GÜNDEM
  • 14-03-2024

    Can Akgümüş küratörlüğünde 18 sanatçının üretimlerini bir araya getiren “POV” başlıklı grup sergisi 16 Mart-27 Nisan tarihleri arasında KAIROS’ta sanatseverlerle buluşacak.

    “POV” başlıklı sergide; Alp İşmen, Alptekin Soy, Anıl Saldıran, Cansu Yıldıran, Emre Keskin, Furkan Öztekin, İlhan Sayın, Kemal Özen, Metehan Törer, Murat Balcı, Murat Morova, Merve Tuna, Okyanus Çağrı Çamcı, Onur Hastürk, Seval Şener, Şafak Şule Kemancı, Studio Pinprick ve Yaz Taşçı’nın eserleri yer alıyor. Perspektifin geleneksel sınırlarını kuir bakış açısıyla yeniden ele alan sergi, izleyicinin ve yapıtla karşılaşma eyleminin özgürleşeceği bir zemin hazırlıyor. Sergi, yeni dünyanın boyutlarını ve konumlarını bir çeşitlilik içinde izleyiciye sunuyor.

    “Sanat eserlerinde derinlik ve uzaklık hissi oluşturmak amacıyla kullanılan perspektif, resim sanatının evriminde önemli bir kilometre taşıdır. Bu teknik, nesnelerin uzaktan nasıl göründüğünü, boyutlarını ve konumlarını doğru bir şekilde ifade etmeyi amaçlar. Resimde perspektif ile elde edilen mekân yanılsaması sorunu, tam da bu sorunu çözen insan zihninin dünya ile karşılaşmasında (biz dünyaya bakarız, dünya da bize bakar) ortaya çıkan problemin aslında mikro modelidir. Böylesi bir sorunla karşı karşıya kalan birey, çözüm üretme niyetiyle kendini var ettiği mekânın odağına yerleştirir. POV, perspektifin geleneksel sınırlarını kuir bakış açısıyla yeniden ele alarak izleyicinin ve yapıtla karşılaşma eyleminin özgürleşeceği bir zemin hazırlıyor. Bu özel sergi, yeni dünyanın boyutlarını ve konumlarını bir çeşitlilik içinde yansıtıyor.”

    Künye:
    1. Anıl Saldıran, untitled, 50x50cm, 2023-2024, egg tempera on panel
    2. Studio Pinprick, Wonderland XL No.08, 2021, 101 x 71 cm, Tuval üzeri punch igne dokuma
    ​3. Merve Tuna, Impenetrable No2, 2023, 19,5x27x9,8 cm, Brass, 5+2 AP

    0
    0
    1478
  • 14-03-2024

    Annie Ernaux’nun zaman, bellek ve yazıyla kurduğu ilişkinin aydınlatıcı bir özetini sunan, tutkulu bir aşk öyküsü anlattığı Genç Adam, Siren İdemen’in çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Annie Ernaux, bu romanında 1990’ların sonunda, ellili yaşlarındayken kendisinden otuz yaş kadar küçük bir üniversite öğrencisiyle, gelecek beklentisi olmaksızın, kısa sürede gelişen tutkulu aşk ilişkisini anlatıyor. Bu ilişki onu gençlik anılarına geri götürüp kendisini yaşlanmamış, zamanın dışında ve hayatını geriye doğru yaşıyormuş gibi hissettirirken aynı zamanda kararlılıkla geride bıraktığı sınıfsal geçmişinin de bir aynasına dönüşüyor.

    “Yaşadıklarımı yazmazsam yaşananlar tamamlanmamış olur, yaşandığıyla kalır.”

    0
    0
    1187
  • 14-03-2024

    Andrew Scott ve Paul Mescal’ın başrollerini paylaştığı, Andrew Haigh’ın son filmi All Of Us Strangers, 20 Mart’tan itibaren Disney+’ta yayımlanacak.

    6’sı BAFTA olmak üzere önemli ödüllerden toplamda 101 adaylığa sahip olan ve 25 ödül kazanan All Of Us Strangers, Londra’da neredeyse tamamı boş olan bir gökdelende dairesi olan Adam ile Harry’nin karşı karşıya gelmesi sonrası yaşananları anlatıyor. İkilinin arasındaki ilişki gelişirken, bu birlikteliğe Adam’ın geçmişte yaşadığı ve etkisi her geçen gün güçlenen aile yasının içine çekilmesi sarsıcı bir yön veriyor. Taichi Yamada’nın Strangers romanından uyarlanan film, yas duygusuyla başa çıkma ve metropolün kalabalığı içindeki yalnızlığa odaklanıyor. Yapımcılığını Searchlight Pictures üstlendiği filmde Andrew Scott ve Paul Mescal’a Claire Foy ve Jamie Bell eşlik ediyor.

    All Of Us Strangers filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=O97iSjvqBlY

    0
    0
    1308
  • 14-03-2024

    Osman Hamdi Bey’in ikinci Kaplumbağa Terbiyecisi eseri Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin “Türk Resmini İzlemek” başlıklı kalıcı sergisine dahil oldu.

    Osman Hamdi Bey’in aynı konuda birbirine yakın iki versiyon hâlinde çalıştığı tablolardan biri olan 1907 tarihli eserde, bir önceki yıl yapılmış olan diğer tablodaki beş kaplumbağadan farklı olarak altı kaplumbağa bulunuyor. Kaplumbağa Terbiyecisi olarak tanınan, sanatçınınsa Kaplumbağalı Adam olarak adlandırdığı 1907 tarihli aynı temadaki bu ikinci eseri, Pera Müzesi’nde sergilenen ilk versiyonuna (1906) komşu oldu.  Eserde, Çelebi Sultan Mehmed’in (saltanat 1413-1421) yaptırdığı Bursa Yeşil Cami’nin bir odası olduğu anlaşılan mekândaki “Kalplerin şifası, sevgiliyle (Hz. Muhammed) kavuşmaktır” anlamındaki “Şifa’al-kulûb lika’al Mahbub” hattı görülüyor, hemen yanındaysa diğer tablodan farklı olarak “Muhammed” yazılı levha asılı olup, niş içinde duran beyaz üzerine yeşil akıtmalı Çanakkale testi yine yalnızca bu tabloya özgü.

    İş Sanat Genel Müdürü Zuhal Üreten, Cumhuriyet’in 100. yılına armağan olarak 29 Ekim’de kapılarını ziyarete açan müzenin kısa zamanda gördüğü ilgiden büyük bir memnuniyet duyduklarını, İstanbul Eminönü’ndeki Türkiye İş Bankası Müzesi, Ankara Ulus’taki İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nden elde edilen 20 yıla yaklaşan kıymetli bir deneyimle İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde de önceliklerinin öğrencilere yönelik atölyeler olduğunu dile getirdi. Müze’nin açılışını izleyen birkaç ay içerisinde kalıcı sergiye önce Mihri Hanım imzalı Otoportre’yi, hemen ardından Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi eserini dâhil etmenin heyecan verici olduğunu ifade eden Üreten, özel bir koleksiyondan Artam Antik AŞ iş birliğiyle satın alınan eserin kamusal bir alanda sergilenmesinin sanat tarihimiz açısından önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekti.

    ​Beyoğlu’nda yer alan Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’ni hafta içi pazartesi hariç 10.00-19.00, hafta sonu ise 12.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    4524
  • 14-03-2024

    Feminist yazar ve akademisyen Sara Ahmed’in adil olmayan bir dünyada mücadele edenlere ayakta kalabilmek ve hayatı dönüştürmek konusunda rehberlik eden çalışması Oyunbozan Feministin El Kitabı, Beyza Sumer Aydaş’ın çevirisiyle Minotor Kitap’tan çıktı.

    Bu kitap kimler için diye sorarsınız şu sorulara cevap vermeniz yeterli: Cinsiyetçi, hakaretamiz şakalara gülmeyi ret mi ediyorsunuz? Köşenizde sessiz bir kabullenişle oturmak yerine ses mi yükseltiyorsunuz? Otoriteye tepki gösterdiğinizde, karşılık verdiğinizde, cinsiyetçilik, ırkçılık gibi kelimeler kullandığınızda ortam geriliyor mu? Bu sorulara cevabınız evetse, siz de bir oyunbozan feminist olabilirsiniz. Ve bu kitap sizin için yazıldı. 

    “Oyunu bozmak bir dünya yaratma projesidir. Neyi gösterdiğimiz (kültür eleştirmeni olarak oyunbozan feminist), nasıl bildiğimiz (filozof olarak oyunbozan feminist), ne yarattığımız (şair olarak oyunbozan feminist), neyi yıktığımızdır (aktivist olarak oyunbozan feminist).” 

    0
    0
    1722
  • 13-03-2024

    Sinem Yıldırım ve Burcu Sülek’in küratörlüğünü üstlendiği “As Gaudy As A Butterfly / Rengarenk” başlıklı sergi, 6 Nisan’a kadar Goba Art & Design’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Co+Lab Kolektifi’nin ikinci sergisi “As Gaudy As A Butterfly / Rengarenk” Valensiya’dan sonra İstanbul’da izleyici karşısına çıkıyor. Farklı ülkelerden ve coğrafyalardan 19 sanatçının giyilebilir sanat işlerini bir araya getiren sergi, sanatçıların renkler üzerinden ifade biçimlerine ve sanatçıların renk ile sembolize ettikleri kavramlara odaklanıyor.

    Kolektifin ilk sergisi “Declaration Of Sentiments / Duygular Bildirisi”, İstanbul, Atina, Gent ve Stokholm’de izleyicilerle buluştu. Co+Lab; toplumsal cinsiyet tartışmalarını, kadın olma hâllerini ve kadının toplumsal rollerini odağına aldığı bu sergide, 20 kadın sanatçıyı bir araya getirdi. İlk sergi gibi bu sergide de takı salt bir süs nesnesi olarak değil, kavramsal bir sanat nesnesi olarak ele alınıyor ve renkler üzerinden ifade biçimlerine ve sanatçıların renklerle sembolize ettikleri kavramlara odaklanarak rengarenk, düşünsel ve düşsel bir seçki sunuluyor.

    ​Sergide; Anna Talbot (GB/NO), Burcu Sulek (TUR), Christoph Straube (DE), Daniel Kanarik (IL), Diederick Van Hovell (BE), Felieke Van Der Leest (NL), Karin Roy Andersson (SE), Karin Seufert (DE/NL), Katia Rabey (RU/IL), Lucie Houdkova (CZ), Melanie Isverding (DE), Patricia Domingues (PT/BE), Ryungjae Jung (KR), Selen Ozus (TUR), Seulki Lee (KR), Snem Yildirim (TR), Tore Svensson (NL), Urmas Lüüs (EE) ve Yong Joo Kim (KR/US) yer alıyor.

    0
    0
    1249
  • 13-03-2024

    Yıllar önce geleneksel tam zamanlı çalışma hayatına son vererek kendinin patronu olan gazeteci ve editör Rebecca Seal’in tek başına çalışmanın getirdikleriyle başa çıkmanın yeni ve dayanıklı bir yolunu yaratmayı hedeflediği kitabı Tek Başına, Gökçe Çalışkan’ın çevirisiyle Düşbaz Kitap’tan çıktı.

    Alt başlığı “Kendi işinin patronu olma (ve kafayı yememe rehberi)” olan kitap buradan da anlaşılacağı üzere kendi işinin patronu olan, evden/uzaktan ya da hibrit çalışanların, tek başına çalışmanın gerektirdikleriyle mücadelesine katkı sağlamayı, keyifle çalışıp iyi yaşamalarına ve iyi bir yaşam sürmelerine yardımcı olmayı hedefleyen önerilerde bulunuyor. Kitapta bu öneriler bu sistemde çalışan tanınmış isimlerden örnekler ve alıntılarla destekleniyor. Seal, kitabında hem psikolojik hem de fizyolojik öneriler sunuyor.

    “Koronavirüs pandemisinin kökten değiştirdiği dünyamızda iş arayanların ilanlarda belki de maaştan bile daha çok odaklandığı bir madde var artık: uzaktan çalışma. Patronların hoşuna gitsin ya da gitmesin, haftanın beş (çoğu işyerinde altı!) günü ofise gitmek istememek çalışma hayatının yeni normallerinden biri. Siz de tercihini bu yönde kullanan hatta kendi kendinin CEO’su olup ofis ortamına elveda diyenlerdenseniz tam kitabına geldiniz.

    Ancak baştan söyleyelim; bu kitapta “Nasıl sıfırdan iş kurarım?”, “Nasıl oturduğum yerden döviz kazanırım?” ya da “Hobimi nasıl işe dönüştürürüm?” gibi soruların yanıtı yok.” (Tanıtım bülteninden)

    0
    0
    2636
  • 13-03-2024

    “Metalist: Vahdet” sergisi, 31 Mart tarihine kadar İBB Miras tarafından koruma altına alınan Gülhane Sarnıcı ve Haliç’i bir sanat havzasına dönüştüren Fener Evleri 1’de sanatseverlerle buluşuyor.

    “Metalist: Vahdet” başlıklı sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi heykel bölümünün metal atölyesinden mezun ve hâlen eğitim görmekte olan eski-yeni, usta-çırak öğrencilerin beraberce oluşturduğu Metalist Grubu’nun heykellerini izleyiciye sunuyor. Sergide; Bahar Posta, Berke Uysal, Büşra Kölmük, Elçin Yaren Çakırlar, Emirhan Özkök, Mert Çıkılmazkaya, Muzaffer Tuncer, Nihat Sarıibrahimoğlu, Okan Ünal, Özge Yelkenci ve Rasim Metehan Acehan’ın eserleri yer alıyor.

    Metalist, aldıkları eğitimi birbirleri ile paylaşmak ve bu eğitimi, tecrübelerini ve kabiliyetlerini yeni nesillere aktarmak amacının yanı sıra, sanatın birleştirici özelliğiyle; özgünlüğün ve birlikteliğin mümkün oluşunu gözler önüne seriyor. Serginin temelini oluşturan, “vahdet” kavramı; birliği, bütünlüğü ve tüm varlıkların birbirine bağlı olduğunu ifade ediyor. Sergi, insanın kendisini doğadaki en üst varlık olarak görüp istediğini yapma cesaretini sorgularken neden “bir” olmamız gerektiği sorusunu soruyor.

    ​“Metalist: Vahdet” sergisini 31 Mart’a kadar Gülhane Parkı içinde yer alan Gülhane Sarnıcı ve Fener Evleri 1’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2976
  • 13-03-2024

    Veri analisti Alejandro Cencerrado’nun hayaller ve hayal kırıklıkları, sıkıntı ve heyecan, aşk ve üzüntü, mutluluk ve acının el ele olduğunu kendi teknikleriyle okura aktardığı Mutsuzluğun Savunması, Burcu Genç’in çevirisiyle Beyaz Baykuş Yayınları’ndan çıktı.

    Mutsuzluğun Savunması, psikoloji, sosyoloji, antropoloji gibi çok yönlü disiplinlerin iç içe geçtiği, bilimsel analizlerle insanlığın en derin özlemine yeni bir bakış açısı kazandırmayı amaçlıyor. Bunu da bir mutluluk reçetesi sunmak için değil, aksine ele avuca gelmeyen bu duygunun aslında nerelerde gizlendiğini göstererek yapıyor.

    ​Çalışmalarını istatistik ve veri analizine dayandıran Cencerrado, mutsuzluğumuzun sebebini ise doğal seleksiyon sebebiyle konformist olamayan atalarımızdan aldığımız gene bağlıyor. Memnuniyetsiz olmak için programlandığımızı ve bir şeyin keyfine varabilmemiz için ondan arada sırada yoksun olmamız gerektiğini savunan yazar, büyümekte olan akıl sağlığı bozuklukları, stres ve yalnızlık pandemisi, yeme bozuklukları veya boşanma dalgasına dikkat çekiyor.

    0
    0
    1308
  • 12-03-2024

    Frankofon Film Festivali, uzun zamandır beklenen ve Fransızca sinemanın en iyi örneklerini bir araya getiren seçkisi ile 21 Mart-30 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

    Festivalin 2024 seçkisi Frankofon sinemanın başyapıtlarının yanı sıra etkileyici belgeseller ve yenilikçi bağımsız filmlerden oluşuyor. Festival, Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirlerde, yeni ve çoğu gösterime girmemiş filmleri izleyicilerle bir araya getirecek. Festivale bu yıl; İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Ayvalık, Diyarbakır, Gaziantep, Çanakkale, Lüleburgaz, Eskişehir ve Mersin ev sahipliği yapacak. Festival İstanbul’da (Institut français) 21-30 Mart tarihleri arasında, Ankara’da (Büyülü Fener, Kızılay) 21-29 Mart tarihleri arasında ve İzmir’de (Institut français) 21-29 Mart tarihleri arasında izleyicilerle buluşacak. Bu yılki festivalin afiş tasarımı ise Selin Nimet Aydın’a ait.

    İsviçre, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve Polonya Büyükelçilikleri ile ortaklaşa düzenlenen Frankofon Film Festivali, Uluslararası Frankofoni Örgütü’ne üye veya gözlemci olan Fransızca konuşulan ülkelerin kültürlerini ve Fransızcayı tanıtmayı taahhüt ederken, yaratıcılığın, sanatsal ifadenin ve kültürlerarası diyaloğun bir kutlaması olarak gerçekleştiriliyor. Bu ortaklıklar, sanatın ve kültürel çeşitliliğin desteklenmesinde uluslararası iş birliğinin önemini vurguluyor.

    Institut français Türkiye’nin Görsel-İşitsel Ataşesi ve etkinlik sorumlusu Florent Signifredi şunları söyledi: “Bu yılki programda Ashkal (Cinemed’de Antigone d’or & Fespaco’da Etalon d’or), Les filles d’Olfa (Oscar’a aday gösterildi), Chien de la casse (Fransa’da birçok ödül kazandı) ve Pacifiction (Césars’ta iki ödül kazandı) gibi birçoğu daha önce Türkiye’de hiç gösterilmemiş ödüllü filmler yer alıyor. Programın ötesinde, festival her şeyden önce Fransızca konuşulan dünyayı paylaşmak için keyifli bir fırsat.”

    Frankofon Film Festivali 2024 Seçkisi:
    Ashkal, l'enquête de Tunis, 2023, Youssef Chebbi
    Divertimento, 2023, Marie-Castille Mention-Schaar
    Chien de la casse, 2023, Jean-Baptiste Durand
    Falcon Lake, 2022, Charlotte Le Bon
    Les filles d'Olfa, 2023, Kaouther Ben Hania
    İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali seçkisi
    Laisser-moi, 2023, Maxime Rappaz
    La Fiancée du Poète, 2023, Yolande Moreau
    Jules au pays d'Asha, 2023, Sophie Farkas Bolla
    Respire, 2023, Onur Karaman
    Le petit Nicolas - Qu’est-ce qu’on attend pour être heureux?, 2022, Amandine Fredon ve Benjamin Massoubre
    Doppelgänger. Sobowtór, 2023, Jan Holoubek
    Pacifiction, tourments sur les îles, 2023, Albert Serra

    ​Festival programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Filmlerin biletlerini gösterim mekânlarından satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1605
DAHA FAZLA
Geldanlage