
Gökçen Ezber ve Fatma Zeynep Bilge’nin hazırladıkları “Romandan Sinemaya İnsanın Halleri” dizisinin bu ayki programında, Henry James’in 1881 yılında yayımlanan Bir Kadının Portresi adlı romanı ve aynı adla sinemaya uyarlanan film üzerine konuşulacak.
1 Haziran Perşembe günü, Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca’da gerçekleşecek etkinlikte katılımcılar önce filmi izleyecek ardından Gökçen Ezber ve Fatma Zeynep Bilge ile film ve kitap üzerine sohbet edecek.
YKY'den Necla Aytür ve Ünal Aytür’ün çevirisiyle yayımlanan kitabın 1996 tarihli beyaz perde uyarlaması, geçtiğimiz yıl Köpeğin Gücü filmiyle Oscar ödülü kazanan yönetmen Jane Campion’ın imzasını taşıyor. Başrollerini Nicole Kidman, John Malkovich ve Barbara Hershey’in paylaştığı film, babasının ölümünden sonra Amerika’dan Avrupa’ya taşınan genç Isabel'in hikâyesini anlatıyor.
“Romandan Sinemaya İnsanın Halleri - Bir Kadının Portresi” başlıklı etkinlik 1 Haziran Perşembe günü saat 18.30’da Yapı Kredi Kültür Sanat – Loca’da ücretsiz ve herkesin katılımına açık olarak gerçekleşecek. Kapılar etkinlikten yarım saat önce açılacak.
Pi Artworks, Londra galerisinin 10. yılını kutlamak için gerçekleştirdiği Nobodies Bear performansını, İstanbul galerisinin 25. yılı için Aralık 2023’te Pi Artworks İstanbul’da sanatseverlerle buluşturacak.
Tommy Langdale’in 4 - 21 Mayıs tarihleri arasında Pi Artworks Londra’da sahnelediği sürükleyici tiyatro performansında müzik, dans, film, şiir ve daha fazlası yer alıyor. Pi Artworks Londra’daki birbirine bağlı enstalasyonların perde arkasında yer alan kişisel bir performans serisi olan Nobodies Bear, Tommy Langdale tarafından birçok hikâyenin bir araya getirildiği dans ve müzikal performanslarla, ADHD zihninin yaratıcı genişliğini vurgulayarak, nöroçeşitlilik yaşayan insanların deneyimlerini sanatçının kendi yolculuğu aracılığıyla kanalize ediyor.
“Nobodies Bear, Whoshe Ragdoll ve Tommy’s Mind, samimi olmakla beraber evrensel sorular sorar: Dünya algılarımın hepsi benim mi? Yoksa kimseye mi aitler? Öte yandan insanlık tarihini tamamen kapsayan daha büyük bir şeyin parçası olabilirler mi? Tüm yaş grupları için uygun olan bu gösteri hem eğlenceli hem de yürek ısıtıcı, düşündürücü ve neşeli, kişisel ama aynı zamanda son derece anlaşılır.”
Şarkı, dans, film, şiir, 80’ler nostaljisinin yer aldığı bir performans olan Nobodies Bear, Pi Artworks İstanbul’un 25. yılı şerefine Aralık 2023’te İstanbul izleyicisi ile buluşacak.
Haluk Oral’ın bilinmeyen önemli ayrıntılarla, ilk kez yayımlanan belge, fotoğraf, yayın ve resimlerle hazırladığı Nâzım Hikmet’in Yolculuğu adlı kitabı genişletilmiş basımla Everest Yayınları’ndan çıktı.
Oral’ın hazırladığı bu kitap, yazarının sözleriyle, bir “Nâzım Hikmet Ansiklopedisi” ya da “Nâzım Hikmet Hakkında Bilmek İstediğiniz Her Şey” kitabı değil. Bu kitap Nâzım Hikmet’in hayat ve sanat yolculuğu hakkında bilinmeyenleri çoğaltan, başka bir yerde bulunamayacak pek çok önemli ayrıntıyı paylaşıyor.
İlk baskısı 2019’da yayımlanan Nâzım Hikmet’in Yolculuğu, bu yeni baskısında yeni belgeler, yeni bilgiler, yeni bölümlerle zenginleştirildi.
“Nâzım Hikmet, hiç kuşkusuz, bir köylü toprağını ve öküzünü, bir marangoz tahtasını ve rendesini nasıl severse öyle sevdiği Türkçenin ve çınarlarında kolan vurduğu, hapishanelerinde yattığı memleketi Türkiye’nin sınırlarını çoktan aşmış bir dünya şairi. Başta “Benim en büyük şansım Nâzım Hikmet gibi bir şairle aynı çağda yaşamış olmaktır” diyen Neruda olmak üzere pek çok şair, yazar ve sanatçının onun onuruna yarattığı eserler bunun kanıtı.”
ENKA Sanat, 40. yılında “Lale Tara Sanat Bursu” isimli yeni bir destek programı ile genç sanatçıların yurt dışındaki lisans ve lisansüstü eğitimlerine destek olmayı amaçlıyor.
ENKA Vakfı’nın eğitim, spor ve sanatla genç nesiller yetiştirme misyonu ile uzun yıllardır genç sanatçılara burs imkânı sunan Sayın Lale Tara’nın vizyonundan hareketle oluşturulan burs, bu yıl klasik müzik alanına odaklanıyor. Bursun seçici kurulunda İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Flüt Grup Şefi ve aynı zamanda Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Solo Flütçüsü Bülent Evcil, Viyolonsel Sanatçısı ve MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Dilbağ Tokay, dünyaca ünlü Piyanist ve Besteci Fazıl Say, Piyanist ve Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Gökhan Aybulus ve ENKA Vakfı temsilcisi bulunuyor. Uluslararası arenada kendilerine yeni ufuklar açmayı hedefleyen genç sanatçıların eğitim hayatlarına önemli bir destek sağlamayı amaçlayan burstan her yıl, açık çağrı neticesinde toplanan talepleri değerlendiren seçici kurulun belirlediği isimler faydalanabilecek. Başvurular haziran ayında ENKA Sanat’ın internet sitesi üzerinden gerçekleştirilecek.
Ayrıca ENKA Sanat’ın 40. yaşına özel düzenlediği açık hava etkinlikleri 10 Temmuz’da başlayacak, eylül ayına kadar devam edecek. Etkinlik programı, ünlü besteci-piyanist Fazıl Say ve usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal’ın, 10 Temmuz’da gerçekleştireceği muhteşem bir konserle başlayacak. Fazıl Say’ın Nâzım Hikmet’in unutulmaz şiirlerinden esinlenerek bestelediği ve “Nâzım” başlığı altında sunduğu eserlerden bir seçkinin yer alacağı gecede, şiirleri Genco Erkal seslendirecek. Konserde, Fazıl Say’ın kendi solo piyano eserlerinden oluşan bir repertuvar da yer alacak. Program kapsamında; Teoman 18 Temmuz’da, Kardeş Türküler 1 Ağustos’ta, Sertab Erener 28 Ağustos’ta, Büyük Ev Ablukada ise 6 Eylül’de ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. Genco Erkal’ın Türkçeye çevirdiği, dramaturjisini ve yönetmenliğini üstlendiği İmparator oyunu 17 Temmuz’da, Murat Daltaban’ın yönetmenliğini üstlendiği Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun Aşkın En Kısa Gecesi oyunu ise 26 Temmuz’da izleyicilerle buluşacak. Başka Sinema iş birliğiyle yerli ve yabancı yapımlardan oluşan özel bir yaz seçkisi ise ağustos ayında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.
ENKA Sanat’ın yapım sponsorluğunu üstlendiği ve Netflix’te izleyicilerin beğenisine sunulan, Yıldız Kenter’in kişiliğini, hayata ve tiyatroya bıraktığı izleri odak noktasına alan belgesel Caniko’nun ardından, bir diğer usta sanatçı Genco Erkal’ın oyunculuk kariyerini ve yaşamını tüm detaylarıyla işleyen Genco da önümüzdeki aylarda dijital bir platform üzerinden yayımlanacak.
ENKA Sanat’ın, klasik müzik alanında gelecek vadeden genç yeteneklere destek olmak amacıyla hayata geçirdiği, sanat yönetmenliğini Cihat Aşkın’ın üstlendiği ENKA Sahne projesi kapsamında bu yılın genç sanatçıları, Derya Köftecioğlu (arp), Atahan Dinç (keman), Ela Talay (arp), Can Saraç (piyano), Taylan Süha Yeşil (keman), Adil Kerem Ünal (piyano), Ali İlhan Çeliksu (viyolonsel) “ENKA Sahne Gala Konseri”nde izleyiciyle buluştu. Performans çekimleri Selçuk Metin, ses kaydı Can Aykal tarafından yapılan “ENKA Sahne Gala Konseri”, ENKA Sanat’ın YouTube kanalında yayımlandı. Konserden bir seçki, gelecek yılın ilk günü Borusan Klasik Radyo’da geleneksel “ENKA Sahne Yeni Yıl Konseri” olarak müzikseverlerle buluşacak. Genç yetenekler her yıl, danışma kurulunda yer alan viyola sanatçısı Efdal Altun, keman virtüözü, besteci ve akademisyen Cihat Aşkın, piyanist ve Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Gökhan Aybulus, piyanist ve besteci Ayşe Deniz Gökçin, piyanist ve besteci Fazıl Say ile viyolonsel sanatçısı ve MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvarı Öğretim Üyesi Dilbağ Tokay tarafından belirleniyor. Proje, gelecek yıllarda danışma kurulunun önerdiği yeni isimlerle devam edecek.
Gökçe Çiçek Erdemir’in “Between Lines” başlıklı kişisel sergisi 3 Haziran tarihine kadar Galeri Sekiz Artı Bir’de sanatseverlerle buluşuyor.
Gökçe Çiçek Erdemir’in İstanbul’daki bu ilk kişisel sergisi olan “Between Lines”, izleyicileri hem bir sadeleşme/yalınlaşma yolculuğuna çıkarırken hem de sade olana ulaşmanın gerektirdiği emeğin izlerini sunuyor. Sergide sanatçı insanın duyusal ve zihinsel süreçlerini fiziksel nitelikler ile somutlaştırarak resimlerine aktarıyor.
Sergide sanatçının son dönemdeki eserleri mekanik ve şematik kompozisyonlar eşliğinde izleyiciye sunulurken, çalışmalar çizgiler arasında kalanların dokunulabilir kumlu yüzeyler ile oluşturulduğu tekrarlanamaz idealist eserlere dönüşüyor. Aynı zamanda sergide sanatçının geleneksel formların sembolize ettiği ve geniş kelime dağarcığına sahip eserlerden uzaklaşarak, renk ve dokunun geniş planda hissedildiği az sayıda unsur içeren yalın ve minimal eserlere doğru uzanan süreci de izlenebiliyor.
Beliz Güçbilmez’in Antik Yunan’dan beri süregelen Batılı tiyatro geleneğine özenen Türk tiyatrosunun çocukluğunu ve bir nevi ergenlik sancılarını dışarıdan, detaycı bir bakış açısıyla analiz ettiği Zaman/Zemin/Zuhur – Geçmişin Tiyatral Temsili, Kolektif Kitap’tan çıktı.
Güçbilmez; Zaman/Zemin/Zuhur’da Osmanlı’dan köklenen, Tanzimat’la birlikte geçmişinden kopmaya niyetli üstelik Batı tiyatrosuna öykünen gerçekçiliğiyle, yeni kurulan cumhuriyetin gölgesinde filizlenen Türk tiyatrosunun bebek adımlarının peşine düşüyor.
“Geçmişinden kaçan toplum, o geçmişi yok saymanın yolunu bulmuş, tiyatrosunda, üstelik de gerçeği temsil etmeyi vaat eden “gerçekçi” tiyatrosunda geçmişle hiç ilgilenmemiş, yekpare bir an’da, dondurulmuş bir zaman’da ve salt bir “satıh”a dönüşmüş zemininde, kendini, ansızın zuhur eden hikâyelere tutturmuştur. Öyleyse gerçekçi Türk tiyatrosu kendini derinliksiz, iki boyutlu bir satıh olarak kurdukça, anlattığı hikâyeyi ona yaklaşmadan, kişilerini canlandırmadan dışardan anlattıkça, sadece görünümü, sathı ya da dışıyla ilgilenen bir zâhirperest’e dönüşmüş; Araba Sevdası’nın züppesi Bihruz’un ruhunu hiç durmadan şâd etmiştir.”
Dünyaca ünlü heavy metal grubu Manowar, bugüne kadarki en büyük turnesi “Crushing The Enemies Of Metal Anniversary” kapsamında, Yüzdeyüz Metal katkıları, Vera Müzik ve URU organizasyonuyla 3 Haziran akşamı KüçükÇiftlik Park’da konser verecek.
Dört yıl aradan sonra yeniden Türkiye’ye gelen Manowar, İstanbul konserinde Battle Hymns, Into Glory Ride, Triumph Of Steel, Kings Of Metal ve Warriors Of The World’ün de aralarında bulunduğu sekiz albümünden seçilen özel bir set-list çalacak, dinleyicilere devasa sahne prodüksiyonu ve görsel şovlarla bir heavy metal şöleni sunacak.
1980’de kurulan, çıkardığı albümler ve klasikleşmiş onlarca şarkısıyla metal müziğin ilk akla gelen gruplardan biri olan Manowar; Eric Adams’ın benzersiz çığlıkları, Joey DeMaio’nun basları ve farklı sahne performanslarıyla adını metal tarihine yazdırdı.
Manowar’ın beyni Joey DeMaio, Türkiye konseri hakkında şunları söyledi: “Türkiye’ye bir kez daha geleceğimiz için çok heyecanlıyız. Türk Manowarrior’lar metal için yaşıyor. Tüm dünya biliyor ki Türkiye’deki konserlerimizde dev bir enerji patlaması yaşanıyor. Türkiye konserlerimizdeki enerji gerçekten nefes kesici.”
3 Haziran akşamı KüçükÇiftlik Park’da gerçekleşecek Manowar konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle, PASHA Bank ana sponsorluğunda, Mezo Dijital tarafından düzenlenen, Türkiye’nin ilk ve tek dijital sanat festivali İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF), 2 - 5 Haziran tarihleri arasında AKM’de sanatseverlerle buluşacak.
Bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek İstanbul Dijital Sanat Festivali, dijital sanatlar alanında önemli isimlere, ulusal ve uluslararası toplam 40 sanatçıyı ağırlayacak. Sanatçılar festivaldeki eserleri ile bilim, teknoloji ve sanatın kesişebileceğini gözler önüne sererek, bu olgular arasındaki sınırların eriyerek yeni yollara nasıl değişebileceğini vurgulayacaklar. Herkese açık ve ücretsiz olarak gerçekleşecek festival, çocuk ve gençlik atölyelerine, panellere, görsel ve işitsel performanslara ev sahipliği yapacak.
Romanya’da düzenlenen One Night Gallery’nin de konuk olarak yer alacağı İstanbul Dijital Sanat Festivali, diğer sergilerden farklı olarak, normal şartlarda yan yana görülmeyecek işleri bir araya getirecek. Sanatseverleri birbirinden farklı disiplinler arasındaki ilişki hakkında düşünmeye davet eden festival, bu şekilde farklı disiplinlerin birbirlerine ne tür katkılar sunabileceğinin de cevabını arıyor.
Esra Özkan, Julie Walsh ve Türkiye’nin ilk yapay zeka küratörü olan Avind’in küratörlüğünü üstlendiği festivalde; H. Pars Polat , Muse VR, Cem Sonel, Eduardo Kac, Soliman Lopez, Tamiko Thiel,İrem Buğdaycı, Kobi Walsh, Ozruh (Levent Özruh, Sara Martinez Zamora, Evan Preuss, Isaac, Palmiere Szabo, Elise Wehowski), Laurent Mignonneau & Christa Sommerer, Nergiz Yeşil, Ahmet R. Ekici & Hakan Sorar, Balkan Karısman, Burak Dirgen, Ecem Dilan Köse, RAW, Özcan Saraç, Zeynep Nal, Hakan Yılmaz, Varol Topaç, Uğur Acil, XR Month, Farhad Farzaliyev ve Azerbaycanlı yapay zeka sanatçısı Susha’nın eserleri yer alacak.
MEZO Dijital Yönetim Kurulu Başkanı ve Dijital Dönüşüm Uzmanı Dr. Nabat Garakhanova festivalle ilgili şunları söyledi: “İlk kez 2021 yılında hayata geçirdiğimiz İstanbul Dijital Sanat Festivali, bu yıl üçüncü yaşını kutluyor. Dijital dünyanın sanat ile buluşmasına vesile olduğumuz için ve bu buluşmanın bir festivale dönüşerek herkese ulaşmasını sağladığımız için çok mutluyuz. Bu yıl da hemen her yaş grubundan sanatseverin keyifle zaman geçireceği, dijital dünyayı yeniden keşfedeceği bir festival hazırladık. Herkesi, dijital sanatın eşsiz dünyasıyla buluşmaya davet ediyoruz.”
Çağdaş düşünür Peter Sloterdijk’in 20. yüzyılı tarihsel ya da ideolojik bakış açılarına başvurmadan önceki yüzyılın bizlere miras bıraktığı yükleri, öğretileri ve umutları farklı perspektiflerden irdelediği kitabı 20. Yüzyılda Ne Oldu?, Mustafa Tüzel’in çevirisiyle Tellekt’ten çıktı.
Sloterdijk, insanlık tarihine savaş, kıyım ve devrimleriyle damgasını vuran aşırı yüklü bu yüzyılı alışıldık tarihsel ya da ideolojik bakış açılarıyla ele almaz; çünkü kendi deyişiyle olaylara ve ideolojilere odaklanarak 20. yüzyılı anlamak olası değildir. Sloterdijk’a göre 20. yüzyılın baskın motifi, hakikati burada ve şimdi dolaysızca harekete geçirme iradesi olarak kendini gösteren şeydir.
20. Yüzyılda Ne Oldu?’da geçmiş yüzyılı anlamak için ekonomiden felsefeye tüm alanlarda tümden yeni yaklaşımlara gereksinim olduğunu öne sürüyor Sloterdijk. Okurlar, Antroposen’in anlamı, insanların evcilleştirilmesi, denizin önemi, küreselleşmenin felsefi veçheleri gibi bir dizi ilgili konunun yanı sıra Derrida ve Heidegger’in siyaseti üzerine de yeniden düşünmeye davet ediliyor bu okumayla.
26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl “Daha Fazlası, Daha Azı Değil” temasıyla ile 31 Mayıs - 7 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen festivalin gösterimleri Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda gerçekleşecek. Festival kapsamında dokuz bölüm altında dünyanın dört bir yanından toplam 64 film sinemaseverlerle buluşacak. İlk kez düzenlendiği 1998 yılından bu yana kadın emeğini görünür kılan, kadın hareketiyle birlikte güçlenen, sinema sektöründeki kadınlar arasında bir iletişim ağı kuran Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde bir kez daha kadınlar ve sinema başrolde olacak.
Festivalin afişleri ve görsel kimliği, grafik tasarımcı Kibele Yarman tarafından hazırlandı. “Daha Fazlası, Daha Azı Değil” teması ile yola çıkan Kibele Yarman, hazırladığı üç farklı afiş için seçtiği fotoğraflarla kadınların hak mücadelesinin ve sinemadaki yerlerinin altını çiziyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Goethe Institut, Fransız Kültür Merkezi, Kendine Has, İstanbul Vakfı, Last Penny gibi kurumların katkılarıyla düzenlenen festivalde ülkelerinin filmleri gösterilen Avusturya, Danimarka, Kanada, Lüksemburg, Meksika elçilikleri de festivale destek verdiler.
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin her yıl sinemadaki kadın emeğinin altını çizmek, yeni kuşak kadın sinemacıları cesaretlendirmek üzere verdiği ödüller 31 Mayıs akşamı düzenlenecek açılış gecesinde sahiplerini bulacak. 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde Onur Ödülü oyuncu Tilbe Saran’a, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri oyuncu Asiye Dinçsoy, yönetmen-senarist Belmin Söylemez ve kurgucu Selda Taşkın’a, Genç Cadı Ödülü ise oyuncu Öyküsu Özyürek’e verilecek.
Festivalin Özel Gösterimler bölümü kapsamında; Tilbe Saran’ın başrolünde olduğu Çekmeceler, Asiye Dinçsoy’un rol aldığı Toz Bezi, Selda Taşkın’ın kurgusunu yaptığı Ela ile Hilmi ve Ali, Öyküsu Özyürek’in rol aldığı Cehennem Boş ve Tüm Şeytanlar Burada filmleri gösterilecek.
Festivalde bu yıl Bilge Olgaç Başarı Ödülü’ne layık görülen Belmin Söylemez’in son filmi Ayna Ayna’nın gösterimi yapılacak. “Belmin Söylemez: Şehirde Kâinatı Aramak” adlı retrospektif kapsamında; Söylemez’in Bıyık, ZAP!, Dalgalar, Pencereler, Hayatımın Fotoğrafı, 34 Taksi, Bugün İstanbul Ne Kadar Güzel ve Bilge Olgaç ve Öğrencisi adlı kısa ve orta metraj belgesel filmleri gösterilecek.
Festivalde; FIPRESCI ödülüne aday filmlerin yer aldığı “Her Biri Ayrı Renk”, LGBTİ+ odaklı filmlerden oluşan “Pembesiz Mavisiz”, aile kavramına farklı bakışlar sunan yapımları bir araya getiren “Olay Yeri: Aile”, sanat dünyasında ilham veren kadınları merkeze alan “Ayak Basılmamış Yollar”, İran’da kadınların başlattığı özgürlük mücadelesi ve direnişin hem tarihine hem bugününe hem de feminist direnişin gücüne dikkat çeken filmleri buluşturan “İranlı Kadınlar Konuşuyor: Tarih, Sanat, Direniş”, Türkiye’de son bir yıl içerisinde kadın sinemacıların imza attığı kısa, belgesel ve uzun metraj filmlerin yer aldığı “Türkiye’den Kadın Filmleri” ve hem sinema dili hem de konusunu işleyişiyle kalıpları yıkan filmlerden oluşan “Oyunbozanlar” bölümleri yer alıyor. Bu bölümlerde yılın dikkat çeken ve merak uyandıran yapımları izleyicilerle buluşacak.
26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda gerçekleşecek gösterimlerinin biletleri 27 Mayıs saat 12.00’dan itibaren Biletinial ve Büyülü Fener Kızılay Sineması gişesinden satışa çıkacak. 26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.