GÜNDEM
  • 22-05-2026

    Akaretler Art Project’in ikinci edisyonunda Anna Laudel, Evin Art Gallery, Ambidexter, Kairos, Martch Art Project ve OG Gallery özel sergileriyle 4-14 Haziran tarihleri arasında Akaretler’de sanatseverlerle buluşacak.

    Artweeks Istanbul, sanat etkinliklerini yıl boyunca sürdürme hedefiyle hayata geçirdiği “Project” serisiyle devam ediyor. Artweeks Istanbul Project olarak başlayan bu seri, ikinci edisyonundan itibaren mekânıyla özdeşleşerek “Akaretler Art Project” adıyla izleyicilerle bir araya geliyor. Bilgili Holding ana sponsorluğu ve Bilgili Sanat’ın destekleriyle düzenlenecek Akaretler Art Project II. Edisyon, 4-14 Haziran tarihleri arasında Akaretler Sıraevler’de 25-27 numaralı binalarda gerçekleşecek. Etkinlik, Anna Laudel, EVİN, Ambidexter, KAIROS, Martch Art Project ve OG Gallery’yi sanatseverlerle buluşturacak.

    ​Küratöryel ve sanatçı odaklı bir yaklaşımla şekillenen Akaretler Project serisi; galerilerin temsilindeki sanatçıların ve yeni birlikteliklerinin güncel üretim odaklarını ön plana çıkarıyor, izleyiciye sanatla daha samimi ve derinlikli bir diyalog kurma imkânı tanıyor.

    0
    0
    159
  • 22-05-2026

    Galeri / Miz, “Eşik” başlıklı grup sergisini 7 Haziran’a kadar Mardin Meyman Sanatevi’nde sanatseverlerle buluşturuyor.

    Ayşe Topçuoğulları, Ayşe Ebru Eryılmaz, Belmin Pilevneli, Cemil Güç, Doğukan Çiğdem, Gül Ilgaz, Kaan Tanhan, Işıl Esen, Metin Kalkızoğlu, Orhan Gazi Keskin ve Tuba Önder’in üretimlerini bir araya getiren “Eşik”, Mezopotamya’yı coğrafya olmaktan çok, üst üste binmiş zamanların, anlatıların ve bilgi rejimlerinin çakıştığı katmanlı bir yüzey olarak ele alıyor. Mitler, ikonlar ve sanatsal izler aracılığıyla kurulan kadimlik söylemi, yalnızca bir birikimi değil; aynı zamanda kayıp, kopuş ve müdahale edilmiş tarihsel anlatıları da örten bir temsili araştırıyor. Simgesel olarak görünür olan ile temsil edilemeyenin ürettiği yoğunluğa odaklanıyor.

    ​Sanatçıların mekâna özgü ürettiği çalışmalarında; Ayşe Ebru Eryılmaz, farklı zamanlara ve bilgi rejimlerine ait izleri üst üste bindirerek doğrusal olmayan bir okuma öneriyor. Ayşe Topçuoğulları, hafızada bedenden bedene taşınan ve zamanı geldiğinde bir nar gibi açılarak çoğalan saklı bilgiyi araştırıyor. Belmin Pilevneli, miti sabit bir anlatı olmaktan çıkararak güncel bir bilgi biçimi olarak yeniden kuruyor. Cemil Güç Mezopotamya Ovası’nın serapla denize dönüştüğü hayali bir düzlemde, ruhumuzla görebildiğimiz bir var oluşun izini sürüyor. Doğukan Çiğdem, mitlerin ideolojik aygıtlar içinde dönüşümünü ve kolektif hafızanın yeniden yazımını ele alıyor. Gül Ilgaz, özgürlük kavramını sezgisel bir düzlemde ele alarak tüm coğrafyalarda ortak bir sorunsal olarak yeniden sorguluyor. Işıl Esen, beden, mit ve sembol arasındaki geçirgenliği araştırıyor. Kaan Tanhan, geçmişin bilgisini güncel teknolojilerle birleştirerek yeni bir geçit aralıyor, Metin Kalkızoğlu, yeraltı ve yerüstü arasındaki eşiği ve görünür tarihin altında saklı hafızayı araştırıyor. Tuba Önder, Mezopotamya mirasını toprağın derinliklerindeki kök hareketiyle birleştirerek saklı kalmış bilgiyi yüzeye taşıyan dinamik bir köprü kuruyor, Orhan Gazi Keskin ise otorite, bilgi ve güç arasındaki yapısal ilişkileri mermerin sabrıyla bir forma dönüştürüyor.

    0
    0
    198
  • 22-05-2026

    Yalan Dolan adlı romanıyla Uluslararası Booker Ödülü listesine seçilen Veronica Raimo’nun istismar ile tutkunun, şiddet ile aşkın bulanık sınırlarını görünür kıldığı yeni romanı Beni Yazma, Eren Cendey’in İtalyancadan çevirisiyle Medusa Yayınları’ndan çıktı.

    Beni Yazma, takıntılı ve sarsıcı bir ilişkinin izini sürüyor. Raimo’nun sürükleyici, şefkatli ve şaşırtıcı sesi, travmanın içinde öfke ve arzunun nasıl birbirine karıştığını anlatıyor.

    ​Dennis May öldü. Herkes için sıradan bir haber, S. içinse yanlış yazılmış bir hikâyenin sonu. Dennis, bir tutkunun öznesi, başka bir gelecek hayal ettiren bir ihtimal, hayatını ikiye bölen bir kırılma ve inanmak istemediği sonları ona tekrar tekrar yazdıran bir güç. S. artık başka sonlar yazmıyor. Belki de ilk kez özgür.

    0
    0
    291
  • 22-05-2026

    Kanadalı sanatçılar Patrick Blenkarn ve Milton Lim tarafından tasarlanan sıra dışı performans deneyimi asses.masses, 23 Mayıs’ta Paribu Art’ta sanatseverlerle buluşacak.

    Geçtiğimiz yıl Istanbul Fringe Festival’in dikkat çekici işlerinden olan asses.masses, canlı tiyatro atmosferinde oynanan sekiz saatlik bir video oyunu deneyimi sunuyor. İşsiz eşeklerin teknolojiye karşı devrimini konu alan bu iş; Animal FarmPokémon ve Final Fantasy esintileri taşıyor. İzleyicinin istediği zaman girip çıkabildiği, kontrolü devralabildiği akışkan bir deneyim alanı sunan asses.masses, tamamen vegan ve 14 yaş üzeri herkese açık. Etkinliğin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Neyi Bilmen Gerekiyor? 
    Giriş-Çıkış Serbest: 7,5 saatlik bir evren kuruyoruz ama kapımız her an açık. İstediğin zaman dahil ol, istediğin zaman mola ver.
    Kontrol Sende: Seyirci değil, oyuncusun. Sürüyü sen yönetiyorsun. Merak etme, oyun (ya da eşek) deneyimi gerektirmez.
    %100 Vegan: Hiçbir eşek zarar görmedi, aksine hepsi devrim peşinde!
    Eşeklerin makineleri ele geçirmesine yardım etmeye var mısın?”

    0
    0
    305
  • 22-05-2026

    Candan İşcan’ın “I warned you folks!” başlıklı kişisel sergisi 22 Mayıs-22 Haziran tarihleri arasında Bant Mag. Havuz / Bina’da sanatseverlerle buluşacak.

    Pandemi döneminde başlayıp günümüze kadar uzanan üretim sürecinden işleri bir araya getiren sergi, gerçekliğin giderek parodiye dönüştüğü bir dünyada biriken huzursuzluk, taşkınlık ve aşırılık hâllerine odaklanıyor.

    ​Sergide yer alan tekrar eden şekerlemeler, balonlar, çizgi film referansları, oyuncak bebekler ve yapay parlaklıklar; ilk bakışta izleyiciyi çocukluğun güvenli ve nostaljik atmosferine çağırıyor. Ancak bu parlak ve neşeli yüzeyin altında, giderek görünür hâle gelen bir tekinsizlik hissi ortaya çıkıyor. İşlerde yer alan figürler, abartılı gülümsemeleri ve saklı bakışlarıyla gerçek bir karşılaşmaya izin vermezken; maskeler de gizlemekten çok bastırılanı görünür kılıyor. Sergi, tüketim kültürünün taşkın ve saldırgan hâlini abartılı yiyecek imgeleri üzerinden ele alırken; kaygı, sıkışmışlık ve anlamsızlık gibi duyguların bedende bıraktığı izleri de görünür kılıyor. “I warned you folks!”, izleyiciyi tanıdık ve eğlenceli görünen imgelerin ardındaki rahatsız edici gerilimle yüzleşmeye davet ediyor.

    0
    0
    280
  • 22-05-2026

    Alman yazar Liza Szabo’nun günümüz dünyasına ayna tutan, mizah duygusu yüksek, modern bir Mary Poppins yorumu olan kitabı Marie Bot Robot Dadı, Mine Kazmaoğlu’nun çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Wilm Lindenblatt’ın resimleriyle renklendirdiği bu kitap, bakıcı krizine sıra dışı bir çözüm öneriyor: Robot dadı! Günümüzün tartışma konusu yapay zekânın ve robotların insan hayatına ne ölçüde dahil olabileceğini ele alıyor. Çocuklara bakıcı olması istenen bir robotun mükemmelliği, davranışları ve hatta “duyguları” üzerine düşündürüyor.

    “Karla ve kardeşi Finn'in ebeveynleri çok yoğun tempoda çalışırlar. Kaybolan eşyalar, son dakika planları, hiçbir işin yetişmemesi ve ev kazaları derken işler çığırından çıkmıştır. Sürekli bakıcı değiştiren aile, robot fuarından özel olarak tasarlanmış bir robot dadıyı, Marie Bot'u denemeye karar verir. Sonunda neredeyse kusursuz bir düzen kurulacak gibidir, çünkü Marie Bot bir dadıdan daha fazlasıdır. Kalliske Ailesi'nde gerçekten her şey yoluna girecek midir?..”

    0
    0
    293
  • 21-05-2026

    Zorlu Çocuk Tiyatrosu’nun yeni iki oyunu Ezop Masalları ve Vay Dedi Baykuş, çocuklara renkli bir dünyanın kapılarını aralıyor. Başrolünde Aslı Tandoğan’ın yer aldığı Ezop Masalları 24 Mayıs’ta, dünyaca ünlü İngiliz Little Angel Theatre yapımı Wow! Said The Owl’dan uyarlanan Vay! Dedi Baykuş oyunu ise Özge Özder’in anlatımı ve oyunculuğuyla 23 Mayıs’ta, Zorlu PSM %100 Studio’da izleyicilerle buluşacak.

    Mehmet Zorlu Vakfı bünyesinde 2003 yılından bu yana çocukları tiyatroyla buluşturan, bugüne kadar 15 farklı oyunla 1 milyondan fazla çocuğa ulaşan Zorlu Çocuk Tiyatrosu, sezon boyunca iki oyunla Zorlu PSM %100 Studio’da minik izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. 4-8 yaş arasındaki çocuklara yönelik Ezop Masalları, Ezop fabllarını müzik, kukla ve interaktif anlatımla eğlenceli bir tiyatro deneyimine dönüştürüyor. 0-5 yaşa hitap eden Vay! Dedi Baykuş ise sözcüksüz, duyusal yapısı ve yaratıcı sahne diliyle çocuklara renkli bir keşif alanı sunuyor.

    Ezop Masalları, Kaplumbağa ile Tavşan’ın yarışını, Aslan ile Fare’nin beklenmedik bağını, Kurt ile yaramaz bir çocuğun karşılaşmasını ve Karga’nın hikâyesini şarkılara eşlik eden kahkahalarla sahneye taşıyor. Mike Kenny’nin uyarladığı, Mehmet Ergen’in Türkçe’ye çevirdiği Ezop Masalları’nın, Lerzan Pamir yönetiminde, Aslı Tandoğan, Mert Aydın, Mert Şişmanlar ve Zeynep Güngörenler oyunculuğuyla sahnelenen oyun, 4-8 yaş arası çocuklar için müziğin ön planda olduğu interaktif bir anlatımla 24 Mayıs’ta Zorlu PSM %100 Studio’da izleyicilerle buluşacak.

    İngiltere’de 60 yılı aşkın süredir çocukları tiyatroyla buluşturan Little Angel Theatre’ın sevilen eseri Wow! Said The Owl, dünyada ilk kez Zorlu Çocuk Tiyatrosu uyarlamasıyla Vay! Dedi Baykuş olarak minik izleyicilerle buluşuyor. Gündüzün renklerini keşfetmeye çıkan küçük bir baykuşun büyülü yolculuğunu anlatan bu sözcüksüz kukla oyunu, Özge Özder’in anlatımı ve oyunculuğuyla ışık, müzik ve kuklacılığı bir araya getiriyor. Vay! Dedi Baykuş, 23 Mayıs’ta Zorlu PSM %100 Studio’da sahnelenecek.

    ​​Etkinliklerin biletlerine Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    286
  • 21-05-2026

    The Centre for the Less Good Idea ve SAHA, Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenecek uluslararası değişim programı için Türkiye’de yaşayan ve çalışan sanatçıların başvurularını bekliyor.

    Katılımcılara The Centre’ın kolektif, işbirlikçi ve disiplinlerarası üretim metodolojisini deneyimleme ve bu deneyimi kendi sanatsal pratiklerini geliştirmek için kullanma fırsatı sunmayı amaçlayan programa 3 Haziran’a kadar başvurabilirsiniz.

    6-31 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek program, yapılandırılmış atölye dönemleri ile bağımsız araştırma zamanını bir araya getiriyor. Seçilecek iki katılımcı; performans sanatçıları, müzisyenler ve sanatçılardan oluşan disiplinlerarası bir grupla birlikte çalışacak; araştırma, deney ve kolektif kompozisyon arasında hareket eden iş birlikçi bir üretim sürecine dahil olacak. Bu dönem aynı zamanda, performans temelli etkinliklerden oluşan kısa ve odaklı program serisinin son edisyonu olan COLLATION 5 için düzenlenen fikir geliştirme atölyeleriyle örtüşüyor. COLLATION serisi, belirli bir tema, yöntem veya ilgi alanı etrafında şekilleniyor. COLLATION 5 performansları Ekim 2026’da gerçekleşecek olsa da bu üretim odaklı atölyeler değişim programına katılan iki sanatçının The Centre’ın kolektif çalışma yöntemini kendi pratikleriyle ilişki içinde deneyimlemelerine olanak sağlayacak.

    ​Program hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    276
  • 21-05-2026

    Virginia Evans’ın tamamı mektuplardan oluşan yapısıyla okuru insanın zihnine, hafızasına ve vicdanına doğrudan davet ettiği, ilk romanı olan Muhabbet, Ergin Kaptan’ın çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.

    Yayımlandığı günden beri büyük ilgi gören Muhabbet, 26 hafta boyunca New York Times çoksatanlar listesinde zirvede kaldı, 2026 PEN/Hemingway En İyi Roman Ödülü’nü kazandı; 2026 Women’s Prize for Fiction finalistleri arasına girdi; Goodreads Okur Ödülleri’nde üç ayrı dalda finale kaldı ve yaklaşık 550 bin okurun oylarıyla dikkat çekici bir başarı elde etti. Roman ayrıca, Amerika’daki 3 binden fazla bağımsız kitabevinin oylarıyla verilen Indies Choice Awards’ta “Yılın En İyi Romanı” seçildi.

    Evans, özellikle insan ilişkilerindeki kırılganlıkları, yalnızlığı ve gündelik hayatın görünmeyen duygusal katmanlarını incelikli bir mizahla anlatma biçimiyle öne çıkıyor çağdaşları arasında.

    ​Mektup formunu çağdaş bir anlatı gücüyle yeniden kuran romanın merkezinde Sybil Van Antwerp var. Sybil her sabah masasının başına geçip mektuplar yazıyor: kardeşine, arkadaşlarına, editörlere, ajanslara, üniversite dekanına, sevdiği yazarlara… Ve yıllardır gönderemediği o tek kişiye. Her mektup yeni bir sır, yeni bir pişmanlık, yeni bir yüzleşme taşıyor. Yapbozun parçaları her sayfada tamamlanıyor. 

    0
    0
    217
  • 21-05-2026

    80’lerin estetiğini günümüzün elektronik tınılarıyla birleştiren ve müzik dünyasında kendine özgü bir alan açan Soft Analog, 22 Mayıs Cuma akşamı Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak.

    Modern müziğin yansımalarını nostaljik dokunuşlarla harmanlayan Soft Analog, synth-pop ve disco ögelerini yerel ezgilerle iç içe geçiren tarzıyla yerli alternatif sahnenin dikkat çeken grupları arasında yer alıyor. 2024 yılındaki ilk albüm çalışmalarının ardından Almanya, Fransa ve Belçika’yı kapsayan Avrupa turnesiyle uluslararası bir ivme yakalayan Soft Analog, yeni döneminde daha atmosferik bir yolculuğun kapılarını aralıyor. Yeni albümün odak parçası olan “Gecenin Koynunda” ile gece yarısı enerjisini özgün bir dille sahneye taşıyan grup, bu özel akşamda hem yeni albümlerini hem de hafızalara kazınan parçalarını müzikseverlerle paylaşacak.

    ​22 Mayıs Cuma akşamı Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşecek Soft Analog konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    382
DAHA FAZLA
Geldanlage