GÜNDEM
  • 19-06-2023

    Brian M. Fagan ve Nadia Durrani’nin Afrika’daki kökenlerimizden endüstrileşme öncesinin görkemli uygarlıklarına ve yakın geçmişin şehirlerine uzanan insanlığın tarihöncesinin hikâyesini aktardıkları Meraklısına Tarihöncesi Dünya adlı kitap, Ilgın Yıldız’ın çevirisiyle Nova Kitap’tan çıktı.

    Fagan ve Durrani, iki arkeolog ve deneyimli tarih yazarı, uzak atalarımızın Eski Dünya’ya yayılmasını, Homo sapiens’in ortaya çıkışını, ondan çok sonra Avrupa, Avrasya, Asya ve Amerika’ya kalıcı olarak yerleşmesini anlatıyor. Avcı toplayıcılardan sonra dünyanın çeşitli bölgelerinde çiftçilik ve hayvan evcilleştirmenin kökenlerine odaklanıyor, bu yeni ekonomilerin insan varoluşunu nasıl da çarpıcı bir biçimde değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Kudretli hükümdarları ve ideolojilerini, uygarlıkların yükselişiyle düşüşünü ve pek çoğunun maruz kaldığı uzun kuraklığın yıkıcı etkilerini anlatarak tarihöncesi dünyanın neden modern dünya için önemli olduğuna cevap arıyor.

    Meraklısına Tarihöncesi Dünya; tarihöncesi geçmişimizin insanlığın kökenlerinden günümüze dek uzanan bir değerlendirmesini küresel bir bakışla ele alırken, insanlığın erken tarihinin hikâyesi ve onun modern dünyayla bağlantısını merak edenler için bir kılavuz sunuyor.

    0
    0
    1185
  • 19-06-2023

    Pink Martini, Avrupa turnesi kapsamında Pasion Turca organizasyonu ile 30 Haziran’da Turkcell Vadi İstanbul sahnesinde dinleyicileriyle buluşacak.

    Sympathique, Hang on Little Tomato, Hey Eugene!, Splendor in the Grass, Joy to the World, 1969, A Retrospective, Get Happy, Dream A Little Dream, Je Dis Oui albümleriyle altın ve platin plak kazanan grup son olarak hazırlık çalışmaları 25 yılın üzerinde süren Thomas Lauderdale Meets The Pilgrims albümünü Heinz Records etiketiyle Mayıs 2023’te yayımladı.

    Thomas Lauderdale Meets The Pilgrims albümü dünya çapında ün kazanan Sympathique ile eş zamanlı olarak kaydedilmiş ve uzun zamandır bekliyordu. Albümde “Night and Day”, “Malagueña” ve “Rhapsody in Blue” gibi sevilen şarkıların yorumlarının da aralarında bulunduğu 11 şarkı bulunuyor.

    Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirerek modern bir formda sunan müzik arkeologları” olarak tarif eden topluluğun şarkıları, La Casa De Papel’den The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar birçok dizi ve filmde de yer buldu.

    Pink Martini’yi China Forbes’un vokali, zengin repertuvarları ve sürprizleri ile 30 Haziran Cuma akşamı 21.00’de Turkcell Vadi İstanbul’da dinlemek isterseniz biletlerine BiletixPasso, iticket üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1914
  • 19-06-2023

    29 Ekim 1923 - 29 Ekim 1924 tarihleri arasında Türkiye’de yaşanan gündelik hayata dair ilginç olaylar, spor ve dans müsabakaları, kültür sanat hayatından haberler, karikatürler ve belgesel filmlerden oluşan “Cumhuriyet’in İlk Yılı” sergisi, Yapı Kredi Kültür Sanat’ta ziyarete açıldı.

    “Cumhuriyet’in İlk Yılı” sergisi, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan aynı isimli kitaptan yola çıkılarak hazırlandı. O yıllarda çıkan gazete ve dergilerin titiz bir taraması yapılarak Banu İşlet, Binnur Mörel Büyükertan ve Eser Demirkan tarafından hazırlanan Cumhuriyet’in İlk Yılı kitabında Cumhuriyet’in kurulduğu yıl yaşanan olaylar kronolojik bir sırayla sunuldu. Serginin küratörlüğünü Cengiz Kahraman, sergileme tasarımı ve küratöryal iş birliğini ise Yeşim Demir Pröhl üstlendi.

    Sergi, 29 Ekim 1923 - 29 Ekim 1924 arasındaki o günlerde Türkiye’de neler oluyor, toplum nasıl yaşıyor, neler konuşuyor, neler seyrediyor, nasıl eğleniyordu? gibi soruları yaşanan ilginç anların belgeleri eşliğinde cevaplıyor. Cumhuriyet’in ilanı ve ilk yılı kutlamaları, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin kazanıldığı Dumlupınar’da 30 Ağustos 1924’te yapılan büyük tören ve 5-6 Ekim 1924’te İstanbul’un Kurtuluşu’nun ilk yıl kutlamaları serginin merkezine yerleştirdi.

    Sergi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yılını gazete ve dergi sayfalarında yer alan ilginç olayların görsel belgeleriyle izleyicisine yeniden yaşatmayı hedefliyor. Bu örnekler, basının o günkü haber dili, sayfa düzeni, grafik anlatımı hakkında da bilgi veriyor. Bir yıl içinde yaşanan günlük hayatın eğlenceli ve renkli enstantaneleri kültür sanat, spor ve eğlence alanlarından seçilen fotoğraflar, karikatürler, reklam ve belgesel filmlerden kesitlerle sergileniyor. Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yaptığı yurt gezileri ülkenin yeniden inşası için başlatılan hamleler de bu ilk yılın anlatısı içinde yer alıyor.

    “Cumhuriyet’in İlk Yılı” sergisini 3 Eylül 2023 tarihine kadar Yapı Kredi Kültür Sanat’ta görebilirsiniz.

    0
    0
    2654
  • 19-06-2023

    Fransız yazar Jean-Claude Lalumière'in çocukları sivil katılım, ekoloji ve yerel siyaset temalarıyla tanıştıran hikâyesi Kulübemiz Tehlikede, İlkay Baliç’in çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.

    Kulübemiz Tehlikede, 10 yaş ve üzeri tüm okurlara eğlenceli bir dostluk ve dayanışma hikâyesi anlatıyor.

    Bernie ve arkadaşları Félix, Pierre, Simon, Quentin ve Hugo'nun bir dertleri vardır: Yaşadıkları kasabanın yakınlarına yapılacak yeni otoyol, ormandaki kulübelerinin tam ortasından geçecektir. Burası onlar için bir kulübeden öte, kutsal bir sığınaktır adeta. Okul çıkışı kulübede buluşup oyunlar oynar, gülüp eğlenirler. Altı arkadaş, bu felaketi önlemek için düşünüp taşınır. Doğa aktivistlerinin dikkatini çekmek iyi bir fikir gibi görünür onlara. Hemen harekete geçerler. Bu da yetmezse buldozerlerle savaşmaya kararlıdırlar.

    “Hiçbirimiz aradığımız kareyi bulamamıştık. Şu doğada da hiç düzen yok yani. Ağaçlar kafalarına göre büyüyorlar, hizalı olmak bir yana, düz bile değiller. Bu da ortaya acayip şekiller çıkarıyor: eşkenar dörtgenler, üçgenler, geometri dersinde daha işlemediğimiz bir dolu şekil. Ama kare yok. Canımız son derece sıkkın, meşe ağacının etrafına oturduk.

    Sonra benim aklıma bir fikir geldi. Çok da iyi bir fikir. Bunu kendi fikrim olduğu için değil, gerçekten çok iyi olduğu için söylüyorum.
    'Kare olması için uğraşmayalım. Kare dediğimiz şey de sonuçta bir yetişkin icadı. Mecbur değiliz. Canımız biçimsiz bir kulübe yapmak istiyorsa bu sadece bizi ilgilendirir.'

    Herkes şöyle dedi: 'Evet! Çok doğru!' 'Kareden bize ne!' Simon dışında.”

    0
    0
    1819
  • 18-06-2023

    Kendine Has’ın sunduğu Babylon Soundgarden, Pozitif deneyimi ile 24 - 25 Haziran’da Yapı Kredi bomontiada’da gerçekleştirilecek.

    1999 yılından bu yana yerli ve yabancı binlerce sanatçıyı müzikseverlerle buluşturan Babylon, Kendine Has Babylon Soundgarden ile iki boyunca müzik sahnesinin öne çıkan isimlerini dinleyicilerle bir araya getirecek. Festival kapsamında katılımcılar müziğin yanı sıra birbirinden farklı aktiviteleri deneyimleme fırsatı bulacak. Festivalde Athena, Melike Şahin, Can Bonomo, Islandman, Aga B, Kolektif İstanbul, Deli Bakkal, Bahr, Su Sonia, Yalnayak ve Efza sahne alacak. Turkish Edits, Radyo Eksen DJ’leri (Gülşah Güray, Güven Yıldız, Gülşah Turgut, Nikki Wild), Eray Düzgünsoy ve Undomondo ise Babylon ve avludaki keyifli DJ set’leriyle gün boyu dinleyicilerle buluşacak.

    Kendine Has Babylon Soundgarden’ın biletlerine Biletix ve Mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.

    Babylon Soundgarden Programı:

    24 Haziran Cumartesi
    Athena
    Can Bonomo
    Aga B - Deli Bakkal - Yalnayak
    Efza - Turkish Edits
    Eray Düzgünsoy

    25 Haziran Pazar
    Melike Şahin
    Islandman
    Kolektif İstanbul
    Bahr - Su Sonia
    Radyo Eksen DJ’leri: Gülşah Güray, Güven Yıldız, Gülşah Turgut, Nikki Wild
    ​Undomondo

    0
    0
    7091
  • 18-06-2023

    Zorlu PSM, sahnelenen dev yapımların sahne arkasını tüm detayları ve anılarıyla sergileyen UNSEEN Tur ile misafirlerini keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor.

    Türkiye’de ilk defa bir kültür sanat kurumu misafirlerini sahne arkasındaki, kimsenin bilmediği ve görmediği bir tura çıkarıyor. 90 dakika süren 5000 adımlık Zorlu PSM UNSEEN Tur ile ziyaretçiler Zorlu PSM’de sahnelenen dev yapımların sahne arkasını, sanatçıların bıraktığı izleri, hediyeleri, hikâyeleri, fotoğrafları ve daha birçok anıyı keşfedebilecek.

    Konsept tasarımı I-AM İstanbul’a ait olan UNSEEN Tur’un küratörlüğünü Bengü Gün üstlenirken, enstalasyon ve deneyim tasarımına ise sanatçı Bilal Yılmaz imza attı.

    ​İlk turu 21 Haziran’da gerçekleşecek UNSEEN Tur’un biletlerine Passo’dan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4208
  • 18-06-2023

    Bonnie Garmus’un 1960’ların Amerika’sında karanlık bir düzene hapsedilmeye çalışılan bir kadının ilham veren mücadelesini anlattığı bol ödüllü romanı Bir Kimya Meselesi, Filiz Sarıalioğlu’nun çevirisiyle Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıktı.

    Bir Kimya Meselesi; New York Times çoksatanlar birincisi oldu ve uluslararası yarışmalarda aldığı ödüllerle küresel çapta büyük ses getirdi, 40 dile çevrilerek geniş bir okur kitlesine ulaştı. Mizahı, gözlem gücü ve karakterleriyle Bir Kimya Meselesi, başkahramanı Elizabeth Zott kadar kendine has ve capcanlı bir hikâye anlatıyor.

    ​Kimyager Elizabeth Zott’ı anlatmak için pek çok sıfat kullanılabilir ama “ortalama” bunlardan biri değil. Aslında o, hiçbir kadının ortalama olmadığını söyleme cesareti gösterenlerden biri. Üstelik bunu, 1960’larda bir araştırma enstitüsünde, tamamı erkeklerden oluşan ve eşitlik konusunda pek de bilimsel davranmayan bir ekiple çalışırken söylüyor. Ona itiraz etmeyen tek istisnaysa yalnız, zeki, kindarlığıyla ve Nobel adaylığıyla ünlü Calvin Evans. Calvin, Elizabeth’in her şeyine ama en çok da zekâsına âşık olmak üzere. Yani gerçek kimya sonuçlarını vermeye başlıyor. Ama bilimde olduğu gibi hayatta da bazen asla tahmin edemeyeceğimiz şeyler olur. Böylece Elizabeth birkaç yıl sonra kendini bekâr bir anne ve televizyonda yayınlanan bir yemek programının isteksiz sunucusu olarak buluyor. Elizabeth’in seyircilerine bir çorba kaşığı asetik asit ile bir tutam sodyum klorürü karıştırmalarını önerdiği bu program büyük ses getiriyor. Ancak elbette Elizabeth herkesi mutlu edemiyor. Çünkü o, kadınlara sadece yemek yapmayı değil, statükoyu değiştirmek için ne yapmaları gerektiğini de öğretiyor.

    0
    0
    4566
  • 17-06-2023

    Beyza Durhan ve Aslıhan Mumcu’nun CultureCIVIC Sanatsal Üretim Fonu tarafından desteklenen, sanatsal pratiği ekolojiden temellenen “Kovan” projesi, 23 Haziran’a kadar Kasa Galeri’nin ev sahipliğinde sanatseverlerle buluşacak.

    Türkiye’nin iki ayrı ucunda Şırnak ve Tekirdağ’da yaşayan iki kadın sanatçı Beyza Durhan ve Aslıhan Mumcu’nun “Kovan” başlıklı projesi, temelini sanatçıların kendisinden alıyor. Projede hem Şırnak ve Tekirdağ’ın farkı ve benzerliği hem de coğrafi sorunlar, ekolojik kaygılar bir arada yer alıyor. Durhan ve Mumcu, projenin sonunda ortaya çıkan üretimi şehir şehir gezdirip, yalnızlaşmamayı hedefliyor. “Kovan”, Ankara ArtOda’dan sonra ikinci durağı olan İstanbul Kasa Galeri’de izleyici ile bir araya geliyor.

    Farklı koşullar içinde olsak da dünyayla olan bağlantılarımız çok benzer. Bulunduğumuz bölgelerde yaşayan diğer tüm canlılar gibi arıların da dünya ile kurduğu bağlantı, coğrafi koşullara, iklimlere göre değişiyor. Tüm bu değişkenlerin içinde, doğadaki her yapının bir diğeri üzerinde izi olduğunu gözlüyoruz.

    Kovan, tüm süreci boyunca, dünyayla bağlantıyı doğadan beslenmek yerine, doğayla ve arı kolonisini gerçek ve metaforik anlamlarıyla deneyimleyerek üretti. Arıcılar coğrafyayı anlatıyor, heykeller arılarla birlikte var oldu ve haritalar ise kişisel deneyimler ile coğrafyalar arasında kesişim noktasında duruyor. Bugün insan dışı canlılar gibi arılar da insan korumasına, yine insan sebebiyle ihtiyaç duyuyor. Bu bilgiyle Kovan, kovanı ve arı kolonisinin yaşam saatlerini izledi, ihtiyaçlarını gözetti. Zaman, mevsim ve saat, bu işte büyük bir önem taşıyor. Aynı zamanda bal almadan arıya zarar vermeyerek, kovanın nüfusunu destekleyecek beslemelerle ilerlemek gerekiyor. Tüm proje boyunca makro ve mikro boyutta kovan metaforu dönüşüyor.

    Bugün dünya geri dönülmez bir çöküş yaşarken, doğanın artık beslenebilecek ve ilham alınacak bir yer olmaktan çıktığını savunmaya devam edecek.”

    ​“Kovan” adlı proje hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1479
  • 17-06-2023

    X Media Art Museum’ın OUCHHH tarafından tasarlanan yeni sergisi “MASTERPIECE / An Immesive AI Experience”, 17 Haziran’dan itibaren DasDas’ta sanatseverlerle buluşacak.

    Geçen sene izleyiciyle buluşan “Parallel Universe” sergisinin devamı niteliğinde olan “MASTERPIECE / An Immersive AI Experience”, sanatsal ifadenin sınırlarını aşan, sanat, bilim ve teknoloji alanlarını iç içe geçiren eşsiz bir yeni medya sergisi olarak izleyiciye sunuluyor. İlk sergiden bugüne gelişen teknoloji ile birlikte sanatçıların daha önceki sergide bulunmayan eserleri, usta müzisyen Mercan Dede ve En İyi Film Oscar’ı alan Nomadland’in bestecisi Ludovico Einaudi’nin müzikleriyle sergilenecek.

    ​OUCHHH tarafından tasarlanan sergide Leonardo da Vinci, Vincent van Gogh ve Osman Hamdi’nin başyapıtları, yaratıcı zekanın gücüyle yakınlaşarak sanatsal evrimin labirent koridorlarını ve teknolojinin dönüştürücü etkisini araştırmak için çok boyutlu bir platformda buluşuyor. 20.000'den fazla resim, İtalyan sanat tarihi yıllıklarından elde edilen benzersiz veri setlerinin yapay zekanın karmaşık algoritmalarıyla uyumlu hâle gelişiyle birlikte kararlı 15 milyar fırça darbesine dönüşerek adeta yeniden canlanıyor. Fiziksel mekânın sınırlarının ortadan kalktığı sergi, ziyaretçileri geçmiş ve geleceğin yeniden tanımlandığı bir dünyayı deneyimlemeye davet ediyor.

    0
    0
    2347
  • 17-06-2023

    Sepin Sinanlıoğlu’nun sevginin asla bitmeyeceğine ve bazı şeylerin asla değişmeyeceğine dair kaleme aldığı ve Ayşe Deniz Şahin’in resimlediği öyküsü Noa’ya Mektup, Doğan Çocuk’tan çıktı.

    Noa’ya Mektup, 4 yaş ve üzeri tüm okurlara kendi öykülerinden bir şeyler bulacağı özel bir hikâye anlatıyor. Noa bir gün okuldan eve geldiğinde annesi onunla oynamak istemez. Bu duruma çok üzülen Noa annesinin onu sevmediğini düşünür. Ertesi gün annesi Noa'ya olan biteni açıklayan bir mektup yazar.

    Klinik Psikolog İrem Polat, kitap hakkında şunları söylüyor: “Her şeye muktedir bir ebeveyn midir bir çocuğun ihtiyacı? Sanmam. Sahici bir ilişkinin yarattığı güven ortamı öyle doğal, öyle içten, öyle derindir ki... Noa’nın, annesinden aldığı mektup, olan bitene bambaşka bir yerden bakmasına yardımcı oluyor. Görünenin ötesindeki gerçekler, onarıcı deneyimlerin kapısını aralıyor. Sevgi baki Noa. Bazen böyle olur. Sonra çiçekler açar. Sevgi baki. Noa’ya Mektup tüm çocukların kendi öykülerinden bir şeyler bulacağı özel bir hikâye."

    ​“Belki her anne itiraf edemiyordur. Ama sanırım her annenin gerçeği benimkiyle aynıdır Noa. Gerçek şu: Bazı şeyler geçicidir ve bazı şeyler hiç geçmez. Bazı şeyler değişir, üzüntüm gibi mesela. Bazıları ise hiç değişmez. Seni çok seviyorum. Bu, mesela, hiç değişmez. Sevgi geçmez.”

    0
    0
    1822
DAHA FAZLA
Geldanlage