
Metin And’ın II. Meşrutiyet’in ilanından Cumhuriyet’in ilanına kadarki on beş yılda Türk tiyatrosunun gelişim sürecine odaklandığı çalışması Meşrutiyet Döneminde Türk Tiyatrosu (1908-1923) Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Kitabında bu dönemin siyasal hukuk ve toplum düzeninin tiyatroya etkilerini araştıran doktora çalışmasıyla uzmanlığını gösteren yazar, belgeler, oyun metinleri, eleştiri yazıları gibi kaynaklar üzerinden dönemin tiyatro anlayışına ışık tutuyor.
“Meşrutiyet dönemi başka alanlarda olduğu gibi tiyatroda da bilinçli Batılılaşmanın başlangıcı olan Tanzimat dönemi ile yerleşip kökleştiği Cumhuriyet dönemi arasında bir köprü olmuştur. Birçok siyasal, hukukî, toplumsal dertler bu geçici dönemde su yüzüne çıkmış, bunlara çözüm arayıp bulmak çabası da gene bu dönemde başlamıştır.”
İKSV Alt Kat’ın İstanbul Film Festivali iş birliği ve İKSV 2025 Festivalleri, Genç ve Çocuk Atölyeleri sponsoru Alarko Holding’in katkılarıyla 14-19 yaş arası gençlere yönelik düzenlediği stop-motion animasyon atölyesi filmleri yayımlandı.
Nisan - haziran ayları arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilen atölye kapsamında, genç katılımcılar stop-motion tekniğini kullanarak toplam 16 kısa animasyon filmi üretti. Gençlerin özgün fikirlerinden doğan bu filmler, İKSV’nin YouTube kanalında izleyicilerle buluşuyor.
Türkiye’nin dört bir yanından gençlerin katıldığı atölyeler haziran ayında tamamlandı. Her döneminde katılımcıların şehirde kendi yön bulma deneyimlerini araştırdıkları program kapsamında altı ayrı çalışma gerçekleştirildi. Atölyenin yürütücülüğünü ise yönetmen Gökalp Gönen üstlendi. Nisan - haziran ayları arasında iki dönem hâlinde gerçekleştirilen atölyelerde, yönetmen ve eğitmen Gökalp Gönen rehberliğinde çalışan katılımcılar, kendi karakterlerini tasarlayıp cut-out tekniğiyle animasyonlar oluşturdu. Ayrıca gençler, yapay zekâ destekli araçlarla animasyon üretimini deneyimleme fırsatı buldu. Atölye sürecinde katılımcılar, kurgu, ses tasarımı ve hikâye anlatımı gibi animasyonun temel bileşenlerine dair kapsamlı bir keşfe çıktılar. Toplamda 52 genç katılımcının yer aldığı bu yılki atölyelerin sonunda tüm katılımcılara katılım belgeleri takdim edildi.
Atölye sürecinde üretilen filmler, 30 Haziran akşamı düzenlenen çevrim içi kapanış etkinliğinde paylaşıldı. Etkinliğe, İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem Ayan, atölye yürütücüsü yönetmen Gökalp Gönen, Anima İstanbul’un kurucusu Mehmet Kurtuluş ve Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Merve Dizdar konuk olarak katıldı.
Atölye sürecinde üretilen 16 kısa filmi İKSV’nin YouTube kanalından izleyebilirsiniz.
Chi Art Gallery, yeni sergi serisinin ilki “Summer Selection: One”ı, 23 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşturacak.
“Summer Selection: One”, çağdaş sanatın bağımsız ve özgün seslerine alan açmayı hedefleyen bir seçkiyi izleyicilere sunuyor. Sergi, üretimlerini kendi disiplinleri ve bakış açıları doğrultusunda şekillendiren altı bağımsız sanatçı; Jenny Adem, Daniela Budisteanu, Melike Kuş, Selin Tahtakılıç, Yunus Özaksu, ve Halil Vurucuoğlu’nu bir araya getiriyor.
Sergide yer alan eserler; bireysel anlatıların içsel derinliğini, toplumsal hafızayla olan ilişkisini ve zamanla dönüşen duygusal katmanları izleyiciyle buluşturuyor. Sanatçılar, farklı teknik ve anlatım dilleri aracılığıyla hafızayı bir arşiv değil, yaşayan bir organizma olarak ele alıyor. Bu yönüyle seçki, kişisel olanla kolektif olanın iç içe geçtiği şiirsel bir görsel anlatı sunuyor. Tıpkı bir rüya veya kâbus gibi izleyici kendi zihninde kendi zihninin açtığı bir serüvene davet ediyor.
“Summer Selection: One”, aynı zamanda yaz mevsiminin getirdiği tazelik, yenilenme ve keşif hissini de taşıyor. Chi Art Gallery’nin yeni edisyon serisiyle birlikte oluşturduğu bu dinamik yapı, izleyiciyi her yaz farklı sanatçıların dünyalarına açılan yeni bir pencereyle buluşturmayı amaçlıyor.
Künye:
1. Gloomy Erands III, 2019 Halil Vurucuoğlu 50 cm x 70,5 cm Elle kesilmiş kâğıt üzerine sulu boya
2. Döngü, 2023 Jenny Janet Adem 9 cm x 13 cm Kağıt üzerine renkli kalem
3. Maze, 2024 Selin Tahtakılıç 70 cm x 100 cm Fabric painting with acrylic and embroidery
4. Neptün On İkinci Evde, 2023 Yunus Özaksu 50 cm x 70 cm Kağıt üzerine karışık teknik
5. Öğün, 2020 Daniela Budisteanu 36 cm x 25 cm, 50 cm x 70 cm Kağıt üzerine karışık teknik
Claudia Mills’in ölen bir dilin kelimelerini kurtarma ve belki de ölen bir arkadaşlığı kurtaracak kelimeleri bulma arayışını anlattığı hikâyesi Kaybolan Diller, Gökçe Yavaş’ın çevirisiyle İlksatır Yayınevi’nden çıktı.
On bir yaşındaki Betsy’nin annesi dil bilimi profesörüdür, sonsuza dek kaybolmadan önce ölmekte olan dilleri kaydetmek için var gücüyle çalışmaktadır. Betsy, dünyadaki binlerce dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu en yakın arkadaşı Kertenkele’ye anlatır. Bunun üzerine Kertenkele dâhiyane bir fikirle çıkagelir: “Neden sen ve ben bir tanesini kurtarmıyoruz?”
Kızlar yok olma tehlikesi altındaki Guernsey dilini öğrenmeye çalışırken dostlukları beklenmedik zorluklarla sınanmak üzeredir.
Dünyaca ünlü fotoğrafçı Steve McCurry’nin “The Haunted Eye” adlı sergisinin dünya prömiyeri 212 Photography Istanbul kapsamında İstanbul’da gerçekleşecek.
27 Eylül – 12 Ekim 2025 tarihleri arasında sekizincisi düzenlenecek 212 Photography Istanbul, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında McCurry’nin özel seçkisi 27 Eylül - 30 Kasım tarihleri arasında MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde iki ay boyunca ziyarete açık olacak.
“The Haunted Eye” isimli sergi, sanatçının 1984’te çektiği ikonik Afgan Kızı portresinin de aralarında olduğu kariyerini şekillendiren 25 unutulmaz fotoğrafını ve daha önce hiç sergilenmemiş 160 fotoğrafını bir araya getirecek. McCurry’nin kariyeri, hafızalara kazınan bu görüntülerin üzerine inşa edilmiş olsa da bu sergi onun uçsuz bucaksız arşivine farklı bir pencereden bakma fırsatı sunacak. Zamanın ve mekânın ötesine uzanan bu kareler, dünyayı anlatmanın yeni yollarını keşfetmeye davet edecek.
Sergi vesilesiyle İstanbul’da festivale katılacak olan Steve McCurry, söyleşi, kitap imza günü ve diğer etkinliklerle fotoğraf tutkunları ve sanatseverlerle bir araya gelecek.
Yaz aylarında sinemayı Adalar’a taşıyan Sinemada Film Festivali, beşinci yılında 23-27 Temmuz tarihleri arasında sinemaseverlerle bir araya gelecek.
İBB Kültür bünyesindeki İstanbul Sinema Ofisi yürütücülüğünde, Filmkoop iş birliğiyle, İBB Turizm ve İBB Orkestra’nın destekleriyle hazırlanan program kapsamında son yılların ses getiren filmleri her yaştan sinemaseverle buluşurken sinemamızın önemli isimleriyle söyleşi ve atölyeler de gerçekleşecek. En Sevdiğim Pastam, Büyük Kuşatma, Gecenin Kıyısı gibi filmler; Serra Yılmaz, Özcan Alper, Ece Yaşar gibi isimlerle söyleşiler; Tülin Özen moderatörlüğünde Pelin Esmer ile Ustalık Sınıfı ve Çocuk Matinesi programları katılımcılarla buluşacak.
5. Sinemada Film Festivali, Özcan Alper’in yönetmenliğini üstlendiği Bölük Pörçük: Bir Tuncel Kurtiz Biyografisi filmiyle açılacak. Büyükada Taş Mektep ve Heybeliada Değirmenburnu Parkı’nda düzenlenen gösterimlerde Su Yüzü, Gülizar, Hakkı, Gecenin Kıyısı, Döngü, Ölü Mevsim, Biz Radyoyu Çok Sevdik, Büyük Kuşatma ve En Sevdiğim Pastam filmleri gösterilecek.
Ayrıca festival kapsamında festival boyunca her gün saat 16.00’da Büyükada Taş Mektep’te çocuk filmleri gösterilecek. Paşabahçe Vapuru ise festivalin ilk gününde “Yeşilçam ile Yolculuk” başlığıyla Gülen Gözler ve Tosun Paşa filmlerinin gösterimlerine ev sahipliği yapacak.
Festival kapsamında İstanbul Sinema Ofisi tarafından tasarlanan atölye ve söyleşiler ise, bu yıl da sinemaya ilgi duyan herkes için kapsamlı bir giriş bilgisi kazanma imkânı sunacak. İstanbul’un kent olarak, üretimde bulunan kişilere sundukları ve ilham verdikleri üzerine düzenlenen “Sinemada İstanbul” oturumu oyuncu Serra Yılmaz, yönetmen Belmin Söylemez, fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel ve akademisyen Ece Vitrinel’in katılımıyla gerçekleşecek. “Film Başlamadan” söyleşilerinde ise Türk sinemamızın önemli yönetmenleri, yapımcıları ve oyuncuları, sinema üzerine sohbetler gerçekleştirecekler.
Hakan Bıçakcı’nın “Kurmaca Dünyalar Yaratmak” ve Arın Kuşaksızoğlu’nun “Çizgi Dünyasına Sesle Hayat Vermek: Çocuklarla Seslendirme Sanatı Üzerine” atölyelerinin yanı sıra Oyuncular Sendikası iş birliğiyle Gizem Erman Soysaldı ve Arda Kavaklıoğlu’nun katılımlarıyla oyunculuk üzerine “Sahneye Sığmayan Oyunculuk: Kamera Önü ve Seslendirme” başlıklı derin bir söyleşi düzenlenecek.
5. Sinemada Film Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 29’uncu kez gerçekleştirilecek İstanbul Tiyatro Festivali, 24-25 Ekim’de karakterlere Down sendromlu sekiz oyuncunun hayat vereceği bir Hamlet uyarlamasını Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ağırlayacak.
Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda 20 Ekim - 22 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenecek 29. İstanbul Tiyatro Festivali, eylülde açıklanacak programından oyunları açıklamaya devam ediyor.
Bu yılki uluslararası yapımlardan biri de geçtiğimiz yıl Edinburgh Festivali’nde kapalı gişe oynayan, Perulu topluluk Teatro La Plaza’nın kurucusu ve sanat yönetmeni Chela De Ferrari imzalı Hamlet olacak. Oyun Türkiye’de ilk kez 24-25 Ekim’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde DenizBank’ın Erişilebilir Sanat Partnerliğinde izleyiciyle buluşacak.
Yenilikçi yaklaşımıyla dünya çapında adından övgüyle söz ettiren yönetmen ve yazar Chela De Ferrari’nin bu uyarlaması, Hamlet’in “Olmak ya da Olmamak” monoloğundan hareketle, günümüzün gelenek ve normlarını sorguluyor. Shakespeare’in klasik eserine farklı bir yorum getiren uyarlamada, Down sendromlu bireyler kendi hikâyelerini sahneye taşıyor. Farklılıkları yok sayan konformist yaklaşımları eğlenceli ve esprili bir dille eleştiren yapım, ortak duygularımızı yüceltirken bireysel farklılıklarımızla var olmanın ve bu şekilde bir arada durmanın mümkün olduğunu gösteriyor.
Teatro La Plaza’nın Hamlet gösterisinin biletleri, sınırlı sayıda avantajlı dönem fiyatlarıyla, 25 Temmuz Cuma saat 10.30’dan itibaren; Passo ve İKSV Passo gişesinde (pazar hariç her gün 10.00-13.00 ve 14.00-18.00 arası açık) satışa açılacak. Öğrenciler bu gösteriler için Eczacıbaşı Genç Bilet ile biletlerini 30 TL’ye alabilecekler.
Galeri / Miz, 2011 yılında kurulduğu günden bu yana hayata geçirdiği “Miz Volume” başlıklı sergi serisinin bu sene on birincisini gerçekleştiriyor. “Miz Volume 11: Bir Arada” başlıklı sergi 8 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.
“Miz Volume 11: Bir Arada” başlığındaki grup sergisinde; Aslı Işıksal, Aslı Sağlam, Deniz Say, Dilara Pak, Emre Efe, Handan Akarsu, Kardelen Erken, Kemal Köse, Zeynep Erol’un birbirinden farklı yaratıcı süreçlerden geçerek farklı teknik ve materyallerle üretilmiş çalışmalarını bir araya getiriyor. “Bir Arada” başlığı, çoklu yaşam biçimlerini, çok katmanlı karşılaşmaları ve bu sergi kapsamında bir araya gelen sanatçıların kolektif varlığını ifade ediyor. Resim, fotoğraf, heykel, baskı, atık malzeme ve nakış yoluyla oluşturulmuş çalışmalarla; doğal ile yapay olan, geçmişle şimdi, insan ve doğa, bellek kavramları etrafında hem birlikte var oluşun imkanlarını hem de çatlaklarını araştırıyor.
Künye:
1. Aslı Işıksal
2. Aslı Sağlam
3. Dilara Pak
4. Kemal Köse
5. Emre Efe
Tavan Arasındaki Buda ve Yüzücüler’in ödüllü yazarı Julie Otsuka’nun savaşın gölgesinde parçalanan bir ailenin hikâyesini anlattığı kitabı İmparator Tanrıyken, Duygu Akın’ın çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.
Bir annenin gururu, bir çocuğun anlam veremediği yabancılaşma, bir kızın içinde büyüyen öfkenin anlatısı. Bu yalnızca kayıpların değil, sessizliğin içindeki haykırışın ve görünmez olanların da hikâyesi.
“Savaş, yalnızca cephede yaşanmıyordu. 1942’de güneşli bir Şubat sabahı, Amerika’nın Batı Yakası’ndaki Japon asıllı Amerikalılar için her şey değişti: Kendi ülkelerinde birer “düşman” ilan edildiler. Ellerine tutuşturulan tren biletleriyle Utah çölünde, adı bile duyulmamış bir toplama kampına gönderildiler. İsimleri silinmiş, kimlikleri askıya alınmıştı. Artık onlar için sadece kampın ince duvarları arasında yankılanan sessizlik, tel örgüler, uykusuz geceler, bitmek bilmeyen bekleyiş vardı.”
Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA) tarafından, Sabancı Vakfı'nın ana desteğiyle, bu yıl on birincisi düzenlenecek olan Ayvalık AIMA Müzik Festivali, 25 Temmuz’da başlıyor.
Her yıl klasik müziğin usta isimleri ile genç yeteneklerini bir araya getiren AIMA Müzik Festivali, yaz sezonuna, 14 Haziran’da gerçekleşen Duo BalKan (Önder Baloğlu, Çağdaş Özkan) konseriyle enerjik bir başlangıç yaparken; festival programı eylül ayı ortasına dek Ayvalık merkez, Cunda Adası ve Küçükköy’de gerçekleşecek birbirinden özel konserlerle zenginleşecek. Ayvalık’ta sanatseverlere ilham veren bir müzik deneyimi sunmayı amaçlayan festival, 25 Temmuz’da gerçekleşecek açılış konseriyle sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Uluslararası iş birlikleri, usta eğitmenlerin verdiği masterclass’lar ve tarihi mekânlarda gerçekleşen konserlerle festival yalnızca bir konser serisi değil; aynı zamanda bir kültür ve eğitim platformu niteliği taşıyor.
Festival, 25 Temmuz’da Franz Schubert’in Türkiye’de nadiren seslendirilen 1824 tarihli “Octet” adlı eseriyle açılacak. Konserde; Ayşegül Kirmanoğlu (klarnet), Okan Akbaş (korno), Seyfi Can Dağlar (fagot), Banu Selin Aşan ve Eylül Umay Taş (keman), Emir Kemancı (viyola), Çağlayan Çetin (viyolonsel) ve Deniz Yurdakul (kontrabas) sahne alacak.
AIMA ile Yunanistan’ın prestijli Molyvos Uluslararası Müzik Festivali (MIMF) arasındaki iş birliği bu yıl da devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Midilli Kalesi’nde bir performansa imza atan genç kemancılar Evangelia Koutsodimou ve Ioannis Nikolis, bu yıl 6 Ağustos akşamı Küçükköy’deki S.Ü. Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi Sahnesi’nde sahne alacak. Sanatçılar, J.S. Bach’tan Paganini’ye, Kreisler’den Ysaÿe’ye uzanan zengin bir repertuar sunacak.
AIMA Keman Masterclass eğitmenleri Marc Danel ve Pelin Halkacı Akın’ın yanı sıra, usta müzisyenler Yağmur Tekin (viyola), Artemis Sis Balkız (viyola), Çağ Erçağ (viyolonsel) ve Gözde Yaşar’ın (viyolonsel) bir araya gelecekleri konserde, 19 Ağustos akşamı Çaykovski ve Brahms’ın yaylı sextet yapıtları seslendirilecek.
AIMA Haluk Barutçuoğlu Evi, 29 Ağustos'ta çok özel bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. Piyanist Emre Yavuz ve müzikolog Prof. Filiz Ali, “Ravel Yılı” anısına açıklamalı bir dinleti sunacak.
Usta müzisyenler Dilbağ Tokay ve Emine Serdaroğlu’ndan oluşan CelloPianoDuo, 3 Eylül akşamı Cunda Bekir Coşkun Kütüphanesi’nde sahne alacak. Konserde, son albümleri Dreamlike’ta yer alan eserlerden seçkin bir repertuvar sunulacak.
İmge Tilif (keman), Gözde Yaşar (viyolonsel) ve İnci Yakar Birol’dan (piyano) oluşan Tilif-Yaşar-Yakar Trio, 6 Eylül’de Pür Records Stüdyo Cunda yerleşkesinde verilecek konserde Haydn ve Mendelssohn-Bartholdy’nin piyanolu üçlü yapıtlarını yorumlayacak.
Festival süresince temmuz ve eylül ayları arasında flüt, klarnet, keman, piyano ve viyolonsel branşlarında AIMA Masterclass final konserleri düzenlenecek. Tüm masterclass konserleri halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
11. AIMA Müzik Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.