GÜNDEM
  • 20-02-2026

    İstanbul Modern’in Türkiye’deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan “Panorama: Hayaller ve Yerler” başlıklı yeni sergisi 18 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    Burgan Bank’ın dijital bankacılık markası ON Dijital Bankacılık desteğiyle düzenlenen “Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisi, farklı kuşaklardan 18 sanatçının 2010’lardan itibaren ürettiği yapıtları kapsamlı bir seçkiyle sunuyor. Müzenin birinci katındaki galerileri bir araya getiren sergi; düşsel manzaralar, kurgusal portreler ve alternatif mekân tahayyülleri aracılığıyla, dünyayla kurduğumuz ilişkileri yeniden düşünmeye davet ediyor.

    Larissa Araz, İlgen Arzık, Emre Baykal, Silva Bingaz, Hasan Deniz, Umut Erbaş, Cem Ersavcı, Ece Gökalp, Cemre Yeşil Gönenli, Ege Kanar, Zeynep Kayan, Metehan Özcan, Yusuf Sevinçli, İrem Sözen, Selim Süme, Kerem Uzel, Begüm Yamanlar ve Cansu Yıldıran’ın çalışmaları, yerleştirmelerden hareketli görüntülere, yapay zekâ uygulamalarından arşivsel malzemelere uzanan çok katmanlı bir üretim çeşitliliği sunuyor.

    ​Sergi günümüz sanatçılarının fotoğraf ve hareketli görüntünün olanaklarını sorgulayarak bir yandan dünyada olan bitenleri yansıtırken diğer yandan yeni duygusal ve mekânsal imgeler inşa edebileceğini gösteriyor. Küratörlüğünü İstanbul Modern’in artistik direktörü Çelenk Bafra ve fotoğraf küratörü Demet Yıldız Dinçer’in üstlendiği sergide müzenin küratöryel bölümünden Selen Erkal ve Şevval Yürüten görev aldı.

    0
    0
    171
  • 20-02-2026

    Damon Galgut’un 20. yüzyıl edebiyatının önemli yazarlarından E. M. Forster’ın Hindistan seyahatiyle başlayan öz keşif yolculuğuna ve zamanla yaşadığı derin dönüşüme tanıklık ettiren romanı Kutup Yazı, Anıl Ceren Altunkanat’ın çevirisiyle Delidolu’dan çıktı.

    Booker ödüllü Vaat kitabının yazarı Galgut, bu romanında biyografik bilgilere sadık kalsa da bir yazarın yaşam öyküsünü ve eserlerini tanıtmanın ötesine geçiyor. Birinci Dünya Savaşı’nın yakıcı etkilerinin gölgesinde benlik çıkmazına düşen Morgan adında yetenekli ve ayrıksı bir gencin varoluşsal sancılarını tüm kırılganlığıyla yansıtıyor. E. M. Forster'dan geriye kalan günlüklerin ve onu konu alan geniş literatürün etraflıca taranarak gerçek olayların yeniden kurgulandığı kitapta; yazarın İngiltere, Hindistan ve Mısır'da geçirdiği yılları, Kavafis, Leonard ve Virginia Woolf gibi önemli edebiyatçılarla dostlukları özenle işlenerek sanatsal bir bütünlük eşliğinde sunuluyor.

    ​“1912'de Hindistan’a doğru yol alan SS Birmingham gemisinin özel bir yolcusu vardır: Romanlarıyla edebiyat çevrelerinde tanınmaya başlayan genç yazar Edward Morgan Forster. Hayattaki amacını, toplumdaki yerini keşfetmeye çalışan Morgan, esas savaşını bastırmak zorunda olduğu cinsel kimliği ile yüzleşirken verecektir. Kendisini denizaşırı topraklara sürükleyecek karşılıksız aşkın hüznüyle yıllar sürecek bir edebî yolculuğa çıkacak, özgürlüğü ve ilhamı en beklemediği yerlerde bulacaktır. Birinci Dünya Savaşı sırasında İskenderiye'de, ardından Hindistan'da bir mihracenin sarayında yaşadığı deneyimler Forster'ı İngiltere'dekinden apayrı kültürlerle, geleneklerle ve değer yargılarıyla tanıştıracaktır. Ait olduğu topluma ve sınıfa daima yabancı hisseden Morgan'ın dünyaya bakışı kökten değişirken, bir yazar olarak kimliği de yeniden şekillenecek, on dört yılın sonunda en önemli eseri Hindistan'a Bir Geçit yayımlanacaktır.”

    0
    0
    166
  • 19-02-2026

    Nehir Erdoğan, Yiğit Özşener ve Nezaket Erden başrolleri paylaştığı yeni yerli HBO Original dizisi Mira’nın afişini yayımlandı.

    Yapımını BKM’nin üstlendiği, Meltem Bozoflu’nun yazıp yönettiği Mira, ilk bölümüyle 13 Mart’ta HBO Max’te izleyicilerle buluşacak.

    ​Mira’nın 10 yıllık evliliği kocasının boşanma talebiyle hiç beklemediği bir şekilde alt üst olur. Hiç hazırlıklı olmadığı bu yeni dünyada ayakta kalmaya çalışan Mira, hem kendine yeniden bir yer açmanın hem de kim olduğunu keşfetmenin mücadelesine başlar. Bir başkasına duyulan maddi bağımlılık, sosyal baskılar ve ayrılık sonrası yeniden başlayabilme cesaretini tema alan Mira, izleyicilere umut dolu bir hikâye sunacak.

    0
    0
    249
  • 19-02-2026

    Yayını olan, baskı materyalleri, metinler ve edisyonlu işler üzerine çalışan-üreten sanatçılar ve inisiyatifler ile yayım yapan müze, galeri, kurum ve enstitüleri bir araya getirerek kitap üretimleri üzerinden ortak alan yaratan border_less ARTBOOK DAYS’in sekizinci edisyonu 15-17 Mayıs tarihleri arasında Salt Galata’da gerçekleşecek.

    Sanat alanında üreten, söz söyleyen ve paylaşan kişileri bir araya getirirken yayınevleri üzerinden de etkileşim zeminleri oluşturmayı amaçlayan border_less ARTBOOK DAYS’in yeni edisyonunda 13 farklı ülkeden 68 katılımcı yer alacak. Katılımcı listesine buradan ulaşabilirsiniz.

    ​Ayrıca bu sene ikinci kez, en iyi tasarlanan masa ödülü border_less ARTBOOK DAYS danışma kurulu tarafından belirlenerek katılımcılardan birine verilecek. Ödülün sahibi bir sonraki edisyon için öncelikli katılım hakkı kazanacak. Etkinlik süresince yayın pratiklerine odaklı konuşma programı, atölye ve çeşitli yayın lansmanları da düzenlenecek. Programın detayları yakında duyurulacak.

    0
    0
    208
  • 19-02-2026

    Lars Iyer’in ironiyi felsefeyle, gündelik hayatı entelektüel gerilimle kaynaştırdığı erken yaştaki fazla bilinci, fazla ironiyi, fazla farkındalığı görünür kıldığı romanı Nietzsche Banliyöde, Şilan Oğurlu’nun çevirisiyle Kolektif Kitap’tan çıktı.

    Lars Iyer felsefeyi dünyayla, hayatla ve kendileriyle baş etmenin bir aracı olarak gören bir grup öğrenciyle Nietzsche’yi, kendine özgü romancılık üslubuyla banliyödeki sıradan bir lisede buluşturuyor. Bu romanda karakterler dönüşmüyor; düşünüyor, takılıyor, tekrar ediyor. Betimlemelerin yerini fikirler, sahnelerin yerini konuşmalar, anlatının yerine sürekli geri dönen bir varoluş sorusu alıyor.

    Nietzsche’nin bir rehberden çok soruları çoğaltan, kesinlikleri dağıtan bir eşlikçi olarak rol aldığı bu roman, anlamın çöktüğü bir dünyada düşünmeye devam etmenin bir erdem değil, neredeyse kaçınılmaz bir talihsizlik olduğunu öne sürüyor. Teselli vaat etmeden, çözüm önermeden, okurunu rahatlatmadan ısrarla soruyor: Anlamın kalmadığı bir dünyada düşünmeye neden ve nasıl devam edeceğiz?

    “Felsefe! Felsefeye ihtiyacımız var! Nietzsche gibi filozoflar olmalıyız biz de. Banliyönün filozofları! Wokingham filozofları! Thames Vadisi filozofları! Her şeyi ama her şeyi sorgulamalıyız. Hiçbir şeyi rahat bırakmamalıyız. Taşları yuvarlamalıyız; kendi taşlarımızı! Kendi bedenlerimizde yeniden doğmak için!”

    0
    0
    229
  • 19-02-2026

    Arter, Azize Tan küratörlüğünde düzenlediği, 2025 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan yazar László Krasznahorkai ile onun sinemadaki “ruh eşi” olarak tanımlanabilecek yönetmen Béla Tarr’ın birlikte çalıştıkları beş filmden oluşan “Kıyametin Ustaları” başlıklı programı, 25 Şubat- 1 Mart’ta Sevgi Gönül Oditoryumu’nda sinemaseverlerle buluşturacak.

    László Krasznahorkai ve Béla Tarr’ın birlikte çalıştıkları beş yapımı bir araya getiren “Kıyametin Ustaları” film programı, geçtiğimiz ay hayatını kaybeden ve sinema tarihinde büyük izler bırakan Tarr için bir anma niteliği de taşıyor. Nobel komitesinin “kıyameti andıran bir dehşetin ortasında sanatın gücünü yeniden doğrulayan, etkileyici ve vizyoner eserleri nedeniyle” ödüle lâyık görüldüğünü açıkladığı Krasznahorkai ve Tarr, eserlerinde benzer temaları işlemişler ve yıllara dayanan iş birlikleri boyunca birbirlerini sanatsal olarak etkilemişlerdir.

    Program kapsamında Krasznahorkai’nin Şeytan Tangosu ve sinemaya Karanlık Armoniler adıyla aktarılan Direnişin Melankolisi romanlarının uyarlamalarının yanı sıra ikilinin senaryolarını birlikte yazdıkları Lanet, Londra’dan Gelen Adam ve Torino Atı filmleri gösterilecek. Film gösterimlerinin yanı sıra çeşitli sohbetlerin de gerçekleşeceği “Kıyametin Ustaları” programı, 25 Şubat’ta Azize Tan’ın yönetmen Reha Erdem ile birlikte, Tarr’ın sineması ve Krasznahorkai ile iş birliği üzerine gerçekleştireceği sohbetle başlayacak. 28 Şubat’ta Fatih Özgüven’in Torino Atı üzerine bir konuşma yapacağı program, 1 Mart’ta Didem Bayındır ile Ömer Oyal’ın Krasznahorkai’nin edebiyatçı olarak önemi üzerine sohbetleri ve Şeytan Tangosu’nun gösterimiyle sona erecek.

    ​“Kıyametin Ustaları” film programının programına buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    581
  • 19-02-2026

    İBB Kültür ve İBB Miras tarafından düzenlenen Feruz Ertürer’in 75 yılı aşan fotoğraf serüveninden bir seçki sunan “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisi, 16 Ağustos’a kadar Bulgur Palas’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Küratörlüğünü Murat Gür’ün üstlendiği “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya”, curcunalı panayırlar, uğultulu meydanlar, sokak satıcıları, kutlamalar, çocuklar gibi çeşitli sosyo-kültürel izlerin temsilleriyle görsel bir şölen sunuyor. Sergide, dönemine ayna tutan belgelere ek olarak, geleneksel bakışın dışına çıkan özgün üretimler de yer alıyor.

    Ertürer’in 1950’lerde Adapazarı’nda fotoğrafçı bir ailenin içinde başlayan serüveni hem sanatçının kişisel tarihini hem Türkiye’nin sosyal ve kültürel atmosferine dair önemli izleri bir araya getiriyor. Panayırlardan meydanlara, sokak satıcılarından çocuk oyunlarına, İstanbul’un ışığına ve kent yaşamının ritmine uzanan bu geniş görsel dünya, Ertürer’in sakin, dikkatli ve sabırlı gözlem gücünü ortaya koyuyor. Feruz Ertürer’in 90 yaşında hâlâ fotoğrafla kurduğu ilişkiyi sürdüren duru ve tutkulu bakışı, “Baktığı Yerde Başka Bir Dünya” sergisini yalnızca bir retrospektif olmaktan çıkarıp bir yaşamın ışıkla kurduğu bağın şiirsel bir temsiline dönüştürüyor.

    ​İki kata yayılan bütünlüklü bir anlatı sunan serginin ilk katı, sanatçının fotoğrafçı kimliğini oluşturan köklere odaklanıyor. Aile arşivlerinden kişisel belgelere, orijinal negatiflerinden karanlık oda ekipmanlarına kadar pek çok unsurla Ertürer’in üretim pratiğini görünür kılan alanda Coşkun Aral, İzzet Keribar ve İbrahim Zaman gibi usta fotoğrafçıların, sanatçı üzerine kaleme aldığı yazılar ile Ertürer’i konu alan kısa belgesel de yer alıyor. İkinci katta ise farklı ebatlarda, orta format Lubitel ile çekilmiş 70 fotoğraf sergileniyor. Yaklaşık 500 kare arasından seçilen ve yüksek çözünürlüklü taramalarla titizlikle temizlenerek hazırlanan eserler, Adapazarı, İstanbul, çocuklar ve soyutlamalar gibi tematik bölümlere ayrılıyor.

    0
    0
    298
  • 19-02-2026

    Pieter Koolwijk'in dilimizde de yayımlanan kitabı Kanki'nin dünyasında geçen kitabı Luna, Linde Faas’ın resimleri ve Erhan Gürer’in çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.

    10 yaş ve üzeri okurlara hitap eden Luna da Kanki gibi sıra dışı bir hikâye anlatıyor. Luna onu rahatsız eden sesler duyar. Başka kimsenin duymadığı sesler... Bu yüzden Umutlar Evi'nde kalmaktadır. Neyse ki Luna'nın hayatı son zamanlarda biraz iyiye gitmiştir: Hafta sonlarını Ties ve ailesinin yanında geçirir. Onlar Luna'nın deli olduğunu düşünmezler. Üstelik Ties'in görünmez arkadaşı Kanki de oradadır; Luna onu göremese de sesini duyabilmektedir. Ne yazık ki bu keyifli dönem Luna'nın annesinin, onu Umutlar Evi'nden alıp babasının işlettiği ıssız tatil köyüne götürmesiyle sona erer. Bu kuş uçmaz kervan geçmez yerde yapacak hiçbir şey yoktur, ta ki Kanki sürpriz yapıp çıkagelene dek… Biraz hayal gücüyle her şey değişir.

    “Dışarıda yağmur hayli şiddetli yağıyordu. Ama yine de kapüşonumu kafama çekmedim. Böylelikle yağmur damlaları beni ferahlatıyordu. Sanki kafamdaki sesleri susturuyor ve tüm karmaşayı yok ediyordu.”

    0
    0
    258
  • 18-02-2026

    Efsanevi yönetmen Wong Kar Wai’nin ilk televizyon projesi Blossoms Shanghai, 26 Şubat’tan itibaren MUBI Türkiye’de izleyiciyle buluşacak.

    Jin Yucheng’in çok satan ödüllü romanından uyarlanan, tüm bölümleri Wong Kar Wai tarafından yönetilen Blossoms Shanghai, yönetmenin şiirsel estetiğini ilk kez uzun soluklu bir anlatıya taşıyor.

    Yönetmenin doğduğu şehre bir selam niteliği taşıyan Blossoms Shanghai, 1990’ların Şanghay’ında, borsanın tarihi yükselişi ile fabrika işçiliğinden ticaret dünyasının zirvesine yükselen Ah Bao’nun hikayesini izliyor. Sermayenin hızla el değiştirdiği bu dönemde borsacılar, girişimciler, restoran sahipleri ve bürokratlar yeni bir düzenin içinde konumlarını ararken beklenmedik karşılaşmalar ve sert rekabet, dengeleri sürekli sarsıyor. Ah Bao’nun giderek daha riskli hâle gelen hamleleri, onu farklı hedefleri ve arzuları olan üç kadınla aynı kader çizgisine sürüklerken, bu parıltılı dünyanın ardındaki kırılganlık gözler önüne seriliyor.

    Blossoms Shanghai dizisinin ilk 10 bölümü 26 Şubat itibariyle MUBI Türkiye’de yayına girecek.

    0
    0
    414
  • 18-02-2026

    Pera Müzesi, Türkiye’de resim sanatının dönüşümünde belirleyici bir rol oynayan Halil Paşa’nın yaşamı ve sanatsal üretimine odaklanan “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” başlıklı yeni sergisini 5 Mart - 23 Ağustos tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Dr. Özlem İnay Erten’in küratörlüğünü üstlendiği “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte Türkiye’de resim sanatının önemli isimlerinden Halil Paşa’nın farklı coğrafyalara yayılan üretim sürecini, sanatçının yaşam öyküsüyle iç içe geçen bir anlatı çerçevesinde ele alıyor.

    Asker Ressamlar Kuşağı’nın en üretken isimlerinden olan, akademik disiplini izlenimci bir duyarlılıkla birleştiren Halil Paşa (1852-1939), Türkiye’de açık hava resim geleneğinin öncüleri arasında yer alıyor. Türkiye’de modern resim anlayışının gelişimine önemli katkılar sunan sanatçı, ışık ve renk kullanımındaki yaklaşımı ile manzara ve portre resmindeki ustalığıyla öne çıkıyor.

    Halil Paşa’nın 1880’li yıllarda Paris’te École des Beaux-Arts’ta aldığı eğitim, ulusal ve uluslararası başarıları, İstanbul Beylerbeyi’nde babası Ferik Selim Paşa’nın yalısındaki yaşamı ve Abbas Halim Paşa’nın davetlisi olarak gittiği Mısır’daki yıllar, serginin ana eksenini oluşturuyor. Sergide sanatçının üretimi, kronolojik bir anlatı içinde; portre, natürmort ve peyzaj gibi farklı temalar üzerinden ele alınıyor. “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı”, çeşitli kurumsal ve özel koleksiyonlardan ödünç alınan eserlerin yanı sıra Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi arşiv belgeleri, basında yer alan haberler, mektuplar, fotoğraflar ve desen defterleriyle dokümanter bir nitelik de taşıyor.

    Künye:
    1. Halil Paşa Sahilde Gezinti, 1899 Tuval üzerine yağlıboya 80 x 55 cm Bozluolcay Koleksiyonu Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
    2. Halil Paşa Bostancı Plajı Tuval üzerine yağlıboya 64.5 x 81.5 cm Özel Koleksiyon
    3. Halil Paşa İstanbul Üçlemesi, 1915 Paravan üzerine yağlıboya 120 x 100 cm Bozluolcay Koleksiyonu Fotoğraf: Hadiye Cangökçe
    ​4. Halil Paşa Pembeli Kadın Portresi, 1904 Tuval üzerine yağlıboya 125.5 x 80.5 cm Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Koleksiyonu, SSM 200-0260

    0
    0
    382
DAHA FAZLA
Geldanlage