
SANATORIUM, Mehmet Dere’nin “21:21” başlıklı kişisel sergisini 18 Şubat-28 Mart tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
Mehmet Dere’nin 21 sayısının farklı kültürel, mitolojik ve ezoterik bağlamlarından yola çıkarak ürettiği yeni yapıtlarını bir araya getiren sergi, oyun formları aracılığıyla güncel sosyoekonomik meselelere eleştirel bir bakış sunuyor.
“Dere için 21, kişisel deneyim, tarihsel anlatım ve toplumsal gerçekliğin kesiştiği bir eşik olarak belirir. Sanatçının pratiği, gündelik hayatın sıradan imgeleri ile güncel politik ve ekonomik yapılar arasındaki gerilimli ilişkilere odaklanır. Oyun ve sayı gibi gündelik yaşam içinde sıkça tezahür eden pratikler, değer, iktidar ve eşitsizlik üreten sistemleri görünür kılan eleştirel araçlara dönüşür. Dere’nin çalışmaları, izleyiciyi eşiklerde ve kırılma noktalarında dolaşmaya davet eden açık uçlu bir düşünme alanı kurar.
Dere’nin 21 sayısı üzerinden kurguladığı bu sergi, kavramsal bir sayısal referans düzlemi kurarken, üç ve yedinin sembolik çağrışımlarını biçimsel ve kavramsal ilişkiler üzerinden işlerine taşır. Sayıların sembolik anlamları, insanlık tarihinin erken dönemlerinden itibaren mitoloji, din ve ezoterik düşünce sistemlerinde dönüştürücü bir rol üstlenmiştir. Bu bağlamda 21 sayısı, farklı kültürel ve ruhsal geleneklerde tamamlanma, eşik ve dönüşüm fikriyle ilişkilendirilmiş; matematiksel bir değerden öte, kozmik ve içsel süreçleri ima eden bir sembol olarak okunmuştur. Ezoterik yorumlarda, üçlü bütünlük (beden, ruh, zihin) ile yedi katmanlı döngünün (zaman, kozmik düzen, evrensel ritim) çarpımı olarak beliren bu sayı, ruhsal bütünleşmenin sayısal bir ifadesi olarak düşünülür.
Sanatçı, bu çok katmanlı sembolik arka planı kendi yaşam deneyimi ve yirmi birinci yüzyılın ekonomik gerçeklikleriyle harmanlar. 21, sergide hem kişisel bir eşik hem de çağdaş kapitalist düzenin vaatlerini, beklentilerini ve süregelen belirsizliklerini düşünmek için kavramsal bir araca evrilir. Dere, bireyin ekonomik sistem içindeki konumunu şans ve kontrol mekanizmaları arasındaki gerilim üzerinden sorgularken, bu gerilimi görsel dile tercüme eden kendine özgü bir tipografi ve imge repertuvarı geliştirir.”