GÜNDEM
  • 15-06-2026

    Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde, Mehmet Efendi sponsorluğunda düzenlenen Ayvalık Açık Hava Film Geceleri, 11-19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek.

    Beş yıldır Ayvalık’ın gelenekselleşen kültür sanat etkinliklerinden biri olan film gecelerinde; dünya festivallerinde dikkat çeken, Oscar ve Altın Küre’den ödüllerle dönen, Cannes, Berlin, Venedik ve Toronto film festivallerinde prömiyerini yapan yılın dikkat çeken yapımları sinemaseverlerle buluşacak. Ayvalık Belediye Binası’nın bahçesinde kurulacak açık hava sinemasında yapılacak gösterimler her akşam saat 21.30’da başlayacak.

    Açık Hava Film Geceleri, 11 Temmuz akşamı Oscar ödüllü usta yönetmen Chloé Zhao’nun imzasını taşıyan büyüleyici dönem draması Hamnet ile başlayacak. 12 Temmuz akşamı, Marslı’nın yazarı Andy Weir’ın romanından uyarlanan bilimkurgu türündeki Kurtuluş Projesi / The Project Hail Mary beyazperdede olacak. 13 Temmuz’da usta yönetmen François Ozon’un dünya edebiyatının en büyük klasikleri arasında yer alan Albert Camus’nün ikonik eserinden uyarladığı Yabancı / The Stranger, Ayvalık’ta gösterilecek. 14 Temmuz akşamı yıldız oyuncular Zendaya ve Robert Pattinson’ın başrollerini paylaştığı, şimdiden yılın en çok konuşulan yapımlarından biri olan Drama / The Drama seyirciyle buluşacak.

    ​Fatih Akın’ın merakla beklenen yeni tarihî draması Amrum, 15 Temmuz akşamı gösterilecek. 16 Temmuz akşamı, bu yıl İsviçre’nin Oscar adayı olarak seçilen sürükleyici dram ve gerilim filmi Gece Vardiyası / Late Shift beyazperdede olacak. Pop müziğin kralı olarak anılan Michael Jackson’ın yaşamını beyazperdeye taşıyan Michael filmi 17 Temmuz akşamı sinemaseverlerle buluşacak. Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci’nin rol aldığı ikonik film Şeytan Marka Giyer 2 / The Devil Wears Prada 2, 18 Temmuz akşamı gösterilecek. Ayvalık Açık Hava Film Geceleri, 19 Temmuz akşamı izleyiciye, John Wick’in yaratıcısı Derek Kolstad ile başroldeki Breaking Bad yıldızı Bob Odenkirk’ün birlikte kaleme aldığı polisiye gerilim Normal ile sona erecek.

    0
    0
    211
  • 15-06-2026

    İstanbul Modern’in “Müzeler Konuşuyor” programı, bu yıl Hollanda’dan müze profesyonellerini ağırlamaya devam ediyor. Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle düzenlenen program, Groningen Müzesi’nin Artistik Direktörü Roos Gortzak’ı 24 Haziran’da konuk edecek.

    İstanbul Modern’in 2012 yılından bu yana dünyanın önde gelen müze profesyonellerini sanatseverlerle buluşturduğu “Müzeler Konuşuyor” programı, Groningen Müzesi’nin Artistik Direktörü Roos Gortzak’ı sanatseverlerle bir araya getirecek. Şubat 2025’ten bu yana Groningen Müzesi’nin artistik direktörlüğünü üstlenen Roos Gortzak, “Geleceğe Dönüş” başlıklı konuşmasında müze için geliştirdiği vizyonu katılımcılarla paylaşacak. Göreve başladığı dönemde müzenin mevcut durumuna ilişkin yaptığı gözlemler ve bu yapıyı dönüştürmek üzere attığı adımlar, konuşmanın odak noktalarını oluşturacak.

    Önceki küratöryel projelerinden örnekler sunarak çalışma yönteminin arka planını görünür kılacak olan Gortza, Groningen Müzesi’nin yanı sıra genel olarak müzelerin gelecekte kendi dönemlerinin bağlamı içinde nasıl anlamlı kalabileceğini de tartışmaya açacak.

    Künye:
    1. Istanbul Modern Seyir Terası, Fotoğraf: Cemal Emden
    ​2. Roos Gortzak Fotoğraf: Marleen Annema

    0
    0
    328
  • 15-06-2026

    Mahir Ünsal Eriş’in bir rüyanın peşinden Osmanlı coğrafyasına uzanan benzersiz bir yolculuğa davet ettiği kitabı Mehmed Nüvid Bey’in Harikalar Lügati, Doğan Kitap’tan çıktı.

    Eriş, romanını yaşayan bir sözlük gibi kuruyor. Osmanlıca harflerle ilerleyen bölümler, birer lügat maddesi gibi açılıyor; her maddede yalnızca ana hikâye değil, yol boyunca dinlenen başka hayatlar, başka sırlar, başka acayip ve garaip hikâyeler de anlatıya dahil oluyor. Gebze’de Zenniye eşkıyasının uğursuz hikâyesi… Anadolu’yu karış karış dolaşarak hayatın sesini arayan Layoş Farkaş… Konaklar, hanlar, köyler, tekkeler, çöller… Aşkın, hakikatin peşinde dağlar tepeler aşılır; aylar, mevsimler geçer; Mehmed Nüvid Bey belde belde gezerek birbirinden acayip ve garaip 99 hikâye dinler. Hepsinde nemikadan bir şey vardır ve Nüvid Bey’e kendi lügatini yazdırır.

    “19. yüzyılın son yılları…

    Büyük âlim Şemseddin Sami Bey’in sözlük çalışmalarındaki en yakın yardımcısı Mehmed Nüvid Bey, bir gece gördüğü tuhaf bir rüyayla sarsılır. Rüyasında nurdan bir elif belirir ve ona yalnızca tek bir cümle söyler: “Nemika seni bekler.”

     Uyandığında bu kelimenin ne anlama geldiğini bilmemektedir. Ne bir sözlükte karşılığı vardır ne de zihninde bir açıklaması… Ancak artık geri dönüşü olmayan bir çağrı başlamıştır.

    ​Şemseddin Sami’nin de teşvikiyle Mehmed Nüvid Bey, yardımcısı Nikolaki Efendi’yi yanına alarak “nemika”nın izini sürmek üzere İstanbul’dan Anadolu’ya, oradan Ortadoğu’ya uzanan uzun ve tekinsiz bir yolculuğa çıkar. Fakat Harikalar Lügatı yalnızca bir yol hikâyesi değildir.”

    0
    0
    254
  • 15-06-2026

    Metal müziğin önemli grupların Trivium, Stagepass organizasyonuyla 30 Haziran Salı akşamı Maximum Uniq Açıkhava sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.

    1999 yılında Orlando, Florida’da kurulan Trivium, melodik metalin akılda kalıcılığını, extreme metalin öngörülemezliğini, black metalin karanlık ve epik atmosferini ve rock’n’roll ruhunu ustalıkla bir araya getirerek modern metalin sınırlarını sürekli ileri taşımayı başardı.

    Metallica ve Iron Maiden gibi devlerle aynı sahneyi paylaşabilen Trivium, aynı zamanda on binlerce kişiyi çevrim içi platformlarda da kendine bağlayabilen nadir gruplardan biri. 22 yılı aşan kariyerleri boyunca 1 milyondan fazla albüm satışı, yüzlerce kapalı gişe konser ve yarım milyarı aşan dinlenme rakamlarına ulaşan ve GRAMMY® ödülüne de aday olan dörtlü, 10. stüdyo albümleri In the Court of the Dragon ile güçlerini bir kez daha kanıtladı.

    Matt Heafy (vokal, gitar), Corey Beaulieu (gitar), Paolo Gregoletto (bas) ve Alex Bent’ten (davul) oluşan grup, 2005 yılında yayımlanan ve metal tarihinin modern klasikleri arasında yer alan Ascendancy albümüyle büyük bir çıkış yakaladı. Albüm, Kerrang! tarafından “Yılın Albümü” seçildi, Birleşik Krallık’ta altın plak kazandı ve dünya çapında 500.000’den fazla satışa ulaştı. Metal Hammer ise albümü “Yüzyılın En İyi Metal Albümleri” listesinde Top 15’e dahil etti.

    ​Trivium konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1316
  • 15-06-2026

    Şule Gazioğlu Gallery, küratörlüğünü Feride Çelik’in üstlendiği “Kobalt Rotalar” başlıklı karma sergiyi 18 Haziran-12 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    “Kobalt Rotalar”, 14. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan Doğu Asya porselen geleneğini çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle buluşturarak, kobalt mavisinin kültürler ve yüzyıllar arasında kurduğu görsel ve tarihsel bağları araştırıyor. Serginin çıkış noktasını, Giritli bir deniz ticaret ailesinin nesiller boyunca koruduğu Ming, Kangxi, Qianlong ve Edo dönemlerine ait mavi-beyaz porselenler oluşturuyor. Çin’den Japonya’ya, oradan Doğu Akdeniz’e uzanan bu seçki, yalnızca estetik değeri yüksek nesneler değil; farklı coğrafyalar arasında yüzyıllar boyunca taşınmış kültürel hafızanın, ticaret ağlarının ve karşılaşmaların izlerini taşıyan tanıklar olarak sergide yer alıyor. Kobalt mavisinin yüzeylerde bıraktığı bu tarihsel izler, çağdaş sanatçıların üretimlerinde yeni anlam katmanları kazanıyor.

    Sergide yer alan sanatçılar, bu ortak hafızayı farklı mecralar üzerinden yeniden yorumluyor. Payidar Şeyma Alışır, fotoğraf ve dijital görüntü üretimi aracılığıyla porselen yüzeylerdeki motifleri insan bedeni ve zihinsel imgelerle buluşturarak zaman, kimlik ve belleğin geçirgen sınırlarını araştırıyor. Setenay Alpsoy ise mimari yapılar ve kent dokularından hareketle geliştirdiği resimlerinde, tekrar eden geometriler ve mekânsal hafıza üzerinden tarihsel desenlerin çağdaş karşılıklarını sorgulayan bir görsel dil kuruyor. Payidar Şeyma Alışır’ın fotoğraf çalışmaları, bu tarihsel nesnelere yeni bir ontolojik boyut kazandırıyor. Sanatçı, porselenlerin üzerindeki çiçek, ejderha ve geometrik desenleri çağdaş figürlerle buluşturarak, nesnenin durağan tarihini yaşayan bir anlatıya dönüştürüyor. Porselen tenli kadın figürleri ve parçalanmış portreler, sergideki fiziksel objelerin kavramsal izdüşümleri olarak izleyici karşısına çıkıyor. Setenay Alpsoy ise kent dokusuna odaklanan resimleriyle sergiye çağdaş bir mekân algısı getiriyor. İstanbul ve Londra arasında şekillenen üretim pratiğinde sanatçı, mimari yüzeyleri, tekrar eden geometrileri ve kent yaşamının görünmez katmanlarını inceliyor. Alpsoy’un yapı cephelerinde ortaya çıkan ritim, porselenlerin üzerindeki desen örgüleriyle görsel bir rezonans yaratırken; kobalt mavisinin tarihsel yolculuğu, bu kez modern kentin beton ve cam yüzeylerinde yankılanıyor. Sanatçının kent manzaraları, geçmişin dekoratif motifleri ile günümüzün mimari hafızası arasında beklenmedik bağlantılar kuruyor.

    Sergide yer alan çukur taslar, tabaklar, kupalar ve çay bardakları; Ming Hanedanlığı’nın klasik formlarından Kangxi ve Qianlong dönemlerinin incelikli işçiliğine, Edo döneminin zarif estetiğine uzanan geniş bir seçki sunuyor. Tarihsel nesneler ile çağdaş sanat üretimlerini aynı mekânda buluşturan “Kobalt Rotalar”, mavi ve beyazın yüzyıllardır süregelen görsel dilini yeniden düşünmeye davet ediyor.

    ​Künye:

    1-2. Payidar Şeyma Alışır

    3-4. Setenay Alpsoy

    0
    0
    477
  • 15-06-2026

    Anna Starobinets’in okuru Rus edebiyatının modern ve korkunç yüzüyle tanıştırdığı öykülerinden oluşan kitabı Yeni Yetme, Furkan Özkan’ın çevirisiyle Fol Kitap’tan çıktı.

    Yalnızlık.
    Acı.
    İnsansızlık.
    Koskoca, hem de koskoca şehirde hayatta kalan topu topu bin kişi.
    Moskova metrosunun yerine devasa bir toplu mezar.
    Metro girişlerine duvarlar örülmüştü.
    Tekrarlanmasın diye.
    Tekrarlanmasın diye.

    ​Bedeni karıncalar tarafından işgal edilen bir çocuk, tüm geçmişini farklı hatırlayan ve her şeye yabancı bir adam, insanların rolünü robotlara kaptırdığı bir dünya ve daha nicesi... Karanlığın yükselişine şahit olmaya hazır mısınız?

    0
    0
    440
  • 14-06-2026

    istos sahne’nin düzenlediği, Çağlar Fidan’ın repertuarıyla hayat bulan “İstanbul Han: Metin Erksan, Toplayıcılık ve Şehrin Şarkısı” başlıklı anlatı-konser, 21 Haziran akşamı Büyük Yeni Han’da gerçekleşecek.

    İstanbul’un katmanlı hafızasını müzik, hikâye ve mekân üzerinden yeniden düşünmeye davet eden istos sahne, “İstanbul Han: Metin Erksan, Toplayıcılık ve Şehrin Şarkısı” ile şehrin hafızasını müzik ve fotoğraf eşliğinde Büyük Yeni Han’da yeniden kuruyor. 18.yy’dan bu yana Eminönü’nde hayatın içinde olan Büyük Yeni Han’ın ev sahipliği yapacağı “İstanbul Han: Metin Erksan, Toplayıcılık ve Şehrin Şarkısı” başlıklı anlatı-konser, Türk sinemasının öncü yönetmenlerinden Metin Erksan'ın uzun yıllar kayıp sanılan İstanbul hanları fotoğraflarını müzikle buluşturacak. İstanbul’un tarihî müzik hafızasını yeniden yorumlayan özel bir repertuvar sunulacak olan konserde Çağlar Fidan’a, İstanbul kemençesinde Emine Bostancı, tanbur, lavta ve udda ise Nikos Papageorgiou eşlik edecek.

    1950’li yıllarda İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde hazırladığı “İstanbul Hanları” tezinin bir parçası olarak Metin Erksan, Atlas Film’den bir günlüğüne kiraladığı fotoğraf makinesiyle İstanbul’un tarihi hanlarını belgeledi. Yıllar sonra kaybolduğu düşünülen bu fotoğraflar, Fatih Küçükpazar’da Güven Bayar tarafından tesadüfen ortaya çıkarıldı ve İstanbul’un kültürel belleğine dair yeni bir kapı araladı.

    “İstanbul Han: Metin Erksan, Toplayıcılık ve Şehrin Şarkısı”, bir konser olmanın ötesinde; İstanbul’un kaybolmaya yüz tutmuş hikâyelerine, han kültürüne ve şehrin çok katmanlı seslerine kulak vermek isteyenler için benzersiz bir karşılaşma alanı niteliği de taşıyor.

    Fotoğraf: Salih Üstündağ

    0
    0
    489
  • 14-06-2026

    Seçkin Pirim’in izleyicileri geçmiş ile bugün arasında keşfe çıkaran “Dün ile Bugün” başlıklı sergisi, 31 Ağustos tarihine kadar Şerefiye Sarnıcı’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Şerefiye Sarnıcı’nın içinde ve önünde sergilenen eserler, yansımalar ve özenle kurgulanan aydınlatma tasarımıyla su yüzeyinde süzülen yapıtlar aracılığıyla, ziyaretçilere etkileyici ve çok katmanlı bir görsel deneyim sunuyor. Şerefiye Sarnıcı’nın etkileyici atmosferinde ışıkla birlikte değişen formlar, mekânın ritmine katılarak tarihi sütunlarla güçlü bir görsel diyalog kuruyor.

    ​İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür AŞ’ye bağlı olan Şerefiye Sarnıcı’nın mimarisi ile günümüzün sanat dilini suyun izinde bir araya getiren Seçkin Pirim’in “Dün ile Bugün” sergisi, sarnıcın içinde ve önünde sergilenen eserler, yansımalar ve özenle kurgulanan aydınlatma tasarımıyla su yüzeyinde süzülen yapıtlar aracılığıyla, ziyaretçilere etkileyici ve çok katmanlı bir görsel deneyim sunmayı amaçlıyor. Mekânın hafızasını güncel sanatın anlatım olanaklarıyla yeniden yorumlayan sergi, ziyaretçileri zaman, mekân ve algı arasında katmanlı bir keşfe davet ediyor. 

    0
    0
    471
  • 14-06-2026

    Song Yu-jeong’un kaybın yarattığı boşluğa, hatıraların gücüne ve geçmişi değiştirme arzusunun imkânsızlığına dair bir anlatı kurduğu romanı Hatıra Kitabevi, Yuzu Kitap’tan çıktı.

    Güney Kore’nin çok satan kitabı Hatıra Kitabevi, Gece Yarısı Kütüphanesi, Kahve Soğumadan Önce, Tokyo Ueno İstasyonu gibi çok satanlarla aynı temalara sahip. Seçim, hatıra ve ikinci şans temasını işlese de özgünlüğünü anne- çocuk bağı ve fedakârlık üzerine yoğunlaşarak buluyor.

    Hatıra Kitabevi, kayıpla baş etmenin zorunlu kabullenme kısmına odaklanıyor ve umutla yaşamaya devam etmenin önemini hatırlatıyor. Annesini kaybettikten sonra Jiwon’un hayatı yavaş yavaş dağılmaya başlamıştı. Bir gün kendini gizemli bir kitabevinde bulmasıya her şey değişecekti. Bu, sıradan bir kitabevi değildi, raflardaki kitaplar Jiwon’un anılarına açılan bir kapıydı ve ona geçmişe dönme imkânı sunuyordu. Genç kadın, annesinin ölümünü engellemek ve vicdan yükünden kurtulmak için bu şansı kullanacaktı. Fakat anıları değiştirmek kolay değildi; çünkü başkalarının seçimleri onun gücünün dışındaydı. Asıl yolculuksa annesinin fedakârlığını, sevgisini ve özverisini fark etmesiyle başlayacaktı.

    0
    0
    441
  • 13-06-2026

    Görsel tasarımı, sahne performansı ve güçlü repertuvarıyla tanınan Kadebostany, Pulse organizasyonu ve +1’in katkılarıyla 1 Ekim Perşembe günü Jolly Joker Ankara’da, 2 Ekim Cuma günü ise JJ Arena Ataşehir’de müzikseverlerle buluşacak.

    ​İsviçreli besteci ve yapımcı Guillaume de Kadebostany’nin liderliğinde kurulan Kadebostany, yıllar içinde farklı müzisyen ve vokalistlerle büyüyen, elektronik müzik ile popu kendine özgü bir estetik anlayışla buluşturan yaratıcı bir proje olarak öne çıkıyor. Elektronik ve pop müzik sahnesinin sınırlarını kendine özgü bir estetik anlayışıyla yeniden tanımlayan Kadebostany, Coachella’dan Sziget’e, dünyanın önde gelen festivallerinde sahne aldı. Kendine özgü görsel evreni, sinematik sahne dili ve akıllara kazınan şarkılarıyla tanınan Kadebostany, sonbaharda Ankara ve İstanbul’da hayranlarıyla bir araya gelecek.

    0
    0
    404
DAHA FAZLA
Geldanlage