GÜNDEM
  • 05-07-2026

    Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, İBB Kültür organizasyonuyla, 7 Temmuz’da Kurtalan Ekspres, 8 Temmuz’da ise Bulutsuzluk Özlemi konserlerine ev sahipliği yapacak.

    ​Kurtalan Ekspres, 7 Temmuz’da gerçekleşecek “Zamanın Ötesinde” konserinde Barış Manço, Cem Karaca ve Erkin Koray’ın repertuvarından eserleri seslendirecek. Konser, grubun şefi ve bas gitaristi Ahmet Güvenç’in Kurtalan Ekspres’teki 50. yılını da simgeliyor. Ahmet Güvenç, Tolga Akyurt, Koray Alarslan, Taha Purcafer ve Selim Işık’tan oluşan güncel kadroya sahnede Ari Barokas, Cahit Berkay, Cihangir Akkuzu, Emrah Karaca, Gür Akad, Kaan Tangöze, Kıraç, Ogün Şanlısoy ve Şevval Sam konuk sanatçı olarak eşlik edecek. Programın ikinci gününde ise Bulutsuzluk Özlemi, İBB İstanbul Gençlik Orkestrası ile birlikte “Bulutsuzluk Özlemi: Senfoni” konserini gerçekleştirecek. Şef Orhan Şallıel yönetimindeki konserde grubun şarkıları senfonik düzenlemelerle seslendirilecek. Konserde Melek Mosso, Dilan Balkay ve Ladies&Gentlemen Korosu da konuk olarak yer alacak.

    0
    0
    279
  • 05-07-2026

    Ozan Ömer Akgül’ün hatırlamanın ve anlatmanın sınırlarında dolaşan öykülerinden oluşan kitabı Beni Öldüren Hikâyeler, Ayrıkotu Yayınevi’nden çıktı.

    Akgül, bu öykülerde belleğin puslu kıyılarında dolaşırken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: Bir hikâye gerçekten anlatıldığında mı biter, yoksa tam o anda mı başlar? Babaların ve oğulların gölgesinde büyüyen suçlar, yarım kalmış hayatlar ve yeniden kurulmak istenen geçmişler bu metinlerde birbirine karışıyor. Anlatı burada yalnızca bir tanıklık değil, aynı zamanda kaçınılmaz bir hesaplaşmaya dönüşüyor. Bir klinik odasında gece yarısı tutulan dağınık notlar, bir cinayetin ardından başka bir isimle başlayan kırılgan bir hayat, savaşın içinden çıkıp karanlık bir denizde başka bir kıyıya ulaşmaya çalışan bir genç ve çocukluk evlerinin duvarlarından yıllar sonra bile susmayan fısıltılar...

    ​“Yazınca gerçeklik değişti. İşte o gün anladım: yazdığın her şey birini öldürüyor. Ya seni ya başkasını.”

    0
    0
    262
  • 04-07-2026

    Rahmi M. Koç Müzesi, temmuz ve ağustos aylarında 5-12 yaş arasındaki çocuklara yönelik yaz atölyeleri düzenliyor.

    Hafta içi ve hafta sonu gerçekleştirilecek programlarda çocuklar bilim, sanat, tasarım ve matematik alanlarında uygulamalı eğitimlere katılma fırsatı bulacak. Müzenin deneyimsel öğrenme yaklaşımıyla hazırladığı atölyelerde çocuklar DNA, astronomi, iletişim, ulaşım, simülasyon, oyuncak, ahşap ve tasarım gibi farklı başlıklarda etkinliklere katılacak. Programlar, çocukların merak duygusunu geliştirmeyi, problem çözme becerilerini desteklemeyi ve üretkenliklerini artırmayı amaçlıyor.

    Temmuz ayı programında “Bir Meyvenin Sırrı: DNA”, “Güneş Sistemine Yolculuk”, “Kuş Evi”, “Arım Balım Peteğim”, “İletişimin Serüveni” ve “Oyuncakların Macerası” gibi farklı yaş gruplarına yönelik atölyeler yer alıyor. Ağustos ayında ise “Yeşil Enerji: Klorofil”, “Uçuş Simülasyonu”, “Peki Sen Ne Şekerisin?”, “Çantamı Taktım Koluma” ve “Bugün Fırçalarım Parmaklarım” başlıklı etkinlikler düzenlenecek.

    ​Detaylı bilgiye Rahmi M. Koç Müzesi’nin internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    269
  • 04-07-2026

    Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams’ın burgerin geçmişten günümüze yolculuğunu, kimlik krizlerini, veji burgerlerden devrim niteliğindeki “bitki bazlı et” ve “temiz et” yaklaşımlarına kadar uzanan hayvansızlaşma serüvenini anlattığı kitabı Burger, Zerin Dirihan’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Adams, meseleyi hamburgerle sınırlı tutmayıp Vatandaş Burger, Kadın Burger, hatta Creutzfeldt-Jakob Burger gibi daha önce hiç duymadığınız seçeneklerle başlayan zengin bir menü eşliğinde anlatıyor.

    ​Hamburger “özbeöz Amerikan yemeği” unvanını istikrarla koruyor olsa da içinde her daim değişime gebe bir unsur barındırır ve bu sadece fiziksel özellikleriyle (bozulabilirlik vb.) ilgili değildir. Popüler kültürde kazandığı anlamlardan Bill Gates gibi yatırımcıların dünyayı besleyebilecek hayvansal olmayan burger arayışına kadar; burgerin kimliği de proteinli köftesinin ızgaraya atılmadan önceki hali gibi şekilden şekle girmeye müsaittir. Kim bilir, belki burgerin kendisiyle birlikte beslediği vatandaşlar da sürekli değişmektedir. Bu kısa ama derin çalışma, hamburgerin bir ilerleme ve demokrasi sembolünden şiddet, sömürü ve çevresel bozulma temalarıyla iç içe geçmiş bir ikona evrilmesinin eleştirel bir incelemesini sunarak salt tarihsel bir anlatının ötesine geçiyor.

    0
    0
    252
  • 03-07-2026

    MUBI Türkiye, temmuz programıyla sinemanın farklı coğrafyalarda filizlenen en güçlü hikâyeleri bir araya getiriyor.

    Temmuz programındaki yapımları, aşkı ve umudu, politik çalkantıların gölgesinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat’ın Berlinale’nin açılış filmi olarak dünya prömiyerini yapan son filmi İyi Erkek Yok (No Good Men), 3 Temmuz’da MUBI’de izleyicilerle buluşacak. Film, Taliban’ın iktidara gelmesinden hemen önce Kâbil’de yaşayan bir kadın kameramanı merkezine alıyor. 10 Temmuz’da ise Alejandro G. Iñárritu’nun Oscar adaylığı kazanmış kült filmi Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros), restore edilmiş 4K sunumuyla geri dönüyor. İlk gösterildiği 2000 yılındaki etkileyiciliğini koruyarak izleyicilere “hayatla köpeklerin dövüştüğü” o unutulmaz yolculuğu yeniden yaşatacak bu Meksika dramasında köpek dövüşlerinin vahşeti, toplumsal trajediler ve tutkulu ilişkiler iç içe geçiyor. 

    ​Programın öne çıkan filmleri arasında; Ece Dizdar’ın Altın Portakal Kısa Film Jüri Özel Ödülü sahibi bu ilk yönetmenlik denemesi Mükemmel, Doğuş Algün’ün Adana Altın Koza Film Festivali’nden pek çok ödülle dönen ilk uzun metrajlı Ölü Mevsim, Giacomo Abbruzzese imzalı 73. Berlin Film Festivali’nden En İyi Sanatsal Katkı Gümüş Ayı ödülüyle dönen Disco Boy, İran’ın Oscar aday adayı olarak dünya sinema çevrelerinde büyük ses getiren ve katıldığı festivallerde derin tartışmalar başlatan Ali Zarnegar imzalı Ölüm Nedeni Bilinmiyor, Hollywood’un büyük ustalarından Billy Wilder’ın iki eseri The Apartment ve Bazıları Sıcak Sever (Some Like It Hot), 2025 Cannes Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül’e layık görülen İşe Yarar Bir Hayalet, Stanley Kubrick’in Soğuk Savaş paranoyasını kara mizahla buluşturan başyapıtı Dr. Strangelove, Cameron Crowe’un kendi gençlik yıllarındaki deneyimlerinden damıtılan Şöhrete Bir Adım, Amerikan bağımsız sinemasının ve gençlik anlatılarının en etkili örnekleri arasında yer alan Genç ve Heyecanlı yer alıyor.

    Tag: MUBI
    0
    0
    387
  • 03-07-2026

    Anna Laudel İstanbul, gerçekleştirdiği açık çağrı süreci sonucunda şekillenen “Zeitgeist” başlıklı grup sergisini 3 Temmuz-30 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’daki mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Zeitgeist” sergisi, galerinin yeni üretimlere alan açma ve farklı sesleri görünür kılma yaklaşımını sürdürürken, 34 bağımsız sanatçıyı bir araya getiriyor. Galerinin iki katına yayılan seçki, çağdaş sanatın farklı ifade biçimlerini izleyicilere sunuyor.

    “Serginin ismini aldığı ‘Zeitgeist’ kavramı, yalnızca bir dönemin ruhunu tanımlamakla kalmaz; aynı zamanda o ruhun nasıl üretildiğini, dolaşıma girdiğini ve yeniden yazıldığını da ifade eder. Günümüz görsel kültürünün hız, tekrar ve dolaşım üzerine kurulu yapısı, eserlerde hem estetik bir strateji hem de eleştirel bir zemin olarak karşımıza çıkar. Bu bağlamda ‘Zeitgeist’, çağdaş sanatın yalnızca zamanı yansıtan değil, onu kuran ve dönüştüren bir alan olduğunu öne sürer.

    Galerinin gerçekleştirdiği açık çağrı sonucunda gelen başvurular ile oluşturulan sergide; resim, heykel, fotoğraf, video ve disiplinler arası üretimlerden oluşan ve farklı ifade biçimlerinin buluştuğu bir ortak alan izleyiciye sunulacak. Sergi, tekil anlamlar üretmekten ziyade, izleyiciyi açık uçlu okumalar ve çoklu karşılaşmalarla baş başa bırakır.”

    İstanbul’daki “Zeitgeist” sergisiyle eş zamanlı olarak Anna Laudel Düsseldorf, yeni sanatçılara alan açma misyonunu sürdürerek bağımsız sanatçıların üretimlerine odaklanan bir sergiyi izleyiciyle buluşturacak.

    Künye:
    1. Orçun Beslen Bağımsız Hafıza Yeşili / Independent Memory Green, 2026 Buluntu yağlı boya resim üzerine akrilik müdahale
    2. Ece Akdemir İçi Boş Bir Zaferin Yankıları / Echoes of a Hollow Victory, 2026 Tuval üzerine yağlı boya
    ​​3. İrem Sözer Psetaların Cengi / The Battle of Dirty Ancestors, 2026 Stoneware tabak üzerine çok renkli sır altı ve tarama tekniği

    0
    0
    401
  • 03-07-2026

    Lily King’in Women’s Prize, PEN/Faulkner gibi edebiyat ödüllerine aday gösterilen, aşk, arkadaşlık ve hikâyelerin dönüştürücü gücüne dair dokunaklı bir hikâye anlattığı romanı Kupa Sevgili, Selen Birce Yılmaz’ın çevirisiyle Koridor Yayıncılık’tan çıktı.

    Yazar olmak isteyen genç bir kadın, başkalarının hikâyelerini çok iyi anlayıp çözümleyebilse de kendi hikâyesindeki kırılmaları bir türlü anlamlandıramaz. Yaratıcı yazarlık okuduğu üniversitenin en parlak öğrencilerinden Sam ve Yash’la tanıştığındaysa işler değişir.

    Arkadaşlarının ona taktığı lakapla Jordan iskambil oyunları ve edebiyat tartışmalarının ortasında aşkı ve arkadaşlığı keşfederken, aynı zamanda kendi entelektüel tutkusunun da farkına varır. Fakat öğrencilik günlerinin sonuna yaklaştıkça kararsızlıklar ve belirsizliklerle birlikte hayat yolu çatallanmaya başlar...

    Yıllar sonra hayalini kurduğu mutlu hayatını yaşarken sürpriz bir ziyaret onu geçmişiyle yüzleşmeye zorlar. Ulaşılamamış hedefler, dile getirilememiş duygular, kalp kırıklıkları, sırlar… Jordan geçmişe dair pişmanlıklarıyla bugünün sorumlulukları arasında bir denge kurmaya çalışırken kendi içinde de bir hesaplaşmaya girer.

    0
    0
    293
  • 03-07-2026

    Jane Austen’ın edebiyat tarihine geçen romanı Sense and Sensibility’den uyarlanan Aşk ve Yaşam’ın Türkçe alt yazılı fragmanı yayımlandı.

    Yönetmenliğini Georgia Oakley’nin üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Daisy Edgar-Jones, Esmé Creed-Miles, Caitríona Balfe, Frank Dillane, George MacKay, Herbert Nordrum, Bodhi Rae Breathnach ve Fiona Shaw yer alıyor. 19. yüzyıl İngiltere’sinde geçen yapım, babalarının ölümünün ardından maddi zorluklarla karşı karşıya kalan Dashwood kardeşlerin aşk, aile ve toplumsal beklentiler arasında verdikleri mücadeleyi konu alıyor.

    Aşk ve Yaşam filminin Türkçe alt yazılı ilk fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    288
  • 03-07-2026

    “Eşik” grup sergisi, Mardin’deki ilk gösteriminin ardından 17 Temmuz’a kadar Galeri / Miz’in Teşvikiye’deki mekânında sanatseverlerle buluşuyor.

    Ayşe Ebru Eryılmaz, Ayşe Topçuoğulları, Belmin Pilevneli, Cemil Güç, Doğukan Çiğdem, Gül Ilgaz, Işıl Esen, Kaan Tanhan, Metin Kalkızoğlu ve Tuba Önder’in üretimlerini bir araya getiren “Eşik” sergisi, çok katmanlı hikâyelerden yola çıkarak hafıza, geçiş, aidiyet ve karşılaşma üzerine düşünmeye davet ediyor. Sergi Mezopotamya’yı coğrafya olmaktan çok, üst üste binmiş zamanların, anlatıların ve bilgi rejimlerinin çakıştığı katmanlı bir yüzey olarak ele alıyor. Mitler, ikonlar ve sanatsal izler aracılığıyla kurulan kadimlik söylemi, yalnızca bir birikimi değil; aynı zamanda kayıp, kopuş ve müdahale edilmiş tarihsel anlatıları da örten bir temsili araştırıyor. Simgesel olarak görünür olan ile temsil edilemeyenin ürettiği yoğunluğa odaklanıyor.

    ​Sanatçıların mekâna özgü ürettiği çalışmalarında; Ayşe Ebru Eryılmaz, farklı zamanlara ve bilgi rejimlerine ait izleri üst üste bindirerek doğrusal olmayan bir okuma öneriyor. Ayşe Topçuoğulları, hafızada bedenden bedene taşınan ve zamanı geldiğinde bir nar gibi açılarak çoğalan saklı bilgiyi araştırıyor. Belmin Pilevneli, miti sabit bir anlatı olmaktan çıkararak güncel bir bilgi biçimi olarak yeniden kuruyor. Cemil Güç Mezopotamya Ovası’nın serapla denize dönüştüğü hayali bir düzlemde, ruhumuzla görebildiğimiz bir var oluşun izini sürüyor. Doğukan Çiğdem, mitlerin ideolojik aygıtlar içinde dönüşümünü ve kolektif hafızanın yeniden yazımını ele alıyor. Gül Ilgaz, özgürlük kavramını sezgisel bir düzlemde ele alarak tüm coğrafyalarda ortak bir sorunsal olarak yeniden sorguluyor. Işıl Esen, beden, mit ve sembol arasındaki geçirgenliği araştırıyor. Kaan Tanhan, geçmişin bilgisini güncel teknolojilerle birleştirerek yeni bir geçit aralıyor, Metin Kalkızoğlu, yeraltı ve yerüstü arasındaki eşiği ve görünür tarihin altında saklı hafızayı araştırıyor. Tuba Önder, Mezopotamya mirasını toprağın derinliklerindeki kök hareketiyle birleştirerek saklı kalmış bilgiyi yüzeye taşıyan dinamik bir köprü kuruyor.

    0
    0
    270
  • 03-07-2026

    Maude De Bel’in bir aile hikâyesini hayal gücüyle şekillenen bir macerayla anlattığı kitabı Dedemiz Dede Olmadan Önce Kimdi?, Quentin Greban’ın resimleri ve Hazel Bilgen’in çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.

    5 yaş ve üzeri okurlar Léa ile Oscar'ın yaz tatilinde yaşadıklarına eşlik ediyor bu hikâyede. Tatilde Léa ile Oscar, dedelerinin evinde büyük bir gizemi çözmek için beraber fikir yürütür, hayallere dalarlar. Acaba dedeleri eskiden, henüz onların dedesi olmadan önce kimdi? Mesleği neydi? Bir astronot muydu, veteriner mi, yoksa aşçı mı? Léa ile Oscar'ın macerasına eşlik edip bir tahminde bulunmaya ne dersiniz?

    “… BİR İTFAİYECİYDİ!”;
    Léa kahkahalarla gülmeye başladı.
    “Dedem itfaiyeci miydi diyorsun? Evet ama arabasının rengi kırmızı bile değil!”
    “Olabilir… Ama doğum günümde pastamın üzerindeki mumları söndürmeme yardım etmişti, hem de tek nefeste.
    Bir defada, puf diye söndürdü hepsini! Yanan tek bir mum bile kalmadı!”

    0
    0
    350
DAHA FAZLA
Geldanlage