GÜNDEM
  • 16-06-2023

    Sarı Sandalye’nin iki sezon boyunca seyirciyle buluşan Fransız oyun yazarı Alfred Jarry’nin klasikleşen oyunu Kral Übü uyarlaması 20 Haziran akşamı Bakırköy House Of Performance Sahnesi’ndeki son gösterimiyle sahnelere veda ediyor.

    Kral Übü, 7 Nisan 2022’de gerçekleştirdiği prömiyerinden bu yana çeşitli sahnelerde iki sezon seyirciyle buluştu. Geçtiğimiz yıl DasDas, Zorlu PSM %100 Studio Sahnesi, ENKA Açık Hava Tiyatrosu, Hann Sahne, Sahne Pulchérie gibi birçok sahnede gösterim yaptı. Oyun, XXIII. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde Ensemble Oyun Ödülü, Galatasaray Üniversitesi EN Ödülleri’nde Onur Ödülü (Sarı Sandalye) ve En İyi Çıkış Yapan Tiyatro Sanatçısı (İrem Kalaycıoğlu) ödüllerinin sahibi oldu.

    Doğa Nalbantoğlu’nun yönettiği, ışık tasarımını Samet Acar’ın, özgün müziklerini Göksu Işık ve Gökhan Öcal’ın yaptığı Kral Übü’nün oyuncu kadrosunu Canan Günaştı, Denizhan Çay, Emirhan Altunkaya, Emre Yıldızlar, Gökhan Öcal, Göksu Işık, Gül Doğa Selvi, İrem Kalaycıoğlu, Kayra Belen Yardımcı ve Şeyiba Ceren Ülgen oluşturuyor.

    Kral Übü, 20 Haziran Salı akşamı 20.30’da Bakırköy House Of Performance Sahnesi’nde, son kez tiyatroseverlerle buluşacak. Oyunun biletlerine Biletinial ve Biletix'ten ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1439
  • 16-06-2023

    NFT meraklılarını bir araya getirmeyi ve birbirleriyle bağlantı kurabileceği bir platform sunmayı amaçlayan “NFT Yolculuğum” başlıklı etkinlik 17 Haziran’da Mixer’de gerçekleşecek.

    Tüm NFT meraklılarına ve NFT oluşturmayı düşünen sanatçılara açık olan etkinlikte katılımcılar Murat Ünsal moderatörlüğünde Exchange.art COO’su Larisa Barbu, NFT sanatçısı Ece Haskan ve koleksiyoner CryptoKelly ile birlikte NFT dünyasını keşfetme şansı bulacak.

    ​Solana blokzinciri sponsorluğunda düzenlenen “NFT Yolculuğum”, 17 Haziran Cumartesi günü 18.00 - 19.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Etkinliğe buradan kayıt olarak katılabilirsiniz.

    0
    0
    1229
  • 16-06-2023

    Asuman Susam’ın yayına hazırladığı, Türkiye’de örneğine az rastlanan belgesel şiir türünde, kaynağını çok sayıda kadının sözlü tarih anlatılarından alan 11 şairin kolektif çabasını içeren Oraya Kendimi Koydum, Everest Yayınları’ndan çıktı.

    Kitapta yer alan şairler: Anita Sezgener, Asuman Susam, Ece Eldek, E. İrem Az, Mihrap Aydın, Miray Çakıroğlu, Monica Papi, Nur Alan, Petek Sinem Dulun, Selcan Peksan, Sevinç Çalhanoğlu.

    “Belgesel şiir (Documentary-Poetics, Docupoetry, Docpo) kavramı bir ışıma, sıçrama olanağı oldu bize. Kamusal olanla özel alanı kesiştiren, buluşturan, her türlü belge, kayıt, duyusal ve görsel malzemeyi de içine alan bir deney alanı. ‘Gerçekliği’ kamusal ve özel olanın kesişim noktasından ‘dolaysız’, ‘yorumsuz’ aktarmayı amaçlayan bir şiir-mekân. Akıp giden zamandan, tarihten an’ları yakalayıp, onları kaybolmaktan kurtarıp kolektif hafızaya emanet ederek. Estetik ilke kadar etik ilkeyi ve kamusal yararı gözeten ses sese sarmaşarak yeni bir dil imkânında buluşmaktı bu.

    Duyduk o sesleri, seslerimizi onlara kattık. Hikâyeler hikâyelere karıştı. Bir biz birikti burada. Okundukça sesler seslere… Sürgitsin.
    Aynı ihtimam.
    Bir arada olmanın kolektif gücü ve neşe çoğalsın diye.”

    0
    0
    2807
  • 16-06-2023

    Melike Şahin, söz ve bestesi Mabel Matiz’e ait olan “Diva Yorgun” isimli teklisini Gülbaba Records ve Diva Bebe Records etiketiyle yayımladı.

    Mabel Matiz’in Melike Şahin’e düğün hediyesi olarak verdiği “Diva Yorgun” iki farklı versiyonla dinleyicilerle buluştu. İlk versiyonda Yeşilçam gazinolarına göz kırpan nostaljik rüzgârlar eserken, ikinci versiyonda melankolik bir divanın hazin yakarışları yer alıyor. İki versiyonun da düzenlemesi Zafer Tunç Resuloğlu imzası taşıyor.

    Aksaray’da bir düğün salonunda çekilen “Diva Yorgun” şarkısının klibini Sinan Tuncay yönetti. Klipte sanatçıya, aralarında yakın arkadaşlarının da bulunduğu 35 kişi eşlik etti. Ayrıca klipte Melike Şahin’in giydiği siyah elbise ise Emel Sayın’a ait.

    ​Melike Şahin’in yeni şarkısı “Diva Yorgun”yı buradan dinleyebilir, klibini ise buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=9ZIBcQBJnRU

    0
    0
    35448
  • 16-06-2023

    Haydar Akdağ’ın küratörlüğünü üstlendiği “Medium Mix : for the collectors” başlıklı sergi, 20 Temmuz’a kadar Alaçatı’da yer alan Art-Z Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Bir koleksiyon önerisi sunan sergi, farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçıları ve eserlerini bir araya getiriyor. “Medium Mix : for the collectors” seçkisinde yer alan eserler aracılığıyla günümüz sanatından bir kesit izleyiciye sunuluyor. Sergide; Ahmet Ağıllı, Ahmet Rüstem Ekici, Alara Özdemir, Ataman Oğuz, Aykut Öz, Aytaç Beyazgül, Baysan Yüksel, Burak Özkan, Damla Sandal, Deniz Doğruyol, Doruk Paksoy, Ece Gauer, Ezgi Özkılıç, Funda Alkan, Gabriel Vorbon, Gamze Kuyumcu, Hakan Sorar, İsmail Sertaç Yılmaz, Merve Dündar, Neşe Çoğal, Özge Kahraman, Pemra Aksoy, Pınar Kuseyri, Saliha Yılmaz, Samet Öztürk, Sefa Çakır, Vuslat Çamkerten ve Yasemin Keltek’in eserleri yer alıyor.

    ​Fotoğraf, enstalasyon, artırılmış gerçeklik (AR), heykel, resim, desen, gravür ve fineart baskılarla zenginleştirilmiş sergi, koleksiyonculuğa ilk adım atamak isteyen ya da var olan koleksiyonunu zenginleştirmek isteyen sanatseverlere bir motivasyon alanı açmayı hedefliyor. Eserlerin figüratif ve hikâye anlatıcısı kompozisyonları, izleyicinin parçaları birleştirerek düş kurmasına alan açarak özgürleştiriyor. Üretim yöntemlerinde sanatçıların kullandıkları farklı disiplinler, sergiye adını vererek yöntemlerin araç ve vasıta olarak güncel sanat dinamiklerindeki kullanım alanını izleyicisine göstermeyi amaçlıyor.

    Künye:
    1. “Medium Mix : for the collectors”, Eserler: Funda Alkan - Ezgi Özkılıç
    2. “Medium Mix : for the collectors”, Eserler: Samet Öztürk - Alara Özdemir - Aytaç Beyazgül -Gamze Kuyumcu
    3. “Medium Mix : for the collectors”, Eserler: Aykut Öz - Doruk Paksoy - Damla Sandal - Saliha Yılmaz - Ahmet Rüstem Ekici - Hakan Sorar - Merve Dündar

    0
    0
    1780
  • 16-06-2023

    Barış İnce'nin hazırladığı, 90'lar Türkiye'sinde yükselmeye başlayan yeni medya düzeninin kuruluşuna birinci elden tanıklık eden ödüllü gazeteci Timur Soykan'ın anıları ve anlatılarıyla şekillenen nehir söyleşi kitabı İyi Gazetecilik İyi ki Gazetecilik, Delidolu’dan çıktı.

    Soykan, muhalif duruşu ve özgün yazım tarzıyla inşa ettiği gazetecilik kariyerini, “6 yaşında evlendirilen kız çocuğu” haberiyle doruk noktasına taşıdı. Bu kitap sayesinde okur hem Soykan’ı yakından tanıyacak hem de Türkiye'nin yakın tarihini, çalkantılı merkez medyanın gerçekçi bir panoramasını görebilecek.

    Barış İnce’nin “Plaza medyasının orta yerine düştüğü stajyerlik döneminde hangi göz kamaştırıcı olayları yaşadı?”, “Gece muhabirliği yaptığı yıllarda nelerle yüzleşti?”, “Yıllar boyunca kimlerin oltasına geldi, kandırıldı?”, “Devletin basılmaması için seferber olduğu bir kitabı yok edilmekten nasıl kurtardı?”, “Ölümün soğuk nefesi ensesindeyken, ülkeyi derinden sarsacak haberleri gün yüzüne çıkarmaktan hiç endişe duymadı mı?” gibi sorularına Timur Soykan açıklıkla cevap veriyor ve haberciliğin yıllar içindeki değişimini ve dönüşümünü çarpıcı kesitler eşliğinde anlatıyor. Baskı ve korku ikliminde ''iyi gazetecilik''ten taviz vermemenin zorluğundan, sansürün medyanın temel kodlarına nasıl işlediğinden ve gazetecileri zorunlu nedenlerle birer aktiviste dönüştüren sistemin bozulan çarklarından söz ediyor.

    "İşten atılan bir arkadaşı için ya da hapisteki bir meslektaşı veya hiç tanımadığı bir kız çocuğu için, bedel ödemeyi göze almak, bugün için en büyük kahramanlık bence... Kahramanların çoğalması ve sıradanlaşması dileğiyle..."

    0
    0
    1312
  • 15-06-2023

    Türk tiyatrosunun öncü isimlerinden Genco Erkal’ın yaşamını konu alan, ENKA Sanat'ın yapım sponsorluğunu üstlendiği Genco belgeseli 17 Haziran’da Netflix’te izleyiciyle buluşuyor.

    Genco belgeselinin yapımcılığını Porte Film, yönetmenliğini Selçuk Metin, görüntü yönetmenliğini Uğur İçbak üstlenirken belgeselin senaryosunu Genco Erkal kaleme aldı. Bu belgesel bir sanatçının kariyerini anlatırken aynı zamanda Türk tiyatrosunun da önemli bir dönemini anı ve anekdotlarla aydınlatıyor.

    ​Genco Erkal’ın anlatımıyla İstiklal Caddesi’nde başlayan belgeselde, sanatçının sahne aldığı tüm tiyatrolarda yapılan çekimler sayesinde geçmişe nostaljik bir yolculuğa çıkılıyor. Muammer Karaca Tiyatrosu, Arena Tiyatrosu, Elhamra, Küçük Sahne, Ses Tiyatrosu ve Kenter Tiyatrosu’nda kariyerini ve yaşamını anlatan Genco Erkal, bir taraftan da İstanbul’daki mekânsal ve kültürel mirasın değişimini de  özetliyor. Genco; sanatçının ve kurucusu olduğu Dostlar Tiyatrosu’nun arşivinden belgeler, fotoğraflar ve videolar ile izleyicilere görsel açıdan da zengin bir serüven sunuyor. 

    0
    0
    6191
  • 15-06-2023

    Aziz Gökdemir’in masum bir çocuğun diktatöre dönüşümünü, gücün insanı nasıl zehirlediğini, yalnızca görüntüde modernleşebilmiş bir halkın üzerinden anlattığı romanı İmparatora Veda, İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Gökdemir, romanında Muradlar’ın tarihini, son hünkârın doğumundan ölümüne dek sene sene mercek altına alıyor. Değişimin kodlarını, yedek şehzadelerin hapsedildiği kafeslere, mezarlıklara, bilinmeyen bir alfabeye gizliyor.

    Alışılmışdışı bir padişah: Adidas eşofmanlı, Ray-Ban gözlüklü; modern, ılımlı, yenilik sevdalısı. Yalnızca şiire değil, polisiyeye de meraklı. Şehrin damlarına tırmanan, cevval, alışılmışdışı bir kadın: İfe. Ve esrarlı bir alfabeyle yazılmış, alışılmışdışı bir elyazması. Mutlak hâkim padişah, bir hikâyenin sonunu öğrenebilmek uğruna, kendisine başkaldırmaya cesaret eden tek kadınla iş birliği yapmak zorunda.

    “Sıcak sarı bir ışık yayılıyordu dükkândan, önünde uzanan ıslak taşları benek benek aydınlatıyordu; başını kaldırmıyordu İfe, sadece yürüyor, o an aklına düşen iki dizeyi mırıldanıyordu: ‘Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda / Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı.’ Bir şey istiyordu, bir kıyamet. Ne istediğini bilmiyordu, kopup kaçmak belki, bir şekilde. Gövdesi bir koza olsa, yırtıp onu. Ama nereye? Evli evine derler ya, tam da öyle gidiyordu işte, koşa koşa, bir kez daha şu etrafındaki silik siluetler ordusu gibi mağlup, yorgun, hatta harap. Sokaklar günün son hamallarına kalacaktı birazdan, sağlı sollu kapılardan çıkıp mesailerinin son süprüntülerini götüreceklerdi, tanzifat ameleleri de sokaklara atılmış büyüklü küçüklü çöpleri toparlayacaktı. Sonrasına karanlık hâkim olacaktı, bir de eli sopalılar, köpekler, kediler. Kör ışıklı gaz lambaları, yeni yeni onların yerini almaya başlayan yirmi mumluk sarı sıcak ampuller, ısındıktan sonra türküsünü söyleyen veya bültenini okuyan tek istasyonlu radyo. Gazocağında kısık ateş; sımsıkı örtülü perdeler, kenarlarından kanayan evler.”

    0
    0
    1263
  • 15-06-2023

    Dijital sanat platformu Zarastro Art, sanatçı Jan Tichy’nin “Portals of Form / Biçimin Kapıları” başlıklı sergisini sanatseverlerle buluşturuyor.

    Baskı, fotoğraf, video, heykel ve enstalasyon alanlarında çalışan Jan Tichy’nin sanatsal pratiği, kökeni 19. yüzyıla kadar uzanan, özneleri temel biçimsel unsurlarına dönüştüren biçimcilik akımına dayanıyor. Işık, mimari ve nesneler üzerinden sosyal, siyasi ve kültürel değişimleri özümsemeye çalışan sanatçı, soyut ve minimalist yaklaşımıyla yarattığı kavramsal eserlerde gizlilik, belirsizlik, görülen ve görülmeyen temalarını keşfediyor.

    Sergide, sanatçının ışığı değiştirerek çeşitli mekânların ve mimari yapıların enerjisini ortaya çıkardığı fotogram ve gravür çalışmaları, gerçek hayatta öngörülemeyecek biçimleri ortaya koyduğu fotoğrafları, öznenin matematiksel geometrilerine nasıl indirgendiğini yansıttığı serigrafları, gölge incelemeleri yaptığı siyanotip baskıları ve imzası niteliğindeki figüratif video çalışmaları yer alıyor.

    ​Jan Tichy’nin “Portals of Form” sergisini 1 Aralık’a kadar Zarastro Art’ın internet sitesinden çevrim içi olarak görebilirsiniz.

    0
    0
    1756
  • 15-06-2023

    Yazar Naomi Jones’un kendini tanıma, farklılıkları kabullenme ve arkadaşlık üzerine kaleme aldığı, James Jones’un özgün resimleriyle renklendirdiği Tam Yerimi Buldum adlı kitap Redhouse Kidz’ten çıktı.

    Kitap; 5 yaş ve üzeri okurlara arkadaşlık ilişkilerine odaklanan eğlenceli bir dünyada kendilerini tanıma ve farklılıkları kabullenme fırsatı sunuyor. Geometrik şekillerin karakterize edildiği Tam Yerimi Buldum adlı öyküde; üçgen, kare ve dairenin değişik formlarından yola çıkılarak, farklılıkları kabul etmenin önemine dikkat çekiliyor.

    “Kahramanımız Üçgen, dairelerle oynarken bir türlü onlar gibi yuvarlanamıyor ya da kareler gibi üst üste çıkamıyordu. Kendine tıpatıp benzeyen arkadaşlarının olmasının daha iyi olacağını düşünüp benzerlerini aramaya çıktı. Ama diğer üçgenleri bulduğunda bu defa oyunları eskisi kadar eğlenceli değildi. Acaba eksik olan neydi?”

    0
    0
    1424
DAHA FAZLA
Geldanlage