13 ŞUBAT, PAZARTESİ, 2017

İklim Değişikliği Hakkında Yazılmış En İyi 5 Roman

Cormac McCarthy’nin distopyalarından Margaret Atwood’a, “biopunk” gerilimlerinden gençlik komedisine, işte en iyi ekolojik tehlike hikâyelerinden beşi. 

İklim Değişikliği Hakkında Yazılmış En İyi 5 Roman

Kitap nükleer atak ya da kuyruklu yıldız çarpmasına benzetilebilecek bir duruma inceden bir referans verir: “Ani ışık kesintisi ve ardından bir dizi hafif sarsıntı.” Ancak, genç bir adam ve oğlunun medeniyetlerin çöküşünden sonra verdikleri hayatta kalma mücadelesini anlatan ve 2006 senesinde çıkan bu ürkütücü romanda iklim değişiminin ağır ilerleyişi ele alınmamış. Yine de yanlış anlaşılmamalı, bu bir ekolojik kıyamet hikâyesi. Doğa, onun yüzeyini kazıyan insansılar için kendini yenileyebilen, bolluklarla dolu bir takviye sistemi değil de uzaydaki sıradan bir taş olsaydı, insanlara, insanlığa ne olurdu?

Felaketten sonraki yıllarda yollar, son kalan yemek stoklarını yağmalayan mültecilerle dolar. Hayatta kalanlar “kan kültleri”, barbarlık ve yamyamlık içine sürüklenir. Dokuz yıl geçer. Artık baba ve oğul, insanlarla karşılaştıklarında tecavüze uğramaları ya da diri diri yenmeleri neredeyse garantidir. Baba, zamanı geldiğinde kendini ve oğlunu öldürmek için yanında bir tabanca taşır. Anne yıllar önce intihar etmiştir. Okuması zor bir kitap; ancak aynı zamanda Andrew O’Hagan’ın tasvir ettiği gibi “küresel olarak ısınan jenerasyonun ilk büyük başyapıtı.”

McCarthy İncil ile merhum Beckett arası bir acımasızlık ve heyecanla yazdığı nesri genellikle ayraçlar ve konuşma çizgileri gibi süslemelerden yoksun bırakarak, virgüllere ve nefese yer vermeden oluşturuyor. İnsan acısını ve barbarlığını barok ve neredeyse hayal edilemeyecek bir seviyede ele almanın yanı sıra inanç, sevgi ve körelmiş hayatta kalma içgüdüsünü işliyor. Ama bunu insanlığın sonuna duyulan varoluşsal korkuyla yapıyor. İnsan çabasının kırılganlığı ve tercihlerimizin dehşet verici sonuçları bu kitaptan alınması gereken dersler arasında.

Justine Jordan

Tufan Zamanı, Atwood’un 2003-2013 seneleri arasında çıkan distopik MaddAddam üçlemesinin ortanca kitabı. Damızlık Kızın Öyküsü’yle ve ABD’deki kadın düşmanlığının yükselişiyle zaman geçtikçe, Atwood’un yapıtları ürkütücü derecede kehanet hissi vermeye başladı. Ama zaten Atwood her zaman yazdıklarının gerçekleşmesinin mümkün olduğunu ve çoğunun çoktan gerçekleştiğini söyler. Petrolün etkisiyle çevrenin tahribi ve petrolün tükeniyor olmasının doğurduğu korkunç sonuçlar; kurulan imparatorluklar, tükenen kaynaklar ve artan eşitsizlik; genetik deneyler ve internetin çorak bölgeleri... Tüm bunların doğal olmayan sonuçları anlatılıyor romanda.

Bu romandaki tufan su barındırmıyor, daha çok deniz seviyelerinin yükselmesinde rolü büyük olan kibir ve açgözlülüğün küresel bir endemiği tetiklemesiyle ilgili. Ursula Le Guin, korkuyu umut ışıltılarıyla tamamlayan bu kıyamet sonrası senaryosunu öncüleri Oryx ve Crake ile karşılaştırdığında “daha az Hogarth, daha fazla Goya” buldu. Atwood ana karakterleri Toby ile Ren’i ve kendini işgal edilmiş doğal toprakları korumaya adamış bir tarikat olan Tanrı’nın Bahçıvanları’nı yazarken formunun zirvesinde; serinkanlı, cana yakın, komik, zeki ve uyanık.

Atwood’un geniş çaplı araştırmalarla desteklediği spekülatif kurgusu evrensel çapta bilim, kapitalizm ve politikanın, hatta bireysel mukavemetlerin ve hikâyelerin bile bağlantı noktalarını ortaya çıkaracak kadar karmaşık ve katmanlı. Sorduğu sorular temel ve hayati. “Ya bulunduğumuz yolda devam edersek? Zemin ne kadar kaygan? Bizi kurtaran hayati özelliklerimiz neler? Bizi durduracak irade kimde var?”

Justine Jordan

Not: Margaret Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü ve Kör Suikastçı isimli eserleri 23 Şubat 2017'de Doğan Kitap tarafından dilimizde yayımlanacak.

David Mitchell, Hayalet Yazılar, Bulut Atlası ve 9. Rüya dahil olmak üzere, tüm romanlarında kişiler ve gezegenler arası etik farklarına değinmiştir. Neden her insansının kendi çıkarları geniş çapta kolektif hayatta kalma ihtiyacıyla çelişir?

Kemik Saatler her bölümü Holly Sykes’ın hayatının farklı bir dönemine odaklanan altı bölümden oluşuyor. Holly’nin 70’lerinde olduğu 2043’te geçen son bölümde, onu İrlanda sahillerinde dünyanın Karartma Çağı’na  girerek son buluşunu izlerken buluyoruz. Küresel ısınma kaynakları bitirdiği için insanlar kara ve devlet oranlamasıyla yaşıyor. İrlanda'nın Çin ile olan anlaşması sayesinde kısmen sabit, ta ki Çin kaynaklarını çekip İrlanda’yı tamamen kargaşa ve şiddet içinde bırakana dek.

Mitchell’ın sonrasında gelen çaresizliği ve anarşinin hızlı yükselişini tasvir etme şekli kasvetli ve gerçekçiliği inkâr edilemez.

Sian Cain

Not: Kemik Saatler, Jacob de Zoet'in Bin Sonbaharı ve Bulut Atlası Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı.

Bacigalupi, kitabının teşekkür bölümünde romanın “günümüz Tayland’ı ve Taylandlılarını temsil etmediğini, bu şekilde algılanmaması gerektiğini” yazıyor. Onun zihninde Tayland’ın geleceği daha az plaj ve köri, daha fazla petrol yoksunu ve yozlaşmanın hüküm sürdüğü bir kâbus.

Kurma Kız özünde Sivil bir şirket ajanı ve genetik yapısı değiştirilmiş bir kadın etrafında gelişen bir biopunk gerilimi. Ama ayrıntılı ve karanlık iklim değişimi betimlemeleri onu benzerlerinden farklı kılıyor. Dünyadaki fosil yakıtların tükendiği Küçülme Dönemi'ni anlatan kitapta Bacigalupi’nin Bangkok’u güneydoğu Asya’nın ayakta kalan son şehirlerinden biri. Deniz seviyesinin altına düşen şehir, su enerjisiyle çalıştırılan pompalar kullanarak yükselen suları çaresizce kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Tayland Çevre Bakanlığı çete birlikleri gibi vebalı hasat buldukları köyleri yakıp, ülkeyi hayatta tutmaya çalışıyor. Gemiler yük ve pedalla çalışan bilgisayarlar getirirken herkes kararlılıkla hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ediyor. Yani bu bilimkurguda gerçekçilik daha düşük dozda denilebilir.

Sian Cain

İklim faciaları dünyayı sarsarken İngiltere Büyük Fırtına’da çok ciddi darbe alınca Birleşik Krallık yönetimi ciddi bir kararla yüzde 60 karbon vergisi getiriyor. Bas gitarist olmak isteyen 16 yaşındaki Laura’nın günlüğündeki ilk yazı, ailesiyle birlikte saklandığı günlerde satışların karneye bağlanmasıyla başlıyor: “Seçmemiz gerekiyor. Saç kurutma makinesi, tost makinesi, mikrodalga fırın, akıllı telefon, iyon giderici (anne), su ısıtıcı, ışıklar, PTA, e-pod, buzdolabı, buzluk ve böyle gidiyor.”

Başta yeni sınırlamalar imkânsız gibi gözüküyor. Turizm ve gezi rehberliği yapan baba işini kaybediyor ve anne çok sevdiği arabasından otobüslerde kaybolma pahasına vazgeçiyor. Bu sırada kız kardeşi Kim, boş senesinde ABD’de çalışmak zorunda bırakılınca İspanya’ya kaçıyor fakat televizyonunu açık bıraktığı için kendini Karbon Suçluları için danışmanlık ofisinde buluyor. Yine de aile zamanla yeni gerçeklere alışmaya başlıyor.

Saci Lloyd’un komşusuna olan tutkusundan güç alan ve punk müziğin yeni meleği olmaya azmeden huzursuz bir ergenin hayat tarzını, gereklerine tam ters yönde işleyen bir devlet ile bütünleyişi zeki, komik ve fazla gerçekçi. Guardian’ın internetteki çocuk bölümüne genç bir eleştirmen şunları yazmış: “Bana gelecekte hayatımızı nasıl yaşamak zorunda kalacağımıza dair bir öngörü sağladı ve Laura’nın yerinde olsam durumunda tüm bunlarla nasıl başa çıkacağımı sorgulattı.”

Claire Armitstead

Kaynak: The Guardian
Görseller: 
Nydia Lilian

0
6157
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle