01 NİSAN, ÇARŞAMBA, 2015

26 Kasım 2014, Beaubourg

Bir yarım günde, üst üste bunca sergi olacak iş değil tabii. Vakit darlığı, yoksa akıllıcası geziyi farklı günlere dağıtmaktı. Nedir, böylesine sıkıştırılarak salonlarda dolaşmanın sonucu? Bir iki yapıtı ancak görebiliyor, hakkını vererek, göz ve zihin. Bellek zaten dolu, kırk beş yıl boyunca içeri yığılanlarla. Kaldı ki, avec le temps, istifiniz sizi kendinizden bıktırıyor. Aç doğduk, aç büyütüldük, 20’sinden sonra bütün ömrüm ağır yüklenmelerle geçti. Şu yaşta, o kadarının gerçekten de fazla, gereksiz olduğunu anladım ya, olan olmuştu.

Enis Batur yazdı…

26 Kasım 2014, Beaubourg

Program yüklüydü: Marcel Duchamp + Frank Gehry + Duras + Delaunay — yetmiyormuş, Jeff Koons retrospektifi açılmış aynı gün, bereket henüz üşüşme yoktu.

Duchamp’la sırt sırta Koons: Hakaret mi, ibret mi, doğru kavramı arayadurayım, elbet “Müze politikası”: Ne “var”sa onu “göstermek” işimiz. Evet. Kaldı ki, benim duyduğum infiali herhalde duymuyorlardır. Günümüz sanatının dörtdörtlük (yoksa dörtbeşlik mi?) temsilcisi o halkla ilişkiler gurusu ve tüccar-terzilerin en yücesi adam. Giyimi kuşamı, duruşu, “fabrika atölye”leri ve çalışanlarıyla tutarlı bir biz-man. Kucağında maymunuyla Michael Jackson heykel-ikonası 50 milyon dolara satılmış son. İnsan, kendisini yuvasına büzüşmüş, tehdit altındaki bir köstebekle ya da Samsa’yla nasıl özdeşleştirmesin?

Hızla dolaşıyorum retrospektifin salonlarını. Paslanmaz çelik, üflenmiş özel cam, gümüşsü objeler, vb — uçaklarda yolculara peşin verilen kusmuk torbalarından dağıtılmamış burada, anlıyorum.

Hiç mi “yer”i ve “önem”i yok Koons’un ki böyle taşıyorum “var”lığını?

Roy L’yi ağırlamış ben — “fark”ı görmeyecek olana tek kelimem yok.

Püskürtülmüş, dışarı fırlıyorum.

*

Duchamp’ın “para”yla ilişkisini biliyorum. Duchamp et L’Argent kitaplığımda, çıkalı beri.

Bu serginin ağırlığı, Resim odaklı olmasından kaynaklanıyor. Bazılarını çıplak gözle ilk kez gördüğüm gençlik ürünleri, can alıcı komşuluk ilişkileri ve (iki kardeşiyle ve başta Picabia ve Man Ray, yoldaşlarıyla) ışık tutan çiftleştirmeler, desenleri ve her şeyden çok önemsediği hazırlık notları. Ve irili ufaklı satranç hamleleri. Ve büyük Mallarmé’yle RR’i cemeden, “o kadarı yeterli” çekirdek bir kitaplık (ve Lautréamont).

Bir dolu kafamdaki loşluğa ışık huzmeleri düşürdü sergi.

*

Frank Gehry’nin konutlarından birinde yaşamak istemezdim: Yorar öyle yapılar beni.

Buna karşılık, kamu yapıları, hele müzeleri tam anlamıyla görkemli.

Onları, birer karmaşık yontu, boşlukta büyü temaslarıyla çatıyor. Bir benzetme yok “yontu” anıştırmasında: Daha ön çizimlerinden, maketinden başlayarak, öncelikli olarak sanatsal bir oylum tasası egemen her çalışmasında.

Sentosa’da, II Girasole’nin izinde/n, kıpırdayabilen yapı kompleksleri gerçekleştirmiş — dev robotlar kullanarak.


Aniden, ona doğru yola çıkma isteği kabarıyor içimde.

*

Beaubourg kütüphanesinde düzenlenen yazar sergileri zayıf: Claude Simon’un ardından, Marguerite Duras sergisinde de hayli cılız göründü bana, seçilen malzeme — göstermelik, belki de en uygun kelime.

Robert Delaunay’e ayrılan mini-sergiyi hızla dolaştım.

Chen Zhen’in “Yuvarlak Masa”sının (1095) etrafında, şüphesiz “iskemle” nedeniyle, daha fazla oyalandım.

Giriş katında, tek bir salonda Latifa Echakhch’ın 2013’de Duchamp ödülü kazandığı için, bir “iş”i sergileniyordu: “Bulutlar”ı (L’Air du Temps) beğendim, ayırdım; dolu çalışmaydı, onca yarıboş günümüz sanatı rekoltesi arasında.

Bir yarım günde, üst üste bunca sergi olacak iş değil tabii. Vakit darlığı, yoksa akıllıcası geziyi farklı günlere dağıtmaktı. Nedir, böylesine sıkıştırılarak salonlarda dolaşmanın sonucu? Bir iki yapıtı ancak görebiliyor, hakkını vererek, göz ve zihin. Bellek zaten dolu, kırk beş yıl boyunca içeri yığılanlarla. Kaldı ki, avec le temps, istifiniz sizi kendinizden bıktırıyor. Aç doğduk, aç büyütüldük, 20’sinden sonra bütün ömrüm ağır yüklenmelerle geçti. Şu yaşta, o kadarının gerçekten de fazla, gereksiz olduğunu anladım ya, olan olmuştu.

Her şeyi göremeyeceğimi, okuyamayacağımı, dinleyemeyeceğimi, öğrenemeyeceğimi geç ve güç anladım ben. 

0
1261
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle