
Salt’ın Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan bir coğrafyada arazi, hafıza ve arşiv arasındaki ilişkilerin izini süren yeni sergisi “Barajdan Sızanlar” 23 Ağustos’a kadar Beyoğlu’ndaki mekânında sanatseverlerle buluşuyor.
Salt’ın yeni sergisi “Barajdan Sızanlar”, Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan bir coğrafyada, sanatçıların üretimleri aracılığıyla sömürgeci pratiklerin ötesinde bir “yerdeşlik” tahayyül ediyor. Ulus-devlet sınırlarını aşan ortak tarihsel deneyimlerin ve coğrafyalar arası dayanışma imkânlarının peşinde, kolektif bir varoluş zemini düşlüyor.
Sergi, bu ortak zeminin oluşumunda arazinin hafıza ve arşivle ilişkisini merkeze alıyor: Barajlar, kanallar, petrol kuyuları, jeotermal santraller, gözetim sistemleri, baz istasyonları, fiziksel peyzajın yanı sıra onun etrafında şekillenen sosyal ve kültürel bağları da dönüştürüyor. Ancak toplumsal bellek yok olmaz; aksine araziye kazınır. Bu sebeple nehirler, bataklıklar, sokaklar, kahvehaneler hafızayı tutan birer arşiv hâline geliyor.
Adını insan hakları avukatı Noura Erakat’ın “Barajı yarıp geçiyoruz; mücadeleye devam edin” sözünden alan sergi, altyapıları sadece bir tahakküm aracı olarak değil, sızıntıların ve direnişin metaforu olarak konumlandırıyor. Durağan görünen bir nehrin ansızın taşkına dönüşmesi gibi, hafıza da çatlaklardan bugüne sızıyor. Arazi, mülkiyetin, tahakkümün, kaynak sömürüsünün zemini olabildiği kadar hatırlamanın, bir araya gelmenin ve yerdeşlik kurmanın yollarını da barındırıyor.
Sömürgeci bir “iç deniz” projesinin Sahra’daki tortuları, telekomünikasyon ağlarının görünmez peyzajı, terk edilmiş bir gece kulübünden sızan ışıklar ve yüzyılların çöküşünü saniyelere sığdıran obrukların sesi mekânda birbirine karışıyor. Eski bir istihbaratçının Batı Asya’nın enerji haritasını belirleyen çöl rotalarından nükleer felaketlerin arazide bıraktığı izlere, Avrupa’ya göçen işçilerin belleklerinde taşıdıkları manzaralardan yok edilen Filistin köylerinin sınırlarını yeniden çizen inatçı kaktüs köklerine kadar nice anlatı müşterek bir zeminde buluşuyor.
Künye:
1. Önde: Yelta Köm, hep seninleydim (2026); arkada: Metincan Güzel, Too Close to Home [Eve Fazlasıyla Yakın] (2023–süregelen), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)
2. Emre Hüner, Metasomatizm-(a) (2026), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)
3. Dima Srouji, A Crack in the Water Followed by Return [Çatlaktan Sızanlar ve Geri Dönüş] (2023), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)
4. Fredj Moussa, Mirage, The Inner Sea [İç Deniz, Bir Serap] (2024), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)
5. Monira Al Qadiri, Holy Quarter [Kutsal Çöl] (2020), Barajdan Sızanlar sergisinden görünüm, Salt Beyoğlu, 2026 Fotoğraf: Metean Bars (Salt)