
Gazeteci-yazar Nuriye Akman’ın odağına hayvan haklarını aldığı, çocuklar için bir yaratıcı yazma kılavuzu olarak kurguladığı romanı Defne’nin Geyiği, Ceren Akman’ın resimleriyle Doğan Çocuk’tan çıktı.
Her şey o gün Defne'nin sınıf gezisinde hayvanat bahçesine gitmesiyle başladı. Hayvanlar pek mutlu görünmüyorlardı. Hele o geyik yavrusu. Defne'yle arasında sihirli bir bağ oluşuvermiş, geyikçik Defne'ye derdini anlatmıştı. Anne babasından koparılıp buraya konulduğundan beri evini çok özlüyordu. Defne ne yapıp edip ona yardım etmeliydi. Ama bunu tek başına yapamazdı. Babaannesi Nuriş ve veteriner amcası Kerem’le birlikte muhteşem bir macera onu bekliyordu.
“Meşeler sorunu nasıl çözebileceklerini önce kendi aralarında tartıştılar, işin içinden çıkamayınca kayınlar, çamlar, göknarlar ve ladinlere danışmaya karar verdiler. Hâliyle koca ormanı boydan boya, enden ene, yukarıdan aşağıya kadar hararetli hışırtılar, bilge çıtırtılar kaplamıştı. Ortada en ufak esinti yokken bunca ses Defne’nin Geyiği çıkması kuşları meraklandırdı. Hemen dallara yerleşip bu cümbüşü seyre daldılar. Ta ki mavi kanatlı, kırmızı gagalı, turuncu kafalı bir kuş aralarına katılıncaya kadar. Daha önce hiç böylesini görmediklerinden ağaçları unutup onunla ilgilenmek istediler. “Kardeşim, memleket nere?” demeye kalktıklarında, güzel yabancı kuş susturdu hepsini. “Şişşt, burada hayati bir mesele var!”