23 OCAK, PERŞEMBE, 2014

İz Dergisi kapandı...

İz Dergisi yeni sayısı 49 ile birlikte kapandı... Gölnur Cengiz'in "yeniden merhaba" diyene dek "hoşçakalın" dediği metni sayfalarımızda...

İz Dergisi kapandı...

Yeniden “Merhaba” diyeceğimiz güne kadar; “Hoşçakalın”...

Hafızalarımıza kazınmış her fotoğraf, yüzlerce, belki binlerce kareden damıtılmış, zamanı sonsuzlaştıran, ‘an’ı zamansızlaştıran, bizi hem geriye, hem de ileriye baktıran; ezcümle “iz” bırakan bir bellek arşividir.

Geriye dönüp bakınca, yalnız bu coğrafyanın değil, giderek sevimliliğini kaybeden, ondan bahsederken endişelere gark olduğumuz yeşil, sevimli gezegenimizin de insanlık hallerine tanıklık etmiş, her biri birbirinden değerli bir “insanlık arşivi” biriktirmişiz.
 
“İz” dergisinden; bir kelaynaktan söz ediyorum. Nesli tükenen bir zevkin, bu zevke gönül vermiş, bu sanatı var etmiş maceraperestlerin en iyilerini küçük penceresinden zevk sahibi okurlarıyla buluşturan son kalelerden birinden söz ediyorum.
 
Savaşları birlikte lanetledik, emeğin savaşını bir balıkçı teknesinde, ya da yeryüzünün en dibine girip karalara batarak yaşam savaşı veren madencilerin gözümüzün içine baktığı ‘an’a birlikte tanık olduk…
Vizörler şahidimiz; ne göçler gördük, ne doğumlar, ne başkaldırılar, ne büyük yenilgiler geçti göz ucumuzdan, en parlak ışıklarına kapıldık ışığı kendinden menkul yıldızların… bir gülümseme düştü kimi kez payımıza, yüreğimize dokunan bir gülümseme, yahut içimize işleyen bir özlemi paylaştık siyah beyazın derinliğinde...

Ustalar ustası Ara Güler’in Genel Yayın Yönetmeni olduğu bir foto-röportaj dergisi bu. Bu kadarı yetmez miydi? Dünyanın şapka

çıkardığı bu büyük fotoğrafçının/foto muhabirinin “İz”inden gittik;
Miras kalan tüm parasal zorluklara direnerek…

Elimizden geleni cebimizden çıkana ekledik, biraz daha dayandık, biraz daha... Trenin takitikitrak’ları giderek yavaşladı... Sonunda, harç bitti, yapı paydos...
 
Ne yazık, “şimdilik” sonuna geldik.
 
Bir lira zam yaptık, reklam alalım diye büyük büyük firmaların kapılarını tık-tık’ladık. Hem hamalı olduk dergimizin, hem çobanı. Bu vahşi, acımasız ve ahde vefa duygusunun sonuncusunu, az evvel oniki taksitle vermiş çağın kalın derili gündelikliğinde, “İz” de, iki tarafa açtı yapraklarını, yapraklarını kanat yaptı, kanadı kuşa imrendi, havalandı, yükseldi, uçtu gitti...
 
İz’in bu sayısını, derginin babası, direği Ara Güler’in tarife hacet hissettirmeyen siyah-beyaz İstanbul’una ayırdık. En “özel” sayımız, dünyanın en büyük fotoğraf ustasına ayrılsın ki, kaybettiğimiz kalenin boşluğunu daha çok hissedelim istedik…
 
Sonda söyleyeceğinizi başta söylerseniz kavga çıkmazmış derler. Bizim kavgamız ilk fırsatını bulduğumuzda virgülün konduğu yerden devam edecek.

Yani, yeniden “Merhaba” diyeceğimiz güne kadar; “Hoşçakalın”...
 
Gölnur Cengiz

İz 49 Önsöz

Merhaba

2006 yılının Ocak ayından beri fotoğrafın dünyadaki en büyük ustalarından Ara Güler' in Genel Yayın Yönetmenliği'nde iki ayda bir yayımladığımız, Türkiye’de alternatifi olmayan fotoröportaj dergisi İZ ile geçen 8 yıllık süreçte :

İnsanlığın evrilen tarihine fotoğraflarla tanıklık ettik.. kimi zaman savaşın çirkin yüzünü, kimi zaman balıkçı teknelerinde, maden çukurlarında ekmeğin kavgasını, hak mücadelelerini, toplumsal tepkileri, doğal afetleri, doğanın kendisini, göçleri, doğumları, ölümleri... bazen sadece bir gülümsemeyi, beklentiyi, özlemi, pişmanlığı, kabullenmeyi ve mücadeleyi... Yaşama dair ne varsa her ‘an’ını yakalamaya gönül vermiş, kendini 'an'a adamış göz tanıklarına ev sahipliği yaptık, kareleriyle her coğrafyadan birbirlerine taşıdıkları mesajları sizlere ilettik…sınırları kaldırarak, insan iletişimine bulaşan her şeyden arınarak sadece bakarak konuştuk... zamana kayıt düşme görevine aracılık yaptık..

Fotografevi’nde ustaya saygı, gençlere ve amatörlere fırsat şiarıyla yüzümüzü insana, hayata dönerek yaptık çalışmalarımızı, miras kalan her türlü ekonomik zorluğa karşı direnmeye çalışarak.

2006-2013 yılları arasında satış fiyatı 9 TL olan İz’i, 2013 Ocak ayı itibariyle sadece 1 TL lik artışla 10 TL olarak fiyatlandırdık. Ancak bu cüzi artış, kağıt-baskı-posta masraflarındaki artışı dengeleyemedi. İçerik

ve kalitesinden asla ödün vermediğimiz İZ, reklam verenler tarafından da baştacı edilmedi…

Bu nedenlerle İZ, yeni yılın bu “özel’ sayısı ile yayın yaşamına bir süreliğine ara veriyor. Elbette üzgünüz…

İnsanlığıyla, dostluğuyla, kareleriyle, sözleriyle iz bırakan ustamız Ara Güler'e,  yayımlanmasında emeği geçen herkese, Bilnet Matbaa’sına, fotoğrafçılara, yazarlara, okurlarımıza, abonelerimize  teşekkür ediyoruz.

İZ  arşivinin, Türkiye’de ve dünyada iz bıraktığına, yaşanmışlıklara ayna tutmaya devam edeceğine inanıyoruz.

Bu sayının ‘en’ özel olmasını istedik…Ustamız Ara Güler’in siyah-beyaz İstanbul fotoğraflarından oluşan çalışmalarında, bakıldıkça insanı içine çeken, raslantısallığı yer olmayan, şaheser seçkilerinden sunmak istedik sizlere..

Ustanın fotoğraflarında hayat var, insan var, nefes var..Bazen sanki az önce yanından geçtiğimiz bir yer, bazen az önce gülümsediğimiz bir çocuk, bazen yıllar önce her gün yürüdüğümüz kaldırım.. hepsi farklı ama his aynı..hani elimizi uzatsak dokunacakmışız gibi, ya da içinden geçmişiz gibi… her kare o yaşanmışlığa ortak eder bizi, her kareden mutlaka birşeyler bize değer. O karelerdeki boş alanlarda biz varız belki de…

En kısa zamanda İZ’i raflarda tekrar görmenin sonsuz umuduyla …

0
1390
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle