
Sanatçılara bugün son günü olan ARTINTERNATIONAL hakkındaki fikirlerini sorduk.
İsmet Doğan
Oldum olası fuar gezisinden sonra "abject" yaşarım. Çünkü bedenim dışarı da kalır. Bu fuarı da eylül ayının getirdiği tazelikle bir "yabancı" gibi gezdim. Batı sanat piyasasının giderek şiştiğinin ve yayıldığının bilgisini pratik olarak görmüş olduk. Buradaki koleksiyoncuların Batılı sanatçı arzusu da eklenince bu durum benim için şaşırtıcı olmuyor. Biz de "en müthiş sanat"ın "ticaret" olduğuna tanık oluyoruz. Her şeye rağmen ya da çağdaş sanatın meta olmasına rağmen bir kaç iyi iş ile karşılaştım.
Halil Vurucuoğlu
Artinternational'ı gezdim, beğendiğim işler de var fakat tek tek sanatçılardan gitmek yerine atmosferden bahsetmek istiyorum. Ağırlıklı olarak yabancı galerilerin oluşu gözde oluşan tanıdık estetiği kırması açısından keyifliydi, mekanın rahat düzenlenmesi işlerin düzgünce izlenilmesine olanak tanıdığından eserlerle daha rahat ilişki kurabildim. İlk izlenimlerim genel hatlarıyla bu şekilde.
Mustafa Horasan
Fuarı keskin bir fikir sahibi olabilecek kadar göremedim.. Ama yinede başarılı bir organizasyon diyebilirim. Türk galeriler uluslararası arenada kendilerini ispatladılar bence. Fuarı hem üretim adına hem prezantasyon adına başarılı buluyorum.
İbrahim Koç
Rada Boukova'nin Waterside bölümündeki karpuz yığını ve astronot'dan oluşan "Low Resolutionen" isimli stalasyonu genel olarak fuarlar hakkındaki düşüncemi fazlasıyla dile getirmiş.
Çağrı Saray
Bir fuarın işlevi her ne kadar sanat işinin sergilenmesi değil sanat işinin satışı olsa da, ARTINTERNATIONAL fuar mekanının mimari açıdan ve galeri alanlarının yerleşimi bağlamında sorunlu olduğunu düşünüyorum. Fuarda tek başına bir işe odaklanmak neredeyse imkansız. Bir önceki fuarda da aynı sorun vardı. Bunun dışında spesifik olarak bir işten ya da sanatçıdan bahsetmem için tekrar gezmem gerekiyor.