
Galeri Selvin, 23, 24 ve 25 Haziran’da farklı disiplinlerden sanatçıların eserlerini “Art With Me Türkiye” festivali ile Çeşme’de yer alan Before Sunset Beach’de sanatseverlerle buluşturacak.
Uluslararası bir festival olan “Art With Me” Tulum ve Miami’den sonra ilk defa Before Sunset Beach ev sahipliğinde Türkiye’de gerçekleştirilecek. Sanat, dans, müzik, bütünsel sağlık, gastronomi gibi alanların yer aldığı uluslararası bir deneyim festivali “Art With Me Türkiye”, üç gün boyunca sanatseverleri bir araya getirecek. Türkiye’den ve dünyadan alanında uzman birçok eğitmenin, sanatçının, müzisyenin konuk olacağı festival; Art With Me, Eat With Me, Dance With Me, Care With Me ve Breathe With Me olmak üzere beş farklı alanda katılımcılara deneyim yaşatacak. Festival kapsamında çeşitli sanat etkinlikleri, sergiler, atölye çalışmaları, konserler, performanslar ve konuşmalar gerçekleştirilecek. Ayrıca festival süresince sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık ve toplumsal sorumluluk gibi temalar da vurgu yapılacak.
Çeşitli sanat formlarının bir araya geldiği ve etkileşimli bir deneyim sunan çok disiplinli bir etkinlik olan “Art With Me”; müzik, dans, resim, heykel, performans sanatları, fotoğrafçılık, video sanatı ve moda gibi tüm sanat türlerini içeriyor. Festival katılımcılara çeşitli sanatçıların çalışmalarını deneyimleme, etkileşime geçme ve lokal-küresel sanat topluluklarıyla bağlantı kurma fırsatını sunuyor.
“Art With Me” kapsamında yerli ve yabancı sanatçılar plaja festival için ürettikleri özel sanat eserlerini yerleştirecekler. Galeri Selvin ile sanatçılar sanat eserlerini festival süresince Before Sunset’te sergileyecekler. “Art With Me” konuk sanatçıları arasında; Cirica Andrea, Alejandro Glatt, Tuba Elmas, Onur Canka, Didem Yağcı, Melis Ragusin, Dilşad Akçayöz, Ada Uzundede, Sesil Beatris Kalaycıyan, Yücel Kale, Asaf Erdemli, Çiğdem Sarıçiçek ve Gökhan Avcıoğlu yer alıyor.
Art With Me Türkiye” festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1-3. Ada Uzundede
4-5. Asaf Erdemli
Londra Tasarım Bienali’nde Türkiye’yi temsil eden Melek Zeynep Bulut’un performatif, deneysel bir mekân kurgusu olan eseri Açık Yapıt, Public Award’ı kazandı.
1 - 25 Haziran tarihleri arasında Londra Tasarım Bienali’nde Somerset House’da izleyiciyle buluşan, ironik bir anıtı simgeleyen Açık Yapıt eseri, 47 ülke ve çeşitli üniversiteler arasından seçilerek Public Award’ın sahibi oldu. Eşik, dönüşüm metaforlarının etrafında şekillenen, performatif bir mekân, teatral bir geçişler sergilemesi olan Açık Yapıt, insanlık tarihi boyunca güç, sınırları belirleme, toplumsal hiyerarşi temsili olan kavramların anlamları üzerine tartışmayı temel alıyor. Tıpkı bir enstrüman gibi çalışan hareketli ve sesli yüzeylerin oluşturduğu soyut kapılar ve dolaşım plânı ziyaretçiyle etkileşime geçerek yerleşimin bir parçası hâline dönüştürüyor.
Algı ve madde üzerinden bir deneyim sunan Açık Yapıt, temellerini kapı, geçiş ve eşik kavramları üzerine kuruyor. Yerleştirme, anıtsal bir diziliş ve büyüklükte öne çıkarken ziyaretçilerin bu deneysel mekâna temas etmesi ile dokunulmazlık yerini sessellik ve esnekliğe devrediyor. Yerleştirme bir diğer taraftan yeni dünyaya dair nazik bir soru işareti bırakan bir oyun alanına davet ediyor. Açık bir karşılamanın temsili olarak kapıların birbiriyle bağlanıp bir duvar ya da koridor oluşturmasından öte yerleştirme bir forma dönüşmekten uzak duruyor. İnsanlık tarihi boyunca yerleşmiş formlar Açık Yapıt üzerinde konuşuyor.
Melih Cevdet Anday’ın Şevket Rado’ya yazdığı bir mektuptan alıntılanan satırların izi sürülerek ortaya çıkarılan, 1946'da tefrika edilen ilk romanı Barem Kanunu, 77 yıl sonra ilk kez Everest Yayınları'ndan çıktı.
1946’da, henüz otuzlu yaşlarının başındayken giriştiği bu ilk tefrika roman denemesinde Anday’ın, atmosfer yaratma, karakter inşası ve kurmaca yeteneğinde daha başından ne denli usta olduğu görülüyor.
“Ben İstanbul’dan döndükten sonra şu mahud ‘Barem Kanunu’nu Ankara’da yeni çıkmaya başlayan Başkent adlı bir dergide tefrika ettim. Ama on beş yirmi tefrika sürdü, sonra şimdi burada anlatması çok uzun ihtilaflar yüzünden kesmeye mecbur oldum. Yalnız sana şunu söyleyeyim: Romanım çok istediğim gibi oldu. Zevkine, bilgisine güvendiğim bir iki dostumdan da çok teşvik gördüm.”
Sinematek/Sinema Evi, 24 Haziran Cumartesi günü saat 18.30’daki Luchino Visconti imzalı Bellissima filminin gösteriminin ardından Murathan Mungan’ın katılımıyla gerçekleşecek söyleşiye ev sahipliği yapacak.
Luchino Visconti’nin yönettiği, Anna Magnani, Walter Chiari ve Tina Apicella’nın başrollerini paylaştığı 1951 yapımı bir İtalyan filmi olan Bellissima, filmlerin ve film yıldızlarının büyük ilgi gördüğü; halkın çekilen filmlerin parçası olmak için can attığı, sinema endüstrisinin gücünün zirvesinde olduğu bir döneme ışık tutuyor. Film, İtalya’nın en görkemli film stüdyosu olan Cinecittà’yı odak noktasına alarak sinema sektörünün acımasızlığına ve mekanikliğine dair eleştirel bir tavır sergiliyor. Bellissima, ayrıca Visconti’nin İtalyan Yeni Gerçekçilik akımından uzaklaşmaya başladığının sinyallerini de veriyor.
24 Haziran Cumartesi günü saat 18.30’da Sinematek/Sinema Evi’nde gerçekleşecek Bellissima gösteriminin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
“Aklıma, Visconti'nin "Bellissima" filmi geldi. Oradaki kadınlar ikinci dünya savaşı sonrasının sıkıntılı günlerinde çocuklar arasında düzenlenen bir güzellik yarışmasına kızlarını hazırlarken birbirinden hazin tablolar çizerler.” - Murathan Mungan, “Çekim hızında”, Yüksek Topuklar, s.505, 2002, Metis Yayınları
Elina Brotherus, Arter’de sanatseverlerle buluşan “Large de Vue” başlıklı kişisel sergisi kapsamında 24 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de Sevgi Gönül Oditoryumu’nda bir konuşma gerçekleştirecek.
Elina Brotherus’un, Emre Baykal küratörlüğünde gerçekleştirilen “Large de Vue” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının Arter Koleksiyonu’nda yer alan Large de Vue: Hommage à Erik Satie [Geniş Bakış: Erik Satie’ye Saygı, 2006] başlıklı fotoğraf serisini daha yakın tarihli videolarından bir seçkiyle bir araya getiriyor. Sergi bağlamında düzenlenen sanatçı konuşmasında, Elina Brotherus’un Arter’de sergilenmekte olan yapıtları ele alınacak ve Brotherus’un pratiğine dair geniş bir bakış sunulacak. Etkinlik katılımcılara sanatçının üretimini sanat tarihi, müzik ve ses ile kurduğu bağlar üzerinden düşünme imkânı tanıyacak. Konuşmanın ardından piyanist Müge Hendekli, ölümsüz besteci ve piyanist Erik Satie’nin eserlerinden bir repertuvarı seslendirecek.
24 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de Arter’in Sevgi Gönül Oditoryumu’nda ücretsiz olarak düzenlenecek etkinlik hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1. Elina Brotherus Rüzgâr Müziği 2022 HD video, ses 12’15” Beste ve yapım: Max Savikangas Bilgisayar programı: Anders Pohjola Özel teşekkür: Christiane Morsbach, Museum Kunst der Westküste, Föhr
2. Elina Brotherus Müzikal Parça Bois-Héroult 2022 4K video, ses 35” Beste ve yapım: Max Savikangas Özel teşekkür: Édouard de Lamaze, Château de Bois-Héroult; Véronique Souben, FRAC Normandie, Rouen; Julie Faitot, Galerie Duchamp, Yvetot
3. Elina Brotherus Large de Vue: Hommage à Erik Satie | Geniş Bakış: Erik Satie’ye Saygı 2006 Alüminyum yüzeye sıvanmış fotoğraf ve üzeri işlenmiş çerçeve camı Ed. 2/3 Arter Koleksiyonu Arter’deki sergiden yerleştirme görüntüsü: Elina Brotherus: Large de Vue, 2023 Fotoğraf: Sena Nur Taştekne
4. Elina Brotherus Large de Vue: Hommage à Erik Satie | Geniş Bakış: Erik Satie’ye Saygı (detay) 2006 Alüminyum yüzeye sıvanmış fotoğraf ve üzeri işlenmiş çerçeve camı Ed. 2/3 Arter Koleksiyonu Arter’deki sergiden yerleştirme görüntüsü: Elina Brotherus: Large de Vue, 2023 Fotoğraf: Sena Nur Taştekne
Oscar ve ALMA ödüllü Shaun Tan’in bir zamanlar hayvanlara ait olan doğal yaşam alanlarının yüzyıllar içerisinde insanlar tarafından zapt edilerek yapay habitatlara dönüştürüldüğünü gösteren alegorik eseri Şehrin İçinden Öyküler, Emili İlemre’nin çevirisiyle Desen Yayınları’ndan çıktı.
Shaun Tan'in yazıp resimlediği Şehrin İçinden Öyküler, günümüzün plansız büyüyen, kalabalık, kaotik şehirlerinden ''seyirlik'' manzaralar sunuyor. Kitap, varoluşunun çılgın tesadüfünü sorgulayan insanlar ile doğadan koparılışını hazmetmeye çalışan hayvanların birlikte yaşama olanakları üstüne düşündürüyor.
Havalı finans mahallesindeki bir plazanın 87. katında yaşayan timsahlar, bütün şehre aynı anda konan kelebekler, yavaş dans hareketleriyle karanlıkta salınan salyangozlar, hayatını zindan ettiği insanlar tarafından mağlup edilen köpekbalığı, herkesin neşe kaynağı olan bir kedi ve çok daha fazlasının hikâyesini anlatıyor.
“Bir salgının belirtisi miydi ya da sistemdeki bozukluğun bir işareti? İlahi bir mesaj mıydı? Kaosa dair bir ders miydi? Ne demekti bu? Ne demek?”
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen 30. İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilecek +1’li Gece Gezmesi, 13 Temmuz Perşembe akşamı Kadıköy sokaklarında müzikseverlerle buluşacak.
30. İstanbul Caz Festivali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda 7 - 19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin bu yıl +1’in desteğiyle, sekizinci kez düzenleyeceği +1’li Gece Gezmesi, 13 Temmuz Perşembe akşamı festival coşkusunu Kadıköy-Moda hattındaki mekânlara taşıyacak. “Festival içinde festival” vadeden +1’li Gece Gezmesi kapsamında tek bir biletle giriş yapılabilecek 4 mekânda 10 konser gerçekleştirilecek. Etkinliğe Moda Sahnesi, Dorock XL, The Wall ve Kadıköy Sineması ev sahipliği yapacak.
+1’li Gece Gezmesi’nde; solo projesiyle ne kadar başarılı bir şarkı sözü yazarı ve besteci olduğunu yalın fakat derinlikli diliyle kanıtlayan, Duman’ın bas gitaristi Ari Barokas; Türkçe alternatif popa şarkı yazarlığı penceresinden bakan Evdeki Saat; Miles Davis’in Bitches Brew ve Herbie Hancock’un Mwandishi döneminden aldığı ilhamla üretimlerine devam eden beşli Another Bitches Brew; caz, ambient, folk temelli alternatif dilini trompeti ve sesiyle ortaya koyan Barış Demirel “BD Deneyimi”; Akdenizli Arap müziğine progresif bir açıdan yaklaşan İsrailli beşli Sababa 5; Altın Palmiye Ödüllü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın ilk üç filmi Kasaba, Mayıs Sıkıntısı ve Uzak filmlerinden seçilen 11 sahne üzerine yaptığı doğaçlama besteleriyle tanınan Taşra Üçlemesi Caz Projesi; trompetinin elektro akustik melodilerine sıcak vokaliyle eşlik eden Dilan Balkay; 2022’de üretimine hız veren dream-pop grubu The Flabbies; ferah ve sıcak melodileriyle alternatif müziğimize pozitif hava katan Düşün ile saykodelik space-funk ve rock fusion türlerine attıkları oryantal bakışla dikkat çeken alternatif topluluk Yalnayak, Kadıköy’ün çeşitli sahnelerinde dinleyicilerle buluşacak.
+1’li Gece Gezmesi Programı
13 Temmuz 2023 Perşembe
Dorock XL
20.00 - Düşün
21.30 - Barış Demirel “BD Deneyimi”
23.15 - Evdeki Saat
Moda Sahnesi
20.30 - Dilan Balkay
22.00 - The Flabbies
23.45 - Ari Barokas
The Wall
22.00 - Yalnayak
00.00 - Sababa 5
Kadıköy Sineması
20.45 - Another Bitches Brew
22.45 - Taşra Üçlemesi Caz Projesi
Pera Film, Onur Haftası’nı 21 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek “Kim Daha İyi Bir Hikâye İstemez ki?” başlıklı programla kutluyor.
Pera Müzesi Film ve Video Programları’nın Başka Sinema Koordinatörü Cenan Tüzel ile birlikte Onur Haftası kapsamında hazırladığı “Kim Daha İyi Bir Hikâye İstemez ki?” başlıklı seçki kapsamında önemli festivallerde gösterilmiş filmler izleyicilerle buluşacak. İsmini, Amerikalı şair Richard Siken’ın Litany in Which Certain Things Are Crossed Out şiirindeki “Daha iyi bir hikâye istiyorsun. Kim istemez ki?” dizesinden alan program, kuir karakterlerin daha ideal bir dünyada var olma çabasıyla beraber kendi ideal dünyalarını kurma hikâyelerini sinemaseverlerle paylaşıyor.
Program kapsamında Peter Strickland’in yönetmenliğini üstlendiği Burgonya Dükü, Isabel Sandoval’ın yönettiği Ortak Bir Dil ve Tsai Ming-liang imzalı Günler izleyicilerle buluşacak. İki âşık olan Cynthia ve Evelyn’in efendi - köle rollerini oynayarak hayata geçirdikleri fantezi dünyalarını anlatan Burgonya Dükü, Cynthia zamanla keyif vermemeye başlayan bu güç oyununda alışıldık bir ilişki özlemine ihtiyaç duyarken aşığı Evelyn’in ise bu oyunlarını daha uç noktalara taşımasını ele alıyor. Kendisi de trans bir kadın olan Isabel Sandoval’ın yönettiği ve aynı zamanda oynadığı Ortak Bir Dil, Brooklyn Brighton Beach’te yaşlı bir Rus kadın olan Olga’nın bakıcısı olarak belgesiz çalışan ve yaşayan Filipinli trans kadın Olivia’ya odaklanıyor. 2019 yılında Venedik Festivali’ne seçilen film, Olga’nın torunu Alex ile tanışınca hayatı karmaşık bir hâle dönüşen Olivia’nın, sınır dışı edilme korkusunu, yeni ilişkisini ve ülkede kalmanın yollarını arayan dramatik hikâyesini anlatıyor. Yönetmen Tsai Ming-liang tarafından beyaz perdeye aktarılan Tayvan yapımı Günler filmi ise, kronik bir hastalığı için Hong-Kong’da tedavi arayan ve şehirde yalnız dolaşan bir adam olan Kang ile Bangkok’ta çalışan Laoslu göçmen Non’un iyileşme ve şefkat üzerine bir araya gelmesini ele alıyor.
19 Temmuz’a kadar Pera Müzesi Oditoryumu’nda izleyiciyle buluşacak olan “Kim Daha İyi Bir Hikâye İstemez ki?” film programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Gösterim Programı:
21 Haziran Çarşamba 19.00 / Burgonya Dükü (104')
5 Temmuz Çarşamba 19.00 / Ortak Bir Dil (89')
7 Temmuz Cuma 19.00 / Günler (127')
12 Temmuz Çarşamba 19.00 / Ortak Bir Dil (89')
14 Temmuz Cuma 19.00 / Burgonya Dükü (104')
19 Temmuz Çarşamba 19.00 / Günler (127')
John Berger’ın hayatın getirdiklerinin insan bilincinin katmanlarında hangi biçimlere girdiğinin, komik, dramatik ve trajik yönleriyle edebi bir portresini ortaya koyduğu romanı Corker’ın Özgürlüğü, Levent Göktem’in çevirisiyle Sia Kitap’tan çıktı.
William Corker, bir nevi James Joyce’un Leopold Bloom’unu andırıyor. Yıllar boyunca kız kardeşiyle kentin dışında yaşayan ve her mesai günü sahibi olduğu istihdam ofisini açmak için Londra’ya gelen William Corker, kurduğu romantik bağımsızlık hayallerini gerçekleştirmek için nihayet vaktinin geldiğini düşünen 63 yaşındaki bekâr bir münzevidir. Hayatının gidişatını değiştirmeye niyetlendiği gün, karşılaştığı herkesin yazgısının kesiştiği özel bir gün olacaktır.
“Bu sabah bile kimse beni önemsemiyor. Ama ben biliyorum. Önemliyim ben. Biliyorum. Bunu bilerek hareket etmek benim vazifem. Kendi önemimin muhafızıyım. Çocukluğumdan bu yana ben korudum onu. (...) Gökyüzü yırtıldığında William ismi benim oldu. Kendimi bu isimle bildim. William ismi küçük bir evmiş de beni bağrına basmış gibi o isimde yaşadım. Ne zaman bu isimle seslenilse veya kendi varlığımdan söz etmek için bu ismi ansam, cevap vermek için ön kapısına gittim.”
KüçükÇiftlik Park’ın kültür sanata ve tiyatro sanatının güçlenmesine destek vermek amacıyla, Mey|Diageo kurumsal desteği ve URU organizasyonuyla düzenlediği KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu 5 Temmuz’da başlıyor.
Temmuz ve ağustos ayları boyunca açık havada tiyatroseverleri konuk edecek KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun dördüncü sezonu Baba Sahne’nin 5 - 6 Temmuz’da iki gün üst üste sahneleyeceği Taxim oyunuyla açılış yapacak. KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu yaz boyunca BKM, DasDas, Davran Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu, Kumbaracı50, Levent Üzümcü Tiyatrosu, Tiyatro HemHâl ve Semaver Kumpanya’nın en sevilen oyunları izleyiciyle buluşturacak.
KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun 2023 sezonunda programında, Baba Sahne’nin Taxim, BKM’nin Neyzen Tevfik “Hiç”, DasDas’ın Deli Bayramı, Davran Tiyatrosu’nun Üçü Bir Arada, Dostlar Tiyatrosu’nun İmparator, Kumbaracı50’nin Tek Kullanımlık Hikâye, Levent Üzümcü Tiyatrosu’nun Ben Türkan Saylan, Tiyatro HemHâl’in N’Olcak Bu Yusuf Umut’un Hali ve Sevgili Arsız Ölüm-Dirmit, Semaver Kumpanya’nın Güzel Son oyunu gibi birçok iddialı yapım yer alıyor. Oyunların biletlerini biletinial.com’dan ya da KüçükÇiftlik Park gişesinden satın alabilirsiniz.
KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu 2023 Programı:
5 Temmuz Çarşamba / Taxim - Baba Sahne
6 Temmuz Perşembe / Taxim - Baba Sahne
12 Temmuz Çarşamba / Ben Türkan Saylan - Levent Üzümcü Tiyatrosu
13 Temmuz Perşembe / Güzel Son - Semaver Kumpanya
19 Temmuz Çarşamba / Neyzen Tevfik “Hiç” - BKM
20 Temmuz Perşembe / Sevgili Arsız Ölüm-Dirmit - Tiyatro HemHâl
2 Ağustos Çarşamba / Deli Bayramı - DasDas
3 Ağustos Perşembe / Tek Kullanımlık Hikâye - Kumbaracı50
4 Ağustos Cuma / Üçü Bir Arada - Davran Tiyatrosu
16 Ağustos Çarşamba / N’Olcak Bu Yusuf Umut’un Hali - Tiyatro HemHâl
17 Ağustos Perşembe / İmparator - Dostlar Tiyatrosu