
Milada Rezková’nın dünyadaki en eski dört duygudan biri olan korkunun izini sürdüğü, Lukáš Urbánek ve Jakub Kaše’nin resimlediği Sakın Korkma!, İpek Güneş Çıgay’ın çevirisiyle Tudem Yayınları’ndan çıktı.
Korku türlerini çeşitli örnekler eşliğinde anlatıp okurun zihnini ve duygu dünyasını düşünce balonlarından arındıran Sakın Korkma!, pek çokları tarafından korkunun karşıtı olarak gösterilen cesaret üzerine de soru okları fırlatıyor. Bu kitap, matrak çizimleri, bilgi ve farkındalığı artırmaya yönelik içeriği, etkileşimli etkinlik sayfaları ve göz alıcı tasarımı ile tarih boyunca insanların peşini ''bir türlü'' bırakmayan korku hissine dair ne varsa açıklığa kavuşturuyor.
Filler farelerden ürker. Ruslar burunlarının donup düşmesinden endişe duyar. İnsanlar her çağda fırtınalardan ve ayılardan korkar. Dünyadaki tüm canlılar bir şeylerden korkuyor. Kimisi böcekten kimisi gök gürültüsünden. Ama çok önemli bir ayrıntı var atladığınız: Korkunun aslında dostunuz olduğu gerçeği... Sakın Korkma! Bu pek bilinmeyen iddiayı kanıtlamak için hazırlandı. Kabullenemediğimiz ve üstesinden gelmekte zorlandığımız korku duygusunun geçmişi ve geleceği üzerine gerçekçi tespitlerde bulunuyor.
“Bu kitapta hangi sorulara yanıt aranıyor?
Korku nereden gelir ve en yakın dostları kimlerdir?
DNA'mızın korkularımızla ne tür bir yakınlığı olabilir?
Doğuştan gelen korku ile öğrenilen korku arasındaki fark nedir?
Korktuğumuzda vücudumuzda hangi tuhaf şeyler gerçekleşir?
Küçük çocuklar neden korkuyla yüzleşme konusunda daha cesurdur?
Korkular, yerel kültüre göre nasıl çeşitlilik gösterir?
Hayvanlar da korkar mı? Mesela aslanlar?
Hiçbir şeyden korkmayan insanlar var mı?
Korkudan keyif almak mümkün mü?”