GÜNDEM
  • 04-07-2024

    Pink Martini 30. Yıl Turnesi kapsamında Pasion Turca organizasyonu ile 21 Temmuz’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda müzikseverlerle buluşacak.

    Sympathique, Hang on Little Tomato, Hey Eugene!, Splendor in the Grass, Joy to the World, 1969, A Retrospective, Get Happy, Dream A Little Dream ve Je Dis Oui albümleriyle altın ve platin plak kazanan Pink Martini, samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar pek çok türde şarkılar seslendiriyor. 20’nin üzerinde farklı dilde şarkılar söyleyen topluluk, albümlerinde “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına da yer verdi. Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirerek modern bir formda sunan müzik arkeologları” olarak tarif eden topluluğun şarkıları, La Casa De Papel’den Desperate Housewives’a kadar birçok dizi ve filmde yer aldı.

    ​21 Temmuz saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek Pink Martini konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1354
  • 04-07-2024

    İstanbul Modern’in yaz tatili için 7-10 yaş aralığındaki çocuklara özel hazırladığı atölye çalışmaları 9 Temmuz-23 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    İstanbul Modern Yaz Sanat Okulu, sabah ve öğle atölyelerinden oluşuyor. Sabah atölyeleri “Olafur Eliasson: Senin beklenmedik karşılaşman”, öğle atölyeleri ise “Yüzen Adalar” koleksiyon sergisine odaklanıyor. Sergilerde yer alan yapıtların incelenmesi ile başlayan atölye çalışmalarında çocuklar, sanat tarihinden örnekleri keşfediyor ve sanat çalışmaları üretiyor. Yaz Sanat Okulu eğitim programında yer alan her bir atölye, sanatın farklı kavramlarına ve üretim biçimlerine odaklanıyor. Atölyeler, pazartesi hariç hafta içi her gün yaz boyunca gerçekleştiriliyor. 

    Yaz Sanat Okulu hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Sabah Atölyeleri 

    Gölge Resimler
    9, 16, 23 ve 30 Temmuz / 6, 13 ve 20 Ağustos 
    Salı günleri, 10.30-12.30

    Manzaranın Dönüşümü 
    10, 17, 24 ve 31 Temmuz / 7, 14 ve 21 Ağustos 
    Çarşamba günleri, 10.30-12.30

    Mikro Formlarla Sanat
    11, 18 ve 25 Temmuz / 1, 8, 15 ve 22 Ağustos 
    Perşembe günleri, 10.30-12.30

    Monokrom Resimler 
    12, 19 ve 26 Temmuz / 2, 9, 16 ve 23 Ağustos 
    Cuma günleri, 10.30-12.30

    Öğle Atölyeleri 

    İmgelerle Otoportreler 
    9, 16, 23 ve 30 Temmuz / 6, 13 ve 20 Ağustos 
    Salı günleri, 13.30-15.30

    Kentin Kolajları 
    10, 17, 24 ve 31 Temmuz / 7, 14 ve 21 Ağustos 
    Çarşamba günleri, 13.30-15.30

    Modern Figüratif Resim
    11, 18 ve 25 Temmuz / 1, 8, 15 ve 22 Ağustos 
    Perşembe günleri, 13.30-15.30

    Hazır Nesne ile Heykel 
    12, 19 ve 26 Temmuz / 2, 9, 16 ve 23 Ağustos 
    ​Cuma günleri, 13.30-15.30

    0
    0
    1380
  • 04-07-2024

    Yazar Pelagia Goulimari’nin Antik Yunan’dan günümüze edebiyat eleştirisi ve teorisine dair kapsamlı bir araştırma sunan Edebiyat Eleştirisi ve Teori, Ayhan Koçkaya’nın çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY)’ndan çıktı.

    Edebiyat Eleştirisi ve Teori, Platon’dan Derrida’ya, Aristoteles’ten Virginia Woolf’a, Rönesans hümanistlerinden çağdaş postyapısalcılara kadar birçok önemli düşünür ve eleştirmeni “mimesis”, “ilham”, “benlik”, “toplum”, “kültür” ve “etik” gibi oldukça geniş bir kavram ağı içinde ele alıyor. Epik, trajedi, komedi, roman, şiir gibi edebî türleri, romantizm, realizm, modernizm, postmodernizm gibi edebî hareketleri entelektüel ve estetik bir bağlam içinde ve eleştirel bir bakış açısıyla konumlandıran Goulimari’nin eseri, 2500 yılı aşkın edebiyat eleştirisi tarihine dair oldukça bilgilendirici ve anlaşılır bir çalışma.

    “Elbette edebiyat teorisi ve eleştirisi, üzerine kafa yorduğu edebiyat kadar eskidir. Düşünce tarihinde çok disiplinli, uluslararası ve son derece önemli bir alan olan edebiyat teorisi ve eleştirisi, dünyaya ve kültürle toplumun geniş sahasına kendini açar. Çağdaş eleştiri kanonunun dışına çıkmak, eleştirinin tarihsel derinliği ve coğrafi genişliğini keşfetmek mevcut ortodoksilere karşı edebiyat zevkimizi ve eleştirel dilimizi ihya edecek kayda değer bir çabadır.”

    0
    0
    1690
  • 03-07-2024

    Yorgos Lanthimos’un yeni filmi Merhamet Hikâyeleri (Kinds of Kindness), 5 Temmuz Cuma günü vizyona girecek.

    11 dalda Oscar adayı olan ve Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanan Zavallılar’ın (Poor Things) yönetmeni Yorgos Lanthimos’un yeni filmi Merhamet Hikâyeleri, dünya prömiyerini mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde yaptı. Searchlight Pictures imzalı filmin oyuncu kadrosunda Emma Stone, Jesse Plemons, Willem Dafoe, Margaret Qualley, Hong Chau, Joe Alwyn, Mamoudou Athie ve Hunter Schafer yer alıyor. Yorgos Lanthimos’un senaryosunu Efthimis Filippou ile birlikte yazdığı Merhamet Hikâyeleri, farklı öyküler anlatan “üç parçalı bir masal” olarak izleyici karşısına çıkıyor. Filmde denizde kaybolan eşinin geri döndüğünü ancak farklı biri gibi göründüğünü fark eden bir polis memuru ve kaderinde olağanüstü bir ruhani lider olmak olan ve özel yeteneklere sahip birini bulmaya çalışan kararlı bir kadının hikâyesi anlatılıyor.

    ​5 Temmuz Cuma günü vizyona girecek Merhamet Hikâyeleri filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=At8wfUcjVLg

    0
    0
    1661
  • 03-07-2024

    Cemil Batur Gökçeer, “İnce Hava” (Thin Air) başlıklı sergisiyle, Güney Fransa’nın Arles kentinde 55. kez gerçekleştirilen Les Rencontres d'Arles’da sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçıyı festivalde Ka Görsel Kültür ve Sanatsal Düşünce İçin Mekân temsil ediyor.

    Tüm dünyadan sanatçıların, kültür sanat profesyonellerinin ve fotoğraf meraklılarının buluştuğu önemli festivallerden biri olan Rencontres d’Arles, bu sene 1 Temmuz-30 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Cemil Batur Gökçeer’in “İnce Hava” sergisinin yer aldığı, Louis Roederer Vakfı ve Polka tarafından desteklenen ve dördüncü edisyonu gerçekleştirilen Discovery Award 2024 bölümü bu yıl Audrey Illouz’un küratörlüğünde, “Sur le qui-vive” (kesintisiz bir huzursuzluk hissiyle) başlığı altında düzenleniyor.

    Cemil Batur Gökçeer “İnce Hava” projesini, doğal afetler sırasında ya da kendisinin ve sevdiklerinin hastalık, kayıp gibi çalkantılı süreçlerinde çektiği fotoğraflardan oluşturuyor. Sergideki fotoğraflar iki farklı bölümde izleyici karşısına çıkıyor. 2018 yılında bir inşaat alanını ziyaretleriyle başladığı, ardından yangın, sel ve deprem felaketlerine uzanan ilk bölüm “Ayrılış” (2018-2022) Gökçeer’in Ankara ve İstanbul’daki günlük yaşamı ile devam ediyor. İçinden geçenin kalbinin temiz olduğuna inanılan bir delik, sönmüş bir yanardağ eteği gibi yerlere yolculuklarını da içine alan bu süreçte çektiği fotoğraflar uzak ile yakın, olağanüstü ile sıradan arasında vicdanı önceleyen bağlar kuruyor. Gökçeer kendi ve sevdiklerinin deneyimlerinin belirleyici olduğu ikinci bölüm “Arap” (2022) ve “Kalp Taşı”nda (2023) rastlantıya dayalı deneysel yöntemlerin dili belirlemesine izin veriyor. Fotoğraflar, her film rulosunun iki kere yeniden çekilmesi sonucu önceden kestirilemez üç pozdan oluşuyor. Bu süreci öze dair meseleleri konuşmayı mümkün kılan kahve falı ritüellerine benzeten sanatçı fotoğraflarında, kayıp, keder, yas gibi anlamı sarsan süreçlerin taşıdıklarına yer açmaya çalışıyor.

    ​Bu sene keşif bölümünde yer alan diğer sanatçılar, sergi başlıkları ve temsil eden kurumlar şu şekilde: François Bellabas, An Electronic Legacy (Centre Photographique d'Île-de-France, Fransa), Coline Jourdan, Soulever la poussière [Raising the Dust] (Le Lieu De La Photographie, Fransa), Tshepiso Mazibuko, Ho tshepa ntshepedi ya bontshepe [To believe in something that will never happen] (Umhlabathi Collective, Güney Afrika), Matan Mittwoch, The Sun is Broken (Par Galerie Dvir, İsrail), Marilou Poncin, Liquid Love is Full of Ghosts (Galerie Laurent Godin, Fransa), Nanténé Traoré, L’Inquiétude [Disquiet] (Galerie Sultana, Fransa).

    Künye:
    1. Ayrılış #19, 2018-2022
    2. Ayrılış #63, 2018-2022
    3. Kalp Taşı #06, 2023
    4. Kalp Taşı #07, 2023

    0
    0
    2011
  • 03-07-2024

    Everest Yayınları tarafından 2006 yılından bu yana düzenlenen Everest İlk Roman Yarışması’na başvurular başladı.

    Everest İlk Roman Yarışması’na yaş sınırı olmaksızın daha önce “romanı” yayımlanmamış yazarlar ve yazar adayları ilk romanlarıyla katılabiliyor. Bu yılın seçici kurulunda Bahriye Çeri, Çimen Günay Erkol, Devrim Koçak, Kemal Varol, Sibel Oral yer alıyor.

    Başvuru yapacaklar roman dosyalarını 16 Ağustos 2024 Cuma gününe kadar ilkroman@everestyayinlari.com adresine e-mail olarak göndermeliler. Katılımcıların dosyaya özgeçmiş, posta adresi ve telefon numarası bilgisini de eklemesi gerekmekte. Yarışmacılar, yarışmaya tek bir eserle katılabilirler.

    Yarışmayı kazanan eser 29 Kasım 2024 Cuma günü duyurulacak ve yarışmayı kazanan yazarın eseri editoryal süreçlerin tamamlanmasının ardından Everest Yayınları tarafından yayımlanacak.

    0
    0
    1565
  • 03-07-2024

    İzlandalı rock grubu KALEO, Epifoni organizasyonuyla, %100 Müzik katkılarıyla 24 Temmuz Çarşamba akşamı Küçükçiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak. Konserden önce sahneye Belçikalı indie rock grubu Balthazar’ın gitar vokali Jinte Deprez’ın solo projesi J.Bernardt ve güçlü sesi ile dikkat çeken Sena Şener çıkacak. 

    2016 tarihli satış rekorları kıran, ilk albümleri A/B’nin yayımlanışından bu yana Türkiye’de de büyük bir dinleyici kitlesine ulaşan KALEO, iki yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da sahne alacak. İsmini Hawai dilinde “ses” anlamına gelen KALEO’dan alan grup, Grammy adayı olan No GoodAll the Pretty GirlsGrey's AnatomyRiverdale gibi pek çok popüler dizide kullanılan “Way Down We Go” gibi şarkılarıyla kısa sürede bir milyarın üzerinde dinlenmeye ulaştı. Solistliğini; güçlü vokaliyle dikkat çeken JJ Julius’un üstlediği KALEO, dünya çapında bir fenomen hâline geldi.

    Belçikalı indie rock grubu Balthazar’ın gitar vokali Jinte Deprez’ın solo projesi J.Bernardt İstanbullularla buluşacak. KALEO’dan önce sahne alacak olan J. Bernardt, ilk albümü Running Days ile kısa sürede büyük bir hayran kitlesine ulaştı. Şarkıcı, söz yazarı, enstrümantalist, aranjör, prodüktör, mühendis ve programcı olan J. Bernardt, yeni albümü Contigo ile şok, üzüntü, öfke, inkâr, incinme, kabullenme gibi ayrılığın tüm evrelerini ele alıyor.

    ​24 Temmuz Çarşamba akşamı Küçükçiftlik Park’ta gerçekleşecek etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1359
  • 03-07-2024

    Türkiye’nin önde gelen karikatüristlerinden Latif Demirci’nin “Yazan-Çizen LATİF DEMİRCİ” başlıklı sergisi 31 Temmuz’a dek Kibele Sanat Galerisi’nde, ağustos ayından itibaren ise İş Sanat Ankara Sanat Galerisi’nde izleyici karşısına çıkıyor.

    Küratörlüğünü Latif Demirci’nin kızı Yasemin Demirci ile yakın dostu, gazeteci İhsan Yılmaz’ın üstlendiği serginin tasarımını Emre Senan üstlendi. Demirci’nin eserlerini, yarattığı çizgi karakterlerin maceraları, yayımladığı kitaplar, farklı çalışmalarıyla, kronolojik ve tematik bir düzen içinde sanatseverlerle buluşturan retrospektif sergi, sanatçının 1974’te başlayan Gırgır döneminden 2022’de yayımlanmış son karikatürüne kadarki zaman dilimini kapsıyor.

    Gırgır’dan itibaren çizdiği bütün karikatürlerin orijinallerini, yayımlanmış hâllerini, kitaplaştırdığı albümleri, hiç görülmemiş suluboya çalışmalarını ve çizim defterlerini saklayan Demirci’nin eserleri arasında yürütülen kapsamlı bir arşiv çalışmasının sonucu ortaya çıkan sergide; Canavar Koyun Orhan, Muhlis Bey, Arap Kadri, Yavlum Mithat ve Mirsat, Press Bey gibi unutulmaz kahramanların yer aldığı karikatürlerin yanı sıra Nokta ve Yeni Gündem gibi haftalık dergilere çizdiği karikatürler ile Hürriyet’te uzun yıllar devam eden günlük birinci sayfa karikatürlerinden örnekler izleyici karşısına çıkıyor.

    Yasemin Demirci şunları söylüyor: “Babam her hikâyenin içindeki yalın mizahı ortaya çıkarır, ince detayların üzerinde dururdu. Özel eşyalarını ve çizimlerini toparlamaya başlayıncaya dek arşivinin ne denli büyük olduğunu fark etmemiştim. Daha önce hiç ortaya çıkmayan çizimleriyle birlikte bu arşivin görülmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.”

    Sergi ile Demirci’nin çalışmalarını hatırlatmayı hem de yeni kuşaklara onu tanıtmayı amaçladıklarını belirten İhsan Yılmaz ise şunları söylüyor: “Latif’in karikatürleri eşliğinde Türkiye’nin son 30-40 yılının çok renkli, mizahi tarihi yazılabilir.”

    Demirci’nin sanat hayatını, kronolojik olarak yansıtan ve Çiçeği Burnunda, Mikrop Macerası ve Canavar Koyun Orhan, Muhlis ve Arap Kadri Doğuyor, Mithat Bağımsızlığını Elde Ediyor, Çeviren Latif Demirci ve Press Bey ve En Uzun Gazete Macerası başlıklı bölümlere ayıran sergide ayrıca Latife Tekin’in Berci Kristin Çöp Masalları romanı için çizdiği özel eserler ile insan ve hayvanın gündelik hayattaki karmaşık ilişkisini hiciv, eğlence ve usta işi çizgilerle anlattığı National Geoglathif albümünden çizimler de bulunuyor.

    ​Serginin Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılacak kitabını ise İhsan Yılmaz hazırladı. Yılmaz’ın metinlerine, Latife Tekin, Yasemin Demirci, Turgut Çeviker, Hasan Bülent Kahraman, Selçuk Demirel, İrfan Sayar, Atilla Atalay, Tan Oral, Bahadır Baruter, Metin Üstündağ, Mehmet Çağçağ, Behiç Pek, Ergün Gündüz, Evrim Altuğ, Erdil Yaşaroğlu ve Zafer Temuçin gibi isimlerin kaleme aldığı anılar ve yazılar eşlik ediyor. Kitapta ayrıca sanatçının karikatürleri ve aile albümünden fotoğraflar da bulunuyor.

    0
    0
    4531
  • 03-07-2024

    Tarihçi ve yazar Ben Wilson’ın şehirlerin tarihinin aynı zamanda uygarlığımızın tarihi olduğunu göstermek için okuru dünyanın en büyük şehirleri aracılığıyla yedi bin yıllık bir dünya turuna çıkardığı Metropol: En Büyük İnsan İcadının Tarihi, Mahmut Tekçe ve Verda Bingöl’ün çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Wilson, Metropol ile yaşadığımız şehirlerin hem en büyük zaferlerimize nasıl ışık tuttuğunu hem de en derin kusurlarımızı nasıl ortaya çıkardığını gözler önüne seriyor. 26 büyük şehirden geçerek iki yüz bin yıllık insan varoluşunda hiçbir şeyin bizi şehir kadar derinden değiştirmediğini gösteriyor.

    ​Demokrasi ve felsefenin ilk adımlarını attığı Atina agorasını, İslam dünyasının kalbinde bir bilgi ve kültür köprüsü olan Ortaçağ Bağdat'ının dolambaçlı sokaklarını, sarsıcı sosyal değişimlerin merkezi Londra'nın Sanayi Devrimi sırasındaki direncini, bireyi kalabalığa kurban veren New York gökdelenlerinin ruh sağlığımıza etkisini ve ekonomik güç sembolü 21. yüzyıl Şanghay'ının ekoloji kavşağındaki dönüşümünü mercek altına alıyor.

    0
    0
    1559
  • 02-07-2024

    Sürdürülebilir, paylaşan ve dönüşen bir festival olmayı amaçlayan Bergama Tiyatro Festivali, 5. edisyonu ile 9-11 Ağustos tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşacak.

    ​T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Belediyesi’nin paydaşlığında, Bergama Ticaret Odası (BERTO) ve Bergama Kültür Sanat Vakfı (BERKSAV) ile Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali, bu yıl Fibabanka ve Ateş Çelik sponsorluğunda, BERaBER tarafından gerçekleştiriliyor. Festival katılımcılarına her sene olduğu gibi bu sene de ulusal ve uluslararası tiyatro performanslarının yanı sıra panel ve atölye çalışmalarıyla kapsamlı bir deneyim sunacak. Bergama’nın tarihi, özel ve özgün mekânlarında gerçekleşecek festival, üç güne yayılan programı boyunca hem ücretli hem de ücretsiz etkinlikleriyle katılımcılarla buluşacak. Bergama Tiyatro Festivali, üzerinde durduğu Yerelleşme, Sektörleşme, Yer Değiştirmiş Kültürel Miras başlıkları hakkında tartışmalara alan açarak buluşturucu etkileşimli ve yeni bağlar kurmayı önceleyen bir platform olmayı beşinci edisyonunda sürdürmeye devam edecek. 5. Bergama Tiyatro Festivali’nin programı önümüzdeki günlerde açıklanacak.

    0
    0
    1488
DAHA FAZLA
Geldanlage