
Horace McCoy’un Amerikan Rüyası’nın maskesini paramparça ederken okurunu merhamet ile cinayet arasındaki karanlık çizgide taraf tutmaya zorladığı romanı Atları da Vururlar, Emirhan Burak Aydın’ın çevirisiyle Tersine Kitap’ın “Kör Nokta” serisinde yayımlandı.
Simone de Beauvoir’nın “Amerika’daki ilk varoluşsal roman” olarak nitelediği bu kitap, sahte umutlar ve insanın sömürüsüne dair bir klasik sunuyor. Romanın kahramanları Robert ve Gloria, Hollywood sokaklarında keşfedilmeyi bekleyen binlerce hayalperestten sadece ikisidir. Hayatlarını değiştirecek şansı yakalamak umuduyla, haftalarca sürecek, muhteşem ödüllü bir dans maratonunun parkesine adım atarlar. Ancak müziğin ve sahte gülümsemelerin altında, ölümüne bir dans yarışması yatmaktadır. Spot ışıklarının aydınlattığı pist; tabanları kanayan, uykusuzluktan sanrılar gören ve ayakta kalabilmek için kenetlenmiş insanlardan oluşan modern bir gladyatör arenasıdır âdeta. Günler geçtikçe, Gloria’nın öfkesi ve maratonu yönetenlerin acımasızlıkları, insanın hayatta kalma güdüsünün en kirli yüzünü açığa çıkarır. Zihinler bulandıkça, bu baskı ortamı patlamaya hazır bir şiddetin habercisine dönüşür.
“Hayatta yeni bir tecrübe yok. Daha önce hiç yaşanmadığını düşündüğünüz bir şey başınıza gelmiş olabilir, böylesi yoktur dediğiniz bir şey ama yanılıyorsunuzdur. Yeni sandığınız bu tecrübenin daha önce de yaşandığını sadece bir kokuyla, sesle ya da hisle, herhangi bir belirgin şeyle hemen anlarsınız.”