10 NİSAN, PERŞEMBE, 2014

“Kendime Sordum”: Tarık Günersel

Tarık Günersel’den kendisine sorulmasını istediği üç soruyu sormasını ve yanıtlamasını istedik… Kendisinin de giriş sözlerinde belirttiği gibi, süreç “kendime sordum” sayfalarımıza
“beyitimsiler”i getirdi…

“Kendime Sordum”: Tarık Günersel

“Özröportaj”

(Sevgili Nurduran Duman kendime 3 soru sorup cevap vermemi rica etti, öyle yaptım. Ama cevaplar kısa olmuş. “Minimalistim,” dedim. Bu durumda daha çok soru sormamı önerdi, sayfa oluşabilsin diye. İlk üç soru-cevaptan sonrasını “beyitimsiler” halinde yazıverdim, genç dostuma şükranla. Ama madem beyit(imsi)ler, öyleyse ilk üç soru cevabı da o hale getireyim… getirdim:)

Hangi akla hizmet yazıyorum?
Tehlikeli ve zevkli. (İlk yorum.)

İkinci hayatım olsa ne olmak isterim? Besteci.  “Ama
zaten dâhi Selman Ada var,” derim, yine şiire yönelirim.

Kaç yıl daha yazmak isterim?
Otuz. Sonrası? Doğa ile tıb kerîm.

A a, bu sayfadayım, niye?
Candan bir dost davet etti diye.

Eşkiya hükümdar. Neden?
Ne düzelir kendiliğinden?

Sorar bir ses: "Çözüm nerede?"
Adaletle gücün buluştuğu yerde.

Peki ama ne zaman?
Dayanışıp eylediğin an.

Çoğu başkasına bel bağlamış! Nasıl?!
Ben bunu kendime sorayım asıl.

Ne diye soru sorarım ki?
Bu soru da ne diye ki?

Sorular dostum. Ne zamandan beri?
Hatırlamadığım ilk soru vardı ileri:

“Sıcaktı korunak. Şimdi neredeyim?”
Hatırlamadığım cevabım: “Ne bileyim?”

Kimim ki bileyim?
Herkesim, kimseyim.

Nereden geldim? Hangi izden?
Her yerden, hepimizden.

Peki ama nereye?
Olmayan bir dereye.

Bir soru daha! -Mı? Neden?
Sayfa dolmaz kendiliğinden.

0
1497
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle