
Eda Sütunç’un ailesinden gelen duygusal mirasın izini sürdüğü “Sevgili Kuş” başlıklı kişisel sergisi, 30 Haziran’a kadar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından restore edilerek Eylül 2021’de yeniden açılan Bebek Sarnıcı’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Eda Sütunç, “Sevgili Kuş” sergisinde bütüncül bir kompozisyon içinde birbirine örülü üç zincir ağ; epoksiden yapılmış, içi ışıklandırılmış bir mide heykeli ve bir ses enstalasyonu kurguluyor. Anneannesinden annesine ve onlardan kendisine zincirleme olarak aktarılan duygular üzerine düşen sanatçı; sergide bu aktarımı metal zincirlerle ördüğü üç farklı büyüklükteki ağ ile görselleştiriyor.
Sanatçının heykellerinde öne çıkan toplumsal cinsiyet, duygusal miras ve aktarım temaları mekândaki ses yerleştirmesi ile netlik kazanarak izleyiciye sunuluyor. Sarnıçta sergiye adını veren ve “Sevgili kuş…” diye başlayan bir mektuptaki şairane satırları okuyan üç farklı ses duyuluyor. Sütunç’un kendisini temsil eden kuş, kimi zaman anneanne ve annesinin öğütler veren seslerini dinlerken kimi zaman da kendi düşüncelerini duyuyor. Ses yerleştirmesinde suyun damlaması, Bebek Sarnıcı ile akışkan bir ortaklık oluşturarak izleyiciyle buluşuyor.
Eda Sütunç’un ses yerleştirmesi ve Bebek Sarnıcı’nın yarattığı atmosferle duyulara da hitap eden “Sevgili Kuş” sergisi, 30 Haziran’a kadar pazartesi hariç her gün 12.00 - 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Adres: Bebek Sarnıcı Galerisi, Bebek, Cevdet Paşa Cd. No:71 34342 Beşiktaş/İstanbul
İran ve dünya sinemasının en büyük yönetmenlerinden Abbas Kiyarüstemi’nin ömrünün son yıllarında Mehdi Muzaffer Sâveci tarafından yapılan bir dizi söyleşiden oluşan Abbas Kiyarüstemi ile Söyleşiler adlı kitap, Mehmet Akif Koç’un Farsçadan çevirisiyle Alfa Yayınları’ndan çıktı.
Kiyarüstemi sadece bir film yapımcısı olarak değil, entelektüel ve eleştirel kimliğiyle de uluslararası bir kültür adamı. Bu kitaptaki söyleşiler, Kiyarüstemi'nin çocukluk ve ilk gençliğinden başlayarak yetiştiği kültürel ortama, etkilendiği isim ve ekollere, sanatını icra ettiği sosyo-politik koşullara, sanat ve kültüre yaklaşımına, siyaset ve toplumsal meseleleri kavrayışına, kavgalarına, polemiklerine, edebi yönüne ve şiire ilgisine, dine devlet ve topluma eleştirel bakışına kısaca duygu ve düşünce dünyasına ışık tutuyor.
Sahne 367 yapımı Küçük Bir Rica oyunu sezonun son gösterimini 3 Haziran Cumartesi günü saat 16.00’da Zorlu PSM %100 Studio’da yapacak.
Turgay Korkmaz’ın yazıp yönettiği Küçük Bir Rica, Dila Yağcı’nın tek kişilik performansıyla sahneleniyor. Oyun, sınırların kaybolduğu bir dünyada kendi sınırlarını çizmeye çalışan editör yardımcısı genç bir kadının küçük isteğinin yarattığı krizi ele alıyor.
“Bir şeylere karar verilirken kimse onun fikrini almıyor, erkek arkadaşı kahve makinesinin yerini değiştiriyor, taksici nefret ettiği müziği açıyor; konferanslara, toplantılara hep o gidiyor ama yine de her şeye rağmen hep gülümsüyor ve asla saygısızlık etmiyor! Hep sakin ve usturuplu… Sadece küçük bir ricası var… Krize neden olan küçücük bir ricası…
Yüzyıllar geçti değil mi?
Evrende bir dünya, suda bir hücre, yeryüzünde bir insan ve sınırlar…
Ve saksıda bir sardunya!”
Küçük Bir Rica oyununun 3 Haziran Cumartesi günü saat 16.00’da Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşecek gösteriminin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
Yazan-Yöneten: Turgay Korkmaz
Yardımcı Yönetmen: Emre Arslanbek
Oynayan: Dila Yağcı
Dramaturji: Kemal Tosun
Dekor ve Kostüm Tasarımı: Eylem Selin Güldiken
Işık Tasarımı: Yasin Gültepe
Müzik Tasarımı: Arda Bayram
Afiş Tasarımı: Hazar Ata
Görsel Tasarım: Ataman Girişken
Sahne Amiri: Sıla Kenar
Sahne Teknisyeni: Aslı Dinci
Asistanlar: Ezo Şara Uray - Mert Koç
Video-Fotoğraf: Ömer Faruk Çiçek
Proje Koordinatörü: Alper Çankaya
Yapım: Sahne 367
Arthere İstanbul, Sevda Bad’ın “Beklenmeyen Dokunuş” başlıklı kişisel sergisi 2 - 18 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
“Beklenmeyen Dokunuş” sergisi Sevda Bad’ın Batı sanat tarihi üzerine aldığı eğitimden ve bireysel araştırmalarından yararlanarak minimalizm çizgisine yakın ancak ona sıkı sıkıya bağlı kalmamayı hedefleyen çalışmalarını izleyiciye sunuyor. Kavramsal çerçevesini İpek Çankaya’nın oluşturduğu sergide sanatçı tekrara dayanan geometrik şekilleri, minimal renk kullanımını, formlar arası geçişte keskin hatları tercih ediyor. Estetik değerlere, kurguladığı biçimlere ve dokulara odaklanan sanatçı, bunu yaparken minimalist gelenekte olduğu gibi bir soyutlamaya giderek duygusal ifadeleri resmin dışında bakıyor. Çıkış noktasını buradan alarak minimalizmde tercih dışı bırakılan bir eksene yönelen Sevda Bad, kumaş üzerine elle işlediği iplik, boncuk ve benzer nesnelerle el işçiliğini ve sanatçı dokunuşunu üretiminin merkezine oturtuyor. El becerisi ve ustalık isteyen üretim modelinden uzak duran ve bunu yeri geldiğinde endüstriyel işleyiş ve seri üretimle değiştiren minimalizmin aksine sergi, sanatçının elinin işlevini her an görebildiğimiz bir dizi işten oluşuyor. Sanatçı “Beklenmeyen Dokunuş”ta malzeme tercihleri ve el işçiliğinin katkısıyla bu toprakların kültürel dokusundan, folklorundan ve el emeğinden beslenen bir seriyi izleyiciye sunuyor.
2 Haziran Cuma günü saat 18.00’de açılacak olan Sevda Bad’ın “Beklenmeyen Dokunuş” başlıklı kişisel sergisini 18 Haziran’a kadar Arthere İstanbul’da ziyaret edebilirsiniz.
Dünyanın en popüler keman virtüözleri arasında yer alan Lindsey Stirling, 19 Temmuz akşamı Turkcell Vadi’de müzikseverlerle buluşacak.
Elektronik kemancı ve dansçı Lindsey Stirling, dört Billboard liste başı albümüne imza attı, Brave Enough albümü ile “En İyi Dans/Elektronik Albüm” de dahil olmak üzere iki Billboard Müzik Ödülü kazandı. Tatil albümü Warmer in Winter yayımlandığında Billboard, Amazon ve iTunes Tatil Albümü listelerinde 1 numaraya yükseldi ve “Carol of the Bells” isimli çıkış teklisi AC Radio’da İlk 10’a giren tek enstrümantal şarkı oldu.
13 milyondan fazla aboneye ve YouTube’da üç milyardan fazla görüntülemeye sahip olan Lindsey Stirling, Forbes dergisinin 2015’deki Dünyanın En Çok Kazanan YouTube Yıldızları listesinde 4. sırada yer aldı. Turnelerinde 800.000’den fazla kişiye performans sergileyen Stirling, Evanescence ile ortak gerçekleşen turnesi, Live Nation’ın 2018’in en çok satan amfi tiyatro turlarından biri seçildi.
19 Temmuz Çarşamba saat 21.00’de Turkcell Vadi’de gerçekleşecek Lindsey Stirling konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Bu yıl 1 - 25 Haziran tarihleri arasında Somerset House’da gerçekleşecek Londra Tasarım Bienali’nde Türkiye’yi, Melek Zeynep Bulut performatif, deneysel bir mekân kurgusu olan Açık Yapıt eseri ile temsil edecek.
Tasarımı sınırların ötesinde ele alan, yeni uluslararası iş birliği biçimlerini keşfeden ve multidisipliner tasarım aracılığıyla katılımı teşvik eden “Küresel Oyun: İş Birliklerini Yeniden Eşleme” teması altında gerçekleşecek Londra Tasarım Bienali’nin dördüncü edisyonunun Türkiye Cumhuriyeti Pavilionu’nda Melek Zeynep Bulut’un Açık Yapıt eseri sanatseverlerle buluşacak. Eşik, dönüşüm metaforlarının etrafında şekillenen, performatif bir mekân, teatral bir geçişler sergilemesi olan Açık Yapıt, insanlık tarihi boyunca güç, sınırları belirleme, toplumsal hiyerarşi temsili olan kavramların anlamları üzerine tartışmayı temel alıyor. Tıpkı bir enstrüman gibi çalışan hareketli ve sesli yüzeylerin oluşturduğu soyut kapılar ve dolaşım plânı ziyaretçiyle etkileşime geçerek yerleşimin bir parçası hâline dönüştürüyor. Algı ve madde üzerinden bir deneyim sunan Açık Yapıt, temellerini kapı, geçiş ve eşik kavramları üzerine kuruyor. Yerleştirme bir diğer taraftan yeni dünyaya dair nazik bir soru işareti bırakan bir oyun alanına davet ediyor. Açık bir karşılamanın temsili olarak kapıların birbiriyle bağlanıp bir duvar ya da koridor oluşturmasından öte yerleştirme bir forma dönüşmekten uzak duruyor. İnsanlık tarihi boyunca yerleşmiş formlar Açık Yapıt üzerinde konuşuyor.
Gazeteci-yazar Nuriye Akman’ın odağına hayvan haklarını aldığı, çocuklar için bir yaratıcı yazma kılavuzu olarak kurguladığı romanı Defne’nin Geyiği, Ceren Akman’ın resimleriyle Doğan Çocuk’tan çıktı.
Her şey o gün Defne'nin sınıf gezisinde hayvanat bahçesine gitmesiyle başladı. Hayvanlar pek mutlu görünmüyorlardı. Hele o geyik yavrusu. Defne'yle arasında sihirli bir bağ oluşuvermiş, geyikçik Defne'ye derdini anlatmıştı. Anne babasından koparılıp buraya konulduğundan beri evini çok özlüyordu. Defne ne yapıp edip ona yardım etmeliydi. Ama bunu tek başına yapamazdı. Babaannesi Nuriş ve veteriner amcası Kerem’le birlikte muhteşem bir macera onu bekliyordu.
“Meşeler sorunu nasıl çözebileceklerini önce kendi aralarında tartıştılar, işin içinden çıkamayınca kayınlar, çamlar, göknarlar ve ladinlere danışmaya karar verdiler. Hâliyle koca ormanı boydan boya, enden ene, yukarıdan aşağıya kadar hararetli hışırtılar, bilge çıtırtılar kaplamıştı. Ortada en ufak esinti yokken bunca ses Defne’nin Geyiği çıkması kuşları meraklandırdı. Hemen dallara yerleşip bu cümbüşü seyre daldılar. Ta ki mavi kanatlı, kırmızı gagalı, turuncu kafalı bir kuş aralarına katılıncaya kadar. Daha önce hiç böylesini görmediklerinden ağaçları unutup onunla ilgilenmek istediler. “Kardeşim, memleket nere?” demeye kalktıklarında, güzel yabancı kuş susturdu hepsini. “Şişşt, burada hayati bir mesele var!”
Pera Film ve Eye Film Müzesi iş birliğiyle hazırlanan, Avrupa sinemasının en eski örneklerinin yer aldığı “Sinematografik Hazlar: Eye Film Müzesi’nden Bir Seçki” başlıklı program 26 Mayıs - 4 Haziran tarihleri arasında Pera Müzesi oditoryumunda sinemaseverlerle buluşacak.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları’nın Uluslararası Müzeler Günü kapsamında düzenlediği “Sinematografik Hazlar: Eye Film Müzesi’nden Bir Seçki” programı, izleyiciyi sinemanın 128 yıllık tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor. Elif Rongen-Kaynakçi’nin küratörlüğünü üstlendiği program kapsamında Eye Film Müzesi’nin 1897 - 1902 dönemine ait yaklaşık 200 filmden oluşan Mutoscope ve Biyograf Koleksiyonu İstanbul’da ilk kez izleyiciyle buluşacak. Programda ayrıca, 2011 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilen Desmet Koleksiyonu’ndan beş filmlik bir seçki, Eye Film Müzesi’nin eski sanat yönetmeni Peter Delpeut imzalı Yasak Arayış, Hollanda tarihinin en büyük yapım şirketi Filmfabriek Hollandia’nın en önemli filmi Kuzeyli Carmen ve erken dönem komedisi Kârlı Bir Takas da gösterilecek.
“Göz Alıcı Biyograf: Avrupa Sinemasının En Eski Örnekleri (1897-1902)” başlıklı bölümde Eye Film Müzesi’nde saklanan en eski filmlerin yer aldığı Mutoscope ve Biyograf Koleksiyonu’ndan bir seçki yer alıyor. Orijinal 68 mm filme çekilmiş 200’den fazla filmi bir araya getiren seçkide; farklı içerik ve ritimlere sahip bu çok kısa ve birbiriyle bağlantısı olmayan filmler ile Daan van den Hurk’un piyanoyla bestelediği film müziği izleyiciyle buluşuyor. Eye ve İngiliz Film Enstitüsü koleksiyonlarından seçilen 50 filmin yüksek kalitede taranarak restore edilmesini sağlayan proje, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa’dan Film Mirasına Övgü programı tarafından finanse ediliyor.
2011 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak kabul edilen Desmet Koleksiyonu’ndan Le Acque miracolose (1914), Fleurs des champs (1912), Anna Karenina (1911), Das Geheimschloss (1914) ve A Lady and Her Maid (1913) filmleri “Desmet Koleksiyonu: Önce Kadınlar!” seçkisi ile Pera Müzesi’nde izleyiciyle buluşacak. Seçki, bugün sinemada kadınların yetersiz temsiline baktığımızda aklımıza gelebileceklerin aksine, kadınların film endüstrisinin ilk döneminin önemli bir parçasını oluşturduğunu gözler önüne seriyor.
Eye Film Müzesi’nin eski sanat yönetmeni Peter Delpeut’un yönetmenliğini üstlendiği Yasak Arayış, Güney Kutbu’na yapılan bir keşif gezisinden hayatta kalan tek kişinin hayali hikâyesini anlatıyor. Film arşiv görüntülerini ile Amundsen, Scott ve Shackleton’ın döneminden öncü kaşiflerin kaderlerini işleyen gerilim benzeri bir hikâyeyi ele alıyor. Frank Hurley, Odd Dahl ve Herbert Ponting gibi kameramanların gerçek keşif gezileri sırasında çektiği görüntüler, izleyiciye neyin gerçek neyin sahte olduğunu sürekli sorgulatıyor.
Filmfabriek Hollandia’dan çıkan en önemli film olarak görülen Kuzeyli Carmen, Hollanda sinemasının dönüm noktası olarak görülüyor. Fransız besteci Georges Bizet’nin aynı adlı operasıyla bilinen ve Prosper Mérimée'nin kaleminden çıkan Carmen novellasının bir uyarlaması olan filmin yönetmenliğini Maurits H. Binger ve Hans Nesna üstleniyor. Başrolünde 1910’lar Hollanda sinemasının en büyük yıldızı Annie Bos’un yer aldığı film, ünlü film müziği bestecisi Donald Sosin’in yeni bestesiyle izleyiciyle buluşuyor.
Gösterim programında Kuzeyli Carmen ile birlikte yer alan erken dönem komedisi Kârlı Bir Takas, Louis H. Chrispijn Senior’ın imzasını taşıyor. 1913 yapımı sessiz film, günlük hayatın spontane anlarının yer aldığı kareleriyle zaman zaman bir belgesel hissi veriyor.
26 Mayıs - 4 Haziran tarihleri arasında Pera Müzesi oditoryumunda gerçekleşecek “Sinematografik Hazlar: Eye Film Müzesi’nden Bir Seçki” başlıklı program hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
“Sinematografik Hazlar: Eye Film Müzesi’nden Bir Seçki” Gösterim Programı:
26 Mayıs Cuma
19.00
“Desmet Koleksiyonu: Önce Kadınlar!”
Le Acque miracolose (9’)
Fleurs des champs (3’)
Anna Karenina (10’)
Das Geheimschloss (54’)
A Lady and Her Maid (13’)
21.00
Yasak Arayış (71’)
31 Mayıs Çarşamba
19.00
“Göz Alıcı Biyograf: Avrupa Sinemasının En Eski Örnekleri (1897-1902)” (52’)
2 Haziran Cuma
19.30
“Desmet Koleksiyonu: Önce Kadınlar!”
4 Haziran Pazar
15.00
Kuzeyli Carmen (57’)
Kârlı Bir Takas (15’)
Türkiye’de sokak sanatı üreten Mr. Hure, RGA Crew, Nub Plus, Chek Sparrow, Dake ve VaseBros’dan oluşan toplam dokuz sanatçının çalışmalarını bir araya getiren “Taxonomy of Urban Spaces” başlıklı sergi 10 Haziran’a kadar den art’ta sanatseverlerle buluşuyor.
Gülden Bostancı’nın küratörlüğünü üstlendiği “Taxonomy of Urban Spaces” başlıklı sergide, yurt dışında ve yurt içinde yıllardır sokak sanatı alanında aktif olarak çalışan dokuz sanatçı bir araya geliyor. Sergide, sanatçıların kendilerine özgün grafitileri galeri duvarlarında izleyiciye sunuluyor. Johnnie Walker, Adidas, Türk Hava Yolları gibi markalara da eserler üreten sanatçılar sokaktan kopmadan galeriye geçişlerini sağlayarak sanat izleyicisiyle buluşuyor.
Künye:
1. Chek Sparrow ‘Old Factory’ Örme duvar, spray, epoksi, 42x33cm, 2023
2. Nub Plus ‘Trimaze’ Pirinç metal üzeri sıraltı dekorlu seramik rölyef, 30x27cm, 2017
3. Dake ‘Önce - Sonra - Şimdi’ Karışık teknik, 42x46cm, 2023
4. Mr Hure ‘Park Yasaktır’ Metal üzerine karışık teknik, 46x36cm, 2023
Pozitif deneyimi ve Selectist iş birliğiyle düzenlenen, katılımcılarını doğanın içinde dansa davet eden Pozitif Vibrations, 3 Eylül Pazar akşamı Parkorman’da gerçekleşecek.
Pozitif Vibrations kapsamında dans müziğinin önemli isimlerinden Bonobo; Ben ve Louis Halliker-Hales kardeşlerden oluşan caz etkili house ve techno ikilisi Chaos In The CBD; psikedelik dünyalara ait sesleri dans pistine taşıyan İstanbul çıkışlı üçlü Islandman; DJ, prodüktör ve müzisyen Kaan Düzarat ile Selectist kurucusu ve DJ Garan Garan’ın birlikteliği ve çok daha fazlası 3 Eylül Pazar akşamı Parkorman’da katılımcılarla buluşacak.
Pozitif Vibration biletlerine Biletix, Mobilet ve Bugece.co üzerinden ulaşabilirsiniz.