Uluslararası Yarışma En İyi Kısa Film Ödülü
    Anne Babam Beni Görmeye Gelecek Mi?
    (Will My Parents Come to See Me?)
    Yönetmen: Mo Harawe

    Uluslararası Yarışma Mansiyon
    Bir Komplo Adamı
    (A Conspiracy Man)
    Yönetmen: Valerio Ferrara

    Uluslararası Yarışma Mansiyon
    Annemin Hüzünlü Ninnileri
    (Lori)
    Yönetmen: Abinash Bikram Shah

    Genç Bakışlar En İyi Kısa Film Ödülü
    E-Duygu
    Yönetmen: İpek Karan

    Genç Bakışlar Mansiyon
    İtiraf
    Yönetmen: Andaç Bertuğ Şimşek

    Forum En İyi Senaryo
    Neredeyse Kesinlikle Yanlış
    Senarist: Cansu Baydar

    Forum Mansiyon
    Rüyası Ömrümüzün Çünkü Eşyaya Siner
    Senarist: Koray Arıgümüş

    0
    0
    1721
  • 16-05-2023

    Araştırmacı gazeteci Nicholas Shaxson'un vergi cennetlerinde yatan kanlı hazineleri, yaratılan cehennemi ve çıkış yollarımızı anlattığı kitabı Define Adaları - Vergi Cennetleri ve Dünyayı Çalan Adamlar, Parla Nemutlu’nun çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.

    Shaxson'un bu araştırma inceleme kitabı yayımlandığında büyük ses getirdi. Kitap hakkında Financial Times“Shaxson, titiz araştırmaları eğlenceli anekdotlarla birleştirerek açık denizin karanlık dünyasına dair önemli mesajlar içeren bir kitaba imza atmış. Odaktaki mesaj ise net: Sistem değişmeli!”Sunday Telegraph ise “Sadece küresel ekonominin yozlaşmış sistemlerinin can alıcı bir teşhiri değil, aynı zamanda harekete geçmemiz için heyecan verici bir çağrı.” cümleleriyle duyurmuştu.

    ​Shaxson bu kitabında uzun yıllar boyunca bizi soyan, dünyayı çalan adamların trilyonlarca doları nereye sakladıklarını, karanlık sistemi ve bunun bizim için ne anlama geldiğini ifşa ediyor. “Vergi cennetleri nasıl bir cehennem yarattı?”, “Define adalarında hangi kanlı hazineler yatıyor?”

    0
    0
    318
  • 16-05-2023

    Ardan Özmenoğlu’nun “Yerel Sanatçı” başlıklı kişisel sergisi 5 Haziran’a kadar Galeri Siyah Beyaz’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Ardan Özmenoğlu’nun yeni sergisi adını, “yerel” kavramına dair bir sorgulamadan alıyor. Sanatçının bu kavram ile ilgili sorularını izleyiciyle buluşturan sergide Özmenoğlu, aşina olduğumuz post-it, neon ve cam malzemelerini “yerel sanatçı”ya ithafen çiçek, kelebek gibi imgeler ile bir araya getirirken manzarayı da geleneksel anlamda bir ağaç imgesi ile yorumladığı orman temsili üzerinden kurguluyor.

    “Yerel sanatçı nedir? Yerel sanatçı arabesk midir? Neden böyle bir terim var? Yerel sanatçı boşluk sever mi? Yerel sanatçı süslemekten neden korkmaz? Yerel sanatçının kitsch ile ilişkisi 1980’lerde bitmemiş midir? Yerel sanatçı 1980’lerde yeniden mi doğmuştur?” Sanatçı, cevabı zor olan bu soruları basit bir dille, herkesin ulaşabileceği bir yerden soruyor. Uluslararası bir sanatçı olarak “yerel sanatçı” ile ilgili yaptığı sorgulamayı izleyici ile paylaşırken kitsch, süsleme, arabesk kavramlarının altını çiziyor.

    Künye:
    1. O da Seviyor - 2023 
    2-3. Güller Yasaklanmalı Roses Should Be Forbidden, 2022, post-it notlar üzerine karışık teknik mixed media on post-it notes, 86 x 113 cm

    0
    0
    1346
  • 16-05-2023

    Meg Mason’ın depresyonun yıpratıcı süreçlerini doğal bir mizah, açık sözlülük ve hassasiyetle ele aldığı, 30’u aşkın ülkede okurla buluşan romanı Keder ve Mutluluk, Seda Sevinç’in çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    2022 Women’s Prize finalisti, “Kurmaca” dalında 2022 British Book Award kazananı Mason, romanında koşulsuz sevginin ne olduğuna dair yürek burkan bir hikâye anlatırken, daima baştan başlanabileceğini ortaya koyan bir manifesto sunuyor.

    Martha, onu her şeyden çok seven bir eşe, güzel bir eve ve gözünün içine bakan aile üyelerine sahiptir; öyle ki annesine göre bu, nadiren elde edilebilecek türde bir zenginliktir. Fakat tüm bu zenginliğin içinde hayatı elinden kayıp parçalara ayrılıyormuş gibi hissetmekten kendini alamaz. Belki bunun nedeni yalnızca diğer insanlardan çok düşünmesidir –ya da belki kafasının içinde yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. Şimdi, tam da kırklı yaşları kapıdayken Martha ailesinin evine geri dönmeli ve kırılan tüm parçaları tek başına toplamalıdır.

    “Aslında neden sürekli kendi evini yakıp yıktığını anlamak istiyor insan.”

    0
    0
    2204
  • 16-05-2023

    Ezel Akay’ın üç kült filmi Neredesin FiruzeHacivat Karagöz Neden Öldürüldü? ve 7 Kocalı Hürmüz MUBI’nin mayıs seçkisinde sinemaseverlerle buluşuyor.

    Kendisini “film anlatıcısı” olarak tanımlayan Ezel Akay, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği yapımlarla ulusal ve uluslararası alanda birçok ödül kazandı. Geleneksel anlatıları ve halk öykülerini postmodern bir estetikle harmanlarken komedi ve müzikal türlerine farklı bakış açısı getiren yönetmenin üç filmi MUBI seçkisinde izleyiciyle buluşuyor.

    2004 yapımı Neredesin Firuze, kaset devrinin son demlerinde müzik sektöründe adaletsiz sisteme ayak uydurmaya çalışan bir dizi “tutunamayan” karakterin hikâyesini anlatıyor. Kostümleri, replikleri, dans figürleri ve “Ya Evde Yoksan?” parçasıyla Türkiye’nin başarılı müzikallerinden biri olarak kabul edilen film, MUBI’de gösterime girdi.

    Ezel Akay’ın “Anadolu Orta Çağ Üçlemesi” olarak planladığı serinin ilk filmi olarak Bursa’da çekilen Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? (2006), gölge oyununun ortaya çıkışını ve Hacivat ile Karagöz’ün hayali yaşam öykülerini ele alıyor. Haluk Bilginer ve Beyazıt Öztürk’ün Hacivat ve Karagöz’ü canlandırdığı film, 20 Mayıs’ta MUBI’de gösterime girecek.

    ​2009 yapımı 7 Kocalı Hürmüz filmi de Ezel Akay sinemasının kendine has özelliklerini barındırıyor. Sadık Şendil’in klasikleşmiş tiyatro eserinden uyarlanan filmin başrollerinde Nurgül Yeşilçay, Gülse Birsel, Haluk Bilginer, Sarp Apak, Mehmet Ali Alabora, Erkan Can ve Öner Erkan gibi isimler yer alıyor. Ezel Akay film hakkında şunları söylüyor: “Filmde erkek kadını değil, kadın erkeği seçer. Film seçen kadın olsaydı nasıl olurdu sorusunu cevaplıyor.” Birbirlerinden habersiz, her biri bambaşka karakterlere sahip altı adamı idare etmeye çalışan genç bir dul kadının hikâyesini anlatan film, 27 Mayıs’tan itibaren MUBI’de izleyiciyle buluşacak.

    0
    0
    3335
  • 16-05-2023

    Mehmet Dere’nin “A.g.e*” başlıklı kişisel sergisi 31 Mayıs’a kadar Merdiven Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Mehmet Dere’nin yeni sergisi “A.g.e*”, yaklaşık 20 yılı içeren bir süre zarfında imgelerin algılanmasını ve kullanımını araştıran sanatçının otobiyografik çalışmalarını bir araya getiriyor. Sanatçı, imgelere sadece “dünyaya açılan bir pencere” olarak değil, aynı zamanda duygusal bir temas anlamında bir çalışma konusu olarak yaklaşıyor. Küçük yaşlardan itibaren biriktirme ve bir araya getirme eylemleriyle ilgilenen sanatçı; erken dönem işlerinde F11 tuşu, yanmış kibritler, çizgi roman kahramanı Hulk gibi çeşitli imgeler toplayarak bunları kendi iç gerçekliğinde yeniden cisimleştiriyor. Dere’nin sergide yer alan kolaj ile yaptığı ilk dönem işlerinden, günümüze kadar ürettiği çeşitli enstalasyonları içeren çalışmaları içinde bulunduğu toplumun ve zamanın izlerini taşıyor. Sanatçının enstalasyonları, imgelerin bireysel ve toplumsal hafızalarda nasıl yer ettiğini ve yeniden inşa edildiğini gösteren bir araştırma niteliği taşıyor. Dere’nin yapıtları, imgelerin güçlü duygusal çağrışımlarını vurguluyor. Sanatçı aynı zamanda, çalışmaları aracılığıyla imgelerin sadece görsel birer nesne olarak değil, aynı zamanda kültürel anlamlar, duygular ve anılar yüklü semboller olduğunu da gösteriyor.

    ​Serginin adı “A.g.e*”, aslında bir atıf kısaltması olarak kullanılıyor ve “*Adı geçen eser” anlamına geliyor. Sanatçı, bir eserin kaynağını gösteren dipnotlarda, aynı kaynak için tekrar atıf yaparken kullanılan bu kısaltmayı bağlamsal anlamda kendine dair görünmez bir metne referans olarak kullanıyor ve izleyicilere kendi referanslarını oluşturarak eserlerinin zamansal ve düşünsel gelişimlerini takip etme fırsatı veriyor. Serginin bağlamı içinde sanatçı, bir çeşit görünmez metin olarak var oluyor. Bu kavram aynı zamanda altını çizdiği tüm cümleleri kapsıyor olsa da izleyiciye sanatçının söyle(ye)mediklerini / göster(e)mediklerini vadediyor. Sergi, izleyicilere sanatçının üretimlerinin bir düşünce ya da zamana dair referanslarını nasıl oluşturduğunu ve üretimlerini nasıl kurguladığı üzerine düşünme fırsatı sunuyor.

    0
    0
    2054
  • 16-05-2023

    Zeynep Alpaslan’ın genç okurlarına masalların prenseslerine azim ve başarıyla dolu, farklı bir mutlu son yazılabileceğini gösterdiği kitabı Panda Bambuşekeri, Gözde Eyce’nin resimleriyle İthaki Çocuk’tan çıktı.

    ​Elmakurdu Kasabası’nın iyi kalpli cadısı Panda Bambuşekeri, kitaplığında bulduğu Külkedisi masalını okuyunca aklına bir fikir gelir ve bütün bal kabaklarını birer prensese dönüştürmeye karar verir! Bakalım bu büyünün sonucunda Panda Bambuşekeri’ni, prensesleri ve kasaba halkını neler bekliyor?

    0
    0
    1336
  • 15-05-2023

    Salon İKSV, 1 - 4 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek +1 Hafta Sonu konser serisinde Konoba, Dry Cleaning, Hey! Douglas, The Away Days, Pitohui gibi isimleri müzikseverlerle buluşturacak.

    Salon İKSV’nin +1 Hafta Sonu konser serisinde; 70’lerin ve 80’lerin müziği ile elektronik müziği harmanlayan Hey! Douglas; ülkemizin bilinen ilk dream-pop, shoegaze grubu The Away Days; electropop ve downtempo müziği ile dinleyicileri rüyayla gerçeklik arasında dolaştıran Konoba; doğaçlama üzerinden çok katmanlı bir müzik üreten Pitohui; alışılmadık şarkı sözleriyle tanınan İngiliz post punk grubu Dry Cleaning’in yanı sıra sürpriz isimleri ağırlayacak.

    +1 Hafta Sonu konser biletleri 16 Mayıs Salı sabahı saat 10.30’da Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışın ardından, aynı gün saat 14.30’da Passo üzerinden genel satışa açılacak.

    +1 Hafta Sonu Programı:
    1 Haziran Perşembe, 20.00 / Konoba öncesi The Away Days
    2 Haziran Cuma, 20.30 / Dry Cleaning öncesi Pitohui
    3 Haziran Cumartesi, 21.30 / Sürpriz Konser
    ​4 Haziran Pazar, 20.30 / Hey! Douglas

    0
    0
    1883
DAHA FAZLA
Geldanlage