
Mehmet Dere’nin “A.g.e*” başlıklı kişisel sergisi 31 Mayıs’a kadar Merdiven Art Space’te sanatseverlerle buluşuyor.
Mehmet Dere’nin yeni sergisi “A.g.e*”, yaklaşık 20 yılı içeren bir süre zarfında imgelerin algılanmasını ve kullanımını araştıran sanatçının otobiyografik çalışmalarını bir araya getiriyor. Sanatçı, imgelere sadece “dünyaya açılan bir pencere” olarak değil, aynı zamanda duygusal bir temas anlamında bir çalışma konusu olarak yaklaşıyor. Küçük yaşlardan itibaren biriktirme ve bir araya getirme eylemleriyle ilgilenen sanatçı; erken dönem işlerinde F11 tuşu, yanmış kibritler, çizgi roman kahramanı Hulk gibi çeşitli imgeler toplayarak bunları kendi iç gerçekliğinde yeniden cisimleştiriyor. Dere’nin sergide yer alan kolaj ile yaptığı ilk dönem işlerinden, günümüze kadar ürettiği çeşitli enstalasyonları içeren çalışmaları içinde bulunduğu toplumun ve zamanın izlerini taşıyor. Sanatçının enstalasyonları, imgelerin bireysel ve toplumsal hafızalarda nasıl yer ettiğini ve yeniden inşa edildiğini gösteren bir araştırma niteliği taşıyor. Dere’nin yapıtları, imgelerin güçlü duygusal çağrışımlarını vurguluyor. Sanatçı aynı zamanda, çalışmaları aracılığıyla imgelerin sadece görsel birer nesne olarak değil, aynı zamanda kültürel anlamlar, duygular ve anılar yüklü semboller olduğunu da gösteriyor.
Serginin adı “A.g.e*”, aslında bir atıf kısaltması olarak kullanılıyor ve “*Adı geçen eser” anlamına geliyor. Sanatçı, bir eserin kaynağını gösteren dipnotlarda, aynı kaynak için tekrar atıf yaparken kullanılan bu kısaltmayı bağlamsal anlamda kendine dair görünmez bir metne referans olarak kullanıyor ve izleyicilere kendi referanslarını oluşturarak eserlerinin zamansal ve düşünsel gelişimlerini takip etme fırsatı veriyor. Serginin bağlamı içinde sanatçı, bir çeşit görünmez metin olarak var oluyor. Bu kavram aynı zamanda altını çizdiği tüm cümleleri kapsıyor olsa da izleyiciye sanatçının söyle(ye)mediklerini / göster(e)mediklerini vadediyor. Sergi, izleyicilere sanatçının üretimlerinin bir düşünce ya da zamana dair referanslarını nasıl oluşturduğunu ve üretimlerini nasıl kurguladığı üzerine düşünme fırsatı sunuyor.