GÜNDEM
  • 28-11-2024

    Ülkemizin neo-klasik müzik türündeki önemli isimlerden Akın Sevgör, 2021 yılından beri aralıklarla yaptığı pastoral çalışmaları içeren yeni albümü Reveries ile 4 Aralık’ta Zorlu PSM %100 Studio’da müzikseverlerle buluşacak.

    Reveries albümünde doğadan ilham alan bestelerini, güçlü duygusal hikâyelerle bir araya getiren Akın Sevgör, neo-klasik müziğe getirdiği yenilikçi yaklaşımı ve sıra dışı estetiğiyle dikkat çekiyor. Müzikal kariyerinde sınırları zorlamayı seven Sevgör, sahne performanslarında görsel ve işitsel bir bütünlük yakalamayı hedefliyor. Sevgör, 4 Aralık’ta gerçekleşecek konserinde hem albümde yer alan parçalarını hem de önceki projelerinden eserlerini seslendirecek.

    4 Aralık’ta Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşecek Akın Sevgör konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1008
  • 28-11-2024

    Gülşen Pazarbaşı’nın “Awaken” başlıklı ilk kişisel sergisi 1 Aralık’a kadar Goose No. 25’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Nilay Yerebasmaz’ın küratörlüğünde gerçekleşen sergide, Gülşen Pazarbaşı’nın farklı serilerinden bir seçkisi, serginin ana teması altında izleyiciye sunuluyor. Sanatçı, bu bağlamda, kendi içsel yolculuğu ve bu süreçte geliştirdiği farkındalıkları, soyut bir ifadeyle yansıttığı eserleriyle, izleyiciyi kendi yolculuğunda misafir edip düşünmeye ve kendi içsel dönüşümünü gözlemlemeye davet ediyor. Sergide yer alan Kabuğu Kırmak serisine ait eserlerin her biri, sanatçının kabuklarını kırarak içindeki tutkuyu ortaya çıkarma sürecini simgelerken, izleyiciyi de kendi içsel devinimlerini ve dönüşümünü keşfetmeye davet ediyor. Gün BatımıAltın Saatler ve Tutku serilerinde yer alan ve doğanın büyüsü ve izleyiciye sunduğu renk paletlerinden ilham alarak yaratılan eserler ise, doğanın soyut yansımalarını ve renklerin formlarla etkileşimini keşfederken, izleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarmayı ve kendi hafızasıyla bağ kurmasını amaçlıyor. Ağırlıklı olarak tuval üzerine akrilik boya ve rölyef pasta kullanarak katmanlı yapılar oluşturan sanatçı, farklı tekniklerle yarattığı bu üç boyutlu etkiyle eserlerindeki derinliği arttırırken, izleyicinin eserler ile daha derin bir etkileşim kurmasına zemin hazırlıyor.

    İki haftalık pop-up bir sergi olarak düzenlenen ve 19 Kasım’da kapılarını açan Gülşen Pazarbaşı’nın “Awaken” başlıklı sergisini 1 Aralık’a kadar Goose No. 25’te ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Gülşen Pazarbaşı, Kabuğu Kurmak V, 2024, 40h x 40w cm, Tuval üzeri akrilik, rölyef pasta ve ponza taşı
    2. Gülşen Pazarbaşı, Kabuğu Kırmak VI, 2024, ⌀100cm, Tuval üzeri akrilik, rölyef pasta ve ponza taşı 
    ​3. Gülşen Pazarbaşı, Altın Saatler VI, 2024, 120h x 100w cm, Tuval üzeri akrilik, rölyef pasta

    0
    0
    1195
  • 28-11-2024

    Trendyol Sanat ana sponsorluğunda, Şişli Belediyesi ev sahipliğinde, Bilgili Holding ana mekân sponsorluğunda ve Bilgili Sanat iş birliğiyle bu sene sekizinci kez gerçekleştirilen BASE, 1 Aralık’a kadar The Ritz-Carlton Residences, İstanbul B Blok’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    33 şehirde 40 üniversiteden yeni mezun 132 sanatçıyı sanatseverlerle bir araya getiren BASE 2024’te resim, fotoğraf, seramik, cam, heykel, video, yeni medya, grafik tasarım, geleneksel Türk Sanatları gibi farklı disiplinlerde üretilmiş yaklaşık 150 eser izleyicilerin beğenisine sunuluyor. Trendyol Sanat ana sponsorluğunda düzenlenen BASE, bu yıl konuk ülke olarak Azerbaycan’ı ağırlıyor.

    BASE ve Trendyol Sanat iş birliğinde gerçekleşen “Konuk Ülke Azerbaycan: Genç sanat üretimine bakış” sergisinde, Azerbaycan’dan yeni mezun ve son yıllarda mezun olmuş genç sanatçıların eserlerinden oluşan özel bir seçki izleyicilerle bir araya geliyor. 14 genç sanatçının yaklaşık 30 eserinin yer aldığı seçkide sanatçılar, resimden fotoğrafa, nakıştan dokumaya farklı pratiklerde, kültürel geçmişlerini ve perspektiflerini yansıtıyor. Sergide; Fatima Babazade, Fidan Abilova, Fidan Jafarli, Fidan Nazim Qızı, Huseyn Jalil, İlham Salehli, Jala Azız, Kafiya Eyvazova, Nazrin Mutsllifli, Nigar Süleymanova, Ravan Cabarlı, Rugiyye Alili, Shafig Osmanov ve Ülviyye Nabizade yer alıyor.

    ​Sergi, Azerbaycan’ın canlı ve çeşitli sanatsal ifadelerini sergileyerek her iki ülkedeki paralel sanat üretimini gözler önüne seriyor. BASE 2024’e verdiği destekle Trendyol Sanat, genç ve bağımsız sanatçılara desteğini sürdürürken pozitif etkisini yaratıcılık ve iş birliği ile çoğaltmaya devam ediyor.

    0
    0
    1148
  • 28-11-2024

    Pera Film’in Dünya AIDS Günü’nde farkındalık yaratmak için başlattığı ve bu yıl sekizincisini düzenlediği “Buradayım!” programı, 1-11 Aralık tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda izleyicilerle buluşacak.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film), Dünya AIDS Günü çerçevesinde 2017’den bu yana düzenlediği “Buradayım!” programına, çağdaş sanat organizasyonu Visual AIDS’in “Kırmızı Hatırlatır Bana…” seçkisiyle devam ediyor. Çağdaş sanat organizasyonu Visual AIDS’in hazırladığı “Kırmızı Hatırlatır Bana…” seçkisi HIV ile yaşamanın karmaşıklığını ve duygusal yelpazesini gözler önüne seren yedi videodan oluşuyor. Kırmızı kurdele ve diğer görsel imgeler aracılığıyla, HIV ve AIDS uzun zamandır kırmızı renk ve onun çağrıştırdığı kan, acı, trajedi ve öfke ile ilişkilendiriliyor. Dünya AIDS Günü’nde farkındalık yaratma misyonu taşıyan program, ilhamını uzun yıllardır HIV ile yaşayan aktivist ve şair Stacy Jennings’in, “Kırmızı hatırlatır bana, kırmızı hatırlatır bana, kırmızı hatırlatır bana… özgür olmayı” sözlerinden alıyor. İzleyicileri erotizm ve yakınlık, annelik ve akrabalık, şans ve talih, hafıza ve unutulmazlık gibi HIV'i çevreleyen karmaşık bir dizi imge ve duyguyu düşünmeye davet eden programda yer alan sanatçılar, parodi, melodram, tiyatro, ironi ve dehşet gibi unsurları kullanarak günümüzde HIV’i temsil etmek için yeni bir anlatım dili oluşturuyor.

    “Kırmızı Hatırlatır Bana…” seçkisinde yer alan filmler hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Gösterim Programı:

    Sevgili Kwong Chi (Filipinler, 2024, 8', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    11 Aralık Çarşamba – 17.30

    AIDS Kulübü (Panama, 2024, 7', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    11 Aralık Çarşamba – 17.30

    Alemlerin Remiksi (ABD, 2024, 8', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    11 Aralık Çarşamba – 17.30

    Çelişki: HIV ve Şans Üzerine Bir Deneme (ABD, 2024, 8', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    11 Aralık Çarşamba – 17.30

    HIV Bana Aşık Oldu (Arjantin, Kolombiya, 2024, 8', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    11 Aralık Çarşamba – 17.30

    yaşatmak (Belçika, 2024, 8', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    11 Aralık Çarşamba – 17.30

    BERRAK KÂBUS (ABD, 2024, 9', renkli)
    1 Aralık Pazar – 17.00
    ​11 Aralık Çarşamba – 17.30

    0
    0
    852
  • 28-11-2024

    Ramazan Can ve Cem Sonel’in ortak ürettikleri işleriyle bireysel işlerini bir araya getiren “All The Good Memories Are Stored” başlıklı sergi, 12 Ocak 2025 tarihine kadar Anna Laudel İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Ramazan Can ve Cem Sonel’in geçmiş üretimlerinin devamı niteliğindeki “All The Good Memories Are Stored” sergisi, modern dünyanın işleyişi içinde zaman ve bellek kavramlarını sorguluyor. Dijital tabanlı led ve dokuma halıların birleşimiyle geleneksel motiflere çağdaş bir yaklaşım getiren sergi, sanatçıların bireysel hafızalarından yola çıkarak kolektif bir belleğe uzanmayı amaçlıyor. Sanatçıların kullandıkları medyumlar gereği farklı dillerde işler ürettikleri düşünülse de sergideki eserler sanatçıların aynı kolektif bellekten beslendiklerini gösteriyor. Ramazan Can’ın ana malzemesi olan halıda kullanılan atkı ve çözgülerin oluşturduğu kesişme noktaları, Cem Sonel’in kod yazılımında kullandığı binary ikili sayı sistemin oluşturduğu zeminle örtüşüyor. İç içe geçmiş dikey çözgü iplikleri ile yatay atkı ipliklerinin oluşturduğu ızgara şeklindeki eserde sıralanmış küçük renk alanlarının oluşturduğu imaj, bir bilgisayar monitörünü çağrıştırıyor.

    “All The Good Memories Are Stored” sergisinde vurgulanan kolektif hafıza, insanların birlikte aynı anda yaşadıkları geçmiş üzerine değil; geçmişin bilgisinin ortak olmasına odaklanıyor. Piksel tabanlı led ve halıların birleşimden oluşan eserlerde sanatçılar geçmiş ve geleceği çağdaş bir yaklaşımla birbirine bağlıyor. Sergideki üretimler, Andreas Huyssen’ın belleğin zamansal statüsü üzerine düşüncelerine de atıfta bulunuyor. Geçtiğimiz yıl Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen dünyanın en köklü sanat fuarı Art Cologne’de ortak üretimlerini sergileyen sanatçılar, Anna Laudel İstanbul’daki yeni sergilerinde Art Cologne’de yer alan iki eserin yanında ortak ve bireysel üretimleri olan yaklaşık 20 yeni eseri izleyiciye sunuyor.

    Künye:
    1. Cem Sonel b. 1985 Symmetry II, 2021 Led Panel, computer code, neon paint on mdf 90h x 371w x 8d cm 35 3/8h x 146 1/8w x 3 1/8d in
    2. Cem Sonel b. 1985 Device VIII (R_C edition), 2023 P4 LED panel, HD-D35 controller, stainless steel, computer code 25h x 33w x 33d cm 9 7/8 x 13 x 13 in
    3-4. Ramazan Can & Cem Sonel We bring you greetings from the nomads, 2023 Wood, concrete, carpet, mosaic, p5 LED panel, HD-D35 controller, computer codes 26h x 58w x 90d cm 10 1/4 x 22 7/8 x 35 3/8 in

    0
    0
    3223
  • 28-11-2024

    Murat S. Dural’ın Basübadelmevt ile başlayıp Replikalar Çölü ile devam eden roman serisi “Arkhe”nin son kitabı Lamia, Epona Kitap ve Lektör tarafından yayımlandı.

    “Arkhe” serisinin her kitabı konu bağlamında bağımsız ancak içerik olarak “Başlangıç / Köken” temasını işliyor. Dural, serinin üçüncü kitabı Lamia’da korku türünün bütün unsurlarını kullanarak ülkenin yakın tarihi kadar korkunç, herkesin beklediği ama kimsenin hakkında bir şey yapmadığı bir felaket kadar tedirgin edici bir kitap sunuyor. İstanbul’un kılcal damarlarına davet ediyor okurunu. Bunu yaparken başımızdan geçenleri, geçmekte olanları hatta başımıza gelecekleri bu ürpertici hikâyeye dahil ediyor.

    “Kayaman Apartmanı duruyor yerli yerinde, kıpırtısız. O azade kalıyor, her seferinde hayatta kalıp doğuruyor, enerjisini doldurup boşaltıyor. Sadece seyircisi oluyoruz felaketin.”

    0
    0
    913
  • 27-11-2024

    Rabia Seyhan'ın “Zaman Akar, Zemin Durur” başlıklı kişisel sergisi 7 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    Rabia Seyhan, “Zaman Akar, Zemin Durur” sergisinde mekân olgusunu inşa, yıkım ve hafıza kavramları üzerinden sorguluyor. Sanatçı, sergide izleyiciye dönüşen mekânın hafıza üzerindeki etkilerini düşündürmeyi amaçlıyor. Belleğinde yer tutan yapıları, tuval yüzeyinde yeniden inşa ederek hatırlama, yıkım ve yeniden inşa süreçlerinin döngüsel olarak birbirini takip etmesini izliyor. Sabit kalan bir zemin üzerinde değişen zamanın, mimarinin ve yaşam biçimlerinin dönüşümünü mekân perspektifinden ele alıyor.

    ​“Mekân, yalnızca fiziksel bir varlık değil, aynı zamanda insanın varoluşsal süreçleriyle şekillenen ve duygusal, toplumsal, tarihi katmanlarıyla hafızanın temsilidir. İnşa edilen her yapı zamana direnemez, doğal olarak değişime uğrar. Bu sadece fiziksel bir yıpranma nedeniyle değil, savaşlar, doğal afetler, nüfus hareketleri, göç, kent politikaları ya da kentsel dönüşüm gibi süreçlerin etkisiyle de olabilir. Çeşitli nedenlerle yıkılan bir mekânın hafızası, fiziksel varlığı ortadan kalksa bile içinde yaşamış olanların ya da çevresindeki insanların zihinlerinde yaşamaya devam eder. Mekânın yitimi onunla kurulan anlamlı bağlar varsa, tıpkı bir yakının kaybının yarattığı boşluk duygusuna benzer bir duygu yaratır. Yaşamın belli dönemlerine tanıklığın sembolü olarak mekânların kaybı bazen bir direnç, öfke ya da koruma hissi uyandırabilir veya tam tersi hafızayı silmek için özellikle arzu edilebilir.”

    0
    0
    1117
  • 27-11-2024

    Süreyyya Evren’in 1960 kuşağının özgürlük arayışından Gezi Parkı direnişine uzanan sürece sanatın nasıl bir ayna tuttuğunu, toplumların değişimine nasıl tanıklık ettiğini ve sanatçıların bu dönüşümlerdeki rolünü etraflıca inceldiği yazılarından oluşan Sanat ve Anlamın İnşası, Kafka Kitap’tan çıktı.

    ​Evren, Türkiye ve dünya sanatının çalkantılı tarihini, toplumsal olayların sanat üzerindeki derin etkilerini mercek altına alıyor. Heykeltıraştan ressama, şairden sinema yönetmenine kadar pek çok sanatçının eserlerini ve düşüncelerini karşılaştıran Evren, sanat eleştirisinin de zaman içinde nasıl evrildiğini, farklı dönemlerin sanat anlayışlarını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor.

    0
    0
    1185
  • 27-11-2024

    Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Yunanistan Sineması Günleri, 80’ler ve 90’lar Yunanistan sinemasından klasikleri, 3-8 Aralık tarihleri arasında Pera Müzesi’nde sinemaseverlerle buluşturacak.

    Yunanistan’dan EMEIS Kültür Kolektifi ve Türkiye’den istos film ve istos yayın ortaklığında düzenlenen Yunanistan Sineması Günleri açılışını, Pantelis Voulgaris’in dokunaklı spor draması 9 Numaralı Forma (The Striker With Number 9, 1988) ile yapacak. Tüm gösterimlerin ücretsiz olacağı etkinlikte, 80’ler ve 90’lar Yunanistan sinemasının ödüllü filmleri, Türkçe ve İngilizce altyazılı gösterilecek.

    Yunanistan Sineması Günleri’nin açılışını, Pantelis Voulgaris’in 9 Numaralı Forma (The Striker With Number 9) filmi yapacak. 1988’de Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan, Selanik Film Festivali’nde En İyi Kurgu ve En İyi Ses ödüllerini alan film, Yunan futbolunun şiirsel ve gerçekçi bir portresini sunuyor. Menis Koumandareas’ın aynı adlı romanından uyarlanan ve yetenekli ancak hırsıyla kendi kendini yok eden futbolcu Vasilis (Bill) Seretis’in hikâyesini anlatan 9 Numaralı Forma, futbol dünyasının görkemli görüntüsünün ardındaki yozlaşmış mekanizmayı da gözler önüne seriyor.

    Yunanistan Sineması Günleri’nin konuklarından biri de Heybeliada doğumlu usta yazar ve senarist Petros Markaris olacak. Theo Angelopulos’un 1936 Günleri (Days of ’36, 1972), Büyük İskender (Alexander the Great, 1980), Leyleğin Geciken Adımı (The Suspended Step of the Story, 1991), Ulis’in Bakışı (Ulysses’ Gaze, 1995), Sonsuzluk ve Bir Gün (Eternity and a Day, 1998) filmlerinin yanı sıra Yeşim Ustaoğlu filmi Bulutları Beklerken’in (2004) senaristi olarak da tanınan Che İntihar EttiBatık Krediler ve Alan Savunması gibi Türkçede de yayımlanmış polisiye romanların da yazarı Markaris, etkinlik kapsamında İstanbul’a gelecek ve Sessiz Ölüm (2001), Gitmek: My Marlon and Brando (2007), Sesime Gel (2014), İçerdekiler (2018) filmlerinin yönetmeni Hüseyin Karabey ile bir sohbete katılacak.

    ​Yunanistan Kültür Bakanlığı’nın katkıları ve Yunan Film Merkezi’nin destekleriyle ve Pera Müzesi’nin iş birliğinde gerçekleştirilen Yunanistan Sineması Günleri’nin gösterim programı yakında açıklanacak. Yunanistan Sineması Günleri ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1868
  • 27-11-2024

    Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart, 2004’te hayatını kaybeden Türk ressam ve opera sanatçısı Semiha Berksoy’un Almanya’daki ilk geniş kapsamlı retrospektifini 6 Aralık’tan itibaren sanatseverlerle buluşturacak.

    Küratörlüğünü müzenin direktörleri Sam Bardaouil ve Till Fellrath’ın üstlendiği Semiha Berksoy retrospektifi, sanatçının 60 yılı aşkın, çok yönlü ve katmanlı sanat pratiğini mercek altına alıyor. 2014’te Galerist’in temsiliyetini üstlendiği Berksoy’un ve asırlara yayılan eserlerinin, sergi aracılığıyla geniş bir izleyici kitlesiyle buluşturulması hedefleniyor. Sergi, sanatçının 1930’lardan itibaren görsel sanatlar ve sahne sanatları dünyasında çığır açan kariyerini bütüncül bir bakış açısıyla izleyiciye sunuyor. Seçilen 100’e yakın eserin yanı sıra arşiv belgeleri, film klipleri ve ses kayıtları, Berksoy’un opera performansları ile resimleri arasındaki bağlantıları ortaya koyuyor.

    Sergi, Berksoy’un annesi Fatma Saime’ye duyduğu derin bağlılık, Berlin yılları ve yaşamı boyunca sanat tutkusunu besleyen kültürel ve ideolojik figürler etrafında şekillenirken, sanatçının resme olan benzersiz, spontane ve cesur yaklaşımı izleyiciye sunuluyor. Ayrıca sergiye, Hamburger Bahnhof katalog serisinin devamı niteliğinde, Silvana Editoriale Milano tarafından yayımlanacak bir sergi kitabı ve eş zamanlı bir konuşma programı eşlik edecek. Türkiye kültür sanat tarihine damgasını vurmuş bir sanatçı ve primadonna olan Semiha Berksoy’un retrospektifi, 2026 yılında ise İstanbul Modern’de sergilenecek.

    6 Aralık’ta ziyarete açılacak Semiha Berksoy retrospektifi, 11 Mayıs 2025’e kadar dünyanın önde gelen müzelerinden biri olan Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart’ta ziyaret edilebilecek.

    Künye:
    1. Semiha Berksoy Annesi Tarafından Kötülükten Korunan Kız, 1970 Duralit üzerine yağlıboya 106 x 76 cm Sanatçının varisinin ve Galerist’in izniyle
    2. Semiha Berksoy Sanatın Zaferi (Otoportre), 1972 Duralit üzerine yağlıboya 99.5 x 69.5 cm Sanatçının varisinin ve Galerist’in izniyle
    3. Semiha Berksoy Salome, 1962 Duralit üzerine yağlıboya 240 x 122 cm Sanatçının varisinin ve Galerist’in izniyle
    4. Semiha Berksoy Annem Ressam Fatma Saime, 1965 Duralit üzerine yağlıboya 93 x 65 cm Sanatçının varisinin ve Galerist’in izniyle
    ​5. Semiha Berksoy Oğul Aktuna ve Köpeği Karabaş, 2000 Tuval üzerine yağlıboya 119 x 79.5 cm Sanatçının varisinin ve Galerist’in izniyle

    0
    0
    2533
DAHA FAZLA
Geldanlage