
Güliz Kayahan, İnanç Kayra Akyıldız ve Kaan Ünal’ın üretimlerini bir araya getiren “Eksik Parça” başlıklı sergi, 12 Eylül'e kadar HB Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.
Küratörlüğünü Elif İnci Gökgöz’ün üstlendiği sergi, insanın kendisini ve çevresini anlamlandırırken hissedilen ile var olan arasında kurduğu ilişkiyi üç sanatsal yaklaşım üzerinden ele alıyor.
Büyük ölçüde sergi için üretilen yeni çalışmaların yer aldığı “Eksik Parça”, resim ve yerleştirmenin yanı sıra pleksi, mum ve çeşitli malzemelerle üretilen eserlerden oluşuyor. Mekân kurgusunda birbirini takip eden üç bölümde sanatçıların farklı çıkış noktaları bir araya geliyor. Serginin ilk bölümünde İnanç Kayra Akyıldız, yaşamın doğrusal olmayan yapısını ve aynı anda var olabilen çelişkili duygu durumlarını soyut kompozisyonlarında yeniden kurgularken; ikinci bölümde Kaan Ünal tanıdık nesneler üzerinden gördüğümüz ile algıladığımız arasındaki ilişkiye odaklanarak yaşanmışlıklar ve beklentilerin algıyı nasıl şekillendirdiğini araştırıyor. Üçüncü bölümde ise Güliz Kayahan, duyguları ifade etmek için kullanılan tanımların hissedileni karşılamakta yetersiz kaldığı noktadan hareketle içsel olanı katmanlı yüzeyler aracılığıyla görünür kılıyor.
Duygu, algı ve anlamlandırma arasındaki ilişkileri ortak bir zeminde buluşturan sergide eksik parça, tamamlanmayı bekleyen bir alana işaret etmek yerine parçayı bütünün dışında değil içinde var olan bir değişken olarak kabul ediyor.
Künye:
1. Kaan Ünal - Bir ve Üç Bilinemez _ One and Three Unknowable, 2026
2. Güliz Kayahan - ... gibi hissediyorum III _ It feels like III
3. İnaç Kayra Akyıldız - İsimsiz_Untitiled, 2026 - 50 x 60
Keigo Higashino’nun kutsal bir kâfur ağacının nesiller boyunca sakladığı duyguların ve hatıraların izini süren romanı Saklı Hatıralar Ağacı, Yaren Yaman’ın çevirisiyle Athica Yayınları’ndan çıktı.
“İnsan unuttuğunda, yaşananlar gerçekten kaybolur mu?” sorusunun peşine düşen Saklı Hatıralar Ağacı; gizem, aile sırları ve hafızayı sıra dışı bir hikâyede buluşturuyor. Higashino, roman boyunca gizem duygusunu korurken aile, kayıp, pişmanlık, sevgi ve insanın geride bıraktığı hatıralar üzerine dokunaklı sorular soruyor.
Hayatı dağılma noktasına gelen Reito Naoi, işsiz ve parasız kaldığı bir dönemde işlediği suç nedeniyle gözaltına alınır. Tam her şeyin bittiğini düşündüğü anda, daha önce neredeyse hiç tanımadığı teyzesi Chifune Yanagisawa onu hapisten kurtarır ve karşılığında tek bir şey ister: Aileye ait arazide bulunan kadim kâfur ağacının yeni bekçisi olması.
Reito çok geçmeden bu görevin sıradan bir bekçilik olmadığını anlar. Kâfur ağacına gelen insanların gerçekleştirdiği gizemli ritüeller, ailesinin kendisinden saklanan geçmişi ve geceleri ağacın çevresinde yaşanan tuhaf olaylar, onu giderek daha büyük bir sırrın içine çeker. Çünkü bu ağaçta insanlar yalnızca dua etmez; kelimelere dökemedikleri duygularını ve hatıralarını ağaca emanet eder. Ağacın sakladığı bu duygular ise kan bağı bulunan kişiler tarafından yeniden hissedilebilir.
Arya Tabandehpoor, Omid Mehdizadeh, Kimia Askarian, Sina Boroumandi, Shahin Esfandiari, Rana Heidarzade ve Alborz Kazemi’nin çalışmalarından oluşan “Not Yet Gone” başlıklı sergi 18 Eylül-7 Kasım tarihleri arasında Shiva Zahed Gallery’de sanatseverlerle buluşacak.
“Not Yet Gone” İran’da yaşayan ve imgelerin tek bir anlamla sınırlandırılmasına karşı çıkan üretimlere yönelik ortak ilgi duyan yedi sanatçıyı bir araya getiriyor. Fotoğraflar geçmişin sabit kayıtları olmak yerine farklı anların, anıların ve gerçekleşmemiş geleceklerin üst üste gelmeye devam ettiği alanlara dönüşüyor. İmge geçmişte olanların bir belgesi olmaktan ziyade geçmişin, bugünün ve gerçekleşmemiş geleceğin kesişmeye devam ettiği maddi, algısal ve zamansal bir alana dönüşüyor.
Sergi, Jacques Derrida’nın ortaya attığı ve sonrasında kültür eleştirmeni Mark Fisher’ın geliştirdiği, gerçekleşmemiş geleceklerin bugün içerisindeki sürekliliğini anlamanın bir yolu olarak gelişen hauntoloji kavramı çerçevesinde şekilleniyor. Hauntoloji yalnızca burada olanın değil, gerçekleşmeyenin, erkenden kaybolanın ve bir olasılık olarak kalanın da içimizde var olduğunu öne sürüyor. Çağdaş kültür yenilikten çok tekrara yönelirken, gelecek artık önümüzde uzanan bir ilerleme vaadi olarak değil, gerçekleşmemiş potansiyelin yankısı olarak beliriyor.
Künye:
1. Sina Boroumandi, Untitled, inkjet print, 25x35 cm, edition of 5, 2018.jpg
2. Alborz Kazemi, Untitled from the None Turned Into Memory series, collage, C-print on silk paper, 50x49 cm, edition of 1 + 1 AP, 2026
3. Omid Mehdizadeh, _Untitled_, digital photography, inkjet print on calico cloth, serish (eremurus-based glue), liquid glue, chamomile, lesser
Nobel Ödüllü Patrick Modiano’nun okuru belleğin sisli sokaklarında tekinsiz bir yolculuğa çıkardığı kitabı Uyuyan Hatıralar, Alper Bakım’ın çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Uyuyan Hatıralar, geçmişin hiçbir zaman bütünüyle kaybolmadığını ve en sıradan ayrıntıların bile uykuya dalmış anıları canlandırabileceğini gösteren bir hafıza romanı.
Altmışlı yılların sonu, belleğin labirentlerine açılan bir kapı. Anlatıcı, elli yıl sonra hayatının en gizemli dönemine dönerek, geçmişin tozlu sayfaları arasında kalmış esrarengiz kadınların ve onların etrafında örülen tekinsiz olayların izini sürüyor. Paris’in arka sokaklarında, isimsiz otel odalarında ve yarım kalmış konuşmalarda yankılanan bu anılar, uykuya dalmış birer hayalet gibi gün yüzüne çıkmayı bekliyor. Tesadüfen karşılaşılan bir isim veya eski bir defterdeki telefon numarası, anlatıcıyı o dönemin belirsiz, uçucu ve her an bir suçun kıyısındaymış hissi veren atmosferine geri götürüyor.
Norveç müziğinin öne çıkan isimlerinden Sivert Høyem, 17 Eylül akşamı Blind organizasyonuyla IF Performance Hall Beşiktaş’ta konser verecek.
Hem Madrugada grubunun solisti olarak hem de solo kariyeriyle uluslararası alanda güçlü bir iz bırakan Sivert Høyem, 2026 Avrupa turnesi kapsamında İstanbul’a gelecek. On an Island (2024) ve Dancing Headlights (2025) albümleriyle müzikal derinliğini bir kez daha ortaya koyan Høyem, melankolik ve güçlü vokaliyle dinleyicilerini Kuzey’in geniş ve etkileyici manzaralarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Yoğun atmosferi ve unutulmaz sahne performanslarıyla tanınan sanatçı, İstanbul konserinde de bu büyüleyici deneyimi yaşatmaya hazırlanıyor.
Sivert Høyem, 2026 yılı kapsamında gerçekleştireceği yeni turnesiyle dinleyicileriyle buluşacak. Sanatçı için önemli dönüm noktalarını bir araya getiren bu turne sürecinde solo albümlerinden Exiles’ın 20. yılı ve Lioness’ın 10. yılının yanı sıra, Høyem aynı zamanda 50. yaşını da sahnede kutlayacak. Kendi ekibiyle birlikte sahne alacak olan sanatçı, konserlerinde yeni bestelerinin yanı sıra "Prisoner of the Road", "Moon Landing", "Into the Sea" ve Madrugada grubuna ait "Majesty" gibi parçalara yer verecek. Turne performanslarında ayrıca nadir seslendirilen eserlerin de repertuvarda olacak.
17 Eylül akşamı IF Performance Hall’da gerçekleşecek Sivert Høyem konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Ahmet Vehbi Doğramacı’nın “Sergi No. 1” başlıklı ilk kişisel sergisi 13 Eylül’e kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
Yerleştirmeden yağlıboyaya birçok üslup ve anlatım tekniğinden oluşan “Sergi No. 1”, izleyicileri sanatçının evine, duygu ve düşünce dünyasına girerek hayata bakışını olanca doğallığı ve karmaşıklığıyla deneyimlemeye davet ediyor.
“‘Sergi No. 1’, dört bölümden oluşuyor: Haiku, Sanatçılar, Ölçüm ve Son. İlk bölüm olan Haiku, sanatçının haiku şiirinden ilhamla yaptığı çeşitli teknik denemeleri kapsıyor. Sonraki bölüm, yani Sanatçılar, sanatçının Batı sanatındaki bazı anekdotlara ve stillere ilişkin yorumlarını içeriyor ve sanatçının sanatın etki değil tepki olduğu yönündeki fikrinin en yoğun şekilde vurgulandığı bölüm olma özelliğini taşıyor. Üçüncü bölüm, yani Ölçüm, sanatçının değerlendirme kriterleri ve yöntemleri ile mükemmellik ve güzellik kavramlarının tanımlarına ilişkin sorgulamalarının bir derlemesi niteliğinde. Son ise sadece birkaç üç boyutlu çalışmadan oluşuyor. Bu sergide eser açıklamaları da eserlerin kendisi kadar önemli.”
Türk rock müziğinin önemli isimlerinden Hayko Cepkin, “Electric” projesiyle Türkiye turnesine çıkıyor.
Epifoni organizasyonuyla gerçekleşecek turne, 11 Eylül gecesi Ankara'da ODTÜ MD Vişnelik’te başlayacak, Bursa, İzmir, Antalya, Samsun, Adana ve Gaziantep’te devam edecek ve 24 Ekim gecesi İstanbul’da KüçükÇiftlik Park’ta sona erecek. Hayko Cepkin, “Electric” projesiyle izleyicilere görsel ve işitsel unsurların öne çıktığı kapsamlı bir sahne prodüksiyonu sunmayı hedefliyor. Turne kapsamında sanatçının bilinen şarkıları, yüksek tempolu yeni düzenlemeler, yoğun gitar tonları, özel ışık tasarımları ve video gösterimleriyle desteklenen bir akışla sahneye taşınacak. Konserlerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Program:
11 Eylül – Ankara | ODTÜ MD Vişnelik
17 Eylül – Bursa | Açıkhava
19 Eylül – İzmir | Havagazı Fabrikası
26 Eylül – Antalya | Bahçe Açıkhava
03 Ekim – Samsun | Doğupark Amfi Tiyatro
16 Ekim – Adana | Mimar Sinan Açıkhava
17 Ekim – Gaziantep | Mavera Açıkhava
24 Ekim – İstanbul | KüçükÇiftlik Park
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, kentin Kurtuluş Günü olan 2 Eylül’de başlayacak ve 6 Eylül’de gerçekleşecek konserle sona erecek.
ETİ’nin ana sponsorluğunu üstlendiği, Porsuk Nehri’ni merkeze alan festival; müzikten sinemaya, tiyatrodan dansa, sergilerden atölyelere, spordan söyleşilere uzanan programıyla farklı ülkelerden sanatçıları Eskişehir’de bir araya getirecek. Kentpark, Sümerpark, Adalar Mevkii, Köprübaşı ve İskele26 olmak üzere tüm etkinlikler ücretsiz olacak. Açık hava etkinliklerinin yanı sıra ödüllü birçok tiyatro oyunu da Haldun Dormen Sahnesi ile Sanat ve Kültür Merkezi (Opera) binasında sanatseverlerle buluşacak.
Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, Eskişehir’in kültürel üretim kapasitesini uluslararası ölçekte görünür kılmayı ve farklı ülkeler arasında kültürel etkileşimi güçlendirmeyi amaçlıyor. Festival, aynı zamanda yerel sanatçılar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, yaratıcı sektörler ve özel sektör arasında yeni iş birliklerinin gelişmesi için ortak bir üretim zemini oluşturacak. Yerli sanatçıların yanı sıra festivale Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Azerbaycan, Belarus, Bulgaristan, Çin, Finlandiya, Galler ve Güney Kore, Hindistan, Mısır, İtalya, Romanya, İngiltere, Rusya, Belçika, Avusturya, Kazan, KKTC ve Makedonya’dan birçok sanatçı katılacak.
Festivalde mor ve ötesi’nin yanı sıra Pinhani, Selin Çıngır, Kore Gyeonggi Sinawi Orkestrası, Jomy Jai Ensemble, Big Band Firebird Orkestra, Gözen Vural, Roman Orkestrası, Jön, Pizz, Blingone, Role ve Valeria Sonar’ın konserleri gerçekleşecek. Craft Tiyatro’nun Dalgakıran, Bahçe Galata’nın Nora 2, Luminart’ın En İyi İkinci ve Artalan Kolektif’in Yıldız oyunlarını tiyatroseverlerle buluşturacak olan festivalde Tiyatro Suare ve Kim Tiyatro Ekibi ise interaktif doğaçlama gösterileri sahneleyecekler. Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali, ulusal ve uluslararası folklor ekiplerinin gösterilerine, film gösterimleri ve söyleşilere, sergilere ev sahipliği de yapacak. Festivalin detaylı programına buradan ulaşabilirsiniz.
Dirimart, 3-5 Eylül tarihleri arasında Seul’deki COEX Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Frieze Seoul 2026’ya, çağdaş sanatçı Karin Kneffel’in sergisiyle katılacak.
Dirimart, 2 Eylül’deki ön gösterimle başlayacak fuarda Karin Kneffel’in Bauhaus mimarisinin İngiltere’deki seçkin örneği sayılan Isokon Flats binasından ilhamla ürettiği yeni yapıtlarından oluşan solo sunumu sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Hiperrealist kompozisyonlarıyla tanınan Karin Kneffel, titiz fırça darbeleriyle katmanlandırdığı resimsel yüzeylerinde kişisel bellek, sanat tarihi referansları ve mimari mekânları bir araya getiriyor. İkonik yapıları ve iç mekânları gerçeklik ile kurgunun kesiştiği alanlar olarak ele alan sanatçı; yansımalar, çarpıtmalar ve görsel illüzyonlar aracılığıyla alışılagelmiş bakış açılarını sorgulayarak göz ardı edilmiş kültürel anlatılara odaklanıyor.
Kneffel, Frieze Seoul 2026 için hazırladığı yeni serisinde, Bauhaus mimarisinin İngiltere’deki en seçkin örnekleri arasında gösterilen Isokon Flats yapısını merkezine alıyor. 1934 yılında Londra’nın Hampstead bölgesinde tamamlanan yapı, ilerleyen yıllarda dönemin önemli bir entelektüel ve sanatsal çekim merkezine dönüştü. Walter Gropius, Marcel Breuer, László Moholy-Nagy ve Agatha Christie gibi isimlerin ikamet ettiği; Henry Moore ve Barbara Hepworth gibi sanatçıların da etrafında şekillenen yaratıcı çevreyle anılan bina, Kneffel’in yapıtlarında arşiv belgeleri ve kurgusal öğelerle yeniden inşa ediliyor. Sanatçı, yapıda yaşamış olabilecek kişileri, karşılaşmaları ve gündelik anları çağrıştırarak mimari ile mekânın geçmişini şekillendiren yaşantılar üzerine bir düşünme alanı sunuyor.
Dirimart’ın sunumu, Frieze Seoul 2026 boyunca B14 numaralı stantta görülebilir.
Künye:
1. Karin Kneffel Untitled 2025 Oil on canvas 100 x 100 cm
2. Karin Kneffel Untitled 2026 Oil on canvas 160 x 160 cm
Sophie Schoenwald’ın sportmenlik, takım ruhu ve beraber oynamanın keyfi üzerine neşeli bir öykü anlattığı kitabı Hayvanat Bahçesinde Büyük Oyunlar, Günther Jakobs’un resimleri, Filiz Sarıalioğlu’nun çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.
“Yerlerinize, hazır…başla!
Hayvanat bahçesinde heyecan dorukta! Tüm sakinleri bol kahkahalı, bol sürprizli bir spor şenliği bekliyor.
Fakat işler sanıldığı kadar kolay olmuyor. Karıncayiyen Kanca 100 metre koşusunda yanlışlıkla ters yöne koşuyor, fil Zencefil gülleyi saha içi yerine tribüne atıyor, yüzme yarışmasından önce mirket Meraklı’nın keyfi kaçıyor. Çok geçmeden herkes spor yapmanın pek de eğlenceli olmadığına karar veriyor.
Ta ki kirpi Nene yarışma kurallarını değiştirene kadar…”