
2007 yılında yapımı tamamlanan Umur Yönetim Binası'nı, mimarı Nevzat Sayın'ın ağzından anlatan "Bir Yapı Kitabı" Umur Matbaa'nın depo ve yönetim binasına dönüşüm hikayesini anlatıyor.
Ayşe Umur'un sunuş metni ile başlayan kitap, Serhan Ada'nın matbaacılık, Atilla Yücel'in Umur Matbaa yapısı hakkındaki görüşlerini ve Nevzat Sayın'ın yapıyı nasıl düşünceden inşa aşamasına kadar getirdiğini anlatan metinlerle devam ediyor.
Kitabın sunuş yazısından:
2004 yılında, YKY için hazırladığı, “Nevzat Sayın:Düşler, Düşünceler, İşler 1990-2004” kitabında Tansel Korkmaz, “kitabı bir mesleki pratik atlası olarak adlandırabiliriz” diyor ve “neden bir mesleki pratik atlası başkalarını ilgilendirsin” sorusuyla devam ediyordu.
Bir Umur kitabı yapmak üzerine düşünürken bu soru hep aklımızdaydı. Hem Tansel Korkmaz’ın sorduğu haliyle hem de bize ilişkin olarak dönüştürülmüş haliyle: Neden bir Umur Yapısı’nın nasıl yapıldığı başkalarını ilgilendirsin?
“Dönüşüm/Recycling” kavramının çeşitli nedenlerle, sıkça duyulduğu bir zamanda bu tür bir dönüştürmenin bizim dışımızda da birçok kişiyi ve kurumu ilgilendirebileceğini düşündük. Recycling’in ‘upcycling’ mi, ‘down cycling’ mi olduğuna bağlı olarak da tartışıldığı bir evrede ‘geliştirerek dönüştürme’yi bir Umur Yapısı üzerinden anlatmayı önemli bulduk. İlk karar aşamasından kullanıma geçilen son aşamaya varıncaya kadar bizim için önemli olan her şeyi olabildiğince açık ve anlaşılır bir biçimde paylaşmak istedik.
Seramik sanatçısı İpek Kotan Almanya’da ikinci kişisel sergisini düzenledi. Berlin’deki Brutto Gusto Galerisi’nde gerçekleşen sergide sanatçının 14 parçası sanatseverlerin beğenisine sunuldu. 1980 yılından bu yana farklı seramik ve cam sanatçılarına ev sahipliği yapmış olan Brutto Gusto Galerisi’nde düzenlenen sergi 19 Ocak tarihine kadar devam edecek.
“Inside Out” isimli sergide Kotan’ın 14 parçası yer alıyor. Kotan bu sergide eserlerinin özellikle iç kısımlarını ön plana çıkaran çalışmalara ağırlık veriyor. Dıştan sade görünüme sahip mermerimsi olan parçaların asıl güzelliklerinin iç bölümlerinde olduğuna inanan sanatçı iç kısımlarını tuval gibi kullanarak bu bölümde soyut ve minimalist bir yaklaşım sergiliyor. Parçaların tamamında Fransız Limoges porseleni, sırların tamamında ise kendi atölyesinde ürettiği doğal malzemeleri kullanıyor.
Inside Out ile Almanya’daki ikinci solo sergisini gerçekleştirmiş olan Kotan’ın ayrıca Almanya’nın Dresden ve Landshut Müzeleri’nin daimi koleksiyonlarında da eserleri sergileniyor.
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD), 2015 Türkiye sineması ödüllerinin adaylarını belirledi.
SİYAD üyelerinin yaptığı seçimde 2015 yılında Türkiye’de sinemalarda vizyona giren uzun metraj yerli yapım filmler içinden "En İyi Film" başta olmak üzere 11 kategoride beşer aday belirlendi. Ödüller, bu adaylar arasından SİYAD üyelerinin yapacağı 2. tur oylamanın ardından 2 Mart’ta Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bir törenle sahiplerine verilecek.
EN İYİ FİLM
Bulantı
Nefesim Kesilene Kadar
EN İYİ YÖNETİM
Emin Alper (Abluka)
Özcan Alper (Rüzgarın Hatıraları)
Emine Emel Balcı (Nefesim Kesilene Kadar)
Zeki Demirkubuz (Bulantı)
Tolga Karaçelik (Sarmaşık)
EN İYİ SENARYO
Emin Alper (Abluka)
Özcan Alper, Ahmet Büke (Rüzgarın Hatıraları)
Emine Emel Balcı (Nefesim Kesilene Kadar)
Zeki Demirkubuz (Bulantı)
Tolga Karaçelik (Sarmaşık)
EN İYİ KADIN OYUNCU PERFORMANSI
Demet Akbağ (Nadide Hayat)
Nesrin Cavadzade (Kuzu)
Ece Dizdar (Çekmeceler)
Algı Eke (Guruldayan Kalpler)
Esme Madra (Nefesim Kesilene Kadar)
EN İYİ ERKEK OYUNCU PERFORMANSI
Tansu Biçer (Toz Ruhu)
Mehmet Özgür (Abluka)
Ertan Saban (Limonata)
Nadir Sarıbacak (Sarmaşık)
Onur Saylak (Rüzgarın Hatıraları)
EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU PERFORMANSI
Şebnem Hassanisoughi (Bulantı)
Nursel Köse (Kuzu)
Tülin Özen (Abluka)
Tilbe Saran (Çekmeceler)
Ece Yüksel (Nefesim Kesilene Kadar)
EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU PERFORMANSI
Berkay Ateş (Abluka)
Kadir Çermik (Sarmaşık)
Çağlar Çorumlu (Bulantı)
Mustafa Uğurlu (Rüzgarın Hatıraları)
Özgür Emre Yıldırım (Sarmaşık)
EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ
Adam Jandrup (Abluka)
Norayr Kasper (Çekmeceler)
Vedat Özdemir (Çekmeköy Underground)
Andreas Sinanos (Rüzgarın Hatıraları)
Gökhan Tiryaki (Sarmaşık)
EN İYİ MÜZİK
Ahmet Kenan Bilgiç (Sarmaşık)
François Couturier (Rüzgarın Hatıraları)
Cevdet Erek (Abluka)
Betül Esener, Ezgi Baltaş (Toz Ruhu)
Acarkan Özkan, Uran Apak, Erhan Seyran (Çekmeköy Underground)
EN İYİ KURGU
Özcan Alper, Baptiste Gacoin (Rüzgarın Hatıraları)
Osman Bayraktaroğlu (Abluka)
Ayhan Ergürsel (Çekmeköy Underground)
Evren Luş (Sarmaşık)
Dora Vajda, Emine Emel Balcı (Nefesim Kesilene Kadar)
EN İYİ SANAT YÖNETİMİ
Hüseyin Binay , Aslıhan Tiryaki (Çekmeceler)
İsmail Durmaz (Abluka)
Gamze Kuş (Rüzgarın Hatıraları)
Osman Özcan (Toz Ruhu)
Meral Efe Yurtseven, Yunus Emre Yurtseven (Nefesim Kesilene Kadar)
EN İYİ BELGESEL
Bakur
Gavur Mahallesi
Hasret
Haziran Yangını
Koloni
Soluk
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (IKSV) tarafından 7-17 Nisan tarihleri arasında Akbank’ın desteğiyle gerçekleştirilecek 35. İstanbul Film Festivali çok özel bir bölümle sınırları zorlayan yönetmen Otto Preminger'i anacak.
Sinema tarihinin en özgün, en bağımsız ve en yaratıcı yönetmenlerinden biri olan Otto Preminger'i ölümünün 30. yıldönümünde 10 filminin yer aldığı özel bir seçki festivalcilere sunulacak. Festivalin bu özel konuğu için de usta tasarımcı Yurdaer Altıntaş tarafından özel bir afiş tasarlandı.
Festivalde yer alacak Otto Preminger filmleri: kara film başyapıtı Kanlı Gölge / Laura, gelmiş geçmiş en önemli mahkeme dramlarından Bir Cinayetin Anatomisi / Anatomy of a Murder, uyuşturucu bağımlılığını ilk gerçekçi işleyen filmlerden Altın Kollu Adam / The Man with the Golden Arm, siyasetin koridorlarında korkusuzca gezinen Washington’da Fırtına / Advise and Consent, sinema dünyasına Jean Seberg’i keşif olarak sunan iki filmi Günaydın Hüzün / Bonjour Tristesse ve Aziz Jan / Saint Joan, toplumsal eleştirel kara film Kaldırımlar Bitince / Where The Sidewalk Ends, Marilyn Monroe’lu western “Bisiklet Hırsızları” uyarlaması Dönüşü Olmayan Nehir / River Of No Return, psikolojik gerilim Küçük Kız Kayboldu / Bunny Lake is Missing ve altı dalda Oscar adayı olan Kardinal / The Cardinal.
Klasik ve modern barbershop tarzı a capella müziğini icra eden Türkiye'nin ilk vokal kuarteti Barbershop İstanbul, 13 Ocak'ta saat 20.00’de Summart Sanat Merkezi’nde sahne alacak.
Hazar İlhan, Erdinç Hasılcıoğulları, Enis Turhan, Kaan Bayır ve Ozan Çavuşoğlu'ndan oluşan Barbershop İstanbul üyeleri bugüne kadar çok sesli korolarda, yurt içi ve yurt dışı konserlerinde yer aldılar. 1.5 yıldır Chuck Hunter’ın koçluğunda çalışmalarına devam Barbershop İstanbul, kökleri ABD’ye dayanan müziğin dünyadaki en büyük topluluğu olan Barbershop Harmony Society’nin Türkiye’deki ilk üyesidir.
Farklı nesillere ilham vermeyi başaran, 90’lı yıllardan bu yana elektronik müziğe yön veren Viyanalı dj ve prodüktör Peter Kruder, 15 Ocak’ta Babylon Bomonti’de olacak.
Trip-hop, house ve dub öğelerini kendine özgü yorumuyla ortaya çıkardığı müziğiyle ve 1998 yılında yayınladığı "The K&D Sessions" ile elektronik müzik dünyasına getirdiği yenilikçi bakış açısıyla adını daha geniş kitlelere duyurmayı başardı.
Depeche Mode, Count Basic ve Roni Size gibi önemli isimler ile yaptığı remix çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çeken Kruder, 1993 yılında G-Stone Recordings'i kurdu ve DJ DSL, Urbs, Tosca gibi isimleri de bünyesine katarak kısa sürede büyük başarıya ulaştı.
Deniz Artun'un “Çıplaklık Tercüme Edilebilir mi?” isimli konuşması 13 Ocak Salı günü saat 19:00'da Pera Müzesi'nde gerçekleşecek.
Artun’un "Çıplaklık Tercüme Edilebilir mi?" başlıklı konuşması, dinleyenleri, "Üryan, Çıplak, Nü" sergisinde yer alan kimi köşetaşı eserler ile Fransız resim tarihinin efsaneleşmiş çıplaklarını ilişkilendirmeye davet ediyor. Ressamlar, resimler, yapılış tarihleri, malzemeleri, modelleri ve pozları arasındaki bu ilişkileri keşfetmek, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yılları ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında, Paris'in Türkiye'de sanatın modernleşmesinde oynadığı temel rolü ortaya çıkarıyor. Bu merkezin muhtelif sanat kurumlarından toplanan tohumların İstanbul'da ve Anadolu'da yeşermesi konusundaki umutları, çıplaklar aracılığı ile yeniden düşünmek, bu çıplaklara bakışımızı da değiştiriyor.
Söyleşiye katılmak için resepsiyon@peramuzesi.org.tr e-posta adresinden veya (0)212 334 99 24 numaralı telefondan rezervasyon yaptırabilirsiniz.
“İki şey… Bir: Atınız çürümüş, hanımefendi. Ve ikincisi: Savaş sona erdi.”
İstanbul’a kazandırdığı yeni çağdaş tiyatro mekanı DotKanyonda Tiyatro Mekanı projesiyle DOT, yeni oyunu Kış Dönümü’ne ocak ayında da devam ediyor.
Zinnie Harris’in yazıp, Murat Daltaban’ın yönettiği Kış Dönümü’nün başrollerinde Pınar Töre, Deniz Türkali, Cem Sürgit ve Can Şıkyıldız yer alıyor.
Oyunda on yıl süren savaşın sonunda her şeyini kaybetmiş, açlık sınırındaki iki kadın, bir çocuk ve evine dönmüş, bütünüyle un ufak olmuş bir askerin kesişen hayatları konu ediliyor. Her şeyini yitirmişken hayatta kalmış olmanın şans olup olmadığı sorgulanıyor. Sonuç olarak savaşın kazanan tarafı yoktur, savaşta herkes kaybeder.
Oyun 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 27, 28, 29, 30 Ocak tarihlerinde saat 21.00’de DotKanyon’da.
Julie Upmeyer'in Metromorfik Türler isimli yerleştirmesi 21 Ocak - 21 Şubat tarihleri arasında PASAJist'de görülebilecek.
Metromorfik Türler Julie Upmeyer'in Kurdela sokaktaki küçücük bir restoranın orijinal bir çağdaş sanat alanına dönüşmesiyle oluşan PASAJ Tarlabaşı için mekana özel yaptığı bir yerleştirme. Metromorfik Türler evrimde olası bir gelecek vaat eder- inşa halindeki dünyaya ayak uydurmak için evrim halindeki hayvanlar, kentin desen ve renkleri ile kendilerini gizlemişlerdir. Upmeyer bu fütüristik kentsel seneryoyu 1. Dünya Savaşı boyunca geliştirilen parlaklığın ve algıyı bozan kamuflajın prensiplerine adapte olarak kullanır ve illüstre eder. Şehir hayatının ortak özellikleri olan güvercin ve serçeler, panaromik şehir manzarası önünde kamufle edilerek sunulur.
!f İstanbul'un beklenen açılış filmi "yılın başyapıt filmi" olarak görülen Anomalisa seçildi. Charlie Kaufman ve Duke Johnson’ın stop-motion tekniğiyle çektikleri Anomalisa, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.
Being John Malkovich, Adaptation, Eternal Sunshine of the Spotless Mind gibi pek çok modern klasiğin yazarı Charlie Kaufman ile televizyon tarihinin en sıradışı animasyon dizisi Mary Shelley's Frankenhole'un yaratıcısı Duke Johnson’ın elinden çıkma filmde hayatının sıkıcılığından bezmiş aile babası ve “Onlara Yardım Etmenize Nasıl Yardım Edebilirim?”in saygın yazarı olan Michael Stone’un karanlık, absürt ve sürreel yolculuğunu anlatıyor.
Anomalisa'da “herkesin sesi”ni Tom Noonan seslendirirken, Michael’a David Thewlis, Lisa’ya ise Jennifer Jason Leigh sesleriyle hayat veriyor. Carol, Fargo, Being John Malkovich, In Bruges gibi pek çok filmin müziğini yapmış Carter Burwell’ın etkileyici müzikleri de filmin hüznünü güçlendiriyor.
15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 18-28 Şubat 2016 tarihlerinde İstanbul’da, 3-6 Mart 2016 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek. !f İstanbul’un biletleri 5-7 Şubat tarihlerinde İstanbul için, 19 - 21 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için biletix satış kanallarında ve sinema gişelerinden satın alınabilecek.