GÜNDEM
  • 15-05-2023

    Ferda Art Platform; Cansu Güvenkaya’nın “Oyun” başlıklı ilk kişisel sergisini Proje Odası’nda, Eda Şarman’ın “Olağan Durumlarda Olağanüstü Hisler” başlıklı kişisel sergisini ise Ana Salon’da 10 Haziran’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Cansu Güvenkaya’nın ilk kişisel sergisi “Oyun”, sanatçının ürettiği hareketli heykelleri ile mutluluk yaymak ve olumsuzlukları uzaklaştırmak kavramları üzerine kurgulanıyor. Sanatçı sergide yer alan etkileşimli heykeller ile izleyicileri oyuna ve anda var olmaya davet ediyor.

    Eda Şarman, “Olağan Durumlarda Olağanüstü Hisler” başlıklı sergisinde insan bedeninin olağandışı boyutlarda hissedilebilme anlarını ele alıyor. Bu anlar; bir gezegen veya bir karınca bedeniyle ilişkilendiğimiz durumların hem olağanlığına hem de olağanüstülüğüne deneysel bir odak sunuyor. Sanatçı gündelik hayatta içlerinden süzüldüğümüz anlar, insan bedenlerimizi diğer bedenlerle birleştiren hislerle dolu olduğunu düşünüyor. Sergi spontane samimi bir bakışla bu bağları görünür kılan fikirler sunuyor. Su, resim, video, seramik gibi birçok malzemeyi bir araya getiren sergi, kalıplaşmış ve bir yandan sanallaşan ilişkilerin, alışkanlıkların, mekânların, üretimin ve zekanın yeryüzüyle kurduğu yapışkan bağlantılarını araştırıyor.

    Künye:
    1. Eda Şarman, Parmağımın Ucunda, 2023
    2.  Cansu Güvenkaya

    0
    0
    1374
  • 15-05-2023

    Edebiyat araştırmacısı Yıldız Ecevit’in Orhan Pamuk’un roman anlayışındaki ana bileşenleri Cevdet Bey ve Oğulları’ndan Yeni Hayat’a uzanan yazarlık serüveni boyunca irdelediği çalışması Orhan Pamuk’u Okumak – Kafası Karışmış Okur ve Modern Roman, Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Ecevit, Orhan Pamuk’u Okumak adlı incelemesinde her romanında kafa karıştırıcı biçim denemeleri yapan Pamuk’un metinlerinde “Okura yabancı olan neydi?” sorusunun peşine düşüyor.

    Orhan Pamuk’u Okumak; odağına Yeni Hayat’ı yerleştiriyor ve “Çağdaş Roman-Okur İlişkisi”, “Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı: Yapısalcılığın Işığında Bir Çözümleme Denemesi”, “Yeni Hayat Romanında Yapı, Anlatım, Biçim ve Dil Özellikleri”, “Tasavvuf Işığında Yeni Hayat” ve  “Yeni Hayat Romanında Toplumsal Boyut” başlıkları altında, çağdaş bir romanı okuma deneyimini okura gösteriyor.

    0
    0
    1541
  • 15-05-2023

    Melbourne çıkışlı Glass Beams, PSM Loves2Gather konser serisi kapsamında 18 Mayıs akşamı %100 Studio’da sahne alacak.

    Zorlu PSM’nin PSM Loves2Gather konser serisi, dünyanın farklı yerlerindeki alternatif müzik sahnesinden isimleri müzikseverlerle bir araya getirmeye devam ediyor. Müzikal ilhamını Hint mirasından alan, döngüsel, ritimsel ve hipnotik melodilerle saykedelik müziği bir araya getirdikleri şarkılara imza atan Glass Beams, “Taurus”, “Kong”, “Rattlesnake” gibi hit şarkılarını Zorlu PSM’de seslendirecek.

    Mistik ve sakin bir sound’a sahip olan Glass Beams, maskeleriyle kimliklerini sır gibi saklıyor. 2021 yılında yayımladıkları ve ev stüdyosunda kaydettikleri ilk EP'leri Mirage ile ses getiren Glass Beams, bu sene Good Times ve Wide Awake gibi dünyaca ünlü festivallerin line-up’ında yer aldı. Saykedelik indie türünün Khruangbin, King Gizzard & the Lizard Wizard gibi usta isimlerine benzerlikleriyle ilgi çeken grup; Gilles Peterson, The Gaslamp Killer, Trevor Jackson, NTS & Rhythm Section DJ’lerinin miksajlarında yer aldıktan ardından 2022 yılında NME tarafından “An Essential Emerging Artist” ilan edildi.

    18 Mayıs akşamı saat 21.30’da %100 Studio’da gerçekleşecek Glass Beams konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    8572
  • 15-05-2023

    Steve McCurry’nin son 30 yılda dünyanın farklı birçok bölgesinde çektiği en çok bilinen 51 çalışmasından oluşan fotoğraf sergisi İstanbul Sinema Müzesi’nde açıldı.

    National Geographic Dergisi’nin 1985 Haziran sayısında Afghan Girl (Afgan Kızı: Şarbat Gula) başlığıyla yayımladığı fotoğrafla dünya çapında tanınan Steve McCurry’nin en çok bilinen eserlerinin yanı sıra sanatçının objektifine yansıyan İstanbul kareleri de ilk kez bu kapsamlı sergide izleyici karşısına çıkacak. Sergide sanatçının 2011 yılında İstanbul seyahatinde fotoğrafladığı çalışmalarının yanında daha önce hiç yayınlanmamış ve içlerinde Ara Güler’in de bulunduğu altı kare de yer alıyor. Gücünü dünya üzerinde yaşayan her varlığa karşı duyduğu büyük meraktan aldığını belirten McCurry, dilin ve kültürel sınırların ötesine geçerek insani deneyimlerin kısacık anlarına odaklanıyor. Eserlerinde yaşanılanları tümüyle yansıtan öyküleri yakalayan McCurry, fotoğraflarında huzursuzluğun hâkim olduğu insan duygularını ve bireyin çevresiyle kurduğu bağlantıyı anlattığını belirtiyor.

    ​Steve McCurry eserleri hakkında şunları söylüyor: “Fotoğraflarımın çoğunun temeli insan. İnsanın çevresine kurduğu tüm duvarların yıkıldığı, gerçek benliğin belirdiği anın, insanın yüzüne kazınmış yaşanmışlığın peşindeyim. O insanın yerinde olmanın nasıl bir şey olduğunu aktarmaya çalışıyorum… Bizim sorumluluğumuz yaşadığımız yer ve durumla ilgili hikâyeleri dürüstçe, bütünüyle ve zamanında dünyaya aktarmaktır.”

    ​Steve McCurry’nin kapsamlı fotoğraf sergisini 31 Temmuz’a kadar İstanbul Sinema Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    5096
  • 15-05-2023

    Olaf Koens’in 1992 yılında Sinop kıyılarını ziyaret edip bir anda yöre halkının sevgilisi olan beyaz balina Aydın'ın gerçek hikâyesini anlattığı, Mark Janssen’in resimlediği kitabı Aydın: Bir Beyaz Balinanın Gerçek Hikâyesi, Mustafa Özen’in çevirisiyle Can Çocuk tarafından yayımlandı.

    Beyaz balina Aydın’ın ünü 1992 yılında Sinop kıyılarını ziyaretiyle Gerze sahilinden tüm yurda yayıldı, hatta ülke sınırlarını aşıp dünya gündemine oturdu. Koens, 6 yaş ve üzerine hitap eden bu kitabında Aydın'ın gerçek hikâyesini Balıkçı Kemal, küçük çocuk ve Gerze Belediye Başkanı hep beraber anlatıyor.

    Wadden Denizi'nde küçük bir adada yaşayan bir çocuk, haberlerde Türkiye'nin Karadeniz sahillerine gelen beyaz balina Aydın'ı görüp hayran kalır. Acaba bir gün kendisi de bir beyaz balina görebilecek midir? Aradan uzun yıllar geçer ve Aydın'ın hatırası yeniden su yüzüne çıkar. Beyaz balinaya ne olmuştur acaba? Aydın'ın son görüldüğü sahil kasabası Gerze'de halk, yıllar sonra bile bu efsanevi balinayı sevgiyle hatırlamaktadır.

    “Uyumadan önce odamın penceresinden yanıp sönen ve sete vuran büyük ışık huzmelerine bakarken, babamın söylediği şey gelirdi aklıma: 'Hiç belli olmaz.' Günün birinde gerçek bir balinayla tanışacağımdan ve onunla arkadaş olacağımdan emindim. Limandaki kedi köpekbalığı gibi bazı şeyleri çok iyi hatırlıyorum. Çocukluğuma dair diğer şeyleriyse unuttum. Ama Aydın'ı ilk kez gördüğüm ânı asla unutmuyorum.”

    0
    0
    6414
  • 14-05-2023

    2Cellos’un kurucu üyesi Hauser, dünya çapındaki ilk solo turnesi “Rebel with a Cello” kapsamında 18 Kasım’da Ülker Arena’da konser verecek.

    Hırvat çellist Hauser, Çaykovski’den Lady Gaga’ya, Shostakovich’ten Shakira’ya kadar geniş bir repertuarla dünyanın her yerinde sahne alıyor. “Smooth Criminal”in ikonik yorumuyla dünya çapında tanınan müzisyen, sürekli olarak çellosunun ve müzik yapımının sınırlarını zorluyor. Andrea Bocelli ve Red Hot Chili Peppers gibi isimlerle iş birliklerine imza atan Hauser, Billboard listelerinde zirveye oturan Classic albümden performanslarının yer aldığı “Alone Together” isimli bir video serisi yaptı.

    ​Epifoni ​Epifoni organizasyonuyla 18 Kasım Cumartesi saat 21.00’de Ülker Arena’da gerçekleşecek Hauser konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    5586
  • 14-05-2023

    Ömer Pekin’in “Infatuation” başlıklı kişisel sergisi 17 Haziran’a kadar Versus Art Project’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Ömer Pekin yeni sergisi “Infatuation”da hakikatin mutlaklığına ve değişmezliğine dair inanca odaklanıyor. Sanatçının sergide sunduğu fiziksel nesneler ve onların etrafında kurguladığı algısal manipülasyonlarla, izleyiciyi, deneyimin katı ve değişmez olması gerektiği fikrini yeniden düşünmeye davet ediyor. Renk ve ışığın, eserlerin özündeki materyal olarak kullanıldığı sergide sanatçının Türkiye’de ilk defa gösterilecek metal işlerinin yanında bazalt taşlardan ürettiği yeni duvar heykelleri de yer alıyor.

    “Sanatsal yaratım deneyimini ve izleyiciyle nesne arasındaki diyaloğu kesintisiz bir olma hâli olarak kabul eden Pekin; akışa, değişime, bu değişim içinde deneyimlenemeyen gerçekliklerin, içinde yaşadığımız kısa ömürlü takıntılar dünyasında nerede yer alabildiklerine odaklanıyor.

    Sergi, ışık ve ışığın yokluğu aracılığıyla, izleyici ve sanat nesnesi arasında oluşan ilişki üzerine sorular sormayı amaçlıyor. Farklı etkileşim biçimlerinin doğası, sanat eserinin malzeme, görsellik ya da dokunsallık gibi özelliklerine indirgenemeyen, daha ziyade eserin izleyicinin hayal gücü ve duygularıyla girdiği etkileşimden doğan hakikatinden yola çıkan “gizli öz” fikri üzerinden tartışılıyor.

    Pekin, tartışmaya açtığı sanat deneyimi ihtimalleri yoluyla izleyiciyi, sanat nesnesiyle mümkün olan bütün karşılaşma biçimlerini, öteki ile kurulan bağın ne kadar kırılgan olduğunu ve sadece özel bir duygudan ziyade bir sosyal güç ilişki biçimi de olabildiğini düşünmeye yönlendiriyor. Sanat nesnesine karşı duyulan çekimin özünün ne olduğunu yeniden düşünmeye davet ederken, hayranlık, büyülenme, bağlanma ve benzer bütün duygulanımların doğasını bütün katmanlarıyla ele alıyor.”

    Burcu Fikretoğlu

    Künye:
    1. Ömer Pekin, İsimsiz, 2021, Kaynak ile işlenmiş, boyalı alüminyum, 128 x 140 x 12 cm
    2. Ömer Pekin, İsimsiz, 2023, Kaynak ile işlenmiş, boyalı alüminyum, 48 x 200 x 2 cm (her biri)
    ​3. Ömer Pekin, İsimsiz, 2023, Kaynak ile işlenmiş, boyalı alüminyum, 60 x 86 x 1.5 cm

    0
    0
    1451
  • 14-05-2023

    Pera Müzesi’nin, İstanbul’un güncel görsel anlatılarını bir araya getiren “Zamane İstanbulları” sergisi 17 Eylül tarihine kadar uzatıldı. 

    Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler’in küratörlüğünü üstlendiği “Zamane İstanbulları” başlıklı fotoğraf sergisi, İstanbul’da yaşayan ve birbirinden farklı tarzlarda üreten 11 fotoğraf sanatçısının yakın tarihli çalışmalarından oluşuyor. Sergi, değişik temalar altında izleyiciye İstanbul’dan çarpıcı kesitler sunuyor. Bu temalar arasında kentin boşluk, yalnızlık, tekinsizlik ve eğretiliklerle bezeli topoğrafyası, sosyal ve politik hareketlilikleri, son yıllarda iyice belirginleşen göç meselesi, toplumsal hiyerarşi skalasında ‘öteki’ olarak etiketlenmeden yaşayabilmek için İstanbul’a sığınan genç bireyler, yüzyılın son çeyreğinde sayıları katlanarak artan mega projelerden biri olan Kanal İstanbul da yer alıyor.

    Silva Bingaz, Osman Bozkurt, Ci Demi, Kıvılcım S. Güngörün, Ekin Özbiçer, Emin Özmen, Ahmet Sel, Ali Taptık, Kerem Uzel, Erdem Varol ve Cansu Yıldıran’ın işlerinin yer aldığı fotoğraf sergisi, sanatçıların kenti kişisel bir etkileşim alanı olarak yorumlama pratiklerini ve İstanbul sokaklarında karşımıza çıkan olağanüstü, bir o kadar da olağan tuhaflıkları gündeme getiriyor. Sergi kataloğunda sergiyi oluşturan işlerden ilhamla, aynı konulara odaklanan Yaşar Adnan Adanalı, Fırat Genç, Şebnem İşigüzel, Melisa Kesmez, Biray Kolluoğlu, N. Gamze Toksoy ve Sibel Yardımcı’nın kaleme aldığı metinler yer alıyor.

    ​“Zamane İstanbulları” sergisini 17 Eylül’e kadar pazartesi hariç her gün Pera Müzesi’nin 3. kat sergi salonunda ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1606
  • 13-05-2023

    4 Haziran Pazar günü KüçükÇiftlik Bahçe’de gerçekleşecek punk festivali Punk Riot Day’de Radical Noise, Rashit, Second, Cemiyette Pişiyorum, The Ayılar, Ofisboyz ve Tampon sahne alacak.

    Punk Riot Day, 1970’lerde ifade özgürlüğü hareketi olarak ortaya çıkan, geleneksel ve kalıplaşmış yaşam biçimlerine karşı yıkıcı ama renkli bir tavır ortaya koyan punk kültürünü müziğinden felsefesine, edebiyatından giyim tarzına tüm öğeleriyle KüçükÇiftlik Park’a taşımayı amaçlıyor. Kaykay pisti ve plak dükkânları, dergi stantları gibi alışveriş alanlarının da yer alacağı festivalde, KüçükÇiftlik Bahçe sahnesinde ise gün boyu punk müziğin sevilen isimleri olacak.

    Türkiye punk rock sahnesinin önemli bir parçası olan ve toplumsal adaletsizliklere, baskılara ve sistem karşıtlığına odaklanan müzikleriyle yıllardır toplumsal bilinçlendirme konusunda önemli bir rol oynayan Radical Noise grubu, Punk Riot Day kapsamında dinleyicilerle buluşacak. Punk rock, post-punk ve new wave gibi unsurları bir araya getirerek özgün bir tarz oluşturan Rashit, 30. yılı şerefine grubun 30 yılını kapsayan bir setlist ile sahnede olacak. Alternatif rock, indie rock ve post-punk’ı bir araya getiren İstanbul merkezli Second, kurucu üyesi Özgün Semerci, son dönem üretimlerinin mimarı prodüktör Kerem Brumend, Türkiye punk rock sahnesinden Alican Şalt ve Parham A.G.’den oluşan yeni line-up’ıyla KüçükÇiftlik Bahçe’de sahneye çıkacak. Türkiye punk rock sahnesinin önemli gruplarından Cemiyette Pişiyorum, ülkenin sosyal ve siyasi sorunlarını da ele aldıkları şarkıları ile Punk Riot Day’de dinleyicilerle buluşacak. Şarkılarında toplumsal konulara, politik mesajlara ve kişisel deneyimlere yer veren rock grubu The Ayılar da festival kapsamında KüçükÇiftlik Bahçe’de konser verecek. Festivalin bir diğer konuğu ise kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı çeşitli sorunlara dikkat çeken, askerlik ve cinsiyet ayrımcılığı gibi konuları ele alan şarkılarıyla Tampon grubu olacak.

    ​Yüzdeyüz Müzik katkıları, Freefall ve URU organizasyonu, Türkiye Kaykay Federasyonu’nun desteğiyle gerçekleştirilen Punk Riot Day’in biletlerini Passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2685
  • 13-05-2023

    Reyhan Mente’nin “Muamma” başlıklı ilk kişisel sergisi 18 Mayıs’a kadar İFSAK’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Altan Bal’ın küratörlüğünü üstlendiği “Muamma” sergisi, fotoğraflara nüfuz eden belirsizlik duygusunu ve izleyicilerin bu belirsizliği algılama biçimlerini simgeliyor. Reyhan Mente, sergide siyah beyaz bir fotoğraf dili kullanıyor. Sergi insani duyguların en temelini kaygı ve umut arasındaki hassas dengeyi temsil ettiğini vurgulayan Mente, fotoğraflarının çoğunluğunda merkezine farklı nesneleri alıyor.

    Reyhan Mente sergiyi ve çalışmalarını şu sözlerle açıklıyor: “Belirsizliklerden kaynaklanan iç kargaşa, endişe ve bilinmeyen bir gelecekle yüzleşme korkusu, aslında tükenmez bir ilham kaynağı olarak yaratıcı süreç için bir güç merkezi oldu. Mevcut koleksiyon, bu gerilimi sembolizm ve kavramsal yaklaşımlarla araştırıyor ve yol haritasını aydınlatmak için insan uzuvlarının görsel kadim ifade gücünden yararlanıyor.”

    ​Küratör Altan Bal ise şunları söylüyor: “Reyhan Mente, Muamma sergisini bir fotoğrafçı olarak değil daha çok bir anlatıcı olarak elde ettiği fotoğraflarla ortaya çıkardı. Göstermenin, taklit etmenin bağımlılık yaratan kolaycılığına kendini kaptırmayan Mente, seçtiği siyah-beyaz karanlık oda ve dijital manipülasyon bileşiminden oluşan kendine has tekniğiyle, seyirciyi gerçekliğin sadece kendisine değil ‘manası’ üzerine de düşünmeye davet ediyor.”

    0
    0
    2213
DAHA FAZLA
Geldanlage