18 HAZİRAN, PERŞEMBE, 2020

İlyada Destanına Yeni Bir Bakış: Kızların Suskunluğu

Pat Barker’ın Troya Savaşı’nı Akhilleus, Odysseus ve Agamemnon gibi intikam peşindeki erkeklerin değil, onların gölgesinde kalan bir kadın olan Briseis’in gözünden anlattığı Kızların Suskunluğu, Seda Çıngay Mellor’un çevirisiyle, İthaki Yayınları tarafından 19 Haziran’da yayımlanacak.

Barker’ın övgüye doymayan bu eseri İlyada destanına yepyeni bir bakış açısı getiriyor.

Onu görmeden önce sesini duydum: Çığlığı surlarımızın içinde yankılanıyordu. Tanımak için onu görmenize gerek yoktu, şanı savaşacağı yerlere önceden gelirdi: Yüce ve zeki Akhilleus, tanrılara benzeyen Akhilleus… Ondan bahsederken bu isimlerin hiçbirini kullanmazdık. “Kasap” derdik biz ona.

Beni kendi şehrimden, tahtımdan kopardığı gün eski hayatıma dair her şey ardımda kaldı. Troya’yı almak üzere yola çıkmış bir ordunun kölesi, kardeşlerimi ve kocamı öldürmüş Akhilleus’un odalığıydım artık. Kim olduğunu önemsemediği bir ganimettim onun için, fazlası değil.

Neyi mi önemserdi peki? Şanını… çünkü pazarlık böyle yapılmıştı, hilekâr tanrıların ona verdiği söz buydu: Troya surları altında erken bir ölüme karşılık ebedi şan ve şeref. Ve ölümü yakındı, bunu biliyordu.

Ama bu hikâye savaşın nasıl şanlı olduğunu, erkeklerin ne kadar cesurca çarpıştığını anlatmayacak, o defalarca yapıldı. Hayır, bu tarihte unutulmaya zorlananların hikâyesi. Yine de unutulmayacağız, yıllar sonra bile anneler çocuklarına Troya şarkılarını söyleyecek, biz de onların rüyalarından eksik olmayacağız… kâbuslarından da.

Eser künye: Giovanni Battista TIEPOLO, Eurybates and Talthybios Lead Briseis to Agamemmon, 1757, Fresco, 300 x 280 cm, Villa Valmarana ai Nani, Vicenza

0
1354
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage