03 KASIM, PAZARTESİ, 2014

Konuşmacımız Ümit Ünal'la söyleşi

Artful Living’in 16 Kasım 2014, saat 13.00’te 33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda
düzenlediği “Sinema ve Edebiyat” etkinliğimizin konuşmacılarından
Ümit Ünal ile minik bir söyleşi


Konuşmacımız Ümit Ünal'la söyleşi

Hasan Ali Toptaş'ın "Gölgesizler"ini başarılı bir biçimde filme aktardınız. Toptaş'ın romanını filme çekerken özellikle nelere dikkat ettiniz?

Gölgesizler yapımcı Hakan Karahan'ın hayaliydi. Kitabı aşkla seviyordu. İngiliz, çevirmen bir arkadaşım sayesinde tanıştık. İlk okuduğumda Gölgesizler bana filme dönüşmesi imkansız göründü. Çünkü gücünü dilinden, dil kullanımından alıyordu. Satır araları uçurumlar gibi derindi. Romanın gerçek manasına varmak için söylenmeyenleri okumak şarttı. Gerçek ve hayal, geçmiş ve gelecek, köy ve şehir sürekli içiçeydi. Ben bu romanın sadece bir katmanını ele alarak bir film yapmanın mümkün olduğuna inandım. Ve Gölgesizler'de bulunduğunu gördüğüm politik bir damarı ele alıp, onu işledim. Türkiye tarihinin belli bir kesitine, ama genelde dünyada pek çok yere uyarlanabilecek bir suçlu güçlüler, güçsüz masumlar yapısı içinde; inanç/inançsızlık, kendi inanmak istediği mitleri uyduran hasta toplum, suçlu güç vb gibi temalar çevresinde dolandım. Elbette Gölgesizler'in temellerinden biri, yaratıcı insanın kabusudur. Kendi yazdığı kabusun içinde kaybolan “yaratıcı” yazar aslında bütün temaları birleştiren ana figürdür.

Romandaki olayları kendimce bir sıralamaya koydum. Çünkü Hasan Ali'nin olağanüstü diliyle okuyucucuyu çıkardığı baş döndürücü yolculuk, sinemada yaratılması imkansız bir şeydi bence. Okuyucu dilin büyüsüne kapılıp yazarın önerdiği yolculuğa katılır. Oysa film seyircisi an be an ikna edilmeyi bekler. Kitabı anlamayan kafası karışık okur durur, biraz geri gider tekrar okur. Oysa film seyircisi filmle birlikte düşünür. İkna olmadığı yerde filmden kopar. Romanda kat kat satır arasına gizlenmiş bir “suçlu”yu ben belirgin hale getirdim. Mesela (romanı okuyanlar bilir) ayı hikayesinin anlaşılması için Muhtar'a eli ayı pençesine benzeyen bir “hilkat garibesi” oğul icat ettim.

Birkaç eleştirmen ve köşe yazarı romanı açıkladığımı ve “basitleştirdiğimi” yazdı. Bu büyük ölçüde doğrudur. Roman tüm karmaşası ve belirsizliği içinde filme çekilemezdi. İlk röportajımdan itibaren bu filmin benim Gölgesizler “cover”ım olduğunu ve bu romanın katmanlarından çıkacak filmlerden sadece bir tanesi olduğunu söyledim. Gölgesizler bence hangi bakış açısıyla ele alınırsa ona göre bambaşka bir film çıkabilecek çok engin bir metin.

Senaryonun yazımı sırasında yapımcı Hakan Karahan'la sürekli 

paslaştık. Hasan Ali Toptaş ile senaryonun tüm versiyonlarını paylaştık ve onayını aldık. Hasan Ali cömertlik göstererek, “Bu senin filmin, benim kitabım zaten meydanda” dedi ve birkaç ayrıntı dışında uyarlamaya karışmadı ve beni özgür bıraktı.

Türk ve Dünya edebiyatından, olanak olsa, sinemaya uyarlamak istediğiniz 5 yapıt hangisi olurdu?

Shakespeare – Bir Yaz Gecesi Rüyası – Türkiye'de geçen bir versiyonu üniversiteden beri hayallerimi süsler.
Gombrowicz – Pornografi – Yine Türkiye uyarlaması hayal ediyorum.
Borges – Ölüm ve Pusula – İnanılmaz bir polisiye hikaye bence. Bir versiyonu çekilmiş ama görmedim.
Orhan Pamuk - Benim Adım Kırmızı – Bu şimdilik bir hayal, çünkü pahalı bir Hollywood yapımı olabilir ancak. Ama hayali bile güzel.
Sait Faik - Alemdağ'da Var Bir Yılan – Bütün kitabı kapsayan bir uyarlama hayal ederdim.

***

Medya partneri de olduğumuz 33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'ndaki etkinliğimiz:

Sinema ve Edebiyat
Moderatör: Sevin Okyay
Konuşmacılar: Asuman Susam, Ahmet Ümit, Ümit Ünal
Düzenleyen: Artful Living


Artful Living tarafından düzenlenen "Sinema ve Edebiyat" panelinde, usta sinema yazarı Sevin Okyay, konukları Asuman Susam, Ahmet Ümit ve Ümit Ünal ile Türk sinemasından dünya sinemasına, sinemanın edebiyatla ilişkisini konuşacak. Edebiyat uyarlamalarının başarısı, güçlükleri, birbirlerine etkileri üzerine örnekler ve deneyimlerin de paylaşılacağı oturum, sinemamızın 100. yılına edebiyattan bir selam gönderiyor.

33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı
TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi
16 Kasım 2014, 13.00-14.00 - Kınalıada Salonu

0
955
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle