GÜNDEM
  • 06-07-2026

    Sinema ile doğa arasındaki ilişkileri merkeze alan bir dizi gösterim, konuşma ve atölyeden oluşan “Şu Gözenekli Yeryüzü” programı Salt Beyoğlu’nda başlıyor.

    Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni programı “Şu Gözenekli Yeryüzü”, sinema ile doğa arasındaki ilişkileri odağına alıyor. Üç kısa film seçkisi ile bir uzun metrajlı filmi bir araya getiren program, el çizimi animasyon, fotokimyasal teknikler ve kamerasız yöntemlerden yararlanan deneysel üretimler aracılığıyla çevresel etkenlerin ve organik maddelerin hareketli görüntüyü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. Gösterimlere, sanatçı Edd Carr, Karel Doing, Emmanuel Lefrant ve Müge Yıldız ile araştırmacı Burçin Çıngay, Mesut Kırmacı ve Alptekin Karagöz’ün konuşmaları eşlik ediyor. Programda, bitki ve organik atıklarla doğal boya üretimine odaklanan bir atölye çalışması da yer alıyor.

    ​​“Şu Gözenekli Yeryüzü” hakkında detaylı bilgiye ve etkinlik programına buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. What the Water Said, Nos. 1-3 [Suyun Söyledikleri, No. 1-3] (1997) filminden bir kare @David Gatten
    2. Landfill 16 [Çöplük 16] (2011) filminden bir kare ©Jennifer Reeves
    3. Blue Monet [Mavi Monet] (2006) filminden bir kare ©Carl Brown

    0
    0
    305
  • 06-07-2026

    İrlanda’nın genç kuşak yazarlarından Catherine Prasifka’nın kadın bedeninin temsilleri, aile, roller ve aşk üzerine bir hikâye anlattığı romanı Hatırladığın Gibi, İrem Uzunhasanoğlu’nun çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.

    Prasifka, sanal dünyanın parçası olarak büyümenin sancılarını, anların, duyguların derinliğine inerek anlatan bir yazar.

    “İlk bilgisayarına dokuz yaşındayken kavuşuyorsun. En sevdiğin şey sanal evcil hayvan sitesi, sohbet odalarında saatler geçiriyorsun. İnternetten tanıdığın arkadaşlarının neden gerçek isimlerini kullanmadığını anlamıyorsun. Çok geçmeden pornoyla tanışıyorsun. Ne izlediğini tam olarak bilmiyorsun ama bunu kimseye söylememen gerektiğini biliyorsun. Yıllar sonra, ilk öpüşmen kameraya kaydedilip okulundaki herkese yayılıyor. İlk başta bu bir ihanet gibi gelse de sonra alışıyorsun. Paylaşmanın, yaymanın ve beğenmenin bitmek bilmeyen döngüsünün içindesin.  Artık içindeki boşluk hissinin olmadığı bir zamanı hatırlamıyorsun. Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini biliyorsun.”

    0
    0
    318
  • 06-07-2026

    Tarihçi Anthony Bale’in kraliyet saraylarından mistik manastırlara, hac yolculuklarından dönemin ünlü ticaret yollarına uzanan kitabı Ortaçağ’da Seyahat Rehberi: Ortaçağ’da Yaşamışların Gözünden Dünya, Selen Birce Yılmaz’ın çevirisiyle Mundi’den çıktı.

    ​Bale, okurunu Ortaçağ gezginlerinin ve seyyahlarının gözünden bir keşfe davet ediyor: Hac yolculuklarından dönemin ünlü ticaret yollarına, kraliyet saraylarından mistik manastırlara, Kudüs’ten İstanbul’a, o yıllarda yaşamış seyyahlarla beraber bir yolculukta hissettiriyor bu kitabı ile. “Bilinmeyen yolculuk”lara çıkmanın o dönemde ne anlama geleceğini keşfederken, onların korkularına, meraklarına ve karşılaştıkları şaşırtıcı manzaralara şahitlik edecek okur.

    0
    0
    286
  • 05-07-2026

    Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İBB Kültür organizasyonuyla, 7 Temmuz’da Kurtalan Ekspres, 8 Temmuz’da ise Bulutsuzluk Özlemi konserlerine ev sahipliği yapacak.

    ​Kurtalan Ekspres, 7 Temmuz’da gerçekleşecek “Zamanın Ötesinde” konserinde Barış Manço, Cem Karaca ve Erkin Koray’ın repertuvarından eserleri seslendirecek. Konser, grubun şefi ve bas gitaristi Ahmet Güvenç’in Kurtalan Ekspres’teki 50. yılını da simgeliyor. Ahmet Güvenç, Tolga Akyurt, Koray Alarslan, Taha Purcafer ve Selim Işık’tan oluşan güncel kadroya sahnede Ari Barokas, Cahit Berkay, Cihangir Akkuzu, Emrah Karaca, Gür Akad, Kaan Tangöze, Kıraç, Ogün Şanlısoy ve Şevval Sam konuk sanatçı olarak eşlik edecek. Programın ikinci gününde ise Bulutsuzluk Özlemi, İBB İstanbul Gençlik Orkestrası ile birlikte “Bulutsuzluk Özlemi: Senfoni” konserini gerçekleştirecek. Şef Orhan Şallıel yönetimindeki konserde grubun şarkıları senfonik düzenlemelerle seslendirilecek. Konserde Melek Mosso, Dilan Balkay ve Ladies&Gentlemen Korosu da konuk olarak yer alacak.

    0
    0
    380
  • 05-07-2026

    Ozan Ömer Akgül’ün hatırlamanın ve anlatmanın sınırlarında dolaşan öykülerinden oluşan kitabı Beni Öldüren Hikâyeler, Ayrıkotu Yayınevi’nden çıktı.

    Akgül, bu öykülerde belleğin puslu kıyılarında dolaşırken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir hikâye gerçekten anlatıldığında mı biter, yoksa tam o anda mı başlar? Babaların ve oğulların gölgesinde büyüyen suçlar, yarım kalmış hayatlar ve yeniden kurulmak istenen geçmişler bu metinlerde birbirine karışıyor. Anlatı burada yalnızca bir tanıklık değil, aynı zamanda kaçınılmaz bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Bir klinik odasında gece yarısı tutulan dağınık notlar, bir cinayetin ardından başka bir isimle başlayan kırılgan bir hayat, savaşın içinden çıkıp karanlık bir denizde başka bir kıyıya ulaşmaya çalışan bir genç ve çocukluk evlerinin duvarlarından yıllar sonra bile susmayan fısıltılar...

    ​“Yazınca gerçeklik değişti. İşte o gün anladım: yazdığın her şey birini öldürüyor. Ya seni ya başkasını.”

    0
    0
    347
  • 04-07-2026

    Rahmi M. Koç Müzesi, temmuz ve ağustos aylarında 5-12 yaş arasındaki çocuklara yönelik yaz atölyeleri düzenliyor.

    Hafta içi ve hafta sonu gerçekleştirilecek programlarda çocuklar bilim, sanat, tasarım ve matematik alanlarında uygulamalı eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Müzenin deneyimsel öğrenme yaklaşımıyla hazırladığı atölyelerde çocuklar DNA, astronomi, iletişim, ulaşım, simülasyon, oyuncak, ahşap ve tasarım gibi farklı başlıklarda etkinliklere katılacak. Programlar, çocukların merak duygusunu geliştirmeyi, problem çözme becerilerini desteklemeyi ve üretkenliklerini artırmayı amaçlıyor.

    Temmuz ayı programında “Bir Meyvenin Sırrı: DNA”, “Güneş Sistemine Yolculuk”, “Kuş Evi”, “Arım Balım Peteğim”, “İletişimin Serüveni” ve “Oyuncakların Macerası” gibi farklı yaş gruplarına yönelik atölyeler yer alıyor. Ağustos ayında ise “Yeşil Enerji: Klorofil”, “Uçuş Simülasyonu”, “Peki Sen Ne Şekerisin?”, “Çantamı Taktım Koluma” ve “Bugün Fırçalarım Parmaklarım” başlıklı etkinlikler düzenlenecek.

    ​Detaylı bilgiye Rahmi M. Koç Müzesi’nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    364
  • 04-07-2026

    Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams’ın burgerin geçmişten günümüze yolculuğunu, kimlik krizlerini, veji burgerlerden devrim niteliğindeki “bitki bazlı et” ve “temiz et” yaklaşımlarına kadar uzanan hayvansızlaşma serüvenini anlattığı kitabı Burger, Zerin Dirihan’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Adams, meseleyi hamburgerle sınırlı tutmayıp Vatandaş Burger, Kadın Burger, hatta Creutzfeldt-Jakob Burger gibi daha önce hiç duymadığınız seçeneklerle başlayan zengin bir menü eşliğinde anlatıyor.

    ​Hamburger “özbeöz Amerikan yemeği” unvanını istikrarla koruyor olsa da içinde her daim değişime gebe bir unsur barındırır ve bu sadece fiziksel özellikleriyle (bozulabilirlik vb.) ilgili değildir. Popüler kültürde kazandığı anlamlardan Bill Gates gibi yatırımcıların dünyayı besleyebilecek hayvansal olmayan burger arayışına kadar; burgerin kimliği de proteinli köftesinin ızgaraya atılmadan önceki hali gibi şekilden şekle girmeye müsaittir. Kim bilir, belki burgerin kendisiyle birlikte beslediği vatandaşlar da sürekli değişmektedir. Bu kısa ama derin çalışma, hamburgerin bir ilerleme ve demokrasi sembolünden şiddet, sömürü ve çevresel bozulma temalarıyla iç içe geçmiş bir ikona evrilmesinin eleştirel bir incelemesini sunarak salt tarihsel bir anlatının ötesine geçiyor.

    0
    0
    329
  • 03-07-2026

    MUBI Türkiye, temmuz programıyla sinemanın farklı coğrafyalarda filizlenen en güçlü hikâyeleri bir araya getiriyor.

    Temmuz programındaki yapımları, aşkı ve umudu, politik çalkantıların gölgesinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat’ın Berlinale’nin açılış filmi olarak dünya prömiyerini yapan son filmi İyi Erkek Yok (No Good Men), 3 Temmuz’da MUBI’de izleyicilerle buluşacak. Film, Taliban’ın iktidara gelmesinden hemen önce Kâbil’de yaşayan bir kadın kameramanı merkezine alıyor. 10 Temmuz’da ise Alejandro G. Iñárritu’nun Oscar adaylığı kazanmış kült filmi Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros), restore edilmiş 4K sunumuyla geri dönüyor. İlk gösterildiği 2000 yılındaki etkileyiciliğini koruyarak izleyicilere “hayatla köpeklerin dövüştüğü” o unutulmaz yolculuğu yeniden yaşatacak bu Meksika dramasında köpek dövüşlerinin vahşeti, toplumsal trajediler ve tutkulu ilişkiler iç içe geçiyor. 

    ​Programın öne çıkan filmleri arasında; Ece Dizdar’ın Altın Portakal Kısa Film Jüri Özel Ödülü sahibi bu ilk yönetmenlik denemesi Mükemmel, Doğuş Algün’ün Adana Altın Koza Film Festivali’nden pek çok ödülle dönen ilk uzun metrajlı Ölü Mevsim, Giacomo Abbruzzese imzalı 73. Berlin Film Festivali’nden En İyi Sanatsal Katkı Gümüş Ayı ödülüyle dönen Disco Boy, İran’ın Oscar aday adayı olarak dünya sinema çevrelerinde büyük ses getiren ve katıldığı festivallerde derin tartışmalar başlatan Ali Zarnegar imzalı Ölüm Nedeni Bilinmiyor, Hollywood’un büyük ustalarından Billy Wilder’ın iki eseri The Apartment ve Bazıları Sıcak Sever (Some Like It Hot), 2025 Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’e layık görülen İşe Yarar Bir Hayalet, Stanley Kubrick’in Soğuk Savaş paranoyasını kara mizahla buluşturan başyapıtı Dr. Strangelove, Cameron Crowe’un kendi gençlik yıllarındaki deneyimlerinden damıtılan Şöhrete Bir Adım, Amerikan bağımsız sinemasının ve gençlik anlatılarının en etkili örnekleri arasında yer alan Genç ve Heyecanlı yer alıyor.

    Tag: MUBI
    0
    0
    455
  • 03-07-2026

    Anna Laudel İstanbul, gerçekleştirdiği açık çağrı süreci sonucunda şekillenen “Zeitgeist” başlıklı grup sergisini 3 Temmuz-30 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’daki mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Zeitgeist” sergisi, galerinin yeni üretimlere alan açma ve farklı sesleri görünür kılma yaklaşımını sürdürürken, 34 bağımsız sanatçıyı bir araya getiriyor. Galerinin iki katına yayılan seçki, çağdaş sanatın farklı ifade biçimlerini izleyicilere sunuyor.

    “Serginin ismini aldığı ‘Zeitgeist’ kavramı, yalnızca bir dönemin ruhunu tanımlamakla kalmaz; aynı zamanda o ruhun nasıl üretildiğini, dolaşıma girdiğini ve yeniden yazıldığını da ifade eder. Günümüz görsel kültürünün hız, tekrar ve dolaşım üzerine kurulu yapısı, eserlerde hem estetik bir strateji hem de eleştirel bir zemin olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda ‘Zeitgeist’, çağdaş sanatın yalnızca zamanı yansıtan değil, onu kuran ve dönüştüren bir alan olduğunu öne sürer.

    Galerinin gerçekleştirdiği açık çağrı sonucunda gelen başvurular ile oluşturulan sergide; resim, heykel, fotoğraf, video ve disiplinler arası üretimlerden oluşan ve farklı ifade biçimlerinin buluştuğu bir ortak alan izleyiciye sunulacak. Sergi, tekil anlamlar üretmekten ziyade, izleyiciyi açık uçlu okumalar ve çoklu karşılaşmalarla baş başa bırakır.”

    İstanbul’daki “Zeitgeist” sergisiyle eş zamanlı olarak Anna Laudel Düsseldorf, yeni sanatçılara alan açma misyonunu sürdürerek bağımsız sanatçıların üretimlerine odaklanan bir sergiyi izleyiciyle buluşturacak.

    Künye:
    1. Orçun Beslen Bağımsız Hafıza Yeşili / Independent Memory Green, 2026 Buluntu yağlı boya resim üzerine akrilik müdahale
    2. Ece Akdemir İçi Boş Bir Zaferin Yankıları / Echoes of a Hollow Victory, 2026 Tuval üzerine yağlı boya
    ​​3. İrem Sözer Psetaların Cengi / The Battle of Dirty Ancestors, 2026 Stoneware tabak üzerine çok renkli sır altı ve tarama tekniği

    0
    0
    482
  • 03-07-2026

    Lily King’in Women’s Prize, PEN/Faulkner gibi edebiyat ödüllerine aday gösterilen, aşk, arkadaşlık ve hikâyelerin dönüştürücü gücüne dair dokunaklı bir hikâye anlattığı romanı Kupa Sevgili, Selen Birce Yılmaz’ın çevirisiyle Koridor Yayıncılık’tan çıktı.

    Yazar olmak isteyen genç bir kadın, başkalarının hikâyelerini çok iyi anlayıp çözümleyebilse de kendi hikâyesindeki kırılmaları bir türlü anlamlandıramaz. Yaratıcı yazarlık okuduğu üniversitenin en parlak öğrencilerinden Sam ve Yash’la tanıştığındaysa işler değişir.

    Arkadaşlarının ona taktığı lakapla Jordan iskambil oyunları ve edebiyat tartışmalarının ortasında aşkı ve arkadaşlığı keşfederken, aynı zamanda kendi entelektüel tutkusunun da farkına varır. Fakat öğrencilik günlerinin sonuna yaklaştıkça kararsızlıklar ve belirsizliklerle birlikte hayat yolu çatallanmaya başlar...

    Yıllar sonra hayalini kurduğu mutlu hayatını yaşarken sürpriz bir ziyaret onu geçmişiyle yüzleşmeye zorlar. Ulaşılamamış hedefler, dile getirilememiş duygular, kalp kırıklıkları, sırlar… Jordan geçmişe dair pişmanlıklarıyla bugünün sorumlulukları arasında bir denge kurmaya çalışırken kendi içinde de bir hesaplaşmaya girer.

    0
    0
    360
DAHA FAZLA
Geldanlage