GÜNDEM
  • 04-05-2026

    Fas asıllı Belçikalı rapçi ve prodüktör DYSTINCT, 7 Ağustos’ta Maximum Uniq Açıkhava’da sahne alacak. İlk İstanbul konserini vermeye hazırlanan DYSTINCT, Morad ile kaydettiği “Mansory” isimli yeni teklisini de geçtiğimiz günlerde yayımladı.

    “YAMA” ve “TA3AL” gibi hitlere imza atan DYSTINCT, BABABA WORLD albümünün ardından Morad ile yeniden bir araya geliyor. İkili, son olarak DYSTINCT’in albümünde yer alan “RS6” parçasıyla dünya genelinde 65 milyonun üzerinde dinlenmeye ulaşmıştı.

    “Mansory” ile DYSTINCT ve Morad, daha güçlü ve daha net bir duruşla geri dönüyor. Parça, hayranların uzun süredir dile getirdiği “eski DYSTINCT” sound’una dönüşü temsil ediyor. Sanatçı, kariyerinin ilk dönemlerinde öne çıkan duygusal ve samimi anlatımını yeniden ön plana çıkarırken, bunu bugün ulaştığı global prodüksiyon seviyesiyle birleştiriyor. 

    “Mansory”, aşk, kayıp ve bu duyguların ardından kalan izleri konu alıyor. DYSTINCT, birine her şeyini verdikten sonra geriye kalan boşlukla yüzleşmeyi anlatıyor. Mansory model arabasındaki boş yolcu koltuğu, biten bir ilişkinin ardından geride kalan duyguların sembolü olarak öne çıkıyor.  Arapça, İspanyolca ve Fransızca’nın bir arada kullanıldığı parça, iki sanatçının temsil ettiği kültürel köprüyü bir kez daha ortaya koyuyor. İkili bu yaklaşımla global müziğin sınırlarını genişletmeye devam ediyor. 

    ​“Mansory” şarkını buradan dinleyebilir, konserin biletlerine ise buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    181
  • 04-05-2026

    PSM Loves Summer by %100 Müzik’in beşinci yıl programına eklenen yeni isim, elektronik müziğin öncülerinden The Prodigy oldu.

    Zorlu PSM’nin yaz aylarını uluslararası müzik sahnesinin güçlü isimleriyle buluşturduğu PSM Loves Summer by %100 Müzik, beşinci yılını programına eklenen yeni bir isimle kutlamaya devam ediyor. Moby, Sex Pistols, Skunk Anansie ile JMSN’in ardından The Prodigy ile bu özel yılın kadrosunu tamamlıyor. The Prodigy, 7 Ağustos’da %100 Müzik katkılarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak. Konserin biletleri 6 Mayıs Çarşamba günü saat 15.00’te Passo üzerinden satışa çıkacak.

    90’lı yılların ortasından bu yana elektronik müziği dans pistlerinden çıkararak ana akım sahnenin merkezine taşıyan The Prodigy; “Firestarter”, “Breathe” ve “Smack My Bitch Up” gibi kültürel birer kırılma noktasına dönüşen hitleriyle İstanbul’a geliyor. 20’den fazla ülkede albüm listelerinin zirvesine yerleşen ve elektronik müziğin karakteristik yapısını geniş kitlelerle buluşturan ekip, yüksek enerjili sahne yapısını 7 Ağustos akşamı Turkcell Sahnesi’ne taşıyor.

    ​Moby, Sex Pistols ve Skunk Anansie gibi her biri kendi alanında ekol hâline gelmiş isimleri bir araya getiren PSM Loves Summer by %100 Müzik, beşinci yılına özel hazırlanan bu iddialı programla yaz ayları boyunca sezonun en dikkat çeken buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak.

    0
    0
    300
  • 04-05-2026

    Margaret Atwood ve Douglas Preston tarafından derlenen, 36 yazarı anlatılarla karantinanın klostrofobik atmosferinde bir araya getiren adeta bir Decameron projesi olan On Dört Gün, Sıla Okur’un çevirisiyle Doğan Kitap’tan çıktı.

    John Grisham’dan Celeste Ng’ye, Tess Gerritsen’den Dave Eggers’a kadar pek çok seçkin yazarın sesinin birbirine karıştığı bu ortak romanda okur, bir gizemin peşine düşer gibi hangi sesin kime ait olduğunu keşfetmeye davet ediliyor. Aşk, ihanet ve hayatta kalma arzusuyla dokunmuş bu anlatılar, öykü anlatma eyleminin ruhu iyileştiren sihirli gücünü bir kez daha kanıtlıyor. “Bizi biz yapan hikâyelerimizdir” mottosuyla yola çıkan bu kitap, edebiyatın birleştirici gücüne ve anlatıların ölümsüzlüğüne sunulmuş görkemli bir saygı duruşu.

    ​“Dünya durduğunda ve New York sokaklarını korku esir aldığında, Aşağı Doğu Yakası’ndaki köhne bir binanın çatısında “kılıç artıkları” olarak nitelenen bir grup komşu bir araya gelir. Her akşam saat yedideki ritüellerinin ardından, belirsizliğe karşı en kadim silahlarını kuşanırlar: Hikâyeler.”

    0
    0
    317
  • 04-05-2026

    Alternatif pop sahnesinin önemli isimlerinden LP, Epifoni’nin 10. yılına özel konser serisi kapsamında Ankara, İzmir ve İstanbul’u kapsayan üç konserlik bir turne gerçekleştirecek.

    Turnenin ilk durağı 11 Ağustos’ta CerModern olacak. LP, ardından 12 Ağustos’ta Tarihi Havagazı Fabrikası sahnesine çıkacak. Türkiye turnesinin son konseri ise 14 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek.

    Duygusal yoğunluğu yüksek şarkıları, güçlü vokali ve sahnedeki enerjisiyle geniş bir uluslararası dinleyici kitlesine ulaşan LP, 3 milyarı aşan toplam dinlenme sayısı ve 150’den fazla şehirde gerçekleştirdiği kapalı gişe performanslarla dikkat çekiyor. Sanatçının dünya çapında büyük çıkış yakaladığı “Lost on You” ise kariyerinin en bilinen parçaları arasında yer alıyor.

    ​Los Angeles çıkışlı sanatçı, solo kariyerinin yanı sıra Rihanna, Cher ve Christina Aguilera gibi isimler için yazdığı şarkılarla da müzik endüstrisinde önemli bir yer edindi. LP, 2023 yılında yayımladığı Love Lines albümünde akustik baladlardan alternatif rock etkilerine uzanan geniş bir müzikal yelpaze sunmuştu. Sanatçı, Türkiye konserlerinde hem sevilen klasiklerini hem de yeni dönem şarkılarını seslendirecek.

    Tag: Epifoni, LP
    0
    0
    213
  • 04-05-2026

    Eda Sütunç’un “Sıcak Prova” başlıklı kişisel sergisi 7 Mayıs-27 Haziran tarihleri arasında SANATORIUM Tophane’de sanatseverlerle buluşacak.

    Heykel, fotoğraf, video ve metinlerden oluşan “Sıcak Prova” sergisi; taşıma, bağ kurma ve kırılganlık ekseninde bu dünyada var olmanın alternatif yollarını araştırıyor. Eda Sütunç’un pratiği, kusursuzluk ve verimlilik üzerine kurulu normatif değer sistemlerini sorgularken, spekülatif akrabalık biçimleri öneriyor. Üretkenliği yalnızca sonuç üzerinden tanımlayan performatif rejimlere karşı geliştirilen bu yaklaşım; ritüel, tekrar ve salınım üzerinden ilerleyen işler aracılığıyla, taşımanın sınırlarını ve taşıyamama anında dahi bağ kurmanın mümkün olup olmadığını düşünmeye açıyor.

    Sanatçı, bedeni yalnızca bir temsil alanı olarak değil; düşünmenin, sınamanın ve dönüşümün gerçekleştiği bir zemin olarak ele alıyor. Süreç odaklı pratiği, üretimi bağımsız bir araştırma biçimi olarak konumlandırarak serginin omurgasını oluşturuyor. “Sıcak Prova”, taşıma eylemini fiziksel bir hareket olmanın ötesinde etik ve duygusal bir strateji olarak yeniden ele alıyor. Yük, burada yalnızca ağırlık değil; sorumluluk, bakım ve karşılıklı bağımlılık üzerinden anlam kazanıyor. Sergi, insan ve insan-olmayan yaşam formları arasındaki ilişkileri kırılganlık ve süreksizlik üzerinden yeniden düşünerek, dünyada yer açmayı bir üretim pratiği olarak öneriyor.

    Kapalı ve sınırları belirlenmiş bir anlatı sunmak yerine belirsizlikle birlikte kalmayı öneren sergi, izleyiciyi yalnızca tanıklığa değil; kendi taşıma kapasitesini, kurduğu bağların yönünü ve dünyada nasıl yer açtığını yeniden düşünmeye davet ediyor. Nesli tükenmekte olan türler, sistem içinde varlığı zorlaştırılan yaşamlar ve deneyimlerle temas kuran sergi, izleyiciyi rıza, güven ve karşılıklı bağımlılık üzerine kurulu simbiyotik bir ağın parçası olmaya çağırıyor.

    0
    0
    424
  • 04-05-2026

    Martin Stewart’ın zeki bir mucit ve amatör dedektif olan Bridget’ın gizem, umut, kahkaha ve tariflerle dolu maceralarını konu aldığı kitabı Bridget Vanderpuff ve Pastamanya, Ayşe Tuba Ayman’ın Mundi Çocuk’tan çıktı.

    Stewart’ın 10 ve üzeri genç okurlar için yazdığı Bridget Vanderpuff ve Pastamanya, korkunç Bayan Acrid’in gölgesindeki yetim Bridget’ın, sevgi dolu bir yuvaya kavuşma ve büyük bir tuzağı cesaretiyle alt etme hikâyesini eğlenceli bir dille anlatıyor. 

    ​Bridget Baxter, Serseri Çocuklar Yetimhanesi’nde kalan son yetimdi. Kaderi, korkunç Bayan Acrid’in ve onun kötü kokulu sandviçlerinin insafına kalmıştı. Bayan Acrid’in tek bir amacı vardı: Bridget’ın hayatını çekilmez hale getirmek. Köyün fırıncısı iyi kalpli Bay Vanderpuff’ın yetimhaneye gelişiyle her şey değişti. Bridget’ın artık bir yuvası ve fırını vardı. Ne var ki kısa süre içinde çok önemli bir gerçek ortaya çıktı: Bridget hamur yoğurma işlerinde hiç ama hiç iyi değildi. Tam her şey yoluna girecekken, Bayan Acrid korkunç bir intikam planıyla geri döndü. Bridget’ın artık tek bir seçeneği vardı: Kilitli ve Gizemli Kapı’yı açmak, Bayan Acrid’in tuzaklarla dolu planlarını altüst etmek ve olmayan fırıncılık yeteneklerini kullanarak yeni ailesini büyük bir felaketten kurtarmak.

    0
    0
    289
  • 03-05-2026

    Zorlu PSM’nin bu yıl 5. yaşını kutlayan PSM Loves Summer by %100 Müzik konser serisi, müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bağımsız müziğin özgün sesi JMSN’den elektronik müziğin en etkili figürü Moby’ye, müzik tarihine yön veren Sex Pistols’tan rock müziğin karakteristik sesi Skunk Anansie’ye uzanan dolu bir program Zorlu PSM’de dinleyicilerle bir araya gelecek.

    PSM Loves Summer by %100 Müzik kapsamında sahne alacak dünyaca ünlü sanatçılar, beşinci yılında da kendi müzikal alanlarının sınırlarını belirleyen ve küresel ölçekte başarıya ulaşmış isimlerden oluşuyor. 6 Haziran’da bağımsız müziğin özgün sesi ve kendi üretim süreçlerini uçtan uca yöneten anlayışın öncülerinden JMSN, %100 Studio’da dinleyicileriyle bir araya gelerek serinin açılışını gerçekleştiriyor. 29 Haziran akşamı Turkcell Sahnesi’nde sahne alacak olan Moby ise 20 milyondan fazla albüm satışı ve zamansız eserleriyle bu yılın en dikkat çeken buluşmalarından biri olmaya hazırlanıyor. Sanatçının kendine özgü felsefesini ve görsel dünyasını sahneye taşıyacağı bu gece, serinin beşinci yılında müzikseverleri bekleyen en heyecan verici deneyimlerden biri olacak. Müzik tarihine yön veren ekiplerden Sex Pistols, Frank Carter’ın eşlik ettiği dinamik kadrosuyla 25 Temmuz’da; rock müziğin karakteristik ve güçlü seslerinden Skunk Anansie ise 30 Temmuz’da Turkcell Sahnesi’nde dinleyicileriyle buluşacak.

    ​PSM Loves Summer by %100 Müzik konser serisinin biletlerine Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    356
  • 03-05-2026

    Dirimart Londra, Fahrelnissa Zeid’in 21. yüzyılda Birleşik Krallık’ta düzenlenen ilk galeri sergisi olan “Dalış”ı 30 Mayıs tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Küratörlüğünü, Fahrelnissa Zeid: İç Dünyaların Ressamı başlıklı revizyonist biyografiyi kaleme alan Adila Laïdi-Hanieh’in üstlendiği sergi, Zeid’in İstanbul, Londra, Paris ve Ischia’da ürettiği eserlerinden oluşuyor ve sanatçının elli yıllık pratiğinin en yenilikçi yıllarına (1940’lardan 1960’lara) uzanan bir bakış sunuyor.

    “Fahrelnissa Zeid’in 2017 yılında Tate Modern, Londra’da düzenlenen kurumsal retrospektifinin ardından Dalış, sergi seçkisiyle sanatçının kimi eserlerini ilk kez kamusal olarak izleyiciyle buluştururken sanatçının 21. yüzyılda Birleşik Krallık’taki en önemli galeri sergisi olma özelliğini taşıyor. Figüratif ve soyut eserlerden oluşan seçki, sanatçının enerjik dışavurumcu tarzını büyük ölçekli kompozisyonlardan samimi minyatürlere uzanan resimleri, guaş çizimleri, eskizleri ve baskıları aracılığıyla sergiliyor. Sergi başlığı, sanatçının –girdap benzeri formlar, denizaltı dünyaları, denizcilik âlemleri ve astral manzaralarla birlikte– sarmalayıcı görsel dünyalara duyduğu ilgiyi yansıtıyor.

    Sergi, jestüel soyutlamalardan oluşan önemli bir seçki etrafında kurgulanıyor; 1940’lardan erken dönem figüratif yapıtlar ve 1960’lardan dikkat çekici bir portre ile birlikte sunuluyor. Litografiler, guajlar, eskizler ve nadir pochoir’ları içeren kâğıt üzeri çalışmalar ise Fahrelnissa Zeid’in ritim, kozmos ve tüm yüzeye yayılan renk kompozisyonlarına duyduğu kalıcı ilgiyi ortaya koyarken bu eserlerin birçoğu ilk kez sergileniyor.”

    Fotoğraf: Mel Castro Duarte

    0
    0
    356
  • 03-05-2026

    Sanat tarihçisi ve gazeteci Dr. Nick Trend’in sanatçıları arzunun, hayal kırıklığının ve tutkunun kimyasıyla yoğrulmuş insanlar olarak ele aldığı kitabı Sanat Tarihinde Aşk, Deniz Öztok’un çevirisiyle hep kitap’tan çıktı.

    Kitap; Marc Chagall’ın gökyüzünde süzülen âşıklarından Tamara de Lempicka’nın cüretkâr resimlerine, Rembrandt’ın derin bağlılığından Dora Carrington’ın içinden çıkılmaz aşk üçgenlerine kadar sanat tarihinin en ikonik eserleri, sanatın sadece teknik bir başarı değil, insan ruhunun en savunmasız hâli olduğunu gözler önüne seriyor.

    “Bazen, her portrenin iki kişiyi içerdiğini unuturuz. Poz veren kişi yalnız değildir. Bugün bize baktığını düşündüğümüz o gözler, aslında bir zamanlar şövalenin yanında duran ressama odaklanmıştır. İkisinin birbirlerine âşık olduğu ortaya çıktığında, her şey birdenbire karmaşıklaşır ve çok daha ilginç bir hale gelir.”

    0
    0
    380
  • 02-05-2026

    4-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 10. Bozcaada Caz Festivali’nin Salhane Sahnesi için açık çağrı başladı.

    Çeşitliliği ve yeni müzikal sesleri destekleyen Bozcaada Caz Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından yükselen ve caz, deneysel ve doğaçlama müzik yapan kariyerinin başındaki sanatçıların başvurularını bekliyor. 10 Mayıs tarihine kadar başvuruların kabul edileceği açık çağrı sonucunda Bozcaada Caz Festivali’nin 10. senesinde Salhane Sahnesi’nde sahne alarak festivalin bir parçası olma ve müziğini katılımcılarla paylaşma fırsatı bulacak isimler 15 Mayıs Cuma günü açıklanacak.

    Müzik programının yanı sıra farklı disiplinlerle dirsek teması kuran ve her yıl yeni bir tema etrafında şekillenen KEŞİF etkinlikleriyle de katılımcılarına zengin bir festival deneyimi sunan Bozcaada Caz Festivali, Paribu ana sponsorluğunda ve Kendine Has, Volkswagen, Jack Lives Here, Tchibo, Caudalie ve Gemini desteğiyle bu yıl 4-6 Eylül tarihleri arasında 10. edisyonu ile katılımcılarını ağırlamaya hazırlanıyor. Bozcaada Caz Festivali’nin Salhane Sahnesi için başlattığı açık çağrı için başvurular 10 Mayıs Pazar günü saat 23.59’a kadar kabul edilecek. Festival ekibi ve özel bir seçici bir kurul tarafından değerlendirmeye alınacak başvuruların sonuçları 15 Mayıs Pazar günü duyurulacak.

    ​Bozcaada Caz Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilir, buradan da başvuru yapabilirsiniz.

    0
    0
    403
DAHA FAZLA
Geldanlage