05 OCAK, PAZARTESİ, 2026

Pera Müzesi’nden Etkinlik: “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!”

Pera Müzesi’nin, "Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar" sergisinden ilhamla düzenlediği “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!” başlıklı etkinlik 10 Ocak Cumartesi, Pera Müzesi’nde gün boyu sürecek seanslarla gerçekleştirilecek.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları, ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden “Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar” sergisinden ilhamla, sanatseverlere sanatın ekonomik ve estetik değerini sorgulamaya davet eden bir deneyim sunuyor. Katılımcıların müzede kurulacak stantta kendi “kötü portrelerini” sipariş edeceği program; portre yaptırma geleneğini mizahi bir yaklaşımla ele alırken, sanatın ekonomik ve estetik değerini izleyiciyle birlikte tartışmaya açmayı amaçlıyor.

İlki aralık ayında düzenlenen “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!” başlıklı programın ikincisi 10 Ocak Cumartesi günü Pera Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında gün boyu düzenlenecek farklı seanslarda katılımcılar, kendi “kötü portrelerini” sipariş ederek hem üretim sürecine dahil olacak hem de bir sanat nesnesiyle kurulan ekonomik ilişkiyi eğlenceli bir biçimde deneyimleyecek.

Etkinliğin çıkış noktasında, Jake & Dinos Chapman’ın 2006 yılında Frieze Londra Sanat Fuarı’nda gerçekleştirdikleri Haz ve Kazanç için Resim Yapmak başlıklı işleri bulunuyor. Sanatçı ikilisi bu projede turistik alanlardaki para karşılığında portre çizdirme geleneğini sanat fuarı ortamına taşıyarak sanat–ticaret ilişkisini nükteyle görünür kılmış, sanatçıya atfedilen değer, spekülatif ekonomi ve kurumların rolü üzerine tartışma açmıştı. “Ortak Duygular” sergisinde yer alan, dönemin British Council Görsel Sanatlar Direktörü Andrea Rose’un portresi de bu eleştirel yaklaşımın dikkat çeken örneklerinden biri olarak izleyicilerle buluşuyor.

​Bu eserden yola çıkarak düzenlenen programda katılımcılar önce söz konusu eseri yakından inceleyerek sanatçıların yaklaşımını keşfedecek. Ardından benzer bir süreçten geçerek kendi “kötü portrelerini” yaptıracaklar. Böylece, sanatçı–izleyici–eser ilişkisi mizahi bir çerçevede yeniden ele alınırken, katılımcılar da ilişkiyi bizzat deneyimleyecekler. “Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!”, mükemmeliyet baskısını kırarak kusurun samimiyetini ve beklenmedik sonuçların yarattığı özgürleştirici etkiyi görünür kılıyor. Katılımcılar müzeden, tam da bu nedenle “çok iyi” olan kötü portreleriyle ayrılıyor.

0
294
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage