25 TEMMUZ, CUMARTESİ, 2026

Tarihin İnsan Ruhunda Bıraktığı İzler: “Birden Çok, İkiden Az”

1968 sonrasının İtalya’sında büyüyen Erri De Luca’nın tarihsel hafızanın içinden gelen hikâyesini bir kuşağın tanıklığıyla anlattığı romanı Birden Çok, İkiden Az, Kübra Koçer’in İtalyanca aslından çevirisiyle Epona’nın “Dublinesk” serisinden çıktı.

Tarihi yapan değil tarihin içinde yaşamak zorunda kalan bir kuşaktan geliyor Erri De Luca. 1968 sonrasının İtalya'sında büyüyen, siyasal mücadelelerin, işçi hareketlerinin ve sokak çatışmalarının tam ortasında yer alan bu kuşak için sosyalizm yalnızca bir ideoloji değil, dünyayı daha adil kılma arzusunun adıydı. Birden Çok, İkiden Az işte bu tarihsel hafızanın içinden doğuyor. Bu kitap ne bir politik manifesto ne de nostaljik bir hesaplaşma. Bu, tarihin insan ruhunda bıraktığı izleri anlatan bir edebiyat kitabı.

​“Kitabın ilk sayfalarında anlatıcı, kaçamadığı bir polis baskınını yıllar sonra tek bir cümleyle hatırlar: “Kaçmaktan utandım.” Bu cümle yalnızca bireysel bir duyguyu değil, bir kuşağın ahlaki yükünü de taşır. Cesaret, burada kahramanlıkla değil, insanın kendi vicdanıyla kurduğu ilişkiyle anlam kazanır. Aynı nedenle De Luca, devrimi sloganların değil, insanların içinde arar. Kitabın belki de en çarpıcı cümlelerinden biri şöyledir: “Devrimci olan biz değiliz; bizi sarmalayan zaman ve dünya devrimci.” Bu söz, yazarın politik bakışını da özetler. Tarihi yapan yalnızca bireyler değildir; bazen bireyler, kendilerinden daha büyük bir çağın içinde yönlerini bulmaya çalışan tanıklardır.”

0
116
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage