GÜNDEM
  • 15-08-2026

    Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen AIMA Müzik Festivali, 18-30 Ağustos tarihleri arasında Ayvalık ve Cunda’da gerçekleşecek. Festivalde klasik müzik sanatçıları ve genç müzisyenler, farklı konser programlarıyla dinleyiciyle buluşacak.

    Festivalin açılışı, 18 Ağustos’ta Alev-Halis Komili Evi’nde düzenlenecek AIMA Yaylı Altılısı konseriyle yapılacak. Tanja Becker-Bender, Pelin Halkacı Akın, Efdal Altun, Arcan İsenkul, Gözde Yaşar ve Poyraz Baltacıgil’in sahne alacağı konserde Antonín Dvořák ve Johannes Brahms’ın yaylı altılı yapıtları seslendirilecek.

    Festival programında 21 Ağustos’ta Kolektif İstanbul, Cumhuriyet Meydanı’nda saat 21.00’de sahne alacak. Halka açık ve bedelsiz olarak gerçekleşecek konserde grup, caz ve funk altyapılarını Anadolu ve Balkan müzikleriyle bir araya getirecek.

    23 Ağustos’ta Ayvalık Belediyesi Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde Varyon Quartet sahne alacak. Topluluk, Mozart’ın “Dissonance” adıyla bilinen 19. Yaylı Kuarteti ile Brahms’ın Do minör Yaylı Kuarteti’ni yorumlayacak.

    25 Ağustos’ta AIMA Haluk Barutçuoğlu Evi’nde kemancı Jaime Naya ve piyanist Eda Seviniş dinleyiciyle buluşacak. İkilinin programında Schumann, Manuel de Falla, Ahmed Adnan Saygun ve Béla Bartók’un eserleri yer alacak.

    Nomad Quartet ise 28 Ağustos’ta Çataltepe Pür Records Studio Sahnesi’nde konser verecek. Yume Zamponi, Barok Bostancı, Ali Emir Bostancı ve Lal Karaalioğlu’ndan oluşan topluluk, klasik ve çağdaş eserlerden oluşan repertuvarını seslendirecek.

    Festivalin son etkinliği 30 Ağustos’ta Anadolu Uygarlıkları Sergisi - Kırlangıç’ta gerçekleşecek. Keman sanatçısı İmge Tilif, J. S. Bach’ın solo keman repertuvarından yapıtları seslendirecek.

    ​12. AIMA Müzik Festivali’nin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    233
  • 15-08-2026

    Beykoz Kundura’nın konser serisi “Beykoz Kundura’da Bir Akşamüstü”, sonbahar ve kış aylarında farklı müzik türlerinden sanatçı ve grupları müzikseverlerle buluşturacak.

    “Beykoz Kundura’da Bir Akşamüstü” serisi kapsamında sonbahar ve kış aylarında Hissikablelvuku, Payam Ghasemi Quintet, Sinafi Trio, Telli Davul ve Coşkun Karademir Trio – Folk’n’Jazz Beykoz Kundura’da sahne alacak. Serinin 26 Eylül tarihli konserinde Hissikablelvuku sahne alacak. Grup, Anadolu ezgilerini rock, jazz, etnojazz, elektronik müzik, Anadolu saykodelik rock, afrobeat ve noise gibi farklı türlerle bir araya getiriyor. 31 Ekim’de Marsilya merkezli Payam Ghasemi Quintet, modern caz, groove ve Orta Doğu müzikal renklerini buluşturan besteleriyle konser verecek. 28 Kasım’da ise Sinafi Trio, Türkçe, Ermenice, Rumca, İspanyolca ve Kürtçe şarkılardan oluşan çok dilli repertuarıyla sahneye çıkacak. Programın 12 Aralık tarihli konserinde Telli Davul, Anadolu rock ezgilerini disko, psychedelic, funk ve caz unsurlarıyla bir araya getirecek. 13 Aralık’taki özel buluşmada ise Coşkun Karademir Trio – Folk’n’Jazz, Anadolu halk müziğini cazın doğaçlamaya dayalı yapısıyla buluşturacak.

    ​“Beykoz Kundura’da Bir Akşamüstü” serisi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    254
  • 15-08-2026

    Callie Kazumi’nin Japonya’nın karanlık yüzünde geçen, ahlaki sınırları zorlayan psikolojik gerilim romanı Doyumsuz, Emre Aygün’ün çevirisiyle Nox Yayınları’ndan çıktı.

    Kazumi'nin ikinci romanı olan Doyumsuz, okuru Tokyo'nun neon ışıklarının ardındaki karanlık dünyaya götürüyor. Kumar bağımlılığı, sınıf farkı, göçmenlik, güç, saplantı ve insanın bastırdığı arzular üzerine kurulan roman, psikolojik gerilim ile korkuyu tek potada eritiyor. Kitap; bağımlılığın insanı nasıl adım adım tükettiğini, ekonomik çaresizliğin ahlaki sınırları nasıl aşındırdığını ve "doyumsuzluk" kavramının yalnızca para ya da güç değil, insanın içindeki boşlukla da ilgili olduğunu etkileyici bir anlatımla sorguluyor.

    ​İngiliz göçmen Ed Cook, işini kaybettikten sonra kumar bağımlılığı nedeniyle hem ailesini hem de hayatını uçurumun kenarına sürükler. Yakuza'ya olan borçlarını ödeyemeyen Ed, çaresizlik içinde karşısına çıkan sıra dışı bir iş ilanına başvurur: Kimliği gizli, son derece zengin bir kadın için özel şef aranıyordur ve yalnızca iki günlük deneme süresi için teklif edilen ücret bile inanılmazdır. Ancak Ed, bu iş teklifinin kendisini kurtuluşa değil, çok daha karanlık bir oyunun içine sürükleyeceğinden habersizdir.

    0
    0
    257
  • 14-08-2026

    Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 14-20 Eylül tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.

    Pedro Almodóvar’ın yeni filmi Buruk Noel Bitter Christmas / Amarga Navidad, Sandra Wollner’ın Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış Ödülü’nü kazanan filmi Her Defa / Everytime, Paweł Pawlikowski’ye Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran Ata Yurdu / Fatherland, Rodrigo Sorogoyen’in yönettiği En Sevdiğim / The Beloved El ser querido, Radu Jude imzalı Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi / The Diary of a Chambermaid / Le journal d'une femme de chambre ve Valeska Grisebach’ın Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü kazanan filmi The Dreamed Adventure / Das geträumte Abenteuer festival kapsamında gösterilecek.

    Festival, açılışını 14 Eylül akşamı Büyük Park Amfitiyatro’da yapacak. 15 Eylül itibariyle de Vural Sineması, Fabrika Ayvalık ve Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde gösterimlerini sürdürecek; programdaki filmlerden hareketle oluşturulacak farklı başlıklardaki konuşmalara ise ASKEV Sera ev sahipliği yapacak. 2022’den beri eylül ayında yılın en yeni yapımlarını ve sinemacıları Ayvalık’ta buluşturan festival programından açıklanan ilk filmler yılın en çok konuşulacak yapımlarından bazılarını barındırıyor.

    ​Bugüne kadar 35 bin izleyiciye ulaşan festival, bu yıl da bir hafta boyunca dünyanın dört bir yanından dikkat çeken filmleri izleyiciyle buluşturacak, gösterimlerin yanı sıra paneller ve söyleşilerle sinema dünyasına ilham veren tartışma alanları açmaya devam edecek.

    0
    0
    425
  • 14-08-2026

    Sanatçı, eğitimci ve yazar Özer Kabaş’ın 1960’lardan 1990’lara uzanan üretimi üzerinden Türkiye kültür ortamının bir dönemine derinlikli bir bakış sunan “Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları” başlıklı sergi 16 Eylül 2026 - 14 Mart 2027 tarihleri arasında Salt Beyoğlu’nda sanatseverlerle buluşacak.

    Sergi, Özer Kabaş’ın (1934–1998) 1960’lardan 1990’lara uzanan üretimini ve Türkiye’nin kültür tarihindeki yerini inceliyor. Kabaş’ın resim, özgün baskı, takı tasarımı, tiyatro ve sinema alanlarındaki üretimlerini arşiv belgeleriyle bir araya getiren sergi, sanatçının Robert Kolej’deki öğrencilik yıllarından Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki akademisyenlik dönemine kadarki süreçte çeşitlenen pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Böylece, Kabaş’ın sanatın farklı disiplinlerine ilgisini, sanat eğitimine yaklaşımını ve kültür ortamına katkılarını ortaya koyuyor.

    “Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları”, Salt’ın 2022’de başlattığı uzun soluklu arşiv ve araştırma sürecinin bir uzantısı. Kabaş’ın sanat tarihi ve eğitimi üzerine yazılarını literatüre kazandıran “Sentez ve Montaj: Özer Kabaş Yazıları”, 2022’de e-yayın; 2023’te basılı kitap olarak yayımlandı ve eş zamanlı olarak arşivi archives.saltresearch.org’da erişime açıldı.

    Künye:
    1. Özer Kabaş, Fesliler resminin önünde, tahminî 1969 Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi
    2. Balıkçı, tahminî 1990’lar Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi
    3. Balatlı Ali, 1997 Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi
    4. Kırlangıç Fırtınası Başladı, 1997 Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi
    ​5. Fırtına Öncesi I, 1997 Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi

    0
    0
    377
  • 14-08-2026

    Jean Giraudoux’nun efsane türünü altüst ettiği, antikle moderni birbirine kattığı Odysseus’un en sakar ve üşütük yoldaşı Elpenor’un hikâyesini anlattığı Odysseus’un İlk Düşen Yoldaşı Elpenor’un Maceraları ve Ölümleri, Ozan Kırıcı’nın çevirisiyle Telemak Kitap’tan çıktı.

    Giraudoux, bu kitapta mitik tarihin en büyük macerasında ilk düşen yoldaşın hikâyesini yazıyor. Odysseus’un maceralarını anlatırken Homeros tek bir yerde, o da öldüğü vakit, Elpenor’dan bahseder. Tarihe sadece adı ve sakarlığı kalmıştır. Giraudoux, savaşın ve tarihin ölenler için, geleceği yitenler için absürdlüğünü yüzümüze vurur: Macera ölen için bitmiştir, şan ölülere uğramaz, onları geri getirmez. Tanrıların zalimce dikte ettiği kaderin karşısında gündelik yaşamın ve insan kırılganlığının yüzü olur Elpenor.

    ​“Ey sevgili insanlar,” diye bağırmaya vakit bulur Elpenor son nefesinde, “tanrılar yalnızca hayal gücüdür ve ölüm diye bir şey yoktur!” Elpenor, insandır.

    0
    0
    303
  • 13-08-2026

    İstanbul Modern tarafından hazırlanan, NESCAFÉ Gold’un Migros desteğiyle yürüttüğü “Sanat Yolunda” projesine katılan genç sanatçıların üretimleri, müzenin internet sitesinde yer alan çevrim içi galerisinde sanatseverlerle buluşuyor.

    Türkiye’nin farklı şehirlerinden programa dahil olan genç sanatçıların üretimlerini görünür kılmayı amaçlayan dijital gösterim alanı, katılımcıların proje süresince geliştirdikleri çalışmaları bir araya getiriyor. Galeri, genç sanatçıların üretimlerini daha geniş kitlelerle paylaşmalarına olanak sağlarken, projenin iki yıllık birikimini de kalıcı bir dijital arşive dönüştürüyor.

    “Sanat Yolunda” projesi, ikinci yılını tamamlayarak bugüne kadar 200 genç sanatçıya ulaştı. Proje kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilen atölyeler, sanat tarihi seminerleri ve çevrim içi buluşmalarla genç sanatçıların üretim süreçleri desteklendi.

    İlk yılında Nevşehir, Mardin, Trabzon ve Van’da gerçekleştirilen program kapsamında genç sanatçılar; Prof. Dr. Necla Rüzgâr’ın “İnsan Etkisi”, Prof. Dr. Alper Maral’ın “Ses ve Kültür”, Sabire Susuz’un “Otantik Özne” ve Doç. Dr. Ali Asgar Çakmakcı’nın “Doğa ve Sanat” başlıklı atölyelerine katıldı. Projenin ikinci yılında ise rota Adana, Diyarbakır, Artvin ve Kars’a uzandı. Bu kapsamda Adana’da Neriman Polat ile “Bellek ve Kolektif Hafıza”, Diyarbakır’da Seçkin Pirim ile “Yeni Form Arayışları”, Artvin’de Ahmet Elhan ile “Nesneler ve Gölgeler” ve Kars’ta Bager Akbay ile “Kavramsal Sanat, Portfolyo ve Yapay Zekâ Destekli Araştırma” başlıklı atölyeler gerçekleştirildi.

    Yüz yüze atölyelerin yanı sıra Doç. Dr. Seda Yavuz ve Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün tarafından yürütülen Sanat Tarihi Seminer Programı ile Doç. Dr. Fırat Arapoğlu’nun yürüttüğü panel programı da katılımcıların çağdaş sanat alanındaki bilgi ve üretim süreçlerini destekledi.

    ​“Sanat Yolunda” projesine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    522
  • 13-08-2026

    Adam Phillips’in arzularımıza ve korkularımıza dair paradoksları ortaya çıkarmak için edebiyatı, masalları, sanat eserlerini ve vaka çalışmalarını incelediği çalışması Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet, Aydın Çavdar’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Phillips, incelemeleri ışığında okuruna şu soruları yöneltiyor kitabında: Yeterlinin gerçekten yeterli olduğunu nasıl anlarız? Aşırıya kaçmanın doğru olduğu zamanlar var mıdır? Külkedisi’nin en büyük sorunu neden prens değil de diğer kadınlardır? III. Richard’ın kendi çaresizliğine dair öfkesi bize kendi arzularımız hakkında ne anlatabilir? Aşırılıklara karşı çok mu takıntılıyız? Çocukluk bize kötü davranışlar hakkında ne öğretebilir? Ve sadece mutlu mu olmalıyız, yoksa mutlu olmaktan daha fazlası mümkün mü?

    ​“Hiçbir şey bizi aşırılıktan daha aşırı yapmaz; hiçbir şey bizi diğer insanların yemeğe, alkole, paraya, uyuşturucuya veya şiddete olan aşırı iştahına karşı daha cezalandırıcı, daha onaylamaz, daha fazla iğrenir hale getirmez; hiçbir şey bizi diğer insanların siyasi ideallere veya dini inançlara olan aşırı bağlılığından daha fazla korkutmaz, daha fazla öfkelendirmez, daha fazla umutsuzluğa sürüklemez.”

    0
    0
    498
  • 12-08-2026

    Arca Art Space iş birliğiyle İlke Çolak ve Ecem Naz Çakır’ın küratörlüğünde düzenlenen “Giardinetto I – Herbaryum” sergisi 16 Ağustos’a kadar uzatıldı.

    “Giardinetto” sergileri, adını İtalyancada “küçük bahçe” anlamına gelen giardinetto kavramından alıyor. Seri, kent içinde ziyaretçilerin gündelik hayatın temposundan uzaklaşabileceği bahçe alanları üzerinden şekilleniyor. “Giardinetto I” sergisinde Gülin Algül Kardaş (Asanni), Ahmet Hamdi Başsöz, Bilalcan Kara, Demir Kardaş, Esra Mengülerek, Mehmet Ali Yıldız, Özge Akdeniz, Sanem Tufan ve Yağız Seis yer alıyor.

    “Giardinetto, İtalyanca'da ‘küçük bahçe’ anlamına gelse de tarih boyunca insanın kendine açtığı özel ve değerli bir dünyayı temsil etmiştir. Rönesans’ın düzenli bahçelerinden mücevher sanatındaki çiçek kompozisyonlarına kadar bu kavram, güzelliğin korunduğu bir sığınak fikriyle özdeşleşmiştir. Günümüzde yoğun kent yaşamının kakofonisi içinde nefes alabileceğimiz alanlar azalırken, Giardinetto sergileri tam da bu ihtiyaçtan hareketle şehrin içinde, soluklanılacak birer durak görevi görür.

    Şehrin gürültüsü içinde gizlenmiş, sokağın hemen yanı başında filizlenen bu sergiler, kıymetli birer mücevher gibidir. Giardinetto, yalnızca izlenen bir sergi değil; ziyaretçisine sunulan bir mola ve zihni kalabalıktan arındıran bir kaçış alanıdır. Her biri kendi içinde bir ekosistem olan bu bahçeler, ziyaretçisini gündelik hayatın hızından uzaklaşıp, bu kompozisyonun bir parçası olmaya davet eder.

    Herbaryum, kurutulmuş bitkilerin saklandığı arşivdir; toplanan her çiçek rengini ve suyunu kaybeder ama biçimini korur. Giardinetto da benzer bir saklama biçiminin adıdır: 18. yüzyıldan bu yana kuyumcular, solup gidecek olan çiçeği taşa ve madene dönüştürerek doğanın geçiciliğine karşı sessiz bir yanıt üretmiştir. Herbaryum çiçeğin kendisini, giardinetto ise onun imgesini saklar; ikisi de aynı sorudan doğar: solup gidecek olan, nasıl korunur? Giardinetto I - Herbaryum, bu soruyu duvarlarla çevrilmiş küçük bir bahçeye taşıyor. Bir araya gelen eserler, neyin saklanmaya, neyin hatırlanmaya değer olduğunu sorarken; bu bahçe, izleyicisini saklananları keşfetmeye davet ediyor.”

    Fotoğraflar: Samet Özer

    0
    0
    471
  • 12-08-2026

    Colleen Hoover’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan, Anne Hathaway, Dakota Johnson ve Josh Hartnett’in başrollerinde yer aldığı psikolojik gerilim filmi Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı, TME Films dağıtımıyla 2 Ekim’de vizyona girecek.

    Michael Showalter’ın yönettiği, senaryosunu Nick Antosca’nın kaleme aldığı filmde Dakota Johnson, maddi zorluklarla mücadele eden yazar Lowen Ashleigh’i canlandırıyor. Geçirdiği kaza sonrası yazı yazamaz hâle gelen ünlü yazar Verity Crawford’un yarım kalan serisini tamamlamak üzere işe alınan Lowen, ailenin gözlerden uzak malikanesine taşınır. Burada Verity’nin kaleminden çıkan otobiyografik notları bulan Lowen, yazarın eşi Jeremy Crawford hakkındaki rahatsız edici ve karanlık itiraflar ile derin bir şüpheye sürüklenir.

    ​Amazon MGM Studios sunumuyla hazırlanan Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı, Türkiye’de TME Films dağıtımıyla 2 Ekim’de sinemalarda olacak. Filmin fragmanına buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    539
DAHA FAZLA
Geldanlage