
ArtBizTech (International Institute of Arts for Business and Technology) Istanbul ve Artfulliving.com.tr işbirliğiyle 29 Ocak Cuma günü, saat 19.00'da "Picasso iş ya da teknoloji uzmanı olsa nasıl olurdu?” temasıyla 42 Maslak Art!SPACE’de gerçekleştirilecek etkinlikte, iş ve teknoloji dünyasında sanatsal bakış açıları yoluyla yaratıcılık ve inovasyonun nasıl sağlanabileceği katılımcılara interaktif bir şekilde aktarılacak.
ArtBizTech Yönetim Kurulu Üyesi Emrah Yayıcı’nın yapacağı konuşma ve Touchdrama tarafından gerçekleştirilecek yaratıcı drama çalışmasını içerek etkinliğe kayıt yapmak için www.artbiztech.org web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Etkinlik detayları alttaki şekildedir:
Konuşmacı:
Emrah Yayıcı (Artbiztech Yönetim Kurulu Üyesi ve Keytorc, BA-Works, UXservices şirketleri Yönetici Ortağı)
Picasso sanatçı yerine iş ya da teknoloji uzmanı olsa nasıl olurdu?
Dünyanın en yenilikçi ve yaratıcı şirketlerinin sırrı nedir?
Artful thinking (sanatsal düşünme) sayesinde yaratıcılık ve farklı düşünme gibi sağ beyin yetkinlikleri nasıl artırılabilir?
İş ve günlük hayatınızda başarı ve mutluluğunuzu artıracak hap gibi sanat bilgileri nelerdir?
Yaratıcı Drama Etkinliği:
Ayfer Artaç, Yılmaz Erdal (Touchdrama Eğitmenleri)
Picasso’nun çocukluğundan, hayata ve sanata bakış açısından, insan ilişkilerinden ve eserlerinden yola çıkarak Pablo Picasso ve onun farklı düşünme yetisinin katılımcılara interaktif bir şekilde hissettirilmesi.
LCV için tıklayınız:
http://www.artbiztech.org/event/meetup/creativity-and-innovation.html
15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'nin açılış filmi, özel bölümleri, yarışmaları derken festivalin kapanış filmi de belli oldu. Jean-Marc Vallée’nin Jake Gyllenhaal ile Naomi Watts’ı buluşturan son filmi “Demolition/Yeniden Başla” festival aracılığıyla Türkiye'de ilk kez gösterilirken aynı zamanda festivalin kapanış filmi de olacak.
Jean-Marc Vallée’nin “Bugüne dek yaptığım en rock’n’roll film” olarak tanımladığı, Jake Gyllenhaal’ın başrolünde olduğu “Yeniden Başla”, eşini bir trafik kazasında kaybeden yatırım uzmanı Davis’in bir otomat makinesine sinirlenip şirkete mektup yazması sonrası gelişen olayları konu alıyor. Filmde Gyllenhaal’a Naomi Watts ve Chris Cooper eşlik ediyor. İlk olarak Toronto Film Festivali’nin açılış filmi olarak görücüye çıkan film o günden beri yılın en merakla beklenen projelerinden biri.
Neon Indian, Charli XCX, Twin Shadow, Daft Punk, Everything Everything, Maroon 5, Sky Ferreira gibi her farklı müzik türlerinden isimlere hazırladığı remikslerle adını duyuran Com Truise, 30 Ocak akşamı Salon’a geliyor.
Seth Haley’nin synthwave projesi Com Truise, 80’ler synth’lerinin etkisi altında kalarak ürettiği toplamda iki uzun, üç de kısaçalar yayımladı. Yılın en çok dinlenecek hitlerini belirleyen FIFA’nın soundtrack albümünde de kendine yer buldu.
Sahne Com Truise’dan önce yaptıkları bağımsız müzikle öne çıkan Men With A Plan’in olacak. Berlin Music Week’e ülkemizden katılan ilk grup olan Men With A Plan; house, electronica ve techno ile krautrock arasında gidip gelen bir müzik yapıyorlar.
Konser 30 Ocak, saat 22.00’da Salon İKSV sahnesinde.
https://www.youtube.com/watch?v=yergWdn968o
Akbank Sanat, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu ve Japan Foundation işbirliğiyle 4-13 Şubat tarihleri arasında 12. İstanbul Japon Filmleri Festivali’ne ev sahipliği yapıyor.
Japon Film Festivali’nin bu yıl ayrı bir önemi olduğu belirtiliyor. 2015 yılı Ertuğrul Fırkateyni Faciası’nın 125 yıldönümü olduğundan, Türkiye ve Japonya nin ilk ortak film olan “Ertuğrul 1890” yapılmış ve iki ülkede vizyona girmişti. Bu sebeple festivalde daha fazla Japon filmi tanıtımı amaçlanıyor.
Bu yılki festivalde, yönetmen Naomi Kawase’nin başyapıtlarından “An” ve yönetmen Hayao Miyazaki’nin son eseri olan “Rüzgar Yükseliyor” gibi Japon sinemasını yakından tanıtacak altı film gösterilecek.
Gösterimler ücretsiz olacak. Tüm filmler Japonca seslendirmeli ve Türkçe altyazılı olacak.
Program:
An
3 Şubat 2016, Çarşamba saat: 20:00
4 Şubat 2016, Perşembe saat: 19:00
Çiçeklerin Ardından ( Hana no Ato)
5 Şubat 2016, Cuma saat:16:00
12 Şubat 2016, Cuma saat: 19:00
Benim Küçük Çiçeğim ( Mugiko-San To)
5 Şubat 2016, Cuma saat:19:00
13 Şubat 2016, Cumartesi saat: 19:00
Hayatın Anahtarı ( Kagidorobo No Method)
6 Şubat 2016, Cumartesi saat:19:00
12 Şubat 2016, Cuma saat: 16:00
Rüzgar Yükseliyor ( Kazetachinu)
6 Şubat 2016, Cumartesi saat:16:00
11 Şubat 2016, Perşembe saat: 19:00
Marnie Oradayken ( Omoide no Marnie)
11 Şubat 2016, Perşembe saat: 16:00
13 Şubat 2016, Cumartesi saat: 16.00
“Kitaba Dönüşmek” serisinin beşinci programında, "Mid-Century Modernism in Turkey: Architecture Across Cultures in the 1950s and 1960s" üzerine, kitabın editörü Meltem Ö. Gürel, yazarlar İpek Akpınar, Emre Gönlügür ve Burak Erdim ile söyleşecek. Söyleşi 29 Ocak Cuma günü 17.30’da Salt Galata’da gerçekleşecek.
"Mid-Century Modernism in Turkey: Architecture Across Cultures in the 1950s and 1960s", İkinci Dünya Savaşı sonrası küresel bağlamda Türkiye modernizmi üzerine araştırmalar yürüten akademisyenleri bir araya getiriyor. Routledge Research in Architecture serisi kapsamında yayımlanan kitap, mimari kültürün modernleşme ve kentleşme politikalarıyla nasıl iç içe geçtiğini, savaş sonrası ortaya çıkan görüş ve ideallerden ne şekilde etkilendiğini kritik bir bakış açısıyla inceliyor.
Konuşma dili Türkçe’dir.
Kitap, SALT Galata’nın giriş katındaki Robinson Crusoe 389’da bulunabilir.
Rem Art Space, 3 Şubat– 6 Mart tarihleri arasında “Kilit Taşı” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi farklı tekniklerde oluşturulmuş resim, heykel ve yerleştirme çalışmalarını bir araya getiriyor.
Birikimlerimiz ve biriktirdiklerimiz zamanla ifadesel bir kimliğe dönüşür. Geçmişin bir arşiv niteliği taşıyarak yaşadığımız anla ilişkilenme hali birer kilit taşı niteliği görür. Kilit taşı verdiğimiz kararları bir birine bağlayan farklı karakterlerde düşünsel ve duygusal formlar olarak karşımıza çıkar.
Bu bağlamda, Elçin Ekinci’nin heykel yerleştirmesi geçmiş ile bugün arasındaki varoluşsal anların kültürel formlarla nasıl şekillendiğine dair duraklar olarak okunurken, Mahmut Celayir’in Kral Yolu adlı resim çalışmaları bildiğimiz manzara imgesinin soyutlanma anlarını görünür kıldığı bireysel bir yolculuk olarak karşımıza çıkıyor. Özgür Demirci’nin 9 Durak adlı yerleştirmesi, sanatçının 2002-2007 arasında Gebze-Haydarpaşa arası yaptığı tren yolculuklarıyla oluşturduğu kişisel bir arşiv olarak sunulurken, Sibel Kocakaya’nın İsimsiz adlı kırık kasenin içerisinde bulunan fotoğraflardan oluşan yerleştirmesi mimari imgelerin kültürel- simgesel anlamda bireysel deneyimlerin anları olarak görünüyor. Volkan Kızıltunç’un Gaps of Memory adlı çalışması, farklı şehirlerde topladığı 8 mm filmlerden oluşan ve arşivsel nitelik taşıyan bir yerleştirme olarak görünür oluyor.
“Kilit Taşı” sergisi, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirerek sanatçıların gözünden bireysel arşivlerin güncel zaman dilimi ile ilişkisine odaklanıyor.
18 Şubat’ta başlayacak 15. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin yılın en iyi aktivist belgesellerini buluşturduğu, 10.000 Dolar ödüllü Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’na katılacak filmler belli oldu.
!f İstanbul’un iki yıl önce başlattığı ve dünyadan aktivist filmlerin yarıştığı Aşk & Başka Bi’ Dünya’da ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Gürcistan, İran, İsviçre, Kanada, Mısır ve Türkiye’den toplam 8 film jüri önüne çıkacak. Yarışmaya Türkiye’den Berke Baş ve Melis Birder’in birlikte yönettiği “Bağlar” katılıyor.
Uluslararası Belgeselciler Birliği tarafından da görüntü yönetimindeki başarısıyla ödüllendirilen filmi “The Russian Woodpecker/Rus Ağaçkakanı”; Pietro Marcello’nun kurmacayı, büyülü gerçekçiliği, şiirselliği ve belgeseli harmanladığı filmi “Lost And Beautiful/Kayıp ve Güzel”; Farid Eslam’ın 2009 ile 2013 arasında Orta Doğu’nun çeşitli ülkelerinde yaptığı çekimlerden oluşan ve müzik yaparak baskıya karşı duran gençleri izlediği aktivist müzik filmi “Yallah! Underground”; Rokhsareh Ghaem Maghami’nin Afganistan’dan Tahran’a mülteci olarak girmiş, zorlu hayatına rap müziğiyle karşı durmaya çalışan genç bir kadının hayatını anlattığı “Sonita”; Sean McAllister’in Suriye’den mecburen başka ülkelere taşınan bir ailenin yaşadıklarını anlattığı belgeseli “A Syrian Love Story/Suriyeli Aşk Hikâyesi”; Gürcistan’da yetişkinlerin din, vatan, adalet, kanun gibi sınırlarına karşı bir grup gencin öyküsünü konu alan “When The Earth Seems To Be Light/Yeryüzü Aydınlıkken” yarışmanın dünya seçkisi olacak. Türkiye'den ise Diyarbakır'ın yoksul ve orta halli ailelerinin çocuklarından oluşan Yıldız Erkek takımının bütün imkânsızlıklara rağmen azim ve umudu koruyan mücadelelerini konu alan "Bağlar" yer alıyor. Ayrıca film dünya galasını da !f İstanbul'da yapacak.
Fotoğrafa Genç Bakış, genç fotoğrafçıların üretimlerini paylaşmalarına katkı sağlamak ve kendilerini ifade edebilecekleri bağımsız bir sanat ortamı oluşturmak amacıyla düşünülmüş bir etkinlik. Etkinliğin bu ay ki konuğu Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf ve Video Anasanat Dalı mezunu Deniz Ezgi Sürek.
1990, İstanbul doğumlu olan Sürek, 2015 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf ve Video Anasanat Dalı’ndan mezun oldu. Üniversite eğitimi sırasında Portekiz’de bir dönem okudu, Almanya’da karma sergiye katıldı. Serbest fotoğrafçı olarak çalışıyor, ve çeşitli dergiler için çekim yapıyor. Bir yandan yüksek lisansa hazırlanırken diğer yandan doğa ve beden eksenli çalışmalarına devam ediyor.
Sürek'in fotoğrafa başlama süreci, gelecek hedefleri ve beklentileri üzerine fotoğraflar eşliğinde düzenlenecek söyleşi 26 Ocak Salı günü, saat 19.45'te İstanbul Fotoğraf Galerisi'nde gerçekleşecek.
Red Bull Music Academy Night kapsamında, Kaan Düzarat’ın ev sahipliğinde İngiliz house müzik prodüktörü Julio Bashmore ve 'the God' olarak anılan Amerikalı prodüktör Todd Edwards ilk kez İstanbullu müzikseverlerle buluşuyor.
Elektronik ve house müzik tutkunlarını kendilerine has yorumladıkları müzikleriyle hayran bırakan ikili 5 Şubat akşamı Babylon Bomonti sahnesinde yerlerini alacaklar. Geceyi ise aşina olunan yerli şarkıları kendine has tarzıyla elektronik müziğe uyarlamasıyla tanınan Kaan Düzarat başlatacak. Julio Bashmore ve Todd Edwards'dan önce sahne alarak gelenleri geceye hazırlayacak.
Ayrıca saat 19.00’da SAE Institute İstanbul’da Todd Edwards ile bir söyleşi gerçeleştirilecek.
28. yılında ENKA Kültür Sanat Tiyatro Buluşmaları sezonun birbirinden önemli oyunlarını sahnesine konuk ediyor. Açılış ise üç ustanın tek kişilik performanslarıyla yapılıyor.
1 Şubat’ta başlayacak ve 29 Mart’a kadar devam edecek 28. Yıl ENKA Kültür Sanat Tiyatro Buluşmaları'nda ilk perde usta oyuncu Genco Erkal’ın Bir Delinin Hatıra Defteri adlı oyunuyla açılacak. Buluşmaların ikinci konuğu 3 Şubat’ta Ferhangi Şeyler oyunu ile usta tiyatrocu Ferhan Şensoy olacak. 4 Şubat akşamı ise Çingene Boksör oyunu ile Burak Sergen ağırlanacak. Buluşmada ayrıca konserler ve performanslar da yer alacak.
Program
1 Şubat // 20.30 Bir Delinin Hatıra Defteri
3 Şubat // 20.30 Ferhangi Şeyler
4 Şubat // 20.30 Çingene Boksör
8 Şubat // 20.30 Yaşaman Denen Bu Zahmetli İş
9 Şubat // 19.00 Geco Gülan – Antik Plastik (Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi)
9 Şubat // 20.30 Cimri
16 Şubat // 20.30 Özel Kadınlar Listesi
23 Şubat // 20.30 Personel
1 Mart // 20.30 En Kısa Gecenin Rüyası
6 Mart // 11.30 Barış İçin Müzik Orkestrası – Neşeli Pazarlar
8 Mart // 20.30 Haldun Taner Kabare/ Dün Bugün
15 Mart // 20.30 Kabuk
22 Mart // 20.30 Çiğdem Erken – Sahnelerden Aşk Şarkıları 2
29 Mart // 20.30 Aydın Karlıbel