GÜNDEM
  • 04-03-2026

    Inbar Heller Algazi’nin yazıp resimlediği, dostluğun değerini yücelten bir hikâye anlattığı kitabı Mumut ve Bir Kutu Dostluk, Yağmur Yavaş’ın çevirisiyle Tudem’in SEN de OKU serisinden çıktı.

    Mumut ve Bir Kutu Dostluk, gerçek dostluğun paylaşarak büyüyeceğini ve nezaketle güçleneceğini vurguluyor. Merak duygusunu besleyen kurgusuyla ormanın kalbinde saklı bir hazinenin peşine düşüren öykü, çocukları doğanın eşsiz zenginliklerini keşfetmeye davet ediyor.

    ​Mumut, büyükannesinin kendisine armağan ettiği boş kutuyu bir hazine kutusuna dönüştürebilmek hayaliyle ormanın yolunu tutar. Dağların yamacında, ağaçların arasında saatlerce yürür ama hiçbir şey bulamaz! Tam umudunu yitirdiği sırada yolu Sinecik ve diğer Mini Minnaklarla kesişir. Dediklerine göre orman hazine doludur ama görmesini bilene! Kim bilir Mumut'un aradığı hazine belki bir dal çiçekte, belki de bir kelebeğin kanadında gizlidir...

    0
    0
    862
  • 03-03-2026

    İnci Türkay’ın rol aldığı, Jennifer Tremblay imzası taşıyan Liste (The List), dün akşam (2 Mart) Londra’daki The Shaw Theatre’da prömiyerini yaptı.

    Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in ödüllü metni Liste, Londra prömiyerinin ardından 13 ve 14 Mart’ta Ankara Tatbikat Sahnesi’nde, 29 Mart’ta Zorlu PSM’de (17.00 matine / 19.30 suare) sahnelenecek. Gerçek bir hikâyeden doğan Liste; sıradan bir annenin gündelik bir “yapılacaklar listesi”nin trajik bir ihmalle ağır bir vicdan muhasebesine dönüşmesini çarpıcı bir dille anlatıyor.

    Tamamı yaratıcı kadınlardan oluşan ekipte, sahneleme ve çeviri süreci yazar Jennifer Tremblay ile doğrudan yürütüldü. Yönetmen koltuğunda Ayşegül Hardern; ışık tasarımında Ayşe Sedef Ayter; Fransızcadan çeviride Lal Atakay; sahne tasarımında ise Gülfem Özdoğan imzası bulunuyor.

    Künye:
    Oynayan: İnci Türkay
    Yöneten: Ayşegül Hardern
    Çeviren: Lal Selin Atakay
    Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
    Ses Tasarımı: Cem Tuncer
    Hareket Koçu: Stephen Rahman-Hughes
    Dekor Konsept Tasarımı: Ayşegül Hardern
    Dekor Uygulama: Gülfem Özdoğan
    Kostüm Uygulama: Wonder Kostüm
    Afiş & Video Tasarımı: Baran Gündüzalp
    Prova ve Sahne Fotoğraflama: Mihri Manap Sunmaz
    Işık Operatörü: Ekrem Kelebek
    Sahne Amiri: Damla Sezgin
    PR Danışmanlık: Baran Gündüzalp
    PR İletişim: Deniz Sekmen
    ​Medya ve İletişim Yönetimi: Salt & Pepper Project

    0
    0
    1104
  • 03-03-2026

    Berke Yazıcıoğlu’nun “Helix” başlıklı kişisel sergisi 12 Mart-26 Nisan tarihleri arasında Dirimart Pera’da sanatseverlerle buluşacak.

    “Helix” sergisi, Berke Yazıcıoğlu’nun müzikal yapılar, teknolojik denetim döngüleri ve dairesel hareketin matematiği üzerine analitik ve görsel araştırmalarına dayalı son dönem üretimlerini bir araya getiriyor. Duvarlara yayılan animasyonlar serginin merkezinde yer alırken doğadaki döngülerden gezegen hareketlerine, dijital gözetleme sistemlerinden mahremiyetin sınırlarına kadar pek çok kavramı iç içe geçiriyor. İzleyiciyi hem izleyen hem de izlenen konumuna yerleştiren bu yerleştirme, günümüz teknolojilerinin yarattığı kesintisiz denetim hâlini sarsıcı bir dille sorguluyor. “Helix”, zamanın ve teknolojinin kontrolü altındaki modern insan deneyimini, müziğin ve çizimin gücüyle yeniden tanımlıyor.

    ​Berke Yazıcıoğlu’nun pratiği resim, çizim, tekstil ve animasyon gibi disiplinler arasında dokunan, temelini çizimin iletişimsel gücünden alan çok katmanlı bir yapı. Görsel iletişim tasarımı geçmişini güzel sanatların kavramsal derinliğiyle harmanlayan sanatçı, pratiğinde özellikle imgenin ideolojiyi aktarma, sosyal yapıları pekiştirme veya sarsma kapasitesini mercek altına alıyor. Erken dönem işlerinde arzu ve toplumsal düzen arasındaki gerilimi, erotizm ve sosyal normlar üzerinden tartışan sanatçı, güncel üretimlerinde klasik müzik partisyonlarını görsel birer anlatı ve analitik bir okuma üzerinden yeniden kurguluyor. Güç dinamiklerini, çok figürlü kompozisyonları ve ardışık yapıları aracılığıyla halk hikâyeleri ve masallar gibi geleneksel anlatı türlerine paralel bir görsel dille işleyen Yazıcıoğlu, izleyiciyi kişisel özlemler ile sivil düzenlemelerin ebedi çatışmasını keşfetmeye davet ediyor.

    Künye: Nighttime Extended Loop 2026 (video still)_Elle çizim ve dijital animasyon Hand–drawn and digital animation 2’58”_3840 x 2160 px UHD Ed. 1_3 + 2 AP

    0
    0
    1318
  • 03-03-2026

    FABİSAD’ın Arzu Taşçıoğlu küratörlüğünde düzenlediği “Pera’da Bir Şövalye: Giovanni Scognamillo Sergisi” 22 Mart 2026 tarihine kadar Ceneviz Sanat’ta izleyiciyle buluşacak.

    Biğkem Karavus ve Fatih Danacı’nın danışmanlığını üstlendiği sergi fantazya, bilimkurgu ve korku türlerinin Türkiye’de tanınması ve gelişmesinde öncü rol üstlenmiş, Türk sinemasının dünyada bilinirliğini sağlamış tarihçi ve araştırmacı yazar Giovanni Scognamillo’nun büyülü dünyasına davet ediyor. Sergide Scognamillo’ya ait kişisel eşyalar, onlarca kitabını yazdığı daktilo ve çalışma masası, renkli dünyasını yansıtan çizimleri, daha önce yayımlanmamış şiir ve öykü çalışmaları, kitapları, özenle biriktirdiği figürleri, canavar ve yaratıkları ile Scognamillo’ya özgü daha pek çok ürün yer alıyor.

    Sergide yalnızca Scognamillo ve ailesinin tarihini değil; Cumhuriyet dönemi öncesine ait sinema belgeleriyle sinema tarihimizi, özenle sakladığı notlarıyla levantenlerin yaşamını, yazdıklarıyla Beyoğlu yaşantısını, FABİSAD Gio Ödülleri köşesiyle Scognamillo mirasının bugüne ulaşan yansımalarını sergideki detaylarda bulmak mümkün. Ayrıca Ara Güler’in Scognamillo portreleri, uluslararası üne sahip sanatçıların Scognamillo yorumları, sergiye özel farklı disiplinlerle üretilmiş tasarımlar da sergide yer alıyor.

    “Pera’da Bir Şövalye: Giovanni Scognamillo Sergisi”, Ceneviz Sanat’ta 22 Mart tarihine kadar pazartesi hariç her gün 11.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

    ​Ceneviz Sanat: Karaköy Arap Camii karşısı Galata Mahkemesi Sk. No:15/A, Beyoğlu/İstanbul

    0
    0
    1510
  • 03-03-2026

    Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği, Selen Heinz’ın ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini üstlendiği Kuru Taşın Başı, dünya prömiyerini Mart’ta 27. Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nde yapacak.

    Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği Kuru Taşın Başı, 5-15 Mart tarihleri arasında düzenlenecek 27. Selanik Uluslararası Belgesel Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirecek. Selen Heinz’ın ortak yönetmenliğini ve görüntü yönetmenliğini üstlendiği film, festivalin güncel belgesel sinemanın en seçkin örneklerini bir araya getiren “Open Horizons” (Açık Ufuklar) bölümünde izleyiciyle buluşacak.

    Kuru Taşın Başı, Yusufeli Barajı nedeniyle yerinden edilen yöre halkının zorunlu sürgününü konu alıyor. Yüzyıllardır ekip biçtikleri topraklarını, evlerini, can yoldaşı hayvanlarını geride bırakıp -kendi deyimleriyle “kuru taşın başında”- beton ve tüketim odaklı hayata tutunmaya çalışanları izleyen film, suyun ölümüne, tarihin ve hafızanın yok oluşuna tanıklık ediyor.

    Yeşim Ustaoğlu’nun yeni uzun metraj filmi Artakalan’ın ön hazırlıkları için bölgede bulunduğu sırada Yusufeli Barajı projesiyle yaşanan değişim, bu belgeselin de hareket noktası oldu. Bu süreçte tutulmaya başlanan kayıtlar; nehrin, bölge halkının ve kolektif bir hafızanın suya teslim oluşunu belgeleyen bir günlüğe dönüştü.

    ​Bir Ustaoğlu Film yapımı olan belgeselin yapımcılığını Yeşim Ustaoğlu, Behrooz Hashemian ve Anna Maria Aslanoğlu üstleniyor. Kurgusunu Thomas Balkenhol, Hakan Aytekin, Svetolik Mica Zajc, Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’ın üstlendiği filmin müziklerinde Şevket Akıncı, Berke Can Özcan, Volkan Ergen, VOVA ve Ayşenur Kolivar’ın besteleri bulunuyor.

    0
    0
    1432
  • 03-03-2026

    Elektronik müziğin kült ikilisi Thievery Corporation, 30. yıl turnesi kapsamında Piu Entertainment organizasyonuyla 16 Temmuz’da Zorlu PSM’de sahne alacak.

    Washington, D.C.’de Rob Garza ve Eric Hilton tarafından kurulan Thievery Corporation, downtempo’dan trip-hop’a, dub’dan bossa nova’ya; reggae, soul ve cazdan Orta Doğu ve Hint müziğine uzanan zengin bir ses dünyası yaratıyor.

    1996’da yayımlanan ilk albümleri Sounds from the Thievery Hi-Fi ile başlayan yolculuk, The Mirror Conspiracy, The Richest Man in Babylon, Radio Retaliation ve Treasures from the Temple gibi albümlerle yıllar içinde sağlam bir müzikal mirasa dönüştü. Grup, farklı coğrafyalardan müzisyen ve vokalistlerle zenginleşen sahne performanslarıyla da dikkatleri üzerine çekti.

    ​Thievery Corporation konserleri sadece bir müzik gecesi değil; hipnotik ritimler, güçlü groove’lar ve etkileyici sahne görselleriyle baştan sona yaşayan bir deneyim. 16 Temmuz’daki İstanbul performansı, sahne üzerinde ve ayakta gerçekleşecek özel bir düzende dinleyicileri ritmin tam merkezine davet ediyor. Grup, her zamanki gibi repertuvarını yeniden şekillendirerek sürprizlere yer verecek. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    833
  • 03-03-2026

    Özer Toraman’ın “Sessiz Diyalog” başlıklı kişisel sergisi 5 Mart-2 Mayıs tarihleri arasında Pi Artworks İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

    Özer Toraman’ın yeni dönem resimlerinin yanı sıra ilk kez bir enstalasyona yer verdiği “Sessiz Diyalog” sergisi, sanatçının pratiğinde yeni bir yönelime işaret ediyor. Gündelik hayatın gürültüsü içinde çoğu zaman fark edilmeyen durgun ve sakin anlara odaklanan sergi; ışık, renk ve mekânsal kurgular aracılığıyla insanın doğayla ve kendi iç dünyasıyla kurduğu sözsüz ilişkiyi ele alıyor. Resimler, sanatçının pratiğinde öne çıkan titizlikle kurgulanmış, neredeyse fotoğrafik kompozisyon anlayışını ve güçlü renk kullanımını sürdürüyor. Sanatçının üretiminde belirleyici bir unsur olan ışık, bu sergide hem mekânı hem de figürü kuran temel bir yapı olarak öne çıkıyor. Yoğun mavi gökyüzü ve güneş yansımaları, kompozisyonlarda zamansal bir askıda kalma hissi yaratırken figür ile onu çevreleyen boşluk arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor.

    Serginin merkezinde yer alan enstalasyon ise sanatçının pratiğinde önemli bir açılımı temsil ediyor. Yeşil bir zemin üzerinde karşılıklı konumlandırılmış iki sandalye, sanki resimlerden çıkıp galerinin fiziksel mekânına taşınmış gibi duruyor. Bu yerleştirme, iki boyutlu resim dünyasından izleyicinin bulunduğu mekâna uzanan bir geçiş önerirken, izleyiciyi de bu sessiz karşılaşmanın parçası olmaya davet ediyor. Boş sandalyeler hem bir buluşma ihtimaline hem de paylaşılan bir sessizliğe işaret ediyor.

    Özer Toraman sergi hakkında şunları söylüyor: “Sessiz Diyalog, anlam üretmeye çalışan bir anlatı sunmak yerine, anlam arayışının askıya alındığı bir alan öneriyor. Burada bakmak ve durmak yeterli. Resimler cevap vermek yerine bekliyor; açıklamak yerine susuyor. Bizi bakmakla görmek, duymakla hissetmek arasındaki ince çizgide yürümeye çağırıyor ve en derin diyalogların, kelimelerin tamamen çekildiği yerde başladığını hatırlatıyor.”

    Künye:
    1. Özer Toraman, Garden of the World, Berlin
    2. Özer Toraman, Cimenlere serilmiş düşler, 2026, 105x159 cm
    ​3. Özer Toraman, Ruhun Serap Bahçesi, 2026, tuval üzerine yağlıboya, 100 x 150 cm

    0
    0
    961
  • 03-03-2026

    Komedyen Louis C.K.’in tehlikeli ama umutlu, tekinsiz ama büyüleyici bir yol hikâyesi anlattığı romanı Ingram, Algan Sezgintüredi çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul'daki gösterileriyle izleyicisiyle buluşan Louis C.K.’in romanı hakkında eleştirmenler tarafından Gazap ÜzümleriForrest Gump ile buluşursa böyle bir roman çıkardı yorumu yapıyorlar.

    ​“Başrolde toprağın kıraç olduğu, yolun hiçbir yere çıkmadığı ıssız bir çiftlikte büyüyen Ingram var. Büyük Buhran zamanları. Yoksulluğun içinde tükenmişliğin ağırlığı ve kaçınılmaz gerçek: Ingram evini terk etmek zorunda, bu soğuk cehennemi geride bırakacak. Arkasında yaralı bir çocukluk, önünde ise kimsenin kimseyi umursamadığı koca Amerika var. Ne aile ne para. Hayatta kalma içgüdüsü ve bir gün kendi kamyonetine sahip olma hayalinden başka hiçbir şeyi yok. Teksas’ın işçi sınıfı coğrafyasında mısır tarlaları, petrol sahaları, nehirler ve bitmeyen yollar arasında Ingram, Amerikan rüyası denen garabetle tanışıyor. Yol üstü lokantaları, yırtmaya çalışan garsonlar, göçmen işçiler, suçlular, kaybolmuş ruhlar… Her biri ona hayata dair bir şey öğretecek: Bazısı merhameti, bazısı şiddeti, bazısı da sadece “şans” denen yalanın acımasızlığını. Dünya Ingram’a karşı kayıtsız ama Ingram kayıtsızlığa bile direniyor. Yol uzadıkça, talihin de felaketin de onu kovalamadığını, asıl meselenin kendi seçimlerini yapmayı öğrenmek olduğunu kavrayacak. Peki ya kaçmaya çalıştığı geçmişi, geleceğinin ta kendisiyse?”

    0
    0
    854
  • 02-03-2026

    Pera Müzesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hazırladığı “Kuralların Dışında” film programını 6-15 Mart arasında sinemaseverlerle buluşturacak.

    Sinemada yerleşik anlatı ve temsil biçimlerini sorgulayan kadın yönetmenlerin filmlerini bir araya getiren “Kuralların Dışında” programı, kadınların arzuları, bedenleri ve özgürlük arayışları etrafında şekillenen feminist itirazları farklı dönemler ve estetik diller üzerinden görünür kılıyor. Fiziksel ve çevrim içi gösterimlerden oluşan program, kadın yönetmenlerin imzasını taşıyan beş filmle, kadınların arzuları, bedenleri ve özgürlük arayışları etrafında şekillenen feminist itirazları merkezine alıyor. Věra Chytilová, Ula Stöckl ve Ceylan Özgün Özçelik’in filmlerinden oluşan seçki, seyircisini sinemada yerleşik anlatı ve temsil biçimlerinin sınırlarını sorgulamaya davet ediyor.

    Çek Yeni Dalgası’nın radikal öncü yönetmenlerinden Věra Chytilová’nın yönettiği Papatyalar, 6 Mart Cuma saat 19.00’da ve 14 Mart Cumartesi saat 15.00’te gösterilecek. Almanya’nın ilk feminist filmi olarak kabul edilen Ula Stöckl imzalı Dokuz Canlı Kedi ise 7 Mart Cumartesi saat 15.00’te ve 15 Mart Pazar saat 15.00’te izleyicilerle buluşacak. Programın çevrim içi ayağı, 1960’larda sinemada ortaya çıkan feminist kırılma ile günümüz arasında güçlü bir bağ kuruyor. Ceylan Özgün Özçelik’in imzasını taşıyan Ankebût, Cadı Üçlemesi 13+ ve Cadı Üçlemesi 15+ gösterilecek.

    ​Sinemada kuralları ihlal eden, yerleşik anlatıları tersyüz eden ve kadınların özgürlük arayışını farklı dönemler ve estetik diller üzerinden ele alan filmlerden oluşan “Kuralların Dışında” programının fiziksel gösterimleri 6-15 Mart arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşirken, çevrim içi seçki 6-13 Mart arasında Pera Müzesi’nin internet sitesi üzerinden izlenebilecek.

    0
    0
    943
  • 02-03-2026

    Ruzy Gallery, Thom Oosterhof küratörlüğünde düzenlenen “Surface” başlıklı yeni sergisini 23 Nisan’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Surface” (Yüzey), sanatçıların malzeme ile kurduğu ilişkiyi sürekli yeniden yorumladığı ve tanıdık olanı beklenmedik biçimlere dönüştürdüğü üretim süreçlerini odağına alıyor. Adam Parker Smith, Christian Holze, Márton Nemes ve Peter Cvik’in eserlerini bir araya getiren sergi, yüzey, form ve malzeme arasındaki etkileşimi mercek altına alıyor.

    “Surface”, yalnızca yüzeyin ardındaki katmanları değil; yüzey üzerinden anlamı, algıyı ve maddeselliği sorgulayan eserleri bir araya getiriyor. Endüstriyel ve geleneksel bileşenler, tanıdık hâllerden uzaklaşıp görsel ve duygusal deneyimlere dönüşüyor. Sergide yer alan işler, izleyiciyi gözden kaçmış olana yeniden bakmaya; sanatçıların sıradanı nasıl yeni bir şeye dönüştürdüğüne tanıklık etmeye davet ediyor. Surface, izleyiciyi eserlerin yalnızca görünen yüzeyleriyle değil, bu yüzeylerin ardında yer alan duygusal, kavramsal ve kültürel katmanlarla da buluşturuyor.

    Fotoğraf: Kayhan Kaygusuz​

    0
    0
    1013
DAHA FAZLA
Geldanlage