04 EYLÜL, ÇARŞAMBA, 2013

Portfolyo; Volkan Aslan

Sanatsal üretiminde farklı malzemelerin kullanımını ve disiplinlerarası bir yaklaşımı benimseyen Volkan Aslan’ın işleri gücünü; şiirsel ve politik özelliklere aynı anda sahip çıkmasının yanı sıra, estetik ve kavramsal olan arasında kurduğu dengeden alır. Sanatçının işleri, sanat üretimine dair yöntem ve stratejileri gözden geçirirken, kişisel ve sosyal tarihi araştırır.


<p>Portfolyo; Volkan Aslan</p>

Kariyerinin başlangıcında, Aslan ironik olduğu kadar eleştirel bir yaklaşımla Türkiye’deki sanat sistemini araştırdığı işler üretti. Övgü / Manifesto adlı işinde, küratörü yüceltir. Sanatçının sanata dair görevlerini yerine getirmeye hazır olan bir hizmetçi olduğunu belirtir. Bu eylemiyle Aslan, sanat ortamına yeni giren genç bir sanatçının sahip olduğu özgürlüğü sorgular. 2004- 2006 yılları arasındaki fotoğraf işlerinde (Otoportre, 2004) Aslan, bir evin salonunda kendisini paket bantlarıyla yere yapıştırır. Bu işler, Türkiye’de sanatçıların bulundukları zor duruma bir tepki ve gönderme olarak görülebilir. Bu fotoğraflarda, salondaki insanların ortasında yerde yatar, bir yemek masası etrafındaki kişiler ise o sırada televizyon izler ve sohbet eder.

Bu işler aynı zamanda, toplum tarafından ilgi gösterilmeyen sanatçının konuşamadan ve hareketsiz kalarak görünmezleştiği durumu eleştirir. Aslan’ın işleri, kavramsal olduğu kadar eleştirel bir yaklaşıma da sahiptir. Kavramsal yaklaşımının ilk örneklerinden biri, sanatçının 2004 yılında Akbank Sanat’ın asansör, bina girişi, merdivenlerin mimarisi gibi özelliklerini etiketleyerek binayı bir hazır malzeme (ready – made) olarak konumlandırmasıdır. ‘Bir Sahneleme Meselesi’ (2009) gibi işlerinde ise sanatçı bir mekanı galeriye dönüştüren mekanizmaları ve söylemleri sorgular. 

Hazır malzeme (ready made) Aslan’ın işlerinde önemli bir yer tutar. ‘Aynı T-shirt’ü Giyenler’ adlı videosunda sanatçı, üzerinde Türk bayrağı olan aynı birkaç T-shirt üzerinden milliyetçilik, istikrar ve milliyet kavramlarını irdeler. ‘Endişe’ adlı serisinde, bit pazarında bulduğu keçe figürlerle çalışır. Bu figürleri, bulundukları dini ve tarihsel bağlamından uzaklaştırarak hayal ve gerçek arasındaki bir oyuna katmak için sanatçı, sergi mekanının duvarına, kumaştan yapılmış sahneyi andıran bir yüzeyden destek yapar, birbirinden bağımsız katmanlar yaratır. Farklı bölümlerin bir araya gelmesiyle keçe figürler ve ortaya çıkan görüntü arasında doğrusallıktan uzak bir bağlantı oluşur. Kalın keçe figürleri bir arada tutan tek renk zemin ve ince akrilik boya arasında bir ilişki kurulur.

Volkan Aslan’ın işleri, değişmez / kararlı ve sonsuz / kırılgan arasında ileri ve geri hareket eder. ‘Endişe’, izleyicinin bir hikayeye başlarken ihtiyacı olan tüm bilgileri edindiği, fakat detaylar olmadan bir sonuca ulaşamayacağı tuhaf bir masalın bir sayfası gibi görünür. Aslında hiçbir zaman net bir son yoktur. 

Bu iş, sanatçının daha sonra ‘İade-i Ziyaret’, ‘Bir Zamanlar’ ve ‘Dört’ adlı ikinci bir tematik serisi için zemin oluşturur. Bu enstalasyonlarda sanatçı, olaylar ve insanlara dair bulduğu görüntülerle görsel havuzlar yaratır. Buluntu görseller, izleyiciyi kendi hikayelerini ve bu hikayelerin sonlarını yaratmaya çağırır. ‘İade-i Ziyaret’te Aslan, Erivan’da bir komünist gazetede çalışan bir fotoğrafçının kendisine verdiği Rus filmlerinden görüntülerin ve altyazıların bulunduğu sekiz fotoğraf karesini gösterir. Bu enstalasyonda, fotoğrafları altyazılar arasında bir diyalog oluşturacak şekilde yerleştirir. Görseller arasındaki bağlantıları güçlendirmek için ise, sergi mekanının duvarlarına, fotoğrafların altına yerleştirdiği yazılarla tüm yerleştirmenin altyazısını hazırlamış olur. ‘İade-i Ziyaret’te sanatçı farklı görselleri yeniden düzenleyerek yeni bir anlam yaratır.

‘Dört’ adlı işinde de yine bulunmuş görüntülerle çalışır. Bu iş, sıradan insanların özel hayatlarına odaklanan farklı televizyon programları ve talk show’lar üzerinedir. ‘Dört’, dört farklı dönemlere ve tarza ait dört farklı masadan oluşan bir yerleştirmedir. Seza Güneş, sanatçının kendisine verdiği dört fotoğraf üzerinden, dört farklı kurmaca hikaye yazar. Sergi mekanında sanatçı, masaların etrafındaki duvarlara fotoğrafları, çizimleri ve objeleri yerleştirir.

Dört metinle ve sergide bulunan diğer objelerle birlikte izleyici kendisini görsel ve metinsel bir bilgi bombardımanının içinde, gördükleri üzerinden kendi yorumlarını ve hikayesini yaratırken bulur. 

Volkan Aslan; mizah, ironi ve alaycı bir dili, didaktik olmadan politik ve sosyal bir içerikte bir araya getirir. Hazır malzemeyi güncel bir dille kullanması işlerinde sanat tarihsel  bir bağlam oluşturur. Aynı zamanda, melodram noktasına getirmeden, kişisel hikayelere yer veren sanatçının işlerindeki başarı, Aslan’ın sosyopolitik meseleleri sanatsal bağlamda ve kişisel tarihlerle ilişkilendirebilmesindedir.

Hatırlamayı Unutma

Volkan Aslan, Arter’de 11 Ağustos’a kadar devam edecek olan Hatırlamayı Unutma adlı solo sergisinde, haftanın yedi gününü hazır malzemeyi dönüştürdüğü objelerle kendi zaman algısı üzerinden yeniden şekillendiriyor. Pazartesi’de kendi çocukluğunda, ilkokulununun tavanındaki desenlere dair hatırladıklarını, Salı’da, bağımsız bir sanat mekanı olan 5533’ün bulunduğu Manifaturacılar çarşısındaki bir deneyimini sergi mekanına taşıyor.

Bu metin Marcus Graf'ın 'Context as Concept' adlı metninden derlenmiştir. Arter'de yer alan 'Hatırlamayı Unutma', bu metne ait değildir. 
 

0
1341
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage