
2017 Man Booker sahibi George Saunders'ın kaotik dünya düzenine kafa tutmaya çalışan kırılgan bireylerin portresini çizdiği, absürt olduğu kadar ürkütücü derecede gerçekçi öykülerinden oluşan Kurtuluş Günü, Niran Elçi’nin çevirisiyle Delidolu Yayınları’ndan çıktı.
Time'ın İngilizce yazan “en iyi öykücü” olarak nitelendirdiği Saunders, bu kitabındaki öykülerinde güç, etik, adalet, birlikte yaşam ve özgürleşme kavramlarını odağına alıyor. Kurtuluş Günü, ekonomik, ruhsal ve fiziksel anlamda kendi ellerimizle yarattığımız hapishaneleri, kapitalizmin tuzaklarını, sıkışmışlık ve inkâr hâlini enfes bir ironiyle hicvediyor.
Saunders, Amerikan rüyasının köklerini yerinden söküp attığı öykülerinde çok da uzakta görünmeyen distopik bir gelecekte, politik bir durumun göbeğinde, dededen toruna yazılmış “idealist” mesajlarla yüklü bir mektup; Colorado'da, yeraltında bulunan, cehennem temalı lunaparkta takılırken “kendi gerçekliğini” sorgulamaya başlayan yalnız bir karakter; aynı adama sevdalı iki kadının bir dolu fırtınasının orta yerinde giriştikleri varoluşsal hesaplaşma; ürkütücü bir plana kurban giderek gözü pek bir siyasi protestocuya dönüşecek 89 yaşında bir adam ve fazlasını anlatıyor.
“Dünya haşin bir yerdi. Fazla haşin. Bir hata yapıyordunuz ve sonra hayatınız boyunca bedelini ödüyordunuz.”
İGA İstanbul Havalimanı tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’na katılım için son başvuru tarihi 16 Haziran 2023’e kadar uzatıldı.
İGA ART Sanat Projeleri Yarışması; İstanbul’un kültür ve sanatla harmanlanmış kimliğiyle Anadolu coğrafyasının kültürel hafızasını farklı kültürlerle buluşturmak amacıyla geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlendi. Bu sayede İGA ART kamusal alanı yarışmalara açılarak demokratik bir model sunuluyor.
Yarışmanın seçici kurulu ressam ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın öncülüğünde Prof. Dr. Marcus Graf, Mehmet Ali Güveli, Prof. Gülveli Kaya, Deniz Odabaş, Seçkin Pirim, Murat Tabanlıoğlu, Seyhun Topuz, Nazlı Pektaş’tan oluşuyor.
Yarışmanın birincisi olacak eser, yerli ve yabancı milyonlarca izleyicinin beğenisine sunulacağı gibi büyük ödül olan 2 milyon TL’nin de sahibi olacak. Yarışmada, ikinci aşama değerlendirmeye kalan proje sahiplerine ise 50 bin TL armağan edilecek.
Yarışmaya katılacak eserlerde malzeme ve teknik sınırlaması olmadığı gibi, uygulama ya da hazır eserin malzeme ve tekniğinin teklif edilen proje alanının fiziki şartları çerçevesinde kalıcı ve uygulanabilir özelliklerde olmasının esas olması vurgulanıyor.
Son başvuru tarihi 16 Haziran 2023 olan İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’nda 11 Temmuz’da başvurular arasından finale kalan proje sahipleri ve projeler ilan edilecek. Kazanan proje ise 15 Eylül 2023’te açıklanacak.
İGA ART kapsamındaki tüm çalışmalar ve İGA ART Sanat Projeleri Yarışması hakkında detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz. Mekanın fiziksel özelliklerini ise buradan öğrenebilirsiniz.
Gru Sanat Galerisi, Ekinakis’in “Kişi” başlıklı kişisel sergisini 18 Haziran tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
“Kişi” sergisi izleyicileri Ekinakis’in kendini bulma yolculuğunda gelişen ve dönüşen sanatsal arayışını keşfetmeye ve sanatın dönüştürücü etkisini deneyimlemeye davet ediyor. Kişinin kendini bulma yolculuğunu odaklanan sergi, bu yolculuktaki deneyimlerini, duygularını ve dönüşümlerini sanatçının hikâyesi ve gözünden anlatıyor. Sergide Ekinakis’in 2021’de izleyiciyle buluşan “Commune - Community - Communication” sergisinde karakterize edilen bağıran figürleri yerlerini sanatçının 2013’ten beri odaklandığı sanatsal üretimindeki tek başına ya da kalabalık gruplar içinde dahi yalnız olarak melankoli, hüzün ve yalnızlığın ağır bastığı figürlere bırakıyor. Ekinakis’in spontane bir akış içerisinde yüzeye uyguladığı kumaşlar ve kağıtlar vasıtasıyla, serbest çağrışımla ifadeler ve suretler verdiği figürleri, tevazu gösteren, bildiği doğrular için savaşmaktan ve derdini anlatmaktan uzak, ancak özüne kavuşmak için sakince hayatı anlamlandırmaya çalışır durumda izleyici karşısına çıkıyor.
Sergide sanatçının tuval üzerine akrilik çalışmalarının yanı sıra, kâğıt işlerden oluşan bir seri ve papier mache tekniğiyle üretilmiş üç boyutlu üretimleri yer alıyor. Eserlerin çıkış noktasını, sanatçının kendini deneme sürecindeki kişisel deneyimleri, gördükleri, göremedikleri, baktıkları, bakmak istemedikleri ve nihayetinde kendini bulma sürecindeki uyanış ve anlamlandırma durumları oluşturuyor.
Sergide yer alan eserlerde kişinin temsiliyeti sıklıkla sanatçının kişisel hikâyeleriyle bağ kuruyor. Scenes from a dream serisinde Ekinakis’in sanatsal üretim süreci içerisinde deneyimlediği zorluklar karşısında bir çıkış yolu olarak, kendisinin yaşadığı, hissettiği ya da özlemini duyduğu durumları tüm gerçekliğiyle betimlediği on hayali rüya sahnesiyle ortaya konuluyor. Personal Escape ise sanatçının kaçmak istediklerinin yanı sıra kaçışın olası ihtimalleri ve sonuçlarının diyalektiğini, sanatçının belirgin estetik üslubuyla imgesel bir biçimde gözler önüne seriyor.
Künye:
1. In case of social anxiety - 130x90 - Tuval üzerine kumaş, tül ve akrilik boya
2. Personal Escape - 120x120 - Tuval üzerine kumaş, yağlı pastel ve akrilik boya
3. Lost, 2023, Kontraplak panelden sarkıtılmış 11 adet figür, Amerikan bezi üzerine akrilik boya
4. Ritual / Ayin, Scenes From a Dream Series
Türkiye’de zeytinin, kültürel mirasın, beden kültürünün ve tarımda kadının rolü üzerine oluşturulmuş bir kısa film projesi olan Zeytin’in ilk fiziki toplu gösterimi 10 Mayıs'ta gerçekleştirildi.
Mardin, Marmara ve Muğla olmak üzere, her bölgeden iki kadın çiftçinin katılımıyla toplamda altı kadın çiftçinin hayatına odaklanan Zeytin, ocak ayında çevrim içi platformlarda izleyiciyle buluştu. MILKist yapımcılığında, Kıvılcım Akay yönetmenliğinde ve Tolgahan Tombaş’ın görüntü yönetmenliğinde hazırlanan film, doğal ve kültürel değerleri, zeytin çiftçiliği yapan kadınları merkeze alarak anlatıyor. Filmde zeytin ağaçları yalnızca bitki örtüsünü değil insanın varoluşuna dair inceliklerini de temsil ediyor.
Koç Üniversitesi, Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KOÇ-KAM), UNESCO Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Kürsüsü ve UN WOMEN Türkiye’nin destekleriyle hayata geçirilen film, bir sosyal tasarım projesi olarak konumlandırılıyor.
Zeytin, Nurşan Güneş’in mucize üzerine olan anlatımını, Gamze Deniz’in şifa hikâyesini, Huri Can’ın vizyoner bakışını, Havva Değirmenci’nin yoktan var edişini, Ayşe Güneş’in kendini tarlasındaki bitkilerle bir görüşünü ve Beyza Aydın’ın zeytinin iyilikleri temsil ettiğine dair olan anlatımını izleyiciye sunuyor.
Film Künyesi:
Yapımcı: MILKist
Yönetmen: Kıvılcım Akay
Performans Sanatçısı / Dans Terapisti: Ekin Bernay
Görüntü Yönetmeni: Tolgahan Tombaş
Müzik: Sonora, Tsu!
Çiftçiler:
Beyza Aydın, Erdek, Balıkesir
Huri Can, Yalıçiftçilk Mahallesi, Bodrum, Muğla
Gamze Deniz, Kızılağaç Mahallesi, Bodrum, Muğla
Havva Değirmenci, Ballıpınar Mahallesi, Erdek, Balıkesir
Nurşan Güneş, Dara Antik Kenti, Mardin
Ayşe Güneş, Dara Antik Kenti, Mardin
House of Performance (HoP) kendi prodüksiyonu olan ilk oyunu Dostlarla Akşam Yemeği, 17 Mayıs’ta prömiyerini yapacak. Özen Yula’nın yönettiği, Donald Margulies’in kaleme aldığı oyunda Özge Borak, Ahmet Tansu Taşanlar, Derya Artemel ve Ümit Kantarcılar rol alıyor.
Dostlarla Akşam Yemeği oyunu, dört yakın arkadaşın yıllara dayanan dostluğunun içlerinden birinin diğerlerine ihanetiyle bozulmasını ve bütün dengeler değişirken, yaşadıkları ilişkinin dev dalgaları arasından boğulmadan çıkmayı başarıp başaramadıklarını anlatıyor. Oyunun dekor tasarımı Almila Altunsoy, ışık tasarımı Ayşe Ayter, müziği ise Yiğit Güçlü ve Yusuf Mirishli imzasını taşıyor.
Dostlarla Akşam Yemeği oyunu 17 Mayıs’taki prömiyerinin ardından 24 ve 31 Mayıs’ta da HoP’ta sahnelenecek. İlerleyen dönemde turneye de çıkacak olan oyunun biletlerine Biletix ve Biletinial üzerinden ulaşabilirsiniz.
Adres: Zeytinlik, Türkçü Sok, No:2, Bakırköy/İstanbul (Eski Avşar Sineması)
Mahmut Karatoprak’ın “Bir Damla - Bir Nefes” başlıklı kişisel sergisi 3 Haziran’a kadar Galeri Selvin Arnavutköy’de sanatseverlerle buluşuyor.
“Denir ki, her varoluş bir damla ile başladı bu dünyada... Mahmut Karatoprak’ın resimleri de çokça göz ardı edilen nesnelerin ortak bir paydada birleşmeleri ve ortak bir dil olmaları ile başlıyor. Üstelik hepsi bir çerçevede sere serpe gezinerek, sıkışmadan... Uzun soluklu çalışmaları, yer yer su ile eriyen boyalarla geçmiş zamanın tanıklığını yapıyorlar. Pastel renklerle bezeli tanıdık objeler, puslu zeminlerde olağan, doğal hâlleriyle birbirlerine bağlanıp öyle sesleniyorlar... Sınırları zorlamadan vakur, sakin ve huzur dolu. Her türlü kaotik ortamda zihinlerdeki ortak özlem ve sükuneti çağıran doğal yapımızı, hava-su ve toprakla simgeleriz. Tek bir damla içimizde bazen çağlayanlar yapar. Yeşeren umutlarımıza renk verir ormanlar yaratır.”
Tolga Gümüşay’ın çocukluğun belleğinde silinmez izler bırakan anları, anıları ve duyguları konu edinen öykülerinden oluşan kitabı Ceplerine Çiçek Dolduran Çocuk, “Köprü Kitaplar” koleksiyonunun 28. kitabı olarak Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.
Editörlüğünü Semih Gümüş'ün üstlendiği “Köprü Kitaplar” koleksiyonu bu kez çağdaş gençlik edebiyatımızın önemli isimlerinden Tolga Gümüşay’ı konuk ediyor. Gümüşay ve kalemi; “Çocuklara da yetişkinlere de ulaşan bir yazarın, düşle gerçek arasında, öykü öykü örülmüş anıları: Sobanın sıcaklığına karışan bozacı sesi, yeni okuldaki ilk günlerin sıkıntısı, taptaze heyecanlarla rastlaşmak, suçluluk duygusuyla tanışmak, bir horozun yarattığı karmaşa, keçi inadıyla aynı tepeye tırmanan arkadaşlar, rüyayla gerçeğin iç içe girdiği kaygılar, dede evinde saklı "kantin"den bugüne çıkagelen bir yazar…” olarak anlatıyor.
Ceplerine Çiçek Dolduran Çocuk’taki 11 öykü büyüme yolculuğundaki bir çocuğun ilk heyecanlarını, korkularını, sevinçlerini dillendiriyor. Her yaştan okura, çocukluktan ilkgençliğe yaşanmış sihirli anları, anıları ve hayalleri ulaştırıyor. Yazar, çocukluk belleğinin derinlerine iniyor. Her şeye rağmen çocuk duygularını koruyanlar için anlatıyor.
Bu sene 22 - 28 Mayıs tarihleri arasında 32’incisi düzenlenecek olan Abu Dabi Uluslararası Kitap Fuarı’nın onur konuğu Türkiye olarak açıklandı.
Abu Dabi Ulusal Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek Abu Dabi Uluslararası Kitap Fuarı, bu sene Türkiye Cumhuriyeti’ni onur konuğu olarak ağırlayacak. Türk ve Arap kültürleri arasındaki kültürel alışverişi vurgulayan programıyla Türkiye Pavyonuna ev sahipliği yapacak fuar, aynı zamanda Türk edebiyatı, çocuk kitapları ve Türk mutfağını da katılımcılara tanıtacak. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Ticaret Odası dahil olmak üzere, ülkenin dört bir yanından fuara katılacak olan yayıncılar ve sektör profesyonelleri kitapseverlerle buluşacak. Fuar “Onur Konuğu Türkiye Programı” ile Türkiye ve Arap dünyası arasındaki kültürel alışveriş üzerine çok yönlü tartışma ve söyleşilere yer vererek farklı coğrafyalar ve kültürler arasındaki diyaloğu güçlendirmeyi hedefliyor. Düzenlenecek çeşitli paneller ve atölye çalışmalarda Türk edebiyatı tarihi, Türk dizilerinin Arap izleyicilerle buluşma serüveni, Arap ve Türk şiiri ve iki ülke arasındaki edebi çeviriler ele alınırken, “Oyunu Değiştiren Kadınlar”, “Çocuklar için Felsefe” ve “Türk Mutfak Kültürü” gibi başlıklar altında konuşmalar da gerçekleştirilecek.
Türkçe ve Arapça arasındaki köklü kültürel bağlardan ilham alan bu yılki fuarda, Türkçe ve Arapça çeviriler incelenecek ve “Türk Şiirinin Ritmi”, “Batıdan Doğuya, Doğudan Batıya Türk Edebiyatının Yüzyılı” ve “İstanbul Mushafı” gibi kapsamlı konuları ele alan konuşma ve paneller düzenlenecek. Etkinliklerde katılımcılar Ahmet Ümit, Beşir Ayvazoğlu, Ömer Erdem ve Sunay Akın gibi Türkiye’yi temsil edecek yazar ve şairlerin yanı sıra yazar ve edebiyat araştırmacısı Kayahan Özgül, Tarih ve Türk Çalışmaları Profesörü Cemal Kafadar, Arap Dili Profesörü ve Edebiyat Çevirmeni Mehmet Hakkı Suçin ve Arap Dili Profesörü ve Edebiyat Çevirmeni Memduh en-Nebi gibi önde gelen akademisyen ve fikir önderlerini dinleyebilecekler.
Fuarda, Türk mutfağının zengin mirasını ve edebiyatla olan bağlarını vurgulamak amacıyla, aralarında Arda Türkmen, Dr. Arif Bilgin, Mary Işın, Ömür Akkor ve Saygın Ersin’in de bulunduğu ünlü yazarların, uzman tarihçilerin ve şeflerin katılacağı bir dizi tartışma ve interaktif atölye çalışmaları düzenlenecek. “İbn Haldun’un El Yazmaları”, “Eskizlerden İllüstrasyonlara, Çocuk ve Kitap Temalı Resimler”, Türk ressam Zahit Büyükişliyen’in hayatını ve çalışmalarını inceleyen “Yel Değirmenlerine Karşı” gibi Türk ressam, illüstratör ve el yazmalarını tanıtan sergiler fuar boyunca ziyaretçilerle buluşacak. Profesyonel Program kapsamında Türkiye’de kitap pazarı, Türkiye’de hangi kitapların okunduğu, uluslararası telif ticareti ve çeviri üzerine oturumlar düzenlenecek. Ayrıca, illüstratör Gökçe Akgül, yayıncı ve çocuk yazarı Melike Günyüz, gazeteci ve yazar Yalvaç Ural ve çocuk programı Kral Şakir’in yaratıcısı Varol Yaşaroğlu’nun katılımıyla illüstrasyondan animasyona uzanan yolculuğa odaklanan çocuk ve genç yetişkin edebiyatı ve illüstrasyon üzerine bir panel de katılımcılarla buluşacak.
Geçtiğimiz günlerde fuar tanıtımı özelinde, Abu Dabi Arapça Dil Merkezi’nde (Abu Dhabi Arabic Language Centre: ALC), ALC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali bin Tamim ve Türkiye Büyükelçisi Tugay Tunçer’in öncülüğünde bir imza töreni düzenlendi. Törene, ALC İcra Direktörü Saeed Al Tunaiji ve Türkiye Yayıncılar Birliği Temsilcisi ve İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün'ün de aralarında bulunduğu davetliler katıldı.
Abu Dabi Arapça Dil Merkezi Başkanı HE Dr Ali bin Tamim, Türkiye’nin onur konuğu ilan edilmesi hakkında şunları söyledi: “Abu Dabi Uluslararası Kitap Fuarı’nın 32. edisyonunda Türkiye Cumhuriyeti’ni onur konuğu olarak ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ni kutlayan dinamik etkinlik programımıza katılmak üzere Türkiye’den yazarları, çizerleri, yayıncıları ve fikir önderlerini ağırlamayı dört gözle bekliyoruz. Önceki yıllarda olduğu gibi bu fuarın da kültürel alışverişin kapılarını açacağından, yayıncılar ve yaratıcı kişiler için büyük fırsatlar sunacağından hiç şüphem yok.”
Abu Dabi Türkiye Büyükelçisi Tugay Tunçer şunları söyledi: “Türkiye’nin 2023 Abu Dabi Uluslararası Kitap Fuarı’nın onur konuğu olarak seçilmesinden dolayı şeref duyuyoruz. Fuarın, kardeş ülkelerimiz arasındaki köklü bağları ve ortak kültürel değerlerimizi yansıtarak kültürel ilişkilerimizi ileri boyutlara taşımak için harika bir fırsat olacağına inanıyoruz."
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün ise şunları söyledi: “Abu Dabi Kitap Fuarı’nda telif hakları konusunda çok sayıda anlaşma imzalayarak ihracat rakamlarımızı artıracağız. Fuardaki faaliyetler iki ülke arasındaki telif anlaşmalarının önünü açacak ve her iki tarafın kültür, sanat ve edebiyat alanlarını etkileyecektir.”
Çiğdem Aky’nin son dönemde İstanbul ve Münih’te ürettiği, ışığa odaklanan resimlerinden oluşan “Ânın Peşinde” başlıklı kişisel sergisi 11 Haziran’a kadar Dirimart Pera’da sanatseverlerle buluşuyor.
Sergide yer alan yeni işlerinde, gündoğumu ve günbatımındaki renk geçişlerini izleyerek tek bir kompozisyonu takip eden renk odaklı bir üslup sunan Çiğdem Aky’nin; derinlik, yapı ve renk tonu aracılığıyla yarattığı, kendisi için ideal olan benzersiz formun kökleri figüratif geleneğe dayanıyor. Sanatçı soyutlamaya giden yolda nesneyi forma sabitleyerek; resmin ve rengin sınırlarını, koşullarını ve olasılıklarını araştırıyor. Tekrar eden ve ifadeden arınmış öznel anlatım dili, dinamik ve içsel renk alanlarıyla sanatçının duygularını vurguluyor. Başka bir deyişle, sanatçı gözlemlerini renkler aracılığıyla sunuyor.
Aky’nin jestsel unsurlara ve geometrik yapılara dayanan tuvalleri izleyiciye ritmik renk düzenlemeleri ve fırça darbeleri aracılığıyla görsel bir deneyim sunuyor. Bu deneyimi bağımsız ve birincil anlatım aracı olarak renk kullanımıyla ifade eden sanatçı, renk ve jest arasındaki ilişkiyi içgüdüsel ve kendiliğinden ortaya çıkan ve fakat yöntemden ödün vermeyen bir tavırla kurguluyor. Sanatçının biçimsel dili renk ve jest arasındaki ilişkiyi irdeleyerek, kentsel bir manzara veya günün belirli saatlerindeki izlenimlerinin sezgisel izdüşümlerini sunuyor. Sanatçı çevresini renkler üzerinden algılar ve kompozisyonu sabit tutarken “gün”ün aşırı duygulanımının temsili olan soyut versiyonlar yaratıyor. Önceki dönem işlerini numaralandıran ya da isimsiz olarak beyan eden sanatçı, son dönem işlerinde film veya şarkı isimleri, gündelik yaşantısından, belirli tecrübelerinden ya da edebiyattan alıntıladığı ifadeleri kullanıyor.
Künye:
1. Aurora, 2023 Acrylic and oil on canvas 170 x 140 cm
2. Stardust, 2023 Acrylic and oil on canvas 170 x 140 cm
3. Before the evening falls, 2023 Acrylic and oil on canvas 30 x 24 cm
4. Spring field,2023 Acrylic and oil on canvas 170 x 140 cm
Uluslararası caz sahnesinin önemli basçılarından Lars Danielsson; piyanoda Grégory Privat, gitarda John Parricelli, davul ve perküsyonda Magnus Öström ile birlikte 20 Mayıs’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser verecek.
İsveçli kontrbasçı Lars Danielsson; piyano, gitar ve çello gibi farklı enstrümanlara hâkim olsa da aradığı müzikal dili bas ve kontrbasta bulduğunu belirtiyor. Danielsson, Gothenburg Müzik Konservatuarı’nda çello üzerine klasik müzik eğitimi aldıktan kısa süre sonra, Miles Davis’in eski saksofoncusu David Liebman, piyanist Bobo Stenson ve ECM davulcusu John Christensen ile beraber Lars Danielsson Quarteti kurdu. Bu ekiple devam eden 20 yıllık birliktelik boyunca sekiz albüme imza attı ve pek çok ödül kazandı. Kendi enstrümanında ustalaşmış önemli virtüözleri bir araya getirerek ürettiği kayıtlar ile de tanınan Danielsson, aralarında Leszek Mozdzer, Tigran, Magnus Öström, Arve Henriksen, Bugge Wesseltoft, Nils Petter Molvaer, Eivind Aarset, Jan Bang, Eric Harland gibi pek çok ustanın bulunduğu isimlerle albüm ve turne iş birlikleri yaptı.
20 Mayıs saat 20.00’de CRR’de gerçekleşecek Lars Danielsson konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.