18 AĞUSTOS, PAZARTESİ, 2014

Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi

Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi’ni açan Yıldıray Lise, Küçük Prens koleksiyonerliğine nasıl başladığını, serginin serüvenini, kendi Küçük Prens hikâyesini anlattı.

Dünyanın Küçük Prens Kitapları Sergisi

Yüzlerce Dilde Bir Küçük Prens

Sevdiğim şairlerden Haydar Ergülen’den Küçük Prens ile ilgili yazı isteği içeren eposta almak günümü şenlendirdi. 20. yüzyıl Fransız edebiyatının en etkili eserlerinden biri seçilmiş, tüm dünyada adını hiç bilmediğimiz dillere dahi çevrilmiş, birçok sanat eserine ilham vermiş bu kitapla ilgili ne yazsam diye düşünmeye başladım.

Kitap ve yazarı Exupery ile ilgili bilgi veren kitap ve yazılara ulaşmak mümkün olduğu için kendi Küçük Prens hikâyemi anlatmaya karar verdim.

“Bu büyükler tuhaf oluyor”

Bana göre dünyayı ve insanları daha iyi tanımak için en güzel modern edebiyat ürünü. Masal tadında. Masallarda bize anlatılan her şey var: Kötüler, iyiler, onları anlamak... Bir kere değil defalarca okunmalı. Her okuyuşumda farklı tatlar alıyorum, farklı bölümleri dikkatimi çekiyor.

Bana göre küçüklerden çok büyüklere yazılmış bir kitap. Çocukken okuduğumuz masalların tadını bize veren bir kitap. İçinde dostluk ve umut bulurum her okuduğumda. Evrensel değerleri çocuk diliyle ve merakı içinde anlattığından belki de hepimizin gönlünü çalmış bir kitap.

Her okuduğumda farklı bir yerini keşfediyorum kitabın. İlk göz ağrım olan tilki ile muhabbetinin ise yeri her zaman ayrıdır. Burada dostluğun çok iyi anlatıldığını düşünüyorum.

Bence modern bir masal bu kitap, içinde insanları ve dünyayı anlamamızı sağlayan birçok konu var. Kitabı her okuduğumda içimde bir umut ışığı belirir.

Okuyan herkes farklı bir cümlelerin altını çizdiğini ve bazı cümleleri çok sevdiğini söylüyor. Kitabın özünü de anlatan her gezegeni ziyaretinden sonra Küçük Prens’in söylediği “büyükler gerçekten çok tuhaf” cümlesini severim. Üzerinde düşününce bize ne kadar çok şey anlattığını fark ederiz.

Kitap dünyada birçok sanatçıyı etkilemiş ve farklı sanat dalında ürünler ortaya çıkmış: Opera, tiyatro, bale, buz dansı gösterisi, film, şarkılar, çizgi film, çizgi roman… Japonya ve Brezilya’da birer müzesi kurulmuş. Güney Kore’de bir Fransız Mahallesi kurulmuş Küçük Prens için.

Çoğu kişinin başucu kitabı olan Küçük Prens’i hâlâ okumadıysanız lütfen okuyun! Okuduysanız da tekrar tekrar okuyun!

Ahmet Muhip Dıranas, Azra Erhat, Cemal Süreya, Tomris Uyar, Selim İleri…

“İsimlerini gayet iyi bildiğimiz bu kişilerin ortak noktası nedir?” diye sorsam. Ne cevap verirdiniz?

Evet, bu önemli yazar ve şairlerimizin hepsi Küçük Prens kitabını dilimize çevirmiş.

Kitap ilk olarak 1943 yılı Nisan ayında Amerika Birleşik Devletleri’nde önce İngilizce, hemen bir hafta sonrada Fransızca olarak basıldı. On yıl sonra 1953 yılında Türkçemize kazandırıldı. Türkçemizde ilk olarak Çocuk Esirgeme Kurumu’nun dergisi Çocuk ve Yuva’da Ahmet Muhip Dıranas çevirisi ile tefrika edildi. 1953 yılında Hüsnü Tabiat Matbaası ve Doğan Kardeş Kitaplığı tarafından iki farklı kitap olarak da basıldı.

Yıllar içinde birçok farklı çevirmenin ürünleri farklı yayınevleri tarafından basıldı.1988 yılından beri telif hakları Mavibulut Yayıncılık’ta ama yine de farklı baskıları piyasada mevcut. Bizim araştırmalarımıza göre bugüne kadar Türkçemizde yayınevi ve çevirmenlerdeki farklılıkları ele alırsak 104 farklı baskısı olduğunu görüyoruz [Bu listede aynı çevirmenin aynı yayınevi baskısı sadece bir kere ele alınmıştır].

Küçük Prens, benim en güzel hikâyem

1990’lı yılların son dönemlerinde ODTÜ Biyoloji yıllarımda tanıştım Küçük Prens ile. Biraz geç bir tanışma gibi gelmişti bana ama bu kitabın çocuk kitabı olmadığını yıllar geçtikçe “tuhaf bir büyük” olarak daha iyi anladım.

İlk okuduğum zaman ne hissetim diye düşününce eski defterlerimde birkaç mısra karaladığımı gördüm. Zaman içinde dostlarıma doğum günü ve yılbaşı gibi özel günlerde en çok hediye ettiğim kitap oluverdi. Yıllardır düzenli olmasa da aklım geldikçe tekrar tekrar okurum.

2008 yılı Aralık ayında soğuk bir Ankara gecesinde “ben bir koleksiyon yapmalıyım” dediğimde aklıma ilk isim anında Küçük Prens kitabı oldu. Böyle başladı Küçük Prens kitapları koleksiyonum. Ertesi gün internet aramalarında gördüm ki dünyada tüm kitapları toplamış insanlar var, Türkiye’de de bir elin parmağı kadar insan kitapları biriktiriyor. Bunlardan biri, dostum Mehmet Sobacı. Zaman içinde onunla Küçük Prens ve koleksiyon hakkında konuşmaya başladık, kitap takası yaptık. Koleksiyonerleri bir araya getirme ve ortak bir sergi açma hayalleri kurduk.

Türkiye’de en önemli koleksiyonlar olarak dostum Mehmet Sobacı’nın koleksiyonu ve kendi koleksiyonumu sayabiliriz. Her koleksiyonerin farklı hedefleri olabiliyor. Sobacı her kitabın baskısını toplamayı hedefliyor ve şu an koleksiyonunda yaklaşık 750 kitap var. Yıllar içinde kendi koleksiyonumun iki amacı oldu:

1. Dünyada yayınlanmış tüm dil ve lehçelerden bir kopya. Şu an için koleksiyonumda 200’den fazla dil ve lehçeden kitap örneği var. Koleksiyonuma eklenmek için yolda olan kitaplar olduğu için tam sayıyı veremiyorum.

2. Türkçe olarak yayınlanmış tüm çevirilerin farklı çevirmen ve yayınevleri tarafından hazırlanan baskılarından bir kopya (hesaplarıma göre şu ana kadar 104 farklı çeviri/basım var). Benim koleksiyonumda şu an 76 farklı baskı var.

Ağustos 2014 itibariyle koleksiyonumda tüm dünyadan 200’den fazla farklı dil ve lehçede kitap; 76 farklı Türkçe baskısı; ilginç baskı örnekler (ayna görüntüsü kitap, cep telefonlarındaki T9 dilinde sadece sayılarla yazılmış bir kitap); 3 boyutlu kitaplar; mini kitaplar var. Toplamda ise 400’den fazla Küçük Prens kitabım var.

Benim için en değerli kitaplardan biri uzun süre aradığım, kapağında siyahi bir Küçük Prens olan Mali’de konuşulan Bambara dili versiyonudur. Çok severim onun kapağını. Dostlarım uzun bir aramadan sonra bulup getirmişlerdi bana. Bazı dillerle orijinal çizimler dışında birçok kapak ve yeniden iç çizimler yapılmış. Bunların en iyi örnekleri Korece, Rusça, İspanyolca, Hint dilleri, Çince, Balkan ülkeleri dilleri ve Türkçemizde var.

Koleksiyonun tek sahibi ben değilim aslında. Benim  “Küçük Prens / Prensesler” adını verdiğim yaklaşık 80 kişinin katkısı ile büyüdü koleksiyonum. Yurtdışına gittiğinde mutlaka bir kitapçıya uğrayanlar… Couchsurfing yapanlar ve evlerinde kalanlardan ülkelerine döndüklerinde mutlaka bir Küçük Prens kitabı isteyenler… Özel sipariş verenler…

Bu koleksiyonun en güzel yanı yeni dostluklar oldu. Hem ülkemizden hem de dünyanın dört bir yanında güzel insanlarla tanışma ve Küçük Prens hakkında konuşma, kitap takas etme fırsatı buldum.

İnsanın en önemli kültürel değeri: Diller… Lehçeler…

Koleksiyonumdaki kitap sayısı arttıkça dünyanın farklı alfabelerini daha yakından tanıma şansım oldu. İnsanın kültürel çeşitliliğine ve deneyimine bir kere daha hayret ettim diyebilirim. Aynı cümleleri hiç bilmediğiniz dil veya lehçelerde farklı alfabelerde görmek büyük bir zenginlik doğrusu.

Son yıllarda kitabın kendisinden ziyade bu diller daha ilgimi çeker oldu. Sri Lanka’nın Singalaca dili alfabesi, Gürcü alfabesi ve birçok alfabeyi tanıdım; harflerin güzelliklerine hayran kaldım. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nun (UNESCO) dünyada tehlike altındaki diller listelerini ve haritalarını aldım. Bu dillerle ilgili detaylı incelemeler yapıyorum.

Yaptığımız çalışmalara göre Temmuz 2014 itibariyle dünyada 253 farklı dil ve lehçede Küçük Prens kitabı basıldığını biliyoruz. Bu diller içinde hiç duymadığımız, varlığını dahi bilmediğimiz, yok olmak üzere olan, dünyadan yok olmuş ve yeni uydurulmuş dillerde kitaplar var:

Temmuz ayında Instagram ve Twitter hesaplarımdan her gün bir dil/lehçede kitabın ilk bölümünü paylaşıyorum. Farklı dilleri tanımak ve aynı metni görmek herkes için çok şey ifade ediyor.

Küçük Prens Müzesi hayalimiz

2013 yılında Ankara’da TAYFA Kitapkafe’de, 2014 yılında ise İstanbul Zorlu Center AVM’de koleksiyonumu sergileme fırsatı buldum. Katılım ve ilginin fazla olması bizi sevindirdi ve yeni Küçük Prens koleksiyonerleri ile tanıştık.

Bu sergiler ile Küçük Prens kitabının dünyada ne kadar çok sevildiğini, ne kadar çok kişiye ulaştığını gösterdik; dünyadaki dillerin çeşitliliğine, insanların kültür çeşitliliğine dikkat çektik ve farklı alfabelerde de olsa aynı kitabı okuduğumuzu anlattık.

Sergilerimizde gördük ki bildiğimizden daha çok kişi Küçük Prens kitap veya objelerinin koleksiyonunu yapıyormuş. Sergilerimize İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Eskişehir’den gelen Küçük Prens dostları ve koleksiyonerleri oldu.

Sergilerimizde ve sanal alemde tanıştığımız yaklaşık 30 kişinin Küçük Prens kitabı koleksiyonu yaptığını biliyoruz. Şimdilik internet üzerinden haberleşiyoruz, sanal bir müze hazırlığımız var. Sonrasında ise fiziki bir mekanı olan “Küçük Prens Müzesi” kurmak istiyoruz. Bana göre hayal kurunca oluyor, eminim ki bir süre sonra bu müzeyi kurabiliriz. Ne de olsa "Büyükler çok tuhaf oluyor”.

Blog: www.yildiraylise.com
Twitter: yildiraylise
Instagram: yildiraylise


Küçük Prens Hakkında Okuma Önerileri:

Küçük Prens’in Güzel Hikayesi. 2013. Mavibulut Yayıncılık.
Küçük Prens Çöle Düşen Yıldız. Mehmet Coral. 2014. Doğan Kitap.

Küçük Prens Koleksiyonları:

Mehmet Sobacı Koleksiyonu: www.mehmetsobacı.com
Yıldıray Lise Koleksiyonu: www.yildiraylise.com
Jean-Marc Probst Koleksiyonu: www.petit-prince-collection.com

0
2861
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle